Türkiye’nin tarihe tanıklık eden 10 köprüsü

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye, tarihsel ve kültürel zenginlik açısından oldukça önemli bir yere sahip. Yurdun batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine her yeri bu zenginliklerle dolu. Bunlara verilebilecek en güzel örneklerden biri de köprüler... Binlerce yıllık geçmişe sahip, birbirinden ayrı kara parçalarını birleştirme görevi üstlenen bu köprüler; tarihi, mimarisi ve konumuyla gerçek anlamda tarihe tanıklık etmiş eserler arasında yer alıyor. İşte Türkiye’nin tarihe tanıklık eden 10 köprüsü...Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü İstanbul Büyükçemece’de yer alıyor. Mimar Sinan tarafından 16. yüzyılda inşa edilen köprünün yapımına Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle başlanarak, II.Selim zamanında tamamlandı. Köprü, 4 ayrı bölüm ve 28 kemerden oluşuyor. Dönemi itibariyle de Rumeli'ye uzanan kervan ve sefer yolu üzerine inşa edilen büyük bir su yapısına sahip. Mimar Sinan’ın ustalığını ve hatta dehasını gösteren bu önemli yapı, mimarisi ve çok geniş bir alanda kurulması bakımından Osmanlı dönemi Türk mühendisliğinin başta gelen eserleri arasında. Uzun yıllar önce restore edilen bu köprü aynı zamanda ilçenin de sembolü. İstanbul’un tarihi zenginliklerini keşfederken bu köprüden geçmeyi de unutmayın.Tarihi ve kültürel zenginlikler açısından önemli bir yere sahip olan köprü, Antalya kentimizde yer alıyor. Köprü, 220 metre uzunluğu ve eşsiz mimari yapısı ile de dikkatleri üzerine çekiyor. Serik ilçesinde yer alan köprü bölgedeki köylüler tarafından hala kullanılıyor ve çay ortasındaki dirsekli yapısı ile de farklı bir mimari sunuyor. Pamfilya döneminin de en önemli geçiş güzergahları arasında yer alan Alaeddin Keykubad Köprüsü, Roma döneminde yapıldı ve doğal afetler sonucu yıkılarak Selçuklu döneminde yeniden inşa edildi. Her dönem kullanıldığı için ayakta kalmayı başaran bu tarihi yapıyı Antalya’ya yolunuz düşerse mutlaka ziyaret edin.Artvin'in Arhavi ilçesinde yer alan ve birbirini tamamlayarak tam daire özelliği taşıyan tarihi "Çifte Köprüler", asırlara meydan okuyan ihtişamlı görüntüsüyle görülmeye değer yerler arasında. Ziyaretçelerin her mevsim yoğun ilgi gösterdiği bu tarihi köprü, kentin en önemli kültürel yapıları arasında gösteriliyor. İlçeye Bağlı Ortacalar bölgesinde Kamilat ve Soğucak dereleri üzerinde birbirini tamamlayayarak konumlandırılan köprüler, 18. yüzyılda moloz ve kesme taşlarla Osmanlı mimarisi şeklinde inşa edilmiş ve yıllar önce restore edilerek turizme kazandırıldı. Yemyeşil doğası ve göz alıcı mimarisiyle görülmeye değer Çifte Köprüler’i rotanıza eklemeyi unutmayın.Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yer alan Malabadi Köprüsü, bölgenin önemli tarihi miraslarından biri. Artukoğulları Dönemi'nde Timurtaş Bin İlgazi Bin Artuk tarafından inşa ettirilen köprü 12'nci yüzyıl Selçuklu Dönemi anıtsal mühendislik ve mimarlık başyapıtları arasında. Malabadi Köprüsü, aynı zamanda dünyanın bugüne ulaşan en büyük kemer açıklığına sahip taş kemer köprüsü. Kemerin her iki yanından kervan ve yolcular için iki barınak oda bulunuyor. Üzerinde bulunan insan, güneş ve arslan figürlü kabartmalarıyla da özgün ve dikkat çekici yapılar arasında. Diyarbakır’a yolunuz düşerse burayı görmeden dönmeyin.Diyarbakır’ın tarihe tanıklık eden bir diğer köprüsü ise Dicle Köprüsü. Kentin Sur ilçesinde Dicle Nehri üzerinde yer alan tarihi köprü halk tarafından “On Gözlü Köprü” olarak bilinir. Mervaniler zamanında hükümdar Nizamüddevle Nasr tarafından yaptırılan köprünün, zaman içinde birçok kez restore edilerek kısmen değiştiği düşünülüyor. Kentin simgesi haline gelen ve en önemli yapıları arasında yer alan bu köprü Silvan veya Mervani isimleriyle de biliniyor. 178 metre uzunluğunda ve 5.6 metre genişliğindeki bu tarihi köprü savaşlarda da daima en çok korunan yapılardan biri. Tarihin izlerini yakından görmek isterseniz Dicle Köprüsü’nü rotanıza ekleyebilirsiniz.Günümüzde Tunca Köprüsü olarak bilinen Ekmekçizade Ahmetpaşa Köprüsü Edirne’nin Odunpazarı ilçesi Tunca nehri üzerinde yer alıyor. 15. yüzyılda Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından yaptırılan köprünün mimarı Sedefkar Mehmet Ağa‘dır. Köprü toplamda 11 ayak ve 10 kemerden oluşuyor. Köprünün bir bölümü ve günümüzde ortada bulunan yazıtlı köşk kısmı su taşkını sonrasında yıkılarak ve 2008 yılında restore edildi. Dikkat çeken mimarisi ve tarihiyle kentin önemli yapıları arasında olan bu köprüyü Edirne’ye giderseniz mutlaka ziyaret etmelisiniz.Adana’nın Seyhan Nehri üzerinde yer alan Taş Köprü, dördüncü yüzyılda Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırıldı. Yüzyıllarca Avrupa ile Asya arasında önemli bir köprü oluşturan bu tarihi yapı 319 metre uzunluğunda ve 13 metre yüksekliğinde. Köprünün 21 kemerinden 14’ü hala ayakta. Ortadaki büyük kemerde iki aslan kabartması oldukça dikkat çekici. Taş köprü dünyanın kullanılan en eski köprüsü ünvanıyla da önemli bir yere sahip. Adana (Seyhan) ve Karşıyaka (Yüreğir) yakalarını birleştiren Taş Köprü Adana’nın en önemli simgelerinden. Bu göz alıcı köprüyü Adana’ya yolunuz düşerse mutlaka görmelisiniz.Justinianus Kö

Türkiye’nin tarihe tanıklık eden 10 köprüsü
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye, tarihsel ve kültürel zenginlik açısından oldukça önemli bir yere sahip. Yurdun batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine her yeri bu zenginliklerle dolu. Bunlara verilebilecek en güzel örneklerden biri de köprüler... Binlerce yıllık geçmişe sahip, birbirinden ayrı kara parçalarını birleştirme görevi üstlenen bu köprüler; tarihi, mimarisi ve konumuyla gerçek anlamda tarihe tanıklık etmiş eserler arasında yer alıyor. İşte Türkiye’nin tarihe tanıklık eden 10 köprüsü...Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü İstanbul Büyükçemece’de yer alıyor. Mimar Sinan tarafından 16. yüzyılda inşa edilen köprünün yapımına Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle başlanarak, II.Selim zamanında tamamlandı. Köprü, 4 ayrı bölüm ve 28 kemerden oluşuyor. Dönemi itibariyle de Rumeli'ye uzanan kervan ve sefer yolu üzerine inşa edilen büyük bir su yapısına sahip. Mimar Sinan’ın ustalığını ve hatta dehasını gösteren bu önemli yapı, mimarisi ve çok geniş bir alanda kurulması bakımından Osmanlı dönemi Türk mühendisliğinin başta gelen eserleri arasında. Uzun yıllar önce restore edilen bu köprü aynı zamanda ilçenin de sembolü. İstanbul’un tarihi zenginliklerini keşfederken bu köprüden geçmeyi de unutmayın.Tarihi ve kültürel zenginlikler açısından önemli bir yere sahip olan köprü, Antalya kentimizde yer alıyor. Köprü, 220 metre uzunluğu ve eşsiz mimari yapısı ile de dikkatleri üzerine çekiyor. Serik ilçesinde yer alan köprü bölgedeki köylüler tarafından hala kullanılıyor ve çay ortasındaki dirsekli yapısı ile de farklı bir mimari sunuyor. Pamfilya döneminin de en önemli geçiş güzergahları arasında yer alan Alaeddin Keykubad Köprüsü, Roma döneminde yapıldı ve doğal afetler sonucu yıkılarak Selçuklu döneminde yeniden inşa edildi. Her dönem kullanıldığı için ayakta kalmayı başaran bu tarihi yapıyı Antalya’ya yolunuz düşerse mutlaka ziyaret edin.Artvin'in Arhavi ilçesinde yer alan ve birbirini tamamlayarak tam daire özelliği taşıyan tarihi "Çifte Köprüler", asırlara meydan okuyan ihtişamlı görüntüsüyle görülmeye değer yerler arasında. Ziyaretçelerin her mevsim yoğun ilgi gösterdiği bu tarihi köprü, kentin en önemli kültürel yapıları arasında gösteriliyor. İlçeye Bağlı Ortacalar bölgesinde Kamilat ve Soğucak dereleri üzerinde birbirini tamamlayayarak konumlandırılan köprüler, 18. yüzyılda moloz ve kesme taşlarla Osmanlı mimarisi şeklinde inşa edilmiş ve yıllar önce restore edilerek turizme kazandırıldı. Yemyeşil doğası ve göz alıcı mimarisiyle görülmeye değer Çifte Köprüler’i rotanıza eklemeyi unutmayın.Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yer alan Malabadi Köprüsü, bölgenin önemli tarihi miraslarından biri. Artukoğulları Dönemi'nde Timurtaş Bin İlgazi Bin Artuk tarafından inşa ettirilen köprü 12'nci yüzyıl Selçuklu Dönemi anıtsal mühendislik ve mimarlık başyapıtları arasında. Malabadi Köprüsü, aynı zamanda dünyanın bugüne ulaşan en büyük kemer açıklığına sahip taş kemer köprüsü. Kemerin her iki yanından kervan ve yolcular için iki barınak oda bulunuyor. Üzerinde bulunan insan, güneş ve arslan figürlü kabartmalarıyla da özgün ve dikkat çekici yapılar arasında. Diyarbakır’a yolunuz düşerse burayı görmeden dönmeyin.Diyarbakır’ın tarihe tanıklık eden bir diğer köprüsü ise Dicle Köprüsü. Kentin Sur ilçesinde Dicle Nehri üzerinde yer alan tarihi köprü halk tarafından “On Gözlü Köprü” olarak bilinir. Mervaniler zamanında hükümdar Nizamüddevle Nasr tarafından yaptırılan köprünün, zaman içinde birçok kez restore edilerek kısmen değiştiği düşünülüyor. Kentin simgesi haline gelen ve en önemli yapıları arasında yer alan bu köprü Silvan veya Mervani isimleriyle de biliniyor. 178 metre uzunluğunda ve 5.6 metre genişliğindeki bu tarihi köprü savaşlarda da daima en çok korunan yapılardan biri. Tarihin izlerini yakından görmek isterseniz Dicle Köprüsü’nü rotanıza ekleyebilirsiniz.Günümüzde Tunca Köprüsü olarak bilinen Ekmekçizade Ahmetpaşa Köprüsü Edirne’nin Odunpazarı ilçesi Tunca nehri üzerinde yer alıyor. 15. yüzyılda Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından yaptırılan köprünün mimarı Sedefkar Mehmet Ağa‘dır. Köprü toplamda 11 ayak ve 10 kemerden oluşuyor. Köprünün bir bölümü ve günümüzde ortada bulunan yazıtlı köşk kısmı su taşkını sonrasında yıkılarak ve 2008 yılında restore edildi. Dikkat çeken mimarisi ve tarihiyle kentin önemli yapıları arasında olan bu köprüyü Edirne’ye giderseniz mutlaka ziyaret etmelisiniz.Adana’nın Seyhan Nehri üzerinde yer alan Taş Köprü, dördüncü yüzyılda Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırıldı. Yüzyıllarca Avrupa ile Asya arasında önemli bir köprü oluşturan bu tarihi yapı 319 metre uzunluğunda ve 13 metre yüksekliğinde. Köprünün 21 kemerinden 14’ü hala ayakta. Ortadaki büyük kemerde iki aslan kabartması oldukça dikkat çekici. Taş köprü dünyanın kullanılan en eski köprüsü ünvanıyla da önemli bir yere sahip. Adana (Seyhan) ve Karşıyaka (Yüreğir) yakalarını birleştiren Taş Köprü Adana’nın en önemli simgelerinden. Bu göz alıcı köprüyü Adana’ya yolunuz düşerse mutlaka görmelisiniz.Justinianus Kö