<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Su Haber Ajansı &amp; : Sağlık</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/rss/category/saglik</link>
<description>Su Haber Ajansı &amp; : Sağlık</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Yazılım: Ahenk BT &amp;  Tükav Gaziler Eğitim Kültür Hizmetleri Ltd.Şti.</dc:rights>

<item>
<title>Mevsim geçişlerinde hastalıklardan korunmak için doğru beslenme önerileri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mevsim-gecislerinde-hastaliklardan-korunmak-icin-dogru-beslenme-oenerileri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mevsim-gecislerinde-hastaliklardan-korunmak-icin-dogru-beslenme-oenerileri</guid>
<description><![CDATA[ Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak, doğru ve dengeli bir beslenme ile mümkün. C vitamini, çinko, D vitamini ve antioksidan açısından zengin besinleri günlük diyetinize ekleyerek vücudunuzu hastalıklara karşı daha dirençli hale getirebilirsiniz.

Mevsim geçişleri, özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında, sıcaklık dalgalanmaları ve değişen çevresel faktörler nedeniyle vücudumuz için zorlayıcı olabiliyor. Bu süreçte bağışıklık sistemimizin güçlü kalması, hastalıklardan korunmak için oldukça önemlidir. Doğru beslenme alışkanlıkları bu noktada bağışıklık sistemimizi destekleyerek mevsim değişikliklerinin getirdiği olumsuzluklarla başa çıkmamıza yardımcı olabilir. Peki mevsim geçişlerinde bağışıklığımızı sağlıklı beslenme ile nasıl destekleyebiliriz? 

1. C Vitamininden Zengin Beslenin 

Bağışıklık denildiğinde ilk akla gelenlerden biri şüphesiz C vitamini. Vücudun savunma sistemini güçlendirir, enfeksiyonlarla mücadeleye destek olur. Özellikle turunçgiller, kivi, çilek gibi meyveler ve biber, ıspanak gibi sebzeler C vitamini açısından oldukça zengindir. Her gün taze sebze ve meyve tüketmeye özen göstererek vücudunuza ihtiyaç duyduğu C vitaminini sağlayabilirsiniz.

2. Probiyotik ve Prebiyotik Gıdalar

Bağışıklık sistemimizin büyük bir kısmı bağırsaklarımızda bulunur. Bu nedenle bağırsak sağlığına dikkat etmek, genel bağışıklığımızı da doğrudan etkiler. Yoğurt, kefir gibi probiyotik gıdalar bağırsak florasını desteklerken, tam tahıllar, muz ve kuşkonmaz gibi prebiyotik açısından zengin gıdalar da probiyotiklerin etkinliğini artırır. Bu gıdaları beslenme düzeninize ekleyerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. 

D vitamini eksikliği vücudun savunma mekanizmasını zayıflatabilir. Güneşli günlerde dışarıda vakit geçirmek önemli, ancak yağlı balıklar, yumurta sarısı ve güçlendirilmiş süt ürünleri gibi D vitamini kaynaklarını da ihmal etmemek gerekir.

GÜNEŞLİ GÜNLERDE DIŞARIDA VAKİT GEÇİRMEK ÖNEMLİ

3. D Vitamini

Güneş ışığı ile direkt olarak bağlantılı olan D vitamini, özellikle kış aylarında daha az alınır ve bu da bağışıklık zayıflığına yol açabilir. D vitamini eksikliği vücudun savunma mekanizmasını zayıflatabilir. Güneşli günlerde dışarıda vakit geçirmek önemli, ancak yağlı balıklar, yumurta sarısı ve güçlendirilmiş süt ürünleri gibi D vitamini kaynaklarını da ihmal etmemek gerekir.

4. Çinko İçeren Besinler

Çinko, bağışıklık sistemini güçlendiren ve enfeksiyonlarla mücadele eden önemli minerallerden biridir. Kabak çekirdeği, kırmızı et, kurubaklagiller ve ceviz gibi gıdalar çinko açısından zengindir. Düzenli çinko tüketimi, hastalıklara karşı direncinizi artıracaktır.

5. Doğal Antibiyotikler: Zencefil ve Sarımsak

Zencefil ve sarımsak, bağışıklık sistemini güçlendiren en doğal besinler arasında yer alır. Her ikisi de anti-enflamatuar ve antibiyotik özelliklere sahiptir. Soğuk algınlığı ve grip belirtilerini hafifletmek için yemeklerinize ekleyebilir ya da çay olarak tüketebilirsiniz.

6. Sofranızı Antioksidanlarla Zenginleştirin

Antioksidanlar, vücudu serbest radikallere karşı koruyarak bağışıklık sistemini destekler. Özellikle mevsim geçişlerinde artan stres ve çevresel faktörlerle mücadelede önemli bir rol oynarlar. Yaban mersini, böğürtlen, yeşil çay ve zeytinyağı gibi antioksidan açısından zengin gıdaları sofranızdan eksik etmeyin.

7. Bol Su İçmeyi İhmal Etmeyin

Su, vücuttaki toksinlerin atılmasına ve bağışıklık sisteminin etkin çalışmasına yardımcı olur. Özellikle soğuk havalarda su tüketimi azalabilir, ancak her gün yeterli miktarda su içmek, vücudunuzun savunma sisteminin etkin kalmasına katkı sağlar.

8. Renkli ve Dengeli Bir Tabak Hazırlayın

Tek yönlü beslenmek yerine, tabağınızı renklerle doldurmak vücudunuza gerekli vitamin ve mineralleri sağlar. Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı biber, turuncu havuç gibi farklı renklerdeki gıdalar, bağışıklık sistemini destekleyici çeşitli besin öğeleri sunar. Bu dönemde daha dengeli ve çeşitli bir beslenme alışkanlığı kazanmak büyük fark yaratabilir.

Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak, doğru ve dengeli bir beslenme ile mümkün. C vitamini, çinko, D vitamini ve antioksidan açısından zengin besinleri günlük diyetinize ekleyerek vücudunuzu hastalıklara karşı daha dirençli hale getirebilirsiniz. Ayrıca, su tüketimini artırmak ve bağırsak sağlığınızı probiyotiklerle desteklemek de bağışıklığınız için önemli bir adımdır. ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/10/mevsim-gecislerinde-hastaliklardan-korunmak-icin-dogru-beslenme-onerileri-1729248818.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mevsim, geçişlerinde, hastalıklardan, korunmak, için, doğru, beslenme, önerileri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bağırsak sağlığı ve mikrobiyom: Bağırsaklarımız gerçekten ikinci beynimiz mi?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bagirsak-sagligi-ve-mikrobiyom-bagirsaklarimiz-gercekten-ikinci-beynimiz-mi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bagirsak-sagligi-ve-mikrobiyom-bagirsaklarimiz-gercekten-ikinci-beynimiz-mi</guid>
<description><![CDATA[ Bağırsaklar, beyinle yakından bağlantılıdır ve bu ilişkiye bağırsak-beyin ekseni denir. Bağırsaktaki bakteriler, beyne sinyaller göndererek ruh hali, stres ve bilişsel fonksiyonlar üzerinde etkili olabilir. Dolayısıyla, sağlıklı bir mikrobiyom, sadece sindirim sistemimizin değil, zihinsel ve duygusal sağlığımızın da teminatıdır.

Bağırsaklar, sindirimin yanı sıra genel sağlığımız ve ruh halimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip olan bir organ olarak öne çıkıyor. &quot;İkinci beyin&quot; olarak nitelendirilmesinin ardında yatan neden ise bağırsaklarımızdaki mikrobiyal yaşam, yani mikrobiyom. Bağırsak mikrobiyomu, vücudumuzda yaşayan trilyonlarca bakteri, virüs ve mantarın oluşturduğu büyük bir ekosistemdir. Peki, bu mikrobiyom neden bu kadar önemli ve hangi gıdalar bağırsak sağlığımızı korumaya yardımcı olur?

Mikrobiyomun Vücuttaki İşlevi

Bağırsak mikrobiyomu, vücuttaki birçok önemli işlevi düzenler. Bu mikroorganizmalar, sadece yiyecekleri sindirmekle kalmaz; aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenmesinde, bazı vitaminlerin üretilmesinde, hormon dengesinde ve sinir sistemi ile iletişimde kilit rol oynar. Bağırsaklar, beyinle yakından bağlantılıdır ve bu ilişkiye bağırsak-beyin ekseni denir. Bağırsaktaki bakteriler, beyne sinyaller göndererek ruh hali, stres ve bilişsel fonksiyonlar üzerinde etkili olabilir. Dolayısıyla, sağlıklı bir mikrobiyom, sadece sindirim sistemimizin değil, zihinsel ve duygusal sağlığımızın da teminatıdır.

Probiyotikler, bağırsaklarımızdaki yararlı bakterileri artıran canlı mikroorganizmalardır. Hatta ruh hali üzerinde olumlu etkiler yapabilirler.

PROBİYOTİKLER RUH HALİ ÜZERİNDE OLUMLU ETKİ YAPABİLİRLER

Probiyotikler: Faydalı Bakteriler

Probiyotikler, bağırsaklarımızdaki yararlı bakterileri artıran canlı mikroorganizmalardır. Sindirimi destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve iltihabı azaltırlar. Hatta ruh hali üzerinde olumlu etkiler yapabilirler. Probiyotik açısından zengin olan bazı gıdalar şunlardır:

- Yoğurt: Canlı probiyotik içeren yoğurt, bağırsak sağlığı için harika bir kaynaktır.

- Kefir: Yoğurttan daha fazla probiyotik içerir ve bağırsaklar için oldukça faydalıdır.

- Lahana Turşusu: Doğal fermente edilmiş lahana, probiyotik açısından zengindir.

- Kimchi: Kore mutfağından fermente sebze türü olan kimchi, bağırsak sağlığına olumlu katkılar sağlar.

Prebiyotikler: Probiyotiklerin Besini

Probiyotiklerin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için onlara besin sağlayan prebiyotiklere ihtiyaç vardır. Prebiyotikler, sindirilemeyen liflerdir ve yararlı bakterilere besin sağlar. Prebiyotik bakımından zengin gıdalar, mikrobiyom çeşitliliğini artırarak probiyotiklerin etkisini destekler. Prebiyotik bakımından zengin gıdalar şunlardır:

- Sarımsak ve Soğan: Her ikisi de prebiyotik açısından zengin olup bağırsaklardaki iyi bakterilerin büyümesini teşvik eder.

- Pırasa: Lifli yapısıyla prebiyotikler açısından önemli bir kaynaktır.

- Kuşkonmaz: Yüksek lif içeriği ile bağırsaktaki yararlı bakterileri besler.

- Muz: Özellikle olgunlaşmamış muz, prebiyotik bakımından zengindir.

- Yulaf: Çözünür lif açısından zengin olan yulaf, bağırsak sağlığına katkıda bulunur.

Bağırsak Sağlığını Korumanın Diğer Yolları

- Çeşitli Beslenme: Farklı bitkisel besinler tüketmek, bağırsaklardaki bakteri çeşitliliğini artırır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve baklagiller en iyi seçeneklerdir.

- Şeker ve İşlenmiş Gıdalardan Kaçınma: Aşırı şeker ve işlenmiş gıdalar, zararlı bakterilerin büyümesini destekler. Bu tür gıdaları sınırlamak, bağırsak sağlığına katkı sağlar.

- Yeterli Su Tüketimi: Su, sindirimi düzenler ve bağırsak hareketlerini destekler. Günlük su ihtiyacını karşılamak bağırsak sağlığı için önemlidir.

Bağırsak Sağlığının Genel Sağlığa Katkısı

Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu, vücutta birçok sistemi doğrudan etkiler. Yapılan araştırmalar, sağlıklı bir mikrobiyomun obezite, diyabet ve kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların riskini azalttığını gösteriyor. Ayrıca, bağırsak sağlığındaki bozulmalar, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal rahatsızlıklarla da ilişkilendirilmiştir. 

Bağırsak sağlığınıza özen göstermek, sindirim sisteminizi güçlendirmenin ötesinde, zihinsel ve duygusal sağlığınıza da olumlu etkiler sağlar. Probiyotik ve prebiyotik bakımından zengin gıdalarla dengeli bir beslenme, mikrobiyomumuzu desteklemenin en iyi yollarından biridir. Sağlıklı bir mikrobiyom için bu gıdaları beslenmenize eklemek, uzun vadede sağlığınızın korunmasına yardımcı olacaktır.

  ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/10/bagirsak-sagligi-ve-mikrobiyom-bagirsaklarimiz-gercekten-ikinci-beynimiz-mi-1728570810.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bağırsak, sağlığı, mikrobiyom:, Bağırsaklarımız, gerçekten, ikinci, beynimiz, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tıkanırcasına yeme bozukluğu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/tikanircasina-yeme-bozuklugu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/tikanircasina-yeme-bozuklugu</guid>
<description><![CDATA[ Tıkanırcasına yemek yeme bozukluğu, haftada en az bir kez tekrarlanan aşırı yemek yeme ataklarıyla tanımlanır. Bu ataklar sırasında bireyler, fiziksel açlık hissi olmaksızın, belirli bir zaman diliminde, normalden çok daha fazla yiyecek tüketirler.

Tıkanırcasına yemek yeme bozukluğu (Binge Eating Disorder - BED), dünya genelinde yaygın olarak görülen bir yeme bozukluğudur. Bu bozukluk, kontrolsüz bir şekilde fazla miktarda yiyecek tüketme ile karakterize edilir ve genellikle bireylerin fiziksel ve psikolojik sağlıklarını olumsuz yönde etkiler. BED, yalnızca fiziksel aşırılıklardan değil, aynı zamanda psikolojik sorunlardan da kaynaklanmaktadır ve bu nedenle multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.

Tıkanırcasına yemek yeme bozukluğu, haftada en az bir kez tekrarlanan aşırı yemek yeme ataklarıyla tanımlanır. Bu ataklar sırasında bireyler, fiziksel açlık hissi olmaksızın, belirli bir zaman diliminde, normalden çok daha fazla yiyecek tüketirler.

BED&#039;in belirleyici özellikleri arasında:

1. Kontrol Kaybı: Birey, yemek yeme sırasında kendini kontrol edemediğini hisseder.

2. Aşırı Tüketim: Yiyecek miktarı, normal tüketimin çok üzerindedir.

3. Duygusal Rahatsızlık: Yemek yeme sonrası suçluluk, utanç veya depresyon hissi.

4.Fiziksel Belirtiler: Aşırı yemek yeme, obezite ve buna bağlı sağlık sorunlarına yol açabilir.

Bu belirtiler, bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltabilir ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir.

Sebepleri 

Tıkanırcasına yemek yeme bozukluğunun nedenleri karmaşık ve çok boyutludur. Genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörler bir araya gelerek bu bozukluğun gelişimine katkıda bulunabilir:

Genetik Faktörler: Aile öyküsü, bireylerin yeme bozuklukları geliştirme riskini artırabilir.

Psikolojik Faktörler: Duygusal sorunlar, anksiyete, depresyon ve düşük benlik algısı  gibi durumlar BED&#039;in tetikleyicisi olabilir.

Çevresel Etmenler: Aile ilişkileri, sosyoekonomik durum ve medya etkisi, bireylerin yeme alışkanlıklarını ve beden imajını etkileyebilir.

Tıkanırcasına yemek yeme bozukluğu, hem fiziksel hem de psikolojik sağlık üzerinde ciddi etkileri olan karmaşık bir durumdur. Etkili bir tedavi süreci, bireylerin sağlıklı yeme alışkanlıkları geliştirmelerine ve yaşam kalitelerini artırmalarına yardımcı olabilir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Tıkanırcasına yemek yeme bozukluğunun tedavisi, genellikle multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Bu tedavi yöntemleri şunları içerebilir

1. Psikoterapi: Bilişsel davranışçı terapi, tıkınırcasına yeme bozukluğunun tedavisinde en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir. Bireylerin düşünce ve davranışlarını yeniden yapılandırmalarına yardımcı olur.

2. Beslenme Danışmanlığı: Beslenme uzmanları, sağlıklı yeme alışkanlıklarının geliştirilmesine yönelik destek sunabilir. Bireylerin yemek yeme alışkanlıklarını düzenlemeleri ve sağlıklı gıdalar seçmeleri teşvik edilir.

3. Medikal Tedavi: Antidepresanlar veya diğer ilaçlar, tıkanırcasına yemek yeme ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak, ilaç tedavisi genellikle psikoterapi ile birleştirilerek uygulanmalıdır.

Tıkanırcasına yemek yeme bozukluğu, hem fiziksel hem de psikolojik sağlık üzerinde ciddi etkileri olan karmaşık bir durumdur. Etkili bir tedavi süreci, bireylerin sağlıklı yeme alışkanlıkları geliştirmelerine ve yaşam kalitelerini artırmalarına yardımcı olabilir. Bu nedenle, hastalığın tanınması ve tedavi edilmesi, bireylerin genel sağlığı için kritik öneme sahiptir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/10/tikanircasina-yeme-bozuklugu-1730400512.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Tıkanırcasına, yeme, bozukluğu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahvaltının sağlıklı beslenme ve zayıflamadaki rolü</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kahvaltinin-saglikli-beslenme-ve-zayiflamadaki-rolu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kahvaltinin-saglikli-beslenme-ve-zayiflamadaki-rolu</guid>
<description><![CDATA[ Araştırmalar, kahvaltı yapan bireylerde metabolizma hızının daha yüksek olduğunu ve bu durumun gün boyunca enerji harcamasını olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Bu da hem enerji devamlılığının sağlanmasına hem de aşırı kilo alımının önlenmesine katkı sağlar.

Kahvaltı, uzun süreli açlıktan sonra günün ilk öğünü olarak vücudu bütünsel olarak harekete geçiren kritik bir öğündür. Bilimsel çalışmalar, düzenli bir kahvaltının hem sağlıklı beslenmenin sürdürülmesinde hem de kilo yönetiminde önemli bir rol oynadığı ortaya çıkarıyor. 

Günün ilk öğünü olan kahvaltı, metabolizmanın hızlanmasında etkili olmaktadır. Uzun süreli açlık sonrasında boşalan enerji depoları kahvaltı ile yenilenir. Araştırmalar, kahvaltı yapan bireylerde metabolizma hızının daha yüksek olduğunu ve bu durumun gün boyunca enerji harcamasını olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Bu da hem enerji devamlılığının sağlanmasına hem de aşırı kilo alımının önlenmesine katkı sağlar.

İnsülin duyarlılığı ve glikoz kontrolü üzerindeki etkisi 

Kahvaltının düzenli olarak tüketilmesi, gün içindeki kan şekerinin kontrol altında tutulmasında önemli bir faktördür. Çalışmalar, kahvaltı yapanların gün içinde kan şekerinin daha dengeli olduğunu ve vücuttan salgılanan insülinin azaldığını ortaya koyuyor. İnsülin direnci, kilo artışına ve obeziteye neden olan önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle, özellikle kompleks karbonhidratlar ve protein açısından zengin bir kahvaltı, glikoz metabolizmasının düzenlenmesine yardımcı olur ve kilo kontrolü sağlar. 

İştah kontrolü ve enerji alımı

Kahvaltı, gün boyunca iştah kontrolü sağlar ve daha az kalori alımına neden olur. Bu durum, özellikle kilo vermek isteyen bireyler için önemlidir. Kahvaltıyı atlayan bireyler genellikle günün ilerleyen saatlerinde daha fazla acıkarak yüksek kalorili yemeklere yönelirler. Kahvaltı ile güne başlayanların, kahvaltı yapmayanlara kıyasla günün geri kalanında enerji alımlarının daha düşük olduğu görülmüştür. 

Protein, sağlıklı yağlar ve kompleks karbonhidratlar içeren bir kahvaltı, uzun süreli tokluk sağlar ve kan şekerini dengeler.

Dengeli bir kahvaltının içeriği nasıl olmalıdır?

Kilo verme ve genel sağlık için etkili bir kahvaltı, makro ve mikro besin öğeleri açısından dengeli olmalıdır. Protein, sağlıklı yağlar ve kompleks karbonhidratlar içeren bir kahvaltı, uzun süreli tokluk sağlar ve kan şekerini dengeler. Yüksek proteinli bir kahvaltı, kas kütlesinin korunmasına da yardımcı olarak metabolizmanın hızlanmasına katkıda bulunur. 

Kahvaltının zayıflamaya etkisi: Araştırma bulguları

Kahvaltı ile zayıflama arasındaki ilişkiyi gösteren birçok bilimsel çalışma, kahvaltı tüketiminin kilo kaybı üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir. Örneğin Journal of Nutrition&#039;da yayınlanan bir çalışmada, düzenli kahvaltı yapanların, kahvaltıyı atlayanlara göre daha düşük beden kitle indeksine (BKİ) sahip olduğu görülmüştür. 

Psikolojik ve bilişsel faydaları

Kahvaltı, sadece fiziksel sağlık açısından değil, aynı zamanda zihinsel performans ve psikolojik durum üzerinde de etkilidir. Çalışmalar, kahvaltı yapanların gün boyunca daha yüksek bilişsel seviyeye sahip olduğunu, kahvaltının öğrenme ve hafıza üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu göstermektedir. Bu durum, sağlıklı beslenmenin motivasyonel yönünü de ortaya çıkararak kilo verme sürecini destekler. 

Sonuç olarak; Kahvaltı, sağlıklı beslenmenin temel taşı olarak kabul edilir ve metabolizma hızından, kilo kontrolüne, kan glikoz dengesinden, hafızaya kadar birçok önemli vücut fonksiyonun desteklendiğini gösterir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/10/kahvaltinin-saglikli-beslenme-ve-zayiflamadaki-rolu-1729853522.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kahvaltının, sağlıklı, beslenme, zayıflamadaki, rolü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pilates yaparken nasıl beslenmeliyiz?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/pilates-yaparken-nasil-beslenmeliyiz</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/pilates-yaparken-nasil-beslenmeliyiz</guid>
<description><![CDATA[ Pilates genellikle düşük yoğunluklu bir egzersiz olduğundan, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak önemlidir. Kasların toparlanması ve gelişmesi için yeterli protein alımı şarttır. Bitkisel kaynaklardan nohut, mercimek; hayvansal kaynaklardan ise tavuk, balık ve yumurta tercih edebilirsiniz.

Pilates, bedensel farkındalığı artıran, kasları güçlendiren ve esnekliği destekleyen popüler bir egzersiz türüdür. Doğru bir beslenme planı ise bu egzersizlerin etkisini en üst düzeye çıkararak hem performansınızı artırır hem de daha iyi sonuçlar almanızı sağlar. Peki, pilates yaparken nasıl beslenmeliyiz? 

1. Protein Alımını İhmal Etmeyin

Pilates, kasları esnetmekle kalmaz, aynı zamanda güçlendirir. Kasların toparlanması ve gelişmesi için yeterli protein alımı şarttır. Bitkisel kaynaklardan nohut, mercimek; hayvansal kaynaklardan ise tavuk, balık ve yumurta tercih edebilirsiniz.

2. Antioksidan Zengini Gıdalar Tüketin

Pilates gibi düşük yoğunluklu egzersizlerde dahi vücudunuz serbest radikallerle savaşmak için antioksidanlara ihtiyaç duyar. Renkli sebzeler (brokoli, kırmızı biber), taze meyveler (çilek, yaban mersini) ve yeşil yapraklı sebzeler tüketmeye özen gösterin.

3. Yağlardan Korkmayın, Sağlıklı Yağları Tercih Edin

Avokado, zeytinyağı, badem, ceviz gibi sağlıklı yağ kaynakları hem tok kalmanıza yardımcı olur hem de eklemlerinizi destekler.

4. Rafine Şeker ve İşlenmiş Gıdalardan Kaçının 

Pilates, beden-zihin uyumunu artırmayı hedefleyen bir egzersizdir. Şekerli ve işlenmiş gıdalar, bu uyumu bozarak yorgunluk hissine neden olabilir.

1. Pilates Öncesi Beslenme

Pilates dersinden önce nasıl beslendiğiniz önemlidir çünkü bu öğünde tükettiğiniz besin egzersiz sırasında enerjik ve rahat olmanızı sağlar. Pilates genellikle düşük yoğunluklu bir egzersiz olduğundan, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak önemlidir.

- Egzersizden 1-2 Saat Önce: Hafif bir öğün tercih edin. Örneğin:

Yulaf ezmesi + taze meyveler

Tam buğday tost + avokado + yumurta

Yoğurt + birkaç çiğ badem veya ceviz

- Egzersizden 30-60 Dakika Önce: Enerji için hızlı sindirilebilen karbonhidratlara yönelin:

Muz

Birkaç kuru kayısı veya hurma 

Çok fazla yemek yediyseniz, pilates sırasında mide rahatsızlığı yaşayabilirsiniz. Bu nedenle, hafif ancak besleyici bir şeyler yemeye özen gösterin.

2. Pilates Sırasında Beslenme

Pilates seansları genellikle 45-60 dakika arasında sürer. Bu süre boyunca çoğu kişi için ek bir besin alımına gerek yoktur. Ancak, hidrasyon son derece önemlidir. Pilates sırasında çok fazla terlemiyor olsanız bile, kasların düzgün çalışması ve vücudun esnek kalması için su tüketimi şarttır.

- Sade Su: Egzersiz sırasında yudum yudum su içmeyi ihmal etmeyin. Suyun yanı sıra, doğal mineralli su da tercih edilebilir.

3. Pilates Sonrası Beslenme

Egzersiz sonrasında kasların onarımı ve yenilenmesi için doğru besinleri almak önemlidir. Pilates sonrası beslenmede odak noktanız, kas dokularını onaran proteinler ve vücuda enerji sağlayan karbonhidratlar olmalıdır.

- Pilates Sonrası İlk 30-60 Dakika: Vücudunuzun toparlanması için protein ve karbonhidrat açısından zengin bir ara öğün tercih edin:

Protein smoothie (yoğurt, meyve, protein tozu ve badem sütü)

Tam tahıllı ekmekle yapılmış tavuklu veya ton balıklı sandviç

Haşlanmış yumurta + tam buğday ekmeği + yeşillik

Fıstık ezmeli bir dilim tam buğday ekmeği + muz dilimleri

- Ana Öğün: Eğer pilates sonrası ana öğün vakti geldiyse, dengeli bir yemek tüketin:

Izgara somon + kinoa + buharda sebzeler

Tavuk göğsü + bulgur pilavı + salata

Mercimek çorbası + tam tahıllı ekmek + yoğurt

Pilates günleri için Örnek Menü

Kahvaltı: Yulaf ezmesi + taze meyveler + yoğurt

Ara Öğün: Bir avuç çiğ badem veya ceviz

Öğle Yemeği: Izgara tavuk + kinoa salatası + yeşillikler

Ara Öğün: Elma dilimleri + fıstık ezmesi

Akşam Yemeği: Fırında somon + tatlı patates + brokoli

 

  ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/11/pilates-yaparken-nasil-beslenmeliyiz-1731699014.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Pilates, yaparken, nasıl, beslenmeliyiz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlıklı saç ve cilt sağlığı için beslenme önerileri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglikli-sac-ve-cilt-sagligi-icin-beslenme-oenerileri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglikli-sac-ve-cilt-sagligi-icin-beslenme-oenerileri</guid>
<description><![CDATA[ Cildin parlak ve elastik yapısı, saçın güçlü ve sağlıklı olması için bazı vitaminler, mineraller ve sağlıklı yağlar gereklidir.

Cilt ve saç sağlığı, çoğu zaman genetik faktörlere bağlı olsa da, beslenme düzenimiz cilt ve saç güzelliği üzerinde oldukça önemli bir rol oynar. Cildin parlak ve elastik yapısı, saçın güçlü ve sağlıklı olması için bazı vitaminler, mineraller ve sağlıklı yağlar gereklidir. Beslenme ile vücudumuza aldığımız gıdalar cildi ve saçları içerden besleyerek daha sağlıklı olmasını sağlar. Peki hangi besinleri tüketerek parlak saçlara ve cilde sahip olabiliriz? 

1. C Vitamini: Kolajen Üretimini Destekleyici Güç

Kolajen, cilde elastikiyet kazandıran ve yaşlanma belirtilerini azaltan önemli bir proteindir. C vitamini, kolajenin üretilmesine yardımcı olur. Ayrıca C vitamini, güçlü bir antioksidandır; serbest radikallere karşı cildi koruyarak parçalayıp canlılık sağlar. Portakal, mandalina, kırmızı biber, çilek, brokoli, kivi C vitamininden en zengin gıdalar arasında yer alır. 

Günlük ihtiyaç olan C vitamini vücuda alındığında, cildin dayanıklılığının ve elastikiyetinin arttığı gözlemlenebilir. Kahvaltılarınıza çilek, portakal gibi meyveler ekleyebilirsiniz. 

2. Biyotin: Güçlü Saçlar İçin Temel Vitamin

Biyotin (B7 vitamini), saç sağlığı için oldukça önemlidir. Saç köklerini güçlendiren bu vitamin, saç dökülmesini azaltır ve daha hızlı büyümesini sağlar. Cilt sağlığı açısından da faydalıdır, çünkü hücrelerin yenilenmesine yardımcı olur.

Biyotin Kaynakları: Yumurta, badem, yer fıstığı, tatlı patates, ıspanak, brokoli.

Biyotin açısından zengin bir kahvaltı yapmak için yumurta ve bir avuç bademi tercih edebilirsiniz. Haftada birkaç gün biyotin kaynaklarını tüketmek, saç sağlığını korumak için etkili bir yöntemdir.

3. Sağlıklı Yağlar: Omega-3 ve Omega-6 Kaynakları

Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri, ciltte nem dengesini sağlamada ve saçların elastikiyetini korumada önemli rol oynar. Omega-3 yağları, antiinflamatuar özellikleri sayesinde ciltteki kızarıklıklar ve akne oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.

- Omega-3 Kaynakları: Somon, sardalya, uskumru gibi yağlı balıklar, chia tohumu, keten tohumu ve ceviz.

- Omega-6 Kaynakları: Fındık, badem, ayçiçeği yağı ve mısır yağı.

Bu sağlıklı yağlar cildin daha yumuşak ve esnek olmasını sağlarken, saçın kırılmasını ve cansız görünmesini engeller. Haftada en az iki kez yağlı balık tüketmek veya salatalarınıza keten tohumları ekleyerek , bu yağlardan yararlanabilirsiniz. 

4. E Vitamini: Cilt Bariyerini Güçlendirici

E vitamini, cildin dış bileşenlere karşı koruyucu bariyerini güçlendiren bir antioksidandır. UV ışınlarına karşı cildi koruyarak yaşlanma belirtilerini azaltır, ayrıca saçın sağlıklı görünmesini ve parlamasını sağlar.

E Vitamini Kaynakları: Badem, fındık, ayçekirdeği, zeytinyağı, avokado, ıspanak.

5. Çinko: Saç Dökülmesine Karşı Doğal Destek

Çinko, saç ve cilt sağlığı için kritik bir mineraldir. Cildin iyileşme sürecini hızlandırır, akne gibi cilt problemlerinin önlenmesine yardımcı olur ve saç dökülmesini önler.

Çinko Kaynakları: Kırmızı et, kabak, kaju, mercimek, nohut.

Haftada 2-3 kez kırmızı ve tüketmek günlük ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı olabilir. Vejetaryen veya veganlar için, çinkodan zengin baklagiller iyi bir alternatiftir.

6. A Vitamini: Sağlıklı Cilt ve Saç Dokusunu Destekler

A vitamini, cildi korumak için sebum üretimini düzenler. Aynı zamanda saç derisinin sağlıklı kalmasını sağlayarak saçların daha canlı gözükmesine katkıda bulunur.

A Vitamini Kaynakları: Havuç, tatlı patates, kabak, ıspanak, brokoli.

Cildinizin canlı kalması için haftada birkaç kez A vitamini açısından zengin beslenmek önemlidir.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/11/saglikli-sac-ve-cilt-sagligi-icin-beslenme-onerileri-1731095726.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlıklı, saç, cilt, sağlığı, için, beslenme, önerileri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsülin direncinde beslenme nasıl olmalı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/insulin-direncinde-beslenme-nasil-olmali</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/insulin-direncinde-beslenme-nasil-olmali</guid>
<description><![CDATA[ Beslenme, insülin direncini yönetmede en önemli faktörlerden biridir. Doğru bir beslenme planı ile insülin salınımı ayarlanabilir ve kan şekeri kontrol altına alınır.  Kan şekerini dengede tutmak için düzenli aralıklarla beslenmek önemlidir. Uzun süre aç kalmak, kan şekeri dengesizliklerine ve insülin salınımının artmasına neden olabilir.

İNSÜLİN DİRENCİ NEDİR VE NASIL ORTAYA ÇIKAR?

İnsülin direnci, pankreas tarafından üretilen insülin hormonun hücrelerde yeterli tepkiyi oluşturamama durumudur. Genellikle insülin, kan şekerinin taşınmasını ve enerji olarak dağıtılmasını sağlar. Ancak insülin direnci durumunda, hücreler bu hormona yeterince yanıt vermez. Bunun sonucunda pankreas daha fazla insülin üretir ve bu süreçte kan şekerinde dengesizliklere yol açar. Bu durumun ilerlemesi Tip 2 diyabete sebep olabilmektedir. 

İnsülin Direncinin Nedenleri

1. Fazla Kilo ve Obezite

Özellikle karın bölgesinde biriken fazla yağ kütlesi, insüline karşı duyarlılığı azaltır. Yağ dokusundan salgılanan bazı hormonlar ve inflamatuar maddeler, insülin belirtilerini bozar.

2. Düzensiz ve Sağlıksız Beslenme

* Yüksek şekerli ürünler ve rafine karbonhidratlar (Beyaz ekmek, makarna, şekerli içecekler) kan şekerini hızla yükseltir ve insülin seviyelerinde ani yükselişlere yol açar.
* Düşük lif içeriği kan şekerinin düzenlenmesini zorlaştırır.

3. Hareketsiz Yaşam Tarzı

Düzenli fiziksel aktivite eksikliği, kasların glikozu daha verimsiz kullanmasına sebep olur. 

4. Genetik Faktörler

Ailede Tip 2 diyabet veya insülin direnci öyküsü varsa insülin direncine yatkınlık artar. 

5. Stres ve Uyku Bozuklukları

Kronik stres ve yetersiz uyku, insülinin miktarını azaltır. Stres hormonları (kortizol gibi), insülin etkilerini olumsuz etkileyebilir.

6. Hormonal Bozukluklar

Polikistik Over Sendromu (PCOS) gibi hormonal dengesizlikler insülin direnciyle birlikte görülebilmektedir. 

İnsülin Direnci Belirtileri 

* Kilo alma : Özellikle bel çevresinde yağlanma.
* Yorgunluk : Sürekli yorgun hissetme.
* Açlık hissi : Sık ve ani açlık atakları.
* Cilt sorunları : Deride koyulaşma (akantozis nigrikans).
* Tatlı krizleri: yemekten sonra hızlı kan şekeri düşüşü 

İNSÜLİN DİRENCİ VE BESLENME

Beslenme, insülin direncini yönetmede en önemli faktörlerden biridir. Doğru bir beslenme planı ile insülin salınımı ayarlanabilir ve kan şekeri kontrol altına alınır. 

1. Düşük Glisemik İndeksli (GI) Besinler Tüketin

Glisemik indeks, bir besinin kan şekerini ne kadar hızlı yükselttiğini gösterir. Düşük GI&#039;li besinler kan şekerinin daha yavaş yükselterek insülinin daha kontrollü salgılanmasını sağlar. Düşük glisemik indeksli ürünler: 

* Tam tahıllı ürünler (bulgur, tam buğday ekmeği)
* Baklagiller (mercimek, nohut, fasulye)
* Yeşil yapraklı sebzeler
* Çiğ sebzeler ve kuruyemişler 

2. Rafine Şeker ve İşlenmiş Gıdalardan Kaçının

Rafine şeker, beyaz un ve işlenmiş ürünler kan şekerini hızla yükseltir ve insülini arttırır. Bu tür gıdalar insülin direnci ile doğrudan bağlantılıdır. 

3. Protein ve Sağlıklı Yağlar Dahil Edin

Protein ve sağlıklı yağlardan zengin bir beslenme şekli kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Dengeli bir diyet için:

* Yağsız protein kaynakları (tavuk, hindi, balık, yumurta)
* Sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado, ceviz, badem)

4. Düzenli Öğünler ve Ara Öğünler Planlayın

Kan şekerini dengede tutmak için düzenli aralıklarla beslenmek önemlidir. Uzun süre aç kalmak, kan şekeri dengesizliklerine ve insülin salınımının artmasına neden olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/11/insulin-direncinde-beslenme-nasil-olmali-1732943523.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İnsülin, direncinde, beslenme, nasıl, olmalı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Obezite Hastalığı Nedir?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/obezite-hastaligi-nedir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/obezite-hastaligi-nedir</guid>
<description><![CDATA[ En önemli halk sağlığı sorunumuz haline gelen obeziteyle mücadele etmek amacıyla bir grup gönüllü “Obeziteye Karşı İşbirliği Hareketi” ni oluşturduk. Başlangıç olarak 4 Mart 2025 Dünya Obezite Gününde olabildiğince fazla kurumda yapılacak etkinliklerin yaratacağı ivme ile Avrupa’da birinci sırada olduğumuz obezite oranlarını zamanla ve kalıcı olarak azaltmak için gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak istiyoruz. Yeni Arayış&#039;ta başladığımız Türkiye&#039;nin Obezite Gerçeği Dosyası: Her Yönüyle Obezite Yazı Dizisi&#039;nde obezite sebeplerini, tanı, tedavi ve korunmada dikkat edilmesi gereken hususları konunun uzmanlarıyla en ayrıntılı biçimde ele alacağız.

Dr. Dyt Banu Salman

Obezite ve preobezite (yüksek kiloluluk), önemli sağlık yükleriyle birlikte, sağlık hizmetleri maliyetlerinin artmasına, verimlilik kaybına ve insanlar için olumsuz sosyal ve ekonomik sonuçlara katkıda bulunmaktadır.



OBEZİTENİN TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından obezite (şişmanlık), “sağlık için risk oluşturan aşırı yağ birikmesi” şeklinde tanımlanmaktadır ve genellikle beden kütle indeksine (BKİ) göre sınıflandırılır. Obezite, vücutta birçok sistemi etkileyen, çok faktörlü bir hastalıktır ve modern dünyanın karşı karşıya olduğu büyük bir sağlık sorunu (hatta salgını) ve ekonomik krizdir.

Obeziteyi tanımlamak için epidemiyolojik çalışmalarda beden kütle indeksi (BKİ) ve bel çevresi ölçümleri kullanılmaktadır. Kişinin kilogram olarak ağırlığının, metre olarak boyunun karesine bölünmesi ile elde edilen BKİ obezitenin belirlenmesinde kullanılan bir indekstir. BKİ 25-29.9 kg/m2 olan erişkinler preobez (yüksek kilolu), BKİ 30 kg/m2 ’dan büyük olan erişkinler ise obez (şişman) olarak tanımlanır. Her ne kadar yaş ilerledikçe BKI değeri kısmen artsa da bu değer 29’un üzerine çıkmamalıdır. Örneğin; 1.70 m boyunda ve 75 kg ağırlığında olan birinin BKİ değeri şöyle hesaplanır: 

BKİ= 75 / (1.70)2 = 75 / 2.89 = 26 

Buna göre bu kişi yüksek kiloludur (preobez).

Beden kütle indeksinin sınıflaması Tablo1’de verilmiştir. Siz Bu sınıflamada neredesiniz? 


	
		
			
			Temel Sınıflama
			
			
			BKİ (kg/m2)
			
		
		
			
			Zayıf
			
			
			          ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/12/obezite-hastaligi-nedir-1734422323.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Obezite, Hastalığı, Nedir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yağ yakımını destekleyen gıdalar</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yag-yakimini-destekleyen-gidalar</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yag-yakimini-destekleyen-gidalar</guid>
<description><![CDATA[ Yağ yakımını hızlandırmak için makro besinler (karbonhidrat, protein, yağ) arasında dengeli bir dağılım oluşturun. Özellikle protein oranını artırarak kas kaybını önleyebilirsiniz. Yüksek protein içeriğiyle yumurta, tok kalmanızı sağlar ve metabolizmayı hızlandırır. Ayrıca yağsız kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur, bu da daha fazla kalori yakmanıza katkıda bulunur.

Vücut yağ oranını düşürmek ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek, birçok kişinin beslenme hedefleri arasında yer alır. Doğru beslenme stratejileri ve yağ yakımını destekleyen besinlerle bu hedefe ulaşmak mümkün. İşte yağ yakımını hızlandıran besinler ve sağlıklı beslenme önerileri:

Dengeli Bir Diyet Uygulayın

Yağ yakımını hızlandırmak için makro besinler (karbonhidrat, protein, yağ) arasında dengeli bir dağılım oluşturun. Özellikle protein oranını artırarak kas kaybını önleyebilirsiniz.

Düzenli Öğünler

Uzun süre aç kalmak metabolizmayı yavaşlatabilir. Günde 3 ana öğün ve 2 ara öğün tüketerek kan şekerinizi dengede tutabilirsiniz.

Su Tüketimine Önem Verin

Su, metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını destekler. Günde en az 2-3 litre su içmek, kilo verme sürecini hızlandırabilir.

İşlenmiş Gıdalardan Kaçının
Şekerli ve işlenmiş gıdalar, yüksek kalori içermelerine rağmen düşük besin değerine sahiptir. Bu tür gıdalardan uzak durarak gereksiz kalori alımını engelleyebilirsiniz.

Fiziksel Aktivite ile Destekleyin
Düzenli egzersiz, yağ yakımını artıran en önemli unsurlardan biridir. Haftada en az 150 dakika orta şiddetli egzersiz yapmak, hem yağ yakımını destekler hem de genel sağlığınızı iyileştirir.

YAĞ YAKIMINI DESTEKLEYEN BESİNLER

Yeşil Çay

Yeşil çay, kateşin adı verilen güçlü antioksidanlar içerir. Bu bileşikler, metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımına katkıda bulunur. Düzenli olarak yeşil çay tüketmek, özellikle bel çevresindeki yağların azalmasına yardımcı olabilir.

Yumurta

Yüksek protein içeriğiyle yumurta, tok kalmanızı sağlar ve metabolizmayı hızlandırır. Ayrıca yağsız kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur, bu da daha fazla kalori yakmanıza katkıda bulunur.

Acı Biber

Acı biberde bulunan kapsaisin adlı madde, vücut sıcaklığını artırarak kalori yakımını destekler. Yemeklerde acı biber kullanarak metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz.

Yoğurt ve Kefir

Probiyotikler açısından zengin olan yoğurt ve kefir, sindirim sistemini düzenler ve bağırsak sağlığını destekler. Sağlıklı bir sindirim sistemi, yağ yakımını olumlu etkileyebilir.

Ceviz, Badem ve Fındık

Bu kuruyemişler, sağlıklı yağlar ve proteinler bakımından zengindir. Tok tutucu etkileri sayesinde fazla yemek tüketimini engelleyerek kalori alımını kontrol altında tutar.

Metabolizma Hızlandıran Çay Tarifi: 

1 litre sıcak suda: 

1 tatlı kaşığı yeşil çay 

1 küçük parça taze zencefil 

1 çubuk tarçın 

2 dilim limon 

Demleyip süzdükten sonra günde 2 fincan tüketebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/12/yag-yakimini-destekleyen-gidalar-1733550272.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yağ, yakımını, destekleyen, gıdalar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türk erkeği AIDS olur mu?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turk-erkegi-aids-olur-mu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turk-erkegi-aids-olur-mu</guid>
<description><![CDATA[ Dalan pozitif bilimlerdeki engin birikimini teolojik bir çerçeve ile zenginleştirerek şöyle bir veciz cümleyi ifade etmekten çekinmeyecektir:“Homoseksüellik olaylarının artması üzerine AIDS hastalığını Lut Olayı’nın günümüze yansıması olarak görüyorum” Bedrettin Dalan tam bir Türk erkeği olarak AIDS’e karşı cesurca tavrını şöyle sergiler “Biz AIDS’ten niye korkalım? AIDS bizden korksun. Türk erkeğine AIDS bir şey yapamaz. Hem sonra erkek adam AIDS olur mu?”

1 Aralık günü 1988 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından Dünya AIDS Günü olarak ilan edilmiştir. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de AIDS’e dair faaliyet gösteren kuruluşlar hastalığın ülke gündeminde daha fazla yer almasına yönelik eylemlerde bulundular. Kırmızı Kurdele ve Pozitif Yaşam Derneği’nin Dünya AIDS Günü nedeniyle yayınladığı bildiriye göre hastalık ile mücadelede önemli adımlar atılmış olmasına karşın toplumda HIV&#039;le yaşayanlara karşı damgalama ve ayrımcılık sürüyor. Türkiye toplumunun ilk kez 1985 yılında görülen AIDS hastalığına karşı yaklaşımı incelendiğinde ülke siyasetinin en güçlü ideolojisi olan muhafazakarlıktaki ikiyüzlülüğün, ayrımcılığın, ötekileştirmenin, homofobinin izleri keskin bir şekilde görülebilir.

1980’li yıllara damgasını vuracak olan AIDS salgınının başlangıcı resmi olarak 5 Haziran 1981 tarihi kabul edilir. Sendromun Los Angeles’da beş erkekte aynı anda tespit edilmesi üzerine Amerikan Salgın Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi yeni bir salgının duyurusunu yapar. İlk örneklere eşcinsel erkeklerde rastlanması nedeniyle sendromun belli bir grupla sınırlı olduğuna dair önyargı Amerikan toplumuna yerleşecektir. Örneğin New York Times gazetesi 3 Temmuz 1981 tarihli sayısında ‘41 homoseksüel erkekte nadir bir kanser türüne rastlandı’ şeklinde bir başlıkla yayınlanır. 1982 yılında sağlık otoriteleri AIDS’in yayılmasında cinsel tercihlerin etken bir unsur olmadığını ortaya koyar ama bu tespitin toplumda kabul görmesi uzun süre alacaktır. 1981 yılının sonunda 121 kişi AIDS’e bağlı komplikasyonlar nedeniyle yaşamını yitirir. 1982 yılı bitene kadar İngiltere, Brezilya, Avustralya, Kanada gibi ülkelerde örnekler görülmeye başlar. 

1980’ler Amerika’da muhafazakârlığın baskın olduğu bir dönemdir. Nitekim AIDS toplumun önemli bir kısmınca Tanrı tarafından eşcinsellere layık görülen bir ceza olarak değerlendirilmektedir. Salgın başladığından beri iktidarda olan Ronald Reagan ancak yakın arkadaşı, sinema yıldızı Rock Hudson 2 Ekim 1985 tarihinde öldüğünde ilk kez AIDS kelimesini telaffuz edecektir. Geçen dört seneden fazla süre içinde binlerce insan hayatını kaybetmiştir. 1980’li yıllarda Türkiye ve ABD benzer ideolojilere sahip iktidarlar tarafından yönetildi. Nitekim Turgut Özal’ın liderliğinde 1983 yılında iktidara gelen Anavatan Partisi’ne karşı geliştirilen en çarpıcı eleştirilerden biri Türkiye’yi küçük Amerika yapmış olmasına dairdi. AIDS meselesinde de ABD ve Türkiye muhafazakârlarında benzer yaklaşımlar karşımıza çıkar. 

AIDS bağlamında Türkiye siyasetinin geliştirdiği nefret söylemi maalesef 1980’li yıllarda kalmamıştır. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 24 Nisan 2020’de okuduğu “Ramazan: Sabır ve İrade Eğitimi” başlıklı hutbede eşcinseller ve HIV’le yaşayanları damgalayıp hedef alarak Türkiye toplumunu ayrıştırmaktan çekinmeyecektir:”Ey insanlar! İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, Eşcinselliği lanetliyor.

1985 yılında dönemin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Mehmet Aydın şu ifadede bulunmuştur: “ AIDS’in daha ziyade homoseksüellerde görüldüğü söylenmektedir… Milletimizin örf ve adetleri, dinimiz, ahlâkımız ve aile yapımızın sağlamlığı böyle bir hastalığa karşı avantajımızdır” AIDS’in ülke gündemine oturmasıyla dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan da konu hakkındaki derin bilgisini toplum ile paylaşma lütfunda bulunarak AIDS’în Tanrı’nın homoseksüellere gönderdiği bir bela olduğunu iddia edecektir. Dalan’a göre Kur’an-ı Kerim’de bahsi geçen Lût kavmi, Allah tarafından helak edilmiş ve pek çok eşcinsel Allah yolundan çıktıkları için hayatını kaybetmiştir. Dalan pozitif bilimlerdeki engin birikimini teolojik bir çerçeve ile zenginleştirerek şöyle bir veciz cümleyi ifade etmekten çekinmeyecektir:“Homoseksüellik olaylarının artması üzerine AIDS hastalığını Lut Olayı’nın günümüze yansıması olarak görüyorum” Bedrettin Dalan tam bir Türk erkeği olarak AIDS’e karşı cesurca tavrını şöyle sergiler “Biz AIDS’ten niye korkalım? AIDS bizden korksun. Türk erkeğine AIDS bir şey yapamaz. Hem sonra erkek adam AIDS olur mu?”

Mehmet Aydın’ın, Bedrettin Dalan’ın ve benzerlerinin hem cehaletlerinden hem de Türkiye toplumunu kendi dünya görüşleri çerçevesinde ayrıştırmalarından kaynaklanan tavırları Türkiye tarihi içinde trajikomik bir anekdot gibi gelebilir ama öze baktığımızda korkunç bir nefret söylemi ile karşılaşıyoruz.  

AIDS bağlamında Türkiye siyasetinin geliştirdiği nefret söylemi maalesef 1980’li yıllarda kalmamıştır. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 24 Nisan 2020’de o ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/12/turk-erkegi-aids-olur-mu-1733055267.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Türk, erkeği, AIDS, olur, mu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hızlı kilo verdiren şok diyetlerin riski</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hizli-kilo-verdiren-sok-diyetlerin-riski</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hizli-kilo-verdiren-sok-diyetlerin-riski</guid>
<description><![CDATA[ Hızlı sonuçlar elde etme arzusu, sağlıksız yeme patlamasına veya obsesif davranışlara yol açılabilir. Bu durum, anoreksiya, bulimia veya tıkınırcasına yeme gibi yeme bozukluklarının gelişme riskini artırabilir.

Kilo verme sürecini, sağlıklı bir yaşam tarzı ile destekleyip uzun vadeye yaymak en doğru olanı ancak günümüzde hızlı kilo verdiren şok diyetler oldukça popüler. Bu tür diyetler, kısa sürede sonuç verse de, uzun süreli ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sağlıklı ve sürdürülebilir kilo kaybı için doğru yolları bilmek hayati öneme sahiptir.

HIZLI KİLO VERDİREN DİYETLERİN RİSKLERİ

Kas Kaybı ve Metabolizma Yavaşlaması
Hızlı kilo kaybı genellikle yağ yerine kas ve su kaybına neden olur. Kas dokusunun kaybı, metabolizma hızınızı azaltır ve bu durum uzun dönemli sağlıklı kilo kaybını yavaşlatır. 

Vitamin ve Mineral Yetersizlikleri
Düşük kalorili diyetler, kişinin ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri sağlayamayabilir. Bu durum yorgunluk, halsizlik, saç dökülmesi ve cilt sorunları gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Yeme Bozuklukları Riskini Arttırır
Hızlı sonuçlar elde etme arzusu, sağlıksız yeme patlamasına veya obsesif davranışlara yol açılabilir. Bu durum, anoreksiya, bulimia veya tıkınırcasına yeme gibi yeme bozukluklarının gelişme riskini artırabilir.

Hormonal Dengesizlikler
Ani kilo kaybı, vücudunuzun hormon dengesini bozabilir. Özellikle kadınlarda ki ani kilo değişimleri adet düzensizlikleri veya hormonal dengesizlikler ortaya çıkabilir.

Sürdürülemez Olması
Hızlı kilo verdiren diyetlerin büyük çoğunluğu uzun süre devam ettirilemez. Bu tür diyetlerden sonra verilen kilolar genellikle hızla geri alınır ve &quot;yo-yo etkisi&quot; adı verilen bir döngü oluşur.

Porsiyonları küçültmek, aşırı kalori alımını engellemek için etkili bir yöntem. Küçük tabaklar kullanmak veya yemek ölçülerinizi azaltmak faydalı olabilir.

SAĞLIKLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KİLO VERMENİN YOLLARI

Kaloriyi Yavaşça Azaltın
Günlük kalori alımınızı tamamen değil, zamanla azaltın. Örneğin, 500-700 kalori daha az tüketilerek, haftada yaklaşık 0,5-1 kg arasında sağlıklı bir kilo kaybı sağlanabilir.

Dengeli Beslenin 
Bütün Beslenme besin gruplarını içeren bir diyet proramında protein, sağlıklı yağlar ve kompleks karbonhidratları dengeli bir şekilde tüketmek, enerji seviyenizi korurken kilo vermenize yardımcı olur.

Düzenli Egzersiz
Kardiyo egzersizleri yağ yakımını arttırırken, antrenmanlardaki dayanıklılığınızı da korumaya yardımcı olur. Haftada en az 150 dakika orta derecede fiziksel aktivite önerilmektedir. 

Yeterli Su Tüketimi
Su tüketimi, metabolizmayı hızlandırır ve yağların vücuttan atılmasına yardımcı olur. Günde en az 2-3 litre su içmeye özen gösterin.

Porsiyon Kontrolü
Porsiyonları küçültmek, aşırı kalori alımını engellemek için etkili bir yöntem. Küçük tabaklar kullanmak veya yemek ölçülerinizi azaltmak faydalı olabilir.

Uyku Düzeni
Kaliteli ve yeterli uyku, kilo kontrolü için önemli bir faktördür. Uykusuzluk, kilo alımına yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/12/hizli-kilo-verdiren-sok-diyetlerin-riski-1734161479.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Hızlı, kilo, verdiren, şok, diyetlerin, riski</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Diyetteyken yapılan popüler hatalar ve doğruları</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/diyetteyken-yapilan-populer-hatalar-ve-dogrulari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/diyetteyken-yapilan-populer-hatalar-ve-dogrulari</guid>
<description><![CDATA[ Kilo vermek için aç kalmak veya öğünleri atlamak metabolizmayı yavaşlatır ve kas kaybına neden olabilir. Uzun süreli açlık, bir sonraki öğün de aşırı yemeye sebep olabilir. Az ve sık öğünlerle beslenmek, kan şekerini dengeler ve metabolizmayı hızlandırır.

Günümüzde sağlıklı yaşam ve hızlıca ideal kiloya ulaşma hedefi, diyet yaparken birçok hatalı davranışa sebep olabiliyor. Diyetler hakkında doğru bilgilere sahip olmak, sağlıklı bir beden ve sağlıklı kilo vermek için gereklidir. Bu yüzden diyette sıklıkla yapılan hataları ve doğrularını öğrenelim: 

1. Hata: Tüm Karbonhidratları Beslenmeden Çıkarmak

Popüler diyetlerin karbonhidratları tamamen kısıtlamayı önerir. Ancak hücrelerin, ana enerji kaynağı karbonhidratlardır ve beyin fonksiyonları için gereklidir.

Doğru Yaklaşım: Diyette kompleks karbonhidratları (tam tahıllar, yulaf, tam buğday makarna) tüketmeli, basit şekerden (beyaz ekmek, tatlı, beyaz un ile yapılmış ürünler) uzak durmalıyız. 

2. Hata: Tek Tip Diyetlere Yönelmek 

Bazı diyetler, tek bir besini öne çıkarır (örneğin lahana çorbası diyeti, kabak detoksu, meyve diyetleri). Bu tip diyetler kısa süreli kilo kaybı sağlasa da, uzun süreli sağlık sorunlarına yol açabilir.

Doğru Yaklaşım: Dengeli beslenmek esastır. Protein, karbonhidratlar, yağlar, vitamin ve mineraller bakımından zengin dengeli bir beslenme programı uygulanmalıdır. 

3. Hata: Aç Kalmak veya Öğün Atlamak

Kilo vermek için aç kalmak veya öğünleri atlamak metabolizmayı yavaşlatır ve kas kaybına neden olabilir. Uzun süreli açlık, bir sonraki öğün de aşırı yemeye sebep olabilir. 

Doğru Yaklaşım: Az ve sık öğünlerle beslenmek, kan şekerini dengeler ve metabolizmayı hızlandırır.

4. Hata: Mücizevi Besinlere Güvenmek

Bazı bireyler, belirli bir besinin (örneğin limon suyu, ananas, yeşil çay, detoks çayları) mucizevi bir şekilde kilo verdireceğine inanır. Ancak bu tür besinler tek başına kilo kaybı sağlamaz.

Doğru Yaklaşım: Mucizevi bir beslenme yerine, tüm yiyeceklerde çeşitliliği sağlamak ve bir beslenme planını bütüncül şekilde ele almak gerekir.

5. Hata: Yağı Tamamen Hayattan Çıkarmak

&quot;Yağsız beslenme&quot; diyetleri yaygın uygulanan hatalardandır. Ancak sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado, ceviz) vücut için gereklidir ve hormonların düzgün çalışmasını sağlar.

Doğru Yaklaşım: Sağlıklı yağların makul miktarlarda tüketilmesi, kolesterol seviyesini düşürerek vücutta yağlanmayı azaltır.

6. Hata: Kısa Sürede Fazla Kilo Vermeyi Hedeflemek

Hızlı kilo vermek isteyenler, şok diyetlerine başvurabilirler. Ancak bu şekilde verilen kilolar genellikle hızlı geri alınır ve metabolizmaya zarar verir. 

Doğru Yaklaşım: Haftada 0,5-1 kilogram arasında bir kilo kaybı, sağlıklı ve sürdürülebilir olandır. 

7. Hata: Diyeti Kalıcı Bir Yaşam Tarzı Olarak Görmemek 

Diyet, geçici bir süreç olarak görüldüğünde sonuçlar da geçici olur. Bu durum diyetteyken verilen kilonun diyet biter bitmez geri alınmasına neden olabilir.

Doğru Yaklaşım: Sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı haline getirmek, uzun ömürlü kalıcı sonuçlar sağlar. ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/12/diyetteyken-yapilan-populer-hatalar-ve-dogrulari-1734845993.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Diyetteyken, yapılan, popüler, hatalar, doğruları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Obezitenin nedenleri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/obezitenin-nedenleri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/obezitenin-nedenleri</guid>
<description><![CDATA[ En önemli halk sağlığı sorunumuz haline gelen obeziteyle mücadele etmek amacıyla bir grup gönüllü “Obeziteye Karşı İşbirliği Hareketi” ni oluşturduk. Başlangıç olarak 4 Mart 2025 Dünya Obezite Gününde olabildiğince fazla kurumda yapılacak etkinliklerin yaratacağı ivme ile Avrupa’da birinci sırada olduğumuz obezite oranlarını zamanla ve kalıcı olarak azaltmak için gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak istiyoruz. Yeni Arayış&#039;ta başladığımız Türkiye&#039;nin Obezite Gerçeği Dosyası: Her Yönüyle Obezite Yazı Dizisi&#039;nde obezite sebeplerini, tanı, tedavi ve korunmada dikkat edilmesi gereken hususları konunun uzmanlarıyla en ayrıntılı biçimde ele alacağız.

Dr. Dyt Banu Salman



Yapılan çalışmalar, obezitenin nedenleri arasında  coğrafyanın, sosyal koşulların, politik ve ekonomik faktörlerin de eetkili olduğunu göstemektedir. Toplamda, en yaygın görülen obezite nedenleri ise, sosyo demografik, davranışsal, genetik ve obezojenik çevre gibi faktörlerdir.

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, Obezite kronik, karmaşık, pek çok hastalığa sebep olabilen ve tekrarlayıcı bir salgın hastalıktır. Ortaya çıkışında davranışsal, genetik, metabolik, çevresel pek çok faktör rol oynar. Yapılan çalışmalar, obezitenin nedenleri arasında  coğrafyanın, sosyal koşulların, politik ve ekonomik faktörlerin de etkili olduğunu göstemektedir. Toplamda, en yaygın görülen obezite nedenleri ise, sosyo demografik, davranışsal, genetik ve obezojenik çevre gibi faktörlerdir. Farklı literatür çalışmaları, obezite ile yüksek oranda ilişkili olan sosyo demografik faktörleri açıkça tanımlamıştır. İleri yaş, medeni durum, düşük refah endeksi, şehirde ikamet, kadın olmak, özel okullarda öğrenim görmek, abur cubur ve enerji yoğunluğu yüksek olan besinlere kolay erişilebilirlik, kırsal kentsel göç, yerel tarım ticaretinin gıda perakendeciliği ile değiştirilmesi, yüksek eğitim düzeyi ve hamilelik bu faktörlere örnek olarak verilebilir. 

Obezitenin özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki bir başka nedeni de erken yaşta yetersiz beslenmenin daha sonraki yaşamda obezite ve metabolik bozukluklara yol açmasıdır. Yani sosyoekonomik düzey yetersizliği de besin değeri yüksek gıdalara erişim zorluğundan ötürü tek tip beslenmeye dayalı (yetersiz ekonomik durum nedeniyle ekmek vb gıdaların daha fazla tüketimi gibi..) obezite nedeni olabilmektedir.

Ezcümle, obezite pek çok kök nedene bağlı olarak gelişebilmektedir ancak unutulmaması gereken en önemli nokta obezitenin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğudur.

Vücut yağı, beyne ne kadar yağ depolandığını işaret eden önemli bir hormon olan leptin (beyninize tok olduğunuzu söyleyen bir hormon) üretir. Vücut yağ ağırlığı azaldığında leptin de azalacağından, beyin bunu açlık olarak yorumlar ve metabolizmayı enerji tasarrufuna geçirir, iştahı arttırır ve tokluk hissini azaltır. Ancak bu sistem, vücut yağının fazladan artışına uyum sağlamada o kadar iyi değildir. 

OBEZİTEYE NEDEN OLAN FAKTÖRLER

1. Metabolizma ve Endokrin Sistem

Vücudumuz açlığı önlemek için önemli bir savunma sistemiyle tasarlanmıştır. Ancak bu sistem vücut yağ ağırlığı arttıkça yağlanmayı destekler. Vücut yağı, beyne ne kadar yağ depolandığını işaret eden önemli bir hormon olan leptin (beyninize tok olduğunuzu söyleyen bir hormon) üretir. Leptinin temel görevi yağ depolarının yeterli olduğunu beyne bildirmektir. Kişi bu sayede doyduğunu anlayarak daha az yiyebilir ya da yemek yemeyi bırakabilir.Vücut yağ ağırlığı azaldığında leptin de azalacağından, beyin bunu açlık olarak yorumlar ve metabolizmayı enerji tasarrufuna geçirir, iştahı arttırır ve tokluk hissini azaltır. Bu, vücut ağırlığımızın düşmesini önlemek için iyi çalışan bir sistemdir. Ancak bu sistem, vücut yağının fazladan artışına uyum sağlamada o kadar iyi değildir. Vücudun yüksek leptin seviyelerine verdiği tepki her zaman işe yaramaz yani tokluk yaratmaz. Yani metabolizma vücudun artmış yağ dokusunu artık normal kabul eder ve onu korumaya çalışır. Buna beynin &quot;leptin direnci&quot; diyebiliriz. Yani vücudumuz ağırlık kaybına direnir ve ağırlık artışını teşvik eder. Diğer bir deyişle zayıflamaya ve ağırlık kaybını korumaya çalıştığımızda, vücudumuzun düzenleyici sistemiyle bir &quot;çekişme&quot; içindeyizdir. Bunun üstesinden gelmek için ise tedavide istikrar son derece önemlidir. Tedavinin işe yaramadığı fikriyle çoğu zaman kişiler tedavilerini yarım bırakırlar ancak tedavinin düzenli takibi, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite ile sağlıklı yaşam alışkanlıkları orta ve uzun vadede obezite tedavisinde son derece etkilidir.

Obeziteye neden olan faktörler arasında endokrin sistem de önemli bir yer almaktadır. Bazı endokrin hastalıklar ve hormon bozuklukları ile kullanılan ilaçlar da obezite oluşumuna neden olabilmektedir (Yetkin İ. ve ark., 2017).

Endokrin hormonlarının yapımında ve fonksiyonlarındaki bozukluklar sonucunda kişinin iştahı artabilir, bazal metabolizma hızı yavaşlayabilir ve enerji dengesi bozularak şişmanlık oluşabilir. Bunun yanında insan ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/12/obezitenin-nedenleri-1734991479.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Obezitenin, nedenleri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ketojenik beslenme</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ketojenik-beslenme</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ketojenik-beslenme</guid>
<description><![CDATA[ Ketojenik diyetin temel prensibi, karbonhidrat alımını ciddi şekilde azaltarak vücudu &quot;ketozis&quot; adı verilen bir duruma sokmaktır. Ketozis sırasında vücut, yağları yakıt olarak kullanır ve bu da keton adı verilen moleküllerin karaciğerde üretilmesine yol açar.

Son yıllarda ketojenik diyetin ne kadar popüler olduğunu fark etmişsinizdir. Çoğu kişi bu yöntemle hızlı sürede çok fazla kilo verdiğinden bahseder. Ketojenik diyet, düşük karbonhidrat, yüksek yağ içeren bir beslenme planıdır. Bu diyetin temel amacı, vücudu karbonhidratlardan alınan enerjiden ziyade yağlardan enerji kullanmaya zorlamaktır. Ketojenik diyetin temel prensibi, karbonhidrat alımını ciddi şekilde azaltarak vücudu &quot;ketozis&quot; adı verilen bir duruma sokmaktır. Ketozis sırasında vücut, yağları yakıt olarak kullanır ve bu da keton adı verilen moleküllerin karaciğerde üretilmesine yol açar. 

Ketojenik diyet aslında epilepsi hastalığının tedavisi için ortaya çıkmış bir beslenme yöntemidir. Ketojenik diyet denilince pek çok kişi bunun yüksek proteinli bir diyet olduğunu düşünebilir. Ancak bu yanlış bir algıdır. Ketojenik diyet, protein tüketimini de sınırlar. Asıl amaç, karbonhidrat alımını ciddi oranda düşürmek, böylece vücutta keton cisimcikleri adı verilen maddelerin oluşumunu sağlamaktır. Bu ketonlar, enerji kaynağı olarak kullanıldığında, vücut yağ yakmaya başlar ve kilo kaybı desteklenir. 

Ketojenik diyette, temel olarak hayvansal gıdalar, sağlıklı yağ kaynakları ve düşük karbonhidrat içeren sebzeler tercih ediliyor. 

KETOJENİK DİYETİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

Bu, ekmek, makarna, pirinç, patates ve şekerli gıdaların büyük ölçüde sınırlandırılması anlamına gelir.

Yüksek Yağ: Diyetin ana enerji kaynağı yağlardan gelir. Zeytinyağı, avokado, tereyağı, hindistancevizi yağı ve yağlı balık gibi sağlıklı yağlar diyette büyük yer tutar.

Orta Düzeyde Protein: Diyet proteini de içerir, ancak aşırı miktarda protein tüketilmez, çünkü fazla protein glikoza dönüşebilir ve ketozisi engelleyebilir. Et, tavuk, balık, yumurta gibi protein kaynakları tercih edilir.

Ketojenik Diyette Hangi Besinler Tüketilir? 

1. Ketojenik diyette, temel olarak hayvansal gıdalar, sağlıklı yağ kaynakları ve düşük karbonhidrat içeren sebzeler tercih ediliyor. 

2. Kırmızı et, tavuk, balık, deniz ürünleri, hindi, yumurta ve peynir gibi proteinli besinler, yeşil yapraklı sebzeler, salatalık, brokoli, karnabahar, lahana, kabak, mantar gibi düşük karbonhidrat içeren sebzeler

3. Ketojenik beslenmede sağlıklı yağlar ön planda olduğu için zeytinyağı, tereyağı, ceviz, badem, fındık, avokado beslenme planınızda yer alıyor. 

Ketojenik Diyette Yasak Olan Besinler 

1. Yüksek karbonhidratlı ve yüksek oranda şeker içeren kola, tatlı, meyve suyu gibi gıdalar,

2. Yaban mersini, böğürtlen, çilek gibi kırmızı meyveler hariç tüm meyveler,

3. Mercimek, fasulye, nohut gibi baklagiller,

4. Buğday, arpa, mısır, pirinç, un ve nişastalı besinler,

5. Havuç ve patates gibi kök sebzeler,

6. Bazı sos ve çeşni türleri,

7. İşlem görmüş ve doymuş yağlar,

8. Alkollü içecekler,

9. Şekersiz ve tatlandırıcı kullanılarak hazırlanmış gıdalar ketojenik diyet yaparken tüketilmez. 

Ketojenik Diyetin Zararları 

• Ketojenik diyet kontrollü uygulanmazsa ketosiz sebebiyle bazı yan etkiler görülebilir. Diyete başlandığında bazı kişiler &quot;keto gribi&quot; olarak adlandırılan belirtiler yaşayabilir. Bu belirtiler arasında baş ağrısı, halsizlik, bulantı, baş dönmesi, uykusuzluk ve sindirim problemleri bulunur. Bu durum genellikle vücudun karbonhidratlardan yağlara geçiş sürecinde yaşanır ve birkaç gün sürebilir.

• Ketojenik diyetin uzun vadeli etkileri hala tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı çalışmalarda doymuş yağ tüketiminin artmasıyla kolesterol seviyelerinde yükselme gözlemlenmiştir. Bu durum, uzun vadede kalp hastalığı riskini artırabilir.

• Ketojenik diyet, birçok besin grubunu sınırlar; özellikle meyve, tahıl ve bazı sebzeler gibi karbonhidrat açısından zengin gıdalar tüketilemez. Bu durum, vitamin ve mineral eksikliklerine yol açabilir. Örneğin, C vitamini, magnezyum, potasyum ve lif eksiklikleri sıkça görülebilir.

• Lif açısından zengin gıdaların (meyve, tahıl, baklagiller gibi) sınırlanması nedeniyle kabızlık gibi sindirim sorunları ortaya çıkabilir.

• Ketojenik diyet, özellikle protein alımının fazla olduğu durumlarda böbreklere ekstra yük bindirebilir. Yüksek protein tüketimi, böbrek fonksiyonlarını zorlayarak böbrek taşı oluşma riskini artırabilir.

• Ketojenik diyetin katı yapısı ve birçok yiyecek grubunun sınırlandırılması, uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir. Sosyal ve günlük hayat içinde bu diyete sadık kalmak zor olabilir ve bazı kişiler için bu diyet, zamanla psikolojik olarak da zorlayıcı hale gelebilir.

Yapılan çalışmalar ketojenik diyetin otizm, epilepsi, dirençli kilolar, bazı insülin direnci vakalarında olumlu sonuçlar verdiğini gösterse de uzun vadeli uygulanmasının bilimsel anlamda hala tartışmalı olduğunun altını çizmemiz gerek ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/09/ketojenik-beslenme-1727429786.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Ketojenik, beslenme</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Fitness yaparken kas kütlesini artırmak için nasıl beslenmeliyiz?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/fitness-yaparken-kas-kutlesini-artirmak-icin-nasil-beslenmeliyiz</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/fitness-yaparken-kas-kutlesini-artirmak-icin-nasil-beslenmeliyiz</guid>
<description><![CDATA[ Kas inşası, yağ yakımı ve genel sağlık temellerini sağlamak için beslenmenizi doğru şekilde planlamanız gerekir. Protein, kas hipertrofi antrenmanlarının temel taşıdır. Günlük protein ihtiyacı kişiye göre değişse de genellikle kilogram başına 1,6 - 2,2 gram protein tüketilmesi önerilir. Vücut geliştirme antrenmanlarında karbonhidratlar temel enerji kaynağıdır. Günlük karbonhidrat alımı genellikle kilogram başına 4-6 gram arasında olmalıdır.

Fitness antrenmanları, güçlü, yoğun kas kütlesi ve fit bir vücut oluşturmayı içeren yoğun bir egzersiz programıdır.  Ancak başarı sadece antrenmanlarla sınırlı değildir; doğru bir beslenme planı da hayati öneme sahiptir. Kas inşası, yağ yakımı ve genel sağlık temellerini sağlamak için beslenmenizi doğru şekilde planlamanız gerekir. İşte vücut geliştirme yaparken nasıl beslenmeliyiz sorusunun cevabı; 

1. Protein: Kasların İnşası ve Onarımı İçin Temel Besin Öğesi 

Protein, kas hipertrofi antrenmanlarının temel taşıdır. Kaslarınız, antrenman sırasında oluşan mikroskobik hasarları onarmak ve büyüme için proteine ​​ihtiyaç duyar. Günlük protein ihtiyacı kişiye göre değişse de genellikle kilogram başına 1,6 - 2,2 gram protein tüketilmesi önerilir.

Protein Kaynakları:


	Tavuk, hindi, yağsız kırmızı et
	Balık 
	Yumurta
	Süt ürünleri (yoğurt, lor peyniri)
	Bitkisel proteinler (mercimek, nohut, kinoa)


2. Karbonhidrat: Enerji İçin Yakıt

Vücut geliştirme antrenmanlarında karbonhidratlar temel enerji kaynağıdır. Özellikle ağırlık kaldırma gibi yoğun egzersizler sırasında kasların enerji ihtiyacının karşılanması için karbonhidrat tüketimi önemlidir. Günlük karbonhidrat alımı genellikle kilogram başına 4-6 gram arasında olmalıdır.

Karbonhidrat Kaynakları:


	Tam tahıllı ekmek
	Pirinç, karabuğday, yulaf 
	Patates, bulgur, 
	Meyve ve sebzeler


3. Yağ: Hormon Sağlığı ve Enerji

Yağlar genellikle uzak durulan bir besin grubudur, ancak doğru türde yağlar hormonal dengeyi korur ve uzun süreli enerji sağlar. Yağ alımı, toplam kalorinin %20-30&#039;u kadar olmalıdır. Özellikle omega – 3 ve omega -6 gibi elzem yağlar antrenmanda performansı artırır. 

Sağlıklı Yağ Kaynakları:

Avokado, zeytin

Çiğ kuruyemişler (badem, ceviz, fındık, yer fıstığı )

Balık yağı (Omega-3 kaynağı)

4. Su: Optimal Performans İçin Gereklilik

Yoğun antrenmanlar sırasında ter yoluyla kaybedilen sıvının yerine konması gerekir. Susuz kalmak (dehidrasyon) kas artışını engeller ve toparlanmayı yavaşlatır. Günde en az 2-3 litre su önemlidir. Yoğun antrenman sırasında su tüketimi unutulmamalıdır. 

Antrenmandan 1-2 saat önce karbonhidratlar ve protein açısından zengin bir öğün tercih edin. Bu, kaslarınızın enerji deposunu doldurur ve performansınızı artırır.

NE YEMELİ? 

Antrenman Öncesi:

Antrenmandan 1-2 saat önce karbonhidratlar ve protein açısından zengin bir öğün tercih edin. Bu, kaslarınızın enerji deposunu doldurur ve performansınızı artırır. Örneğin:


	Yulaf ezmesi + süz + muz + çiğ badem 
	Tam buğday ekmeği üzerine fıstık ezmesi
	Beyaz peynirli + hindi fümeli tost 


Antrenman Sonrası:

Antrenmandan sonra, kasın onarımı ve glikojeni yenilenmesi için hızlı bir şekilde sindirilen protein ve karbonhidratlar tüketilir. Örneğin:


	Protein shake (whey proteini)
	Haşlanmış patates ve ızgara tavuk tavuk
	Fırınlanmış balık + ızgara sebzeler 


 Takviyeler: Gerekli mi?

Takviyeler, normal bir diyetin yerini almaz ancak beslenme açığı oluşan durumlarda destek sağlayabilir. 

En yaygın kullanılan takviyeler:


	Whey Proteini: Kas onarımı ve artışı için hızlı bir protein kaynağı.
	Kreatin: kas yorgunluğunu önleyerek performansı artırır.
	BCAA: Antrenman sırasında kas yıkımını önleyebilir.
	Multivitaminler ve Omega-3: hücre yenilenmesi ve genel sağlık desteği sağlar. ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/11/fitness-yaparken-kas-kutlesini-artirmak-icin-nasil-beslenmeliyiz-1732338581.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Fitness, yaparken, kas, kütlesini, artırmak, için, nasıl, beslenmeliyiz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dosya: Türkiye&amp;apos;nin Obezite Gerçeği</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dosya-turkiyenin-obezite-gercegi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dosya-turkiyenin-obezite-gercegi</guid>
<description><![CDATA[ En önemli halk sağlığı sorunumuz haline gelen Obeziteyle mücadele etmek amacıyla bir grup gönüllü “Obeziteye Karşı İşbirliği Hareketi” ni oluşturduk. Başlangıç olarak 4 Mart 2025 Dünya Obezite Gününde olabildiğince fazla kurumda yapılacak etkinliklerin yaratacağı ivme ile Avrupa’da birinci sırada olduğumuz obezite oranlarını zamanla ve kalıcı olarak azaltmak için gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak istiyoruz. Yeni Arayış&#039;ta başladığımız yazı dizisinde obezite sebeplerini, tanı, tedavi ve korunmada dikkat edilmesi gereken hususları konunun uzmanlarıyla en ayrıntılı biçimde ele alacağız.

Dr. Dyt Banu Salman

----

YAZILAR

* Obezite Hastalığı Nedir? - Banu Salman

---- ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/12/dosya-turkiyenin-obezite-gercegi-1734436063.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Dosya:, Türkiyenin, Obezite, Gerçeği</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahvenin öyle bir faydası ortaya çıktı ki…</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kahvenin-oeyle-bir-faydasi-ortaya-cikti-ki</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kahvenin-oeyle-bir-faydasi-ortaya-cikti-ki</guid>
<description><![CDATA[ Yeni araştırmalar, günde 2-3 fincan kahvenin ömrü uzatıp, Parkinson, kanser ve diyabet gibi hastalık risklerini azalttığını gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa2a6005c5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kahvenin, öyle, bir, faydası, ortaya, çıktı, ki…</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları açıkladı: Kalp sağlığını koruyan en etkili besin!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-acikladi-kalp-sagligini-koruyan-en-etkili-besin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-acikladi-kalp-sagligini-koruyan-en-etkili-besin</guid>
<description><![CDATA[ Meyve ve sebzeler, kalp krizi ve felç riskini azaltan vitaminler ve antioksidanlarla doludur. Bazıları bu konuda öne çıkar. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa2a5364c8.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, açıkladı:, Kalp, sağlığını, koruyan, etkili, besin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bakanlık ifşa etti! Bu markalardan sakın çay içmeyin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bakanlik-ifsa-etti-bu-markalardan-sakin-cay-icmeyin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bakanlik-ifsa-etti-bu-markalardan-sakin-cay-icmeyin</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, 4 çay markasında gıda boyası tespit etti. Hileli çayların sağlık riskleri nelerdir? ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa2a476db3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bakanlık, ifşa, etti, markalardan, sakın, çay, içmeyin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Onna Hair Güvencesiyle Saçlarınıza Yeniden Ulaşın!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/onna-hair-guvencesiyle-saclariniza-yeniden-ulasin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/onna-hair-guvencesiyle-saclariniza-yeniden-ulasin</guid>
<description><![CDATA[ Saç dökülmesinin bir sorun olarak görülmesini önlüyor ve yaratıcı çalışmalar ile bu problemi
yaşayan herkese destek oluyoruz. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa2a3a7c56.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Onna, Hair, Güvencesiyle, Saçlarınıza, Yeniden, Ulaşın</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanı açıkladı: Artan kalp krizlerinin nedeni Covid 19 mu?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-acikladi-artan-kalp-krizlerinin-nedeni-covid-19-mu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-acikladi-artan-kalp-krizlerinin-nedeni-covid-19-mu</guid>
<description><![CDATA[ Kalp krizleri artıyor! Prof. Dr. Oğuz Yılmaz, sağlıklı beslenme ve genetik faktörlerin önemini vurguladı. Kalbinizi genç tutun! ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa2a2e82ce.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanı, açıkladı:, Artan, kalp, krizlerinin, nedeni, Covid, mu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yulafın bilinmeyen zararı ortaya çıktı!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yulafin-bilinmeyen-zarari-ortaya-cikti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yulafin-bilinmeyen-zarari-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Yulafın sağlığımız için birçok faydası olsa da, doğru saklama koşullarına dikkat etmek büyük önem taşır. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa2a1c083b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yulafın, bilinmeyen, zararı, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Aşırı sıcak yiyecek tüketmenin zararlarını uzmanlar açıkladı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/asiri-sicak-yiyecek-tuketmenin-zararlarini-uzmanlar-acikladi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/asiri-sicak-yiyecek-tuketmenin-zararlarini-uzmanlar-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Sıcak içecekler 65°C altında tüketilmeli. Çocuklar için bu sınır 50°C olmalı. Yüksek sıcaklık, kanser riskini artırabilir. 5 dakika bekleyin! ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa2a10083f.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Aşırı, sıcak, yiyecek, tüketmenin, zararlarını, uzmanlar, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan uyarı: Haftada beş porsiyon bitter çikolata yiyin!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlardan-uyari-haftada-bes-porsiyon-bitter-cikolata-yiyin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlardan-uyari-haftada-bes-porsiyon-bitter-cikolata-yiyin</guid>
<description><![CDATA[ Haftada 5 veya daha fazla porsiyon bitter çikolata tüketmek, tip 2 diyabet riskini %21 oranında azaltabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa2a04f9e5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlardan, uyarı:, Haftada, beş, porsiyon, bitter, çikolata, yiyin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar açıkladı: Bu besinler kanserden koruyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-acikladi-bu-besinler-kanserden-koruyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-acikladi-bu-besinler-kanserden-koruyor</guid>
<description><![CDATA[ Aşırı sıcak içecekler ağız, boğaz ve yemek borusunda yanıklara, uzun vadede ise kanser riskine neden olabilir. Ölçülü sıcaklıkta tüketin. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29f93ab6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, açıkladı:, besinler, kanserden, koruyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar kokulu mumları evde bulundurmayın uyarısı yaptı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-kokulu-mumlari-evde-bulundurmayin-uyarisi-yapti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-kokulu-mumlari-evde-bulundurmayin-uyarisi-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Parafin bazlı kokulu mumlar, zararlı kimyasallar salarak solunum problemleri ve kanser riski yaratabilir. Doğal alternatifleri tercih edin. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29ee04ee.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, kokulu, mumları, evde, bulundurmayın, uyarısı, yaptı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en zararlı besini! 1 lokması bile zehir etkisi yaratıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-zararli-besini-1-lokmasi-bile-zehir-etkisi-yaratiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-zararli-besini-1-lokmasi-bile-zehir-etkisi-yaratiyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı sandığınız bazı yiyecekler, vücudunuza zarar verebilir. İşte masum görünen ancak sağlığınızı tehdit edebilecek gıdalar! ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29d72b54.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, zararlı, besini, lokması, bile, zehir, etkisi, yaratıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Soğanlarda görülen salmonella salatalıklarda da tespit edildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/soganlarda-goerulen-salmonella-salataliklarda-da-tespit-edildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/soganlarda-goerulen-salmonella-salataliklarda-da-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Meksika&#039;nın Sonora eyaletinden gelen salatalıklar nedeniyle 68 kişi Salmonella bakterisiyle enfekte oldu, 18 kişi hastaneye kaldırıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29e3288f.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Soğanlarda, görülen, salmonella, salatalıklarda, tespit, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Market raflarındaki en pahalı peynirde hile çıktı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/market-raflarindaki-en-pahali-peynirde-hile-cikti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/market-raflarindaki-en-pahali-peynirde-hile-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, Napoli Antica markasına ait tam yağlı mozzarella peynirinde manda sütü yerine inek sütü kullanıldığını tespit etti. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29cc023a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Market, raflarındaki, pahalı, peynirde, hile, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tarım Bakanlığı sahte gıda üretenleri açıkladı: İşte yeni liste</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/tarim-bakanligi-sahte-gida-uretenleri-acikladi-iste-yeni-liste</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/tarim-bakanligi-sahte-gida-uretenleri-acikladi-iste-yeni-liste</guid>
<description><![CDATA[ Tarım Bakanlığı sahte gıda listesine yeni firmalar ekledi. Kebapçılarda kırmızı et yerine kanatlı et ve sakatat kullanımı tespiti detayları haberimizde. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29bf0a10.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Tarım, Bakanlığı, sahte, gıda, üretenleri, açıkladı:, İşte, yeni, liste</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gıda denetimlerinde şok domuz eti sonuçları!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gida-denetimlerinde-sok-domuz-eti-sonuclari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gida-denetimlerinde-sok-domuz-eti-sonuclari</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı’nın denetimlerinde domuz eti skandalı ortaya çıktı. Köfteci Yusuf dahil 4 firmada hileli ürünler tespit edildi. Detaylar haberimizde. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29a87389.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Gıda, denetimlerinde, şok, domuz, eti, sonuçları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bakanlık ifşa etti: İşte içinde &amp;apos;gıda boyası&amp;apos; çıkan çay markaları</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bakanlik-ifsa-etti-iste-icinde-gida-boyasi-cikan-cay-markalari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bakanlik-ifsa-etti-iste-icinde-gida-boyasi-cikan-cay-markalari</guid>
<description><![CDATA[ Tarım Bakanlığı&#039;nın ifşa listesine göre baharat, et ve salçalarda kullanılan bazı yasaklı gıda boyaları çayda da tespit edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29b44b75.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bakanlık, ifşa, etti:, İşte, içinde, gıda, boyası, çıkan, çay, markaları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahve içenlerin vücudunda 8 kat fazla var</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kahve-icenlerin-vucudunda-8-kat-fazla-var</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kahve-icenlerin-vucudunda-8-kat-fazla-var</guid>
<description><![CDATA[ İtalya&#039;nın Trento Üniversitesi’nin 54 binden fazla kişiyle yaptığı araştırma, kahvenin bağırsak mikrobiyomunda önemli farklılıklar oluşturduğunu gösterdi.

0 ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa299d118a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kahve, içenlerin, vücudunda, kat, fazla, var</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar uyardı: Kahve içenlerin vücudunda 8 kat daha fazla var</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyardi-kahve-icenlerin-vucudunda-8-kat-daha-fazla-var</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyardi-kahve-icenlerin-vucudunda-8-kat-daha-fazla-var</guid>
<description><![CDATA[ İtalya&#039;da yapılan bir araştırma, kahvenin bağırsak mikrobiyomuna etkilerini ortaya çıkardı. İşte uzmanlardan gelen o uyarı... ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29867dae.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, uyardı:, Kahve, içenlerin, vücudunda, kat, daha, fazla, var</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Her gün içtiğiniz su, akciğer ve kolon kanserine neden olabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/her-gun-ictiginiz-su-akciger-ve-kolon-kanserine-neden-olabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/her-gun-ictiginiz-su-akciger-ve-kolon-kanserine-neden-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanlarının araştırmasına göre, plastik şişeler nedeniyle içtiğimiz suya karışan mikroplastikler kansere neden olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa29927e28.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Her, gün, içtiğiniz, su, akciğer, kolon, kanserine, neden, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Vatandaşa en çok at ve eşek eti yediren 5 şehir paylaşıldı!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/vatandasa-en-cok-at-ve-esek-eti-yediren-5-sehir-paylasildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/vatandasa-en-cok-at-ve-esek-eti-yediren-5-sehir-paylasildi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, Adana ve Sakarya başta olmak üzere birçok ilde at ve eşek eti skandalını ortaya çıkardı. İşte detaylar ve Bakanlığın uyarıları! ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202412/image_870x580_676aa297940b9.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Vatandaşa, çok, eşek, eti, yediren, şehir, paylaşıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bağışıklık sisteminizi güçlendirin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bagisiklik-sisteminizi-guclendirin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bagisiklik-sisteminizi-guclendirin</guid>
<description><![CDATA[ Bağışıklık sisteminizi güçlendirin ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/01/bagisiklik-sistemi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bağışıklık, sisteminizi, güçlendirin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ödem attıran beslenme önerileri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/odem-attiran-beslenme-oenerileri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/odem-attiran-beslenme-oenerileri</guid>
<description><![CDATA[ Ödem attıran beslenme önerileri ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/01/pexels-photo-1640777.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Ödem, attıran, beslenme, önerileri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Metabolizmayı hızlandırma önerileri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/metabolizmayi-hizlandirma-oenerileri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/metabolizmayi-hizlandirma-oenerileri</guid>
<description><![CDATA[ Metabolizmayı hızlandırma önerileri ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/02/eda_aygan_img.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Metabolizmayı, hızlandırma, önerileri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Akdeniz diyeti rehberi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/akdeniz-diyeti-rehberi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/akdeniz-diyeti-rehberi</guid>
<description><![CDATA[ Akdeniz diyeti rehberi ]]></description>
<enclosure url="http://www.yeniarayis.com/images/haberler/2024/02/eda_aygan_img.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:00:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Akdeniz, diyeti, rehberi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Böbreğindeki 4 santimetrelik kitleden 4 saatlik ameliyatla kurtuldu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/boebregindeki-4-santimetrelik-kitleden-4-saatlik-ameliyatla-kurtuldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/boebregindeki-4-santimetrelik-kitleden-4-saatlik-ameliyatla-kurtuldu</guid>
<description><![CDATA[ - Üroloji uzmanı Doç. Dr. Kasım Ertaş:
- &quot;Özellikle ailesinde böbrek kanseri hikayesi olanların mutlaka düzenli kontrole gitmelerini tavsiye ediyoruz. Görüntüleme yöntemlerinin gelişmesiyle erken evrede tanı konulabiliyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/11/agency/aa/bobregindeki-4-santimetrelik-kitleden-4-saatlik-ameliyatla-kurtuldu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:41:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Böbreğindeki, santimetrelik, kitleden, saatlik, ameliyatla, kurtuldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp;apos;de organ bağışına dikkati çekmek için bisiklet turu düzenlendi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/izmirde-organ-bagisina-dikkati-cekmek-icin-bisiklet-turu-duzenlendi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/izmirde-organ-bagisina-dikkati-cekmek-icin-bisiklet-turu-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ İZMİR (AA) - İzmir&#039;de Organ Bağışı Haftası etkinlikleri kapsamında bisiklet turu gerçekleştirildi.

İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen bisiklet turu için sağlık çalışanları ve bisikletseverler Karşıyaka ilçesindeki bir alışveriş merkezinde buluştu.

Tur öncesi katılımcılara organ bağışı hakkında bilgi verildi.

İzmir İl Sağlık Müdürü Burak Öztop, yaptığı konuşmada, bu yıl sekizincisi yapılan etkinliğin organ bağışına dikkati çekmeyi amaçladığını söyledi.

Herkesin bir gün organ bağışı bekleyenler arasında olabileceğini ifade eden Öztop, İzmir&#039;de bu yıl beyin ölümü gerçekleşen 115 kişiden 31&#039;inin ailesinin organ bağışını kabul ettiğini, bu sayının yeterli olmadığını belirtti.

Öztop, kentte 2013 yılından bu yana toplam 96 binin üzerinde organ bağışı yapıldığını aktararak, &quot;Bu sayı Türkiye&#039;deki en iyi rakamlardan biri ama yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Bu sayısı daha yukarıya çekmek istiyoruz.&quot; dedi.

Tura katılan 59 yaşındaki diş hekimi Sami Duman ise &quot;Organ nakli çok önemli ve gerekli. Organ bağışında bulunmuştum ama bilgilerimi güncellemek anlamında yeniden formu doldurdum. Yaygınlaşması önemli. İnsanlar başına gelince bunun değerini daha iyi anlıyor.&quot; ifadelerini kullandı.

Öztop&#039;un da aralarında bulunduğu bisikletliler, konuşmaların ardından Alsancak Gündoğdu Meydanı&#039;na pedal çevirdi. Tura katılanlar, güzergah boyunca çevredekilerin alkış ve kornalı desteğini aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/11/agency/aa/izmirde-organ-bagisina-dikkati-cekmek-icin-bisiklet-turu-duzenlendi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:41:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmirde, organ, bağışına, dikkati, çekmek, için, bisiklet, turu, düzenlendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yılda 65 bin çocuğa lösemi tanısı konuldu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yilda-65-bin-cocuga-loesemi-tanisi-konuldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yilda-65-bin-cocuga-loesemi-tanisi-konuldu</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Ali Fettah, genellikle 2 ila 5 yaş arasındaki çocuklarda lösemi tanısının sıklıkla görüldüğünü söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/11/ege-alp-losemi-aa-1890012.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:41:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yılda, bin, çocuğa, lösemi, tanısı, konuldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sigara içenlerde akciğer kanseri görülme riski 30 kat daha fazla</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sigara-icenlerde-akciger-kanseri-goerulme-riski-30-kat-daha-fazla</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sigara-icenlerde-akciger-kanseri-goerulme-riski-30-kat-daha-fazla</guid>
<description><![CDATA[ - İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Demirci: 
- &quot;Sigara içen bireylerde akciğer kanseri görülme riski, diğer bireylere göre 30 kata varan bir oranda fazla. Her 4 akciğer kanserinin 3&#039;ü sigara ile ilişkili&quot; 
- Onkoloji Diyetisyeni Doç. Dr. Dilşat Baş: 
- &quot;Sigara içen sağlıklı bireylerde A vitamini ve beta karoten takviyeleri akciğer kanseri riskini artıran bir etki yaratıyor. Bu nedenle özellikle sigara içenlerin kontrolsüz vitamin ve mineral kullanımına karşı dikkatli olması gerekiyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/10/agency/aa/sigara-icenlerde-akciger-kanseri-gorulme-riski-30-kat-daha-fazla.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:41:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sigara, içenlerde, akciğer, kanseri, görülme, riski, kat, daha, fazla</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hıçkırık Nedir? Belirtileri ve Çözüm Yolları</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hickirik-nedir-belirtileri-ve-coezum-yollari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hickirik-nedir-belirtileri-ve-coezum-yollari</guid>
<description><![CDATA[ Hıçkırık, solunum kaslarının, özellikle diyaframın, ritmik kasılmaları sonucunda meydana gelir. Bu kasılmalar, ani ve hızlı bir nefes alma ile sonuçlanır ve ses tellerinin kapanmasıyla &quot;hıçk&quot; sesi oluşturur. Hıçkırık, sıklıkla dakikada 4-60 kez tekrarlayabilir. Hıçkırıklar, süresine göre üç kategoriye ayrılır: akut hıçkırık (48 saatten kısa), inatçı hıçkırık (2-30 gün arası) ve dayanılmaz hıçkırık (bir aydan uzun).

Hıçkırık Neden Olur?

Hıçkırığın başlıca nedenleri arasında şunlar bulunur:


 Hızlı yemek yeme
 Hazımsızlık
 Heyecan veya stres
 Alkol ve sigara tüketimi
 Gazlı içecekler
 Hava yutma


Ayrıca, akciğerlerin rahatsız edici kokularla uyarılması, tümörler ve diyaframın uyarılması da hıçkırığa yol açabilir.

Hıçkırık Nasıl Geçer?

Hıçkırığı geçirebilecek bazı yöntemler şunlardır:


 10-20 saniye nefes tutmak
 Dizleri göğüse çekip öne eğilmek
 Buzlu su içmek veya buz emmek
 Limon ısırmak veya limon suyu sıkmak
 Dile bir damla sirke damlatmak
 Suyu bardağın uzak tarafından içmek
 Valsava manevrası yapmak (ağzı kapatıp burun sıkıştırarak nefes vermek)
 Toz şeker yutmak
 Su ile gargara yapmak


Hıçkırık ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Hıçkırık nasıl oluşur?
Beyin, diyaframa hareket etmesi için sinyal verir. Bu istemsiz kas kasılması, havanın boğaza geçişine neden olur ve ses tellerinin aniden kapanmasıyla &quot;hık&quot; sesi yaratır.

Hıçkırık en fazla ne kadar sürer?
Genellikle dakikalar içinde kendiliğinden geçer. Ancak bazı durumlarda uzun süre devam edebilir. Tarihteki en uzun hıçkırık, 68 yıl boyunca devam eden Amerikalı Charles Osborne’a aittir.

Hıçkırığın faydası var mı?
Yapılan araştırmalarda hıçkırığın bilinen bir faydası yoktur.

Hıçkırık hangi hastalığın belirtisi olabilir?
Reflü hastalığı ve mide fıtığı, hıçkırığın en yaygın nedenlerindendir. Nörolojik hastalıklar da hıçkırıkla ilişkilendirilebilir.

 

  ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/10/hickirik-nedir.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:41:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hıçkırık, Nedir, Belirtileri, Çözüm, Yolları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hava Kirliliği ve Beyin Sağlığını tehdit ediyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hava-kirliligi-ve-beyin-sagligini-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hava-kirliligi-ve-beyin-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;deki Francis Crick Enstitüsü, hava kirliliğinin beyin sağlığı üzerindeki etkilerini araştırmak için &quot;Rapid&quot; adlı yeni bir projeye başlıyor. Bu proje, özellikle bunama ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların tetikleyicisi olarak hava kirliliğinin rolünü incelemeyi hedefliyor. Çalışma, hava kirliliğinin beyin sağlığını nasıl etkilediğini anlamak ve bu hastalıkların ilerlemesini durduracak yeni tedavi yöntemleri geliştirmek için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Hava Kirliliği ve Demans İlişkisi

Son yıllarda yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin sadece solunum ve kalp hastalıklarına değil, aynı zamanda beyin sağlığına da ciddi zararlar verdiğini ortaya koydu. Özellikle partikül madde 2.5 (PM2.5) olarak bilinen, havadaki küçük katı ve sıvı parçacıkların beyin dokusuna nüfuz edebildiği ve bunamayı tetikleyebileceği düşünülüyor. Bu parçacıklar, fabrika emisyonlarından, araç egzozlarından, toz, polen ve hatta orman yangınlarından kaynaklanıyor. Bilim insanları, bu partiküllerin solunduktan sonra beyine ulaşabileceğini ve nörolojik bozulmalara yol açabileceğini belirtiyor.

Rapid Projesi: Demansla Mücadelede Yeni Umut

Rapid projesi, hava kirliliği ile beyin hastalıkları arasındaki bağlantıları çözmeyi amaçlıyor. Race Against Dementia adlı yardım kuruluşu tarafından desteklenen bu proje, bilim insanlarına Alzheimer gibi hastalıkların ilerlemesini yavaşlatacak yeni ilaçların geliştirilmesinde yardımcı olmayı hedefliyor. Proje liderlerinden Prof. Charles Swanton, hava kirliliğinin genellikle bunama ile ilişkilendirilmediğini, ancak son bulguların bu parçacıkların beyin üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu gösterdiğini belirtti.

Bilim insanları, hava kirliliğinin bunamayı tetiklemek için üç farklı yol izleyebileceğini öne sürüyor: Birincisi, bu küçük partiküllerin beyindeki proteinlerin anormal bir şekilde bir araya gelmesini hızlandırması, bu da Alzheimer gibi hastalıklara neden olabiliyor. İkincisi, beynin temizleme sisteminin engellenmesi ve hastalık yapan proteinlerin birikmesi. Üçüncüsü ise, beyin iltihabının artması olarak değerlendiriliyor.

Beyin Sağlığını Korumak İçin Hava Kirliliğine Karşı Mücadele

Crick Enstitüsü ve University College London bünyesindeki Nörodejenerasyon Biyolojisi Laboratuvarı&#039;ndan Dr. Sonia Gandhi, bu mekanizmaların daha iyi anlaşılmasının, hava kirliliğine karşı koruyucu tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak sağlayacağını vurguladı. Hava kirliliğinin beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için alınacak önlemler, nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde büyük bir adım olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/10/1744397.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:41:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hava, Kirliliği, Beyin, Sağlığını, tehdit, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İlaç takibine yapay zeka destekli &amp;quot;e&amp;Denetim&amp;quot; geliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ilac-takibine-yapay-zeka-destekli-e-denetim-geliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ilac-takibine-yapay-zeka-destekli-e-denetim-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), ilaçlar, tıbbi cihazlar, özel tıbbi amaçlı gıdalar, biyosidal ve kozmetik ürünlerin takibine ilişkin yapay zeka destekli elektronik denetim (e-Denetim) sistemini hayata geçirecek. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/10/ispanya-ilac-aa-1989546jpg44.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:41:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İlaç, takibine, yapay, zeka, destekli, e-Denetim, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı &amp;quot;normal doğum&amp;quot;u teşvik edecek</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-normal-dogumu-tesvik-edecek</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-normal-dogumu-tesvik-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, tıbben gerekli olmayan sezaryenlerin azaltılması için &quot;Normal Doğum Eylem Planı&quot; hazırladı. Buna göre kamu, üniversite ve özel hastanelerin tümüne &quot;Gebe Okulu&quot; kurma zorunluluğu getirilecek, ebelerin görev ve yetkileri genişletilecek, sezaryen ameliyatlara yönelik denetim ve takip çalışmaları yapılacak. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/10/bebek-dogumu-dha-1515595000.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:41:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığı, normal, doğumu, teşvik, edecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türk Toraks Derneğinden sağlığın korunması için &amp;quot;aşı&amp;quot; önerisi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turk-toraks-derneginden-sagligin-korunmasi-icin-asi-oenerisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turk-toraks-derneginden-sagligin-korunmasi-icin-asi-oenerisi</guid>
<description><![CDATA[ Türk Toraks Derneğince aşıların her yıl milyonlarca hayat kurtardığı belirtilerek, 65 yaş ve üzeri kişiler ve kronik hastalıkları olan bireyler başta olmak üzere risk gruplarında grip ve zatürre aşılarının yapılması tavsiye edildi.Türk Toraks Derneği (TTD) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cantürk Taşçı, 24-30 Nisan Dünya Bağışıklama Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, bağışıklamanın, meslek nedeniyle ya da kronik hastalıklar gibi risk altındaki kişiler için koruma sağladığını ifade etti.  Bağışıklamanın, kişileri koruduğu gibi hastalıkların yayılmasını önleyerek aşılanmamış kişilerin de korunmasını sağladığı için büyük önem taşıdığını vurgulayan Taşçı, her yıl nisan ayının son haftasında kutlanan &quot;Dünya Bağışıklama Haftası&quot;nın bu yılki hedefinin daha fazla insanın ve toplulukların aşıyla önlenebilir hastalıklardan korunması olduğunu kaydetti.  Derneğin Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Sekreteri Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen de en ucuz ve en etkili halk sağlığı müdahalelerinden birinin aşılar olduğuna işaret etti.  Aşıların her yıl milyonlarca hayat kurtardığına dikkati çeken Demirdöğen, şu bilgileri verdi:  &quot;Başta 65 yaş ve üzeri kişiler ile kronik hastalıkları olan bireyler olmak üzere risk gruplarında grip ve zatürre aşılarının yapılması önem arz etmektedir. Kovid pandemisi boyunca da tüm dünyada 14 milyar doz aşılama yapılmış ve ciddi hastalığı önlediği bilimsel olarak gösterilmiştir.  Erişkin dönemde riskli gruplara yapılması önerilen diğer aşılar arasında difteri, tetanoz, boğmaca, hepatit A ve hepatit B, suçiçeği, zona, meningokok aşısı ve HPV aşısı yer almaktadır.&quot;  Her çocuk ve her erişkinin kendisini hastalıklara, sakatlıklara ve ölüme karşı koruyabilecek hayat kurtarıcı aşılara erişmeyi hak ettiği değerlendirmesinde bulunan Demirdöğen, çocuk ve erişkin bağışıklama programlarının hayati önem taşıdığının altını çizdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZdpvO1o9uU-ZmAKrtYxVFg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Türk, Toraks, Derneğinden, sağlığın, korunması, için, aşı, önerisi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türk Sağlık&amp;amp;amp;Sen: İdari izin zulme dönüşmesin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turk-sagliksen-idari-izin-zulme-doenusmesin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turk-sagliksen-idari-izin-zulme-doenusmesin</guid>
<description><![CDATA[ Türk Sağlık Sen Kocaeli Şube Başkanı Ömer Çeker, 26 Haziran Pazartesi günü tam gün, 27 Haziran  Salı günü yarım gün kamu çalışanlarının idari izinli sayılması nedeniyle görevi başında olan sağlık çalışanları mağdurda edilmeyerek hak ettikleri ücretlerin ödenmesi gerektiğine vurgu yaparak, &quot;11 Mayıs’ta kamu işverenin açıkladığı &#039;En düşük memur maaşını 22 bin TL’ye çıkaracağız&#039; rakamı da revize edilmelidir&quot; çağrısında bulundu.KOCAELİ (İGFA) - Türk Sağlık Sen Kocaeli Şube Başkanı Ömer Çeker SBU Darca Farabi  Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Karamürsel Devlet Hastanesi, Kandıra Kazım Dinç Devlet Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarını ziyaret etti.

Çeker, ziyarette sağlık sektöründe yaşanan gelişmeler hakkında çalışanlar bilgilendirdi. Çeker, ziyaret sonrası Bayram nedeniyle sağlık çalışanlarının idari izinleri ve temmuz zammı hakkında açıklamalarda bulundu.

İDARİ İZİN ZULME DÖNÜŞMESİN!

Şube Başkanı Çeker, yapmış olduğu açıklamada, &quot;İdari izinde sağlık çalışanlarının mağdur edilmemesi için Bakanlığa sendikamız başvuru yaptı.Kurban Bayramı nedeniyle 26 Haziran Pazartesi günü tam gün, 27 Haziran Salı günü ise yarım gün idari izin süreleri ile ilgili olarak görevi başında olan sağlık personellerinin ekonomik olarak mağdur edilmemesi için Türk Sağlık Sen Genel Merkezimiz tarafından Sağlık Bakanlığı’na bir başvuru yapılmıştır. Yapılan başvuruda, Kurban Bayramı nedeniyle idari izinli olunan günlerde nöbet görevi ifa eden personellerin nöbet ücretine esas haftalık çalışma sürelerinden idari izinli olunan sürelerin düşürülerek hesaplama yapılması istenmiştir. İdari izinli olunan günlerde çalışmayan personeller açısından da 2023 yılı Haziran ayı aylık çalışma süresi belirlenirken idari izin günlerinin çalışılması gereken süre içerisinde değerlendirilmemesi istenerek 13 saat daha düşülmek suretiyle fiilen bu sürelerin çalışılmış gibi kabul edilmesi talep edilmiştir. Konuyu titizlikle takip edeceğiz&quot; dedi.

Diğer bir konuda sağlık çalışanları ağır iş yükü altında fedakarca görev yapmalarına rağmen almış oldukları maaşları ve nöbet ücretlerinin düşük olduğuna vurgu yapan Çeker, &quot;Türk Sağlık-Sen olarak sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ücretlerinin düşüklüğünü ve kamu çalışanlarının maaşlarının  ekonomik şartlarının oldukça gerisinde kaldığını uzun zamandır dile getiriyoruz.Ek zam ve refah payı uygulamaların kamu çalışanlarının maaşlarının erimesini önlemesi adına hayata geçirilmesini de mutlak bir zaruret olarak görüyoruz. Yaşanan mağduriyetin tek sebebi 6 dönemdir toplu sözleşme masasında sağlık çalışanları ile Kamu çalışanlarını yok sayan ve görmeyen enflasyonun altında yüzdelik zamlara imza atan Malum Sen (Sarı Sendika) dır. Enflasyonun hızına sağlık çalışanlarının maaşı yetişemez iken temel gıda maddeleri enflasyonla yarış halindedir. Bu yarışa yetkili ama etkisiz sarı sendika yüzde 8 Ocakzammı ve yüzde 15 enflasyon zammı toplamda yüzde 25 zammı ayakta alkışlamıştır&quot; diye konuştu.

Çeker,  Temmuz’da en düşük dereceli memur maaşının 22 bin TL’ye yükseltileceğini ifade edildiğini anımsatarak, &quot;Yapılacak düzenlemenin tüm kamu çalışanlarını memnun edecek bir düzeyde olması,  maaşları kısa süre içerisinde yoksulluk sınırının üzerine taşıyacak bir süreci başlatması şarttır. 11 mayıs’ta açıklanan “en düşük memur maaşını 22 bin tl’yeçıkaçak” açıklaması yaşanan yüksek enflasyon karşısında güncellenmesi gerekmektedir&quot; dedi.

Çeker, kamuda nitelikli hizmetin sunucusu olan kamu çalışanlarının elbette ki ücret skalasında hak ettikleri yeri mutlaka almaları gerektiğini savunduklarını söyledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/26062023010310_89395033bfa51159925e711648c6424e.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Türk, Sağlık&amp;ampSen:, İdari, izin, zulme, dönüşmesin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Nihal Candan&amp;apos;ın hastalığı anoreksiya nedir? İşte anoreksiya belirtileri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/nihal-candanin-hastaligi-anoreksiya-nedir-iste-anoreksiya-belirtileri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/nihal-candanin-hastaligi-anoreksiya-nedir-iste-anoreksiya-belirtileri</guid>
<description><![CDATA[ Fenomen kardeşlerden Nihal Candan, cezaevinde anoreksiya hastalığına yakalandı, 37 kiloya kadar düştü. Durumunun kötüye gitmesi üzerine tedavisine cezaevinde devam edilemeyeceği yönünde rapor verilen Nihal Candan, tahliye edildi. Basında geniş yankı bulan haber ardından anoreksiya ile ilgili araştırmalar başladı. Peki, Nihal Candan&#039;ın hastalığı anoreksiya nedir? İşte anoreksiya belirtileri...Halk arasında &quot;manken hastalığı&quot; olarak bilinen ve &quot;sıfır beden&quot; olma isteğiyle gelişen anoreksiya nervoza, özellikle genç kızları tehdit ediyor.Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkin çağında başlar. Çok genel olarak denebilir ki, aşırı zayıflama tutkunu her bireyde oluşabilir.  Bu durum genellikle kişinin çok şişmanladığı kanısı ile mübalağalı bir şekilde rejim uygulaması ile başlar, önceleri kontrol edilebilen iştah bir süre sonra yok olur ve zayıflama normal ölçüleri aşar. Çağın hastalığı olarak adlandırılan yeme bozukluğu sendromu olan anoreksiya nervoza, sadece genç kızlarda değil, genç erkeklerde de görülüyor. Tedavisi zor olan vakalarda hayatî tehlike söz konusudur.  Ayrıca anoreksiya yoğun psikolojik sorun yaşayanlarda da görülebilir. Diyet yapma, kilo verme takıntısı olmayan insanlarda dahi çok problemli bir hayat yaşama evrelerinde yeme bozukluğu söz konusudur. Ailevî, okul, iş veya duygusal konularda çöküntü yaşayanlar yemek yemeyi reddeder, zorla yediği takdirde çıkarır. Sonuç olarak kısa vadede çok kilo kaybetme söz konusudur ve bu hastalığın bütün etkilerini yaşarlar. Sorunların çözülmesiyle birlikte yeme sorunları da ortadan kalkar; ancak bu evre içerisinde ciddi ve kalıcı fizyolojik sorunlar yaşayabilirler.ANOREKSİYA BELİRTİLERİ NELER?Aneroksiya nervoza hastalığının belirtileri fiziksel değişikliklerle birlikte anlaşılır. Kilo almaktan aşırı korkan bireyler, zayıf olmalarına rağmen çok sınırlı bir diyet yapar.  Herhangi bir hastalık belirtisi olmamasına rağmen ciddi oranda kilo kaybı, sürekli tartılmak, bol kıyafetler giyerek zayıflığını saklama, asla yeterince ince olduğuna inanmamak ve kilosu hakkında sürekli endişeye sahip olmak anoreksiya nervozanın belirtileri arasındadır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CMe1KBe9n0aIwN4YTHuudQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Nihal, Candanın, hastalığı, anoreksiya, nedir, İşte, anoreksiya, belirtileri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlıklı bir Ramazan için mutlaka sahura kalkılmalı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglikli-bir-ramazan-icin-mutlaka-sahura-kalkilmali</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglikli-bir-ramazan-icin-mutlaka-sahura-kalkilmali</guid>
<description><![CDATA[ Oruç tutan kişilerin sahura kalkmalarının önemine işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sahurda özellikle protein alımının gerekliliğine dikkat çekti. Sahurda yumurta, peynir, yeşillik ve tam tahıllı ekmek tüketilmesini tavsiye eden Örkçü, sahura kalkılmaması halinde 16 saatlik açlık süresinin uzayabileceğini ve kan şekerinin düşebileceği uyarısında bulundu.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, Ramazan’da oruç tutan kişilerin doğru ve dengeli beslenmesine ilişkin önerilerde bulundu.

Vücudun protein, yağ ve karbonhidrat ihtiyacı karşılanmalı

Vücudun temelde protein, yağ ve karbonhidrat üzerine çalıştığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, “Bu noktada sağlam bir protein, yağ ve karbonhidrat kaynağına ihtiyaç var. Ekmek ve makarna gibi yiyecekler karbonhidrat ihtiyacını karşılamak üzere tüketilen yiyeceklerdir. Sahurda beyaz ekmek ve pide yerine tam tahıllı bir ekmek tercih etmek bile karbonhidrat kaynağımızı sağlıklı seçtiğimizi gösterir. Yumurta konusunda zorluk yaşanıyorsa sahur öğününde mutlaka bir peynir çeşit olması gerekiyor. Sağlıklı bir yağ kaynağı olarak zeytin tüketilebilir. Yumurta da sahur sofrasında mutlaka olmalı. Mutlaka yeşillik hatta meyve bile sahur tabağında ihmal edilmemeli. Süt ve yoğurdun da aynı şekilde tüketilmesine özen gösterilmeli. Böylece sağlıklı bir sahur öğünü planlamış olunacaktır. Aslında kahvaltı öğünü sahura taşınmış olmalı.” dedi.

Mutlaka sahur yapılmalı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sabahları çoğu insanın aç uyandığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: 

“İnsanlar 3-4 arası sahuru yaptıktan sonra uyuyorlar.  Uyanıp güne başlayınca da aç başlıyorlar. Böyle bir durumda mide erken boşalıyor. Bu yüzden doğru besinleri tercih etmesi gerekiyor. Daha çok yağlı kızartmalar, önceki günden kalan yiyecekler ve makarna ile sahur yapılınca güne biraz daha aç başlanabiliyor. ‘Ben sahur yapmadan tutuyorum, hiç kalkamıyorum’ diyen insanlar da ikiye ayrılıyor. Uykuya yenik düşenler kalkmakta biraz zorluk çekiyorlar. İftarlarını yaptıktan sonra gece 12-1’e kadar sabredip az miktarda yiyerek uyuyanlar da var, sahura kalkıp bir bardak su içerek uyuyanlar da var. Bu durum 16 saatlik açlık süresini uzatıyor, hatta tek bir öğün ile beslendikleri için 20-24 saati bulabiliyor. Çok fazla uzayan açlık süresinde kan şekeri düşebiliyor. Normal sıhhatli bir insan dahi olsa aşırı kan şekeri düşüşlerinden dolayı gün içerisinde rahatsızlık yaşanabiliyor. Bu sebepten dolayı da mutlaka sahura yapılması gerekiyor.”

16-17 saatlik açlık hipoglisemiye yol açabiliyor

Sağlık sorunu olmayan bir birey normal bir şekilde insülin salgılarken diyabet hastalarında insülinin yeterli salgılanmadığını veya tam tersi şekilde çok fazla salgılandığını ifade eden Örkçü, “16-17 saatlik açlık süresinde insülin düşüklüğünden dolayı hipoglisemiye girebiliyorlar. Hipoglisemi atakları beraberinde titremeye ve acil servise gitmeyi gerektirecek vakalara neden olabiliyor. Tam tersine iftar sonrasında artan insülin ile beraber insanlar şekerlerinde ani çıkışlar olabiliyor. Vücuttaki sistemlerin bozulmasına yol açtıkları için diyabet hastalarının hangi tip olduklarını bilmeleri gerekiyor. Hekimlerine tutmalarının doğruluğunu danışmalarında fayda var. Günde 3 doz insülin alanların oruç tutmaları sağlıklı görünmüyor” diye konuştu. 

Böbrek yetmezliği olanlar hekime başvurmalı

Böbrek yetmezliği olan bireylerin ilgili alandaki bir hekime mutlaka başvurmaları gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, “Bu sıvı ve böbreklerden emilen mineral, vitamin süzülmesinden kaynaklı bir sıkıntı olabiliyor. Vücut çok fazla susuz kalabiliyor. Böbrek rahatsızlıklarının da böyle bir durumda vücuttan atılan sıvı elektronik dengesi bozulacağı için aslında oruç tutmaları çok da doğru olmayacaktır. Maneviyatı yaşamak adına belki çok niyet ediyorlar. Bunları gerekçe olarak kendilerinde görmüyorlar ancak bir yandan da sağlıklarını bozuluyor” dedi.

İkiden fazla ilaç kullanmayanlar oruç tutabilir

Orucun sıhhatli olduğunu ifade eden Örkçü, “Günlük kalori miktarını alınırsa, bir sağlık problemi yoksa veya günde 1-2 ilaçtan fazla kullanma ihtiyacı olmayan sağlıklı yaşlı bireylerin de oruç tutmalarında bir sakınca görülmüyor” diye konuştu.  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/05042023211047_5352efc2bb130a828c1507f4445eee97.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlıklı, bir, Ramazan, için, mutlaka, sahura, kalkılmalı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Deprem bölgesinde olanlar dikkat! Bulaşıcı hastalıklarda ilk dalga ortaya çıkabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/deprem-boelgesinde-olanlar-dikkat-bulasici-hastaliklarda-ilk-dalga-ortaya-cikabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/deprem-boelgesinde-olanlar-dikkat-bulasici-hastaliklarda-ilk-dalga-ortaya-cikabilir</guid>
<description><![CDATA[ Kahramanmaraş depremleri sonrasında arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları devam ederken deprem bölgesinde enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele de gündeme geldi.İSTANBUL (İGFA) - Deprem sonrasındaki 4 ile 30’uncu günler arasında bulaşıcı hastalıkların ilk dalgasının ortaya çıkabileceği dönem olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu dönemde gıda kaynaklı ve/veya su kaynaklı enfeksiyonlar veya damlacık yoluyla bulaşan enfeksiyonlar görülebilmektedir” uyarısında bulundu. El yıkama ve hijyene önem verilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Mamçu, içme suyu olarak kapalı paket su yoksa suyun kaynatılarak tüketilmesini tavsiye etti.

4 İLE 30’UNCU GÜN ARASINDA İLK DALGA ORTAYA ÇIKABİLİR

Deprem sonrası 4 ile 30’uncu günler arasında bulaşıcı hastalıkların ilk dalgasının ortaya çıkabileceği dönem olduğunu belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu dönemde gıda kaynaklı ve/veya su kaynaklı enfeksiyonlar veya damlacık yoluyla bulaşan enfeksiyonlar görülebilmektedir. 30’uncu günden sonra kuluçka süresi daha uzun olan enfeksiyon hastalıklarının veya kişilerde eskiden bulunan enfeksiyonların tekrar ortaya çıkması görülebilir” diye konuştu.

EN SIK SU VE YİYECEK KAYNAKLI HASTALIKLAR GÖRÜLEBİLİR

Doğal afetlerden sonra afetzedelerin kaldığı barınma kamplarında en sık su ve yiyecek kaynaklı tifo, paratifo, kolera ve norovirüs gibi ishalli hastalıklar görülebileceğini ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu hastalıklar suyun kirlenmesi, kanalizasyon karışması veya suyun taşınması ve/veya depolanması sırasında kontaminasyonu ile olabilmektedir” dedi.

Bunların yanı sıra sıklıkla fareler olmak üzere kemirgenlerin idrarının bulaştığı su, yiyecek tüketilmesi veya bulaş olmuş toprakla temas sonrasında leptospiroz gelişebildiğini kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, şu uyarılarda bulundu:

“Kanalizasyon veya atık suların içme ve kullanma sularına karışması ile hepatit A ve hepatit E vakaları da görülebilmektedir. Kalabalık ortamlar, havalandırma koşullarının kötü olması, kötü beslenme, kalabalık barınma kampları ve soğuk hava nedeni ile üst solunum yolu enfeksiyonları ve pnömoni (zatürre) görülebilmektedir. Depremzedeler içerisinde aşısız duyarlı kişilerin çok olması durumunda kızamık salgınları görülebilmektedir. Kalabalık ortamlarda hijyen eksikliği, yetersiz su tüketimi ve birbiri yatağında yatma gibi faktörlerin sonunda uyuz gelişebileceği de akılda tutulmalıdır.”

EL YIKAMA VE TEMEL HİJYEN ÖNLEMLERİ ÇOK ÖNEMLİ

Olası hastalıklardan korunmak için alınması gereken tedbirlere de değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “El yıkama ve temel kişisel hijyen önlemlerine uyulması, hastalıkların yayılmasını önler. Eller, yemeklerden veya gıda hazırlamadan önce, tuvalete gittikten veya hapşırık, öksürükten sonra ve görünür kirlenme olması halinde olmak üzere sık aralarla su ve sabunla yıkanmalı, görünür kirlenme yoksa alkol içeren solüsyonlarla 20 sn ovuşturulmalıdır” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/14022023235718_e785914bd33be5cbd814dbe3b96a8823.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Deprem, bölgesinde, olanlar, dikkat, Bulaşıcı, hastalıklarda, ilk, dalga, ortaya, çıkabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Koca: Koronavirüsü artık zihnimizden çıkarma zamanı gelmiştir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-koca-koronavirusu-artik-zihnimizden-cikarma-zamani-gelmistir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-koca-koronavirusu-artik-zihnimizden-cikarma-zamani-gelmistir</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Koca: Koronavirüsü artık zihnimizden çıkarma zamanı gelmiştir ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/18042022221345_527dd3ee0a2ee3a31ab0eb988da424ce.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanı, Koca:, Koronavirüsü, artık, zihnimizden, çıkarma, zamanı, gelmiştir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kanser vakalarında yaş düşüyor... Teknoloji bağımlılığına dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kanser-vakalarinda-yas-dusuyor-teknoloji-bagimliligina-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kanser-vakalarinda-yas-dusuyor-teknoloji-bagimliligina-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/02042024081157_75a39f6cf84ab0236e05c07c7170701a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, vakalarında, yaş, düşüyor..., Teknoloji, bağımlılığına, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Deprem Bölgesindeki Hava Kirliliğine Karşı Uzmanlar Uyardı!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/deprem-boelgesindeki-hava-kirliligine-karsi-uzmanlar-uyardi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/deprem-boelgesindeki-hava-kirliligine-karsi-uzmanlar-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Astım, kuru öksürük, solunum yolu hastalıkları…

Doğu Anadolu fayı üzerindeki 11 ili etkileyen büyük deprem felaketinin ardından gerek enkaz kaldırma çalışmaları gerekse bölgeye elektrik ve doğal gaz verilememesi nedeniyle odun ve kömür yakılması sonucu daha da artan hava kirliliği çok sayıda hastalığa da davetiye çıkarıyor. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özge Soyer, özellikle moloz kaldırma esnasında çevreye yayılan tozlara ve bu tozların yarattığı hava kirliliğine karşı uyardı: “Bilhassa astım hastalarının solunum şikayetlerinde artış olabilir. Kuru öksürük ve nefes darlığı erken dönemde fark edilmeli ve uygun şekilde tedavisi sağlanmalıdır. Enkaz kaldırma çalışmaları su ile ıslatıldıktan sonra yapılmalı ve havadaki toz miktarı azaltılmalıdır. Geçici barınma alanları, hava kirliliğinden etkilenmeyen bölgelere kurulmalıdır. Deprem bölgesinde, bilhassa 2010 yılından önce yapılan binalarda bulunabilen ve kanserojen olan asbeste maruz kalmak uzun vadede risklidir, önlem alınmalıdır. Enkaz alanında eldiven, tulum, tam yüz maskesi ve göz koruyucu kullanılmalıdır.”

Doğu Anadolu fay hattı üzerinde yer alan 11 ilde 40 bini aşkın kişinin yaşamını yitirmesine neden olan deprem felaketinin ardından, bölgede artan hava kirliliği uzmanları harekete geçirdi. On binlerce konutun yıkılmasının ardından ortaya çıkan moloz yığınları ve bu yığınların neden olduğu yoğun inşaat tozları birçok hastalığı da tetiklemesi nedeniyle büyük tehlike taşıyor. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özge Soyer, özellikle moloz kaldırma esnasında çevreye yayılan tozlara ve bu tozların yarattığı hava kirliliğine karşı uyarılarda bulundu. Astım hastalarının solunum şikayetlerinde artış erken dönemde fark edilmeli ve uygun şekilde tedavisi sağlanmalıdır Enkaz kaldırma çalışmaları su ile ıslatıldıktan sonra yapılmalı ve havadaki toz miktarı azaltılmalıdır. Geçici barınma alanları, hava kirliliğinden etkilenmeyen bölgelere kurulmalıdır. Deprem bölgesinde, bilhassa 2010 yılından önce yapılan binalarda bulunabilen ve kanserojen olan asbeste maruz kalmanın uzun vadede riskli olduğunu ve mutlaka önlem alınması gerektiğini belirten Soyer, “Bu bölgelerde özellikle de enkaz kaldırma esnasında eldiven, tulum, tam yüz maskesi ve göz koruyucu kullanılmalıdır.” diye konuştu. 

“Felaket zamanlarında astım krizleri artıyor”

Büyük deprem felaketinin ortaya çıkardığı yıkım nedeniyle oluşan inşaat tozları, mantarlar ve bunların yarattığı hava kirliliğinin bilhassa astım hastaları için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Soyer, deprem döneminde astım ilaçlarına ulaşmanın zor olduğunu ve hastaların ilaçları kullanamazlarsa nefes alma ve öksürük sorunlarının daha da artacağını ifade ederek şunları söyledi: “2011 büyük Japon Depremi sonrasında astımlı çocuklarda, astım krizi geçirme riski 6 kat arttı ve hastaların yaklaşık yarısı ilaçlara ulaşamadı. Bilindiği gibi astım krizleri solunum yolu enfeksiyonları, alerjene veya hava kirliliğine maruz kalınması, hastalığın tedavisi için gerekli olan ilaçların düzenli kullanılmamasına bağlı gelişir. Bu yüzden hava kirliliğinin arttığı dönemlerde acil servise başvuran astım hastalarının sayısı da artar. 2001 yılında Dünya Ticaret Merkezi saldırısında ortaya çıkan toz bulutlarına maruz kalan çocuklarda da astım sıklığının çok daha fazla arttığı rapor edildi.”

“Deprem sonrasında artan hava kirliliği inatçı kuru öksürüklere neden oluyor”

Deprem sonrası dönemde geçici barınma alanlarının kalabalıklığı ve uygun sağlık koşullarının olmaması nedeniyle viral solunum yolu enfeksiyonlarının daha kolay bulaştığını ve astım hastalarında riskin çok daha fazla arttığını vurgulayan Soyer, bilhassa dar alanlarda sigara dumanını solumak astımlılarda öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi şikayetlerin artmasına yol açarken, sadece astımlı hastaların değil daha önce solunum yolu problemi olmayan kişilerin de deprem sonrası ortaya çıkan hava kirliliğinden etkilendiğini ve inatçı kuru öksürüklerin ortaya çıktığını söyledi. Bacası çekmeyen sobaların, uzun süreli açık ocakların yanındaki havaya maruz kalınmasının, karbon monoksit zehirlenmelerine neden olduğunu ifade eden Soyer, “Karbon monoksit gazı renksiz, kokusuz bir gaz olduğundan zehirlenme fark edilmez; ilk belirtileri baş ağrısı, halsizlik, sersemlik, bulantı-kusma ve karın ağrısıdır ve acil sağlık hizmetine başvuru gerektirir. Deprem bölgesindeki enkazlarda bilhassa 2010 yılından önce yapılan binalarda bulunabilen ve kanserojen olan asbeste maruz kalmak uzun vadede risklidir, önlem alınmalıdır. Eldiven, tulum, tam yüz maskesi ve göz koruyucu kullanılmalıdır” dedi.

“Enkaz, ıslatılmadan kaldırılmamalı, oluşabilecek tozun önüne geçilmeli”

Deprem bölgesindeki astım hastalarının özellikle de astımlı çocukların mümkün olan en kısa sürede astım ilaçlarına tekrar erişebilmesinin çok önemli olduğunu söyleyen Soyer, “İç ortamdaki hava kirliliğini azaltmak için sigara içilmemesi, sık havalandırma ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/02032023224512_6603876eb9189673e77dd11391887088.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Deprem, Bölgesindeki, Hava, Kirliliğine, Karşı, Uzmanlar, Uyardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uyku apnesi ehliyete engel mi? DMM&amp;apos;den açıklama geldi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uyku-apnesi-ehliyete-engel-mi-dmmden-aciklama-geldi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uyku-apnesi-ehliyete-engel-mi-dmmden-aciklama-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), &quot;Uyku apnesi tanısı konan kişiler ehliyet alamayacak veya ehliyetlerini yenileyemeyecek&quot; haberleri üzerine, ilgili yönetmelikte güncel değişiklik yapılmadığını bildirdi.DMM&#039;den yapılan açıklamada, sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair usul ve esasların, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik kapsamında belirlendiği vurgulandı.  Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:  &quot;Yürürlükte olan yönetmeliğin 7. maddesi kapsamında, ağır derecede veya orta derecede uyku apnesi olanlar ile birlikte gündüz uyuklama hali tespit edilen kişilerin tedavi görmeden sürücü belgesi alamayacakları, ancak uyku apnesinin kontrol altına alındığı veya tedavi edildiği, doktor heyeti tarafından tespit edilen kişilere sürücü belgesi verilebileceği açıkça belirtilmiştir.Yönetmelikte güncel bir değişiklik söz konusu değildir. Kamuoyunu manipüle etmeye yönelik yapılan paylaşımlara itibar etmeyiniz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pl2lLWyOe0u-0k0eGHEdXQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uyku, apnesi, ehliyete, engel, mi, DMMden, açıklama, geldi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ramazanda kilo vermek isteyenler... İşte örnek beslenme listesi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ramazanda-kilo-vermek-isteyenler-iste-oernek-beslenme-listesi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ramazanda-kilo-vermek-isteyenler-iste-oernek-beslenme-listesi</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan ayında tok kalabilmek kadar, sağlıklı ve dengeli beslenmek çok önemlidir. Uzmanlar sahur ve iftarda kaliteli ve sağlıklı bir beslenme programıyla tok kalmanın mümkün olabildiğini söyledi.İSTANBUL (İGFA) - Ramazan ayında kilo vermeyi engelleyen şey, uzun süre açlık sonrasında öğünlerde fazla kalori almaktır.

Doğru bir diyet uygulayarak Ramazan ayında hem sağlıklı kalıp hem de kilo vermek mümkün olacaktır.

RAMAZAN AYINDA KİLO VERMEK İSTEYENLER İÇİN ÖRNEK BESLENME LİSTESİ;

SAHUR;

Haftada 3 Gün;


     4 Yemek Kaşığı Kadar Yoğurt
     3 Yemek Kaşığı Kadar Yulaf ( Eti- Lifalif)
     3 Adet Hurma / Kuru Kayısı / 1 İnce Dilim Ananas
     10 Tane Çiğ Badem/ Fındık
     1 Çay K. Toz Tarçın Ve Çörekotu


Haftada 4 Gün;


     Açık Şekersiz Çay/ Ihlamur/ Bitki Çayı
     45 Gr Kadar Yarım Yağlı Beyaz Peynir / Lor Peyniri / Yağsız Köy Peyniri
     1 Adet Haşlanmış Yumurta/ Menemen/ Omlet
     2 Adet Ceviz
     5 Adet Zeytin
     2 Adet Hurma
     Domates- Salatalık- Dereotu- Maydanoz- Yeşillikler
     3 Bardak Su!


İFTAR 1;


     1 Bardak Su
     1 Yemek Kaşığı Kuru Üzüm
     30 Gr Kadar Lor Peyniri Üzerine 1 Çay Kaşığı Zeytinyağı
     1 Kase Ezogelin Çorbası


15 Dk Ara Verilmeli;

İFTAR 2;


     120 Gr Kadar Et- Tavuk- Balık- Köfte- Izgara- Fırında- Haşlama
     Mevsim Salata (Nar Ekşisi Ve Mısır Yok)
     4 Yemek Kaşığı Kadar Sebze Yemeği (Etsiz Ve Susuz)
     1 Bardak Maden Suyu


Veya


     80 Gr Kadar Ton Balıklı Ve 45 Gr Beyaz Peynirli Bol Yeşillikli Mevsim Salata
     1 İnce Dilim Tam Buğday Ekmeği / 1/8 Dilim Pide Ekmeği
     1 Bardak Maden Suyu


Veya


     8 Yemek Kaşığı Kadar Sebze Yemeği ( Etli Olursa 2 Çorba Kaşığı Kadar Et)
     3 Adet Tam Ceviz
     Az Miktarda Tuz Ve Pulbiber
     1 İnce Dilim Tam Buğday Ekmeği /1/8 Adilim Pide Ekmeği


GECE;


     1 Bardak Maden Suyu
     1 Bardak Ilık Suya 2 Yemek Kaşığı Kadar Organik Elma Sirkesi Konsun Ve İçilsin! ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/05042023210853_8c1b576803c9133c64a0c02474a39bc6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Ramazanda, kilo, vermek, isteyenler..., İşte, örnek, beslenme, listesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yeni araştırma: A kan grubunun felç riski yüksek</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yeni-arastirma-a-kan-grubunun-felc-riski-yuksek</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yeni-arastirma-a-kan-grubunun-felc-riski-yuksek</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de yapılan bir araştırma, A grubu kana sahip kişilerin 60 yaşından önce felç geçirme riskinin diğer kan gruplarına göre daha yüksek olabileceğini ortaya koydu. Araştırmada ayrıca kan grubu 0 olanlarda bu riskin daha düşük olduğu tespit edildi.Maryland Üniversitesi araştırmacıları, son çalışmalarında kan grupları ile inme arasındaki ilişkiyi inceledi. Çalışmanın sonuçları nöroloji dergisinde yayımlandı.Araştırmacılar, felç geçiren yaklaşık 17 bin ve felç geçirmemiş yaklaşık 600 bin kişiyi kapsayan 48 genetik çalışmadan veri topladı.  Katılımcıların hepsi 18 ila 59 yaş arasındaydı.  Araştırmacılar, A kan grubunun genomu ile erken felç başlangıcı arasında açık bir bağlantı tespit etti.A kan grubuna sahip kişilerin, diğer kan gruplarındakilerle karşılaştırıldığında 60 yaşından önce felç geçirme riskinin yüzde 16 daha yüksek olduğu görüldü.   0 kan grubuna sahip olanlar içinse risk yüzde 12 daha düşüktü.  A kan grubunun neden daha yüksek bir riskle ilişkili olduğu henüz tam olarak bilinmiyor.    Bilim insanları, kan grubu A olan kişilerde artan felç riskinin &quot;düşük&quot; olduğunu vurgulayarak bu nedenle özel bir taramaya gerek olmadığına dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tmJa-nKlzEy-1N965plKSg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, araştırma:, kan, grubunun, felç, riski, yüksek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İleri yaşlarda baba olma otizme neden olabilir!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ileri-yaslarda-baba-olma-otizme-neden-olabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ileri-yaslarda-baba-olma-otizme-neden-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ . ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/02042024081215_b9e59a50f6623dc4d4aa0468130210d3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İleri, yaşlarda, baba, olma, otizme, neden, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Küflenen ekmeği tüketmeyin!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kuflenen-ekmegi-tuketmeyin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kuflenen-ekmegi-tuketmeyin</guid>
<description><![CDATA[ Uzman Diyetisyen Pınar Demirkaya küflenen ekmek hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/19042024115522_ef461f394a35f6e18f936b1f770c38be.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Küflenen, ekmeği, tüketmeyin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doç.Dr açıklıyor: Kronik Depresyonun, Öğrenci Başarısına Etkisi..</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/docdr-acikliyor-kronik-depresyonun-ogrenci-basarisina-etkisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/docdr-acikliyor-kronik-depresyonun-ogrenci-basarisina-etkisi</guid>
<description><![CDATA[ Psikiyatrist, Psikoterapist Doç. Dr. Ömer Özbulut konu hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/docdr-acikliyor-kronik-depresyonun-ogrenci-basarisina-etkisi-091739-20240430.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Doç.Dr, açıklıyor:, Kronik, Depresyonun, Öğrenci, Başarısına, Etkisi..</media:keywords>
</item>

<item>
<title>1 Mayıs&amp;apos;ta (bugün) sağlık ocakları açık mı/kapalı mı? Sağlık ocakları 1 Mayıs&amp;apos;ta çalışıyor mu?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/1-mayista-bugun-saglik-ocaklari-acik-mikapali-mi-saglik-ocaklari-1-mayista-calisiyor-mu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/1-mayista-bugun-saglik-ocaklari-acik-mikapali-mi-saglik-ocaklari-1-mayista-calisiyor-mu</guid>
<description><![CDATA[ 1 Mayıs&#039;ta (bugün) sağlık ocaklarının açık olup olmayacağı, hastalık nedeniyle veya ilaçlarını yeniden yazdırmaya gidecek olanlar tarafından sorgulanmaya başladı. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü resmi tatili nedeniyle sağlık ocaklarının 1 Mayıs Çarşamba günü çalışıp çalışmadığı sorgulanıyor. Peki, bugün sağlık ocakları açık mı/kapalı mı? Sağlık ocakları 1 Mayıs Çarşamba çalışıyor mu?1 Mayıs İşçi Bayramı tatili nedeniyle sağlık ocaklarının 1 Mayıs Çarşamba günü açık mı yoksa kapalı mı olduğu merak ediliyor. Peki, bugün sağlık ocakları açık mı/kapalı mı? Sağlık ocakları 1 Mayıs Çarşamba günü çalışıyor mu?  1 MAYIS&#039;TA SAĞLIK OCAKLARI AÇIK MI?  1 Mayıs resmi tatilinde sağlık ocakları kapalı olacak. Aile hekimleri bu süre zarfında hizmet vermeyecek.  Buna göre; Sağlık ocakları 1 Mayıs Çarşamba günü kapalı olacak. Sağlık ocakları 2 Mayıs Perşembe günü yeniden hizmet vermeye başlayacak.SAĞLIK OCAĞI ÇALIŞMA SAATLERİ  Ülke genelinde sağlık ocakları 08.00&#039;de açılıyor, 17.00&#039;de ise kapanıyor. Sağlık ocaklarında öğle tatili arası saat 12.00 ile 13.00 arasındadır ve bu saat aralığında sağlık ocaklarında hizmet verilmez.  Hafta içi: 08.00- 17.00  Öğle arası: 12.00- 13.00  Hafta sonu: Cumartesi ve Pazar günleri kapalıdır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/r8kLGY049Uy-mi9tjRHtOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mayısta, bugün, sağlık, ocakları, açık, mıkapalı, mı, Sağlık, ocakları, Mayısta, çalışıyor, mu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yeşilay&amp;apos;dan ailelere çağrı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yesilaydan-ailelere-cagri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yesilaydan-ailelere-cagri</guid>
<description><![CDATA[ Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, “26 Haziran Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü” nedeniyle yaptığı açıklamada, uyuşturucu madde kullanımıyla mücadelede ailelerin rolünün büyük önem taşıdığını vurguladı.ANKARA (İGFA) - Gençlerimizi uyuşturucu madde tehlikesi konusunda bilinçlendirmek ve toplumu harekete geçirmenin önemine değinen Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, bu anlamlı günde Yeşilay olarak, uyuşturucu maddeyle mücadelede toplumsal sorumluluğun artırılması için çalışmalarını sürdüreceklerini ve gençlerimizin sağlıklı bir gelecek için desteklerini beklediklerini belirtti. Bağımlı bireylerin ve ailelerinin 115 Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) hattını arayarak ücretsiz psikososyal destek hizmeti alabileceğini de vurguladı.

Yeşilay olarak; başta çocuklar ve gençler olmak üzere toplumun her kesimini bağımlılıklarla mücadele konusunda bilgilendirerek toplumsal farkındalık oluşturma misyonuyla hareket ettiklerini belirten Yeşilay Genel Başkanı Öztürk, “Ulusal ve uluslararası kongrelerle bilim ve sağlık otoritelerini bir araya getiriyor, yıllardır sürdürdüğümüz basılı yayınlarımız ve eğitim programlarımızla toplumun her kesimine ulaşıyoruz. Burs desteklerimizle bağımlılık alanında akademik çalışmaları destekliyoruz. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu kapsamında ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde bilgilendirici ve önleyici çalışmalar gerçekleştiriyor ve gerçekleştirilmesine vesile oluyoruz” dedi.

81 il ve KKTC’de olmak üzere; toplam 107 Yeşilay Danışmanlık Merkezi&#039;nin (YEDAM) ile bağımlı bireylere ve ailelerine ayaktan ücretsiz psikososyal destek verdiklerini belirten Öztürk, &quot;Uzman psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarının görev yaptığı YEDAM’larımızda bağımlı bireylere; maddeyi bırakma ve yüz yüze danışmanlık, grup terapileri, sosyal destek hizmetleri veriyor. Ayrıca, dileyenler 115 YEDAM Danışma Hattı’mızı kullanarak, telefonun ucundaki uzman psikologlarımızdan hizmet alabiliyor&quot; dedi.

Öztürk, toplumu bağımlılıklara karşı bilinçlendirme ve uyuşturucu kullanımının olumsuz etkilerine karşı insanları hep birlikte hareket etme çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/26062023010224_76572bcc564cae7fdae561f7168e264b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yeşilaydan, ailelere, çağrı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ebeveynlerin Can Sıkıntısı: Çocuklarda İştahsızlık</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ebeveynlerin-can-sikintisi-cocuklarda-istahsizlik</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ebeveynlerin-can-sikintisi-cocuklarda-istahsizlik</guid>
<description><![CDATA[ İştah tanım itibariyle, yemek yeme arzusu ve isteğidir ama kimi çocuklarda bu istek o kadar azdır ki anne baba bir süre sonra endişelenmeye başlar ve yetersizlik hisseder. Her yaşta görülebilen iştahsızlık durumu özellikle ilk dört yaşta ve ergenlik döneminde belirginleşmektedir.

 Konuyla ilgili sorularımızı ise Batıgöz Sağlık Grubu Uzman Çocuk Doktoru Fikret İŞBİLİR yanıtladı. 

İştahsızlığın başlıca sebepleri nelerdir?

İştahsızlık, vücudun herhangi bir enfeksiyona verdiği tepki olarak da gelişebilmektedir. En sık idrar yolu enfeksiyonlarında, üst solunum yolu enfeksiyonlarında, paraziter hastalıklarda, kabızlık, geniz eti büyümeleri, vitamin eksiklikleri, bazı metabolizma hastalıklarında daha nadir olarak ise çocukluk çağında görülen kanser vakalarında ve romatizmal hastalıklarında gözlemlenebilmektedir. Hastalıklardan kaynaklanan bu iştahsızlık durumu 2-3 hafta kadar sürebilir ama süre daha da uzuyorsa gerekli tetkikler yapılarak önlem alınmalıdır.

Uzun süren iştahsızlık çocuğun büyümesini etkiler mi?

İştahsızlığın uzun sürmesi, çocuğun büyüme ve gelişmesini etkileyebilir. Bu durumda gerekli kalori alımı sağlanamayacağından vücudun yapı taşları olan protein, hormon, vitamin ve mineraller eksik kalacak ve gelişim sekteye uğrayacaktır.

Peki fizyolojik sebepler dışında iştahsızlığın başka sebepleri de olabilir mi?

İştahsızlık bazen çocuğun psikolojisi ile de ilgili olabilir. Hiperaktif ya da tam tersine içine kapanık çocuklarda iştah değişikliği gözlemlenebilir. Eğer büyüme ve gelişme normal seyrindeyse ( boy-kilo ve baş çevresi takibi) yani normal standart tablodaki ölçümlerde ise telaşlanmamak gerekir.

 

Genelde toplumumuzda gürbüz çocuğun sağlıklı olduğu, zayıf çocuğunsa mutlaka bir sorunu olduğu düşünülür bu sebepten aileler de panikler ve iştahsız ya da zayıf çocuğa yemesi yönünde telkinlerde hatta kimi zaman baskıda bulunurlar. Konuyla ilgili görüşünü aldığımız Dr. Fikret İşbilir , ‘Bazen çocuk ailenin istediği tarzda yemediği halde normal boy ve kiloda olabilir. Bu durumda ailenin tavrı ısrarcı olmamalıdır. Sevmediği besinleri alması konusunda ısrar edilmemeli ya da sevdiği diğer besinlerle karıştırılarak yemesi sağlanmalıdır örneğin peynir sevmeyen bir çocuğa bu gıda börek ya da makarna içerisinde yedirilebilir’ dedi.

İşbilir, ayrıca daha küçük yaş grubu için ise besinler süslenerek ya da değişik şekiller verilerek, sevimli tabaklar hazırlanabilir, çocuğun o besine karşı ilgisi arttırılabilir önerisinde bulundu.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta çocuğun zamanından önce bazı besinlere alıştırılmaya çalışılmasıdır. Özellikle ilk altı ayda bebeğe sadece anne sütü verilmeli, sonrasında ise kademeli olarak diğer gıdalara geçilmelidir. Ek gıdaya başlarken üç gün kuralı uygulanmalıdır. 

Peki nedir bu üç gün kuralı?

Bebek için her yeni besine başlarken 3 gün kuralı uygulanmalıdır. Doğduğu andan itibaren ilk kez karşılaşacağı gıdaya karşı alerji, duyarlılık ve hazmetme durumu olup olmadığı takip edilir. Bu ilk karşılaşmada amaç, bebeği doyurmak değil ona gıdayı tanıtmak olduğundan ilk başta o besinden sadece 3 kaşık verilmesi yeterli olacaktır.

Çocuğun yeme alışkanlığının kötü etkilenmemesi için dikkat edilmesi gereken diğer durumlarsa; çocuğun yemek öncesi abur cubur yememesi, su ya da meyve suyu içerek midesini şişirmemesi, televizyon başında beslenmemesi, gerekirse aile ile aynı sofraya oturması, beslenme için acele etmemesi, porsiyon ve çatal kaşığın çocuğa göre hazırlanması ve sofranın çekici hale getirilmesidir.

Konuyla ilgili ilginç bir anısından da bahseden Dr. Fikret İşbilir, ailenin bilinçlendirilmesinin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha altını çiziyor. ‘ Uzmanlığımın ilk yıllarıydı. Karadeniz’in şirin bir ilçesinde görev yapıyordum. Muayene için dört aylık bir bebek getirildi. Bebeği muayene ettiğimde boy ve kilosu normal standarttaydı. Fizik muayene bulguları gayet iyiydi ama anne- baba bebeğin iştahsız olduğundan ve kilo almamasından şikayetçiydi. Bu aylarda sadece anne sütü verilmesi gerekirken, bebeği iştahsız kabul ederek, hızlı kilo alsın diye  fındık ezmesi yedirdiklerini öğrendim. İşte bu trajikomik bir olaydı.’

Siz siz olun, iyice araştırmadan, kulaktan dolma bilgilerle hareket edip, çocuğunuzu yaşamını riske atmayın. Kilo alsın diye uğraşırken çok daha ciddi sağlık problemleriyle uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. 

 

Kaynak: (BYZHA) - Beyaz Haber Ajansı ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/08032023202939_98a63498dbb1cc978e4074e7cdf95963.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Ebeveynlerin, Can, Sıkıntısı:, Çocuklarda, İştahsızlık</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mobil sağlık uygulaması kullananlar dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mobil-saglik-uygulamasi-kullananlar-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mobil-saglik-uygulamasi-kullananlar-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Günümüzün dijital ekonomisinde her şey için bir uygulama var. En çok gelişen alanlardan biri de sağlık hizmetleri. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/27032024123836_531e70f82e35045e0ed4258ad64d74fa.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mobil, sağlık, uygulaması, kullananlar, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Obezitenin görülme sıklığı hızla artıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/obezitenin-goerulme-sikligi-hizla-artiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/obezitenin-goerulme-sikligi-hizla-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kâğıthane Kızılay Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Mustafa Ünal, halk sağlığını tehdit eden bir sorun olan Obezite ile mücadelede alınacak önlemlere dikkat çekti.ANKARA (İGFA) - Dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen Obezite, modern çağın en yaygın ve tehlikeli hastalığı olarak hayatımızda yer alıyor.

Kâğıthane Kızılay Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Mustafa Ünal, “Endüstriyel toplumlarda aşırı kiloluluk ve obezite daha sık görülür hale gelmekte ve özellikle çocuklarda artmaktadır. Fiziksel aktivitenin azalması, yüksek-yağ ve kaloriden zengin hazır gıdaların daha ulaşılabilir olması obezite gelişimini artırır. Obezite gelişmesinde ayrıca birçok faktör rol almaktadır. Bunların içinde genetik, yetersiz egzersiz, aşırı kalori alımı vardır. Bazı ilaçlarda yan etki olarak kilo alımı ile ilişkilidir. Psikososyal faktörlerde obezite gelişmesine katkıda bulunabilir” dedi.

OBEZ ÇOCUK VE ERGENLERİN ORANI DÜNYA ÇAPINDA %4&#039;TEN &#039;E ÇIKTI

2022 yılı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün verilerine göre obezite tanısı alan bireylerin sayısı tüm dünyada 1 milyarı aşmış durumda. Uzm. Dr. Ünal, “Obezite sadece erişkinlerde değil çocuklarda ve gençlerde de hızla artmaktadır. 1975&#039;ten 2016&#039;ya kadar, 5-19 yaş arası aşırı kilolu veya obez çocuk ve ergenlerin oranı dünya çapında dört kattan fazla artarak %4&#039;ten &#039;e çıkmıştır” dedi. Obezite tanısını koymada günümüzde kullanılan en yaygın metottun  vücut kütle indeksi olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Ünal, “Obezite, beraberinde pek çok fiziksel, psikolojik, sosyal, ekonomik sorunlar getiren kronik bir hastalıktır. Obezite, Tip  2 diyabetes mellitus (kandaki şeker seviyesinin normalin üzerine çıkması) , koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, beyin- damar hastalıkları, solunum güçlüğü, bazı kanser türleri, derin ven trombozu (toplardamarda meydana gelen kan pıhtısı), Mide ve ince bağırsak yolunda oluşabilecek olan ve iltihaplanmaya yol açabilen virüsler-bakteriler, yağlı karaciğer ve siroz, kolesterol yüksekliği, Yumurtalıklarda küçük ve iyi huylu çok sayıda kistin oluşumu, idrar kaçırma, lenfatik sistemdeki bozukluklar, obstrüktif uyku apnesi ve eklemlerde kireçlenme gibi hastalıklara da neden olmaktadır” dedi.



OBEZİTENİN ŞİDDETİ ARTTIKÇA TİP 2 DİYABET GELİŞME RİSKİ DE YÜKSELİYOR

Tip2 diyabet hastalarının %80’nin obez olması nedeniyle önemli bir risk faktörü haline gelmesine neden olduğunu belirten Uzm. Dr. Ünal, “Tip 2 diyabet gelişme riski, obezitenin şiddeti arttıkça yükselir. Obez ve diyabetiklerde hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve aterosklerotik kalp hastalığı dikkati çekecek kadar sık görülmektedir. Bunların yanı sıra ılımlı kilo vermek yeni diyabet gelişimini %30 oranında azalttığı tespit edilmiştir” dedi. Felç(inme), kalp krizleri gibi kalp ve damar hastalıklarından ölümlerin gelişmiş batılı ülkelerde azalma eğilimi gösterirken gelişmekte olan ülkelerde ve Türkiye’de artış gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Ünal, “Toplumların beklenen yaşam süresinde görülen uzama nedeniyle yaşlı nüfusun artışı toplumda kalp damar hastalıklarının da artışını da beraberinde getirmiştir. Kalp ve damar hastalıkları açısından olumlu olan husus büyük ölçüde ‘önlenebilir’ olmalarıdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ); kan basıncı, obezite, kolesterol ve sigara içiminin kontrolü ile kalp ve damar hastalığı görülme sıklığının yarıya indirilebileceğini bildirmektedir. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) ölüm verileri toplam ölümlerin içinde kalp hastalıklarının payının gittikçe artma eğiliminde olduğunu göstermektedir” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/21052023155108_f41a56e25ceb351605f52005dfd56a27.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Obezitenin, görülme, sıklığı, hızla, artıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim dünyası yeni corona virüse hazır</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bilim-dunyasi-yeni-corona-viruse-hazir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bilim-dunyasi-yeni-corona-viruse-hazir</guid>
<description><![CDATA[ Bilinmeyen çeşitleri de dahil olmak üzere çok çeşitli corona virüslere karşı koruma potansiyeline sahip yeni bir aşı geliştirildi. Aşı, bağışıklık sistemini birçok farklı tipte corona virüste paylaşılan proteinleri hedef alacak şekilde eğitiyor. Sağladığı koruma onu aynı ailedeki bilinen ve bilinmeyen tüm virüslere karşı etkili kılıyor.Bilim insanları, henüz bilinmeyen çeşitleri de dahil olmak üzere çok çeşitli corona virüslere karşı koruma potansiyeline sahip bir aşı geliştirdi.  Farelerde test edilen deneysel aşı, potansiyel olarak pandemik bir virüs ortaya çıkmadan önce aşıların tasarlandığı ve üretime hazırlandığı &quot;proaktif aşı bilimine&quot; yönelik stratejide bir değişikliğe işaret ediyor.  Aşı, farklı koronavirüslerden gelen zararsız proteinlerin küçük nanopartiküllere eklenmesiyle yapılıyor ve bu proteinler daha sonra virüslerin istila etmesi durumunda vücudun savunmasını harekete geçirecek şekilde enjekte ediliyor.BİRÇOK FARKLI TİPTE CORONA VİRÜSE SALDIRIYOR  Aşı, bağışıklık sistemini birçok farklı tipte corona virüste paylaşılan proteinleri hedef alacak şekilde eğitiyor.  Sağladığı koruma bu nedenle son derece geniş ve bu da onu aynı ailedeki bilinen ve bilinmeyen tüm virüslere karşı etkili kılıyor.  Cambridge Üniversitesi&#039;nde yüksek lisans araştırmacısı Rory Hills pandemi ortaya çıkmadan aşı üretimi sağlamakla ilgili, &quot;Nispeten basit bir aşının, bir dizi farklı virüse karşı yanıt sağlayabildiğini gösterdik. Bu bizi daha pandemi başlamadan aşı üretme hedefimize doğru bir adım ileriye taşıyor&quot; diye konuştu.GENİŞ BAĞIŞIKLIK TEPKİSİ  Fareler üzerinde yapılan testler, aşının 2003 SARS salgınına neden olan patojen olan &quot;Sars-Cov-1&quot; de dahil olmak üzere, corona virüslere karşı geniş bir bağışıklık tepkisi oluşturduğunu gösterdi.  Aşının insanlarda güvenli ve etkili olduğu bulunursa, seçeneklerden biri onu diğer koronavirüslere karşı koruma sağlama avantajıyla birlikte bir Covid karşıtı güçlendirici olarak kullanmak olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gdNykhtZrUG4YQg7xgwn2Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, dünyası, yeni, corona, virüse, hazır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>LÖSEV &amp;apos;karşılıksız kredi&amp;apos; ile hastalara destek oluyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/losev-karsiliksiz-kredi-ile-hastalara-destek-oluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/losev-karsiliksiz-kredi-ile-hastalara-destek-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV, geleneksel olarak her yıl Ramazan Bayramı öncesinde Lösemi ve kanser mücadelesi veren çocuklara kanser hastalarına yönelik ihtiyaçları oranında ‘Karşılıksız Özel İhtiyaç Kredisi’ ile destek oluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/02042024122218_d131e18d84561215e7693efaab0aed58.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>LÖSEV, karşılıksız, kredi, ile, hastalara, destek, oluyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kene ısırığı nasıl anlaşılır?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kene-isirigi-nasil-anlasilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kene-isirigi-nasil-anlasilir</guid>
<description><![CDATA[ Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte yurdumuzda Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının görülme sıklığı da artmaya başladı. Hastalığın bulaştırıcısı kenelerin insanlara tutunmasıyla birlikte başlayan KKKA nasıl anlaşılır, kene ısırığında ne yapmanız gerekiyor? İşte merak ettikleriniz... ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jwsEou7ul0eqX1WYZVDLIA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kene, ısırığı, nasıl, anlaşılır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Baharda göz alerjilerine dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/baharda-goez-alerjilerine-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/baharda-goez-alerjilerine-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Bahar ve yaz aylarında göz alerjisi şikayetlerinde artış yaşanıyor. Bu durumun en temel nedenleri arasında da, polenler ve güneş ışınları var. Uzmanlar uyarıyor, önemsenmeyen ve tedavi edilmeyen göz alerjileri ilerleyen yıllarda görme kaybına neden olabiliyor. (Haber: Beyzanur Özer) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tUys_qw3i0SEe0zyvqgl1A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Baharda, göz, alerjilerine, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş kremi nasıl ve ne zaman kullanılmalı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gunes-kremi-nasil-ve-ne-zaman-kullanilmali</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gunes-kremi-nasil-ve-ne-zaman-kullanilmali</guid>
<description><![CDATA[ Güneşin zararlı UV ışınlarına maruz kalmak cilt kanseri riskini artırabilir ve cilt yaşlanmasına neden olabilir. Bu nedenle, güneş kremi kullanımı cilt sağlığı için kritik öneme sahiptir. Güneş ışınları her mevsimde cilde zarar verebilir bu yüzden Güneş kremi sadece yaz aylarında değil, kışın da kullanılmalıdır.  Cilt sağlığınızı korumak ve cilt kanseri riskini azaltmak için düzenli olarak güneş kremi kullanımını alışkanlık haline getirmeniz önemlidir. Peki Güneş kremi nasıl ve ne zaman kullanılmalı? ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jwsEou7ul0eqX1WYZVDLIA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Güneş, kremi, nasıl, zaman, kullanılmalı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sivas Valiliği uyardı: Keneyi hafife almayın</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sivas-valiligi-uyardi-keneyi-hafife-almayin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sivas-valiligi-uyardi-keneyi-hafife-almayin</guid>
<description><![CDATA[ Sivas Valiliği, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yol açan kenelere karşı vatandaşları uyardı.Sivas Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, KKKA hastalığına yol açan kenelere dikkat edilmesinin, olası hastalık ve ölümlerin önüne geçeceği belirtildi.Kenenin hafife alınmaması gerektiği aktarılan açıklamada, tarla, bahçe ve ahır gibi kene yönünden riskli yerlere giderken vücudu örten giysiler giyilmesi ve paçaların çorapların içerisine konulması gibi önlemlere dikkat edilmesi istendi.  Kenelere karşı tedbirin elden bırakılmaması uyarısında bulunulan açıklamada, &quot;Kene vücudumuza tutunmuşsa hemen en yakın sağlık kuruluşuna gidin.&quot; ifadesi kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R3aBQvToqE2GXcKZOW9EBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sivas, Valiliği, uyardı:, Keneyi, hafife, almayın</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ, kuş gribi riskinin “düşük” olduğunu açıkladı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-kus-gribi-riskinin-dusuk-oldugunu-acikladi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-kus-gribi-riskinin-dusuk-oldugunu-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuş gribinin (H5N1 virüsü) oluşturduğu halk sağlığı riskinin “düşük” olduğunu bildirdi.Dünya Sağlık Örgütü, kuş gribinden kaynaklanan halk sağlığı riskinin “düşük” olduğunu açıkladı.DSÖ&#039;den yapılan yazılı açıklamada, enfekte kuşlarla, hayvanlarla ve kirli alanlarla temasta bulunanların virüse yakalanma riskinin &quot;düşük ila orta düzeyde&quot; olduğu, daha fazla bilgi edinilmesi halinde risk değerlendirmesinin değişebileceği belirtildi.  Açıklamada, virüsün sütte tespit edildiği ve bulaşıcılığının araştırıldığı kaydedilerek, çiğ süt yerine pastörize süt tüketilmesi tavsiyesinde bulunuldu.  ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), ülke çapında yapılan araştırmada analiz edilen her 5 ticari süt örneğinden birinde kuş gribi izine rastlandığını açıklamıştı.  Kuş gribi, ilk mart ayında ABD&#039;nin Teksas eyaletindeki sığır sürülerinde tespit edilmiş, daha sonraki bulgularda ise virüsün ülkedeki 8 eyalette bir düzineden fazla sürüde daha bulunduğu görülmüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qusXnG1cuEiz9_dtdWGahQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ, kuş, gribi, riskinin, “düşük”, olduğunu, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hatay&amp;apos;da ruhsatsız işletilen 4 süt ve süt ürünleri işletmesi mühürlendi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hatayda-ruhsatsiz-isletilen-4-sut-ve-sut-urunleri-isletmesi-muhurlendi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hatayda-ruhsatsiz-isletilen-4-sut-ve-sut-urunleri-isletmesi-muhurlendi</guid>
<description><![CDATA[ Hatay&#039;ın Reyhanlı ilçesinde sağlıksız koşullarda süt ve süt ürünleri üretilen ruhsatsız 4 işletme mühürlendi.Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, İlçe Emniyet ile İlçe Tarım müdürlükleri ve zabıta ekipleri, 4 işletmede sağlıksız koşullarda süt ve süt ürünleri imal edildiğini belirledi.  Adreslere giden ekipler, hijyen kurallarına uyulmayan 4 işletmenin de ruhsatsız olduğunu tespit etti.  Mühürlenen işletmelerde, satışa hazır süt ve süt ürünlerine el konuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kJscJTXdlEyR_iQLjwtE9g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Hatayda, ruhsatsız, işletilen, süt, süt, ürünleri, işletmesi, mühürlendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Okullarda rotavirüs salgını</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/okullarda-rotavirus-salgini</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/okullarda-rotavirus-salgini</guid>
<description><![CDATA[ Tüm dünyada bebeklik ve çocuklukta önemli bir hastalık sebebi olan ishal, her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor.  Erken çocukluk döneminde şiddetli sıvı kaybı yapan ishalin en önemli sebebinin rotavirüs enfeksiyonu olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Rotavirüs enfeksiyonları tüm dünyada genel enfeksiyon hastalıkları ve ishal sebepleri arasında önemli bir hastaneye yatış sebebi. Rotavirüsler etkili bir şekilde ağız-gayta yoluyla yayılırlar ve salgınlar özellikle okullarda ve çocuk bakım evlerinde sık görülür. Bulaşıcılığı yüksektir. Duyarlı birinde hastalığa sebep olmak için çok az sayıda virüs bile yeterli olabiliyor. Bu enfeksiyondan korunmanın en önemli yolu ise aşı olmak” açıklamasında bulundu.

Çocukların birden fazla kez rotavirüs ile hastalık geçirebildiğini ancak her bir enfeksiyonun şiddetinin bir öncekinden daha az olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Şu an piyasada 2 tipe ve 5 tipe karşı antikor geliştirme özelliği olan, ağızdan sıvı şeklinde uygulanan iki farklı aşı var. Aşı 2 ay ile 8 ay arasında tamamlanmalı. İlk doz yapılması için son süre 3. ay olarak kabul edilir. Rotavirüs aşısı devletin rutin aşılama programında yok ancak ailelere aşılamanın önemli olduğunu her fırsatta iletip aşıyı yapmaya teşvik ediyoruz” diye konuştu.

Hastalığa karşı aşılama önemli

Rotavirüs enfeksiyonunun en sık ılıman iklimlerde kış aylarında görüldüğünü hatırlatan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Hastalık 3-24 aylık bebeklerde çok şiddetli olma eğilimindedir. O yüzden erken aşılama önemli. Neredeyse tüm çocuklarda 4-5 yaşına kadar enfeksiyona dair tipe özgü antikorlar gelişir. 3 aylıktan küçük bebekler anneden süt yoluyla ve plasentadan geçen antikorlar sayesinde görece korunur. Yenidoğanlar ve enfekte çocuklarla yakın temas halindeki erişkinlerde enfeksiyon genellikle belirtisizdir” dedi.

Rotavirüs besin alerji riskini arttırıyor

İshale sebep olan rotavirüslerin ince bağırsaktaki mukozanın en üst bölgedeki hücrelerini seçici olarak enfekte edip hasar verdiğini söyleyen Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Bu durum iki önemli sonuca yol açar. Birincisi tuz ve suyun emiliminde azalma, ince bağırsak sıvı emilim ve salgılama oranında dengesizlik. İkincisi de başta laktoz olmak üzere kompleks karbonhidratların emiliminde azalma. Emilim büyük ölçüde bozulur, besinlerden yeteri kadar vücut faydalanamaz. İnce bağırsak hücrelerindeki bu hasar, genellikle klinik düzelme başlamadan önce düzelir. Bu enfeksiyonda mide mukozası genellikle etkilenmez. Rotavirüs, bağırsak geçirgenliğini büyük ölçüde artırır ve besin alerjilerine karşı riski artırır” şeklinde konuştu.

 

Hastalık en çok 3-24 aylık bebekleri etkiliyor

Rotavirüs enfeksiyonunun tipik olarak, genellikle enfeksiyon ajanını aldıktan sonraki 48 saat içinde başladığının altını çizen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Kuluçka süresi 1-7 gün aralığında değişebilir. Hafif-orta ateş eşlik edebilir, genellikle kusma vardır. Bunun ardından da sık, sulu ishaller başlar. Bu üç belirtinin tümü vakaların yüzde 50-60’ında vardır. Kusma ve ateş genellikle hastalığın ikinci gününde biter, ancak ishal sıklıkla 5-7 gün devam eder, bazen aralıklarla 14 güne kadar uzayabilir. Gaytada genellikle makroskobik kan ya da lökosit yoktur. Özellikle bebeklerde sıvı kaybına bağlı belirtiler sık gelişir ve hızlı ilerler. Bu vakalarda hastaneye yatış gerekir. En şiddetli hastalık, tipik olarak 3-24 aylık bebeklerde oluşur. Tanı için gaytada bakılan antijen testinin pozitif çıkması yeterlidir, klinik bulgular da laboratuvarı destekler” dedi.

 

Beslenme ve sıvı alımı önemli

Tedavide sıvı kaybından kaçınmak için kusma eşlik etmiyorsa ağızdan elektrolitli sıvılarla desteğin hayati derecede önemli olduğunu vurgulayan Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Eğer ağızdan bu sıvıları almayı engelleyecek düzeyde bir kusma varsa hastaneye yatış yapılarak, damardan sıvı yerine konulmalıdır. Ateş varsa ateş düşürücüler kullanılmalıdır, ılık duş böyle durumlarda çok yararlıdır. Mümkün olduğunca çocuğu, bağırsak hareketliliğine sebep olmayacak gıdalarla beslemek önemli; ancak iştah zaten çok az olacağı için çocuk yemek için zorlanmamalı. Yiyecek olarak yağsız ve şekersiz gıdalar seçilmesi genellikle tercih edilse de yapılan çalışmalarda, bu tarz bir diyetin sıradan bir diyete üstünlüğü gösterilememiş” şeklinde konuştu. 

Antiviral ilaçların ve antibiyotiklerin tedavide yerinin olmadığını paylaşan Dr. Neftçi, “Çalışmalar kusma ve ishal önleyici ilaçların faydasını göstermemiştir. Her iki grup ilaç için de önemli yan etki oranı yüksektir, o yüzden bu grup ilaçları önermiyoruz. Probiyotikler faydalı olabilir, çinkonun hastalıktan toparlanma sürecini kısalttığı bazı çalışmalarda gösterilmiştir. Emzirme ishal süresince devam edilmelidir. Laktozsuz ishal mamaları anne sütü alamayan bebekler için faydalı bir seçenek olabilir. Temizlik kurallarına uymak rota ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/09012023233030_18a554aabbe9218ff502cf77ff8bdec0.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Okullarda, rotavirüs, salgını</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar uyardı: Ölümcül &amp;quot;mantar salgını&amp;quot; riski artıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyardi-olumcul-mantar-salgini-riski-artiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyardi-olumcul-mantar-salgini-riski-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li bir mantar uzmanına göre, bir sonraki pandemi mantar enfeksiyonundan kaynaklanabilir.  ABD&#039;de iki kişinin ölümüne neden olan enfeksiyon, insanların nefes almasını engelliyor ve beynin şişmesine neden oluyor. Mantar türlerinin daha sıcak ve nemli koşullarda gelişmesi iklim değişikliğinin salgın tehdidini daha mümkün kıldığı anlamına geliyor.ABD&#039;li bir uzman önümüzdeki süreçte nefes almayı engelleyen ve beyin şişmesine neden olan &quot;ölümcül&quot; mantar enfeksiyonlarında artış yaşanabileceğini iddia etti.  Mantar &quot;salgını&quot; önümüzdeki birkaç yıl içinde görülen bir senaryo olabilir. Mantar uzmanı Doktor Ian Hennessee, &quot;blastomikoz&quot; mantar türünün şu anda en acil endişelerden biri olduğunu söyledi.  Mantar salgını ihtimalinin neden önemli olduğunu aktaran Doktor Hennessee, &quot;İnsanları mantarlar hakkında düşünmeye teşvik ediyoruz çünkü mantar vakaları artıyor. Genellikle nadir görülürler, ancak insanlarda görüldüğünde çoğu zaman yanlış teşhis konulur ve eksik rapor edilir. Bu da gerçekten ciddi sonuçlara neden olabilir&quot; diye konuştu.EN BÜYÜK YAYILMA NEDENİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ   Mantar türleri daha sıcak ve nemli koşullarda gelişir; bu da iklim değişikliğinin salgın tehdidini daha mümkün kıldığı anlamına geliyor.  Uzmanlar, çevresel koşulların değiştiğini gördükçe histoplazmoz, vadi humması ve buna benzer mantar hastalıklarının dağılımının değişmesinden ve bunun sonucunda salgın hale gelmesinden endişe duyuyor.  Ciddi vakalarda &quot;blastomikoz&quot; akciğerlerden deri, kemikler ve eklemler gibi vücudun diğer bölgelerine yayılarak ağrılı lezyonlara ve çıbanlara neden olabilir.  Michigan&#039;da yaşayan 29 yaşındaki Ian Pritchard, mantarın neden olduğu nefes darlığı nedeniyle hayatını kaybeden ilk ABD vatandaşlarından biri oldu.  ABD&#039;de mantar hastalıkları 2018&#039;de kaydedilen 4 bin 746 vakadan 2021&#039;de 7 bin 199&#039;a yükseldi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0aJ36N7A-EScdSyZNf2azw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, uyardı:, Ölümcül, mantar, salgını, riski, artıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Oyuncu Saruhan Hünel ameliyat oldu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/oyuncu-saruhan-hunel-ameliyat-oldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/oyuncu-saruhan-hunel-ameliyat-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Bir süredir kalp rahatsızlığı yaşayan ünlü oyuncu Saruhan Hünel&#039;in ameliyat edildiği öğrenildi. Ünlü oyuncunun kardeşi Aslı Hünel, ağabeyinin durumunu sosyal medya hesabından duyurdu.Ünlü oyuncu Saruhan Hünel&#039;in ameliyata girdiği ortaya çıktı.Bir süredir kalp rahatsızlığı yaşayan Hünel&#039;in, ameliyata alındığını kardeşi Aslı Hünel sosyal medya hesabından paylaştı.Aslı Hünel paylaşımında, &quot;Canım ağabeyim Saruhan Hünel bir süredir kalp ile ilgili sıkıntı yaşıyordu. Bu sabah kalp ameliyatına alındı. Sevenlerimiz dua ederse mutlu oluruz. Yer gök dua iyi olacaksın Allah&#039;ın izniyle&quot; sözlerine yer verdi.Sultangazi Haseki Eğitim Araştırma Hastanesi&#039;nde ameliyattan çıkarak yoğun bakıma alının Saruhan Hünel&#039;in operasyonun başarılı geçtiği belirtildi. Ağabeyinin ameliyattan çıktığını ifade eden Aslı Hünel; &quot;Bugün yoğun bakımda kalacak. Arayan sonra herkese teşekkür ederim&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XcUNz0qox0iH8QAHKBN0Fg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Oyuncu, Saruhan, Hünel, ameliyat, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Lobotomi nedir, ne için kullanılır? Lobotomi uygulamasının tarihi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/lobotomi-nedir-ne-icin-kullanilir-lobotomi-uygulamasinin-tarihi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/lobotomi-nedir-ne-icin-kullanilir-lobotomi-uygulamasinin-tarihi</guid>
<description><![CDATA[ Lobotomi operasyonunun ilk yapılma amacı; aşırı huzursuzluk, stres, depresyon, endişe ve dinmek bilmeyen ağrıları tedavi etmektir. Antidepresanın ilk örnekleri lobotominin devamı olarak günümüze kadar gelmiştir. Lobotomi günümüzde birçok ülkede yasal değildir ve suç sayılmaktadır.Peki, lobotomi nedir, ne için kullanılır? İşte lobotomi uygulamasının tarihi...Lobotomi, lökotomi olarak da bilinen beyin cerrahisi işlemidir. Beyindeki ön lobların uçlarındaki prefrontal korteks bağlantıların kesilmesi sonucu uygulanır. İlk başlarda lökotomi denilen bu uygulama, yapılmaya başlandığı 1935 yılından beri tartışmalı bir işlemdir. Ciddi yan etkileri olmasına karşın yirmi yıldan uzun bir süre boyunca psikiyatrik rahatsızlıklar için kullanılmış bir yöntemdir.  İlk olarak 1935 yılında uygulanmaya başlamıştır. 20. yüzyılın başlarında, akıl hastanelerinde ikamet edenlerin sayısındaki beklenmeyen yükselme yüzünden pek çok sayıda farklı vaka ile karşı karşıya kalınmıştır. Bu kişilerin şikayetçi oldukları veya olundukları konuların başında depresyon ve anksiyete tarzı psikolojik rahatsızlıklar vardı.LOBOTOMİ TARİHİ  I. Dünya Savaşı sırası ve sonrasında, savaşın insanlar üzerindeki etkisi nedeniyle psikolojik vakalarda artış yaşanması sonucu ortaya çıkmıştır. Etkili sayılabilecek tıbbı tedavi sayısındaki azlık yüzünden bir takım hastalar kesin bir sonuç garanti etmeyen Lökotomiye kendi istekleri ile başvurmuştur.  LOBOTOMİ UYGULANAN HASTALIKLAR  Lökotomi, vadettiklerine bakılırsa çok makul bir yöntemdir. Lökotomi operasyonunun ilk yapılma amacı; aşırı huzursuzluk, stres, depresyon, endişe ve dinmek bilmeyen ağrıları tedavi etmektir. Lökotomi ameliyatı ile kısmen tedavi edilen sorunlar; kronik takıntı nevrozu, kronik gerginlik, kronik anksiyete, kronik depresyon ve şizofrenidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JwSIu63a70-LTen4uuYoIA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Lobotomi, nedir, için, kullanılır, Lobotomi, uygulamasının, tarihi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gıdı Sarkması Neden Olur?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gidi-sarkmasi-neden-olur</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gidi-sarkmasi-neden-olur</guid>
<description><![CDATA[ Medikal Estetik Hekimi Dr. Sevgi Ekiyor konu hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/gidi-sarkmasi-neden-olur-133808-20240505.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Gıdı, Sarkması, Neden, Olur</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bayramda şeker tüketimine dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bayramda-seker-tuketimine-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bayramda-seker-tuketimine-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ . ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/05042024131013_cafd2176302ed06b5074ca34d4c503a5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bayramda, şeker, tüketimine, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de 2 bin 256 kişinin Kovid&amp;amp;amp;19 testi pozitif çıktı, 15 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-2-bin-256-kisinin-kovid19-testi-pozitif-cikti-15-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-2-bin-256-kisinin-kovid19-testi-pozitif-cikti-15-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de 2 bin 256 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı, 15 kişi hayatını kaybetti ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/28042022212933_93d5d60086cf0ba1328ca7fe76422be9.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyede, bin, 256, kişinin, Kovid&amp;amp19, testi, pozitif, çıktı, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İzmir Şehir Hastanesi&amp;apos;nde başarılı operasyon</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/izmir-sehir-hastanesinde-basarili-operasyon</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/izmir-sehir-hastanesinde-basarili-operasyon</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Şehir Hastanesi’nde Nadir Görülen Burun İçi Sinüs Tümörü Başarı ile Tedavi Edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/izmir-sehir-hastanesinde-basarili-operasyon-100119-20240402.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Şehir, Hastanesinde, başarılı, operasyon</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de obezite görülme sıklığı artıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-obezite-goerulme-sikligi-artiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-obezite-goerulme-sikligi-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Servet Altay, Türkiye&#039;de, obezitenin görülme sıklığının arttığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/14122022191518_de9985dbd92402a312789cbbdc593b6d.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyede, obezite, görülme, sıklığı, artıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bahar aylarında alerjik krizlere dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bahar-aylarinda-alerjik-krizlere-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bahar-aylarinda-alerjik-krizlere-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Alerjik astım, nefes darlığı, kuru öksürük veya hırıltılı solunum belirtileriyle ortaya çıkıyor. Hastanın yaşam kalitesini düşürüyor. Bahar aylarının gelmesiyle çoğalan polenler, alerjik astımı tetikleyebiliyor.İSTANBUL (İGFA) - Özellikle bahar aylarında ortaya çıkan polanler alerjik astımı olanlarda çeşitli belirtiler gösteiyor. 

Alerjik astım hastalığında çevresel olduğu kadar genetik faktörler de rol oynuyor.

Uz. Dr. Banu Altoparlak, alerjik astım ile ilgili bilgi verdi.

Alerjik astımı tetikleyen bazı genetik faktörler arasında sıralayan Uz. Dr. Altoparlak, Ailede daha önce astım veya alerjik astım öyküsünün olması, Bebeklik veya çocukluk döneminde solunum yollarını etkileyen ağır hastalıklar geçirmek,  Bebeklik veya çocukluk döneminde alerjen maddelere yoğun şekilde maruz kalmak, Sigara içilen ortamlarda dumana maruz kalmak ve Erken doğumla dünyaya gelmek bu faktörlerden bazıları olduğunu kaydetti.



ALERJİK ASTIM TEDAVİSİ ERTELENMEMELİ

Alerjik astım kronik bir hastalıktır ve tedavide en önemli konu hastanın rahatsız olduğu ortamlardan uzak durması gerektiğine dikkati çeken Altoparlak, &quot;Bu rahatsızlığın tanısında hastanın öyküsü önemlidir. Öksürük ataklarının sıklığı, ailede astım varlığı ve alerjinin gösterdiği belirtiler belirlenmelidir. Alerjik astım krizlerinin kurtarıcı ilaçları bulunmaktadır. Ağızdan alınan veya nefesten çekilen ilaçlar, belirtileri azaltabilmektedir. Tedavinin ertelenmemesi hastanın yaşam konforu için önemli olmaktadır. Özellikle polen alerjisi olanların bahar aylarında ilaçlarını kullanması alerjik astım belirtilerini azaltmaktadır&quot; dedi.

Uz. Dr. Altoparlak, bahar aylarında polenlerin en yoğun olduğu zamanlar 05.00 ile 10.00 arası olduğunu belirterek, bu zamanlarda açık havada uzun sürede bulunulmaması ve spor yapılmamasının alerjik astım hastaları için önemli olduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/10042023000256_d760cc183df30dbf5a5a7ad252e1cc7c.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bahar, aylarında, alerjik, krizlere, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bakan Koca: Mesai sonrası hekim isteğine bağlı hasta kabulü başladı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bakan-koca-mesai-sonrasi-hekim-istegine-bagli-hasta-kabulu-basladi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bakan-koca-mesai-sonrasi-hekim-istegine-bagli-hasta-kabulu-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Beyaz Reform kapsamında, mesai sonrası hekim isteğine bağlı hasta kabulünün başladığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/09102022193452_029b95dd537332e7b702351e41d0c7c3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Koca:, Mesai, sonrası, hekim, isteğine, bağlı, hasta, kabulü, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sigara her yıl 5 milyon kişinin ölümüne sebep oluyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sigara-her-yil-5-milyon-kisinin-oelumune-sebep-oluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sigara-her-yil-5-milyon-kisinin-oelumune-sebep-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Sigara dünyada yılda yaklaşık 5 milyon kişinin ölümüne sebep oluyor. İçerisinde 7000’den fazla kimyasal madde barındıran sigaranın DNA hasarı oluşturarak hücresel fonksiyonlar üzerinde zararlı etkileri olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Akciğer kanserinin bilinen en sık nedeni sigara kullanımıdır. Tüm akciğer kanserlerinin, yüzde 80-90’ı sigaraya bağlıdır ve sigara bırakılmasıyla önlenebilir. 2022 yılı kanser istatistiklerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde prostat ve meme kanserinden sonra en sık akciğer kanseri gelir. Sigara içenlerde 80 yaşına kadar akciğer kanseri görülme riski yüzde 14’tür” açıklamasında bulundu.

 

Sigara ile ilişkisi en çok bilinen hastalığın akciğer kanseri olduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Bunun dışında, hamilelikte sigara kullanımı ve erken çocukluk döneminde sigara maruziyeti, çocukların akciğer gelişimini bozar ve astım gelişme riskini artırır. Sigara içen astım hastalarında, içmeyenlere göre, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gelişme riski daha yüksektir” dedi. 

KOAH’ın sigara ile ilişkili en sık görülen ve öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı ile seyreden, kronik, ilerleyici ve önlenebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “KOAH’ın ilerlemesini ve buna bağlı ölümleri azaltmada en etkili yöntem, sigaranın bırakılmasıdır. Sigara, akciğerin süngerimsi yapısını bozarak normal işleyişini bozan bir dizi hastalığa da sebebiyet verebiliyor. Bunlardan sigara ile güçlü ilişkisi olanlar respiratuar bronşiyolit, deskuamatif intersitisyel pnömoni ve langerhans hücreli histiyositosistir” diye konuştu.

 

Sigara içme süresi akciğer kanseri riskini etkiliyor

Sigara içme süresi ve yoğunluğunun da akciğer kanseri riskini etkilediğini vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Günde 1-5 adet sigara içen kişilerde, hiç içmeyenlere göre, akciğer kanseri görülme riski 9 kat daha yüksek. Günde 1-5 adet sigara içen ve 40 yaşın altında sigarayı bırakan kişilerde, akciğer kanseri gelişme riski, hiç sigara içmeyenlerle benzerdir. Ancak, günde 6-15 adet içen kişiler, 40 yaşın altında sigarayı bıraksalar dahi, akciğer kanseri gelişme riski, hiç içmeyenlere göre 1.8 kat yüksek. Günde 1-5 adet sigara içen ve 40 yaşın üzerinde iken sigara bırakan kişilerde, akciğer kanseri riski hiç sigara içmeyenlere göre 3 kat yüksek” şeklinde konuştu.

 

Pasif içicilik de hastalık sebebi

Pasif sigara içiciliğinin ikincil maruziyette, direkt olarak başkasının içtiği sigara dumanına maruz kalınması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Üçüncül maruziyet ise, kapalı ortamda sigara içilmesine bağlı, kıyafet, mobilya, yatak, perde gibi yumuşak yüzeylerde nikotin, formaldehid ve naftalin gibi kimyasalların birikmesine ve buna maruz kalınmasına bağlı gerçekleşir. Akciğer kanserlerinin yanı sıra koroner arter hastalığı, inme, gebeleri etkileyerek düşük doğum ağırlığına da sebep olabiliyor. Sigara ayrıca, bebek ve çocuklarda, ani bebek ölüm sendromu, akciğer enfeksiyonları, kulak enfeksiyonu ve astım ataklarına sebebiyet verebilir” açıklamasında bulundu.

Sigara bırakma poliklinikleri sigarayı bırakmaya destek oluyor

Sigara bırakma polikliniklerinde tütün ürünleri kullanan ve bırakmak isteyen kişilere psikososyal destek sağlanarak, gerekli görülenlere ilaç tedavileri, nikotin replasman tedavileri uygulanarak sigaranın bırakılmasına yardımcı olunduğunun altını çizen Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Sigara bırakma başarısı, 1 yıl süreyle sigara içilmemesi olarak tanımlanır. Kendi kendine bırakma stratejisinde başarı oranı yüzde 8-25 iken, sigara bırakma polikliniğine başvuran kişilerde başarı oranı yüzde 20-40 arasında saptanmıştır. Bu nedenle sigaranın bırakılması için destek alınması çok önemli” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/26042023212444_507db6ac062927ccd4b440617da7087f.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sigara, her, yıl, milyon, kişinin, ölümüne, sebep, oluyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ: Son 2 haftada küresel Kovid&amp;amp;amp;19 vaka artış oranı yüzde 30</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-son-2-haftada-kuresel-kovid19-vaka-artis-orani-yuzde-30</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-son-2-haftada-kuresel-kovid19-vaka-artis-orani-yuzde-30</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), son iki haftada dünya genelinde Kovid-19 vaka artış oranının yüzde 30&#039;a yükseldiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/07072022011950_e15033b4b2f9699ccb799bc3dd038718.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ:, Son, haftada, küresel, Kovid&amp;amp19, vaka, artış, oranı, yüzde</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kalp Hastalarında Kilo Sorununa Dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kalp-hastalarinda-kilo-sorununa-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kalp-hastalarinda-kilo-sorununa-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Kilo, kalp hastalığı veya kalple ilgili rahatsızlıkları olanlar için önemli bir endişe kaynağı olabilir, ancak tüm kalp hastalarının sorunları aynı değildir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/kalp-hastalarinda-kilo-sorununa-dikkat-121153-20240501.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, Hastalarında, Kilo, Sorununa, Dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>En çok sigara içen ülkelerde Türkiye 28&amp;apos;inci</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/en-cok-sigara-icen-ulkelerde-turkiye-28inci</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/en-cok-sigara-icen-ulkelerde-turkiye-28inci</guid>
<description><![CDATA[ Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri arasında yapılan araştırmaya göre en çok sigara içen ülkeler belli oldu. Türkiye, yüzde 28 ile ilk sırada bulunuyor.İSTANBUL (İGFA) - Ajans Press&#039;in OECD ülkeleri arasında sigara tüketim miktarlarını konu alan araştırmasında, OECD Sağlık İstatistikleri 2021 verilerinden derlenen bilgilere dikkati çekildi.

Türkiye’nin yüzde 28 oranla en çok sigara içen OECD ülkesi olduğu saptanırken. 15 yaş üstü kişilerin baz alındığı araştırmada, Türkiye’den sonra Endonezya’da yüzde 27,6, Rusya’da yüzde 25,8, Yunanistan ve Macaristan ise 24,9 olarak sırasıyla listede yer aldı.

Buna karşın Kosta Rika, Meksika, İzlanda, Norveç ve Brezilya gibi ülkelerde bu oranların yüzde 10’un aldığında olduğu kaydedildi.

Tüm ülkelere bakıldığında ise erkeklerin kadınlara oranla daha fazla sigara tükettiği ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/10062022225810_0e40d25b28758c85f9e63778f9fcfdf8.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>çok, sigara, içen, ülkelerde, Türkiye, 28inci</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlıklı yaşam tarzı ömrünüze 5 yıl daha ekleyebilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglikli-yasam-tarzi-oemrunuze-5-yil-daha-ekleyebilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglikli-yasam-tarzi-oemrunuze-5-yil-daha-ekleyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırma, sağlıklı yaşam tarzının genetik faktörleri yüzde 60 oranında dengeleyebileceğini ve insan ömrüne beş yıl ekleyebileceğini ortaya çıkardı. Uzun bir yaşam için en uygun yaşam tarzı kombinasyonunun, &quot;hiç sigara içmemek, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku süresi ve sağlıklı beslenme&quot; olduğu belirlendi.Yeni ortaya atılan bir araştırmaya göre sağlıklı bir yaşam tarzı genetiğin etkisini yüzde 60&#039;tan fazla dengeleyebilir ve yaşamınıza beş yıl daha ekleyebilir.  Bazı insanların genetik olarak daha kısa bir ömre yatkın olduğu biliniyor.  Yaşam tarzı faktörlerinin; özellikle sigara içmenin, alkol tüketiminin, diyetin ve fiziksel aktivitenin uzun ömür üzerinde etkili olabileceği de iyi biliniyor.  Ancak şu zamana kadar sağlıklı bir yaşam tarzının genetiği ne ölçüde dengeleyebileceğini anlamak için hiçbir araştırma yapılmadı.GENETİK ETKİLERİ YÜZDE 62 TELAFİ EDİYOR  Birkaç uzun vadeli çalışmadan elde edilen bulgular, sağlıklı bir yaşam tarzının yaşamı kısaltan genlerin etkilerini yüzde 62 oranında telafi edebileceğini ve yaşamınıza beş yıl kadar ekleyebileceğini öne sürüyor.  Bu çalışma, genetik faktörlerin yaşam süresinin kısalması üzerindeki etkisini hafifletmede sağlıklı bir yaşam tarzının önemli rolünü aydınlatıyor.  Sağlıklı yaşam tarzlarını teşvik eden halk sağlığı politikaları, geleneksel sağlık hizmetlerine tamamlayıcı görevi görecek ve genetik faktörlerin insan ömrü üzerindeki etkisini azaltacaktır.YAŞAM TARZI ŞANSLI GENLERDEN DAHA ÖNEMLİ  Çalışma, sağlıksız bir yaşam tarzına ve daha kısa yaşam süresine sahip genlere sahip olmanın, daha şanslı genlere ve sağlıklı yaşam tarzına sahip insanlarla karşılaştırıldığında erken ölüm riskini iki kattan fazla artırdığını ortaya çıkardı.  Daha kısa yaşam süresi veya erken ölüm gibi genetik riskin, uygun bir yaşam tarzıyla yaklaşık yüzde 62 oranında dengelenebildiği bulundu.  Daha uzun bir yaşam için en uygun yaşam tarzı kombinasyonunun, &quot;hiç sigara içmemek, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku süresi ve sağlıklı beslenme&quot; olduğu belirlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pmk6qImFMEq0h9Tst5ow4A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlıklı, yaşam, tarzı, ömrünüze, yıl, daha, ekleyebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Meksika&amp;apos;da ilk maymun çiçeği virüsü vakası tespit edildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/meksikada-ilk-maymun-cicegi-virusu-vakasi-tespit-edildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/meksikada-ilk-maymun-cicegi-virusu-vakasi-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Meksika&#039;da ilk maymun çiçeği virüsü vakası tespit edildi ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/29052022151018_a41ad0cf6d3a2894056b76d7465f8a89.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Meksikada, ilk, maymun, çiçeği, virüsü, vakası, tespit, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanı uyardı! Kulaklarınıza bir şey sokmayın!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-uyardi-kulaklariniza-bir-sey-sokmayin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-uyardi-kulaklariniza-bir-sey-sokmayin</guid>
<description><![CDATA[ Kulaklarınıza bir şey sokmayın, temizlemeye çalışmayın! ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/15042024081728_0edd9875cd79bb8fc2f11f05f469e1c7.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanı, uyardı, Kulaklarınıza, bir, şey, sokmayın</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de 5 bin talasemi hastası var</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-5-bin-talasemi-hastasi-var</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-5-bin-talasemi-hastasi-var</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de 5 bin talasemi hastası var ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/08052022214116_719ceeba666d947a230d33d15c1ce7d5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyede, bin, talasemi, hastası, var</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Maden suyu içmek zararlı mı? İddialara yanıt geldi...</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/maden-suyu-icmek-zararli-mi-iddialara-yanit-geldi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/maden-suyu-icmek-zararli-mi-iddialara-yanit-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Beypazarı Maden Suyu hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin Türkiye Maden Suyu Üreticileri Derneği (MASUDER)&#039;nden açıklama geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/19042024075728_6abb0ef60b7a7071e707143d613bbb1a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Maden, suyu, içmek, zararlı, mı, İddialara, yanıt, geldi...</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ: COVID&amp;amp;amp;19 vakaları bir ayda yüzde 38 arttı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-covid19-vakalari-bir-ayda-yuzde-38-artti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-covid19-vakalari-bir-ayda-yuzde-38-artti</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), epidemiyolojik güncelleme raporunu yayımladı. Buna göre, 31 Temmuz-27 Ağustos&#039;taki 28 günlük dönemde 1,4 milyonun üzerinde yeni COVID-19 vakası ve bin 800&#039;ün üzerinde COVID-19 kaynaklı ölüm rapor edildi.İSTANBUL (İGFA) - Bir önceki 28 günlük periyoda göre DSÖ&#039;nün verilerine göre vakalarda yüzde 38 artış kaydedildi.

Ölüm oranında ise yüzde 50 düşüş yaşanan raporda vakaların, küresel olarak test ve raporlamadaki azalma dolayısıyla enfeksiyon oranlarını doğru yansıtmadığı belirtildi.

DSÖ&#039;nün epidemiyolojik güncelleme raporuna göre, dünya genelinde 770 milyondan fazla COVID-19 vakası, salgın kaynaklı 6 milyon 956 bin ölüm rapor edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/05092023140611_39c434f6f4e1837f5d22f13a1181826d.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ:, COVID&amp;amp19, vakaları, bir, ayda, yüzde, arttı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kanserde erken tanı oranı arttı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kanserde-erken-tani-orani-artti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kanserde-erken-tani-orani-artti</guid>
<description><![CDATA[ Herkes Duysun TV’de Sevilay Yüksel Gündüz’ün hazırlayıp sunduğu Sağlıkta Nefes programına bu hafta BUKANDER Yönetim Kurulu Başkanı Aysun Arslan ve Op. Dr. Murat Çalıkapan konuk oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/05042024153450_58353f4851a6a65ef35fc02c16b6ffea.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kanserde, erken, tanı, oranı, arttı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uyku apnesi nedir, neden olur? Uyku apnesi belirtileri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uyku-apnesi-nedir-neden-olur-uyku-apnesi-belirtileri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uyku-apnesi-nedir-neden-olur-uyku-apnesi-belirtileri</guid>
<description><![CDATA[ Uyku apnesi olanlar ehliyet alamayacak haberleri gündem olmuştu.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), &quot;Uyku apnesi tanısı konan kişiler ehliyet alamayacak veya ehliyetlerini yenileyemeyecek&quot; haberleri üzerine, ilgili yönetmelikte güncel değişiklik yapılmadığını bildirdi. Peki, uyku apnesi nedir, neden olur? İşte uyku apnesi belirtileri....Sabahları yorgun uyandırıp gün boyunca uyuklama hissi vererek yaşam kalitesini olumsuz etkileyen uyku apnesi iş ve okul performansının düşük olmasında da önemli etkiye sahip.Uyku apnesini birçok hazırlayıcı faktör vardır; birincisi şişmanlıktır. Şişman bireyde üst solunum yollarının iç çapı daralır. Bu uykudaki solunum sırasında hava yolunun kolay kapanmasına neden olur. Bir diğer neden üst solunum yolları dilatör kaslarının kasılma gücünün azalması sonucu diyaframın soluk alma sırasında, nefes almanın bitişinde hava yolunun kapanmasıdır. Bu uyku apnesi olarak adlandırılır. Bunun sonlanması için bireyde arousal denilen beyin uyanmasının olması ya da bireyin uyanması gerekir. Diğer önemli hazırlayıcı faktörler sigara içmek, alkol kullanmaktır.Çene yapısının küçük olması, çenenin geride olması, bademciklerin ileri derecede büyük olması, geniz eti varlığı, burun pasajında eğrilik, kırılma ve benzeri gibi olaylar sonucunda kapanması uykuda solunum durmasını ve horlamayı kolaylaştırır.Uyku apnesinin 3 temel bulgusu horlama, hastanın eşi tarafından teyit edilen apne ve gündüz aşırı uyku halidir. Onun dışında nefes darlığı, sık sık iç çekme, el kol hareketleriyle çırpınarak uyanmaya çalışma, sık ve uzun süreli solunum durmaları uyku apnesinin belirtileri arasındadır.Uyku apnesinin oluşmasına sebep oluşturacak genel faktörler ise şunlardır:Fazla kilolu olmak,Büyük bademciklere ve geniz etine sahip olmakÜst solunum yolundaki darlıklarUyku apnesi tedavi edilmediğinde günlük yaşam kalitesi bozulur. Tekrarlayan uyku bölünmeleri nedeniyle dinlenilmemiş uykuya neden olur. O nedenle birey sürekli yorgun ve dinlenmemiş uyanır. Sabah baş ağrısı, ağızda kuruluk olur. Bölünen uyku nedeniyle bilişsel fonksiyonlar bozulduğu için algılama, planlamama, hatırlama, problem çözme gibi beceriler azalır. Uyku yoksunluğu nedeniyle gün içi aşırı uykululuk oluşur. Hasta dikkat gerektiren işlerde çalışmakta zorlanır, iş ve trafik kazaları yapar, sağlıklı bireye göre kaza yapma riski 2-3 kat artar.Uyku apne sendromu nedeniyle oksidatif stres dediğimiz bir mekanizma aktif hale geçer, damar yapısını bozarak halk arasında damar sertliği dediğimiz ateroskleroza neden olur. Bunun sonucunda hipertansiyon, koroner arter hastalığı, myokard infarktüsü, inme, insulin direncinde artma, obezite ve diyabet gelişir. Bu kronik hastalıklar uyku apne tedavisi yapılmazsa, tıbbı tedaviye dirençli hale gelir ve yaşamı tehdit eden klinik durumlar ortaya çıkar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O9799SPwLkmHb2d6n_uaZQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uyku, apnesi, nedir, neden, olur, Uyku, apnesi, belirtileri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Diyabetik Retinopati Hastalığında Erken Tanı Önemli</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/diyabetik-retinopati-hastaliginda-erken-tani-onemli</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/diyabetik-retinopati-hastaliginda-erken-tani-onemli</guid>
<description><![CDATA[ Prof. Dr. Tansu Erakgün, görme kaybı nedenleri arasında en sık rastlanan Diyabetik Retinopati hastalığının tedavisinde erken tanının önemli olduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/diyabetik-retinopati-hastaliginda-erken-tani-onemli-104103-20240507.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Diyabetik, Retinopati, Hastalığında, Erken, Tanı, Önemli</media:keywords>
</item>

<item>
<title>KKKA kaynaklı ölümler bu yıl erken başladı: “Şu anda 80 hasta var”</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kkka-kaynakli-oelumler-bu-yil-erken-basladi-su-anda-80-hasta-var</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kkka-kaynakli-oelumler-bu-yil-erken-basladi-su-anda-80-hasta-var</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye bu yıl sıcak geçen bir ilkbahar yaşıyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığını bulaştıran kenelerin daha erken ortaya çıkmasına neden oldu. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, KKKA hastalığı kaynaklı ölümlerin bu yıl erken yaşanmaya başladığını söyledi.Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığını bulaştıran kenelerin hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesinden dolayı doğada erken görülmeye başladığını belirtti.Çetin, kenelerin tabiatta var olmasıyla KKKA hastalığının da ortaya çıktığını söyledi.
Kenelerin bahar aylarında sıcaklığa bağlı ortaya çıktığını, ekime kadar tabiatta görüldüğünü belirten Çetin, “Geçen yıl vaka sayılarımızda yaklaşık yüzde 50 düşme vardı. Bunun sebebini özellikle bahar aylarının biraz daha geç gelmesine bağlamıştık.” dedi.Çetin, İç Anadolu Bölgesi’nde sıcaklıkların özellikle haziran ayı sonlarına doğru arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Önceki yıllara göre vaka sayılarında yaklaşık yüzde 50 düşüş gördük, bu iyi bir göstergeydi ancak bu sene havaların hızlı bir şekilde, mart ayının ortalarından itibaren ısınmasının, mart ve nisanın belki dünya tarihindeki en sıcak aylar olarak kayıtlara geçmesinin kenelerin çıkmasında ve tabiata dağılmasında çok etkili olduğunu biliyoruz. Bundan dolayı vakaların daha erken çıktığını hatta hayatını kaybeden insanlarımızın nisan ayı başlarında başladığını görüyoruz. Onun için özellikle 2024 yılında tedbirlerin biraz daha artırılması gerekmektedir.”Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının KKKA hastalığına karşı tedbir alma sürecine girdiğini ifade eden Çetin, vatandaşlardan da bu süreçte mutlaka kenelere karşı tedbirli olmalarını istedi.
Çetin, yıllık vaka sayısının genelde 1200-1300 civarında olduğunu, geçen sene bu rakamın 600-700’e düştüğünü vurgulayarak, “Bunu baharın daha geç gelmesine bağlayabiliyoruz. Kış aylarında ve sonbahar aylarında tabiatta çok fazla kene görmeyiz.” diye konuştu.Çetin, bu yıl havaların erken ısındığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Şu ana kadar da takip ettiğim kadarıyla 80 civarında vaka sayısı var. Bu vakaların özellikle geldiği noktalar ise İç Anadolu Bölgesi ve İç Anadolu’nun kuzeyi. Çorum, Yozgat, Tokat ve Sivas’ın özellikle kuzey bölümleri, Giresun, Gümüşhane, Erzincan ve Erzurum hattında vaka sayılarını yoğun şekilde görebiliyoruz. Bu yıl vaka sayılarının geçen yıla göre daha fazla olabileceğini düşünüyor ve öngörülerimizi paylaşıyoruz. Özellikle tabiatta, dış ortamlarda çalışan insanlarımız tedbir alsın. Piknik yapma aşamalarında, tabiatla uğraşma aşamalarında üzerine kenenin gelebileceğini, kenenin onları ısırabileceğini ve hastalık bulaştırabileceğini göz ardı etmesinler.”Çetin, bu yıl KKKA hastalığı şüphesiyle Erzurum&#039;da ölüm vakasının gerçekleştiğine dikkati çekerek, vakaların ise en çok Sivas, Erzurum, Erzincan, Samsun ve özellikle Yozgat civarında görüldüğünü belirtti.
Hastalığın başlangıcı ve ölüm arasında bir süreç geçtiğini anlatan Çetin, temennilerinin ölüm olaylarının yaşanmaması olduğunu vurguladı.
Çetin, hastalıktan korunmanın en etkili yolunun kenelere karşı alınabilecek basit önlemler olduğunu sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WQcgFzzueUCIrCQ7jEqesQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>KKKA, kaynaklı, ölümler, yıl, erken, başladı:, “Şu, anda, hasta, var”</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Her kitle kanser habercisi olmasa da tedbirli olunmalı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/her-kitle-kanser-habercisi-olmasa-da-tedbirli-olunmali</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/her-kitle-kanser-habercisi-olmasa-da-tedbirli-olunmali</guid>
<description><![CDATA[ Boyun bölgesinde oluşan kitleler genellikle benign (iyi huylu) olabilse de bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarının da habercisi olabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/06052024114535_1ade75bc2c37bf9d5da6e23b6ad664b0.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Her, kitle, kanser, habercisi, olmasa, tedbirli, olunmalı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İşte hazımsızlığa iyi gelen besinler</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/iste-hazimsizliga-iyi-gelen-besinler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/iste-hazimsizliga-iyi-gelen-besinler</guid>
<description><![CDATA[ Hazımsızlık ve şişkinlik hissi genellikle sindirim sistemindeki rahatsızlıklardan kaynaklanıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, hazımsızlık ve şişkinliğe iyi gelen 7 besini paylaştı.İSTANBUL (İGFA) - Hazımsızlık ve şişkinliği hafifletebilmek için sindirimi zorlayacak yağlı, ağır ve işlenmiş gıdalardan kaçınılması gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, hazımsızlık ve şişkinliğe iyi gelen 7 besini paylaştı:

İşte o besinler...

NANE
Nane çayı veya taze nane yaprakları sindirimi rahatlatıcı etkilere sahiptir.

ZENCEFİL
Zencefil, sindirim sistemini sakinleştirebilir ve gazı azaltabilir.

ANANAS
Ananas, sindirimi kolaylaştırıcı enzimler içerir ve şişkinliği azaltmaya yardımcı olabilir.

YOĞURT VE KEFİR 
Probiyotik içeriği sayesinde sindirimi destekleyebilir ve bağırsak sağlığını iyileştirebilir.

YULAF
Lif açısından zengin olan yulaf sindirimi kolaylaştırabilir ve kabızlığı önleyebilir.

KABAK
Lif açısından zengin olan kabak sindirimi kolaylaştırabilir ve kabızlığı önleyebilir.

SU
Yeterli miktarda su içmek sindirimi destekler ve vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/29032024214221_b4718d3e5e26649cf596cf162e5fe5e0.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İşte, hazımsızlığa, iyi, gelen, besinler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Karaciğer Kanserlerinde Yeni Teknolojiler Hayat Kurtarıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/karaciger-kanserlerinde-yeni-teknolojiler-hayat-kurtariyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/karaciger-kanserlerinde-yeni-teknolojiler-hayat-kurtariyor</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorları, 57 yaşındaki Cengiz Deligül&#039;ün karaciğerindeki tehlikeli kitle yenilikçi bir yöntemle tedavi etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/karaciger-kanserlerinde-yeni-teknolojiler-hayat-kurtariyor-142620-20240506.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Karaciğer, Kanserlerinde, Yeni, Teknolojiler, Hayat, Kurtarıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı 36 bin personel alımı 2024: Personeli alımı başvuruları ne zaman, başvuru kılavuzu yayımlandı mı? (Kadro ve branş dağılımı belli oldu)</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-36-bin-personel-alimi-2024-personeli-alimi-basvurulari-ne-zaman-basvuru-kilavuzu-yayimlandi-mi-kadro-ve-brans-dagilimi-belli-oldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-36-bin-personel-alimi-2024-personeli-alimi-basvurulari-ne-zaman-basvuru-kilavuzu-yayimlandi-mi-kadro-ve-brans-dagilimi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı 36 bin sözleşmeli sağlık personeli alımı başvurularının ne zaman başlayacağı, ilanın Resmi Gazete&#039;de yayımlanmasının ardından sorgulanmaya başladı. Atama bekleyen sağlık çalışanları, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 36 bin personel alımı ilanı sonrasında, alım yapılacak olan kadro ve branş dağılımını merak ediyor. Peki, Sağlık Bakanlığı 36 bin personel alımı başvuruları ne zaman, kılavuz yayımlandı mı?24 Sağlık Bakanlığı 36 bin personel alımı başvuruları için tarih araştırmaları başladı. Recep Tayyip Erdoğan imzalı kararın Resmi Gazete&#039;de yayımlanmasının ardından, gözler Sağlık Bakanlığı&#039;nın personel alımı için yayımlayacağı başvuru kılavuzuna çevrildi. Peki, Sağlık Bakanlığı 36 bin personel alımı başvuruları ne zaman, kılavuz yayımlandı mı?Sözleşmeli 36 bin sağlık personeli istihdamı kapsamındaki sağlık birimlerinin yeniden belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı karar Resmi Gazete&#039;de yayımlandı.Buna göre, yıl sonuna kadar uygulanmak üzere, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla sözleşmeli sağlık personeli istihdam edilecek hizmet birimleri yeniden belirlendi.Sağlık Bakanlığı tarafından alımı yapılacak olan 36 bin sözleşmeli sağlık personel alımı başvurularının başlayacağı tarih merak ediliyor.Sağlık Bakanlığı sözleşmeli personel alımı başvuru tarihleri henüz belli olmadı. Başvuru kılavuzunun mayıs ayı itibarıyla ÖSYM üzerinden yayımlanması bekleniyor.Karar uyarınca 1 diyetisyen, 9 ebe, 2 hemşire, 25 sağlık memuru, 1 sağlık teknikeri, 3 bin 498 tabip, 32 bin 464 de uzman tabip istihdam edilecek.İstihdam edilecek personelden 1&#039;i acil sağlık hizmetlerinde, 7&#039;si ilçe sağlık müdürlüğü/ toplum sağlığı merkezlerinde, 8&#039;i sağlık evlerinde, 35 bin 984&#039;ü ise yataklı tedavi birimlerinde görev alacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rd_CbOW_5UqgFJhvEj5-fw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığı, bin, personel, alımı, 2024:, Personeli, alımı, başvuruları, zaman, başvuru, kılavuzu, yayımlandı, mı, Kadro, branş, dağılımı, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İzmir’de “Bölgesel Kadaverik Donör Potansiyeli ve Geliştirme Sempozyumu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/izmirde-boelgesel-kadaverik-donoer-potansiyeli-ve-gelistirme-sempozyumu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/izmirde-boelgesel-kadaverik-donoer-potansiyeli-ve-gelistirme-sempozyumu</guid>
<description><![CDATA[ İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından “Bölgesel Kadaverik Donör Potansiyeli ve Geliştirme Sempozyumu” geniş katılımla gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/izmirde-bolgesel-kadaverik-donor-potansiyeli-ve-gelistirme-sempozyumu-212320-20240503.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İzmir’de, “Bölgesel, Kadaverik, Donör, Potansiyeli, Geliştirme, Sempozyumu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Cilt kanseri tedavisinde aşı umudu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cilt-kanseri-tedavisinde-asi-umudu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cilt-kanseri-tedavisinde-asi-umudu</guid>
<description><![CDATA[ Covid-19&#039;a karşı mRNA aşısı geliştiren Moderna, aynı teknikle kanser aşısı üretmek için çalışıyor. ABD merkezli şirketin geliştirdiği deneysel kanser aşısının klinik deneylerinde üçüncü ve son safha sürüyor. İngiltere&#039;de devam eden testlerde mRNA aşısının yüksek riskli hastalarda cilt kanseri ölümlerini yarı yarıya azalttığı açıklandı.Cilt kanseri tedavisine ilişkin heyecan verici açıklama İngiliz bilim insanlarından geldi. İngiltere&#039;de, Londra Üniversitesi hastanesinin öncülük ettiği projede ABD&#039;li ilaç üreticisi Moderna&#039;nın cilt kanserini hedef alan mRNA aşısı kullanılıyor.  &quot;mRNA-4157&quot; adı verilen aşı, tümörden örnek alınarak kişiye özel hazırlanıyor. Kanserli hücrelerin salgıladığı &quot;neoantijenler&quot; ile donatılan mRNA aşısı, bağışıklık sistemini kanserli dokulara saldırmak için harekete geçiriyor. İmmünoterapi tedavisi ile etki güçlendiriliyor.ÖLÜM ORANI YÜZDE 49 AZALIYOR  Aşının 2. safha klinik deneylerinde yüksek riskli hastalarda, mRNA aşısının immünoterapi ile birlikte uygulandığında ölüm oranını yüzde 49 azalttığı tespit edilmişti.  Bir yıl süren tedavi süresince hastaların toplam yedi doz mRNA aşısı ve imünoterapi ilacı aldığı belirtiliyor.Farklı ülkelerden bin 100 kişiyle yürütülecek 3. safha klinik deneyler sonrasında aşının kullanım onayına sunulması hedefleniyor. Covid 19&#039;a karşı aşı geliştiren BionTech gibi şirketler de mRNA teknolojili kanser aşıları üzerinde çalışıyor.ÖLÜMLERİN ANA NEDENİ MELANOM  İstatistiklere göre, tüm cilt kanserlerinin küçük bir bölümünü oluşturmasına karşın, ölümlerin büyük bir çoğuna melanom sebep oluyor. 2022&#039;de dünyada 330 bin melanom teşhisi konulurken, yaklaşık 60 bin kişi hayatını kaybetmişti. MELANOM NEDİR?Deriye rengini veren melanin adlı renk pigmentleri, melanosit denilen cilt hücreleri tarafından üretilir. Bu hücrelerin kontrolsüz bir şekilde bölünüp çoğalması sonucunda meydana gelen cilt kanseri melanom veya melanoma olarak tanımlanır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HeLOC7KtVUeUjwdotezcng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Cilt, kanseri, tedavisinde, aşı, umudu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Aşı karşıtlığı yüzünden hastalar hayatını kaybediyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/asi-karsitligi-yuzunden-hastalar-hayatini-kaybediyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/asi-karsitligi-yuzunden-hastalar-hayatini-kaybediyor</guid>
<description><![CDATA[ Birlik ve Dayanışma Sendikası, her bir çocuğun aşı ile önlenebilir hastalıklardan korunması ve toplumsal farkındalığı arttırmak amacıyla 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanan Dünya Aşı Haftası ile ilgili açıklamada bulunduANKARA (İGFA) - Her sene 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanan Dünya Aşı Haftası’nın bu yılki teması “Eksik Aşıların Tamamlanması” olarak belirlendi. Dünya Aşı Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Mengücük, 24 - 30 Nisan Dünya Aşı Haftası dolayısıyla aşının önemini, aşı yapmak için yıllarca emek veren aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının kıymetlerini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Yüz yıllardır toplumu bir savaştan daha çok öldürebilen salgın hastalıklara karşın aşıların bulunması ile toplumun sağlığa, sekelsiz sağlıklı bir yaşama ulaşmasını çok açık ve net olarak görüyoruz.” diye konuştu.



“AŞI KARŞITLIĞI İLE BİLİMDEN UZAK ÜRÜNLERİN SATIŞI YAPILIYOR”

Dr. Derya Mengücük, aşı karşıtlığı ile bilimden uzak ürünlerin satışının yapıldığını söyledi. Mengücük açıklamasında, “Toplumun her kesimini ilgilendiren böylesi önemli bir konuyu siyasi figür haline getirenlerle beraber aşı karşıtlığı üzerinden kazanç elde edenlerin de sayısının oldukça arttığını gözlemliyoruz. Aşı karşıtlığı üzerinden bilimden uzak ürünlerin satışı ile kirli menfaat ağları pazarlanıyor. Bir taraftan da cahilliğin verdiği dayanılmaz hafiflik ile toplum önünde kişisel egolarını şişirme ve rant sağlamanın yollarını zorluyorlar.  Aynı iddiaları sürekli tekrar ederek ispatı mümkün olmayan dayanaksız, asılsız fikirlerle sosyal medya üzerinden reyting sağlamak için insanları yanıltan hazır gündemlere neden oluyorlar.  Peki tüm bu sanal, dayanaksız aşı karşıtı söylemlerin feci sonuçları olabilir mi?  Ne yazık ki “evet” dedi.

Dr. Derya Mengücük, aşı karşıtlığının sonucunun insanların hayatını kaybetmelerine neden olduğunu belirterek, “Yanlış ve yanıltan karşıtlık, yeniden kızamıktan ölen, çocuk felcinden engelli kalan çocuklar, menenjitten uzvu kesilmek zorunda kalan insanlara sebep olabilir. Diyabet, kalp hastalığı nedeniyle viral bir enfeksiyon sonucu zatürre olup yoğun bakıma yatanlar, korunabileceği halde hayatını kaybedenler olabilir. Aşılara karşı söylemler ispatı olmadığı gibi yalan ve yanlış iken olası bu sonuçlar maalesef gerçektir. Bütün bu sanal yalanları yayanların, rant elde edenlerin, siyasi kazanım peşinde koşanların umurunda değildir bu durum. Ama biz aile hekimleri aile sağlığı çalışanları aşıyı, aşılarla korunmayı, toplum sağlığını çok önemsiyoruz ve önemsemeye devam edeceğiz.” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.telgrafgazetesi.com/images/haber/26042023212055_0f9c08affb9f99c4bd662ba6588c2a13.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Aşı, karşıtlığı, yüzünden, hastalar, hayatını, kaybediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı personel alımı başvuruları 2024: Sağlık Bakanlığı 36 bin personel alımı başvuruları ne zaman, kılavuz yayımlandı mı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-basvurulari-2024-saglik-bakanligi-36-bin-personel-alimi-basvurulari-ne-zaman-kilavuz-yayimlandi-mi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-basvurulari-2024-saglik-bakanligi-36-bin-personel-alimi-basvurulari-ne-zaman-kilavuz-yayimlandi-mi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı 36 bin sözleşmeli sağlık personeli yapacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ın imzasıyla Resmi Gazete&#039;de alınan karar sonrası, atama bekleyen sağlık çalışanları heyecanlandı. Bu yıl alımı yapılacak 36 bin personel alımı için gözler Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanacak olan başvuru tarihlerine çevrildi. Peki, 2024 Sağlık Bakanlığı personel alımı başvuruları ne zaman başlayacak, kılavuz yayımlandı mı?Sağlık Bakanlığı 36 bin personel alımı başvuruları için tarih araştırmaları başladı. Sağlık Bakanlığı tarafından ihtiyaç doğrultusunda belirlenen kadro ve branşlar sonrasında, 1 diyetisyen, 9 ebe, 2 hemşire, 25 sağlık memuru, 1 sağlık teknikeri, 3 bin 498 tabip, 32 bin 464 de uzman tabip istihdam edilecek. Peki, 2024 Sağlık Bakanlığı personel alımı başvuruları ne zaman başlayacak, kılavuz yayımlandı mı?Sağlık Bakanlığı&#039;na sözleşmeli 36 bin sağlık personeli istihdamı kapsamındaki sağlık birimlerinin yeniden belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı karar Resmi Gazete&#039;de yayımlandı.Buna göre; Yıl sonuna kadar uygulanmak üzere, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla sözleşmeli sağlık personeli istihdam edilecek hizmet birimleri yeniden belirlendi.Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak olan 36 bin sözleşmeli sağlık personel alımı başvurularının başlayacağı tarih için gözler ÖSYM&#039;ye çevrildi.2024 Sağlık Bakanlığı 36 bin sözleşmeli personel alımı başvuru tarihleri henüz belli olmadı. Başvuru kılavuzunun mayıs ayı itibarıyla ÖSYM üzerinden yayımlanması bekleniyor.Sağlık Bakanlığı 36 bin personel alımı başvuru şartları ÖSYM tarafından yayımlanacak olan başvuru kılavuzu sonrasında belli olacak. Alım yapılacak branşa göre özel ve genel şartlar belirlenecek.Geçtiğimiz yıl yapılan alımlarda ön lisans, ortaöğretim, lisans mezunlarından KPSS puan şartı aranmıştı. Bu yılda benzer şekilde KPSS puanıyla alım yapılması bekleniyor.Karar uyarınca 1 diyetisyen, 9 ebe, 2 hemşire, 25 sağlık memuru, 1 sağlık teknikeri, 3 bin 498 tabip, 32 bin 464 de uzman tabip istihdam edilecek.İstihdam edilecek personelden 1&#039;i acil sağlık hizmetlerinde, 7&#039;si ilçe sağlık müdürlüğü/ toplum sağlığı merkezlerinde, 8&#039;i sağlık evlerinde, 35 bin 984&#039;ü ise yataklı tedavi birimlerinde görev alacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BV5iknAbdECsZBdsgramdA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığı, personel, alımı, başvuruları, 2024:, Sağlık, Bakanlığı, bin, personel, alımı, başvuruları, zaman, kılavuz, yayımlandı, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Temizlik Takıntısı Nedir? Kimler de Görülür?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/temizlik-takintisi-nedir-kimler-de-goerulur</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/temizlik-takintisi-nedir-kimler-de-goerulur</guid>
<description><![CDATA[ Klinik Psikolog Burcu Amrağ konu hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/temizlik-takintisi-nedir-kimler-de-gorulur-122304-20240503.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Temizlik, Takıntısı, Nedir, Kimler, Görülür</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sahte kozmetik ürünleri ve güneş kreminde ambalaja dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sahte-kozmetik-urunleri-ve-gunes-kreminde-ambalaja-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sahte-kozmetik-urunleri-ve-gunes-kreminde-ambalaja-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, sahte ve taklit kozmetik ile güneş kremlerinin iç ambalaj etiketlerinde düzensiz basımlara sıkça rastlandığını belirterek, ürünlerin etiketlerinin basılma düzenine ve simetrisine dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, Türkiye&#039;de yıllık ortalama 5 milyon kutu dermokozmetik güneş koruyucu ürünün eczanelerde, 7,5 milyon kutu güneş koruyucu ürünlerin de e-ticaret yoluyla satıldığını söyledi. Pura, zincir marketler, çevrimiçi perakendeler ve güzellik mağazalar üzerinden satış sayısının da yıllık ortalama 5 milyon kutu olduğunu dile getirdi.  Sahte ve taklit güneş koruyucu kremlerinin orijinallerinden nasıl ayırt edileceği konusunda da bilgi veren Pura, kozmetik ürünlerinin eczanelerden, güvenilir yetkili satıcılardan ve satış noktalarından alınmasının önemine işaret etti.ÜRÜN TAKİP SİSTEMİ KAYDINA BAKILMALI  Ürünün, &quot;Ürün Takip Sistemi&quot;nde kaydının bulunup bulunmadığının sorgulanması gerektiğini anlatan Pura, sahte ve taklit ürünlerde sıkça görülen, ambalajın şişmesi durumuna dikkat edilmesi tavsiyesinde bulundu.  &quot;ETİKETİN BASILMA DÜZENİ VE SİMETRİSİNE DİKKAT EDİLMELİ&quot;  Güneş koruyucu kremlerin iç ve dış olmak üzere farklı ambalajlara sahip olabildiğini ifade eden Pura, şunları kaydetti:  &quot;Sahte ve taklit ürünlerin iç ambalaj etiketlerinde sıklıkla rastlanan düzensiz basımlar nedeniyle etiketlerin basılma düzenine ve simetrisine dikkat edilmelidir. Orijinal ürün etiket ve ambalajlarında firmaya özel fontlar kullanılmakta olup satın alınan ürünlerde bu yazı stil ve fontlarının yer alıp almadığı kontrol edilmelidir.&quot;  Ürünün üretim ve son kullanma tarihinin kontrol edilmesinin önemine işaret eden Pura, ürünün son kullanma tarihinin 3 yılı aşmadığından emin olunması gerektiğini söyledi.BİLYE SESİNE DİKKAT!  Pura, ürünlerin renklerinin de orijinal olup olmadığını anlamak için bir yöntem olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:  &quot;Renksiz olarak üretimi yapılan orijinal ürünlerin sahte ve taklitlerinde sıklıkla ürün rengi değiştirilmiş olarak piyasada bulunmakta olup satın alınan ürünlerin renk kontrolleri gerçekleştirilmelidir. Orijinal ürünleri sahte ve taklit ürünlerden ayırt edilebilmesi için ürün içinde bilyesi bulunmakta olup satın alınmak istenilen ürün iyice çalkalanarak bilye sesi duyulduğuna dikkat edilmelidir.&quot;  GÜNEŞ KREMİ ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER  Yaz mevsimine girerken güneş koruyucuların öneminin arttığını belirten Pura, sektörde de güneş koruyucu kremlere taleplerin yükseldiğini bildirdi.  Pura, güneş ışınlarının &quot;UVA&quot; ve &quot;UVB&quot; ışınlarından oluştuğunu ifade ederek, güneş koruyucu krem seçilirken söz konusu iki ışından da koruyan nitelikte olması gerektiğini söyledi.  Ürünün geniş spektrumlu olması ve kızılötesi ışınlara karşı da koruma sağlaması gerektiğini aktaran Pura, &quot;Bu özellikleri barındırmayan ürünlerde güneşten tam bir koruma beklenemez ve ilgili ürünler cilt yaşlanmasına karşı etki, lekelenmeyi önleme, en önemlisi güneş yanığı ve ilerleyen dönemlerde cilt kanseri riskine karşı koruma işlevlerini yerine getiremezler.&quot; dedi.  HANGİ CİLT İÇİN NASIL GÜNEŞ KREMİ SEÇİLMELİ?  Pura, güneş kremlerinin fiziksel ve kimyasal koruyucu olarak iki çeşidi olduğunu belirterek, fiziksel koruyucu olanların ciltten temizlenmesinin kimyasallardan daha kolay olduğunu anlattı.  Güneş kremi seçiminde kişilerin cilt tiplerine göre de dikkat etmesi gerektiğini belirten Pura, &quot;Yağlı cildi olanlar akışkan sıvı formlarda ya da jel formundaki güneş koruyucuları, kuru cildi olanlar ise krem formundaki güneş koruyucuları tercih etmelidir. Aksi takdirde, yağlı cildi olanlarda sivilce artışı, kuru cildi olanlarda ise kuruluk artışı gelişebilir.Cilt lekeleri olanlar güneş koruyucu krem seçerken kapatıcı formu olan kremleri tercih edebilir. Bu sayede hem güneş koruyucu kremin koruyucu etkisinden faydalanabilirken, hem de ciltteki lekelerin görünmesinin önüne geçebilirler.&quot; değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GgUbkl4AZ02Khq6A6gwhDg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sahte, kozmetik, ürünleri, güneş, kreminde, ambalaja, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzman Doktor Açıkladı: Göz Sağlığına İyi Gelen Besinler!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzman-doktor-acikladi-goez-sagligina-iyi-gelen-besinler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzman-doktor-acikladi-goez-sagligina-iyi-gelen-besinler</guid>
<description><![CDATA[ Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay konu hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/uzman-doktor-acikladi-goz-sagligina-iyi-gelen-besinler-115835-20240501.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzman, Doktor, Açıkladı:, Göz, Sağlığına, İyi, Gelen, Besinler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ALAÇATI OT FESTİVALİ’NİN SAĞLIKLI STANDI MEDICANA</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/alacati-ot-festivalinin-saglikli-standi-medicana</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/alacati-ot-festivalinin-saglikli-standi-medicana</guid>
<description><![CDATA[ Bu yıl 13’ncüsü düzenlenen Alaçatı Ot Festivali’nde Medicana Sağlık Grubu da yerini aldı. Festival alanındaki standında ziyaretçilere bilgilendirmede bulunan Medicana sağlık ekibi, acil durumda oluşabilecek sağlık sorunları için imkanlarını seferber etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/alacati-ot-festivalinin-saglikli-standi-medicana-112630-20240421.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>ALAÇATI, FESTİVALİ’NİN, SAĞLIKLI, STANDI, MEDICANA</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp;apos;de 2 Yeni Parazit Türü Keşfedildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/izmirde-2-yeni-parazit-turu-kesfedildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/izmirde-2-yeni-parazit-turu-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Prof. Dr. Argun Akif Özak ve ekibi, İzmir ve Saros körfezlerinden toplanan zooplankton örnekleri arasında, sucul ortamda serbest gezen 2 yeni tür keşfetti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/izmirde-2-yeni-parazit-turu-kesfedildi-175226-20240429.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İzmirde, Yeni, Parazit, Türü, Keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bağırsak sağlığı için ideal! Her evde var: Pişirmeden önce suda bekletmek vitamin bombasına dönüştürüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bagirsak-sagligi-icin-ideal-her-evde-var-pisirmeden-oence-suda-bekletmek-vitamin-bombasina-doenusturuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bagirsak-sagligi-icin-ideal-her-evde-var-pisirmeden-oence-suda-bekletmek-vitamin-bombasina-doenusturuyor</guid>
<description><![CDATA[ Mercimek evlerde en sık bulunan baklagillerden biri. Özellikle çorbası herkes tarafından severek tüketilen mercimekten maksimum fayda sağlamak için uygulamanız gereken bir adım var. Bu adım  ekstra bir görev gibi görünse de, hem pişirme sürecine hem de sağlığınıza sağladığı faydalar çabaya değer. Sindirilebilirliği ve besin emilimini artırmaktan doku ve lezzeti iyileştirmeye kadar mercimekleri ıslatmak, yemeklerinizi daha besleyici ve keyifli hale getiren bir dizi avantajın kilidini açar.Mercimekler, sindirimi ve besin emilimini engelleyebilen tanenler ve polifenoller gibi belirli anti-besinler içerir. Islatma, bu bileşikleri azaltmaya yardımcı olarak daha sağlıklı ve daha besleyici hale getirir.Islatma ya da suda bekletme işlemi, mercimekteki fitik asit seviyelerini azaltabilir. Fitik asit, demir, çinko ve kalsiyum gibi temel minerallerin emilimini engelleyebilir. Islatma yoluyla, bu besinleri vücut için daha biyoyararlanabilir hale getirirsiniz.Beslenme Uzmanı Dr. Archana Batra&#039;ya göre, Islatma, şişkinlik ve gaza neden olabilen oligosakkaritler gibi karmaşık şekerlerin parçalanmasına yardımcı olur. Bu, mercimeğin sindirimini kolaylaştırır ve sindirim rahatsızlığına neden olma olasılığını azaltır. Mercimekleri ıslatmak, sindirim sistemine zarar verebilecek ve büyük miktarlarda potansiyel olarak zararlı olabilecek doğal bileşikler olan lektinleri nötralize etmeye yardımcı olur. Lektinler bağırsak astarında tahrişe neden olabilir ve besin emilimini engelleyebilir. Mercimeği ıslatarak, lektin içeriğini azaltırsınız, bu da mercimeğin sindirimini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda uzun vadede daha iyi bağırsak sağlığını da destekler.Suda bekletme işlemi, mercimekleri yumuşatarak daha hızlı pişmelerini sağlar. Bu, yalnızca zamandan tasarruf sağlamakla kalmaz, aynı zamanda enerji kullanımını da azaltarak pişirme sürecini daha verimli hale getirir.Islatılmış mercimek daha hızlı piştiğinden, pişirme işlemi sırasında daha az su gerektirir. Bu, özellikle su kıtlığı olan bölgelerde veya suyu korumak isteyenler için faydalı olabilir. Pişirme için gereken su miktarını azaltarak mercimekte daha yoğun bir lezzet de korursunuz, bu da yemeği daha zengin ve daha yoğun bir tada sahip hale getirir.Mermiyi ıslatmak sadece toz ve kiri gidermeye yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda mercimeklerin yüzeyinde bulunabilecek olası pestisit kalıntılarını veya diğer kirleticileri de temizler.
Bu ön temizleme adımı, özellikle yetiştirme sırasında kimyasallara maruz kalmış olabilecek organik olmayan çeşitler kullanıldığında mercimeğin tüketilmesinin güvenli olmasını sağlar.Islatma, mercimeklerin eşit şekilde pişmesine yardımcı olur ve daha iyi bir dokuya yol açar. Yumuşak ama lapa değil. Ayrıca mercimeklerin suyu emmesine izin vererek lezzeti artırır, onları daha dolgun ve daha yumuşak hale getirir. Islatma, mercimeklerin suyu emmesini sağlar ve pişirme sırasında baharatlara ve çeşnilere daha duyarlı hale getirir.
Mercimek ıslatıldığında şişer ve yumuşar, baharatlarınızdan, otlarınızdan ve diğer malzemelerden gelen aromaların daha derinlemesine nüfuz etmesini sağlar. Bu, mercimekler pişirildikleri malzemelerin aromatik nüanslarını alabildiğinden daha lezzetli bir yemekle sonuçlanır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eUHjSYBq7km4zMqJmfIrOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bağırsak, sağlığı, için, ideal, Her, evde, var:, Pişirmeden, önce, suda, bekletmek, vitamin, bombasına, dönüştürüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Vücudu yeniden doğmuş gibi yapan 5 altın besin! Yiyen adeta 10 yaş birden gençleşiyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/vucudu-yeniden-dogmus-gibi-yapan-5-altin-besin-yiyen-adeta-10-yas-birden-genclesiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/vucudu-yeniden-dogmus-gibi-yapan-5-altin-besin-yiyen-adeta-10-yas-birden-genclesiyor</guid>
<description><![CDATA[ Vücudunuzun ve cildinizi her yaşta genç, dinamik ve sağlıklı olmasını istiyorsanız beslenme listenizi gözden geçirmeniz gerekiyor. Doğada bulunan ve adeta vücuda gençlik aşılayan bazı meyveler var ki, her zaman sağlıklı ve iyi hissetmenize yardımcı oluyor. İşte vücudu yenileyen 5 altın meyve.Yaşlanma karşıtı beslenme, vücudun yaşlanma sürecini yavaşlatmak ve yaşla ilişkili sağlık sorunlarının önlenmesine yardımcı olmak için belirli besinleri ve diyet alışkanlıklarını içerir.Antioksidanlar, sağlıklı yağlar, vitaminler ve mineraller bakımından zengin gıdalar tüketmek, yaşlanma karşıtı beslenmenin temelini oluşturur. Bu nedenle güçlü bir beslenme programıyla vücut sağlığınızı koruyabilmeniz ve genç kalabilmeniz mümkün.Doğada bulunan bazı meyveler vücuda ve cilde gençlik aşılamasıyla ünlü. Erken yaşlanmayla mücadele eden bu meyveleri düzenli tüketmek 10 yaş daha genç görünmenize yardımcı olabilir. Çünkü bu meyveler antioksidan açısından zengindir.Sağlıklı bir yaşlanma için, beslenme alışkanlıklarınızın yanı sıra düzenli egzersiz, yeterli uyku, stres yönetimi ve zararlı alışkanlıklardan (örneğin, sigara içmek ve aşırı alkol tüketimi) kaçınmak da önemlidir. Her zaman bireysel sağlık durumunuza ve ihtiyaçlarınıza uygun bir diyet ve yaşam tarzı planı için bir sağlık profesyoneli veya bir diyetisyenle danışmanız tavsiye edilir.Yaban mersini genellikle iyi bir nedenden dolayı süper yiyecek olarak lanse edilir. Bu küçük, koyu mavi taşlar, serbest radikallerin neden olduğu hasarla mücadele eden ve cildinizi erken yaşlanmaya karşı koruyan antioksidanlar, özellikle antosiyaninler ile doludur.
Yaban mersini ayrıca pürüzsüz ve esnek bir cilt için kolajen üretimini destekleyen C vitamini açısından da zengindir. Ek olarak antiinflamatuar özellikleri yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.Avokado, cildiniz için besin hazinesi olan kremsi ve lezzetli bir meyvedir. Cildinizi nemli ve parlak tutan sağlıklı tekli doymamış yağlar açısından zengindir.
Avokado ayrıca cildinizi oksidatif hasardan korumaya yardımcı olan E vitamini ve kolajen artırıcı özellikleriyle bilinen C vitamini açısından da zengin bir kaynaktır. Yaşlanmaya meydan okuyan meyveler söz konusu olduğunda, bu gençlik ışıltısı için bir zorunluluktur.Nar, yakut kırmızısı tohumlarıyla gerçek bir cilt kurtarıcısıdır. Cildinizi UV hasarından korumaya ve cilt dokusunu iyileştirmeye yardımcı olan polifenol adı verilen güçlü antioksidanlarla doludur.
Nar ayrıca kollajen üretimine yardımcı olur ve cilt hücresi yenilenmesini teşvik ederek kırışıklıkların görünümünü azaltır. Atıştırmalık olarak tadını çıkarın veya yaşlanma karşıtı keyifli bir etki için tohumlarını salatalarınıza ekleyin.Genellikle &quot;meleklerin meyvesi&quot; olarak anılan papaya, vitaminler, mineraller ve enzimlerle dolu tropik bir lezzettir.
Özellikle cildin onarımını ve yenilenmesini destekleyen A, C ve E vitaminleri açısından zengindir. Papayadaki papain enzimi, doğal bir eksfoliyant görevi görerek ölü cilt hücrelerini temizler ve gözenekleri açar. Düzenli olarak papaya yemek, daha parlak bir cilde ve daha pürüzsüz bir cilde neden olabilir.Kivi, canlı yeşil eti ve minik siyah tohumlarıyla kolajen artırıcı bir dinamodur. Kollajen üretimini uyaran ve cilt elastikiyetinin korunmasına yardımcı olan C vitamini bakımından son derece yüksektir. Kivi ayrıca oksidatif stresle mücadele eden, ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltan E vitamini ve diğer antioksidanları da içerir.Yaşlanmaya meydan okuyan bu meyveler genç bir cilt arayışında müttefikleriniz olabilirken, dengeli bir beslenmenin, uygun sıvı alımının ve sağlıklı bir yaşam tarzının genel sağlığınızı korumada ve yaşlanma sürecini geciktirmede eşit derecede önemli rol oynadığını unutmamak önemlidir.
O halde bu meyveleri kucaklayın, lezzetlerinin tadını çıkarın ve cildinize getirdikleri ışıltının tadını çıkarın. Daha genç bir insana olan yolculuğunuz tabağınızda başlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FlUHI29XWEulJdnVYqbK7w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Vücudu, yeniden, doğmuş, gibi, yapan, altın, besin, Yiyen, adeta, yaş, birden, gençleşiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Beyaz saçları özüne döndüren 2 malzemeli formül! Kuaföre gitmeden doğal rengine çeviriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/beyaz-saclari-oezune-doenduren-2-malzemeli-formul-kuafoere-gitmeden-dogal-rengine-ceviriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/beyaz-saclari-oezune-doenduren-2-malzemeli-formul-kuafoere-gitmeden-dogal-rengine-ceviriyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaşınızın ilerlemesiyle birlikte saçlarınızda beyaz saç tellerinin görülmesi doğal kabul edilir. Vücuttaki melanin üretiminin azalmasıyla birlikte saçlarınız beyazlamaya başlar. Saçlarınızda genetik faktörlere bağlı olarak çok erken yaşlarda da beyazlar görülebilir. Saçlarınızdaki beyazları boya gibi zararlı kimyasal maddelerle kapatmak kolay bir yol gibi görünse de bazı doğal maskeleri düzenli uygulamak saçlarınızı doğal rengine çevirmenize yardımcı olabilir.Saçların beyazlaması yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olarak kabul edilir. Ancak beyaz saçlarla sadece yaşlılık döneminde değil gençlik döneminde de karşı karşıya kalabilirsiniz.Saç köklerinin pigment hücrelerini kaybetmesiyle beyaz saçlar ortaya çıkar. Düzensiz yaşam, sağlıksız beslenme, stres ya da genetik faktörler saçların beyazlama sürecini hızlandırır.Genellikle kadınlar ve erkekler beyaz saçlarının görünümünü ortadan kaldırmak için saçlarını boyamayı tercih eder. Ancak saç boyaları saç derisine ve vücuda zarar veren pek çok kimyasalı içinde barındırır.
Saçlarınızdaki beyazları saç boyası kullanmadan da kapatabilmeniz mümkün. Bazı doğal yöntemler saç boyası etkisi sağlayarak beyaz saçları yok edebiliyor.Siyah çay saç rengini koyulaştırabilir. 2-3 poşet siyah çayı bir bardak sıcak suda demleyin, soğumasını bekleyin ve saçınıza uygulayın. 30 dakika bekledikten sonra durulayın. Düzenli kullanımda saç renginizin koyulaşmasını görebilirsiniz.Kına, doğal bir saç boyası olarak kullanılır ve saç rengini koyulaştırabilir. Kına tozunu suyla karıştırıp bir macun yaparak saçınıza uygulayın ve birkaç saat bekletin. Sonrasında iyice durulayın.Sarımsak, saçın pigment üretimine yardımcı olabilir. Birkaç diş sarımsağı ezin, zeytinyağı ile karıştırın ve saçınıza uygulayın. Saçınıza uyguladıktan sonra 30 dakika bekleyip durulayabilirsiniz.Hindistancevizi yağı saçın beslenmesine yardımcı olurken, limon suyu saç rengini koyulaştırabilir. İki malzemeyi karıştırıp saçınıza uygulayabilirsiniz. Haftada birkaç kez kullanabilirsiniz.Siyah susam tohumları saç rengini koyulaştırmada yardımcı olabilir. Bu tohumları öğütüp, şerbetle karıştırıp, saçınıza uygulayabilirsiniz. Ayrıca, her gün bir avuç siyah susam tohumu tüketmek de faydalı olabilir.Amla tozu saç rengini koyulaştırabilir ve saçın genel sağlığını artırabilir. Amla tozunu suyla karıştırıp bir macun yaparak saçınıza uygulayın. 30-60 dakika bekledikten sonra durulayın.UYARI! Bu yöntemlerin etkisi kişiden kişiye değişebilir ve doğal çözümlerin sonuçları sabırlı kullanım ve düzenli uygulama gerektirebilir. Ayrıca, herhangi bir doğal çözümü kullanmadan önce alerji veya cilt hassasiyeti riskine karşı bir yaman testi yapmanızda fayda var. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y15eOGM210GdPuVaT98bgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, saçları, özüne, döndüren, malzemeli, formül, Kuaföre, gitmeden, doğal, rengine, çeviriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sabah yataktan kalkmakta zorlananlar dikkat! Bahar yorgunluğuyla başa çıkmak için ipuçları</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sabah-yataktan-kalkmakta-zorlananlar-dikkat-bahar-yorgunluguyla-basa-cikmak-icin-ipuclari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sabah-yataktan-kalkmakta-zorlananlar-dikkat-bahar-yorgunluguyla-basa-cikmak-icin-ipuclari</guid>
<description><![CDATA[ Sonbaharın gelmesiyle birlikte havalar da serinlemeye başlıyor. Sıcak yaz günlerinden serin havalara geçiş vücut sağlığını da etkileyebiliyor. Günlerin kısılmaya başlaması ve havaların yavaş yavaş soğuması bahar yorgunluğunu hissetmenize neden olabiliyor.  Yorgunluk, halsizlik, keyifsizlik gibi belirtiler de artıyor. Peki, bahar yorgunluğuyla nasıl başa çıkılır? İşte yanıtı...Bahar yorgunluğu genellikle mevsim geçişlerinde yaşanan bir durumdur. Yaz mevsiminin bitmesiyle ve Eylül ayına geçiş yapılmasıyla birlikte yorgunluk, bitkinlik gibi şikayetler de artmaya başladı. Mevsimlerin duygu durum, enerji, uyku, iştah ve bilişsel işlevlerimiz üzerinde etkisi vardır. Uyku uyanıklık döngüsü, güneş ışığı ve melatonin salınımı ile ilişkilidir.Bahara geçişle birlikte görülen bu hormonal değişim ve adaptasyon süreci, bahar yorgunluğu belirtilerine neden olmaktadır. Aynı zamanda baharla birlikte artan vücut ısısı, kan damarlarını genişleterek kan basıncı düşürür ve yorgun hissetmeye neden olur.Bahar yorgunluğunun belirtilerine bakacak olursak, enerji azlığı, halsizlik, bitkinlik, yorgunluk, keyifsizlik, uyku miktarında artış, sabahları uyanamama, gün içinde uyku hali, bedensel yakınmalar, isteksizlik, iştah değişiklikleri, dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü, konsantrasyon problemleri, karar verme güçlüğü, sinirlilik, tahammülsüzlük, gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler genellikle bir iki hafta içinde düzelir.Eğer belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa, kişinin yaşam kalitesini ve işlevselliğini olumsuz etkiliyorsa mevsimsel depresyon açısından bir psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.Ayrıca bazı depresyon hastalarında mevsimsel özellik olabileceğini ve bipolar bozukluk hastalarında mevsim geçişlerinin atakları tetikleyebileceğini unutmamalıyız.DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENMEBahar aylarına geçiş yaptığınızda beslenme biçiminizi de gözden geçirmelisiniz. Enerji seviyenizi artırmak için vitamin ve mineral zengini besinlerin tüketimine başlayabilirsiniz. Özellikle meyve, sebze, tam tahıllar ve protein açısından zengin besinler tüketmeye özen gösterin.Su, vücudun enerji seviyelerini korumasına yardımcı olur. Günlük olarak yeterli miktarda su içmeye dikkat edin.Uyku kalitesi vücut sağlığınız için önemlidir. Kendinizi iyi hissetmek ve dinamik uyanmak için her gece aynı saatte uyumaya çalışın. Kaliteli ve yeterli uyku, enerji seviyenizi yükseltir. Her gece 7-8 saat uyurarak ve aynı saatte uyanarak bu düzeni sağlayabilmeniz mümkün.Fiziksel aktivite, enerji seviyelerini artırabilir ve ruh halinizi iyileştirebilir. Düzenli yürüyüşler veya hafif egzersizler yapmayı ihmal etmeyin.Stresten uzak durmak ve rahatlama teknikleri uygulamak (meditasyon, derin nefes alma gibi) enerji seviyenizi iyileştirebilir.Sosyal etkinliklere katılmak, ruh halinizi iyileştirebilir ve enerjinizi artırabilir.Aşırı kafein ve şeker tüketiminden kaçının. Bu maddeler kısa vadede enerji sağlasa da uzun vadede yorgunluğa yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pf7nIx6P-0KDZY21Fz-jDQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sabah, yataktan, kalkmakta, zorlananlar, dikkat, Bahar, yorgunluğuyla, başa, çıkmak, için, ipuçları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğanın demir ambarı! Pazarda kilosu 60 TL, hastalıkların şifası onda</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/doganin-demir-ambari-pazarda-kilosu-60-tl-hastaliklarin-sifasi-onda</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/doganin-demir-ambari-pazarda-kilosu-60-tl-hastaliklarin-sifasi-onda</guid>
<description><![CDATA[ Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde yetiştirilen ve Türkiye genelinde büyük ilgi gören Cimin Üzümünün hasadı sürüyor. &quot;Cimin Üzümü&quot; adıyla bilinen siyah üzümün sağlık açısından faydaları saymakla bitmiyor. Kilogram fiyatı 50 ila 60 lira arasında değişen Cimin Üzümü büyük zorluklarla hasat ediliyor.Kurusunu da yaşını da bol bol tüketilmesini öneren uzmanlar siyah üzümün içerdiği demir sayesinde hastalıklara şifa olduğunu söyledi.Çekirdeğinden, kabuğuna, yaprağına, kurusuna kadar şifa deposu olan siyah üzümün faydalarının saymakla bitmediğini ifade eden uzmanlar, “Migrenden, hazımsızlığa, demir eksikliğinden, kabızlığa kadar iyi gelen siyah üzümün yumurtalıklardaki kist oluşumunu önler. Yapılan araştırmalar sonucunda siyah üzümün kadınlarda adet düzensizliği, kısırlık, düşük yapma gibi birçok soruna neden olan, yumurtalıklarda oluşan kistleri tedavi edici etkisi bulunduğu sonucuna ulaşıldı.Siyah üzüm 3 çeşit olan üzümün diğer bir çeşididir. Genel hatlarıyla sağlık açısından faydaları aynıdır fakat bazı özellikleri siyah üzümü diğerlerinden ayrı kılmaktadır. Ayrıca siyah üzümün tadı diğerlerinden biraz daha farklıdır, ekşi değildir. Özellikle cilt ve saç sağlığına ciddi anlamda katkı sağlar.Siyah üzüm kolesterol seviyesini dengeler, içerdiği mineral ve bileşenler yardımıyla insülin duyarlılığını arttırır.Siyah üzümün düzenli tüketimi konsantrasyon, hafıza ve ayrıca sözleri ve mekanları hatırlama yeteneğini geliştirmeye yardımcı olur. Siyah üzümün içerdiği vitamin ve diğer besinler kalp ve damar sağlığını korur.Düzenli olarak siyah üzüm tüketimi, başta cilt kanseri olmak üzere, kolon, prostat, mide ve bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltır. Siyah üzüm ayrıca sindirim sistemi için faydalı olduğu için kilo vermek isteyenlerin tercih edebilecekleri besin maddelerinin başında gelir. Mantar hastalıklarına karşı etkili olan siyah üzüm, güçlü bir antioksidan olarak, enfeksiyon ve bakterilerin yol açtığı iltihapları giderebilir. Siyah üzüm kabızlık ve hazımsızlığı giderir, midede bulunun asit seviyesinin sağlıklı düzeyde kalmasını sağlar.Siyah üzüm diğer üzüm çeşitlerinde olduğu gibi göz sağlığını korumak için gerekli olan besinler içerir, görme yeteneğini geliştirir. Saç ve cilt sağlığını korur, saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Cildi özellikle güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur.” bilgilerine yer verdi.Öte yandan Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde yetiştirilen ve Türkiye genelinde büyük ilgi gören Cimin Üzümünün hasadı sürüyor. Kilogram fiyatı 50 ila 60 lira arasında değişen Cimin Üzümü büyük zorluklarla hasat ediliyor. Erzincan’da 15 kilometre uzaklıktaki Üzümlü ilçesinde bölgeye özgü rengi ve tadı ile Türkiye genelinde nam salan Cimin Üzümünün hasadı devam ediyor. Bugünlerde başlayan hasat mevsimi nedeniyle üzüm bağlarında hareketlilik yaşanıyor. İlçede yaklaşık 10 bin dekar alanda bu yıl 8 bin ton üzüm hasadı yapılması planlanıyor. 2000 yılında &quot;Cimin Üzümü&quot; ismiyle tescillenen ürün, Erzincan ve Üzümlü ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. İlçeye bağlı Pişkidağ Köyü ve çevresinde yaklaşık 2 bin 500 metre yükseklikte yetiştirilen üzümler, özellikle Karadeniz Bölgesi olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi ve Türkiye’nin birçok iline ihraç ediliyor. Ekim ayı sonuna kadar devam etmesi planlanan hasat döneminden üreticiler memnun.İlçede yüzlerce ailenin geçim kaynağı haline dönüşen Cimin Üzümü üretimi beraberinde birçok zorluğu da getiriyor. Yaklaşık 2 bin 500 metre yüksekliğindeki dağların eteklerinde özel yöntemlerle yapılan bağlarda yetiştirilen üzümlerin, budanmasından, sulanmasına ve hasadına kadar üreticilerin büyük çabasıyla gerçekleşiyor. Yüksek alanlardaki bağlardaki bağ bozumu kimi zaman katır veya eşeklerle yapılıyor. Kasalarla köy merkezlerinde toplanan üzümler buradan kamyonlarla Üzümlü ilçesindeki kooperatiflere taşınıyor. İlçe merkezinde ise kamyonlardan Tırlara yüklenen üzümler Karadeniz başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerine gönderiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/51o_3q7R3U-toEYafWyuaw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Doğanın, demir, ambarı, Pazarda, kilosu, TL, hastalıkların, şifası, onda</media:keywords>
</item>

<item>
<title>UNICEF&amp;apos;ten 920 bin Kuzey Koreli&amp;apos;ye aşı desteği</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uniceften-920-bin-kuzey-koreliye-asi-destegi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uniceften-920-bin-kuzey-koreliye-asi-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore’de yaşayan 800 bin çocuğun ve 120 bin hamile kadının UNICEF desteğiyle başlatılan kampanya kapsamında bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanacağı bildirildi. Covid-19 salgını sonrası ülkenin uyguladığı katı sınır tedbirleri sonucu aşılama oranları düşmüştü ve binlerce çocuk ölümcül hastalık riskleriyle karşı karşıya kalmıştı. UNICEF Temsilcisi, söz konusu kampanyanın &quot;önemli bir kilometre taşı&quot; olduğunu söyledi.Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Kuzey Kore&#039;ye aşı desteği verecek.Kuzey Kore’de yaşayan çocukların ve hamile kadınlarının UNICEF desteğiyle başlatılan kampanya kapsamında bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanacağı bildirildi.Covid-19 salgını süresince uyguladığı katı sınır tedbirleri nedeniyle nüfusunu aşılama konusunda zorluk yaşayan Kuzey Kore’ye UNICEF&#039;ten yardım geldi.UNICEF’ten yapılan açıklamada, 800 binden fazla çocuk ve 120 binden fazla hamile kadının pazartesi günü başlatılan kampanya kapsamında bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanacağı bildirildi.4 MİLYON DOZDAN FAZLA TEMEL AŞI ULAŞTIKuzey Kore&#039;ye ilk aşı teslimatının temmuz ayında yapıldığı belirtilen açıklamada, “UNICEF, aşı ittifakı GAVI&#039;nin desteğiyle Kuzey Kore Halk Sağlığı Bakanlığı&#039;na Karma, Kızamık-Kızamıkçık (MR), Tetanos-Difteri, Verem (BCG), Hepatit B ve Çocuk Felci (IPV) dahil 4 milyon dozdan fazla temel aşının ulaştırılmasına yardımcı olmuştur” ifadeleri kullanıldı.Bu aşıların 2 milyon dozunun telafi aşılama kampanyasında kullanılacağı belirtilirken, geri kalan aşıların ise rutin bağışıklama programlarını desteklemek üzere ülke çapındaki sağlık merkezlerine gönderileceği vurgulandı.UNICEF’in Kuzey Kore Temsilci Vekili Roland Kupka ise söz konusu kampanyanın ülkedeki her çocuğu aşılama ve onları yaygın çocukluk hastalıklarından koruma çabalarında &quot;önemli bir kilometre taşı&quot; olduğunu söyledi.HÜKÜMETE ÇAĞRIRutin aşılamanın yeniden sağlanması ve çocukları önlenebilir hastalıklara karşı savunmasız bırakan açığın kapatılmasına yönelik ilk adım olduğunu söyleyen Kupka, &quot;Pandemi öncesi aşılama seviyelerine geri dönülmesi ve her çocuğa hayat kurtaran temel aşıların yapılmasının sağlanması için Kuzey Kore hükümetini UNICEF ve BM&#039;nin uluslararası personelinin ülkeye geri dönüşüne süratle izin vermeye çağırıyoruz&quot; diye ekledi. PANDEMİ SONRASI ORANLAR DÜŞMÜŞTÜCovid-19 salgını öncesinde yüzde 96’yı aşan Kuzey Kore’deki aşılama oranları, ülkenin uyguladığı katı sınır tedbirleri nedeniyle pandemi sonrasında yüzde 42&#039;nin altına düşmüş ve binlerce çocuk, difteri, kızamık, kızamıkçık, çocuk felci ve hepatit gibi ölümcül hastalık riskleriyle karşı karşıya kalmıştı.UNICEF, 2021 ve 2023 yılları arasında Kuzey Kore&#039;de üç telafi aşılama kampanyasını daha desteklemiş, bu kapsamda temel aşıları kaçıran yaklaşık 1,3 milyon çocuk aşılanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZzGscExAaUS4mrw35lkKQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>UNICEFten, 920, bin, Kuzey, Koreliye, aşı, desteği</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Burun estetiği ameliyatında Heval Pekgöz&amp;apos;ün ölümü: Kızlarını kaybeden aile suç duyurusunda bulundu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/burun-estetigi-ameliyatinda-heval-pekgoezun-oelumu-kizlarini-kaybeden-aile-suc-duyurusunda-bulundu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/burun-estetigi-ameliyatinda-heval-pekgoezun-oelumu-kizlarini-kaybeden-aile-suc-duyurusunda-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul&#039;da üniversite öğretimini sürdüren Heval Pekgöz&#039;ün (19) kalbi, hem burun etini aldırmak hem de estetik yaptırmak için gittiği özel bir hastanede anestezi sonrası durdu. Pekgöz, 20 gün süren yaşam savaşını kaybederken, genç kızın ailesi hastane ve sorumlu doktor hakkında suç duyurusunda bulundu. Haber: Deniz TÜYSÜZMarmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Pekgöz, hem burun etini aldırmak hem de estetik operasyon yaptırmak amacıyla Maltepe&#039;de özel bir hastaneye gitti.Narkoz aşamasında her şey kötüye giderken, genç kız kalp krizi geçirdi. 20 GÜNLÜK YAŞAM SAVAŞINI KAYBETTİPekgöz, 20 günlük yaşam savaşını kaybetti.Genç kızın ailesi, kızlarının ölümünde ihmaller zinciri olduğunu iddia etti. ANESTEZİ SONRASI KALBİ DURDUAnestezi sonrasında kızlarının kalbinin durduğu ancak kendilerine durumunun çok iyi olduğunu söylendiğini ifade eden baba Ferhat Pekgöz, önce tedbir olarak Kurtköy&#039;deki bir hastaneye götürüldüklerini, daha sonra ise 112 kaydı açılmadığı için tekrar başka bir şubeye yönlendirildiklerini anlattı. AYNI GÜNDE 3 HASTANE DEĞİŞTİRDİBaba Pekgöz, aynı gün içinde 3 hastane değiştirmek zorunda kaldıklarını, ihmal yüzünden kızlarının hayatını kaybettiğini söyledi.&quot;SEDYEDEYKEN GÖZLERİ AÇIKTI&quot;Anne Özlem Pekgöz de kızını yoğun bakımda görmek istediğini ancak izin verilmediğini, gözlerinin sedyedeyken açık olduğunu ve entübe olmadığını anlattı. SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR30 Ağustos&#039;ta kızlarını kaybeden Pekgöz ailesi, hastane ve sorumlu doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PLM9jwZ6Kk6_Io6ATSDlyw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Burun, estetiği, ameliyatında, Heval, Pekgözün, ölümü:, Kızlarını, kaybeden, aile, suç, duyurusunda, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Maymun çiçeği virüsü tehlikesi! Vaka sayısı artıyor, çocuklar risk altında</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-virusu-tehlikesi-vaka-sayisi-artiyor-cocuklar-risk-altinda</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-virusu-tehlikesi-vaka-sayisi-artiyor-cocuklar-risk-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Maymun çiçeği virüsü, 13&#039;ü Afrika olmak üzere şu ana kadar 16 ülkede görüldü. Afrika ülkelerinden dünyaya yayılan maymun çiçeği virüsü dünya için bir tehdit oluşturuyor. Direkt temas yoluyla bulaşan maymun çiçeği, çocuklar içinde risk taşıyor.Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Özdemir, maymun çiçeği virüsünün direkt temasla bulaşan bir hastalık olduğunu söyleyerek, çocuklar için de risk taşıdığını belirtti.Prof. Dr. Özdemir, &quot;Kişi enfekte olduğunu bilmeden çarşaflara, havlulara ya da diğer yüzeylere sekresyonlarını bulaştırırsa ve ortak kullanım gibi durumlarda çocuklar buralardan daha kolay bir şekilde bulaş kaynağına maruz kalabilirler&quot; dedi.Uzman isim, dünya genelinde maymun çiçeği hastalığında son 2,5 yılda 100 binin üzerinde vaka tespit edildiğini ve 200’ün üzerinde de ölüm görüldüğünü söyledi.Prof. Dr. Özdemir, Türkiye’de şu ana kadar bilinen bir maymun çiçeği hastalığına denk gelinmediğini ifade ederek, &quot;Aslında 2 ila 4 hafta arasında kendi kendini sınırlayan ve iyileşen bir hastalık. Bağışıklık sistemi bozulmuş, bağışıklık sistemini bozan ilaç alan kişilerde ve çocuklarda bir miktar ağır seyretmekte.2022 Kasım’ından itibaren görülen salgında ülkemizde de çeşitli vakalar görüldü. Ancak 2024 yılında ülkemizde doğrulanmış henüz bir vaka bildirimine sahip değiliz. Bizim de kliniğimizde şu ana kadar şüphelendiğimiz 3 vaka oldu. Ancak yapılan tetkiklerinde virüs saptanmadı. 3 hastamız da çocuktu ve 3 yaş ila 6 yaş arasındalardı. Ancak saptanmadı. Henüz biz de vaka yok. Şu ana kadar da Türkiye’de bilinen bir vaka tespiti yok&quot; diye konuştu.Prof. Dr. Özdemir, hastalığın Covid-19’daki gibi solunum yoluyla bulaşmadığına dikkat çekerek, şöyle dedi:&quot;Maymun çiçeği hastalığı direkt temasla bulaşan bir hastalık. Bu açıdan şanslıyız. Hatta çok enfekte bireylerle yakın temas halinde, cinsel temas durumlarında, ortaya çıkan bir tablo, bulaş şekli var. Çocuklarda şöyle bir risk söz konusu; kişi enfekte olduğunu bilmeden çarşaflara, havlulara ya da diğer yüzeylere sekresyonlarını bulaştırırsa ve ortak kullanım gibi durumlarda çocuklar buralardan daha kolay bir şekilde bulaş kaynağına maruz kalabilir.Çünkü oyuncaklarla oynuyorlar, birtakım şeyler de yapıyorlar, bu durumdan dolayı temasları fazla olduğu için de bir miktar artış olabilir. Ama esas olarak cinsel yolla bulaştığı için çok da artmış bir risk söz konusu değil çocuklar açısından. Hastalık esas insandan insana bulaş şeklinde oluşmaktadır. Başka bir bulaş şekli yok. Hastalık şüphesi olan kişilerle yakın temastan kaçınmak gerekiyor. Temas kurallarına uymamız gerekiyor. Ellerimizi sürekli sabunlu suyla yıkamak gerekiyor.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TA7g9gZpk02m_Zh-4aBNBw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Maymun, çiçeği, virüsü, tehlikesi, Vaka, sayısı, artıyor, çocuklar, risk, altında</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Alzheimer&amp;apos;ın erken habercisi olabilir! 6 yıl önce ortaya çıkıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/alzheimerin-erken-habercisi-olabilir-6-yil-oence-ortaya-cikiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/alzheimerin-erken-habercisi-olabilir-6-yil-oence-ortaya-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları fiziksel aktiviteler ve demans arasında bağlantıyı inceliyor. Yapılan araştırmalarda yürüyüşünüzdeki bu değişim erken evre vasküler demansın ve Alzheimer&#039;ın işaretlerinden biri olabilir.Bilim insanları yaptıkları araştırmalarda bilişsel gerilemenin başlangıcında nörolojik değişikliklerin yaygın olduğunu, ancak fiziksel değişikliklerin de bu durumda önemli rol oynadığını söylüyor.Fiziksel hareket ve demans arasındaki karmaşık ilişki araştırmacılar tarafından inceleniyor. Denge ve yürüyüşteki bozulmalar, geç evre Alzheimer ya da erken evre vasküler demansın işaretlerinden biri olabilir. Demansın her vakasında semptomlar farklılık gösterebilir, ancak bazen fiziksel belirtiler hafıza kaybından önce ortaya çıkabilirBir çalışmada, yavaş yürüyen veya dengesi bozuk olan kişilerin sonraki altı yıl içinde Alzheimer hastalığı teşhisi konma olasılığı daha yüksek olduğu belirlendi&quot; Bu değişiklikler beyindeki hücrelerin ve sinirsel iletişimin yavaş yavaş bozulduğunun bir göstergesi olarak açıklamıyor.Denge kaybı erken evre vasküler demansa da bağlı olabilir. Erken evrelerde, hatta diğer demans semptomları gelişmeden bile önce, ayakta dururken veya yürürken dengeyi kaybetmek, Alzheimer geliştirme potansiyelinin arttığını gösterebilir.2016&#039;da Amerikan Geriatri Derneği Dergisi&#039;nde yayınlanan araştırma, yaşamın erken dönemlerinde baş dönmesi ve denge kaybı belirtilerinin, birinin yaşlandıkça Alzheimer&#039;a yakalanma olasılığının daha yüksek olduğu anlamına gelebileceğini öne sürdü.Bu, Neurology dergisinde yayınlanan ve düşmeye yatkın olmanın beyinde amiloid ve omurilik sıvısında tau proteininin birikmesine neden olabileceğini öne süren daha önceki bulgularla da uyumluydu.Bu proteinler, Alzheimer ve Demans hastalarının beyinlerinde birikir ve beynin öğrenme ve hafıza ile ilgili kısımlarına zarar verir.Science Daily şöyle açıklıyor: &quot;Tau birikimi, tau kinazlar adı verilen tau üzerinde etkili olan ve tau proteininin yanlış katlanıp kümelenmesine neden olarak nörofibriler yumaklar oluşturmasına neden olan enzimlerin artan aktivitesinden kaynaklanır.&quot;Bu proteinlerin beyinde birikmesini durdurmanın kesin bir yolu yok, ancak bazı kanıtlar sağlıklı omega-3 yağlarının amiloid plaklarını azaltabileceğini gösteriyor.Beynin zararlı proteinleri boşaltması için yeterli zamanı sağlamak için gece başına altı ila sekiz saat arası uykunun da etkili olduğunu göstermektedir.Yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişimler ile Alzheimer hastalığının riskini azaltabilirsiniz.Akdeniz diyeti gibi beslenme düzenleri, beyin sağlığını destekleyebilir. Bol sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve sağlıklı yağlar tüketmeye özen gösterin.Düzenli egzersiz yapmak, beyin sağlığı için önemlidir. Haftada en az 150 dakika orta düzeyde aerobik egzersiz yapmak, riskleri azaltabilir.Bulmacalar çözmek, kitap okumak, yeni beceriler öğrenmek ve zihinsel olarak aktif kalmak beyin fonksiyonlarını destekleyebilir.Sosyal ilişkiler kurmak ve sürdürmek, beyin sağlığına olumlu katkıda bulunur. Arkadaşlarınızla zaman geçirin ve sosyal etkinliklere katılın.Yeterli ve kaliteli uyku, beyin sağlığı için kritik öneme sahiptir. Uyku alışkanlıklarınızı düzenli ve sağlıklı tutmaya özen gösterin.Kronik stres, beyin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Meditasyon, yoga veya derin nefes alma gibi stres yönetimi tekniklerini deneyin.Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek, Alzheimer riskini artırabilir. Bu alışkanlıklardan kaçınmak veya sınırlandırmak önemlidir.DÜZENLİ SAĞLIK KONTROLÜŞeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kolesterol gibi sağlık sorunlarını kontrol altında tutmak beyin sağlığını koruyabilir. Doktorunuzun önerilerini takip edin ve düzenli sağlık kontrolleri yaptırın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gzov9HqS0E2G0WGePBjPXw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimerın, erken, habercisi, olabilir, yıl, önce, ortaya, çıkıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık kabininde kaçak sünnet skandalı: Doktor olmayanlar sünnet ediyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-kabininde-kacak-sunnet-skandali-doktor-olmayanlar-sunnet-ediyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-kabininde-kacak-sunnet-skandali-doktor-olmayanlar-sunnet-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de doktor dışında başka bir görevlinin sünnet yapması yasak. Ancak yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde Kayseri&#039;de sağlık kabininde bir sağlık memurunun yaptığı sünnet sonrası bir çocuk yaşam mücadelesi veriyor. NTV Muhabiri Melike Şahin, sosyal medyada sünnet reklamı veren sağlık kabinlerinden bazılarını aradı. Bazı sünnetçiler son olay nedeniyle endişeliydi bazıları ise doktorların yanlış uygulamalarını dahi düzelttiğini iddia etti. İşte ayrıntılar... (Kamera: Erkut Uzunoğulları) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NHS_BtOmM0emUp3X5zlSqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, kabininde, kaçak, sünnet, skandalı:, Doktor, olmayanlar, sünnet, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Burun estetiği faciası: Heval Pekgöz&amp;apos;ün ölümünde ihmal var mı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/burun-estetigi-faciasi-heval-pekgoezun-oelumunde-ihmal-var-mi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/burun-estetigi-faciasi-heval-pekgoezun-oelumunde-ihmal-var-mi</guid>
<description><![CDATA[ Eczacılık öğrencisi Heval Pekgöz İstanbul&#039;da burun estetiği ameliyatı olmak istedi, özel bir hastaneye gitti. Ancak daha narkoz aşamasında her şey kötüye gitti, kalp krizi geçirdi. 20 günlük yaşam mücadelesi sonrası yaşamını yitirdi. Ailesi, hastane hakkında suç duyurusunda bulundu. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, NTV&#039;nin haberinin ardından hastane hakkında inceleme başlattı. NTV ekibinden Deniz Tüysüz, konuya ilişkin ayrıntıları aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PLM9jwZ6Kk6_Io6ATSDlyw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Burun, estetiği, faciası:, Heval, Pekgözün, ölümünde, ihmal, var, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çağatay bebeğe halası hayat verdi: Karaciğer nakli ile iyileşti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cagatay-bebege-halasi-hayat-verdi-karaciger-nakli-ile-iyilesti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cagatay-bebege-halasi-hayat-verdi-karaciger-nakli-ile-iyilesti</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;da yaşayan ve 10 aylıkken karaciğer yetmezliği tanısı konulan Çağatay bebek, İzmir&#039;de özel bir hastanede halasından yapılan nakille sağlığına kavuştu.Muğla&#039;nın Datça ilçesinde yaşayan Arife ve Okan Topçu çifti, Çağatay adını verdikleri bebeklerinde görülen sarılığın geçmemesi üzerine İzmir&#039;deki bir üniversite hastanesine başvurdu. Burada muayene edilen bebek, safra kanalları yokluğu tanısıyla ameliyat edildi.  Operasyonun ardından birkaç ay normale dönen ancak sonrasında kilo vermeye başlayan ve sürekli ağlayan Çağatay bebek, İzmir&#039;deki özel bir hastaneye getirildi. Bebeğin kontrolünü yapan doktorlar, karaciğer yetmezliği tanısı koyarak acil karaciğer nakli kararı aldı. Yapılan testlerde halanın uygun verici olduğu belirlendi.  Üniversite öğrencisi hala Yasemin Topçu&#039;dan hastanenin Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç&#039;ın liderliğindeki ekip tarafından 24 Haziran&#039;da nakil gerçekleştirildi. Ameliyatın ardından hızla iyileşen Çağatay bebek, taburcu edildi.&quot;NAKİL OLMASA 3 AY İÇİNDE KAYBETMEMİZ SÖZ KONUSUYDU&quot;  Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Murat Kılıç, bebeğin nakile girerken sağlık durumunun çok kötü olduğunu ve 10 aylık bebeğin 5 kilogram olduğunu belirtti.  Nakil öncesi oldukça belirgin karaciğer yetmezliği, büyüme ve gelişme geriliği olduğunu aktaran Kılıç, &quot;Karaciğer yetmezliğine bağlı olarak akciğerleri de etkilenmişti. Bu durum büyüme ve gelişme geriliğini ağırlaştırıyordu. Nakil olmasa 3 ay içinde kaybetmemiz söz konusuydu. 6 kilogram altında çocuklarda naklin riski yüksek olduğu için normal şartlarda bebekleri biraz daha büyütmek için bekliyoruz ama bu bebekte hastalığın ağırlığından dolayı beklemeye tahammülümüz olmadığından acil şartlarda nakil yaptık.&quot; diye konuştu.  Anne Arife Topçu da bebeğinin çok zayıf olduğunu belirterek, &quot;Gece gündüz sürekli ağlayan, hiç susmayan bir bebekti. Ağrıları vardı, ağlıyordu ama biz neden olduğunu anlayamıyorduk. 10 aydır ağlayan bir çocuk vardı. Ama şu an şükür sadece gülüyor. Hızla kilo aldı. Şimdi anne baba olduğumuzu, çocuk büyüttüğümüzü anladık. Çok mutluyuz.&quot; ifadelerini kullandı.  Baba Okan Topçu ise oğlunun sağlığına kavuşmasının mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayarak, kardeşine teşekkür etti.  Hala Yasemin Topçu da yeğeninin rahatsızlığını öğrendiğinde çok üzüldüğünü ifade ederek, &quot;Nakil için yengem ve ağabeyimin verici olamayacaklarını öğrendiğimiz gün ikisinin de yüz ifadesini ömür boyu unutmayacağım. O an hiç düşünmeden &#039;Ben veririm&#039; dedim. İyi ki de vermişim. Şimdi Çağatay&#039;ı gördükçe dünyalar benim oluyor. Onu çok seviyorum.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RiAvdpu070yRq7FNClGkeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Çağatay, bebeğe, halası, hayat, verdi:, Karaciğer, nakli, ile, iyileşti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kanser hastaları için &amp;quot;uzaktan görüntülü muayene&amp;quot; dönemi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kanser-hastalari-icin-uzaktan-goeruntulu-muayene-doenemi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kanser-hastalari-icin-uzaktan-goeruntulu-muayene-doenemi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığınca yapılan düzenleme kapsamında, Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#039;nde başlatılan uzaktan görüntülü görüşme ile muayene sayesinde, kanser hastaları, işlemlerini hastaneye gitmeden kolayca gerçekleştirebiliyor.Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#039;nde kısa süre önce devreye alınan yeni sistem, özellikle şehir dışından gelen veya yatağa bağımlı olan hastalar için evlerinden çıkmadan işlemlerini halledebilecekleri önemli bir kolaylığı sağladı.  Sistemin işleyişine ilişkin açıklamalarda bulunan Tıbbi Onkoloji Kliniği İdari Sorumlusu, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Karaçin, bunu ilk olarak Covid-19 salgını ile mücadele döneminde bazı hastalar için &quot;teletıp&quot; uygulaması olarak kullandıklarını, hastalardan hizmetin devam etmesine yönelik talepler aldıklarını anlattı.  Sağlık Bakanlığının sistemin altyapısını oluşturduğunu, bu hizmetin sunulmasına ilişkin yönetmelik düzenlemelerini geçen aylarda yayımladığını anımsatan Karaçin, bu altyapıyla birlikte uzaktan görüntülü görüşme ile sağlık hizmetini tüm tıbbi onkoloji hastaları için resmi olarak uygulamaya başladıklarını bildirdi.RANDEVULAR MHRS ÜZERİNDEN ALINIYOR Doç. Dr. Karaçin, &quot;Kanser tanısı alan hastalar, normalde tıbbi onkoloji birimine MHRS veya ALO 182 üzerinden randevu alarak gelebiliyorlardı. Artık kanser tanısı olan hastalar, MHRS üzerinden hastanemiz tıbbi onkoloji bölümüne uzaktan hasta muayenesi randevusu da alabiliyorlar. Bu uygulamada MHRS&#039;den uygun tarih, saat için randevu veriliyor ve hastanın telefonuna görüntülü muayene linkinin yer aldığı bir SMS iletiliyor.&quot; diye konuştu.  Hastaların bu linke tıklayıp kamera-mikrofon erişim iznine onay vermesinin ardından belirlenen tarih ve saatte ilgili doktora görüntülü ve sesli olarak muayene olduğunu aktaran Karaçin, bu sistemin özellikle şehir dışından gelen hastalar için ciddi bir kolaylık olduğuna dikkati çekti.  YATALAK KANSER HASTASI EVDEN ÇIKMADAN MUAYENE OLDU Doç. Dr. Cengiz Karaçin, sözlerini şöyle sürdürdü:  &quot;Sistemi uygulamaya başladıktan sonra hastalar için çok faydalı olduğunu da gördük. Örneğin, İstanbul&#039;dan, kanser tanısı alan, 80 yaşın üstünde ve hastalığı kemiği tuttuğu için yürüyemeyen bir hastamız hastaneye ancak ambulansla gidip gelebiliyordu. Uzaktan görüntülü muayene randevusu alarak bize ulaştı. Muayene görüşmesinde, e-Nabız&#039;dan patoloji raporlarını, ilaçlarını, İstanbul&#039;da uygulanan tedavisini inceleyebildik ve uygun tedavinin yapıldığını gördük.  Hastamızın ağrı problemi vardı, tek doz kullandığı ilacı günde üç defaya çıkarabileceğini görüntülü muayenede söyledik. Böylelikle sıkıntısını çözmüş olduk. Hastamızın ayrıca ek bir ağrı kesici ihtiyacı olursa bunu da reçete ederek kendisine gönderebileceğimizi ilettik. Böylelikle hastamız evinden çıkmadan, ambulans talebinde bulunmak zorunda kalmadan tedavisinin düzenlenmesini sağlamış oldu.&quot; &quot;TETKİK SONUÇLARINI DA DEĞERLENDİRİYORUZ, REÇETE YAZABİLİYORUZ&quot; Karaçin, hastaların bu sistemle hastaneye gelmelerini gerektirmeyen birçok işlemini kolayca çözebildiğini belirterek, &quot;Örneğin, kontrol tetkiki, görüntüleme gerekmeyen bir hastanın, süresi dolmuş ilaç raporunu hastaneye gelmeden tekrar çıkarabiliyoruz, reçete yazabiliyoruz. Hastanede tetkiklerini yaptırmış, tomografisini çektirmiş bir hastanın tetkik sonuçlarını da uzaktan görüntülü muayene ile değerlendiriyoruz.&quot; bilgisini verdi.  Sistemin sadece takip hastaları değil, aktif kemoterapi alan kanser hastaları için de önemli bir kolaylık olduğunu dile getiren Karaçin, şöyle devam etti:  &quot;Kemoterapileri hastalarımıza vermeden önce kan tetkiklerine bakıyoruz ve bazen kan değerinde düşüklük görüldüğünde tedaviyi o gün vermeyip erteliyoruz. Mesela Amasya&#039;da yaşayan bir hasta, tedavisi için 2-3 haftada bir hastaneye geliyor. Bu sistem yokken kan tetkikini Amasya&#039;da yaptırıp, buraya geldiğinde kan değerlerindeki düşüklük nedeniyle tedavi almadan geri dönebiliyordu. Bu hastamız artık tetkik sonuçlarını uzaktan görüntülü muayene ile doktoruna gösterip kemoterapi almaya gelip gelmeyeceğini öğrenebiliyor.&quot;  Doç. Dr. Cengiz Karaçin, &quot;Bu uygulama, hastalar için devamlı hastaneye gidip gelmelerinin önüne geçerek büyük bir avantaj sağlıyor. Sürekli hastanenin kalabalık ortamına girmelerini de önlemiş oluyor. Aynı zamanda hastaneye gelen hasta sayısının azalmasıyla hastanedeki yükün de azalmasına fayda sağlayacağını düşünüyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A2g6zVHe8UOAdpaS4LLdrA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, hastaları, için, uzaktan, görüntülü, muayene, dönemi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doktorların bile ilacı! Eklemleri güçlendiren doğal vitamin hazinesi: 1 kaşığı vücuttaki iltihabı söküp atıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/doktorlarin-bile-ilaci-eklemleri-guclendiren-dogal-vitamin-hazinesi-1-kasigi-vucuttaki-iltihabi-soekup-atiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/doktorlarin-bile-ilaci-eklemleri-guclendiren-dogal-vitamin-hazinesi-1-kasigi-vucuttaki-iltihabi-soekup-atiyor</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemin popüler besini haline gelen ve içeriğiyle tam bir vitamin bombası olan kemik suyu, sağlığa faydalarıyla dikkat çekiyor. Dana, keçi, kuzu, balık veya tavuk gibi hayvanların kemiklerini ve bağ dokularını kaynatmakla yapılan kemik suyunu haftada 1 kez tüketmenin vücuda inanılmaz faydası var.Sağlıklı beslenme denince akla ilk gelen şey kemik suyu olmayabilir. Ancak yaşlanma karşıtı etkiler gibi sağlık açısından pek çok faydası var.Doktorların bile tüketilmesini önerdiği kemik suyu özellikle kas, kemik ve eklemler için çok yararlı.Bu geleneksel et suyu önemli mineraller, diğer kolajen yardımcı faktörleri ve sağlıklı kolajen proteini (birçok amino asit) açısından zengindir. Bir fincan kemik suyu aşağıdaki besin değerlerine sahiptir:Toplam Yağ: 0 gr
Doymuş Yağ: 0 gr
Kalori: 121
Toplam Şeker: 1 gr
Toplam Karbonhidrat: 4 gr
Diyet Lifi: 1 gr
Protein: 9 gr
Demir: 1 mg (%6 Günlük Değer)
Sodyum: 391 mg
C Vitamini: 6 mg (%7 DV)
A Vitamini: 225 mcg (%25 DV)1- EKLEM GÜÇLENDİRMEKolajen kemik suyunda bol miktarda bulunur. Kolajen proteini vücudumuzun tendonlarına, bağlarına, cildine ve kemiklerine yapı kazandırır.Kolajen açısından zengin öğünler tüketmek, kemikleri çevreleyen dokunun zamanla yaşlanıp bozulduğu zayıf kemikleri ve eklem rahatsızlıklarını tedavi etmeye yardımcı olabilir.
Haftada bir kez kemik suyu tüketmek vücuda kolajen sağlar, bu da hasarlı eklemlerin iyileşmesine yardımcı olabilir ve motor hareketleri sırasında rahatsızlığı hafifletebilir.Kemik suyu harika bir doğal protein kaynağıdır ve spor salonuna gidenler için bir nimettir. Kemik suyu sadece bir bardakta 10 grama kadar protein içerebilir.Bir bireyin günde ortalama 54 gram proteine ​​ihtiyacı vardır. Protein, kemik suyu tüketmekten kolayca elde edilebilecek diğer faydaların yanı sıra sizi daha uzun süre tok tutmaya yardımcı olur ve kas oluşturur.Kemik suyu kilo kaybına yardımcı olabilir. Yüksek protein içeriği nedeniyle kalori kısıtlamasını teşvik eder ve vücudun daha uzun süre tok hissetmesini sağlar.Journal of Renal Nutrition&#039;da yayınlanan 2017 tarihli bir araştırmaya göre, ortalama bir bardak tavuk kemiği suyu, ortalama bir bardak normal tavuk suyundan daha fazla proteine ​​sahiptir. Bu, sizi daha uzun süre tok tutarak yiyecek isteklerinizi kontrol altında tutmanıza yardımcı olur.Otla beslenen hayvanlardan elde edilen hayvan kemiği suyunda, genç ve sıkı bir cilt için gerekli bir protein olan çok miktarda kolajen bulunur.
Kemik suyunda bulunan kolajen ve vitaminler ve mineraller, özellikle A vitamini, cildin genç ve parlak kalmasına yardımcı olur. Bunu tüketerek cildinizdeki kırışıklıkları ve ince çizgileri en aza indirebilirsiniz.Kemik suyu, kolajen, glutamin ve glisin gibi iltihap önleyici maddelerden oluşur. Bu, artrit veya vücutta sağlık sorunlarına yol açabilecek herhangi bir iltihap gibi tüm iltihaplı hastalıkları hafifletmeye yardımcı olur.Kemik suyunda bulunan bir amino asit olan glisinin kronik iltihabın önlenmesine yardımcı olduğu bilinmektedir. ÖNEMLİ! Kemik suyunun sağlığa ciddi faydaları bulunur ancak kemik suyunu beslenme rutinize dahil etmeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ck6ez_XFk6Y2oLV8eX5GA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Doktorların, bile, ilacı, Eklemleri, güçlendiren, doğal, vitamin, hazinesi:, kaşığı, vücuttaki, iltihabı, söküp, atıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İçindeki &amp;quot;kapsaisin&amp;quot; metabolizmayı hızlandırıyor! Kalorisi yok: Depolanmış yağları parçalıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/icindeki-kapsaisin-metabolizmayi-hizlandiriyor-kalorisi-yok-depolanmis-yaglari-parcaliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/icindeki-kapsaisin-metabolizmayi-hizlandiriyor-kalorisi-yok-depolanmis-yaglari-parcaliyor</guid>
<description><![CDATA[ Pazar tezgahında bol bol bulunan ve her mevsim sıklıkla tüketilen yeşil biber, içindeki kapsaisin ile metabolizmayı hızlandırıp vücuda depolanmış yağların parçalanmasına yardımcı oluyor. Yeşil biber, sadece kilo vermeyi desteklemiyor. Ayrıca sağlık içinde çeşitli faydaları var.Yeşil biberler demir, potasyum ve C ve A vitaminleri de dahil olmak üzere temel vitamin ve minerallerle doludur ve bunların hepsi düzgün vücut işlevi için çok önemlidir.Yeşil biberlerdeki temel bileşen olan kapsaisin, metabolizmayı hızlandırdığı bilinmektedir. Kapsaisin, tüketildiğinde ısı üreterek metabolizmayı artırır.Kilo kaybı, daha hızlı bir metabolizmanın neden olduğu depolanmış yağın parçalanmasıyla oluşur. Yağ asitlerinin parçalanması, biberlerdeki B5 vitamininin varlığıyla desteklenir. Ayrıca, yeşil biberlerin kalorisi yoktur ve bu da onu yemeklerle mükemmel bir eşlikçi yapar.Dünya Sağlık Örgütü, A vitamini eksikliğinin gece körlüğüne yol açabileceğini belirtiyor. Daha ciddi durumlarda geri dönüşü olmayan körlüğe neden olabilir.
Yeşil biberler, görmeye yardımcı olabilecek A vitamini açısından zengindir. Ayrıca, göz sağlığı için faydalı olan bakır da yeşil biberde bulunur.Yeşil biberlerde bulunan güçlü antioksidan C vitamini, cildi sıkı ve sağlıklı tutan temel kolajeni üretmeye yardımcı olur. Bir bariyer görevi görerek hasarı önler.Çokça tartışılan fitonutrientler kırışıklıkları, lekeleri, sivilceleri, kızarıklıkları ve akneyi etkili bir şekilde tedavi ederken, E vitamini cilde faydalı olan doğal olarak oluşan yağlar oluşturur.Yeşil biberleri yemeklerinizle birlikte yemek, kendinizi daha mutlu ve daha az endişeli hissetmenize de yardımcı olabilir. Yeşil biberler, antidepresan görevi gören ve neşeli bir ruh hali sürdürmenize yardımcı olmak için &quot;iyi hissetme&quot; endorfinleri salgılayan kapsaisin içerir.Yeşil biberlerdeki fitonutrientler astım, öksürük ve soğuk algınlığı gibi akciğer rahatsızlıklarını önlemeye yardımcı olur ve ayrıca solunum yollarını sakinleştirir ve akciğer kanseri riskini azaltır. Antibakteriyel özellikleri nedeniyle, ayak mantarı, zona ve kolon enfeksiyonları gibi hastalıklara karşı bizi korur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aCxraIP5fUadfbLZPclmgQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İçindeki, kapsaisin, metabolizmayı, hızlandırıyor, Kalorisi, yok:, Depolanmış, yağları, parçalıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sabahları bunu yapmak enerji yüklüyor! Güne zinde başlamanın 7 kolay yolu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sabahlari-bunu-yapmak-enerji-yukluyor-gune-zinde-baslamanin-7-kolay-yolu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sabahlari-bunu-yapmak-enerji-yukluyor-gune-zinde-baslamanin-7-kolay-yolu</guid>
<description><![CDATA[ Gününüze olumlu bir zihinle başlamak, zorluklarla nasıl başa çıkacağınız, başkalarıyla nasıl etkileşim kuracağınız ve gün boyunca kendinize nasıl hissedeceğinizi belirler. Gününüze mükemmel alışkanlıklarla başlamak, yolunuza çıkan zorlukların üstesinden gelmenize yardımcı olabilir. İşte olumlu bir bakış açısı geliştirmeye yardımcı olan mutlu sabahlar yaratmaya yönelik bir rehber.Olumlu bir sabah rutini oluşturmak tüm gününüzü etkileyebilir. Gününüze zinde ve enerjik başlamak istiyorsanız sabah rutinizi değiştirmeniz gerekebilir. İşte 7 adımda gün boyu canlı hissetmenize yardımcı olacak sabah rutini.Acele etmekten kaçının: Sakin bir şekilde uyanmak için kendinize zaman vermek üzere alarmınızı biraz daha erken ayarlayın.Sabahınıza yumuşak bir alarm sesi veya gün doğumu çalar saati kullanın.Yataktan kalkmadan önce, vücudunuzu ve zihninizi uyandırmak için biraz hafif esneme yapın. Bu, dolaşımı iyileştirmeye ve uykudan kaynaklanan gerginliği azaltmaya yardımcı olur.Gününüze basit bir nefes egzersiziyle başlayın. Burnunuzdan derin bir nefes alın, birkaç saniye tutun ve yavaşça nefes verin. Bu, zihninizi odaklamanıza ve devam eden kaygıyı azaltmanıza yardımcı olur.5-10 dakikalık kısa bir meditasyon seansı bile zihninizi temizlemenize ve gün için sakin, odaklanmış bir ton belirlemenize yardımcı olabilir. Nefesinize odaklanın veya rehberli bir meditasyon uygulaması kullanın.Gününüze olumlamalarla başlayın. Bunlar, &quot;Karşıma ne çıkarsa çıksın üstesinden gelebilirim&quot; veya &quot;Bugün mutlu ve üretken olmayı seçiyorum&quot; gibi kendiniz veya önünüzdeki gün hakkında olumlu ifadelerdir.Başarılı ve olumlu bir günü görselleştirmek için bir an ayırın. Hedeflerinize ulaştığınızı ve zorluklarla kolayca başa çıktığınızı hayal edin.Gününüze bir bardak su, muhtemelen chia tohumu veya limonla başlayın. Sabahın erken saatlerinde su içmek metabolizmanızı harekete geçirir ve toksinleri atar.Vücudunuzu ve zihninizi besleyen besleyici bir kahvaltı yapın. TV veya telefonunuz gibi dikkat dağıtıcı şeylerden kaçının ve yemeğinizin tadını çıkarmaya odaklanın.Kısa bir yürüyüş, yoga veya kısa bir egzersiz olsun, hafif fiziksel aktivitelerde bulunun. Fiziksel hareket, ruh halinizi ve enerji seviyenizi artıran endorfinlerin salınmasına yardımcı olur.Mümkünse, sabah güneşinin altında birkaç dakika geçirin. Doğal ışık, sirkadiyen ritminizi düzenlemenize yardımcı olur ve ruh halinizi iyileştirebilir. Güneş ışığı insan sağlığı ve refahı için birçok yönden önemlidir. D vitamini üretimini sağlamak, kemik sağlığını desteklemek, kan basıncını düşürmek ve iyi bir ruh sağlığını desteklemek gibi.Serotonin, ruh hallerini iyileştirmek ve kişinin sakin ve odaklanmış hissetmesine yardımcı olmakla ilişkilendirilir. Geceleri, daha karanlık ışıklandırma beynin melatonin adı verilen başka bir hormon üretmesini tetikler.Düşük serotonin seviyeleri, mevsimsel desenle majör depresyon (mevsimsel duygusal bozukluk) riskinin daha yüksek olmasıyla ilişkilidir. Bu, değişen mevsimlerle tetiklenen bir depresyon türüdür.Uyandıktan sonra en az 1 saat ekranlardan uzak durun. Dijital dünyaya dalmadan önce kendinize anda kalma ve kendi düşüncelerinize ve niyetlerinize odaklanma zamanı verin. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hEQ5u1aqSk-KsnoNfHihng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sabahları, bunu, yapmak, enerji, yüklüyor, Güne, zinde, başlamanın, kolay, yolu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>20&amp;amp;20&amp;amp;20 kuralını uygulayın: Göz yorgunluğunu azaltan 6 günlük alışkanlık</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/202020-kuralini-uygulayin-goez-yorgunlugunu-azaltan-6-gunluk-aliskanlik</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/202020-kuralini-uygulayin-goez-yorgunlugunu-azaltan-6-gunluk-aliskanlik</guid>
<description><![CDATA[ Bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar veya telefonlarımız olsun, bunları her gün ne kadar süreyle kullandığımızı bilmiyoruz. Bu uzun süreli kullanım bazen göz yorgunluğuna yol açar, bu da gözlerimizin kurumasına ve baş ağrılarına neden olabilir. Günlük hayatınızda yapacağınız bazı değişimler sayesinde göz yorgunluğunuzu azaltabilirsiniz.Basit günlük alışkanlıklar gözlerimizin sağlıklı ve rahat kalmasında büyük fark yaratabilir. Göz yorgunluğunu hızla azaltmak için altı pratik alışkanlık edinebilirsiniz.1- MAVİ IŞIK KORUMASI OLAN GÖZLÜKLERGözlerimiz ekranlardan yayılan mavi ışığa çok uzun süre maruz kalıyor ve bu da dijital göz yorgunluğuna katkıda bulunabilir. Amerikan Oftalmoloji Akademisi&#039;nin (AAO) araştırması, mavi ışığın uyku düzenini bozabileceğini, yorgun gözlere ve bitkinliğe yol açabileceğini öne sürüyor.
Mavi ışık koruma gözlükleri takmak zararlı ışınları filtrelemeye ve ekranların önünde uzun saatler geçirmenin getirdiği rahatsızlığı hafifletmeye yardımcı olabilir.Uzun süre ekran başında kalmayı kuru bir iç mekan ortamıyla birleştirdiğimizde, durum gözlerimiz için çok daha kötü hale gelir. Bir nemlendirici, havadaki nem seviyelerini artırarak gözlerin kurumasını önlemeye yardımcı olur.
ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi&#039;ndeki bir araştırmaya göre, çevremizde yeterli nemi korumak gözyaşı buharlaşmasını ve göz kuruluğunu azaltarak gerginliği azaltır.Göz yorgunluğunu gidermek için en hızlı çözümlerden biridir. ABD Ulusal Göz Enstitüsü&#039;nden alınan bir rapora göre, kayganlaştırıcı göz damlaları kuruluğu yatıştırabilir, kızarıklığı azaltabilir ve rahatsızlığı giderebilir.
Bu basit uygulama, gözlerinizin gün boyunca nemli ve taze kalmasını sağlar. Göz damlalarını elinizin altında bulundurun ve gözlerinizin yorulduğunu veya kaşındığını hissettiğinizde uygulayın.Gözlere uygulanan sıcak kompres, göz yorgunluğunu gidermede harikalar yaratabilir. &#039;Scientific Reports&#039;ta yayınlanan bir araştırmaya göre, ısı gözlerimizin etrafındaki kasları gevşetmeye yardımcı olur ve gözyaşı üretimini uyarır. Kompresin ısısı göz çevresindeki dolaşımı artırarak rahatsızlığı ve tahrişi azaltır.
Özellikle uzun ekran seanslarından sonra, görüşünüzü rahatlatmak ve gevşetmek için kapalı gözlerinizin üzerine 5-10 dakika boyunca ılık, nemli bir bez koyun.Ağrıyı azaltmamıza yardımcı olan birkaç egzersiz vardır. Bunlardan biri de 20-20-20 kuralıdır. Kural, her 20 dakikada bir 20 saniyelik bir mola verip 20 fit uzaktaki bir şeye bakmanızı önerir. BMJ Journals&#039;da yayınlanan çalışmalar, bu basit yöntemin odaklanmayı yeniden sağlamaya, göz yorgunluğunu önlemeye ve uzun vadeli göz yorgunluğu riskini azaltmaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Gözlerimize düzenli molalar vermek, rahatlamalarını sağlar.Gözleriniz iyi hissetse bile, düzenli kontroller şarttır. Bir göz doktoru, zamanla kötüleşebilecek gerginlik veya diğer sorunların erken belirtilerini tespit edebilir. Bir göz muayenesi, gözlüklerinizin veya kontakt lenslerinizin doğru reçeteyle güncellenmesini ve göz sağlığınızın izlenmesini sağlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lOHKtDqgdkGq8kBzAsmt3w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>20&amp;20&amp;20, kuralını, uygulayın:, Göz, yorgunluğunu, azaltan, günlük, alışkanlık</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tezgahlara geldiği gibi tükeniyor!  Tadı kiviye benziyor, kanı temizleyen meyve</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/tezgahlara-geldigi-gibi-tukeniyor-tadi-kiviye-benziyor-kani-temizleyen-meyve</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/tezgahlara-geldigi-gibi-tukeniyor-tadi-kiviye-benziyor-kani-temizleyen-meyve</guid>
<description><![CDATA[ Batman&#039;ın Gercüş ilçesinde Cefan kavununda yaşanan bolluk çiftçileri sevindirdi. Cefan kavunu Gercüş ilçesinde tezgahlara geldiği gibi tükeniyor. Çiftçiler sabahın erken saatlerinde kalkıp tarlada Cefan kavununu toplayıp traktörlerle kavun üreticilerine yetiştirmeye çalışıyor. Kavunun vücut sağlığına pek çok yararı bulunuyor.Yaz mevsiminde en çok tüketilen meyvelerin başını çeken Cefan kavunu, tarlada kavun üreticileri tarafından satın alınıyor. Bu mevsimin en çok satılanların başında Cefan kavunu geldiği belirtildi. Kivi tadında olması kavuna ilgiyi daha da arttırıyor. Diğer kavun çeşitlerine göre de ucuz olan Cefan kavunu tezgahlarda kısa sürede tüketiliyor.Kivi tadını aratmayan kavuna talebin fazla olduğunu belirten çiftçilerden Mehmet Bilkaya &quot;Bu sene kavunlar çok iyi Allah&#039;a şükürler olsun bu sene bereketli bir yıl, hem çiftçilerin yüzü güldü, hem de kavun ticareti yapanların yüzü güldü.Bu kavun mayhoş tadında, çok güzel sağlam ve organik bir üründür. Türkiye&#039;nin her yerine gidiyor bu kavunlar. Avrupa ülkelerine kadar gidiyor. Bunlar insan sağlığına çok iyi geliyor, kanı bile temizliyor&quot; dedi.Rıdvan Korkut ise &quot;Bu Cefan kavunu diğer kavunlardan hem daha dayanıklı hem de daha lezzetli olduğu için Türkiye&#039;nin her tarafına gidiyor. Bunlar Avrupa ülkelerine bile gidiyor. Ekşimsi bir lezzeti var bu kavunların, bu yüzen herkes bunları tercih ediyor ve bunlar daha fazla satılan ürün olduğu için bizde artık bu Cefan kavunlarını ekiyoruz&quot; diye konuştu.Yaz aylarının besleyici ve lezzetli meyvelerinden biri olan kavunun faydaları da saymakla bitmiyor. Kavun yüzde 90 su içeriğiyle susuzluğu gidermeye yardımcı oluyor. A vitamini, C vitamini ve potasyum açısından zengin olan kavun göz sağlığına da iyi geliyor. vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir ve potasyum kalp sağlığına destek sağlar. Kavun, az miktarda da olsa vitamin A içerir. Vitamin A, retina sağlığı için önemlidir ve gece görüşünü destekler.Sindirim sistemini destekleyen kavun bağırsak hareketlerini de düzenliyor. Kabızlığı önlemeye yardımcı oluyor. Kavun içindeki yüksek C vitamini sayesinde cildin nemini korumasına yardımcı oluyor ve yaşlanma belirtilerini de azaltıyor. Potasyum açısından zengin olan kavun, vücuttaki tuz dengesini sağlamaya yardımcı olabilir ve hipertansiyon riskini azaltabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pn5koH6hD0C46_mc2C2QQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Tezgahlara, geldiği, gibi, tükeniyor, Tadı, kiviye, benziyor, kanı, temizleyen, meyve</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en sağlıklı gıdasıymış! DSÖ duyurdu: Ömrü uzatan beslenme biçimi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-saglikli-gidasiymis-dso-duyurdu-omru-uzatan-beslenme-bicimi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-saglikli-gidasiymis-dso-duyurdu-omru-uzatan-beslenme-bicimi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için beslenmenize çok dikkat etmeniz gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü&#039;ne göre bazı besinlerin tüketimi genel sağlığınızı korumaya yardımcı olur. DSÖ&#039;ye göre sağlıklı beslenmenin birinci adımı hayvansal kaynaklı besinler yerine temel olarak bitkisel kaynaklı besinlerin tercih etmekten geçiyor. Bitkisel kaynaklı besinleri tüketmek ömrü uzatıyor.Dünya Sağlık Örgütü&#039;ne sağlıklı beslenmek için temel 12 adım var. DSÖ&#039;nün 12 maddelik önerilerne göre sağlıklı beslenmenin bitinci adımında hayvansal kaynaklı gıdalar tüketmek yerine temel olarak bitkisel kaynaklı besinlerin tercih edilmesini öneriyor.DSÖ&#039;ye göre, sağlıklı beslenmek için günde birkaç kez, ekmek, makarna, pirinç, patates gibi tahıl grubundaki besinlerin tüketilmesi gerekiyor.Yine günde birkaç kez, çeşitli taze sebze ve meyvelerden tüketilmesi öneriliyor.Sağlıklı olabilmek için vücut ağırlığının (beden kitle indeksi), tercihen her gün yapılan orta düzeyde fiziksel aktiviteyle birlikte önerilen sınırlar içerisinde tutulması gerekiyor.
Beden kitle indeksi,kişinin vücut ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünerek elde edilen bir değer olarak açıklanıyor. WHO, bu işlemin ardından çıkan 18.5-24.9 arasındaki değerleri &#039;&#039;normal vücut ağırlığı&#039;&#039; olarak değerlendiriyor.Sağlıklı beslenmenin beşinci adımı olarak diyetle yağ alımının kontrol edilmesini öneren WHO&#039;ya göre, diyette yağdan gelen enerjinin oranının yüzde 30&#039;u geçmemesi ve tereyağı, kuyruk yağı gibi doymuş yağlar yerine ayçiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytinyağı gibi doymamış yağların tercih edilmesi öneriliyor.DSÖ&#039;ye göre sağlıklı beslemenin diğer adımları şöyle;Yağlı kırmızı etler ve kırmızı et ürünleri yerine mercimek, kurufasulye, nohut gibi kurubaklagiller ile balık, tavuk ve yağsız etleri tercih edin.Süt ve süt ürünlerini kullanın. Ancak bunların az yağlı ve az tuzlu olmasına dikkat ediSeçilen besinler düşük şekerli olmalı, basit karbonhidratlar ya da çay şekeri gibi basit şekerler yerine, tahıllar, baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar yiyin, şekerli içeceklerin ve tatlıların tüketim sıklığını sınırlandırın.Tuz tüketimini azaltın. Günlük toplam tuz tüketimi, yemeklerle, ekmekle ve içeceklerle alınan tüm tuz miktarı, bir tatlı kaşığını yani 6 gramı geçmesin. Kullandığınız tuzun iyotlu olmasına özen gösterin.Eğer alkol tüketiyorsanız, günde 2 kereden fazla almayın. Her alınan içki miktarındaki alkol değerinin 10 gramı geçmemesine dikkat edin.Yemekleri güvenli ve hijyenik şekilde hazırlayın. Haşlama, fırında pişirme veya ızgara gibi pişirme yöntemleri kullanarak yemeğe eklenecek yağın azaltılmasını sağlayın.Bebeklere, doğumdan itibaren 6 ay yalnızca anne sütü verilmeli. 6.aydan sonra güvenli ve yeterli miktardaki ek besinlere başlayın. Yaşamın ilk yılında emzirmeye devam edin.Baklagiller, besin değeri yüksek ve sağlık için pek çok faydası bulunan gıdalardır. Baklagiller, protein, lif, vitaminler (özellikle B vitamini) ve mineraller (demir, çinko, magnezyum, potasyum) açısından zengindir.Özellikle vejetaryen veya vegan beslenenler için mükemmel bir bitkisel protein kaynağıdır. Örneğin, mercimek, nohut ve fasulye protein açısından zengindir.Baklagiller yüksek lif içeriği sayesinde sindirim sistemini destekler, bağırsak sağlığını iyileştirir ve kabızlığı önler. Lif, ayrıca kan şekeri seviyelerini düzenlemeye yardımcı olabilir. Baklagillerin glisemik indeksi genellikle düşüktür, bu da kan şekerinin daha stabil kalmasına yardımcı olur ve insülin duyarlılığını artırabilir.Lif, potasyum ve antioksidanlar gibi bileşenleri sayesinde baklagiller kalp hastalıkları riskini azaltabilir. Ayrıca, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilirler. Yüksek lif ve protein içeriği, tokluk hissini artırabilir ve bu da kilo kontrolüne yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d3Qi8PpzikOMumjlcseS3A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, sağlıklı, gıdasıymış, DSÖ, duyurdu:, Ömrü, uzatan, beslenme, biçimi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>100 yaşını geçmiş insanların sırrı buymuş! 5 alışkanlık ömrü uzatıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/100-yasini-gecmis-insanlarin-sirri-buymus-5-aliskanlik-oemru-uzatiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/100-yasini-gecmis-insanlarin-sirri-buymus-5-aliskanlik-oemru-uzatiyor</guid>
<description><![CDATA[ 100 yaşını geçmiş kişilerin paylaştığı uzun yaşamın sırlarından biri, stressiz, mutlu ve amaçlı bir hayat sürmektir. Hayatınızda uyurgezer gibi dolaşmak yerine, hayatın arayışlarının farkında olmak ve kişisel refah için biraz zaman ayırmak, uzun ömürlülüğü artırmada çok faydalı olabilir. Birkaç dakikalık farkındalık bile bilişsel sağlık için faydalı olabilir ve olumlu psikolojik değişiklikler getirebilir.Stres hayatınızın bir parçası haline gelmiş olsa da, daha dikkatli olduğunuzda bununla başa çıkmak daha kolay olabilir. Yayınlanan bir çalışmada, psikoloji araştırmacıları MBCT (Farkındalık temelli Bilişsel terapi) alan kişilerin stres zamanlarında olumsuz düşüncelerle veya yardımcı olmayan duygusal tepkilerle tepki verme olasılıklarının daha düşük olduğunu buldular.İşte refahınızı dönüştürebilecek ve daha uzun yaşamanıza yardımcı olabilecek farkındalık alışkanlıkları:Meditasyon yaparak dikkatinizi iç dünyanıza odaklayıp, bir süreliğine dış dünyadan uzaklaşarak, sakinlik ve huzur duygusuna kavuşursunuz. Bu durumda kaygı ve stresle mücadele etmek daha kolay hale gelir ve bu durum fiziksel sağlığınız üzerinde bile olumlu bir etkiye sahiptir.
Düzenli olarak meditasyon yapan kişiler daha uzun yaşarlar. Frontiers in Psychology dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, meditasyonun uzun ömür ve hücresel yaşlanmayı geciktirme ile bağlantılı olan plazma telomeraz seviyesi üzerinde potansiyel olarak faydalı etkileri vardır.Yiyeceklerle toksik bir ilişki kurmak, duygusal yemeye veya bilinçsizce yemeye yol açabileceğinden sağlığınız için zararlı olabilir. Yiyeceklerle olumlu bir ilişki kurmak, aç olup olmadığınızı gözlemlemek ve yemeğinizin her lokmasının tadını çıkarmak anlamına gelir.
Farkındalıklı yeme, yemeğinize tam dikkat etmek ve her lokmada tadını çıkarmakla ilgilidir. Taze hazırlanmış bir yemeğin aromasının tadını çıkarmak ve tadını çıkarmak, vücudun ne zaman durması gerektiğine dair ipuçlarını anlamak, farkındalıklı yiyenlerin yaptığı bir şeydir. Bu tür beslenme iyi sindirim, tokluk, kilo kaybı ve rahatlama ile ilişkilendirilir.Akış içinde olmak son derece ödüllendirici olabilir ve refahınızı artırabilir. Akış, bir göreve veya bir angaryaya tamamen odaklandığınızda, benlik ve zaman duygunuzu kaybettiğinizde ve aktiviteleri içsel olarak ödüllendirici bulduğunuzda gerçekleşir.Uzmanlar &quot;insanların bir aktiviteye o kadar dahil olduğu bir durum ki başka hiçbir şey önemli görünmüyor; deneyimin kendisi o kadar keyifli ki insanlar bunu sadece yapmak uğruna büyük bir bedel ödeyerek bile yapacaklardır.&quot; şeklinde tanımlıyor. &#039;Akışta&#039; olmak son derece ödüllendirici olabilir ve sizi daha mutlu ve daha tatmin olmuş bir insan yapabilir. Stresi azaltabilir, duygusal düzenlemeye yardımcı olabilir ve kendinizi motive etmenizi sağlayabilir.Bu farkındalık yürüyüşü şekli, sadece eklemleriniz için iyi olmakla kalmayıp aynı zamanda sakinliği ve bağlantıyı teşvik ederek iç dünyanızla bağlantı kurmanıza yardımcı olduğu için popüler hale geliyor.Yürürken, bacağınızın nasıl kalktığına ve yere nasıl değdiğine ve kollarınızın nasıl hareket ettiğine dikkat edin. Uygulamanın kaygıyı ve depresyonu azalttığı ve şimdiki anla bağlantı kurmanıza yardımcı olduğu söylenir.Farkındalıkla uyumak, farkındalıkla yaşamak kadar önemlidir, çünkü yorgun bir vücutla uykuya dalmak ancak huzursuz bir zihin günlük stresinizi uykunuza da taşıyacaktır, bu da dinlendirici olarak kabul edilen derin uykunun sizden kaçabileceği anlamına gelir.Vücut taraması meditasyonunda, vücudunuzun her bir noktasına dikkatinizi odaklarsınız, bu da gizli stresi serbest bırakmanıza yardımcı olur ve daha derin bir ve daha dinlendirici bir uyku. İyi uyumak, kronik hastalıkları uzak tutmaya ve genel refahınızı artırmaya yardımcı olabileceği için artan uzun ömürle ilişkilendirilirStrese karşı bir panzehir varsa, o da farkındalıktır, çünkü bizi hem iç hem de dış dünyaya bağlar ve zihni rahatlatır. Stres, kalp hastalığı, hipertansiyon ve felç dahil olmak üzere günümüzdeki çoğu kronik hastalığın başlıca risk faktörlerinden biridir. Farkındalığı benimsemek, bir kişinin daha sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmesine yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H0gQBgA5fEi7D2mSHL0ahg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>100, yaşını, geçmiş, insanların, sırrı, buymuş, alışkanlık, ömrü, uzatıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Birlikte içilmemesi gereken vitaminler! Demir emilimini engelliyor, B12&amp;apos;yi azaltıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/birlikte-icilmemesi-gereken-vitaminler-demir-emilimini-engelliyor-b12yi-azaltiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/birlikte-icilmemesi-gereken-vitaminler-demir-emilimini-engelliyor-b12yi-azaltiyor</guid>
<description><![CDATA[ B12 vitaminiyle birlikte C vitamini almanın vücuda hiçbir faydası olmadığını biliyor muydunuz? Ya da bakır ve çinko takviyelerini birlikte alırsanız, yine de bakır eksikliğiniz olur mu? Doktorların önerdiği vitamin takviyelerini kullanmak vücudunuz için sağlıklı olabilir. Ancak vitamin takviyelerini alırken bazı kurallara dikkat etmeniz gerekir. Çünkü bazı vitaminleri birlikte kullanmak vücudunuz için olan faydalarını azaltabiliyor.Hangi vitamin ve mineralleri birlikte almamanız gerektiğini bilmek, sağlıklı kalmak için önemlidir. Kalsiyum ve demir veya çinko ve bakır gibi kombinasyonlar emilimi engelleyebilir.Daha iyi besin dengesi sağlamak için, takviye alımını gün boyunca dağıtın ve temel besinleri uygun miktarlarda almak için çeşitli bir diyete odaklanın.Yoğun iş hayatı, dengeli bir yemek hazırlamak için zaman eksikliği, radyasyona aşırı maruz kalma, doğaya maruz kalmama, vücuda yeterli vitamin ve mineral vermemek veya bu temel besinleri daha hızlı tüketmek anlamına geliyor. İşte vitamin ve mineral takviyelerinin ortaya çıktığı yer burası.Genellikle bir doktora danışmayız ve takviyeleri kendimize reçete ederiz. Takviyelerin kullanımı nedeniyle yaşamı tehdit eden bir durumun ortaya çıkması nadir olsa da sıfır değildir. Birçok kişi, belirli vitamin ve minerallerin reaksiyona girerek vücut üzerinde daha kötü bir etkiye sahip olduğunun farkında değildir.Bazı besinler, genel sağlığı etkileyen şekillerde diğer besinlerin emilimi, etkisi veya bulunabilirliği ile etkileşime girebilir.Bu nedenle hangi vitamin ve minerallerin birbirleriyle etkileşime girme potansiyeline sahip olduğunu bilmek önemlidir.Kalsiyum, bağırsakta demir emilimini engelleyerek hem olmayan demirin emilimini engeller. Yüksek kalsiyum alımı, bitki bazlı demir kaynaklarının emilimini azaltarak demir biyoyararlanımını azaltır ve bu da sonuçta tamamen bitki bazlı diyetler uygulayan bireylerde demir eksikliğine yol açabilir.
Bu etkiyi en aza indirmek için kalsiyum ve demir takviyeleri farklı zamanlarda alınmalıdır. Bu nedenle, sabah demir takviyesi alıyorsanız, kalsiyum takviyesini günün ilerleyen saatlerinde alın.C vitamini, gastrointestinal sistemdeki B12 vitamininin stabilitesini etkileyebilir. Aşırı yüksek C vitamini alımları, gastrointestinal sistemde B12 vitamininin potansiyel olarak bozulmasıyla ilişkilendirilmiştir, ancak bu genellikle diyet ortalama bir vitamin alımı içeriyorsa meydana gelen bir şey değildir.
Bununla birlikte, yüksek dozda C vitamini, özellikle vitamin eksikliği teşhisi konmuş kişilerde B12 vitamini emilimini engelleyebilir. Yüksek dozda C vitamini alınırsa, B12 vitamini izlenmelidir.Yüksek E vitamini alımı, K vitamininin kan pıhtılaşmasındaki işlevini engeller. K vitamini pıhtılaşma faktörlerinin sentezinde rol oynar ve etkisi aşırı yüksek E vitamini dozları tarafından antagonize edilebilir, bu da özellikle antikoagülan ilaç kullanan hastalarda kanama komplikasyonlarına eğilim yaratır.
Yüksek dozda E vitamini takviyesi alan veya antikoagülan tedavi gören kişilerin K vitamini alımına dikkat etmeleri ve vücuttaki besinlerin genel dengesini bozabilecek olası etkileşimlerden kaçınmak için bir sağlık uzmanından tavsiye almaları önerilir.Çinko ve bakır bağırsakta emilim için rekabet eder. Yüksek alım seviyeleri bakır emilimini engelleyerek potansiyel olarak bakır eksikliğine yol açabilir. Bu özellikle uzun süre yüksek doz çinko takviyesi alan kişiler için geçerlidir.Düzenli olarak çinko takviyesi alıyorsanız, diyetinizi veya takviyenizi bu minerale uyacak şekilde dengeleyin. Denge için genel öneri çinko ile bakırın 10:1 oranında olmasıdır.Kalsiyum ve magnezyum özellikle yüksek dozlarda olmak üzere esas olarak gastrointestinal sistemde emilim için rekabet edebilir. Her ikisi de kemik mineralizasyonu ve çeşitli fizyolojik işlevler için gerekli olduğu kadar, birinin yüksek alımı diğerinin emilimini engelleyebilir. Genel bir kural, takviye alımını dengelemek veya her iki minerali de uygun oranlarda içeren yiyecekleri tüketmektir.Yağda çözünen ve suda çözünen vitaminleri birlikte tüketmeyin
D vitamini gibi yağda çözünen vitaminler, B12 vitamini gibi suda çözünen vitaminlerle birlikte tüketilmemelidir, çünkü D vitamininin gıdaya ihtiyacı vardır.ÖNEMLİ! Vitamin takviyelerini doktora danışmadan tüketmeyin ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ZR9imd3SEujBC9eGYHHFQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Birlikte, içilmemesi, gereken, vitaminler, Demir, emilimini, engelliyor, B12yi, azaltıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Cennet hurmasını böyle yemeyin! Resmen sağlığımızla oynuyormuşuz, kan şekeri tavan yapıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cennet-hurmasini-boeyle-yemeyin-resmen-sagligimizla-oynuyormusuz-kan-sekeri-tavan-yapiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cennet-hurmasini-boeyle-yemeyin-resmen-sagligimizla-oynuyormusuz-kan-sekeri-tavan-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon hurması ya da bir diğer adı cennet hurması olarak bilinen meyve tadıyla ve lezzetiyle severek tüketiliyor. Cennet hurması besin değeri açısından da zengin bir meyve ve vücuda olan faydalarından yararlanabilmek için doğru şekilde tüketmek gerekiyor. Cennet hurmasının 100 gramında yaklaşık 13 gram şeker bulunuyor. İçindeki şeker oranı sağlık için risk oluşturabiliyor.Yüzlerce çeşidi bulunan ve genellikle sonbahar mevsiminde hasadı yapılan cennet hurması, kış aylarının başlarında pazar tezgahınde yerini alıyor.
Sağlıklı bir kış meyvesi olan cennet hurması, ham ve sert haldeyken sarıdır, olgunlaştıkça yumuşar ve turuncu bir renk alır. Çoğu sert haldeyken yenemez, ağızda buruk bir tat bırakır.Bu nedenle cennet hurmasının mutlaka olgunlaşmış halinin tüketilmesi gerekir. Cennet hurmasının sağlığa pek çok faydası bulunur. Güçlü bir C vitamini kaynağı olan cennet hurması, bağışıklığı destekler. Vücudu hastalıklara karşı korur.Beyaz kan hücreleri, viral, bakteriyel ve diğer toksinlere karşı vücudu savunucu rol oynar. Vücutta görülen inflamasyon virüsler ve hastalıklara karşı doğal bir savunmadır.
Hastalık bitse bile vücutta kalmaya devam edebilir. C vitamini vücuttaki bu iltihabı azaltmaya yardımcı olurken, kemikler, kan damarları ve cilt dahil olmak üzere bağ dokularını korur.Sindirim sağlığı içinde ideal oln cennet hurması, bağırsak hareketlerini düzenler. Kabızlık, şişkinlik gibi sorunları ortadan kaldırır. Cennet hurmasında bulunan antioksidanlar, oksidatif strese karşı koyarak hücre hasarını yavaşlatmaya önlemeye destek olur.
Oksidatif stres diyabet, kanser, kalp hastalığı gibi kronik hastalıklarla ilişkilendirilir. Antioksidan bakımından zengin cennet hurması tüketmek bu hastalıkların riskini azaltmaya yardımcıdır.Beta-karoten gibi karotenoidler ve flavonoidler açısından zengin Trabzon hurması, kanserden korunmada önemli rol oynar. Akciğer ve kolorektal kanser risklerinin azaltılmasında etkili olabilirler.Ancak cennet hurmasının yanlış ve aşırı tüketimi sağlık için ciddi riskler oluşturabilir.Trabzon hurması ya da cennet hurması olarak anılan bu meyvenin olgunlaşmış halini dikkatle tüketmek önemli. Çünkü tamamen olgunlaşmış bir Trabzon hurmasının 100 gramında yaklaşık 13 gram kadar şeker bulunuyor.Böyle yüksek bir oranda şekere sahip olduğu için de meyvenin açken yenmemesi tavsiye ediliyor. Bunun sebebi de tabii ki yine kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olması.Cennet hurmasının zararı çoğunlukla aşırı tüketiminden kaynaklı olabilir. Cennet hurması, yüksek şeker içeriği nedeniyle diyabet riskini artırabilir, ayrıca kolesterol seviyesini yükseltebileceğinden kalp ve damar sağlığına da zarar verebilir.Cennet hurması zararları arasında belirtilen yüksek miktarda oksalik asit içermesi nedeniyle karaciğer ve böbrekler gibi organlarda zarar görebilir. Bunun dışındaki yan etkileri olarak aşırı tüketimden kaynaklanan mide ağrısı, ishal ve gaz gibi sindirim sorunları da sayılabilir.100 gram kurutulmuş cennet hurması 272 kalori, 1.15 gram yağ, 11.5 gram diyet lifi, 61.31 gram karbonhidrat, 31 miligram kalsiyum, 2.45 gram protein, 1.42 miligram demir, 15 miligram sodyum, 651 miligram potasyum içermekle birlikte kolesterol değeri sıfırdırCennet hurması, anti-enflamatuar özelliklere sahip olabilir. Bu özellik, iltihaplanmayı azaltabilir, böylece eklem ağrıları gibi iltihapla ilişkili rahatsızlıklarda yardımcı olabilir.Aşırı miktarda herhangi bir gıdanın tüketimi önerilmez. Ayrıca, herhangi bir sağlık durumunuz varsa veya özel bir diyet programına tabi tutuluyorsanız, doktorunuz veya beslenme uzmanınızdan tavsiye almanız önemlidir ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ktUGuCAo9EyXZRPI0rlxHQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Cennet, hurmasını, böyle, yemeyin, Resmen, sağlığımızla, oynuyormuşuz, kan, şekeri, tavan, yapıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Magnezyum eksikliğinin en net belirtisi! Çaresi mutfağınızdaki bu besinde saklı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/magnezyum-eksikliginin-en-net-belirtisi-caresi-mutfaginizdaki-bu-besinde-sakli</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/magnezyum-eksikliginin-en-net-belirtisi-caresi-mutfaginizdaki-bu-besinde-sakli</guid>
<description><![CDATA[ Magnezyum, insan vücudu için önemli minerallerden biri. Vücuttaki 300&#039;den fazla enzimin çalışmasına kilit bir role sahip olan magnezyumun dışarıdan besin yoluyla alınması gerekiyor. Magnezyum eksiliği vücutta pek çok belirtiyle kendini gösteriyor. Bazı besinlerin tüketimi magnezyum ekliğine iyi geliyor.Magnezyum insan vücudunda hayati önem taşıyan 11 mineralden biri. Magnezyum vücutta hem hücreler arasında hem de hücre içi iletişimde önemli bir role sahip.
Magnezyumun bu kadar önemli olmasının temel nedeni; vücudumuzda bulunan 300’den fazla enzimin çalışması için kilit bir role sahip olmasındandır. Vücut, bu önemli elementi, kendi başına üretemediği için dışarıdan besinler yoluyla alması gerekir.Dünya Sağlık Örgütü&#039;nün (WHO) ve Almanya Beslenme Enstitüsü&#039;ne (DGE) göre, insan vücudunun günde ortalama 280-350 mg magnezyuma ihtiyacı vardır.Vücudunuzda bulunan magnezyum rezervinin sürekli doldurulması gerekir. Magnezyum aslında bitki dünyasının demiri olarak kabul edilir. Magnezyumun vücut için pek çok faydası bulunur.Hormonların düzenli çalışması, hücre hasarının önlenmesi, kemik sağlığının gelişimi için magnezyuma ihtiyacınız var.Magnezyum eksikliği vücudunuzda pek çok belirtiyle kendini gösterir.İştahsızlık, bulantı, kusma, yorgunluk ve halsizlik en belirgin belirtiler arasında yer alır. Bu belirtilerin dışında kas krampları, fibromiyalji, uyuşma, dikkatte azalma ve zihinsel bulanıklıkta magnezyum eksiliğini gösterebilir.Temel mineraller olan magnezyum, potasyum, ve kalsiyum eksikliği şiddetli kas krampları yaşamanıza neden olabilir. Hatta bu şiddetli kas krampları gece uykunuzdan uyandıracak derecede şiddetli olabilir.Tüm dünyanın tanıdığı doktorlardan Dr. Eric Berg, magnezyumla ilili önemli bir konuda uyarıda bulundu.Dr Berg, magnezyumun özellikle yapraklı yeşilliklerde güçlü olduğunu söyledi. Örnekler arasında lahana, su teresi, roka, kara lahana sayılabilir. Bu nedenle, eğer yeterince yeşil yapraklı sebze ve salata yemezseniz, magnezyum eksikliği yaşamanız muhtemeldir.İnsanlara &quot;her gün salata&quot; yemelerini tavsiye etti, ancak bunu çok zor buluyorsanız bir takviye yardımcı olabilir.Yeterince yapraklı yeşillik ve salata yememenin yanı sıra, magnezyum eksikliğinin bir başka nedeni de çok fazla rafine gıda tüketmek.Bunlar sofra şekeri, bal ve yüksek fruktozlu mısır şurubu gibi fruktoz içeren gıdalardır. Dr Berg, vücudunuzda ne kadar çok iltihap varsa, muhtemelen o kadar az magnezyuma sahip olacağınızı söyledi.Antibiyotikler de dahil olmak üzere bazı ilaçlar bile vücutta daha düşük magnezyum seviyelerine yol açabilir.
Kendinizi yorgun hissediyorsanız, enerji seviyenizi iyileştirip iyileştirmediğini görmek için daha fazla yeşil yapraklı sebze yemek, sorunu çözebilir. Ancak yorgunluk birçok durumun ve yaşam tarzı alışkanlığının sonucu olabilir.Herhangi bir noktada size tuhaf gelen belirtilerle karşılaşırsanız doktorunuza danışın.MAGNEZYUM AÇISINDAN ZENGİN BESİNLERMagnezyum açısından zengin gıdaları diyetinize dahil etmek, magnezyum eksikliğini gidermeyi sağlar.Bu besinler arasında yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, lahana), kuruyemişler (badem, ceviz), tohumlar (kabak çekirdeği, ayçiçeği çekirdeği), tam tahıllar, balık ve bitter çikolata bulunur.ÖNEMLİ! Eğer magnezyum eksiliği belirtilerini yaşıyorsanız mutlaka bir uzmana danışın. Bilinçsiz takviye ürünleri kullanmayın ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O2QN-GmyYUCHQAd1_6lXgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Magnezyum, eksikliğinin, net, belirtisi, Çaresi, mutfağınızdaki, besinde, saklı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğanın en güçlü D vitamini kaynağı! Kemiklerdeki iltihabı söküyor, ağrıyı azaltıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/doganin-en-guclu-d-vitamini-kaynagi-kemiklerdeki-iltihabi-soekuyor-agriyi-azaltiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/doganin-en-guclu-d-vitamini-kaynagi-kemiklerdeki-iltihabi-soekuyor-agriyi-azaltiyor</guid>
<description><![CDATA[ Teknolojiye olan güvenimiz, dijital çağda çalışma, iletişim kurma ve zaman geçirme şeklimizi tamamen değiştirdi. Ancak bu değişim, kemik sağlığı üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilen hareketsiz yaşam tarzlarına doğru daha büyük bir eğilime de yol açtı. İskelet gücü ve genel kemik sağlığı, uzun süreli oturma, yetersiz egzersiz ve aşırı ekran süresinin neden olduğu kötü duruş kemik sağlığını olumsuz etkiliyor.Kemikleri güçlendirme, kemiklerdeki iltihabı azaltmak için günlük yaşamınızda bazı değişimler yapmanız öneriliyor. Özellikle hareketsiz yaşam kemik sağlığın olumsuz etkiliyor.Bu davranışlar, özellikle yaşlı kişilerde, kemik yoğunluğunun azalmasına ve kırık ve osteoporoz riskinin artmasına neden olabilir.Hareketsiz olmak, kemik yoğunluğunu korumak için çok önemli olan kemiklerdeki mekanik zorlanmayı azaltır. Fiziksel stres olmadığında, kemik erimesi meydana gelir ve bu da kemik dokusunu oluşturulabileceğinden daha hızlı parçalayarak zamanla kemikleri zayıflatır.Ayrıca, uzun süre oturmaktan veya bir cihaz kullanmaktan kaynaklanan kötü duruş, omurga ve diğer eklemlerde gerginliğe neden olabilir ve bu da eklemlerde sertlik ve sırt ağrısı gibi sorunlara yol açabilir.Kemik sağlığı, kalsiyum ve D vitamini açısından zengin bir diyet gerektirir. İyi kalsiyum kaynakları süt ürünleri, yapraklı yeşillikler ve güçlendirilmiş yemeklerdir; iyi D vitamini kaynakları güneş ışığı ve yumurta ve yağlı balık gibi yiyeceklerdir.Tam tahıllar, kuruyemişler ve tohumlar gibi magnezyum açısından zengin yiyecekleri dahil etmek kemik yoğunluğunu daha da korumaya yardımcı olabilir.Zencefil ve zerdeçal içeren iltihap önleyici bitkisel ilaçlar, kemiklerdeki iltihabı ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, özellikle eksikliğe yatkın kişiler için kalsiyum ve D vitamini gibi takviyeler alınması da önerilebilir.Rutininize düzenli egzersiz eklemek, kemiklerinizi güçlü ve genel sağlığınız için önemlidir. Aşağıdaki egzersizler kemiklerinizi güçlendirmenize yardımcı olacaktır:1. Ağırlık taşıma egzersizleri: Kemik yoğunluğunu artıran ve koruyan egzersizler arasında koşu, yürüyüş, dans ve trekking bulunur.
2. Güç antrenmanı: Ağırlık veya direnç bantlarıyla direnç egzersizleri yaparak kemiklerinizi ve kaslarınızı geliştirebilirsiniz.3. Pilates ve yoga: Bu düşük etkili egzersizler gücü, esnekliği ve dengeyi artırmaya yardımcı olur; bunların hepsi kemik sağlığı için iyidir.
4. Tai Chi: Denge ve koordinasyonu artırarak, bu hafif egzersiz kırık ve düşme sıklığını azaltabilir.5. Yüzme ve su aerobiği: Bu egzersizlerin eklemler üzerinde çok az etkisi vardır ve sağlam bir fiziksel meydan okuma sunar.Bu alışkanlıkları günlük hayata entegre ederek, insanlar kemik sağlıklarını büyük ölçüde iyileştirebilir, hareketsiz bir yaşam tarzının olumsuz sonuçlarını azaltabilir ve dijital çağda daha sağlam bir iskelet yapısı garanti edebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/muD67NG5LUuNtmSLyvEFqA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Doğanın, güçlü, vitamini, kaynağı, Kemiklerdeki, iltihabı, söküyor, ağrıyı, azaltıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>“Midem ağrıyor” dedi, midesinden çıkanlar şoke etti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/midem-agriyor-dedi-midesinden-cikanlar-soke-etti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/midem-agriyor-dedi-midesinden-cikanlar-soke-etti</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri’de mide ağrısı şikayetiyle hastaneye giden çocuğun midesinden çıkarılanlar, doktorları hayrete düşürdü. 15 yaşındaki çocuğun midesinden 4 metal tatlı kaşığı ile 1 çivi çıkarıldı. Erkek çocuk, tedavisinin ardından taburcu edildi.Kayseri’de 15 yaşındaki erkek çocuğun midesinden 4 metal kaşıkla bir çivi çıktı.
Kentte, bir aile çocuklarının mide şikayeti üzerine hastaneye başvurdu.
Kayseri Şehir Hastanesi’nde yapılan incelemede çocuğun midesinde 4 metal tatlı kaşığı ve 1 çivi görüldü.Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi ve Ürolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Erman Dörterler ve ekibi tarafından yaklaşık 2 saat süren operasyonda çocuğun midesindeki kaşıklar ve çivi çıkarıldı.
Erkek çocuğu tedavisinin ardından taburcu edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5WQstmJF00GpHpaxF9z5Qg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>“Midem, ağrıyor”, dedi, midesinden, çıkanlar, şoke, etti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları açıkladı: 1 bardak kahve içince neden tuvaletiniz geliyor?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-acikladi-1-bardak-kahve-icince-neden-tuvaletiniz-geliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-acikladi-1-bardak-kahve-icince-neden-tuvaletiniz-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sabahları güne lezzetli bir kahveyle başlamak harika bir tercih olabilir. Kahve en sık ve severek tüketilen içecekler arasında yer alıyor. Ancak dünya çapında milyonlarca insan bir bardak kahve içtikten sonra benzer bir durum yaşıyor.Sabah uyandığınızda ilk işiniz bir fincan kahve içmek oluyorsa siz de bu sorunu yaşıyor olabilirsiniz. Kahve içmek bazı kişilerde hemen tuvalete gitme ihtiyacı yaratabiliyor. Bilim insanları yaptıkları araştırmalarda bunun ardında yatan gerçeği açıkladı.Kahve, sindirim sistemini uyararak bağırsak hareketlerini teşvik edebilir. Bunun nedeni, kahvenin kafein ve diğer bileşenlerinin bağırsaklardaki hareketliliği artırmasıdır.Doktor Hussain Ahmad, kahve içmenin vücutta nasıl değişikliklere yol açtığını anlattı.Dr. Ahmad, &quot;Kahve içmek, kafeinin kolonunuzu hareketlendirmesi ve atıkların sisteminizde hareket hızını artırması nedeniyle daha sık tuvalete gitme ihtiyacınızı artırabilir.&quot; dedi.Kafeinsiz olanlar bile bu etkiye sahip olabilir, çünkü sindirim sisteminizi tetikleyebilecek asitler ve yağlar içerir.Bu yüzden birçok insan kahve içtikten sonra tuvalete çıkma isteği duyuyor.Gastroenterolog Kenneth Brown da bu sorunun sizi nasıl etkilediği hakkında konuştu. Dr. Brown, kafeinin kabızlık çekenler için doğal bir çözüm olabileceğini söylüyor. &quot;Ancak bazı kişilerde ishale de neden olabiliyor &quot; diyor.Ayrıca kafein mide asidi üretimini artırabilir, bu da mide ekşimesi veya asit reflüsüne neden olabilir, bu da rahatsız edici ve hatta ağrılı olabilir.
Dr. Brown, kahve çekirdeklerinin klorojenik asit adı verilen bir maddeye sahip olduğunu ve bunun bir tür antioksidan olduğunu açıkladı. &quot;Bu bileşik bağırsaktaki kasları uyararak bağırsak hareketlerini tetikleyebilir&quot; dedi.Ayrıca, N-alkanoyl-5-hidroksitriptamidler [nörotransmitter serotonin ile yakından ilişkili bir kimyasal], müshil görevi gören doğal olarak oluşan bileşiklerdir. Bu bileşikler, kolondaki su içeriğini ve kolon kaslarının kasılmalarını artırır.Bu bileşiklerin birleşimi bazı kişilerde aniden tuvalete gitme isteği yaratabilir, ancak aynı zamanda kabızlık için harika bir doğal çaredir.Kahvenin sindirim sisteminiz üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle kahve içmekte zorluk çekiyorsanız, Dr. Ahmad ilk olarak tüketiminizi azaltmanızı öneriyor. &quot;Aç karnına içmekten kaçının veya farklı kahve çeşitlerini deneyin&quot; diye ekliyor. Dr. Brown, eğer bu sorunla mücadele etmek gerekirse, bu sorunun çözümünde büyük yardımı olacağını söylediği dört noktayı dile getirdi.Bir seferde daha az miktarda kahve içmeyi deneyin. Bu, sindirim rahatsızlığına neden olabilecek kahvedeki kafein ve diğer bileşenlerin miktarını azaltmaya yardımcı olabilir.Günün çeşitli saatlerinde kahve içmeyi deneyin. Sabahları kahve, midedeki hormonların rektumun kasılmasını söylediği gastro-kolik refleksi uyaracaktır.Farklı demleme yöntemlerini deneyin. Bazı insanlar soğuk demleme veya French press kahvenin normal filtre kahveden daha az mide rahatsızlığına neden olduğunu görüyor.Kahvenize çok fazla krema veya şeker eklemekten kaçının. Bunlar bazı kişilerde tetikleyici olabilir ve özellikle IBS (irritabl bağırsak sendromu) gibi sorunlarınız varsa mide rahatsızlığına katkıda bulunabilir.Kahvenin vücutta birçok etkisi olabilir, çünkü içerdiği kafein ve diğer bileşenler üzerinde çeşitli fiziksel ve zihinsel süreçlere etki eder. 

Kahve, kafein içeriği sayesinde merkezi sinir sistemini uyarır ve bu da uyanıklık, dikkat ve enerjiyi artırabilir. Kafein, adrenalin salgısını artırarak enerji seviyelerini yükseltebilir.
Metabolizmayı hızlandırabilir ve yağ yakımını teşvik edebilir. Kafein, termojenezi artırarak kalori yakımını destekleyebilir.
Bağırsak hareketlerini teşvik edebilir ve bazı insanlar için sindirim sistemini hızlandırabilir. Aynı zamanda gastrin hormonunun salgılanmasını artırabilir, bu da mide asidini artırabilir.Kafein, kalp atış hızını artırabilir ve kan basıncını geçici olarak yükseltebilir. Ancak, bu etkiler genellikle kısa süreli olup, düzenli tüketimde tolerans gelişebilir.
Kahve, zihinsel performansı geçici olarak artırabilir, konsantrasyonu ve hafızayı güçlendirebilir. Ancak, aşırı tüketim kaygı ve huzursuzluğa yol açabilir.
Kahve, önemli miktarda antioksidan içerir. Bu, hücrelerin serbest radikallerden korunmasına yardımcı olabilir ve bazı sağlık yararları sağlayabilir. Kafein, uyku düzenini etkileyebilir ve uykusuzluğa yol açabilir. Özellikle yatmadan birkaç saat önce kahve içilmesi tavsiye edilmez. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zvd-qc7MgkiRH8ooxUxe1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, açıkladı:, bardak, kahve, içince, neden, tuvaletiniz, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Erken hasat edildi! Sütle karıştırınca öksürüğü kesiyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/erken-hasat-edildi-sutle-karistirinca-oeksurugu-kesiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/erken-hasat-edildi-sutle-karistirinca-oeksurugu-kesiyor</guid>
<description><![CDATA[ Konya&#039;nın Bozkır ilçesinde Toros Dağlarının zirvelerindeki arılıklarda bulunan kovanlara ayı dadanınca ballar erken hasat edildi. Sağlık açısından pek çok fayda sağlayan bal, tadıyla da severek tüketiliyor.Yediden yetmişe tüm aile fertleriyle arıcılık faaliyeti gerçekleştiren arıcı İbrahim Tontul, arılıkta sahiplendirdiği kovanların açımında cep telefonlarıyla çekimler yaparak çıkan balları sahiplerine ulaştırıyor.Bal hasadı sırasında arılığında açıklamalarda bulunan İbrahim Tontul, “Sahiplendirdiğim kovan Tuğba hanımın kovanı. İnşallah 3 aydır beklediğimiz an, bal alabilecek. Üç dört aydır bu kovana bakmış değiliz. Şimdi kovanı açıp durumuna bakacağız, bal çıkacak mı göreceğiz. Bulunduğumuz bölge 2 bin, 2 bin 500 rakım arası bir bölgedeyiz. Burada flora çeşitliliği çok fazla. O yüzden bu taraflara arıyı getirme sebebi buluyorum. Buranın bal durumu da kalitesi biraz daha farklı oluyor. Bu yılki bal hasadı önceki yıllara göre normalinden aşağı seviyelerde. Rakım düşük olan yerlerde bal aşırı derecede yoktu ama bizim burası maşallah gayet güzel. Bu yüksek rakımlı yörede dört bölgede arımız var ve bölgedeki arılığımızda ayı kardeşimiz için bir tane de ona sahiplendirdik. Doğaya saygımız olsun bir tane de o yesin diye bağrımızdan koptu ona ayırdık ama o altı tane kovan yemiş. Komple arılarımızı buraya kaldırdık” dedi.Sağlık açısından pek çok fayda sağlayan bal, tadıyla da severek tüketiliyor. Bal hücrelerin serbest radikallerden zarar görmesini önlemeye yardımcı olur ve güçlü bir antioksidan kaynağı olarak bilinidir.Antibakteriyel özelliği bulunur. Vücuttaki enfeksiyonlarla savaşır. Daha güçlü bir bağışıklığa sahip olmanıza yardımcı olur. Sindirim problemi çekenleri için idealdir. Çünkü sindirim sağlığını destekleyen enzimler içerir. Mide rahatsızlıklarını giderir ve rahatlatıcı bir etkisi olabilirDüzenli ve kararında bal tüketmek vücuttaki yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur. Ciltteki enfeksiyonları azaltabilir. Antibakteriyel özellikleri sayesinde, yaraların üzerine sürüldüğünde faydalı olabilir.Doğal enerji verici olan bal, egzersiz öncesi tüketildiğinde daha zinde hissetmenize yardımıc olabilir.Süt ya da bitki çayı gibi sıcak içeceklere bir kaşık eklendiğinde boğaz ağrısını hafifletebilir. Öksürüğü yatıştırabilir.UYARI! Balın bu faydalarına rağmen, şeker içeriği yüksek olduğundan aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Ayrıca, balın 1 yaşından küçük bebeklerde kullanılmaması gerektiğini unutmamak önemlidir, çünkü bal, botulizm riski taşıyabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6v3GsB6bn0u_GC4smfFKZg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Erken, hasat, edildi, Sütle, karıştırınca, öksürüğü, kesiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ölümü aylar önceden bildiren işaretler! El ve ayaklardaki değişime dikkat</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/olumu-aylar-oenceden-bildiren-isaretler-el-ve-ayaklardaki-degisime-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/olumu-aylar-oenceden-bildiren-isaretler-el-ve-ayaklardaki-degisime-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Ne zaman öleceğinizi bilmeniz mümkün değildir. Ancak uzmanlar bazı belirtilerin ölümün yaklaştığını gösteren işaretler olabileceğini söylüyor. Çok fazla uyumak, sürekli yorgun ve bitkin hissetmek ya da el ve ayaklardaki bazı değişimler dikkat çeken belirtiler arasında yer alabilir.Hiçbirimiz ne zaman öleceğimizi bilemesek de yaşlılıkla birlikte gelen doğal ölümler öncesinde bazı belirtileri verebilir. Doktor Carol DerSarkissian tarafından gözlemlenen ve oluşturulan listede bir kişinin ölmesinden bir ila üç ay önce bazı semptolar görülebiliyor.Uzman ismin açıklamalarına göre dizlerinin, ayaklarının ve ellerinin alacalı mavimsi-mora dönüşmesi gibi bazı belirtiler oldukça dikkat çekiyor.Ölüm yaklaştığında kişi hayattan geri çekilebilir ve genellikle kendisini mutlu eden şeyleri yapmaktan uzak durur 
Diğer işaretler arasında, kişinin daha az yemek yemesi ve içecek tüketmesi bulunmaktadır. Yaşlı insanlar bu süreçte daha az konuşmaya eğilimliyken, küçük yaştaki bir birey bunun tersini yapabilir ve çok daha fazla konuşabilir.Daha belirgin olan belirtiler, vefat etmeden bir ila iki hafta öncesinde ortaya çıkar. Bu noktada uzmanlar &quot;kişi kendini sürekli yorgun ve bitkin hissedebilir, o kadar çok halsiz olabilir ki yatağından çıkamaz&quot; derken uyku düzeninde bir değişiklik yaşayabileceklerini söylediler.Bu noktada ayrıca kişinin iştahında azalma ve çok az sıvı tüketme eğilimi gösterebileceği bildirildi.Kan basıncında, solunumda ve kalp atış hızında yaşanan değişiklikler de belirtiler arasında gösteriliyor. Zihinsel değişiklikler, kafa karışıklığını veya kişinin bir çeşit sersemlemiş gibi görünmesini ve halüsinasyonları da bu buldular arasında yer alabilir.Her insanda süreç farklı olsa da, palyatif bakım uzmanları, semptomları ne olursa olsun sevilen birinin yanında olmanın önemli olduğunun altını çiziyor.İngiltere&#039;nin en büyük yaşam sonu yardım kuruluşu Marie Curie, kişinin kendisiyle konuştuğunda veya onlara dokunduğunda yanıt vermeyebileceğini, ancak yine de sizi hissedebileceğini veya duyabileceğini ve varlığınızla rahatlayabileceğini söylüyor.Kurumunun tavsiyeleri, veda etmek için doğru zamanın ne zaman olduğu konusunda da yakınlarının endişelenmesine gerek olmadığını içeriyordu.Bunun yerine, ailelerin &quot;kişi için en uygun olanı yapmasını&quot; tavsiye etti.&quot;Bazı insanlar beklenenden daha çabuk kötüleşir. Bu yüzden aile üyenize veya arkadaşınıza söylemek istediğiniz bir şey varsa, bunu o anda söylemeniz önemlidir. Diğer aile veya arkadaşlarınızdan sevdiklerinizi ziyaret etmelerini veya vedalaşmalarını isteyebilirsiniz. Bazı kişiler ise ziyaretçiler arasında dinlenmek için zamana ihtiyaç duyar ve büyük bir insan grubu geldiğinde bu durumu bunaltıcı bulabilirler. Diğer kişiler ise etrafta insanların olmasını rahatlatıcı bulabilir.&quot;İnsanlar son saatlerine yaklaştıkça, &quot;dizlerindeki, ayaklarındaki ve ellerindeki derileri&quot; &quot;benekli mavimsi-mor&quot;a dönebilir ve nefes almakta zorluk çekmeye başlayabilirler. Bu noktada vücut ısıları düşebilir ve idrara çıkmayı ve bağırsak hareketlerini durdurabilirler. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yjrX4HRTxEq0rVxN6yxTjA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Ölümü, aylar, önceden, bildiren, işaretler, ayaklardaki, değişime, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bedava antikor üretiyor! Değerini Ruslar biliyor: 7 saatte toplanan doğal ilaç</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bedava-antikor-uretiyor-degerini-ruslar-biliyor-7-saatte-toplanan-dogal-ilac</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bedava-antikor-uretiyor-degerini-ruslar-biliyor-7-saatte-toplanan-dogal-ilac</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için doğanın gücünden faydalanabilirsiniz. Bazı meyve ve sebzeler zengin içeriği sayesinde vücut için adeta bir ecza deposu görevi görüyor Dikenli, mayhoş, ekşi bir tadı olan şifalı meyveler arasında yer alan karamuk da sağlık için çok faydalı. Türkiye&#039;de kendiliğinden yetişen bu meyve yeteri kadar ilgi görmese de bir çok derde deva oluyor.Doğada zahmetsizce kendi kendine yetişen bazı meyveler ve bitkiler vücut için tam bir şifa kaynağu olabiliyor. Özellikle belirli mevsimlerde memleketlerine gidenler tarafından toplanan karamuk meyvesi birçok hastalığı derman olabiliyor.Karamuk bitkisinin faydaları oldukça fazla olduğu için bu doğal kaynak bir alternatif tıp ürünü olarak kullanılmaktadır. Karamuk meyve veren bir bitki türüdür. Kökünden meyvesine kadar hemen hemen bitkinin her bölümü farklı şekillerde tüketilebilmektedir.Antikor üretimini hızlandıran bu meyve soğuk algınlığına da iyi geliyor. Vücuttaki iltihabı iyileştirmeye yardımcı olan karamuk diyabete de iyi gelebiliyor.Mevsim geçişlerinde yaşanan soğuk algınlığı problemlerinde boğazı ve sinüsleri rahatlatır.Terleme problemi olanlar için ter bezlerinin en sağlıklı şekilde çalışmasına yardımcı olur. iltte bakteri oluşumu ile savaşır. Böylece sivilce ve akne oluşumunu baskılar.Sinir sistemi rahatsızlıklarından dolayı oluşan gerginliğin ve stresin azalmasını sağlar.Karamuk dikenli bir meyve olduğu genellikle eldivenle toplanıyor. Toplaması oldukça zor ve zahmetli olan bu meyvenin bir ağacının toplanması 7-8 saati buluyor. Karamuk meyvesi toplandıktan sonra yaş ve kuru şekilde satılabiliyor. Vişne hoşafı, üzüm hoşafı yapılarak tüketilebiliyor.Karamuk meyvesi Türkiye&#039;de pek ilgi görmüyor. Ancak yurt dışında özellikle Ruslar bu meyveyi sıklıkla tüketiyor. Biz nasıl pilavlarda kuş üzümünü kullanıyorsak, Rus vatandaşlarda genellikle pilavlara karamuğu kullanıyorlar.Karamuk kökleri ve gövde kabukları kurutulduktan sonra çay olarak kullanıldığı gibi meyveleri de taze veya kurutularak kullanılır. Meyvelerinden tatlı, şurup ve hoşaf yapılır.Yaprakları tat vermesi için çorba ve bulgur pilavına konur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eLM-SpcKGkS4nV0B0A5ARg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bedava, antikor, üretiyor, Değerini, Ruslar, biliyor:, saatte, toplanan, doğal, ilaç</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Halk arasında &amp;quot;doğal antibiyotik&amp;quot; olarak biliniyor! Suyu ayrı eti ayrı faydalı ama damarları yağlandırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/halk-arasinda-dogal-antibiyotik-olarak-biliniyor-suyu-ayri-eti-ayri-faydali-ama-damarlari-yaglandiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/halk-arasinda-dogal-antibiyotik-olarak-biliniyor-suyu-ayri-eti-ayri-faydali-ama-damarlari-yaglandiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Kış aylarıyla birlikte sakatat tüketimi artıyor. Çünkü sakatat tüketiminin vücudun vitamin ve mineral ihtiyacını karşıladığı söyleniyor. Özellikle kış aylarında hastalıklardan korunmak ve bağışıklığı güçlendirmek için tüketiliyor. Peki, sakatat vücuda gerçekten faydalı mı?Kelle, paça, ciğer, yürek, böbrek ve işkembe gibi sakatatların tüketimi özellikle sonbahar ve kış mevsiminde artıyor. Halk arasında &quot;doğal antibiyotik&quot; olarak tanımlanan sakatarlar, besin değeri açısından da oldukça zengin.Bağışıklığı güçlendirdiğine inanılan sakatat ürünler vitamin ve mineral zengini.Kelle paça çorbası ve işkembe en sık tüketilen sakatatlar arasında yer alıyor. Bu ürünler düdüklüde pişirildiği zaman kemiğinden ayrılarak suyu ayrı faydası oluyor, etinin ayrı bir faydası oluyor.Sakatat Türkiye’de en güzel tutulan ürünlerden birisidir. Bu ürünlerin hem eti, hem suyu protein olarak tüketiliyor. Tüm vücuda jel gibi yayılan bir besin kaynağı olduğu biliniyor.Besin değeri açısından oldukça zengin olan sakatatlar yüksek kaliteli protein içeriyor. Bu da kas gelişimi ve onarımı için çok büyük önem taşıyor.B vitaminleri (B12, B6), demir, çinko ve selenyum gibi mineraller açısından zengin olan sakatarlar, sinir sistemi sağlığı ve kan hücrelerinin üretimi için gereklidir.Bazı sakatat türleri, düşük kalori ve yağ içeriğiyle dikkat çeker. Bu, kilo yönetimi için yararlı olabilir.Zengin omega-3 yağ asidi içeren sakatarlar kalp sağlı ve beyin fonksiyonlarının gelişimi için de faydalı. Ancak sakatat ürünleri tüketirken son derece dikkatli olmak gerekiyor.Çünkü sakatarlar yüksek kolesterol ve doymuş yağ içerebilir. Bu durum, bazı insanlar için sağlık riskleri oluşturabilir, özellikle kalp hastalığı veya yüksek kolesterol sorunları olanlar için tehlikeli olabilir.Fazla sakatat tüketimi damarları tıkayabilir, kalp hastalıklarına neden olabilir.ÖNEMLİ! Sakatatın tüketimi, kişinin genel sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları ve var olan sağlık koşulları göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Aşırı tüketimden kaçınmak ve dengeli bir diyetin parçası olarak tüketmek önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xAqzf4kE0UCRb8LRoTCxhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Halk, arasında, doğal, antibiyotik, olarak, biliniyor, Suyu, ayrı, eti, ayrı, faydalı, ama, damarları, yağlandırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>B1, B2, B3, demir, kalsiyum zengini! Bir kaşığı vücuda anında karışıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/b1-b2-b3-demir-kalsiyum-zengini-bir-kasigi-vucuda-aninda-karisiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/b1-b2-b3-demir-kalsiyum-zengini-bir-kasigi-vucuda-aninda-karisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Manisa&#039;nın Selendi ilçesinde üzümde hasat sezonunun sonlarına doğru yaklaşılmasıyla beraber kış sofralarının vazgeçilmezi olan pekmez üretimine de başlandı. Şifa kaynağı olan pekmez, vücuda pek çok fayda sağlıyor. Kış aylarında tüketilen pekmez vücuda demir yüklüyor.Manisa&#039;nın Selendi ilçesinde üzümde hasat sezonu sona doğru yaklaştı. Üzüm hasadıyla beraber Selendili çiftçiler kış sofralarının vazgeçilmezi olan pekmez üretimine de başladı.İlçede son yıllarda artan üzüm bağlarıyla beraber pekmez üretimi de arttı. Çiftçiler gerek aileleri gerekse de pazarlarda satışı yapılmak üzere evlerinin önünde kurdukları kazanlarda pekmez kaynatıyor.Özellikle kış aylarında tüketilen şifa kaynağı pekmez, üzümün havuzlarda çiğnenip çuvallarda konulduktan sonra suyu alınarak özel toprağı ile kaynatılmasıyla hazırlanıyor.Evinin önündeki kazanda pekmez üreten İlçeye bağlı kırsal Selmanhacılar mahallesinden 3 çocuk babası 80 yaşındaki Veli Güneş, &quot;Kendi bahçemizden organik olarak yetiştirdiğimiz üzümlerden pekmez yapıyoruz. Pekmez kış sofralarının vazgeçilmezi bir şifa kaynağı. Yapımı zor olsa bile yemesi güzel zahmetine değer&quot; dedi.Pekmez, taze üzüm ve ihraç şansı olmayan kuru üzümden üretilmekle birlikte keçiboynuzu, elma, dut, kayısı, erik, karpuz, incir ve şeker pancarından da yapılmaktadır.Yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağı olan pekmez; kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gibi mineralleri de içermektedir. Pekmezin, yapıldığı meyveye göre besin içeriği değişmektedir.Karbonhidrattan zengin bir enerji kaynağı olan pekmez, glikoz ve fruktoz içeriği nedeniyle sindirime gerek kalmadan tüketildikten kısa bir süre sonra kana karışmaktadır.İçeriğindeki B (B1,B2,B3) vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, magnezyum, krom, demir zenginliğiyle de yüksek düzeyde vitamin ve mineral kaynağıdır.Ortalama 29 kalori olan bir yemek kaşığı (10 gram) pekmez yaklaşık 1 mg demir ve 40 mg kalsiyum içermektedir. Pekmezin 100 gramı, yaklaşık 293 kalorilik enerji sağlamaktadır.Pekmez, vücutta kolayca emilebilen demir içeriği nedeniyle kan yapımını artıran, kansızlığa iyi gelen bir besin kaynağıdır. Süt ve süt ürünlerinden sonra, kalsiyum içeriği açısından en iyi kaynaklardan olan pekmez, kemik gelişimi ve sağlığı için çok önemlidir.Pekmez, içindeki zengin potasyum sayesinde kan basıncının düzenlenmesinde de oldukça etkilidir. Pekmezde bulunan antioksidanlar, vücut direncini arttırarak, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.Hastalıklara karşı koruyucu etkisi nedeniyle öksürüğe iyi geldiği ve balgam söktürdüğü bilinmektedirHem yetişkinlerde hem de çocuklarda pamukçuk adı verilen ağız içi yaraların tedavisinde önemli rol oynar. Pekmezdeki basit şekerler kana hızlı karıştığından, diyabeti olan bireylerin şeker ve bal gibi pekmezi de fazla tüketmemesi önerilmektedir.Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziren anneler ile iyileşme dönemindeki hastaların diyetinde olması gereken bir besindir.Özellikle büyüme çağındaki küçük çocukların, kilo alamayanların, iştahsızlık ve halsizlik şikayetleri olanların beslenmesinde pekmeze yer verilmelidir. Pekmez, egzama, sedef, akne ve diğer cilt hastalıklarının tedavisinde de yardımcı besin olarak kullanılmaktadır.İçeriğindeki potasyum sayesinde, tansiyonu dengeleyici özelliği bulunmaktadır. Zengin besin içeriği olan pekmezi yetişkinlerin günde 1-2 yemek kaşığı, çocukların ise 1-2 tatlı kaşığı tüketmesi önerilmektedir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/seI9dAaqDUOzt2r1chWSNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>B1, B2, B3, demir, kalsiyum, zengini, Bir, kaşığı, vücuda, anında, karışıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tarım ve Orman Bakanlığı &amp;quot;ilaçlı yumurta&amp;quot; iddialarını yalanladı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-ilacli-yumurta-iddialarini-yalanladi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-ilacli-yumurta-iddialarini-yalanladi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, üzerinde &quot;2&quot;, &quot;3&quot; veya &quot;4&quot; rakamıyla başlayan numaraların bulunduğu yumurtaların ilaçlı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, &quot;Bu numaralar, yumurtacı tavuğun yetiştirilme metodunu ifade etmektedir. Hangi yetiştiricilik türünden elde edilirse edilsin yumurtalar, nitrofuran dahil diğer veteriner ilaçlar yönüyle denetlenmektedir.&quot; ifadesini kullandı.Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü&#039;nün sosyal medya platformu X&#039;teki hesabından, yumurtaların üzerinde yer alan numaralara ilişkin açıklama yapıldı.  Açıklamada, sosyal medya platformlarında, &quot;yumurtalar üzerinde yer alan numaraların başında &#039;0&#039; ve &#039;1&#039; varsa sağlıklıdır, &#039;2&#039;, &#039;3&#039; veya &#039;4&#039; yazıyorsa nitrofuran ve veteriner ilaçları vardır&quot; şeklinde paylaşımlar yapıldığı belirtilerek, yumurtalar üzerine yazılan numaralarda yer alan ilk hanenin, tavuğun yetiştirme metodunu ifade ettiği bildirildi.&quot;YUMURTALAR VETERİNER İLAÇLAR YÖNÜYLE DENETLENMEKTEDİR&quot;  Yetiştirme metodu kodu &quot;0&quot; ise bunun organik yetiştiriciliği, yani organik yemlerle beslenen, açık havaya da erişimi olan ve sertifikalandırılmış işletmelerden elde edilen yumurtayı, &quot;1&quot; ise açık dolaşıma erişim, yani açık havaya da erişimi olan bir kümeste yetişen ve serbest dolaşabilen tavuklardan elde edilen yumurtayı, &quot;2&quot; ise kümeste kafessiz yetiştiricilik, yani kapalı bir kümes içinde serbest dolaşabilen tavuklardan elde edilen yumurtayı, &quot;3&quot; ise kafesli yetiştiricilik, yani kümeslerde kafeste yaşayan tavuklardan elde edilen yumurtayı ifade ettiği bilgisi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:  &quot;Bu alanda &#039;4&#039; diye bir yetiştiricilik kodu bulunmamaktadır. Sosyal medya paylaşımlarında ifade edildiği gibi &#039;2&#039;, &#039;3&#039; veya &#039;4&#039; numara ile başlayan yumurtaların ilaçlı olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Bu numaralar yumurtacı tavuğun yetiştirilme metodunu ifade etmektedir.Hangi yetiştiricilik türünden elde edilirse edilsin yumurtalar, nitrofuran dahil diğer veteriner ilaçlar yönüyle denetlenmektedir. Olumsuzluk tespiti durumunda 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında işlem uygulanmaktadır.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kvUi4Wk8aEy7pN7PIGWAyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Tarım, Orman, Bakanlığı, ilaçlı, yumurta, iddialarını, yalanladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mevzuata aykırı 251 sağlık reklamına ceza verildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mevzuata-aykiri-251-saglik-reklamina-ceza-verildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mevzuata-aykiri-251-saglik-reklamina-ceza-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kurulu, sağlık sektörüne ilişkin mevzuata aykırı reklamlar için bu yıl toplam 60 milyon 578 bin 587 lira para cezası uygulanmasını kararlaştırdı.Kurul; tıp ve ağız ve diş sağlığı merkezleri ile özel hastaneler gibi sağlık alanında faaliyet gösteren ruhsatlandırılmış kişi ve kuruluşların reklamlarını inceledi.  Reklamların, talep yaratıcı nitelik taşımaması, doğruluğu bilimsel ve klinik olarak kanıtlanmış tedavilere yönelik olması ve ilgili düzenlemelerde belirlenen diğer yasak ve sınırlara uygun olması hususlarını dikkate alan Kurul, sağlık hizmeti sunma yetkisi bulunmayan kişilerce gerçekleştirilen tıbbi uygulamalara dair tüketicileri yanıltıcı ve kamu sağlığını bozucu reklamlar hakkında idari işlem uyguladı.  Bu yıl, Kurulca karara bağlanan toplam 1201 dosyanın 251&#039;i sağlık sektörüne ilişkin olurken, bu dosyalarla ilgili uygulamaların tamamı mevzuata aykırı bulundu.Söz konusu dosyaların 121&#039;ine durdurma cezası, 130&#039;una ise durdurma cezasının yanında toplam 60 milyon 578 bin 587 lira para cezası uygulanmasına karar verildi.  KOZMETİK REKLAMLARI DA KURUL&#039;UN RADARINA GİRDİ  Reklam Kurulu, tüketicilerin yanıltılmasını, bilgi ve tecrübe eksikliklerinin istismar edilmesini önlemek amacıyla kozmetik ve temizlik ürünlerine ilişkin reklamları da yakından takip etti, sektöre yönelik denetimlerini sürdürdü.  Bu kapsamda Kurul, Ağustos 2024 itibarıyla kozmetik ve temizlik sektörüne ilişkin 64 tanıtımı incelerken, 39 reklam hakkında durdurma cezası, 17 reklam hakkında ise durdurma cezasının yanında toplam 5 milyon 396 bin 406 lira para cezası uygulanmasını kararlaştırdı, 8 tanıtımın ise mevzuata uygun olduğuna karar verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4xGcqbzuFku6QK7J0eATdQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mevzuata, aykırı, 251, sağlık, reklamına, ceza, verildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yargıtay&amp;apos;dan 800 bin liralık ilaç için karar: SGK ödeyecek</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yargitaydan-800-bin-liralik-ilac-icin-karar-sgk-oedeyecek</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yargitaydan-800-bin-liralik-ilac-icin-karar-sgk-oedeyecek</guid>
<description><![CDATA[ Ankara 61. İş Mahkemesi, doğumdan sonra &#039;Kistik Fibris&#039; tanısı konan U.T.D.&#039;nin (3), ömür boyu kullanması gereken ve kutusu 800 bin lira olan ilaçlarının SGK tarafından karşılanmasına karar verdi.U.T.D&#039;ye, doğumundan hemen sonra solunum sistemi ve sindirim kanalında hasara yol açan, genetik bir hastalık olan &#039;Kistik fibrozis&#039; tanısı konuldu. Hastalığın tedavisi için yıllık 2 kutu ilaç reçete edildi. Aile, yurt dışından getirilen ve kutusu yaklaşık 800 bin lira olan ilacın SGK tarafından karşılanması için başvurdu. Ancak SGK, söz konusu ilaç geri ödeme listesinde bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetti. Aile de avukatları aracılığıyla yargıya başvurdu.&quot;TIBBİ AÇIDAN KULLANMASI ZORUNLU&quot; Ankara 61&#039;inci İş Mahkemesi&#039;nde açılan dava dosyasına sunulan, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda, U.T.D&#039;ye &#039;Kistik fibrozis&#039; tanısı konulduğu, dava konusu ilacın çocuk için hayati önem taşıdığı, kullanmasının tıbbi açıdan zorunlu olduğu, iyileşmesine katkıda bulunacağı, ilacın hücrelerin işlevini düzeltici etkiye sahip olduğu için mevcut tedavi yöntemlerine göre çok daha etkin ve yararlı olduğu belirtildi.&quot;HERKESİN YAŞAM HAKKI YASAYLA KORUNUR&quot;Kararda, anayasanın &#039;Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı&#039;, &#039;Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması&#039; ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#039;nde geçen &#039;Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur&#039; maddelerini hatırlatarak, U.T.D.&#039;nin tedavisinin sürdürülmemesi halinde ciddi zararın meydana geleceğini ve etkin ilacı kullanamama nedeniyle anayasal güvence altında olan sağlık ve yaşama hakkından mahrum kalacağını belirtti.&quot;YAŞAMA HAKKININ KORUNMASI DEVLETİN GÖREVİ&quot; Sosyal devlet anlayışına vurgu yapılarak, &quot;Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür. Diğer bir anlatımla temel insan hakkı olan yaşama hakkının korunması devletin temel görevleri arasındadır. Diğer yandan sosyal devlet, sosyal güvenlik hakkı kapsamında devletin sosyal güvenliği sağlama yükümlülüğü de vardır. Davacının yaşama hakkını tehdit eden hastalığın tedavisi devletin anayasal görevleri arasındadır&quot; denildi. Mahkeme, davanın kabulüne karar verip, idarenin başvuruya ilişkin işleminin iptali ile ilacın tedavi boyunca kesinti yapılmadan SGK tarafından karşılanmasına hükmetti.&quot;KARAR, İLACA ÖMÜR BOYU ULAŞIM DEMEK&quot;Davacı ailenin avukat Eliz Atlı, müvekkil ailenin çocuğuna doğduktan yaklaşık 15-20 gün sonra &#039;Kistik fibrozis&#039; tanısı konulduğunu hatırlatarak, &quot;Ömür boyu sürecek bir tedavi planlanıyor. Müvekkil çocuğumuz oyun oynamak istiyor diğer yaşıtları gibi, maalesef akciğerleri çok müsaade etmediğinden çok rahat bir şekilde hayatına devam edemiyor. Doktorları tarafından dava konusu edilen ilaç ömür boyu tedavi olarak öneriliyor. Yalnız ilaç yurt dışından özel olarak sipariş usulü ile geldiği için, Türk lirasına çevirdiğimizde büyük bir meblağ ortaya çıkıyor&quot; dedi.  Bu kapsamda SGK&#039;ya sosyal devlet ilkesinden yola çıkarak başvuru gerçekleştirdiklerini belirten Atlı, &quot;Başvurumuzda, tedaviye erişim hakkının karşılanması gerektiğinden bahsettik. Ancak SGK geri ödeme listesinde yer almadığı için bu ilacı karşılamayacağına ilişkin cevabı bize gönderdi. Cevabın gelmesinin akabinde de biz dava sürecini başlattık. Davanın sonucunda anayasanın ilgili hükümleri, sosyal devlet ve tedaviye erişim hakkı bağlamında davamızın kabulüne ve SGK&#039;nın gerçekleştirdiği işlemin iptaline karar verildi. Yani bu da çocuğun ömür boyu ilacına ulaşması demek. Çocuğumuz şu an ilacı kullanıyor. Dava konusu ilaç yurt dışında üretilmiş olmasına rağmen Türkiye&#039;de de klinik araştırmaları devam eden ve etkinliği, güvenilirliği kanıtlanmış olan ilaçtır&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SgXZTlF0bUaFoY83cjbUXw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yargıtaydan, 800, bin, liralık, ilaç, için, karar:, SGK, ödeyecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanı açıkladı: Vegan beslenme sağlıklı mı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-acikladi-vegan-beslenme-saglikli-mi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-acikladi-vegan-beslenme-saglikli-mi</guid>
<description><![CDATA[ Hayvanlardan elde edilen hiçbir gıdayı yememek olarak bilinen vegan beslenme biçimi son yıllarda popüler hale geldi. Vegan beslenmenin sağlıklı olmasının yanı sıra çevreyi korumayı amaçladıklarını savunan vegan kişiler, bu sebeple de hayvansal gıdaları reddeder ve bitki kaynaklı beslenirler. Bitki bazlı beslenme anlayışını destekleyen vegan beslenme biçimi vücut için pek çok fayda sağlayabilir.Vegan, hayvanlardan elde edilen hiçbir gıdayı yememeyi içeren katı bir beslenme modelidir. Vegan kişiler et, süt, yumurta ve bal gibi hiçbir hayvansal gıdayı tüketmez. Vegan diyeti bitkilere (sebzeler, tahıllar, kuruyemişler ve meyveler gibi) ve bitkilerden yapılan gıdaları içerir. Peki, vegan beslenme biçimi sağlıklı mı?Son yıllarda, vegan yaşam tarzı sağlık faydaları nedeniyle de önemli bir ivme kazandı. Daha fazla insan bitki bazlı beslenmeyi keşfettikçe, vegan yaşam tarzının sağlık avantajlarını destekleyen kanıtlar artmaya devam ediyor.Kronik hastalık riskini azaltmaktan genel sağlığı teşvik etmeye kadar, hem vücut hem de zihin için sayısız fayda sağlar.Vegan bir yaşam tarzı benimsemek, kilo vermeye yardımcı olmaktan kronik hastalık riskini azaltmaya kadar birçok sağlık yararı sunar. Dr. Sunil Rana&#039;ya göre, Meyve ve sebzelerle dolu bir vegan diyet, birçok insanın fazla kilolarını verme ve sağlıklı bir kiloyu koruma hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oldu.Elbette mağazalarda bir sürü vegan abur cubur seçeneği var, bu yüzden kilo verme sürecinizi bir üst seviyeye taşımak istiyorsanız işlenmiş gıdalardan uzak durduğunuzdan emin olun
Vegan beslenmenin sağlığa iyi gelmesinin yanı sıra, küresel ısınmayı azalmaya da katkısı oldukça yüksek.Oxford Üniversitesi&#039;nde yapılan bir araştırmaya göre, insanlık şu andan itibaren vegan beslenmeye başlarsa, gıda maddeleri üretilirken açığa çıkan emisyon değerlerinde 2050 yılına kadar yüzde 70 oranında azalma görülecek.Ancak uzmanlar uyarıyor, sırf vegan diye işlenmiş ve besin değeri olmayan sağlığa zararlı ürünlerin tüketilmesine şiddetle karşı çıkıyor.Vegan diyeti birçok sağlık faydasıyla doludur. Özellikle kilo vermek istiyorsanız vegan beslenme iyi bir tercih olabilir. Bol yeşilliklerle dolu bir beslenme biçimi olduğu için vücudunuzun lif ihtiyacını da karşılar.Antioksidanlar açısından zengin olduğu için kalp sağlığınızı korumanıza da yardımcı olabilir. Ayrıca, hayvansal gıda tüketen kişilerde obezite, artrit, osteoporoz, çoklu alerjiler, Alzheimer, diyabet, felç ve gıda zehirlenmesi gibi birçok başka hastalığa yakalanma riski daha yüksektir.Bitki bazlı bir diyet, şeker oranı düşük olduğu için tip 2 diyabete karşı bir miktar koruma sağlar. Ayrıca, yalnızca hayvansal gıdaların kolesterol içerdiğini biliyor muydunuz? Önümüzdeki daha sağlıklı bir yıl için günlük diyetinizden tüm kolesterolü çıkarmak için vegan beslenme iyi bir tercih olabilirVeganların kanser oranı et yiyenlerin yalnızca %40&#039;ıdır. Kalp hastalığı ve tip 2 diyabetin yanı sıra, çalışmalar veganların özellikle kolon ve meme kanseri olmak üzere belirli kanser türlerine yakalanma riskinin daha düşük olduğunu göstermektedir. Bu kısmen bitki bazlı gıdalarda bulunan ve vücudu oksidatif stres ve iltihaptan koruyan yüksek antioksidan, vitamin ve fitokimyasal alımından kaynaklanmaktadır; bunların her ikisi de kanser gelişimiyle bağlantılıdır.ÖNEMLİ! Vegan beslenme biçimini uygulamadan önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gsgiQZhCK0KbDBfoVU8zkQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanı, açıkladı:, Vegan, beslenme, sağlıklı, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Beyin ölümü gerçekleşen kişinin organları 2 kişiye umut oldu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/beyin-oelumu-gerceklesen-kisinin-organlari-2-kisiye-umut-oldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/beyin-oelumu-gerceklesen-kisinin-organlari-2-kisiye-umut-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Uşak&#039;ta 2 Eylül&#039;deki komşu kavgasında ağır yaralanan M.K.&#039;nın (39) beyin ölümü gerçekleşti. Hayatının kaybeden M.K.&#039;nın organları Denizli ve İzmir&#039;deki hastalara nakledilecek.Fatih Mahallesi&#039;nde 2 Eylül&#039;de komşu kavgasında ağır yaralanan ve Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınan M.K&#039;nin (39) dün beyin ölümü gerçekleşti.  Hastanenin Organ Doku Koordinatörlüğü ekiplerinin görüştüğü aile, M.K&#039;nin organlarını bağışlama kararı aldı.  Aileden olumlu yanıt alınmasının ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çıkarılan M.K&#039;nin böbrekleri, İzmir ve Denizli&#039;de nakil bekleyen hastalara gönderildi.  Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Şener Ülker, ailenin organ bağışı konusunda bilinçli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:  &quot;Bize de destek verdiler bu anlamda. İki böbrek, İzmir ve Denizli illerine gitti. İnşallah birilerine can olacak, umut olacak. Ölüme ne kadar üzüldüysek, böyle bir naklin iki insana umut olmasından dolayı da mutluyuz. İnşallah bunlar vesile olur, örnek olur ve organ bağışı daha da yaygınlaşır. Bir yanda ölüm, bir yanda üzüntü ama bir yandan da birilerine umut olacak diye heyecanlıyız.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fRlUf3wxYEaZwmkhKQDQow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Beyin, ölümü, gerçekleşen, kişinin, organları, kişiye, umut, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin, sağlık sektörünü yabancı sermayeye açıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cin-saglik-sektoerunu-yabanci-sermayeye-aciyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cin-saglik-sektoerunu-yabanci-sermayeye-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Çin, yabancı yatırımcıların belirli şehirlerde hastane işletmesine ve biyoteknoloji alanında faaliyet yürütmesine izin vereceğini bildirdi.Çin Ticaret Bakanlığı, Ulusal Sağlık Komisyonu ve Ulusal Sağlık Ürünleri İdaresi tarafından duyurulan yeni düzenlemeye göre, yabancı yatırımcılar, Pekin, Tiencin, Şanghay, Nancing, Sucou, Fucou, Guangcou, Şıncın şehirleri ile Haynan eyaletinde hastane işletmelerine izin verilecek.  Yabancı yatırımcılar, ayrıca, Pekin ve Şangay şehirleri ile Guangdong ve Haynan eyaletlerinde biyoteknoloji sektöründe faaliyet gösterebilecek, insan kök hücresi ve gen teşhis teknolojilerinde araştırma ve uygulama yapabilecek, ulusal düzeyde geçerli seri üretim ve pazar lisanslarına başvurabilecek.  İMALAT SEKTÖRÜNDEKİ TÜM KISITLAMALAR KALDIRILDI Öte yandan, Çin Ticaret Bakanlığı ile Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, yabancı sermaye yatırımlarının yasaklandığı sektörleri içeren &quot;negatif liste&quot;nin güncellenmiş halini yayımladı.  En son 2021 yılında güncellenen negatif listenin yeni halinde imalat alanındaki tüm sektörlerde yabancı yatırıma yönelik kısıtlamalar kaldırıldı.  Yeni listede kısıtlama uygulanan sektör sayısı 31&#039;den 29&#039;a düşürüldü.  İmalat sektörü dışında, Pekin, Şanghay, Şıncın ve Haynan&#039;daki serbest ticaret pilot bölgelerinde bulut bilişim, internet veri merkezleri, içerik iletim ağları ve internet servis sağlayıcıları gibi katma değerli telekomünikasyon hizmetlerinde yabancı sermaye kısıtlamaları kaldırıldı.  YABANCI YATIRIMLARDAKİ DÜŞÜŞ SÜRÜYOR Hükümetin imalatın yanında sağlık, biyoteknoloji ve veri hizmetleri gibi sektörleri dışa açma adımı, doğrudan yabancı yatırımlardaki düşüşe karşı yatırımcı güvenini yeniden kazanmaya yönelik bir hamle olarak değerlendiriliyor.  Covid-19 sonrasında kırılganlığın sürdüğü Çin ekonomisinde, ABD&#039;nin bazı sektörlerdeki yatırım kısıtlamaları ve Avrupa ülkelerinin ekonomik bağımlılığa bağlı riskleri giderme yaklaşımı nedeniyle yabancı yatırımlar ivme kaybediyor.  Çin&#039;e gelen doğrudan yabancı yatırımlarda 2023&#039;te yaşanan düşüş, 2024&#039;ün 7 ayında da sürdü.Çin Ticaret Bakanlığı verilerine göre yabancı yatırımlar, Ocak-Temmuz 2024 döneminde 539,5 milyar yuan (76,1 milyar dolar) düzeyinde gerçekleşti. Yatırımlar, 7 ayda geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 30 azaldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sDEtqGVw1UO5TBUtiMrkmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Çin, sağlık, sektörünü, yabancı, sermayeye, açıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlarda uyardı geç uyumayın:  Yüzde 46 daha fazla görülüyor!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlarda-uyardi-gec-uyumayin-yuzde-46-daha-fazla-goeruluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlarda-uyardi-gec-uyumayin-yuzde-46-daha-fazla-goeruluyor</guid>
<description><![CDATA[ Yapılan yeni bir araştırmaya göre, geç saatte uyumak diyabet riskini artırıyor. Yaş, cinsiyet, eğitim, vücut yağ oranı ve yaşam şekli gibi durumları ele alarak yapılan araştırmada geç uyuyanlarda tip 2 diyabet görülme riski yüzde 46 daha yüksek.Araştırmacılar, geceleri geç saatte uyuyan kişilerin, daha erken uyuyanlara göre daha yüksek vücut kitle indeksi olduğunu ve tip 2 diyabet riskinin yüzde 46 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.EurekAlert sitesinin haberine göre, Hollanda&#039;dan araştırmacılar, gece geç saatte uyumakla tip 2 diyabet ve vücuttaki yağ oranı arasındaki ilişkiyi inceledi.Araştırmaya katılan, yaş ortalaması 56, vücut kitle indeksi ortalaması 30 olan 5 bini aşkın kişinin uyuma ve uyanma saatlerini kayıt altına alan araştırmacılar, bu kişilerin uykusunun orta noktasını hesapladı.Buna göre, araştırmacılar, uyuma ve uyanma saatlerine göre katılımcıları, yüzde 20&#039;si erken kronotip, yüzde 20&#039;si geç kronotip ve yüzde 60&#039;ı orta kronotip olmak üzere 3 kategoriye ayırdı.Araştırmacılar, katılımcıların tamamının vücut kitle indeksi hesaplamalarının yanı sıra 1526&#039;sının karaciğer gibi iç organlarının yağ oranını da ölçtü.Buna göre, araştırmacılar, yaş, cinsiyet, eğitim, vücut yağ oranı ve yaşam şekli gibi durumları göz önünde bulundurarak, &quot;geç kronotip&quot; kategorisindeki, yani geç saatte uyuyan katılımcılarda, orta kronotip kategorisindekilere göre tip 2 diyabet görülme riskinin yüzde 46 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.Araştırmacılar, geç kronotip kategorisindeki katılımcıların, vücut kitle indeksinin orta kronotiplilere göre 0,7 daha yüksek olduğunu da belirledi.Araştırma yazarlarından Jeroen van der Velde, yaptığı açıklamada &quot;Geç kronotipli kişilerin, akşam geç saatlere kadar yemek yeme ihtimali daha yüksek.&quot; ifadesini kullanarak, akşam belli bir saatten sonra yemek yememenin metabolizmaya faydalı olduğuna dikkati çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k02QvyzMMkSoKCxOtFWYrA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlarda, uyardı, geç, uyumayın:, Yüzde, daha, fazla, görülüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Antioksidan değeri 4 kat fazla, faydaları saymakla bitmiyor! Polonya’da yetişiyordu artık Türkiye’de: Süper meyvenin kilosu 250 lira</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/antioksidan-degeri-4-kat-fazla-faydalari-saymakla-bitmiyor-polonyada-yetisiyordu-artik-turkiyede-super-meyvenin-kilosu-250-lira</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/antioksidan-degeri-4-kat-fazla-faydalari-saymakla-bitmiyor-polonyada-yetisiyordu-artik-turkiyede-super-meyvenin-kilosu-250-lira</guid>
<description><![CDATA[ Mersin’de yetiştirilen ve süper meyve olarak bilinen aronyanın hasadına başlandı. Bahçede kilosu 250 liradan satılan aronya, buzdolabında dört ay taze olarak saklanabiliyor.Süper meyve aronyanın hasadına başlandı.Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Yüksekoluk Mahallesi’nde üç yıl önce üretimine başlanan aronya meyvesi, hasat edilmeye başlandı.7 dönüm araziye ekilen aronyadan yaklaşık 800 kilo verim elde edilirken, bahçede kilosu 250 TL’den alıcı buluyor. Mersin&#039;de vinç kiralama firmasında muhasebe müdürü olarak çalışan Tuğba Hayırlıoğlu da ürünlerini hasat etmenin sevincini yaşıyor.Aronya meyvesini bir arkadaşının tavsiyesi ile arazisine ektiğini belirten Hayırlıoğlu, “Babamdan bana kalan 7 dönümlük arazinin tamamına aronya meyvesi ektim. İki yılı devirdik, üçüncü yılımıza giriyoruz. Hasadımızı aldık, ürün çok güzel, herhangi bir sıkıntı yok. Tadı çok farklı, biraz ayvaya benziyor, farklı bir aroması var.” dedi.“Aronya farklı sektörlerde kullanılıyor, faydası oldukça fazla.” diyen Hayırlıoğlu,  “Antioksidan değeri diğer meyvelere göre 4 kat daha fazla. İlaç sanayide kullanılıyor. Buzdolabında uygun koşulda 4 ay kalabiliyor.” ifadelerini kullandı.Aronyanın yeteri kadar bilinmediğini de söyleyen Hayırlıoğlu, “Polonya’da çok fazla yetiştiriliyor. Dünyaya ihracat yapıyorlar, özellikle ilaç firmalarına ihracat yapıyorlar. Ama bizim ülkemizde ve Mersin’de neredeyse kimse bilmiyor. Pazar sorunu çözülürse, üretici için de getirisi yüksek bir meyve.” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vF7DWlkllUKmb7-EZLTszA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Antioksidan, değeri, kat, fazla, faydaları, saymakla, bitmiyor, Polonya’da, yetişiyordu, artık, Türkiye’de:, Süper, meyvenin, kilosu, 250, lira</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gebelik Diyeti Hakkında Bilinmesi Gereken 7 Nokta!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gebelik-diyeti-hakkinda-bilinmesi-gereken-7-nokta</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gebelik-diyeti-hakkinda-bilinmesi-gereken-7-nokta</guid>
<description><![CDATA[ Minik yavrusunu kucağına almak için gün sayan anne adayları hamilelikte ortaya çıkabilen gebelik diyabeti karşısında paniğe kapılabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/27032024123855_73e53e634a7a23801b3b30649dc00538.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Gebelik, Diyeti, Hakkında, Bilinmesi, Gereken, Nokta</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Veteriner Hekimden Kene Uyarısı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/veteriner-hekimden-kene-uyarisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/veteriner-hekimden-kene-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Veteriner Hekim Uğur Çelikten, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının artması sebebiyle uyarıda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/veteriner-hekimden-kene-uyarisi-092428-20240430.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Veteriner, Hekimden, Kene, Uyarısı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Siyanürün dolaylı zararları neler?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/siyanurun-dolayli-zararlari-neler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/siyanurun-dolayli-zararlari-neler</guid>
<description><![CDATA[ . ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/28032024130507_4f18ac20626ed6023b25f20a3f4918b1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Siyanürün, dolaylı, zararları, neler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kanser genç yetişkinlerde hızla artıyor! </title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kanser-genc-yetiskinlerde-hizla-artiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kanser-genc-yetiskinlerde-hizla-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2022 yılında dünyada 19 milyon 976 bin yeni kanser vakası görüldü. Her yıl yaklaşık 10 milyon insan kanser nedeniyle hayatını kaybediyor, bu da kanseri yaklaşık altı ölümden birinin nedeni ve küresel olarak en büyük sağlık sorunlarından biri haline getiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/28032024140922_67ce66f1733e6bc75a605ad7b5b07825.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, genç, yetişkinlerde, hızla, artıyor </media:keywords>
</item>

<item>
<title>Akran Zorbalığına Uğrayan Çocuklara Dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/akran-zorbaligina-ugrayan-cocuklara-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/akran-zorbaligina-ugrayan-cocuklara-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Uzman Klinik Psikolog Selin Erekli konu hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.habergundemim.com/images/haber/akran-zorbaligina-ugrayan-cocuklara-dikkat-150204-202404301.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Akran, Zorbalığına, Uğrayan, Çocuklara, Dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>6 yaşındaki Hümeyra, 9 aydır kalp nakli bekliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/6-yasindaki-humeyra-9-aydir-kalp-nakli-bekliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/6-yasindaki-humeyra-9-aydir-kalp-nakli-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kalp nakli bekleyen 6 yaşındaki Hümeyra, Ankara&#039;da Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nde organ nakli sırasına alındı. 9 aydır nakil olmayı bekleyen küçük kız, cihaza bağlı hayatta kalmaya çalışıyor. Organ bağışı bekleyen aile, bu sor süreçte bağışçı olmaya karar verdi.Sinem ve Abdurrahman Çelik&#039;in tek çocukları Hümeyra Hifa Çelik, 6.8 büyüklüğündeki Elazığ depreminden 1 hafta sonra soğuk algınlığı şikayetiyle ailesi tarafından Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi&#039;ne götürüldü.
Yapılan tetkikler sonucunda Hümeyra&#039;ya kalp yetmezliği tanısı konuldu. Hastalığı ilerleyen Hümeyra, geçen yıl kasım ayında Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi&#039;nde organ nakli sırasına alındı.Hastanede son 2 aydır yoğun bakımda ECMO cihazına bağlı olarak hayata tutunmaya çalışan Hümeyra, yaklaşık 9 aydır kalp nakli bekliyor.Hümeyra&#039;nın babası Abdurrahman Çelik, Elazığ depreminde evlerinin yıkılmadığını; ancak soğuk nedeniyle zor günler geçirdiklerini söyleyerek, &quot;O soğukta kızım da maalesef soğuk algınlığına yakalandı.
Aldığı soğuk algınlığı da kalbine direkt sirayet edince süreç buralara geldi. Depremden hemen birkaç hafta sonra bu tanıyı aldı. Doktorlarımızın artık bu süreçte bize söylediği; &#039;ECMO cihazı bir tedavi yöntemi değil, hayatta tutma yöntemi.&#039; O yüzden kızımın kalp nakli olması dışında bir tedavi süreci yok.
Şu anda 59 gündür artık ECMO cihazına bağlı olarak uyutulmuş vaziyette. Süreç 5 yıldır ilaç tedavisiyle gidiyordu ama geçtiğimiz sene kasım ayından itibaren artık ilaçlara ve klinik tedavilere cevap vermemeye başladı ki kalp yetmezliğinin de zaten olağan süreci bu şekilde ilerliyormuş. Biz de Kasım 2023’ten beri kalp nakil listesindeyiz. 101 gündür de acil listede olarak bekliyoruz.&quot; dedi.Abdurrahman Çelik, vatandaşlardan organ bağışçısı olmalarını isteyerek, &quot;Maalesef organ bağışı ülkemizde yeterli seviyede değil. Sağlık Bakanlığımız bu konudaki verilerini de sık sık yayımlıyor. Kızımdan dolayı da ben bunları her zaman takip ediyorum.
Baktığımızda 2023 yılında 1300 beyin ölümü gerçekleşmişken sadece 240 aileden izin alınabilmiş. Bu yüzde 10’luk bir orana tekabül ediyor; ama Türkiye’de şu an binlerce insan kalp nakli için bekliyor. Bunlardan bir tanesi de benim kızım. Organ bağışı konusunda aslında biz dahi bu süreci yaşamayana kadar bunun bu kadar önemli olduğunu bilmiyorduk. Ve bu süreçle beraber biz de bağışçı olmaya karar verdik.&quot; diye konuştu.Çelik, kızına kalp bulunacağına inandıklarını belirterek, &quot;Umutluyuz, Allah’tan hiçbir zaman ümit kesilmez. Gözümüz sürekli telefonda. O mutlu haberin bir an önce gelmesini bekliyoruz. İnanıyoruz, gelecek. Ancak sürecimiz zor.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/67Hmn0zYZkaUxaUZ1a69ug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, Hümeyra, aydır, kalp, nakli, bekliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de tıbbi bitki sınıfına alındı! Doğanın kansersavar meyvesi: Böbrek yetmezliğine kadar her derde deva</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-tibbi-bitki-sinifina-alindi-doganin-kansersavar-meyvesi-boebrek-yetmezligine-kadar-her-derde-deva</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-tibbi-bitki-sinifina-alindi-doganin-kansersavar-meyvesi-boebrek-yetmezligine-kadar-her-derde-deva</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada &quot;süper meyve&quot; olarak bilinen ve Türkiye&#039;de de tıbbi bitki sınıfında yer alan aronya meyvesi vücuda faydalarıyla dikkat çekiyor. Aronya, böbrek yetmezliği, göz rahatsızlığı, gıda rahatsızlıkları ve şeker hastalığı bakımından çok değerli bir bitki. Erzincan&#039;da 3 yıl önce &quot;süper meyve&quot; olarak da adlandırılan aronya bahçesi kuran Ziraat Yüksek Mühendisi Esra Cahyir Evrensel, süper meyvenin ilk hasadını gerçekleştirdi.Tarım ve Orman Bakanlığının Uzman Eller Projesi&#039;ne 3 yıl önce başvuran ve aldığı hibe desteğiyle Yaylabaşı Mahallesi&#039;nde yer alan bahçesine 3 bin aronya fidanı diken Esra Cahyir Evrensel, Erzincan&#039;da aronya yetiştiren ilk kadın girişimci olarak “ilk hasat” heyecanı yaşadı.Yaşamını Ankara&#039;da sürdüren ancak süper meyveyi memleketi Erzincan&#039;da yetiştiren Evrensel, süper meyvenin faydalarını anlatarak, “Aronya süper meyve olarak anılan, içerisinde yüksek antioksidan değeri bulunan, A, B, C ve E vitamini olan, aynı zamanda potasyum ve magnezyum gibi minerallere sahip çok değerli bir bitki. O yüzden biz de aronyayı kendi memleketimizde yetiştirmeye çalıştık. Çok da güzel verim aldık. Şimdi ilk hasadını yapıyoruz. İnşallah bereketli olur.” dedi.Aronyanın faydalarının yeteri kadar bilinmediğini dile getiren Evrensel, süper meyvenin bağışıklığı yükselttiğini ve bu nedenle kanser hastalarının aronyayı çok fazla tükettiğini aktardı. Öte yandan aronyanın böbrek yetmezliği, göz rahatsızlığı, gıda rahatsızlıkları ve şeker hastalığı bakımından çok değerli bir bitki olduğunu kaydeden Evrensel, aronyanın gıda, ilaç sanayii ve kozmetik gibi birçok alanda da kullanıldığına dikkat çekti.Erzincan ikliminin, aronya yetiştirmek için oldukça uygun olduğunu belirten Evrensel, aronyaların tamamen organik yetiştirildiğini vurguladı. Evrensel, “Aronya zaten ilaç sanayinde kullanılıyor. Bu nedenle üretiminde kimyasalı hiçbir şekilde önermiyoruz. Bugün ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Rekolte beklediğimizden yüksek geldi. Aronyayı satışa hazırız.” dedi.Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliklere sahip olan aronya, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara karşı direnci artırıyor. Dünya genelinde süper meyve olan aronya özellikle kanser hastaları tarafından tercih ediliyor.Aronya, kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilecek özelliklere sahip olabilir. Bu, diyabet riskini azaltabilir ve mevcut diyabet hastalarının şeker düzeylerini kontrol etmelerine yardımcı olabilir.Aronya, vücutta iltihaplanmayı azaltabilen bileşenler içerir. Bu, eklem ağrıları ve diğer inflamatuar durumları hafifletebilir.Kalp sağlığını destekleyici etkileri olan polifenoller ve vitaminler içerir. Kan basıncını düşürebilir, kötü kolesterol seviyelerini azaltabilir ve damar sağlığını iyileştirebilir.Yapılan çalışmalarda aronya meyvesinin Parkinson hastalığı ve Alzheimer hastalığını önleyici etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Öte yandan bu şifa deposu meyvenin düzenli kullanıldığında, damar tıkanıklığı riskini minimuma düşürdüğü yapılan çalışmalarda ispatlanmıştır. Söz konusu başka çalışmalarda ise günlük beslenmesine aronya meyvesini dahil eden kişilerde kolesterol düzeyinin dengelendiği görülmüştür.Aronya meyvesi sağlık açısından çok yararlı olup vitamin, mineral ve lif bakımından son derece zengin. Günlük tüketiminin yararlılığı yanında son çalışmalarla beraber aronya meyvesi Türkiye&#039;de de tıbbi bitki sınıfına alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SLRRyYfER0CDppFUGJsFkw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyede, tıbbi, bitki, sınıfına, alındı, Doğanın, kansersavar, meyvesi:, Böbrek, yetmezliğine, kadar, her, derde, deva</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Diyabet cihazında geri ödeme sorunu: SGK sadece 20 TL&amp;apos;sini karşılıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/diyabet-cihazinda-geri-oedeme-sorunu-sgk-sadece-20-tlsini-karsiliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/diyabet-cihazinda-geri-oedeme-sorunu-sgk-sadece-20-tlsini-karsiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de en az 10 milyon diyabet hastası bulunuyor. Gerekli ölçümlerin yapılması, rahatsızlığın ilerlememesi, doğru diyet programının uygulanabilmesi için büyük önem taşıyor. Bu konuyla ilgili son dönemde şikayetler var. SGK&#039;dan ödeme kolaylığı talep ediliyor ancak kurum cihazların ancak 20 lirasını karşılıyor. (Haber: Baran Bila Kamera: Alihan Sönmez) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x7t4Ez9P60KMoEolTFUu7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Diyabet, cihazında, geri, ödeme, sorunu:, SGK, sadece, TLsini, karşılıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kan hastalıklarında yeni umut: Laboratuvarda üretilen kök hücre farelere enjekte edildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kan-hastaliklarinda-yeni-umut-laboratuvarda-uretilen-koek-hucre-farelere-enjekte-edildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kan-hastaliklarinda-yeni-umut-laboratuvarda-uretilen-koek-hucre-farelere-enjekte-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;da Murdoch Çocuk Hastalıkları Araştırma Enstitüsünde yapılan araştırmada laboratuvarda üretilen kök hücreler farelere başarıyla enjekte edildi. Kök hücrelerin enjekte edildiği farelerin yüzde 25 ile yüzde 50&#039;sinin kök hücrelerinde çok aşamalı kemik iliği oluşumu gözlemlendi.Araştırmacılar, laboratuvarda üretilen kök hücrelerin farelere başarıyla enjekte edilmesine rağmen insan üzerinde klinik deneyler yapılması için henüz erken olduğunu belirtti.  Hastalardan alınan örneklerle oluşturulan kök hücrelerin, hücre bağışı yapan ve alan arasındaki uyumsuzluk riskini ortadan kaldırabileceğini ifade eden araştırmacılar, bu şekilde üretilen kök hücrelerin kemik iliği yetmezliği sendromları gibi kan hastalıklarının genetik nedenlerini düzelterek hastaları tedavi edebileceğini bildirdi.  Araştırma &quot;Nature&quot; dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1iMqvMalbkuGteuRFW9zJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kan, hastalıklarında, yeni, umut:, Laboratuvarda, üretilen, kök, hücre, farelere, enjekte, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Limondan 3 kat fazla C vitamini içeriyor! 1 kaşığı kolesterolü düşürüyor, kan basıncına iyi geliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/limondan-3-kat-fazla-c-vitamini-iceriyor-1-kasigi-kolesterolu-dusuruyor-kan-basincina-iyi-geliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/limondan-3-kat-fazla-c-vitamini-iceriyor-1-kasigi-kolesterolu-dusuruyor-kan-basincina-iyi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Vitaminler enfeksiyonlarla savaşmak, bağışıklığı güçlendirmek ve vücudun çeşitli işlevleri için önemlidir. Bu önemli besinler açısından zengin yiyecekler genel sağlığınızı korumamıza yardımcı olabilir. Hem B hem de C Vitamini suda çözünür ve çeşitli vücut ve beyin işlevlerinde önemli bir rol oynar. B kompleksleri olarak da adlandırılan B vitaminleri, 8 suda çözünür vitamin grubudur. Vücut bunları depolamaz, bu nedenle günlük olarak yenilenmeleri gerekir.B vitaminleri hayvansal proteinlerde, süt ürünlerinde, yeşil yapraklı sebzelerde ve fasulyede bulunur. Vücut bunları depolamadığı için günlük olarak tüketilmeleri gerekir. Hücrelerimizin, beynimizin ve sinir sistemimizin düzgün çalışmasını sağlayan çeşitli süreçlere yardımcı olan koenzimler olarak hareket ederler.Herhangi bir B vitamininin eksikliği, hücrelerimizin amino asitlerden, glikozdan ve yağ asitlerinden gelen enerjiyi nasıl kullandığını bozabilir.Yine suda çözünür bir vitamin olan C vitamini, vücut tarafından iyi depolanmadığı için her gün alınmalıdır.Bu önemli vitamin enfeksiyonları önlemeye, yaraları iyileştirmeye ve serbest radikallerin etkilerini nötralize etmeye yardımcı olabilir. Beyin ve sinirlerin kullandığı çeşitli hormon ve kimyasal habercilerin yapımına yardımcı olur.Sağlığınızın zirvesinde kalmak için bu vitaminler açısından zengin yiyecekler tüketmek önemlidir. NHS, 19-64 yaş arasındaki kişilerin günlük en az 40 miligram C vitamini tüketmesini önerirken, genç yetişkinler için günde 400 mikrogram B vitamini kompleksi gereklidir.Avokado, kilo vermenize, kolesterolü düşürmenize, hafızanızı geliştirmenize ve kalp sağlığınızı korumanıza yardımcı olabilecek vitamin, mineral, lif, potasyum ve diğer besin maddelerinin deposudur.
Bir avokadonun yarısı günlük B6 ihtiyacınızın %15&#039;ini karşılarken, aynı miktar yaklaşık 7 miligram C vitamini içerir ve bu da önerilen günlük alımınızın yaklaşık %5&#039;idir.Harika anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleriyle kalp sağlığını destekleyen, kolesterolü düşüren ve kan basıncına iyi gelen en sağlıklı yeşil sebzelerden biridir.
Bir fincan çiğ brokoli, günlük önerilen folat veya B9 vitamini alımının yaklaşık %14&#039;ünü ve günlük ihtiyaç duyulan C vitamininin %135&#039;ini içerir. C vitamini denince akla portakal, limon ve çilek gelse de brokolide bu vitamin daha çok bulunur.
Yaklaşık 80 gram brokoli ile günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 84&#039;ü sağlanmış olur. Limonn bir adedinde 31 mg C vitamini bulunur. Bu, günlük olarak alınması gereken C vitamininin yüzde 51&#039;idiSulu ve lezzetli portakallar antioksidan, vitamin ve mineral deposudur. Turunçgiller, önerilen günlük C vitamini miktarımızın %100&#039;ünden fazlasını içerir. Bir portakal normalde günlük folat veya B9 vitamini ihtiyacınızın %9&#039;unu içerir.Kalorisi düşük ve sıfır sağlıksız yağ içeren kırmızı dolmalık biber, etraftaki en sağlıklı sebzelerden biridir. Cleverland Clinic&#039;e göre bir fincan doğranmış kırmızı dolmalık biber %317 C vitamini, %93 A vitamini, %22 B6 vitamini ve %17 folat içerir.Ispanak, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu birçok mineral ve vitaminin bir güç merkezidir. Ispanak, A vitamini, C vitamini, K vitamini, demir, folat ve potasyum gibi birçok besin açısından zengindir. Bir su bardağı pişmiş ıspanakta yaklaşık 262 mikrogram B9 vitamini bulunduğundan zengin bir folik asit kaynağıdır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1rOApczu6U-FmLGqYiys7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Limondan, kat, fazla, vitamini, içeriyor, kaşığı, kolesterolü, düşürüyor, kan, basıncına, iyi, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sabah uyanınca bunu yapmayın! Kalp krizi riskini 5 kat artırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sabah-uyaninca-bunu-yapmayin-kalp-krizi-riskini-5-kat-artiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sabah-uyaninca-bunu-yapmayin-kalp-krizi-riskini-5-kat-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Kalp krizi en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Dünyada yaklaşık 300 milyondan fazla kalp hastası bulunuyor, 2 milyardan fazla kişi ise kalp hastalığı riski taşıyor. Kalp damar hastalıkları, yılda 18,6 milyondan fazla kişinin ölümüne neden oluyor. Uzmanlar yaptıkları araştırmalarda kalp krizi riskinin sabah saatlerinde daha çok arttığını söylüyor. Sabahları yaşanan kalp krizinin artıran ve herkesin farkında olmadan yaptığı pek çok hata bulunuyor.Dünya genelindeki ölümlerin en önemli nedeni olan bulaşıcı olmayan hastalıklar halen önemli bir hastalık yükü oluştururken, bunlar içinde kalp ve damar hastalıkları ölüm nedenleri arasında ilk sırada, bu hastalıklar arasındaysa kalp krizi ve inme ilk iki sırada yer alıyor.Dünyada yaklaşık 300 milyondan fazla kalp hastası bulunuyor, 2 milyardan fazla kişi ise kalp hastalığı riski taşıyor. Kalp damar hastalıkları, yılda 18,6 milyondan fazla kişinin ölümüne neden oluyor.Kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin üçte biri 70 yaş altında yaşanıyor, bu ölümlerin yüzde 85&#039;i, kalp krizi ve inmeye bağlı oluşuyor.Kalp krizinin genellikle ani olarak gelişmesi bu duruma müdahale etmeyi geciktiriyor. Ancak vücudunuz gösterdiği bazı belirtiler kalp krizinin erken haberici olabilir.Yapılan araştırmalara göre en ölümcül kalp krizinin sabahları yaşandığı öğrenildi.Harvard Tıp Okulu&#039;nda yapılan bir çalışmada, araştırmacılar sabahları kalp krizi geçirmenin yüzde 20 daha fazla kalp dokusu ölümüyle ilişkili olduğunu buldular. Heart dergisinde yayınlanan 2011 tarihli bir araştırmanın bulguları , sabah altı ile öğlen arasında meydana gelen kalp krizlerinin en ölümcül olduğunu gösteriyor.Borja Ibanez, &quot;Çalışmamızda, sabah meydana gelen olaylar daha fazla hasarla ilişkilendirildi. Bağlantı tartışmalı olarak oldukça güçlü,&quot; dedi. Harvard Tıp Okulu çalışması, sirkadiyen ritimler ile kalp krizi riski arasında güçlü bir bağlantı kuran ilk çalışmalardan biridir. Şimdi, bulguları güçlendiren birçok takip çalışması var.2020&#039;de Trends in Endocrinology and Metabolism&#039;de yayınlanan bir çalışma, modern yaşam tarzlarının neden olduğu sirkadiyen sistemin bozulmasının kardiyovasküler işlevi olumsuz etkilediğini gösterdi.
Sabahları sirkadiyen sistemin kan pıhtılarının parçalanmasını önleyen daha yüksek sayıda PAI-1 hücresi gönderdiğine inanılıyor. Kandaki PAI-1 hücrelerinin seviyesi ne kadar yüksekse, kalp krizine neden olabilecek bir kan pıhtısı oluşturma riski de o kadar fazladır.Harvard Tıp Okulu araştırması, sabah altı ile öğlen arasında kalp krizi geçiren hastaların, günün ilerleyen saatlerinde kalp krizi geçiren hastalara kıyasla daha yüksek PAI-1 hücrelerine sahip olduğunu belirledi.Profesör Srinath Reddy, bazı alışkanlıkların bu riski artırabileceği konusunda uyarıyor. Bir kişi altta yatan birkaç koroner risk faktörüne sahipse, iyi uyuyamıyorsa, susuz kalıyorsa ve egzersiz yapıyorsa, yırtılmaya neden olabilir ve büyük bir pıhtı oluşumunu tetikleyebilir. Bu nedenle sabahları kalp krizi riskiyle savaşmanın iki yolu vardır. İşin püf noktası, iyi bir gece uykusu çekmek ve sabah egzersizini ertelemektir.ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), her gece 7 saatten az uyuyan yetişkinlerin kalple ilgili sağlık sorunları riskinin daha yüksek olduğunu açıklıyor. Bununla birlikte, uyku yoksunluğunun kalp krizlerinin iyi bilinen habercileri olan tansiyon sorunlarına neden olabileceği akılda tutularak, burada vurgu uykunun kalitesi ve süresi üzerinde oluyor.Esnek bir çalışma programına sahip olanların da öğleden sonra egzersiz yapmaları veya sabahları hafif egzersizlere başlamaları önerilir.Yüksek yoğunluklu egzersiz, dolaşım pahasına ani kalp durması veya ölüm riskini akut şekilde artırabilir. Cleveland Clinic, &quot;Kronik doğa sporları eğitimi ve dayanıklılık etkinliklerinde yarışmak kalp hasarına ve ritim bozukluklarına yol açabilir&quot; diyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aqMYjZACw0Wp6PFGxBNlPw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sabah, uyanınca, bunu, yapmayın, Kalp, krizi, riskini, kat, artırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Günde 12 tane yiyince kandaki iltihabı önlüyor! Diyabet, kan basıncı, kalp için 1 numara besin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gunde-12-tane-yiyince-kandaki-iltihabi-oenluyor-diyabet-kan-basinci-kalp-icin-1-numara-besin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gunde-12-tane-yiyince-kandaki-iltihabi-oenluyor-diyabet-kan-basinci-kalp-icin-1-numara-besin</guid>
<description><![CDATA[ Kuru erikler, hem mutfak hem de tıbbi amaçlar için kullanılan belirli erik çeşitlerinin besin dolu kurutulmuş meyvesidir. Mikro besin deposu olan kuru erikler tatlı, çiğnenebilir ve yapışkandır ve buruşuk bir şekle sahiptir. Kuru erikler, düşük şeker gıdası olarak sınıflandırıldıkları için diyabet hastaları için mükemmel bir atıştırmalık seçeneğidir. Hem tatlı hem de tuzlu tariflerde kullanılırlar. Kuru eriğin vücuda da pek çok faydası bulunur.Kuru eriklerle karşılaştırıldığında, kuru erikler daha düşük su yüzdesi nedeniyle daha yüksek karbonhidrat, şeker, nişasta, yağ, protein, lif ve çoklu doymamış yağ içeriğine sahiptir.Kuru eriklerdeki muhteşem besin karışımının vücudu ve zihni iyi beslediği bilinmektedir. Diyabet, kan basıncı, beyin, kalp, bağırsak, kemik sağlığı için iyidir ve K vitamini, kalsiyum, potasyum ve polifenol açısından zengindir ve kolesterol açısından düşüktür.Kuru eriklerin beyniniz, kalbiniz ve refahınızın diğer yönleri için harika faydaları şunlardır.Düzenli olarak kuru erik yemek kalp sağlığınız için harikalar yaratabilir.
Journal of Medicinal Food dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, günde 50 ila 100 gram kuru erik yiyen postmenopozal kadınların (5-12 parça) kolesterol, oksidatif stres ve iltihap gibi kalp hastalığı risk faktörlerini düşürdüğü belirtiliyor.Kuru erikler beyninizi keskinleştirebilecek, hafızanızı geliştirebilecek ve beyin yaşlanmasını önleyebilecek mükemmel bir beyin gıdasıdır.
Kuru erikler, sinir sistemi işlevini iyileştirebilen mikro besinler olan potasyum, B6 vitamini ve bakır deposudur. Kuru erikler, mavi bir bitki pigmenti olan yüksek antosiyanin içeriği sayesinde iltihap önleyici ve antioksidan özelliklere sahiptir.Kuru erikler kemik yoğunluğu kaybını önleyebilir ve düzenli olarak tüketildiğinde kemiklerinizi güçlendirebilir.
Nutrients dergisinde yayınlanan bir araştırma, günde 10 ila 12 kuru erik yiyen kadınların, yemeyenlere göre daha fazla kemik mineral yoğunluğunu koruduğunu buldu.Kuru erikler düşük GI (glisemik indeks) gıdası olarak kabul edilir ve diyabet hastası kişiler tarafından ölçülü olarak tüketilebilir.
Bir araştırmaya göre, bir yıl boyunca günde beş ila 12 kuru erik yiyen postmenopozal kadınlar, yemeyenlere kıyasla bel çevresinin artması gibi herhangi bir olumsuz metabolik etki yaşamamıştır.Kuru erikler, bağırsak sağlığı için iyi olduğu düşünülen yüksek miktarda lif içerir. Bir araştırma, düzenli olarak kuru erik yemenin bağırsak dışkı mikrobiyomunu iyileştirebileceğini öne sürüyor.Başka bir inceleme, kuru eriklerdeki lif ve diğer bileşiklerin kemik sağlığını desteklemek için bağırsak mikrobiyomunu değiştirebileceğini gösteriyor. Sağlam bir bağırsak sağlığı, kemik sağlığını iyileştirmeye de yardımcı olur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a3etEBdyl0yYhFjRSBgmqQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Günde, tane, yiyince, kandaki, iltihabı, önlüyor, Diyabet, kan, basıncı, kalp, için, numara, besin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğal D, C, E, B12 kaynağı! Sofrasından eksik etmeyenin ömrü uzuyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dogal-d-c-e-b12-kaynagi-sofrasindan-eksik-etmeyenin-oemru-uzuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dogal-d-c-e-b12-kaynagi-sofrasindan-eksik-etmeyenin-oemru-uzuyor</guid>
<description><![CDATA[ Vitaminler dengeli beslenmenin bir parçası olarak kabul edilir. Güçlü bir bağışıklık ve hafıza için vücudunuzun D, C, E, B12 gibi vitaminlere ihtiyaç duyar. Genellikle bu vitaminleri takviye olarak kullanabilirsiniz. Ancak bazı besinler takviyelerden bile daha etkili. İşte vitamin zengini o besinler....Dengeli bir beslenmenin parçası olarak alındığında bazı vitaminler daha uzun, daha sağlıklı bir yaşam sürmenize yardımcı olabilir ve genel sağlığın korunmasında önemli roller oynayabilir.Takviye almak bu vitaminleri almanın bir yolu olsa da, genel sağlığı iyileştirebilecekleri ve belki de uzun ömürlülüğe katkıda bulunabilecekleri için bunları çeşitli ve dengeli bir beslenmeden almak da önemlidir.Doğada bulunan bazı besinler, vitamin ve mineral zengini oldukları için vücut için çok faydalıdır.Tamamen doğal vitamin kaynağı olan bu besinler vücut direncini artırarak hastalıklara karşı daha dirençli olmanıza da yardımcı olur.Genellikle &quot;güneş ışığı vitamini&quot; olarak adlandırılan D vitamini, bağışıklık sistemi performansı, kemik sağlığı ve ruh hali kontrolü için gereklidir. Yeterli miktarda D vitamini, kanser, otoimmün bozukluklar ve kalp hastalığı gibi uzun süreli hastalıkların olasılığının azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Güneş ışığına maruz kalma, yağlı balıklar (somon ve uskumru gibi), zenginleştirilmiş gıdalar ve takviyeler kaynaklardan bazılarıdır.Antioksidan özelliklerle dolu olan C vitamini, bağışıklığı güçlendirir ve hücreleri serbest radikallerin zararlarından korur. Aynı zamanda kolajen oluşumuna, yaraların iyileşmesine ve demirin emilmesine de yardımcı olur.Araştırmalar, yeterli miktarda C vitamini tüketmenin kalp hastalığı, çeşitli kanser türleri ve yaşlanmanın neden olduğu bilişsel kayıp riskini azaltabileceğini gösteriyor. Brokoli, dolmalık biber, kivi, turunçgiller ve meyveler de mükemmel kaynaklardır.Güçlü antioksidan özellikleriyle bilinen E vitamini, hücrelerin her ikisi de yaşlanma ve kronik hastalıklarla bağlantılı olan oksidatif stres ve iltihaplanmaya karşı korunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda sağlıklı cildi ve güçlü bir bağışıklık sistemini destekler. Çeşitli çalışmalara göre, E vitamini Alzheimer hastalığı ve yaşa bağlı bilişsel gerileme riskini azaltabilir. Sert kabuklu yemişler, tohumlar, ıspanak, bitkisel yağlar ve zenginleştirilmiş tahıllar besin kaynaklarına örnektir.Özellikle yaşlandıkça B12 vitamini kırmızı kan hücresi oluşumu, DNA sentezi ve nöron fonksiyonu için hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda genel sağlıkta da kritik bir rol oynar. Yeterli B12 tüketimi anemiyi önlemeye, kalp hastalığına karşı korunmaya ve bilişsel işlevi korumaya yardımcı olabilir. Et, deniz ürünleri, yumurta, süt ürünleri ve zenginleştirilmiş gıdalar besin kaynaklarına örnektir. Yaşlılar, vejeteryanlar veya veganlar gibi yetersizlik riski taşıyan kişilere takviye tavsiye edilir.K2 vitamini sağlıklı kan pıhtılaşması, kalp sağlığı ve kemikler için gereklidir. Kalsiyumun arterlerde ve yumuşak dokularda birikmesini önleyerek ve onu kemiklere ve dişlere yönlendirerek osteoporoz ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltabilir. Gıda kaynakları arasında peynir, yumurta sarısı, fermente gıdalar (natto gibi) ve çimlerde yetiştirilen hayvan ürünleri yer alır.ÖNEMLİ! Stres yönetimi, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku, tütün ve alkolden uzak durma ve sağlıklı kiloyu koruma gibi diğer yaşam tarzı seçimleri de uzun bir ömre önemli katkılar sağlıyor. Herhangi bir büyük diyet veya ek değişiklik yapmadan önce daima profesyonel tavsiye alın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HDLbWFftckWiX6-VlaWoaw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Doğal, B12, kaynağı, Sofrasından, eksik, etmeyenin, ömrü, uzuyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Nijerya&amp;apos;da M çiçeği vaka sayısı artıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/nijeryada-m-cicegi-vaka-sayisi-artiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/nijeryada-m-cicegi-vaka-sayisi-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Afrika&#039;nın en kalabalık ülkesi Nijerya&#039;da M çiçeği virüsü (mpox) vaka sayısının 48&#039;e çıktığı bildirildi.Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi&#039;nden (NCDC) yapılan açıklamada, M çiçeği virüsün ülkenin, başkent Abuja&#039;nın yanı sıra 20 eyaletine yayıldığı belirtildi.  Açıklamada, virüsün vaka sayısının 48&#039;e yükseldiği kaydedilerek, virüs nedeniyle can kaybı olmadığı ifade edildi.  Nijerya, M çiçeği hastalığıyla mücadele kapsamında ABD&#039;nin gönderdiği 10 bin doz aşı 27 Ağustos&#039;ta teslim almıştı.  Nijerya hükümeti, M çiçeği hastalığının yayılmasını önlemek amacıyla uluslararası yolcular için bir sağlık beyanı formu hazırlamıştı.  Afrika Birliği, Afrika ülkelerinde hızla yayılan M çiçeği virüsüne karşı kıta çapında halk sağlığı için acil durum ilan etmişti.  HEM HAYVANLARDAN HEM İNSANLARDAN BULAŞIYOR  M çiçeği virüsü fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.  İlk belirtiler virüsü kaptıktan sonraki 5 ila 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.  Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi antiviral ilaçlarla yapılıyor. Vakaların büyük kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), &quot;maymun çiçeği hastalığı (Monkeypox)&quot; ismini, 2022&#039;de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla &quot;mpox&quot; olarak değiştirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0_oWYIK7-0WJ7Te9yXBjJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Nijeryada, çiçeği, vaka, sayısı, artıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Covid aşısından şüphe duyanların sayısı artıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/covid-asisindan-suphe-duyanlarin-sayisi-artiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/covid-asisindan-suphe-duyanlarin-sayisi-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de yapılan yeni bir ankete göre Covid aşısı hakkında yanlış bilgiler yayılmaya devam ediyor. Son anket sonuçları, aşıların binlerce ölüme neden olduğuna dair yanlış inancın geçmiş anketlere kıyasla arttığını ortaya koydu. Bu yıl yapılan anket, genel anlamda aşılara güvenin azaldığını Covid aşısınınsa en az güvenilen aşı olduğunu gösteriyor.Yaklaşık bin 500 yetişkinin katıldığı ulusal bir ankete göre, Amerikalılar arasında Covid aşısıyla ilgili yanlış bilgiler yayılıyor.  Pensilvanya Üniversitesi Annenberg Kamu Politikaları Merkezi, aşıların binlerce ölüme neden olduğuna dair yanlış inancın, 2021&#039;de yapılan anketten bu yana yüzde 6 arttığını ortaya çıkardı.  Son anket, ABD&#039;de Covid vakalarının yükseldiği yaz ortasında yapıldı.   Son haftalarda enfeksiyonlar azalsa da sağlık yetkilileri, sonbahara girerken ve daha fazla insan kapalı alanlarda bir araya gelecekken yeni bir dalgaya hazırlanıyor.  Anket sonuçları, ABD Gıda ve İlaç Dairesi&#039;nin yeni Covid aşılarını onayladığını duyurmasından yalnızca bir hafta önce yayınlandı.KOMPLO TEORİLERİ YÜKSELİŞTE  Anket, aşı yaptırarak korunmaktansa virüs bulaşmasının daha güvenli olduğu yönündeki yanlış inancın, bir yılda yüzde 12 arttığını ortaya çıkardı.  Aşı olmanın DNA&#039;yı değiştirdiğine inananlarsa yüzde 7 arttı.  Bu yıl yapılan anket, genel anlamda aşılara güvenin azaldığını Covid aşısınınsa en az güvenilen aşı olduğunu gösteriyor.  Ağustos 2023&#039;teki en güncel veriler, ankete katılanların yüzde 66&#039;sının, Covid aşısının faydalarının olası risklerden daha fazla olduğuna inandığına işaret ediyordu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gdNykhtZrUG4YQg7xgwn2Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Covid, aşısından, şüphe, duyanların, sayısı, artıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Cam kenarında, balkonda duruyor! Faydasını duyan şaşırıyor: Suyunu sıkıp içinde böbreklerdeki toksinleri temizliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cam-kenarinda-balkonda-duruyor-faydasini-duyan-sasiriyor-suyunu-sikip-icinde-boebreklerdeki-toksinleri-temizliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cam-kenarinda-balkonda-duruyor-faydasini-duyan-sasiriyor-suyunu-sikip-icinde-boebreklerdeki-toksinleri-temizliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için doğanın gücünden faydalanabilirsiniz. Doğada bulunan bazı bitkiler vücut için oldukça şifalı. Sindirime yardımcı olan, bağışıklığı güçlendiren, stresi azaltan bir bitki var ki şifası tüm dünyanın dilinde.Fesleğen güzel kokusuyla genenllikle herkesin sevdiği bir bitki. Fesleğen yüzyıllardır geleneksel tıp alanında da kullanılıyor. Genellikle soğuk algınlığını hafifletmek için kullanılan fesleğen solunum sorunlarına da iyi geliyor. Fesleğen suyunun sağlığa pek çok faydası bulunuyor.Fesleğen suyu, bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleriyle ünlüdür. Bitki, antioksidan ve iltihap önleyici etkilere sahip öjenol ve ursolik asit gibi bileşikler içerir.Bu özellikler bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olarak vücudunuzu enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı daha dirençli hale getirir. Düzenli olarak fesleğen suyu içmek, vücudunuzun soğuk algınlığı, grip ve diğer enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olabilir.Fesleğen ayrıca adaptojenik özellikleriyle de bilinir, yani vücudun strese uyum sağlamasına yardımcı olur ve zihinsel berraklığı destekler. Fesleğen suyu içmek stres hormonu olan kortizol seviyelerini düşürebilir ve böylece stres ve kaygıyı yönetmeye yardımcı olur.
Bu, ruh halinin iyileşmesine ve genel olarak daha iyi zihinsel refaha yol açabilir. Ayrıca odaklanma ve hafıza gibi bilişsel işlevleri de geliştirebilir.Fesleğen suyu, sindirim enzimlerinin salgılanmasını uyararak ve bağırsak sağlığını iyileştirerek sindirime yardımcı olur. Şişkinlik, gaz ve hazımsızlık gibi sorunları hafifletmeye yardımcı olur.
Düzenli tüketimi sağlıklı bir sindirim sistemini destekleyerek daha pürüzsüz ve daha etkili bir sindirim sağlar. Fesleğen suyu böbreklerin temizlenmesine de yardımcı olur.Fesleğen geleneksel olarak solunum sağlığını desteklemek için kullanılmıştır. Anti-inflamatuar ve antimikrobiyal özellikleri öksürük, soğuk algınlığı ve astım gibi solunum sorunlarını yatıştırmaya yardımcı olur. Fesleğen suyu solunum yolundan mukusu temizlemek için doğal bir çare görevi görebilir ve nefes almayı kolaylaştırır.Fesleğen suyu antioksidan ve anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle cilt için faydalıdır. Vücudun detoksifikasyonuna yardımcı olur, bu da daha temiz ve sağlıklı bir cilde yol açabilir. Fesleğen suyu içmek ayrıca kanı temizleyerek ve dengeli bir pH seviyesini destekleyerek akne ve diğer cilt tahrişlerini azaltmaya yardımcı olabilir.Fesleğen suyunun faydaları büyük ölçüde temel besin maddeleri ve biyoaktif bileşiklerin zengin bileşiminden kaynaklanmaktadır:Fesleğen, anti-inflamatuar, antimikrobiyal ve antioksidan özelliklere sahip öjenol, karyofilen ve okaliptüs gibi uçucu yağlar içerir. Bu yağlar, fesleğen&#039;in terapötik etkilerinin anahtarıdır.Fesleğen, bağışıklık fonksiyonu ve cilt sağlığı için önemli olan A ve C vitaminlerinin iyi bir kaynağıdır. Ayrıca genel refaha katkıda bulunan kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller içerir.Bu bitki, güçlü antioksidan özelliklere sahip flavonoidler ve fenolik bileşikler açısından zengindir. Bu bileşikler serbest radikalleri nötralize etmeye, oksidatif stresi azaltmaya ve hücresel hasarı önlemeye yardımcı olur.Fesleğen suyu yapmak basittir ve sadece birkaç adım gerektirir.

Mümkünse taze fesleğen yapraklarıyla başlayın, ancak kurutulmuş yapraklar da işe yarar. Kir veya safsızlıkları gidermek için yaprakları iyice yıkayın.
Bir bardak suyu kaynatın ve bir avuç fesleğen yaprağı ekleyin. Suyun yaklaşık 10-15 dakika kısık ateşte pişmesine izin verin. Bu, yapraklardaki faydalı bileşiklerin çıkarılmasına yardımcı olur.
Demleme tamamlandıktan sonra yaprakları çıkarın ve suyun rahat bir içme sıcaklığına soğumasını bekleyin. Ayrıca fesleğen suyunu daha sonra kullanmak üzere buzdolabında saklayabilirsiniz.
Ekstra lezzet için bir miktar limon veya bir tutam bal ekleyebilirsiniz. Bu bileşenler ayrıca fesleğen suyunun ek antioksidanlar veya rahatlatıcı özellikler sağlama gibi sağlık yararlarını da artırabilir.Sabahın erken saatlerinde fesleğen suyu içmek metabolizmanızı harekete geçirmenize ve güne pozitif bir ton vermenize yardımcı olabilir.
Ayrıca vücudunuzu önünüzdeki güne hazırlayarak detoksifikasyon ve hidrasyona yardımcı olabilir. Yemeklerden önce veya sonra fesleğen suyu tüketmek sindirime yardımcı olabilir ve sindirim rahatsızlığını yönetmeye yardımcı olabilir. Sakinleştirici etkisi stresle ilişkili yemeyi de azaltabilir.Kendinizi özellikle stresli veya endişeli hissediyorsanız, gün boyunca fesleğen suyu yudumlamak sakinleştirici bir etki sağlayabilir ve stres seviyelerini yönetmeye yardımcı olabilir.Fesleğen suyu, özellikle sıcak havalarda sade suya ferahlatıcı bir alternatif olabilir. Sadece sizi susuz bırakmaz, aynı zamanda ek sağlık yararları da sağlar.Fesleğen suyunu rutininize dahil ederken ölçülü olmak önemlidir. Genellikle günde 1-2 bardak faydalı bir miktar olarak kabul edilir. Çok fazla içmek potansiyel olarak sindirim sorunlarına neden olabilir veya belirli ilaçlarla etkileşime girebilir, bu nedenle az miktarda başlamak ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/roSx0dt8Tk-rRbABTz6vKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Cam, kenarında, balkonda, duruyor, Faydasını, duyan, şaşırıyor:, Suyunu, sıkıp, içinde, böbreklerdeki, toksinleri, temizliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğanın en güçlü demir, çinko, manganez ambarı! Hücrelere oksijen taşıyor, yorgunluğu önlüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/doganin-en-guclu-demir-cinko-manganez-ambari-hucrelere-oksijen-tasiyor-yorgunlugu-oenluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/doganin-en-guclu-demir-cinko-manganez-ambari-hucrelere-oksijen-tasiyor-yorgunlugu-oenluyor</guid>
<description><![CDATA[ Demir, büyüme ve gelişmede önemli bir rol oynayan vücut için önemli bir mineraldir. Kırmızı kan hücrelerinde bulunan ve oksijenin akciğerlere ve vücudun diğer bölgelerine taşınmasına yardımcı olan önemli bir protein olan hemoglobinin üretiminde yardımcı olur. Herkes için demir gerekli olsa da, belirli bir yaş ve yaşam evresinde ihtiyaç artabilir.Bebekler, çocuklar ve gençler, demir ihtiyaçlarını artıran hızlı büyüme atakları geçirirler. Hamilelik sırasında demir ihtiyacı çok daha fazladır.Anemiyi önlemek, bağışıklık sistemini güçlendirmek, uyku kalitesini ve fetal sağlığı desteklemek için demir açısından zengin yiyecekler yemek önemlidir.Yeterli demir yememek, odaklanmanızı etkileyebilecek, yorgunluğa ve anemiye yol açabilecek eksikliğe yol açabilir.ISPANAKIspanak, bol miktarda besin içeren koyu yeşil yapraklı bir sebzedir. Bir fincan pişmiş ıspanak, günlük yaklaşık 8 mg olan demir ihtiyacınıza büyük ölçüde katkıda bulunabilecek yaklaşık 6,5 mg demir içerir.Ispanak ayrıca bitki pigmentleri klorofil ve karotenoidler açısından da zengindir. Bitkisel bileşikler açısından zengin ve iltihap giderici özelliklere sahip olan ıspanak, birçok kronik hastalık riskini azaltır. Adet öncesi ve hamile kadınların sırasıyla 18 ve 27 mg demire ihtiyacı vardır.Tatlı, lezzetli ve sulu olan çilekler güçlü bir tada ve lezzetli bir tada sahiptir. Keklerden, dondurmalardan, tatlılardan, smoothielerden şekerlemelere kadar çeşitli mutfak hazırlıklarında yaygın olarak kullanılır.
Bir fincan veya 144 gram çilek, önerilen günlük alımın %4&#039;ü olan 0,6 miligram demir içerir. Amerikan Kızıl Haçına göre, çilekler demir açısından zengin meyveler arasındadır ve bunları portakal veya domates gibi C vitamini açısından zengin yiyeceklerle eşleştirmek daha iyi demir emilimine yol açabilir.İncirler iyi bir demir, potasyum, magnezyum ve kalsiyum kaynağıdır. Çiğ bir incir, önerilen günlük demir miktarının yaklaşık %1&#039;ini içerir. Kuru incirler, taze incirlere kıyasla daha yoğun bir demir dozuna sahiptir.Ayrıca bol miktarda manganez, çinko, bakır, nikel ve stronsiyum içerirler. Kuru incirler, kronik hastalıkları uzak tutmaya yardımcı olabilecek fitokimyasallar ve antioksidanlar açısından zengin bir kaynaktır.Kuruyemişler ve tohumlar zengin bir demir kaynağıdır. Antep fıstığı, badem, kaju fıstığı, çam fıstığı, macadamia fıstığı, kabak çekirdeği, susam tohumu, keten tohumu ve kenevir tohumu gibi kuruyemişleri ve tohumları düzenli olarak tüketmek vücudunuzdaki optimum demir seviyelerini korumaya yardımcı olabilir. Demir dışında, kuruyemişler ve tohumlar aynı zamanda lif, protein, vitamin ve minerallerin de bir güç merkezidir.Brokoli lahana ailesine aittir ve düzenli tüketimi kalp hastalığı riskinin, kolesterolün azalması ve kardiyovasküler sağlığın iyileşmesiyle ilişkilidir. Bir fincan veya 156 gram pişmiş brokoli, günlük gereksinimin %6&#039;sı olan 1 mg demir içerir. Bir porsiyon brokoli ayrıca vücudunuzun demiri daha iyi emmesine yardımcı olan günlük C vitamini gereksiniminin %112&#039;sini karşılamaya yardımcı olur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wmq8G8CsFU-MopOExuKmHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Doğanın, güçlü, demir, çinko, manganez, ambarı, Hücrelere, oksijen, taşıyor, yorgunluğu, önlüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Diyetsiz kilo vermenin 6 püf noktası! Yağ yakımının sırrı günlük alışkanlıklarınızda</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/diyetsiz-kilo-vermenin-6-puf-noktasi-yag-yakiminin-sirri-gunluk-aliskanliklarinizda</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/diyetsiz-kilo-vermenin-6-puf-noktasi-yag-yakiminin-sirri-gunluk-aliskanliklarinizda</guid>
<description><![CDATA[ Diyet yapmadan kilo vermek ve kilonuzu kontrol altında tutmak mümkün. Uzun soluklu diyetler ya da sağlıksız kısa sürede kilo vermeyi hedefleyen şok diyetler yerine günlük alışkanlıklarınızı değiştirerek vücudunuzdaki fazla yağlardan kurtulabilirsiniz. Günlük alışkanlıklarınızı değiştirdiğiniz de ve düzenli bir rutin oluşturduğunuzda diyetsiz zayıflayabilirsiniz. İşte diyet yapmadan kilo vermenize destek olacak 6 harika öneri.Kilo vermek istiyor ancak diyet yapma fikrine yanaşmıyorsanız hayatınızı kolaylaştıracak birkaç ipucu var. Sağlıklı bir şekilde kilo vermenin ve kilo kontrolü yapmak için günlük alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz.Sağlıklı beslenme alışkanlığı, düzenli egzersiz ve düzenli uyku sayesinde vücudunuzun dinamikliğini koruyabilmeniz de mümkün.Protein, karbonhidrat ve yağları dengeli bir şekilde tüketin. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar tercih edin. Porsiyonlarınızı kontrol edin ve aşırı yemek yemekten kaçının. Küçük tabaklar kullanmak ve yavaş yemek yemek faydalı olabilir.
Şekerli içeceklerden, atıştırmalıklardan ve işlenmiş gıdalardan uzak durun. Bunlar genellikle yüksek kalori içerir ve besin değeri düşüktür.Şeker hem sağlığa çok zararlıdır hem de kilo vermenizin önündeki en büyük engellerden biridir. Tüketilmesi kesinlikle keyifli olan ancak vücutta yağların depolanmasına sebep olan şeker zayıflamayı zorlaştırıyor. Şekeri tükettikçe vücudunuz daha fazla istemeye başlar ve her defasında daha çok tüketirsiniz. Bu durumda istenmeyen vücut şekline sahip olmanıza neden olur. Kilo vermek istiyorsanız mutlaka şeker tüketimini tamamen hayatınızdan çıkarmanız gerekir.Kilo vermek istiyorsanız öğün atlamadan beslenmeniz gerekir. Ayrıca akşam yemeklerinde tükettiğiniz besinler konusunda daha dikkatli olmalısınız. akşam yemeklerinde sebze gibi hafif besinleri tercih etmeniz diyet yapmasanız dahi kilo vermenize yardımcı olur.Yağ içeriği yüksek, soslu yemekleri tercih etmek yerine su ve lif içeriği yüksek kalorisi düşük mevsime uygun sebzeleri tercih etmeniz önerilir.Yürüyüş, koşu, bisiklet veya yüzme gibi aerobik egzersizler kalori yakmanıza ve kardiyovasküler sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olur.
Kas kütlenizi artırmak metabolizmanızı hızlandırabilir. Haftada birkaç kez ağırlık çalışması yapmayı düşünebilirsiniz. Haftada en az 150 dakika orta şiddetli aerobik egzersiz yapmayı hedefleyin.Kilo verebilmek için düzenli uyumanız şart. Yetersiz uyuduğunuzda vücudunuzda ödem ve şişkinlik oluşur. Bu durumda olduğunuzda daha kilolu gösterirsiniz. Ayrıca yapılan bilimsel çalışmalar gece geç saatlere kadar oturanlar bireylerin daha fazla yiyecek tükettiklerini ortaya koyuyor. Durum böyle olunca gün içerisinde aldığınız kalori miktarda çok fazla oluyor. Bu sebeple kilo verebilmek için her gün mutlaka 8 saat uyumanız gerekiyor.Kilo vermek için her gün 8-10 bardak su içmeniz gerekir. Su içmek metabolizmanın hızlı çalışmasını sağlar. Vücutta biriken ödem ve toksinler atar. Böylece daha kısa sürede yağ yakımı gerçekleşir. Su ayrıca sağlığınız için de çok faydalıdır. İçerisinde bol miktarda mineral bulunur.Zayıflamak istiyorsanız her gün 1 fincan yeşil çay tüketmeyi alışkanlık halina getirmeniz gerekir. Yeşil çay içerisinde bulunan kateşin hem metabolizmayı hızlandırır hem de bağışıklık sistemini güçlendirir. Yeşil çay düzenli tüketildiğinde yağ yakmanıza yardımcı olur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wwgrQKEPx0acrRE6YniN8w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Diyetsiz, kilo, vermenin, püf, noktası, Yağ, yakımının, sırrı, günlük, alışkanlıklarınızda</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hak ettiği ilgiyi görmüyor ama binbir şifası var! Kışın yiyen güçleniyor, hastalık nedir bilmiyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hak-ettigi-ilgiyi-goermuyor-ama-binbir-sifasi-var-kisin-yiyen-gucleniyor-hastalik-nedir-bilmiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hak-ettigi-ilgiyi-goermuyor-ama-binbir-sifasi-var-kisin-yiyen-gucleniyor-hastalik-nedir-bilmiyor</guid>
<description><![CDATA[ Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesinde geçtiğimiz aylarda ekimi yapılan karnabahar da hasat başladı. Karnabahar, zengin vitamin ve mineral içeriği sayesinde vücut için çok faydalı olan sebzelerden biri. Bağışıklığı destekleyen karnabahar, özellikle lif açısından zengin olduğu için sindirim sağlığına da iyi geliyor.Sinanpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri ile İlçe Müdürü Onur Bostancı’nın katılımlarıyla Karnabahar hasadı yapan üreticilerimiz ziyaret edildi.Ziyaret sonrası kurumun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Zengin vitamin ve mineral içeriği sayesinde sağlık üzerinde birçok olumlu etkiye sahip olan karnabahar, barındırdığı yüksek miktar K vitamini ve C vitamini sayesinde bağışıklık destekleyici ürün olarak önemli bir yere sahiptir. Ürün gelişimi, rekolte ve fiyattan memnun olan üreticilerimize bol bereketli bir sezon diliyoruz” ifadelerine yer verildi.Karnabahar, turpgiller familyasının ait olan C vitamini, K vitamini ve folik asit açısından zengin kış sebzeleri arasında yer alır. Beyaz en yaygın renk olsa da karnabaharın turuncu, mor ve yeşil tonlarında da bulunur. Bu çeşitlerin her birinin kendine göre besinsel faydaları bulunur. Rengi ne olursa olsun karnabaharın tadı aynıdır. Karnabahar, vücut sağlığı için pek çok fayda sağlıyor.Sağlıklı bir diyetin parçası olabilecek ve besin değeri açısından çok zengin olan karnabahar düşük kalorili bir sebze olduğu için kilo kontrolü için idealdir.Bol lif kaynağı olan karnabahar bağırsak hareketleri düzenler. Sindirim sağlığının iyileşmesine yardımcı olur. Vücutta şişkinlik ve ödem birikmesini engellerKarnabahar, vücudu serbest radikallerden koruyabilecek antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar, yaşlanma sürecini yavaşlatabilir ve çeşitli hastalıklara karşı koruyabilir.Karnabahar, C vitamini, K vitamini, folat, ve bazı B vitaminleri gibi vitaminler açısından zengindir. Ayrıca potasyum, manganez ve kalsiyum gibi mineraller de içerir. İltihaplanmayı azaltabilecek bileşikler içerir. Özellikle glukozinolatlar ve flavonoidler gibi maddeler, iltihapla savaşabilir.İçerdiği lif ve antioksidanlar sayesinde kalp sağlığını destekleyebilir. Ayrıca, kan basıncını düzenleyici etkileri de olabilir. Bazı kanser türlerine karşı koruyucu etkileri olabilecek bileşikler içerir. Özellikle glukozinolatlar, kanser hücrelerinin büyümesini engellemeye yardımcı olabilir.K vitamini ve kalsiyum içeriği, kemik sağlığını destekler ve kemiklerin güçlü kalmasına yardımcı olabilir.Karnabaharı çeşitli şekillerde tüketebilirsiniz: haşlayarak, buharda pişirerek, fırınlayarak veya çiğ olarak salatalarda kullanabilirsiniz. Bu sebze, hem lezzetli hem de besleyici bir seçenek sunar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RzdxJyUk3UiqPdP0NMtBMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Hak, ettiği, ilgiyi, görmüyor, ama, binbir, şifası, var, Kışın, yiyen, güçleniyor, hastalık, nedir, bilmiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Her gün 20 dakika yürüme alışkanlığı edinmenin basit yolu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/her-gun-20-dakika-yurume-aliskanligi-edinmenin-basit-yolu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/her-gun-20-dakika-yurume-aliskanligi-edinmenin-basit-yolu</guid>
<description><![CDATA[ En basit egzersizin bile sağlığınız için ne kadar ödüllendirici olabileceğini öğrenince şaşıracaksınız. Yürüyüş, vücudunuzun hareket etmesini ve biraz fiziksel aktivite yapmasını sağlamanın temellerinden biridir. Egzersiz ve fitness rutinleri konusunda çok iyi olmasanız bile, her gün 20 dakika yürümek yeterli olacaktır. Ancak, her gün yürüme alışkanlığı edinmek zordur. İşte yürüme alışkanlığı edinmenin basit yollarıHer gün yürümek, dolaşımı, kasları, kemikleri ve cilt sağlığını iyileştirir.Günde 30 dakika yürümek, bacak tonusunu artıracak ve varisli damarları durduracaktır.Yürümek, küçük yaralanmaları olanlar da dahil olmak üzere her yaştan insan için harika bir egzersizdir.Hızlı yürümeniz veya kendinizi zorlamanız gerekmez. Hareket etmek, kan akışı almak ve kaslarınız, cildiniz ve akciğerleriniz için oksijen tüketmekle ilgilidir. Güzel bir ortamda yürümek depresyona da yardımcı olabilir ve ruh halini iyileştiren endorfin salgılanmasını sağlayabilir.Düzenli olarak yürümek kardiyovasküler sağlığı iyileştirebilir.Her gün 20 dakika yürümek sağlıklı bir kiloyu korumaya yardımcı olabilir.Daha yakın yerlere gitmek için araç kullanmamaya çalışın. Bir veya iki mil uzaklıktaki market gibi bir başlangıç ​​noktası seçin ve oraya ve geriye hızlıca yürüyün. İşte bu kadar.
Zamanlama konusunda endişelenmeyin; sadece yapın. Dayanıklılığınızın güçlendiğini göreceksiniz ve üçüncü haftada oraya ve geriye koşuyor olacaksınız.Yürümeye başladığınızda kendinize ulaşmak için daha yüksek bir hedef koymayın. On dakikalık düzenli yürüyüş hedefleyin. Başlamak için mükemmel bir yer beş dakika bile olabilir, ancak orada çok uzun kalmayın.
Yönetilebilir, basit bir büyüme planı benimseyin ve ona sadık kalın. Büyük resmi düşünün. Belki gelecek hafta altı ila sekiz dakika, ardından on ila yirmi dakika. Dikkatli bir şekilde başlayın ve ayak bileği ağırlıkları ve hızlı yürüyüş kullanarak ilerleyin.Odanızdan çıkamıyorsanız veya yürümek için yerinizi değiştiremiyorsanız. Ayağa kalkıp yerinizde yürümeyi deneyin. Vücudu aşırı zorlamadan kalp atış hızınızı artırarak mükemmel bir kardiyo alternatifi sağlar. Dengeyi geliştirir: Yürümek vücudunuzun dengesini artırmaya yardımcı olabilir, bu özellikle yaşlı insanlar için avantajlıdır. Bu, her gün 20 dakika yürümeye harika bir başlangıç ​​olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IX1oc5Cjykaw9kj7CYPOpg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Her, gün, dakika, yürüme, alışkanlığı, edinmenin, basit, yolu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Derin kırışıklıkları dolduruyor, lekeleri siliyor! 1 damlası doğal gençlik kremi yerine geçiyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/derin-kirisikliklari-dolduruyor-lekeleri-siliyor-1-damlasi-dogal-genclik-kremi-yerine-geciyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/derin-kirisikliklari-dolduruyor-lekeleri-siliyor-1-damlasi-dogal-genclik-kremi-yerine-geciyor</guid>
<description><![CDATA[ Cildinizin her yaşta genç, canlı ve pürüzsüz görünmesini istiyorsanız cilt bakımını önemsemelisiniz. Cilt bakımınızda kullanacağınız bazı doğal yağlar sayesinde cildinizin ışıl ışıl bir görünüme kavuşmasına yardımcı olabilirsiniz.Her yaşta genç görünen bir cilde sahip olmak istiyorsanız cildinize çok iyi bakmalısınız. Sağlıklı bir beslenme düzeni, bol su içme, stresten uzak durmak ve cilt tipine uygun düzenli bakım sayesinden cildinizin erken yaşlanmasını önleyebilirsiniz.Genellike doğal cilt bakım yöntemleri denildiğinde akıllara ilk olarak doğaş yağlar geliyor. Bu doğal yağları düzenli kullanmak ve bakım rutinine dahil etmek pek çok fayda sağlayabiliyor.Yaşınız ilerledikçe cildinizde ince çizgiler, kırışıklıklar ve koyu cilt lekeleri meydana gelebilir. Cildinizi pürüzsüzleştirmek ve kırışıklıkların görünümünü azaltmak için doğal yağlardan faydalabilirsiniz.Ancak bu doğal yağları cilt bakım rutinine eklemeden önce mutlaka bir cilt uzmanına danışın. Çünkü alerjik reaksiyonlara, gözeneklerin tıkanmasına, akne ve sivilcelerin oluşmasına neden olabilirsiniz.İşte kırışıklıklar savaşmaya yardımcı olan doğal yağların listesi...Argan yağı cilt için doğal bir nemlendirici görevi görür. Argan yağı ile cildinizin her zaman canlı, parlak ve pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz.Argan yağı, Omega-3, 6 ve 9 gibi yağ asitlerinin güç merkezi olarak kabul edilir. Bu yağ asitleri cildin bariyer fonksiyonunu iyileştirir, kuruluğu önler.Argan yağı, ciltteki yaşlanma belirtilerini en aza indirir. Argan yağı özellikle cildinde sarkma meydana gelenler için harikalar yaratır. Tüm cilt tipleri için faydalı olan arga yağı, düzenli kullanımda tüm kırışıklıkları açar.Tatlı badem yağı hem cilt hem de saç bakımında çok sık kullanılır. Tatlı badem yağı E vitamini kaynağıdır. Cildi besler ve onarır.Botoks etkisiyle cildi sıkılaştırır. Tatlı badem yağı, düzenli kullanıldığında cilt kuruluğunu giderir. Cildin pul pul dökülmesini engeller. Kırışıklıkların görünümüzü azaltır. Özellikle göz çevresi kırışıklıkları üzerinde çok etkilidir.Tatlı badem yağını her gece uyku öncesi cilt bakımının son aşamasında masaj yaparak cildinize uygulayabilirsiniz.Limon yağı muhteşem bir C vitamini kaynağıdır. Cilt her zaman C vitaminine ihtiyaç duyar. Limon yağı, koyu cilt lekelerini açar. Cilt tonunu eşit hale getirir.Limon yağı antioksidan etkisi sayesinde cildi hem arındırır hem de canlandırır. Limon yağı sivilce, akne ve siyah nokta gibi sorunları da ortadan kaldırır.Limon yağı içerisinde bol miktarda asit içerir. Limon yağı kırışıklıklar üzerinde de çok etkilidir. Cildi adeta onarır ve yeniler. Limon yağı gece uyumadan önce gece cilt bakım rutinine eklenmelidir. Uyku öncesi cilde sürülen limon yağı, ince çizgileri gözle görülür şekilde azaltır.Kuru ciltlerin dostu olan Avokado yağı güçlü bir A vitamini kaynağı. Cildi adeta neme doyurur.Cildin nem dengesini korumasına yardımcı olur. Avokado yağı, düzenli kullanıldığında pul pul dökülme ve tahriş gibi cilt sorunlarını da ortadan kaldırır.Avokado yağı cildi sıkılaştırır. Cildin kırışmasını engeller. Avokado yağı cildi etkili bir şekilde nemlendirdiği için güneş ışınların verdiği zararı da en aza indirir.Birkaç damla avokado yağını temiz cildinize masaj yaparak sürün. 10-15 dakika cildinizde beklettikten sonra cildinizi avokado yağından arındırın. Haftada 1-2 kez düzenli olarak uygulayın.Cilt her zaman neme ihtiyaç duyar. Hindistan cevizi yağı cildi adeta nem doyurur.Cildin kurumasını, pul pul dökülmesini ve kırışmasını engeller. Cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur. Hindistan cevizi yağı yoğun formülü ile kuru ciltler için idealdir. Kırışıklıkların ve ince çizgilerin görünümünü azaltır.Cilt bakımının son aşamasında birkaç damla Hindistan cevizi yağını cildinize sürebilirsiniz.Zeytinyağı E vitamini bakımından zengin doğal yağlar arasında yer alır. Zeytinyağı, cildi onarır. Tahrişi ve kızarıklığı önler.Zeytinyağı hem onarıcı hem nemlendirici özelliği ile cilt için harikadır. Cilt kusurları ile savaşır. Sivilce ve akne sorununu ortadan kaldırır.Zeytinyağı cilt hücrelerini yenileyici özelliği ile cildin nefes almasını ve genç kalmasını sağlar. Zeytinyağı cilt yüzeyindeki derin kırışıklıkları yok eder. Erken yaşlanma sorununu ortadan kaldırır.1 tatlı kaşığı zeytinyağına 2-3 damla limon suyu ekleyin. Hazırladığınız bu karışımı temiz cildinize eşit miktarda sürün. Bu karışımı uyumadan önce sürmeniz önerilir. Tüm gece cildinizi yenilemenize yardımcı olur.Kuşburnu yağı içerisindeki bileşenler sayesinde kırışıklıkları, ince çizgileri, koyu lekeleri ve hiperpigmentasyonu azaltır.Kuşburnu yağı içerisinde bol miktarda A vitamini barındırır. A Vitamini, beta-karoten ve likopen nedeniyle yaşlanmayı geciktiren en iyi uçucu yağı olarak kabul edilir.Kuşburnu yağı kolajen üretimini destekler. Cildi nemlendirir. Olgun ciltlerin her zaman genç ve canlı görünmesine destek olur.E vitamini zengini doğal yağlar arasında yer alan üzüm çekirdeği yağı, cildi onarır ve cilt hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.Üzüm ç ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F2XilUIKbEiJcdb-y0W29Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Derin, kırışıklıkları, dolduruyor, lekeleri, siliyor, damlası, doğal, gençlik, kremi, yerine, geçiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kışlık konserveler zehir saçıyormuş! Uzmanı açıkladı: Bu hata ölüme bile götürüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kislik-konserveler-zehir-saciyormus-uzmani-acikladi-bu-hata-oelume-bile-goeturuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kislik-konserveler-zehir-saciyormus-uzmani-acikladi-bu-hata-oelume-bile-goeturuyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaz sonunun gelmesiyle birlikte pek çok kişi kışlık konserve hazırlığına başladı. Taze sebze ve meyveleri kış boyunca tüketmek için yapılan kışlık konserveler yemek pişirirken son derece pratikte oluyor. Ancak kışlık konservelerin yanlış yapılması ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor hatta ölüme bile götürebiliyor.Kışlık konserve, kış aylarında tüketilmek üzere yaz ve sonbahar meyve ve sebzelerinin korunması amacıyla yapılan konservelerdir. Bu tür konserveler, taze ürünlerin yıl boyunca tadını çıkarmak için harika bir yoldur. Ancak kışlık konservelerin doğru yapılmaması pek çok sağlık sorununu beraberinde getirebiliyor.Ağustos ayının bitmesiyle birlikte vatandaşlar kışlık konserveler hazırlamaya başladı. Taze sebze ve meyveleri kış boyunca tüketmek için konserve ve turşular yapmaya başlayan vatandaşlara uyarılarda bulunan Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, gıdaların, uygun sürede ve sıcaklıkta pişirilmeden konservelenmesinin ölümle sonuçlanabileceğini belirtti.Dr. Sarıkaya, besinlerin türlerine göre, belirli sürede uygun ısıl işleme tabii tutulması gerektiğini söyledi. Paslı ya da paslanabilecek malzemelerden yapılmış kapaklarda mikrop üreme özelliğinin yüksek olduğunu kaydeden Dr. Sarıkaya, cam kavanozların 15-20 dakika kaynatılarak sterilize edilmesi gerektiğini ve kapakların her konserve yapımında yenilenmesi gerektiğini söyledi.Zehirlenmelerin önlenmesi için yapılması gereken hususlarla ilgili konuşan Dr. Sarıkaya, “Daha çok konserve besinlerle bulaşan ve ‘clostridium botulinum’ adlı bakterinin toksini ile oluşan, şiddetli gıda zehirlenmelerinin genellikle uygun sürede ve sıcaklıkta pişirilmeden kapatılan, evde hazırlanmış konservelerden kaynaklandığı bilinmektedir. Bu zehirlenme dünyada bilinen en güçlü zehirlenmelerden biridir ve ölümle sonuçlanabilecek rahatsızlıklara yol açabilir. Ev şartlarında yapılan konservelerde riskin yok edilebilmesi için besinler türlerine göre, belirli sürede uygun ısıl işleme tabii tutulmalıdır. Botulizm toksini 80 derecede 10-30 dakika, 100 derecede ise 10 dakika kaynatılarak tahrip edilebilmesine rağmen, uygun olmayan şartlarda saklanan besinlerde yeniden üreyebilir. Ev yapımı konserve yaparken yiyeceklerin iyice yıkanması, dengeli tuz oranı ve hijyenik şartların sağlanması, sağlığımızı korumamız açısından önem arz etmektedir” dedi.Cam kavanozların sterilize edilerek kullanılması gerektiğini kaydeden Sarıkaya, “Paslı ya da paslanabilecek malzemelerden yapılmış kapaklarda mikrop üreme özelliği yüksektir. Bu nedenle konserve yapımında ısıya dayanıklı cam kaplar ve paslanmaz kapaklar kullanılmalıdır. Kullanılmadan önce mutlaka cam kavanozlar 15-20 dakika kaynatılarak sterilize edilmelidir. Kapaklar her konserve yapımında yenilenmelidir. Konservenin kapağına dikkat edilmesi gerekir. Kabarma, bombeleşme varsa bu clostridium botulinum adlı bakterinin ürediğini gösterir ve asla tüketilmemelidir. Kapak eğer sızdırmışsa, küflenme varsa kesinlikle bu konservenin de tadına bile bakılmamalıdır” diye konuştu.Zehirlenme belirtilerinin yaşanması üzerine sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyleyen Sarıkaya, “Konserve ürünlerin tüketiminden 12 saat sonra zehirlenme belirtileri görülmeye başlanır. Bulantı, kusma, çift görme, ishal, kabızlık, tansiyon düşüklüğü, vücutta şişme ve solunum problemi gibi belirtiler konserve zehirlenmelerinin başlıca semptomları içinde kendini gösterir. Bu belirtilerin ortaya çıkması sonrasında en yakın sağlık kuruluşuna başvurmamız gerekiyor, bulantı ve kusma nedeni ile vücudun kaybettiği sıvı kaybının yerine konmasına hassasiyet göstermemiz önemli. Sağlıklı beslenelim derken sağlığımızdan olmamaya hijyen kurallarına uymaya azami özen gösterelim. Sağlıklı günler dilerim” şeklinde konuştu.Domates Konservesi: Domatesler, doğranıp kavanozlara yerleştirilir ve üzerine tuz, limon suyu veya sirke eklenir. Kışın çorbalarda, soslarda kullanabilirsiniz.Turşu: Salatalık, biber, karnabahar gibi sebzeler, sirke, tuz ve baharatlarla turşu haline getirilir. Çeşitli salatalarda veya atıştırmalık olarak tüketilebilir.Meyve Kompostosu: Şeftali, armut gibi meyveler şekerle pişirilip şerbetli olarak kavanozlara konur. Tatlılarda veya soğuk içeceklerde kullanılabilir.Ev Yapımı Marmelat ve Reçel: Çilek, vişne, nar gibi meyveler şekerle pişirilip marmelat veya reçel haline getirilir. Kahvaltılarda veya tatlılarda tercih edilir.Kullanacağınız kavanoz ve kapakları iyi temizleyin ve kaynar suyla sterilize edin.Konserve yaparken, meyve veya sebzelerin iyice piştiğinden ve şeker oranının yeterli olduğundan emin olun. Kıvamı test etmek için bir miktar karışımı bir tabakta soğutup kontrol edebilirsiniz.Kavanozları doldurduktan sonra kapaklarını iyice sıkın. Kapakların hava almadığından emin olmak için kaynatma veya basınçlı pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz.
Konserveleri serin, karanlık ve kuru bir yerde saklayın. Kış aylarında tüketmek üzere uygun şartlarda muhafaza edin.Kış için konserveler hazırlamak, hem ekonomik hem de sağlıklı bir seçenek olabilir. H ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vYpjLE9btEm6ApOLF9O2lw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kışlık, konserveler, zehir, saçıyormuş, Uzmanı, açıkladı:, hata, ölüme, bile, götürüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Zombiye çeviren gizemli hastalık! Bilim insanları uyardı: &amp;quot;İnsanlar hazırlıklı olmalı&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/zombiye-ceviren-gizemli-hastalik-bilim-insanlari-uyardi-insanlar-hazirlikli-olmali</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/zombiye-ceviren-gizemli-hastalik-bilim-insanlari-uyardi-insanlar-hazirlikli-olmali</guid>
<description><![CDATA[ Hayvanları adeta zombiye çeviren gizemli bir hastalık, son yıllarda adını giderek daha fazla duyurmaya başladı. &quot;Zombi geyik hastalığı&quot;, özellikle Kuzey Amerika&#039;da yaşayan ve Avrupa&#039;ya yayılan geyik ve alageyik gibi hayvan türlerini etkileyen ölümcül bir hastalık olarak öne çıkıyor. Bu gizemli hastalık, hayvanlarda kilo kaybı, koordinasyon bozukluğu ve davranış değişikliklerine yol açarak, adeta &quot;zombi&quot; gibi hareket etmelerine neden oluyor. Uzmanlar yavaş yavaş yayılan bu hastalıkla ilgili uyarılarını sürdürürken, herkesi hazırlıklı ve dikkatli olmaya davet ediyor.Geçtiğimiz yıllarda ABD&#039;nin Wyoming eyaletinde kendini göstermeye başlayan ve hayvanlarda boş bakışlara neden olan bir hastalık ortaya çıktı. Uzmanların &quot;Zombi geyik virüsü&quot; adını verdikleri bu hastalık için insanlara da bulaşabileceği uyarıları yapıldı ve hazırlıklı olunması istendi.Peki, bu hastalık nedir, nasıl yayılır ve insanlar için bir tehlike oluşturur mu? İşte zombi geyik hastalığı hakkında bilmeniz gereken her şey..Kronik israf hastalığı (CWD) yani bir diğer adıyla zombi geyik hastalığını araştıran Dr. Cory Anderson, geçtiğimiz yıllarda insanları uyararak, &quot;İngiltere&#039;deki deli dana hastalığı salgını, bir gecede, örneğin çiftlik hayvanlarından insanlara bir yayılma olayı gerçekleştiğinde işlerin nasıl çığırından çıkabileceğinin bir örneğini sundu.
Benzer bir şeyin gerçekleşme potansiyelinden bahsediyoruz. Kimse bunun kesinlikle olacağını söylemiyor ama insanların hazırlıklı olması önemli.&quot; ifadelerinde bulunmuştu.1980&#039;ler ve 1990&#039;larda İngiltere&#039;de büyükbaş hayvanların enfekte olmuş et ve kemik unu ile beslenmesi sonucu ortaya çıkan deli dana hastalığının ardından, tam 4,4 milyon büyükbaş hayvan itlaf edilmişti.Zombi geyik hastalığı (CWD), prion adı verilen anormal proteinlerin neden olduğu bir beyin hastalığıdır. Bu hastalık, geyik, alageyik ve ren geyikleri gibi türlerde görülür ve bulaşıcıdır.Hasta hayvanların idrarı, dışkısı veya tükürüğü ile diğer hayvanlara bulaşır. Ayrıca, bu hastalık toprak ve su gibi çevresel faktörlerle de yayılabilir.Zombi geyik hastalığına yakalanan hayvanlarda aşırı kilo kaybı, dengesizlik, koordinasyon kaybı, sürekli salya akışı ve davranış değişiklikleri gibi belirtiler görülür.Şu ana kadar insanlara bulaştığına dair bir kanıt bulunmasa da, bilim insanları CWD&#039;nin olası bir risk oluşturabileceğini vurguluyor ve bu nedenle hastalıklı hayvan eti tüketiminden kaçınılmasını öneriyor.Uzmanlar, hastalığın yayılmasını önlemek için daha fazla araştırma ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Çalışmalar devam ederken, herkesin dikkatli olması önem taşıyor.Zombi geyik hastalığı, hayvan popülasyonları ve potansiyel olarak insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pxrMXcOEhUqZWYJs6GLeJQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Zombiye, çeviren, gizemli, hastalık, Bilim, insanları, uyardı:, İnsanlar, hazırlıklı, olmalı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD’de Batı Nil virüsü alarmı! 2 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/abdde-bati-nil-virusu-alarmi-2-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/abdde-bati-nil-virusu-alarmi-2-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ ABD’NİN New Jersey eyaletinde insanlara sivrisinek ısırıklarıyla bulaşan Batı Nil Virüsü nedeniyle iki kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. ABD&#039;de bildirilen ölüm sayısı 5&#039;e çıktı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri&#039;ne göre 33 eyalette 2024&#039;te 289 Batı Nil Virüsü vakası kaydedildi.ABD’nin New Jersey eyaleti sağlık yetkilileri Batı Nil Virüsü nedeniyle iki kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.Wisconsin eyaletinden Perşembe günü yapılan açıklamada ise 2 kişinin Batı Nil Virüsü sebebiyle öldüğü ifade edildi.Açıklamada, Wisconsin&#039;de her yıl ortalama 18 Batı Nil Virüsü vakası bildirildiğini ve virüsün bu yıl sivrisineklerde, hayvanlarda ve kanlarında Batı Nil virüsü pozitif çıkan sağlıklı kan bağışçılarında tespit edildiğine dikkat çekildi.Illinois eyaletinde son yedi günde üç kişinin test sonucu pozitif çıktı, yerel yetkililer testi pozitif çıkan bir kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri&#039;ne göre 33 eyalette 2024&#039;te 289 Batı Nil Virüsü vakası kaydedildi.  BATI NİL VİRÜSÜ NEDİR?  Batı Nil virüsü, arbovirüs grubunda yer alan virüslerin neden olduğu ve en sık enfekte sivrisineklerle bulaşan bir hastalıktır.İlk kez 1937 yılında Uganda&#039;da tanımlanan ve o günden itibaren dünyaya yayılan Batı Nil Virüsü, kuşları ısıran sinekler aracılığıyla insanlara bulaşıyor.Batı Nil virüsü ABD&#039;de ilk kez 1999 yılında New York&#039;ta rapor edilmiştir. Yavaş yavaş ülke geneline yayılmıştır.İnsanların çoğu Batı Nil Virüsü ile enfekte sivrisineğin ısırması ile hastalanırlar. Sivrisinekler virüsü kanıyla beslendikleri kuşlardan alarak insanlara ve diğer hayvanlara bulaştırırlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1rF5iqKYfEOh3wbjTgN4_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de, Batı, Nil, virüsü, alarmı, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İstanbul’da mide bulandıran görüntü: Her yer çöp, yerler kan… Kokudan kimse yaklaşamıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/istanbulda-mide-bulandiran-goeruntu-her-yer-coep-yerler-kan-kokudan-kimse-yaklasamiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/istanbulda-mide-bulandiran-goeruntu-her-yer-coep-yerler-kan-kokudan-kimse-yaklasamiyor</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Aksaray’daki 3 katlı iş hanında bulunan dükkanlarda et ve sakatat ürünlerinin özensizce muhafaza edildiği işletme, sosyal medyada tepkilere neden oldu. Manav ve kasapların yan yana yer aldığı çarşıda yerlerde çöp, kir ve kan lekeleri bulunduğu; ürün kesme, tartma ve taşımada kullanılan ekipmanların kirli bir şekilde tutularak, dışarıda bırakıldığı görüldü. Durumdan çarşının üst katında bulunan esnaf da şikayetçi… Esnaflardan biri koku nedeniyle alt kata inemediklerini belirterek, “Buradan şahsen ürün almam, kimseye tavsiye de etmem. Kokudan aşağı inilmiyor. Burası hastalıklara uygun bir ortam. Denetlenmesini, temiz olmasını istiyoruz.” dedi.İstanbul Fatih’teki Aksaray’da manav, kasap ve sakatatçıların yan yana yer aldığı çarşıda; yerlerde çöp, kir ve kan lekeleri bulunduğu; ürün kesme, tartma ve taşımada kullanılan ekipmanların kirli bir şekilde tutularak, dışarıda bırakıldığı görüldü.Çoğunluğu yabancı uyruklulara ait olan et ürünü işletmelerinde; kelle, işkembe, tavuk ayağı, kurutulmuş et ve balık ürünlerinin bir kısmının birbirine temas edecek şekilde iç içe satıldığı, bazılarının ise açıkta satışının yapıldığı göze çarptı.Kirlilik sebebiyle daha önce de gündeme gelen üç katlı binanın, üst katlarında dükkanları bulunan esnaf da alt katlardan gelen yoğun koku ve kirlilik sebebiyle şikayetlerini dile getirdi.Çarşısının durumu daha önce de sosyal medyada tartışıldı.
Bir vatandaş ise sakatat dükkanındaki ürünleri inceledikten sonra, “Midem bulandı, çıkalım buradan.” diyerek binadan ayrıldığı anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti.Esnaf Metin Kabakkaya, “Ben 25 yıldır aşağı yukarı buradayım fakat, 60-70 yıllık bir yer burası muhtemelen. Biz burada kokuyu alabiliyoruz. Esnaf arkadaşların kendilerine de söylüyoruz şikayetlerimizi ama bizi ciddiye almıyorlar. Belediyenin, bakanlıkların burayı denetlemesini istiyoruz.” dedi.Kabakkaya, “Burada tavuk satıyorlar mesela ama kaç günlük tavuk? Ben de dışarıdan gelip buradan satın alsam sıkıntı yaşarım. Ben şahsen buradan ürün almam, alınmasını da tavsiye etmiyorum. Gördüklerim sebebiyle almam. Kokudan aşağı inilmiyor.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/myWhRDG8O06DIeuR3oZJEA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul’da, mide, bulandıran, görüntü:, Her, yer, çöp, yerler, kan…, Kokudan, kimse, yaklaşamıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahvaltıda yiyince en güçlü magnezyum kaynağına dönüşüyor! Yoğurtla karıştırarak kaşık kaşık tüketin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kahvaltida-yiyince-en-guclu-magnezyum-kaynagina-doenusuyor-yogurtla-karistirarak-kasik-kasik-tuketin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kahvaltida-yiyince-en-guclu-magnezyum-kaynagina-doenusuyor-yogurtla-karistirarak-kasik-kasik-tuketin</guid>
<description><![CDATA[ Kahvaltıda doğru besinleri tükettiğinizde gün boyu kendinizi enerjik hissedersiniz. Sabah tükettiğiniz her besin üretkenlik ve enerji seviyesini doğrudan etkiler. Bu nedenle sağlıklı besinler tüketmek önemlidir. Sabah kahvaltısında mutlaka tüketmeniz gereken 5 besin bu listede.Sabahınız olumlu bir tutum ve besleyici yiyeceklerle başlamalıdır. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür ve sabah yemeğiniz daha iyi üretkenlik ve enerji seviyeleri için sizi besleyebilir. Sabah yediğiniz şeyler tüm gün için modunuzu belirleyebilir ve bu nedenle sağlıklı beslenmek bu dönemde önemlidir.Meyveler, tahıllar, protein, sebzeler, vitaminler ve mineraller kahvaltınızın olmazsa olmaz bir parçası olmalıdır. Kahvaltıda bir avuç kuruyemiş ve çekirdek tüketmek akıllıca bir seçimdir çünkü bunlar yalnızca vücudunuzu iyi beslemekle kalmaz, aynı zamanda uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur.
Kuruyemişler ve çekirdekler sağlığınız için faydalı olan sağlıklı yağ, protein ve antioksidanlar içerir. Enerji sağlar ve sizi gün boyunca tok tutarFood  Nutrition Research dergisine göre, daha önce sık sık kuruyemiş tüketimi kardiyovasküler hastalık (KVD) ve koroner kalp hastalığı (KKH) riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Kuruyemişler ve çekirdekler refahınızın çeşitli yönlerini artırmaya yardımcı olabilir.Gününüze fındık ve çekirdek açısından zengin sağlıklı bir kahvaltıyla başlamak sağlığınızı büyük ölçüde iyileştirebilir. Ceviz, badem, fıstık, chia tohumu ve keten tohumu eklemek kalp sağlığını, sindirimi ve genel vücut fonksiyonlarını destekleyen temel besinleri sağlar. Bu yiyecekler faydalıdır ve gün boyunca enerji ve tokluk sağlamaya yardımcı olarak, istekleri etkili bir şekilde azaltır.1. CEVİZ
Ceviz yemek, gününüze başlamak için harika bir yoldur. Omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar, lif, vitaminler ve mineraller açısından zengindir. İsteklerinizi azaltmaya ve gün boyunca tok kalmanıza yardımcı olurlar.
Cevizler, zihniniz ve kalp sağlığınız için faydalı olan omega-3 içerir. The American Journal of Clinical Nutrition&#039;da yayınlanan bir araştırmaya göre, diyete ceviz dahil etmek, vücut ağırlığını veya kan basıncını olumsuz etkilemeden kan lipit profilini iyileştirmiştir.Bademler, protein, lif, sağlıklı yağlar ve magnezyumun bir güç merkezidir. Bu besinler hafıza gücünüzü ve kalp sağlığınızı artırmaya yardımcı olur.
Kilo alımı için de faydalıdırlar. Nutrients dergisinde yayınlanan bir araştırma, badem alımının hem vücut hem de yağ kütlesini önemli ölçüde azalttığını buldu.Antep fıstığı herkesin favorisidir. Protein, lif, antioksidan, vitamin ve sağlıklı yağlar içerir. Sizi tok tutabilir ve tüm istekleri azaltabilir. Antep fıstığı, iyi göz ve kalp sağlığı için faydalıdır.
Nutrients dergisinde yayınlanan 2020 tarihli randomize kontrollü bir çalışma, günde 1,5 onsluk bir antep fıstığı porsiyonunun, obezitesi olan erkek ve kadınlarda vücut kitle indeksini (VKİ) ve bel çevresini azaltmaya yardımcı olduğunu buldu.Chia tohumları, diyet ve fitness dünyasında son süper besindir. Lif, antioksidan, protein, omega-3 yağ asitleri ve kalsiyum açısından zengindir. Chia tohumlarının birçok sağlık faydası vardır.Kilo vermeye yardımcı olur ve sindirime iyi gelir. Chia tohumunu yoğurtla karıştırarak ya da salataların içinde tüketebilitsiniz.Keten tohumları sağlığınız için çok faydalıdır. Lif, protein ve antioksidan içerirler. Keten tohumları sindiriminizi, beyin sağlığınızı ve kalp sağlığınızı iyileştirmenin harika bir yoludur. Gün boyunca tok kalmanıza yardımcı olan büyük miktarda protein ve lif sağlarlar.
ÖNEMLİ! Bu besinleri beslenme listenize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xl3P8vfyN0WT9cSdciMa-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kahvaltıda, yiyince, güçlü, magnezyum, kaynağına, dönüşüyor, Yoğurtla, karıştırarak, kaşık, kaşık, tüketin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bitlis&amp;apos;te şarbon vakası: Bazı bölgeler karantinada</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bitliste-sarbon-vakasi-bazi-boelgeler-karantinada</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bitliste-sarbon-vakasi-bazi-boelgeler-karantinada</guid>
<description><![CDATA[ Bitlis&#039;in Güroymak ilçesinde şarbon hastalığının tespit edilmesi üzerine bazı bölgeler karantina altına alındı.Konu ile ilgili Güroymak Kaymakamlığı resmi sosyal medya hesabından yapmış olduğu açıklamada, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 26 Ağustos 2024 tarihinde Yamaç Mahallesi&#039;nde hastalık şüphesi ile alınan kan örneklerinde şarbon hastalığı tespit edildiği belirtilerek, &quot;5996 sayılı Veteriner Hizmetler, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu gereği Güroymak İlçe Zabıtası Komisyonu Kaymakam Mehmet Zahid Uzun başkanlığında 27.08.2024 günü toplanarak şarbon hastalığına karşı koruma ve mücadele kararları alınmıştır. Pozitif çıkan sonuçlar üzerine bölgede hızla harekete geçilerek gerekli çalışmalar başlatılmıştır. Karantina altına alınan bölgeler arasında Yamaç, Üzümveren, Budaklı, Sütderesi, Saklı, Değirmenköy köyleri ile Günkırı beldesi ve beldeye bağlı tüm merkez mahalleler yer alıyor. Bu mahallelerde hayvan giriş ve çıkışları tamamen yasaklanırken, ilçe genelinde şarbonun insana bulaşma riskini ortadan kaldırmak amacıyla Tarım ve Orman Müdürlüğünce geniş çaplı aşılama çalışmaları başlatıldı. Karantina 15 kilometrelik bir çap içinde yer alan tüm bölgelerde uygulanacak ve hastalığın yayılma riski tamamen bertaraf edilene kadar çalışmalar devam edilecektir.&quot; denildi.Güroymak ilçesinin Günkırı beldesinde bir hayvanın telef olması ve Değirmen köyünde şarbon hastalığının tespit edilmesi üzerine belde ve köy karantina altına alındı. İlçede faaliyet gösteren veteriner ekipleri 6 noktada aşılama çalışmalarına başladı. Günkırı beldesinde bir vatandaşın hayvanının telef olması ve Değirmen köyünde hastalıklı hayvanların tespit edilmesi üzerine Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri tarafından alınan numune Elazığ Veteriner Araştırma Kontrol Merkezi Laboratuvarı&#039;na gönderilerek yapılan testin pozitif çıkması nedeniyle Günkırı beldesi ve Değirmen köyü karantinaya alındı. Şarbon hastalığının yayılmasının önlenmesi için köy ve beldenin 15 gün boyunca karantinada kalması kararlaştırıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1bH2gGZ3P0yHXR_zSiWWmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bitliste, şarbon, vakası:, Bazı, bölgeler, karantinada</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ açıkladı: Böyle beslenen uzun yaşıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-acikladi-boeyle-beslenen-uzun-yasiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-acikladi-boeyle-beslenen-uzun-yasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Vücut sağlığını korumak ve hastalıklara karşı direnç kazanmak için dengeli beslenmek gerekir. Sağlıklı beslenme, yaşamınız için önemlidir. Beslenme, genel sağlığın korunmasında, kronik hastalıkların önlenmesinde ve uzun ömürlülüğün teşvik edilmesinde kritik bir rol oynar. Dünya Sağlık Örgütü&#039;ne (WHO) göre, dengeli bir diyet, tüm besin maddelerinin yeterli alımını sağlamak için farklı besin gruplarından çeşitli yiyeceklerden oluşmalıdır.Sağlıklı ve besleyici bir diyet, vücuda tüm temel besinleri doğru oranlarda sağlayan bir diyettir. Bu besinler arasında karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler ve mineraller bulunur. Dünya Sağlık Örgütü&#039;ne (WHO) göre, dengeli bir diyet, tüm besin maddelerinin yeterli alımını sağlamak için farklı besin gruplarından çeşitli yiyeceklerden oluşmalıdır. Çeşitli beslenmek vücut sağlığını koruduğu gibi ömrü de uzatıyor.Karbonhidratlar: Günlük toplam kalori alımının yaklaşık %50-60&#039;ını oluşturmalıdır. Kaynaklar arasında tam tahıllar, meyveler ve sebzeler bulunur. Kahverengi pirinç, tam buğday ve yulaf gibi kompleks karbonhidratlar, basit şekerlere tercih edilir.Proteinler: Günlük kalori alımının yaklaşık %10-15&#039;ini oluşturmalıdır. Vücut dokularının büyümesi, onarımı ve bakımı için gerekli olan proteinler hem hayvansal (balık, yumurta, kümes hayvanları) hem de bitkisel kaynaklardan (mercimek, fasulye, kuruyemiş) elde edilebilir.Yağlar: Zeytinyağı, kuruyemiş ve yağlı balık gibi sağlıklı yağlara vurgu yapılarak günlük kalori alımının %20-30&#039;uyla sınırlı olmalıdır. Genellikle kızarmış ve işlenmiş gıdalarda bulunan doymuş yağlar, kalp hastalığı riskini azaltmak için en aza indirilmelidir.Vitaminler ve mineraller: Bağışıklık sistemi desteği ve kemik sağlığı dahil olmak üzere çeşitli vücut fonksiyonları için çok önemlidir. Meyve, sebze ve süt ürünleri açısından zengin bir diyet, bu mikro besinlerin yeterli alımını sağlar.Kalori: Ortalama bir yetişkin için günlük kalori gereksinimi, yaşa, cinsiyete ve aktivite seviyesine bağlı olarak 2.000-2.500 kcal arasında değişir.Proteinler: ICMR, vücut ağırlığının kilogramı başına 0,8-1 gram günlük protein alımını önermektedir. Örneğin, 60 kg ağırlığındaki bir kişi günlük 48-60 gram protein hedeflemelidir.Karbonhidratlar: Toplam günlük enerji alımının %55-60&#039;ını, esas olarak tam tahıllar ve sebzeler gibi kompleks karbonhidratlardan oluşturmalıdır.Yağlar: Toplam yağ alımı, toplam enerji alımının %30&#039;undan az olmalı ve doymuş yağlar %10&#039;dan fazla katkıda bulunmamalıdır. Lif: Sindirime yardımcı olmak ve kabızlığı önlemek için öncelikle meyve, sebze ve tam tahıllardan günlük 25-30 gram diyet lifi alımı önerilir.Sağlıklı bir diyet sadece ne yediğinizle ilgili değil, aynı zamanda ne kadar ve ne zaman yediğinizle de ilgilidir. Porsiyon kontrolü dengeli bir diyet sürdürmede ve aşırı yemeyi önlemede önemli bir rol oynar. ICMR, sabit enerji seviyelerini korumak ve kan şekerindeki ani yükselmeleri önlemek için öğünleri düzenli aralıklarla tüketmenin önemini vurgular.Daha küçük tabaklar kullanmak, porsiyonları ölçmek ve açlık belirtilerine dikkat etmek porsiyon boyutlarını etkili bir şekilde yönetmeye yardımcı olabilir.Daha küçük ve daha sık öğünler yemek metabolizmayı düzenlemeye yardımcı olabilir. ICMR, gün boyunca üç ana öğün ve iki ara öğün yemeyi, akşam yemeğinin en hafif öğün olmasını öneriyor.Yeterli sıvı alımı genellikle göz ardı edilir ancak sağlıklı bir diyetin temel bir bileşenidir. Su, sindirime, besin emilimine ve detoksifikasyona yardımcı olur.Ulusal Beslenme Enstitüsü (NIN), aktivite seviyelerine ve iklime bağlı olarak erkekler için günlük yaklaşık 3-3,7 litre ve kadınlar için 2,7 litre su alımını önermektedir. Salatalık, portakal ve kavun gibi su açısından zengin yiyecekleri eklemek ve kafeinli ve şekerli içecekleri sınırlamak, hidrasyon seviyelerini iyileştirebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HtUCrrUI_0GIEME7jvCGNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ, açıkladı:, Böyle, beslenen, uzun, yaşıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Vücuda çinko, demir, kalsiyum depoluyor! Suda bekletip yiyince etkisini 2 kat artırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/vucuda-cinko-demir-kalsiyum-depoluyor-suda-bekletip-yiyince-etkisini-2-kat-artiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/vucuda-cinko-demir-kalsiyum-depoluyor-suda-bekletip-yiyince-etkisini-2-kat-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Kuru meyveler ve atıştırmalıklar, çeşitli sağlık yararları sunan besinlerle doludur. Tüketimden önce bazı kuru meyveleri ıslatmak, besin değerlerini artırabilir ve sindirimlerini kolaylaştırabilir. Öte yandan, bazı kuru meyveler ıslatılmadan, oldukları gibi en iyi şekilde tüketilir. Hangi kuru meyvelerin ıslatılmaktan fayda sağladığını ve hangilerinin sağlamadığını anlamak, sağlık yararlarını en üst düzeye çıkarmak için önemlidir.Bademler, yüksek sağlıklı yağ, protein ve temel vitamin içeriğiyle bilinen en popüler kuru meyveler arasındadır.Bademleri bir gece suda bekletmek şiddetle tavsiye edilir, çünkü sindirime yardımcı olan enzimleri harekete geçirir ve E vitamini ve magnezyum gibi besinlerin kullanılabilirliğini artırır.Bademleri suda bekletmek, belirli minerallerin emilimini engelleyen bir bileşik olan fitik asit içeriğini azaltmaya yardımcı olur ve besinleri daha biyoyararlanabilir hale getirir.Islatılmış bademler ayrıca çiğnenmesi daha kolaydır ve mideye daha naziktir, bu da onları sindirim hassasiyeti olanlar için daha iyi bir seçim haline getirir.Kuru üzümler, bol enerji ve doğal tatlılık sağlayan kurutulmuş üzümlerdir. Kuru üzümleri tüketmeden önce suda bekletmek, özellikle sindirim sağlığı açısından önemli faydalar sağlayabilir.
Bekletme işlemi kuru üzümleri yeniden nemlendirir, sindirimini kolaylaştırır ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, ıslatılmış kuru üzümler kuru olanlara kıyasla daha düşük bir glisemik indekse sahiptir ve bu da kan şekeri seviyelerini yönetmek için faydalı olabilir.Cevizler omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar ve temel vitaminler açısından zengindir. Cevizleri suda bekletmek tanen içeriğini azaltmaya yardımcı olur, bu da onları biraz acı ve sindirimi zor hale getirebilir.Cevizleri suda bekletmek ayrıca fitik asidi nötralize etmeye yardımcı olarak çinko, demir ve kalsiyum gibi besinlerin emilimini artırır.Badem ve cevizden farklı olarak, kaju tüketilmeden önce ıslatılmaya ihtiyaç duymaz. Kajular çiğ halde bile nispeten yumuşak ve sindirimi kolaydır.
Diğer kuruyemişlere kıyasla daha az fitik asit içerirler, bu nedenle ıslatılmaları besin değerlerini önemli ölçüde etkilemez. Ayrıca, kajular kuru yenildiğinde en iyi şekilde korunan kremsi bir dokuya sahiptir.Antep fıstığı, ıslatmaktan fayda görmeyen bir diğer kuru meyvedir. Bu kuruyemişler doğal olarak daha az fitik asit içerir, yani besinleri ıslatılmadan kolayca alınabilir.Antep fıstığı protein, lif ve sağlıklı yağlar açısından zengindir ve çıtır dokusu çekiciliğinin önemli bir parçasıdır. Antep fıstığını ıslatmak onları yumuşatabilir ve lezzetini değiştirebilir, bu yüzden kuru olarak tüketilmesi en iyisidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xoo3dPQRzUSzwUhMF8Nkmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Vücuda, çinko, demir, kalsiyum, depoluyor, Suda, bekletip, yiyince, etkisini, kat, artırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uyurken bile yağ yakıyor! Akşamları 1 bardak içmek metabolizmayı hızlandırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uyurken-bile-yag-yakiyor-aksamlari-1-bardak-icmek-metabolizmayi-hizlandiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uyurken-bile-yag-yakiyor-aksamlari-1-bardak-icmek-metabolizmayi-hizlandiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Kilo vermek, özellikle akşam yemeğinden sonra canınız bir şeyler çektiğinde zor olabilir. Gece rutinimize belirli bitkisel içecekler eklemek, fazla kiloları daha etkili bir şekilde vermemize yardımcı olabilir. Bu içecekler sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda metabolizmayı da hızlandırarak vücudumuzun uyurken bile yağ yakmasını kolaylaştırır. İşte akşam yemeğinden sonra yudumlamayı düşünmemiz gereken 5 bitkisel içecek.Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için doğru bir diyet ve egzersiz programına ihtiyacınız var. Diyet ve egzersize ek olarak akşam rutininde yapacağınız bazı değişiklikler ile uyurken bile yağ yakabilmeniz mümkün.Evde bulunan malzemelerle hazırlayacağınız bazı doğal içecekler bu konusa size yardımcı olabilir.Basit bir çareyle başlayacak olursak, limonlu ılık su, detoks özelliğiyle bilinen popüler bir içecektir.Limon, antioksidan görevi gören ve vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan C vitamini açısından zengindir.Akşam yemeğinden sonra ılık limonlu su içmek, yiyeceklerin daha verimli bir şekilde parçalanmasına yardımcı olan safra üretimini teşvik ederek sindirimi de iyileştirebilir. Bu da şişkinliği önleyebilir ve midenizin hafif hissetmesini sağlayabilir.Yeşil çay, kilo verme faydalarıyla bilinir ve bunun iyi bir nedeni vardır. Metabolizmayı hızlandırdığı ve yağ oksidasyonunu artırdığı gösterilen yüksek konsantrasyonda kateşinler, özellikle epigallocatechin gallate (EGCG) içerir.
Akşam yemeğinden sonra yeşil çay yudumlamak, dinlenirken bile vücudunuzun kalori yakmaya devam etmesine yardımcı olabilir. Hafif kafein içeriği ayrıca metabolizma hızını iyileştirmeye yardımcı olur ve onu kilo kaybı için harika bir seçim haline getirir.Limonun aromasını zencefilin rahatlatıcı sıcaklığıyla birleştiren limon-zencefil çayı, kilo kaybı için bir başka mükemmel bitkisel içecektir. Zencefil, metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olan termojenik özelliklere sahiptir ve ayrıca iştahı kontrol etmeye yardımcı olur.Akşam yemeğinden sonra limon-zencefil çayı içmek ayrıca hazımsızlığı ve şişkinliği hafifletmeye yardımcı olabilir ve bu da onu kilo verme hedeflerinizi desteklerken gününüzü sonlandırmak için mükemmel bir içecek haline getirir.Zerdeçal, kilo kaybını da destekleyen iyi bilinen bir iltihap önleyici baharattır. Zerdeçalın aktif bileşiği olan kurkuminin yağ dokusunun büyümesini baskıladığı ve insülin duyarlılığını artırdığı gösterilmiştir; bu da kiloyu etkili bir şekilde yönetmeye yardımcı olur.Akşam yemeğinden sonra zerdeçal suyu içmek karaciğerinizi detoksifiye etmeye, sindirimi iyileştirmeye ve yağ kaybını teşvik etmeye yardımcı olabilir; bunların hepsi kilo yönetimi için gereklidir.ÖNEMLİ! Bu doğal içecekleri ve bitkisel çayları tüketmeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DfIXyYAlx0a_ax3CoSnjMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uyurken, bile, yağ, yakıyor, Akşamları, bardak, içmek, metabolizmayı, hızlandırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bulaşıcı hastalıkların başında geliyor! En büyük belirtisi kaşıntı: Tedavi edilmezse yıllarca sürüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bulasici-hastaliklarin-basinda-geliyor-en-buyuk-belirtisi-kasinti-tedavi-edilmezse-yillarca-suruyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bulasici-hastaliklarin-basinda-geliyor-en-buyuk-belirtisi-kasinti-tedavi-edilmezse-yillarca-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Cilt hastalıkları arasında en sık görülenlerden biri mantar enfeksiyonu. Genellikle saç derisi ve tırnaklarda kendini gösteren mantar enfeksiyonu, bulaşıcı bir hastalık. Deri tutulumunda genellikle pembe kırmızı renkli çoğunlukla yuvarlak bazen de kıvrımlı sınırları olan bazen de kahverengi renkte yayılmaya eğilimli Lezyonlar şeklinde görülen mantar enfeksiyonunun mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.Mantar enfeksiyonu en sık görülen cilt hastalıklarının başında geliyor.Mantar adı verilen mikroorganizmaların yaptığı Sıklıkla deri saç , tırnak ve mukozaları tutan nadiren de iç organları tutabilen bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.Deri tutulumunda genellikle pembe kırmızı renkli çoğunlukla yuvarlak bazen de kıvrımlı sınırları olan bazen de kahverengi renkte yayılmaya eğilimli Lezyonlar şeklinde ,saç tutulumunda kabuklanma kepeklenme bazen de saçtaki kılların altında iltihaplanma ve saç dökülmesi şeklinde tırnaklardaki tutulumunda ise tırnak kalınlaşması renk değişikliği şeklinde mukoza tutumunda akıntı şeklinde kendini gösterir.Özellikle terlemeye ve sürtünme ye eğilimli kıvrım bölgelerinde yani koltuk altları kasıklar, boyun ve Parmak aralar yine kadınlarda göğüs arası ,göğüs altları gibi bölgeler mantarın en sık görüldüğü bölgelerdir.Ciltte oluşan mantarlar genellikle sıcak ve nemli ortamı sever. Bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak da mantar enfeksiyonları arabilir. 

Sık ve aşırı terleme
Obezite
Duş sonrasında cildin tam olarak kurulanmaması nemli kalması veya çok sık duş alınması ya da terlemeyi arttıran sporların yapılması
Havuz duş küvet gibi ortak kullanım alanlarının veya terlik havlu gibi giysilerin ortak kullanılması
Yine terleme artışına sebep olan sıkı ve özellikle cilde hava aldırmayan sentetik giysilerin kullanılması
Bağışıklık sistemini zayıflatan herhangi bir hastalığın bulunması
Antibiyotik kullanımı
Sağlıksız beslenme
Kötü hijyen şartları
Cildin PH sını bozan kimyasal içerikli cilt bakım ürünlerinin kullanılması
Hamilelik durumlarında mantar enfeksiyonu görülme sıklığı artarMantar enfeksiyonu genellikle uzman dermatoloji hekimleri tarafından muayene ile teşhis edilir.Ancak bazı şüpheli durumlarda ise lezyondan alınan minik bir sürün tünün direkt mikroskobik incelenmesi veya uygun ortamda kültürünün elde edilmesi şeklinde de teşhis konulabilir.Lezyonun lokalizasyonuna göre lokal olarak krem sprey losyon şampuan ya da sistemik olarak ağızdan alınan tabletlerle tedavisi yapılabilmektedir. Ancak tedavide diğer bir önemli noktada mantar için uygun olan koşulların uzaklaştırılması yani bölgenin kuru tutulması bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi de çok önemlidir.Mantar enfeksiyonu insandan insana temas yoluyla ya da hayvandan insana temas yoluyla bulaşabilir. Uygun zemin ve şartlar tekrar oluştuğunda mantar enfeksiyonu da tekrarlayabilir bu yüzden tedavi sonrasında enfeksiyona zemin hazırlayan şartların önlenmesi nüks olmaması açısından çok büyük bir önem arz eder.Mantar enfeksiyonları, genellikle cilt, tırnaklar ve mukozal bölgelerde görülür. Belirtileri enfeksiyonun türüne ve yerleşim yerine bağlı olarak değişebilir.1. Cilt Mantar Enfeksiyonları:Kızarıklık: Enfekte bölgede cilt renginin değişmesi.Kaşıntı: Enfekte bölgede yoğun kaşıntı.Kuru ve Pullanmış Cilt: Enfekte bölgede cildin kuru ve pul pul olması.Kabarcıklar: Ciltte küçük kabarcıklar veya veziküller oluşabilir.Açık Renkli Lekeler: Ciltte açık renkli lekeler oluşabilir, özellikle tinea versicolor gibi durumlarda.2. Tırnak Mantar Enfeksiyonları:Tırnak Renginin Değişmesi: Tırnağın sararması, beyazlaşması veya kahverengileşmesi.Tırnak Kalınlaşması: Tırnağın normalden daha kalın hale gelmesi.Kırılma ve Çatlama: Tırnağın kırılgan ve çatlamış olması.Tırnağın Kopması: Tırnağın bazen tamamen kopması veya ayrılması.3. Mukoza Mantar Enfeksiyonları:Ağız ve Boğaz: Pamukçuk (oral kandidiyazis) gibi durumlarda, ağızda beyaz, peynirimsi lekeler ve ağrı olabilir.Vajinal Mantar Enfeksiyonları: Vajinada kaşıntı, yanma, akıntıda değişiklik (genellikle beyaz, yoğurt kıvamında) görülebilir4. Deri Altı Mantar Enfeksiyonları:Şişlik: Deri altındaki bölgelerde şişlik veya iltihaplanma.Ağrı: Enfekte bölgede ağrı veya hassasiyet.Eğer bu belirtileri yaşıyorsanız, bir sağlık profesyoneline danışmanız önemlidir. Doğru tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmanız gerekir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7xWSQdZTQEyjPAXCnmzy7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bulaşıcı, hastalıkların, başında, geliyor, büyük, belirtisi, kaşıntı:, Tedavi, edilmezse, yıllarca, sürüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sivas&amp;apos;ın uyuz gölü! 100 yıllık geçmişe sahip, bu yıl kimse gitmedi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sivasin-uyuz-goelu-100-yillik-gecmise-sahip-bu-yil-kimse-gitmedi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sivasin-uyuz-goelu-100-yillik-gecmise-sahip-bu-yil-kimse-gitmedi</guid>
<description><![CDATA[ Sivas&#039;ın gözde doğal güzelliklerinden biri olan Uyuz Gölü, bu yıl adeta bir sessizliğe büründü. Deri hastalıklarına şifa verdiğine inanılan ve yıllardır birçok ziyaretçiyi ağırlayan göl, bu sene ziyaretçisiz kaldı.Sivas&#039;ın Şarkışla ilçesi Elmalı köyü yakınlarında yer alan Uyuz Gölü, geçtiğimiz senelerde özellikle uyuz hastalığına yakalanmış kişiler tarafından sıkça ziyaret ediliyordu.Gölün, deri hastalıklarına iyi geldiği inancı, köylüler ve yakın civar arasında büyük öneme sahipken uyuz gölü bu sene eski popülaritesini kaybetti.Civar köylerden gelip şişelerle su götürdüklerini duyduğunu belirten Elmalı köyü muhtarı Bünyamin Demiral, “Bu gölün bir asırlık geçmişi var.Geçtiğimiz senelerde şifa arayanlar gelirdi. Devlet büyüklerinin burada bir analiz yapmasını isteriz. Eğer gerçekten şifalı bir suysa turizme kazandırılmasın isteriz” şeklinde konuştu.Büyüklerimiz buraya uyuz gölü derlerdi diyen Demiral, “Burası nereden baksan 100 yıllık geçmişe sahip. Uyuz hastalığına yakalananlar gelir gider. Uyuz hastalığına yakalananlar bazen geliyor suya giriyor. Yetkililerin bu suya analiz yapmalarını isteriz” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sFFr8SuqsUCuuBtWxViHGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sivasın, uyuz, gölü, 100, yıllık, geçmişe, sahip, yıl, kimse, gitmedi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Japonlar uzun yaşamını ona borçlu! Vücudu dipçik gibi yapan vitamin hazinesi, kalorisi bile yok</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/japonlar-uzun-yasamini-ona-borclu-vucudu-dipcik-gibi-yapan-vitamin-hazinesi-kalorisi-bile-yok</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/japonlar-uzun-yasamini-ona-borclu-vucudu-dipcik-gibi-yapan-vitamin-hazinesi-kalorisi-bile-yok</guid>
<description><![CDATA[ Japonları uzun yaşamının sırrı herkes tarafından merak ediliyor ve araştırılıyor. Japonlar genellikle sağlıklı beslenmeyi önemsiyor. Özellikle düzenli olarak tükettikleri bir bitki çay var ki vücudun direncini artırarak hastalıklar karşı koruma sağlıyor.Japonların uzun ve sağlıklı yaşamı bilim insanları tarafından da inceleniyor. Japonlar genellikle sağlıklı besleniyor ve doğanın mucizelerinden faydalanıyor.
Japonların vazgeçilmezleri arasında yer alan ve vücuda faydaları saymakla bitmeyen karabuğday çayı, düzenli tüketildiğinde vücut için güç kalkanı oluşturuyor.Japonca&#039;da soba çayı veya &#039;soba-cha&#039; olarak da bilinen karabuğday çayı, karabuğday bitkisinin kabuklu tohumları olan kavrulmuş karabuğday kabuğu çıkarılmış tanelerden yapılan bir çay türüdür. İsmine rağmen karabuğdayın buğdayla akrabalığı olmaması ve gluten içermemesi gluten hassasiyeti olanlar için uygun bir seçimdir.Taneye benzer tohumları olan ve son derece besleyici olan karabuğda, doğada bulunan en güçlü antioksidanların dabşında geliyor. Sağlık açısından son derece faydalı olan bu çay Japon sofralarından eksik olmuyor.Karabuğday çayı, kronik hastalıkların azalmasına yardımcı olur. Bir yudumu sadece lezzetli değil vüct sağlığınızı korumanın harika bir yoludur.
Karabuğday çayı, diğer güçlü bileşiklerin yanı sıra rutin ve quercetin gibi antioksidanlarla doludur. Bu antioksidanlar vücudunuzdaki zararlı serbest radikallerle savaşarak çalışır.Kalp sağlığı için de şifalı olan karabuğday çayı, içindeki antioksidanlar sayesinde kalp krizi riskini azaltır. Kalbi güçlendirir ve damar tıkanıklığını önler.
Bunu kan basıncınızı düşürerek, kötü kolesterolü keserek ve kan damarlarınızın daha iyi çalışmasını sağlayarak yaparlar. Düzenli kafeinli içeceklerin yerine bu sağlıklı içeceği beslenmenize dahil etmeye çalışın. Ayrıca bu çay kalp krizini engellemeye yardımcı oluyor.Sağlıklı bir şekilde kilo vermek istiyorsanız karabuğday çayı bunun için iyi bir yol arkadaşı olabilir. Kalorisi azdır, bu nedenle diyetinizde fazladan kalori konusunda endişelenmeden lezzetli, cevizli lezzetin tadını çıkarabilirsiniz.Bu, kilo almadan yudumlayabileceğiniz anlamına gelir. Yani, kilosunu yönetmek isteyenler için karabuğday çayı, hedeflerinize doğru ilerlemenin lezzetli ve suçluluk duymadan bir yoludur.Kan şekerini dengede tutmak ve diyabet riskini azaltmak için karabuğday çayı iyi bir seçim olabilir. Karabuğday, yavaş sindirilen karmaşık karbonhidratlar içerir, bu da kan şekeri seviyelerinde hızlı ani yükselişler yerine kademeli bir artışa yol açar.Ayrıca kan dolaşımında şekerin emilimini yavaşlatan, kan şekeri düzeylerini sabit tutmanıza yardımcı olan diyet lifi açısından da zengindir.Karabuğday çayındaki lif, faydalı bağırsak bakterileri için besin görevi görür ve iyi bir sindirim için gerekli olan dengeli ve sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu destekler. Ayrıca karabuğdaydaki bazı bileşenler, sindirim iltihabını ve rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olabilecek anti-inflamatuar özelliklere sahip olabilir.Karabuğday, gluten içermez. Bu özelliğiyle glüten duyarlılığı veya çölyak hastalığı olan kişiler için sağlıklıdır.Karabuğday pek çok vitamini içinde barındırır. Magnezyum, manganez ve B vitamini bakımından adeta bir hazinedir. Bu vitaminler sayesinde vücudu enerjik tutmaya yardımcı olur. Kas ve sinir fonksiyonlarını geliştirir. Kemik sağlığını iyileştirir.
İçindeki B vitamini sayesinde vücudunuzun yiyecekleri enerjiye dönüştürmesine yardımcı olur. Yani karabuğday yemek, vücudunuza sağlıklı ve aktif kalmak için ihtiyaç duyduğu besinleri vermenin lezzetli bir yoludur.Karabuğday çayı yapmak için, kabuğu çıkarılmış taneler ilk olarak fındıksı ve kızarmış tadı ortaya çıkarmak için kavrulur. Kavurduktan sonra, kabuğu çıkarılmış taneler, hoş kokulu ve toprak tadında bir çay yapmak için sıcak suya batırılabilir. Karabuğday çayı sıcak veya soğuk olarak içilebilir ve Doğu Asya ülkelerinde, özellikle Japonya&#039;da popülerdir, ancak sağlayabileceği çeşitli sağlık yararları nedeniyle dünya çapında hızla popüler hale gelmektedir.
ÖNEMLİ! Karabuğday çayını beslenme rutininize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aC-SfEpf1Ee9hEXSfwUNog.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Japonlar, uzun, yaşamını, ona, borçlu, Vücudu, dipçik, gibi, yapan, vitamin, hazinesi, kalorisi, bile, yok</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Çocukken sarışındım&amp;quot; diyenler dikkat! Saç renginizin zamanla değişmesinin nedeni buymuş</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cocukken-sarisindim-diyenler-dikkat-sac-renginizin-zamanla-degismesinin-nedeni-buymus</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cocukken-sarisindim-diyenler-dikkat-sac-renginizin-zamanla-degismesinin-nedeni-buymus</guid>
<description><![CDATA[ Bebekken ya da çocukluk döneminde saç renginiz daha açık tonlarda ya da sarı renkte olabilir. Zaman geçtikçe saçlarınız koyulaşabilir. Genellikle &quot;ben küçükken sarışındım&quot; cümlesini çok duyarız. Çocukluk fotoğraflarınıza baktığınızda saçlarınızdaki gözle görülür farkı görürsünüz. Saçlarınızın zamanla değişmesinin ve renginin koyulaşmasının bir nedeni var.Saçlarınz genellikle yaşınızın ilerlemesiyle birlikte beyazlar. Bu döneme kadar herkes saç renginin aynı kaldığını düşünür. Ancak gerçek böyle değil.Genellikle toplumda &quot;ben çocukken sarışındım&quot; cümlesini en az 1 kişiden duyarsınız ya da sizin saçlarınız da küçükken daha açık tonlarda olabilir. Çocukluk fotoğraflarınıza baktığınızda zaman içinde olan değişimi daha net görürsünüz. Çünkü yaşınız ilerledikçe saçlarınız daha koyu bir renk almıştır. Saçlarınızın yaşınızın ilerlemesiyle birlikte değişmesinin pek çok nedeni var.Genetik faktörler bu değişimin birinci nedeni olarak kabul edilir. Saç renginizdeki değişiklikler; saç, cilt ve göz rengini belirleyen farklı pigment türlerinin genel adı olan &#039;melanin&#039; isimli pigmentten kaynaklanır. Saç renginden sorumlu pigmentlere ise &#039;eumelanin&#039; ve &#039;pheomelanin&#039; denir.Eumelanin saçınızın rengini belirleyen bir pigmenttir. Eumelanin fazla olması saç tonunuzun daha koyu olacağı anlamına gelir. Feomelanin ise saçınızın &#039;sıcaklığını&#039; belirler. Örneğin kızıl saçlarda bu pigment daha fazla bulunur. Eumelanin ve feomelanin kombinasyonu sizin doğal saç renginizi oluşturur.Vücudun üretmiş olduğu melanin miktarını genlerimiz belirler. Ancak, yaş küçükken tüm genler aktifleştirilmemiştir ve bu durum da saç tonun gençken daha farklı görünmesine sebep olur. Yaş ilerledikçe bu genler aktifleşir. Bu da daha fazla eumelanin üretilmesine neden olur. Bunun sonucunda ise saçlarınız eskiden olduğundan birkaç ton daha koyu görünür.Saç renginizin zamanla koyulaşmasının pek çok nedeni var; İnsanlar yaşlandıkça, melanositler daha az melanin üretir ve bu durum da pigmentler azalmaya başlar. Bu durum da saçın doğal renginin eskisinden daha gri ve koyu görünmesine sebep olur.Herkesin aynı dönemde saçının koyulaşması mümkün değildir. Koyulaşma süreci kişiden kişiye değişiklik gösterir ve genetik faktörlerden etkilenir.Güneş ışığına fazla miktarda maruz kalırsanız saç renginiz koyulaşabilir. Güneşte bulunan UV ışınları saça nüfus eder ve melanini parçalayarak saç pigmentini etkiler. Parçalanmış melanin, saç rengini koyulaştırma özelliğine sahiptir.Genetik faktörlerde saçın koyulaşmasını ve koyulaşma hızını beliler. Bazı insanların yaşlandıkça saçlarının hızlı bir şekilde koyulaşmasına sahip genetikleri vardır. Genetik faktörlerin saç köklerinde ki melanin üretimini etkileme ihtimali vardır.Hamilelik, ergenlik veya menopoz gibi bazı süreçlerde hormonlarda değişiklik yaşanabilir. Hormon seviyelerinin değişmesi melanini etkiler. Saç renginde koyulaşma ve azalma gibi etkiler gözükebilir.Şapka kullanarak ve UV ışınlarından koruyan bakım ürünlerini kullanarak güneşin zararlı ışınlarından saçlarınızı koruyun. Melanin parçalanmasını önleyerek saçlarınızın daha hızlı koyulaşmasını engelleyebilirsiniz.Saçınıza düzenli olarak saç kremleri ve maskeleri ile bakım yapmak, saç sağlığını korumaya ve nemlendirmeye destek olur. Bakımlı saçların koyulaşma süreci daha yavaştır.
Saçlarınızı şekillendirirken kullandığınız aletlerin aşırı ısıda olması saça zarar verebilir ve saçın koyulaşmasına katkıda bulunabilir. Isı ile saçınızı şekillendirmeyi azaltın ve saçınızı fazla ısıdan korumak için ısı koruyucu spreyleri saçınıza uygulayın.Yaş ilerledikçe saç renginin değişmesi oldukça yaygındır. Bunun nedeni, saç foliküllerinin içindeki pigment üreticisi hücrelerin (melanositler) zamanla azalmasıdır. Saç rengini belirleyen pigmentler olan melanin, yaşlandıkça azalır ve bu da saçın beyazlamasına veya griye dönmesine neden olabilir.Genetik faktörler, saç renginin ne zaman ve ne hızda değişeceğini etkileyebilir. Ayrıca, saç rengindeki değişiklikler kişinin genel sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları ve çevresel etmenler gibi diğer faktörlerden de etkilenebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7PhIgYvmz0a4y5TU8q-jQw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Çocukken, sarışındım, diyenler, dikkat, Saç, renginizin, zamanla, değişmesinin, nedeni, buymuş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kolesterolü tavan yaptırıyor, damarları tıkıyor! Sandığınız gibi sağlıklı değilmiş</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kolesterolu-tavan-yaptiriyor-damarlari-tikiyor-sandiginiz-gibi-saglikli-degilmis</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kolesterolu-tavan-yaptiriyor-damarlari-tikiyor-sandiginiz-gibi-saglikli-degilmis</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda sağlığa olan faydaları ve çok yönlü kullanımıyla popüler hale gelen Hindistan cevizi yağının faydaları saymakla bitmiyor. Ancak Hindistan cevizi yağının sağlıklı olup olmadığı sağlık profesyonelleri ve araştırmacılar arasında devam eden bir tartışma konusu. Hindistan cevizi yağı düşündüğünüz gibi sağlıklı olmayabilir.Hindistan cevizi yağının kilo kaybına yardımcı olmaktan kalp sağlığını iyileştirmeye kadar sağlığı destekleyen pek çok faydası olduğunu söylüyor. Ancak Hindistan cevizi yağıyla ilgili yapılan bazı çalışmalar sanıldığı kadar sağlıklı olmasını gösteriyor. Hindistan cevizi yağının bazı olumlu yönleri olduğu doğru olsa da, sıklıkla iddia edildiği kadar sağlıklı olmayabileceğini gösteren daha az bilinen nedenler de vardır.Hindistan cevizi yağı doymuş yağlar açısından zengindir ve yağ asidi bileşiminin yaklaşık %82&#039;si doymuştur. Doymuş yağların, genellikle &quot;kötü&quot; kolesterol olarak adlandırılan düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) kolesterol seviyelerini arttırdığı bilinmektedir. Yüksek LDL seviyeleri, daha yüksek kalp hastalığı ve diğer kardiyovasküler sorunlar riskiyle bağlantılıdır. Bazıları Hindistan cevizi yağındaki doymuş yağ türlerinin, özellikle de laurik asitin, diğer doymuş yağlarla aynı olumsuz etkilere sahip olmayabileceğini iddia etse de kalp sağlığı üzerindeki potansiyel etkisi konusunda hala endişeler var.Hindistan cevizi yağının kilo kaybına yardımcı olabileceği yönündeki yaygın inanışın aksine, kalorisi yoğun bir yağdır. Bir yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı yaklaşık 120 kalori ve 14 gram yağ içerir.Sağlıklı kaynaklardan bile fazla kalori tüketmek (salatalara veya yemek pişirmek için bir miktar yağ eklemek), fiziksel aktivite ve çok yönlü bir beslenme ile dengelenmezse kilo alımına katkıda bulunabilir. Hindistan cevizi yağını kişinin diyetine dahil ederken porsiyon boyutlarına ve genel kalori alımına dikkat etmek önemlidir.Hindistan cevizi yağı bazı sağlık yararları sunsa da genel sağlık için çok önemli olan temel besin maddelerinden yoksundur. Hindistan cevizi yağı, diğer sıvı ve katı yağlardan farklı olarak vitamin, mineral veya lif içermez. Zeytinyağı ve avokado yağı gibi besin açısından zengin yağlar, E ve K vitaminleri, antioksidanlar ve diğer faydalı bileşiklerin bolluğu nedeniyle sağlık açısından ek faydalar sağlar. Temel besinleri sağlayan yağları seçmek, sağlıklı bir beslenmeye daha kapsamlı bir yaklaşım olabilir.Hindistan cevizi yağı, mutfaklarımıza ulaşmadan önce diğer yağlara benzer şekilde kapsamlı bir işleme ve işleme tabi tutulur ve bu da onun doğal sağlık yararlarını azaltabilir. Rafine edilmiş, ağartılmış ve kokusu giderilmiş (RBD) hindistancevizi yağı, solventler ve yüksek ısı içeren bir işleme tabi tutulur ve potansiyel olarak yüksek kolesterol seviyelerine yol açar. Bu yağ, kendine has özelliklerinden dolayı yağ üzerine yapılan bilimsel araştırmalarda kontrol maddesi olarak kullanılmaktadır.Hindistan cevizi yağı çeşitli sağlık iddiaları açısından popülerlik kazanmış olsa da, bu iddiaları destekleyen bilimsel kanıtlar diğer diyet yağlarıyla karşılaştırıldığında sınırlıdır.
Hindistan cevizi yağının sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin araştırmalar devam etmektedir ve kalp sağlığı, kilo yönetimi ve diğer sağlık yönleri üzerindeki etkisine ilişkin kesin kanıtlar oluşturmak için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Diyet seçimleri hakkında bilinçli kararlar verirken bilimsel fikir birliğine ve köklü araştırmalara güvenmek çok önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YiyXXfSWr0-JnnlFI6sbkg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kolesterolü, tavan, yaptırıyor, damarları, tıkıyor, Sandığınız, gibi, sağlıklı, değilmiş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzun boy sanıldığı kadar iyi değilmiş! Uzmanlar açıkladı: Her 10 santimde risk artıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzun-boy-sanildigi-kadar-iyi-degilmis-uzmanlar-acikladi-her-10-santimde-risk-artiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzun-boy-sanildigi-kadar-iyi-degilmis-uzmanlar-acikladi-her-10-santimde-risk-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kanser riski ve boy uzunluğu arasında bir ilişki olabileceğini hiç düşündünüz mü? Uzmanlara göre çok uzun boylu olmak kişiye dezavantaj sağlayabilir. Hatta bazı kanser türlerine yakalanma olasılığını artırabilir.Dünya Kanser Araştırma Fonu&#039;na göre boy ile kanser gelişme ihtimali arasında güçlü bir bağlantı var. Yapılan araştırmalara göre uzun boylu kişiler pankreas, kalın bağırsak, rahim (endometriyum), yumurtalık, prostat, böbrek, cilt (melanom) ve meme (menopoz öncesi ve sonrası) kanserlerini geliştirmeye daha yatkın olabilir.Amerika&#039;da yapılan araştırmaya göre uzun boylu olmak, kişiye bir dezavantaj sağlayabilir. Araştırmayı yapanlar, vücutlarında daha fazla hücre bulunması nedeniyle uzun boyla insanların kansere yakalanma riskinin daha fazla olduğu görüşünde.California Riverside Üniversitesinden Biyoloji Profesörü Dr. Leonard Nunney&#039;in yaptığı araştırma, ortalama boydan her 10 santimetre uzunluğun, kişinin kansere yakalanma olasılığını yüzde 10 oranında artırdığını ortaya koydu.Kadınlar için ortalama boyun 162, erkekler için 175 santimetre olarak tanımlandığı araştırmada, bunun nedeni olarak, uzunların vücutlarında mutasyona uğrayabilecek ve kansere yol açabilecek daha fazla hücreye sahip olmaları gösterildi.Nunney, araştırma çerçevesinde kadın ve erkekler için 10 binden fazla vakayı içeren bir dizi veriyi inceleyerek test edilen 23 kanser türünden 18&#039;inde, kişinin vücudundaki hücre sayısıyla kansere yakalanma riski arasında ilişki olduğunu tespit etti.Araştırmada ayrıca uzun kadınlar için kansere yakalanma olasılığının (yüzde 12) erkeklerden (yüzde 9) daha yüksek olduğuna, uzunluk ve kanser arasındaki bağın en çok kolon, böbrek ve lenf kanserlerinde görüldüğüne dikkat çekildi.Bulguların, uzun boyun, pıhtı, kalp rahatsızlığı ve diyabet dahil çeşitli sağlık sorunları riskini arttırabileceğine ilişkin daha önce yapılan araştırmayla tutarlılık gösterdiği ifade edildi.Öte yandan geçtiğimiz yıllarda Oxford Üniversitesi bilim insanları bir milyondan fazla kadın üzerinde yapılan çalışmaların, uzun boylu olmak ile en yaygın kanser türlerinin görülmesi arasında bir bağlantı olduğuna işaret ettiğini açıklamıştı.Araştırmaya göre kadınlarda ortalama uzunluk olarak belirlenen 152 santimetrenin üzerindeki her 10 santimetre kanser riskini yüzde 16 artırıyor.Lancet Oncology dergisinde yayımlanan çalışmanın bulguları büyümeyi kontrol eden kimyasalların tümörleri etkileyebilme ihtimaline işaret ediyor.İngiliz kanser araştırmaları vakfı Cancer Research UK, uzun boylu kişilerin yalnızca bu çalışma nedeniyle ciddi endişeye kapılmalarının yersiz olacağını açıkladı.Oxford Üniversitesi araştırmacıları bu çalışma için 1996 ve 2001 yılları arasında 1,3 milyon orta yaşlı kadının vakası üzerinde inceleme yaptı.Araştırmada sık görülen 10 kanser türü ile uzun boylu olma arasında bağlantı kuruldu.Buna göre boyu 180 santimetreye yaklaşan kadınların kansere yakalanma riskleri yüzde 37 daha fazla.Araştırma yalnızca kadınlar üzerine odaklanırken, bilim adamları uzun boylu olma ile kanser arasındaki bağlantının erkekler için de geçerli olduğunu söylüyor.Bilim adamları, bu bağlantıyı erkekleri de kapsayan 10 kadar benzer araştırmanın sonuçlarına bakarak kurduklarını belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ip2gP7HOgkGZGDhsF6DdCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzun, boy, sanıldığı, kadar, iyi, değilmiş, Uzmanlar, açıkladı:, Her, santimde, risk, artıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en ucuz ve süper gıdası! Damarda biriken yağı söküyor, kan şekerini dengeliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-ucuz-ve-super-gidasi-damarda-biriken-yagi-soekuyor-kan-sekerini-dengeliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-ucuz-ve-super-gidasi-damarda-biriken-yagi-soekuyor-kan-sekerini-dengeliyor</guid>
<description><![CDATA[ Vücudunuzdaki magnezyum, B vitamini, fosfor, manganez, demir eksiliğini gidermeniz için sağlıklı besinlerden faydalanmanız gerekir. Dünyada süper gıda olarak bilinen ve hem ucuz hem de vitamin deposu olan bir besin var ki vücuda faydaları saymakla bitmiyor. Sindirim sağlığından kemik sağlığına etkili olan bu besin, damarlarda yağ birikmesini de önlüyor.Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için doğanın gücünden faydalanabilirsiniz. Doğada yetişen bazı gıdalar, sağlığınız için mucize etkiler yaratabilir. Özellikle magnezyum eksikliği çekenler, vücuduna doğal vitamin depolamak isteyenler bu besini mutlaka tüketmeli.Dünyada en ucuz ve süper gıda olarak tanımlanan bu tahıl adeta her derde deva.Magnezyum, vücutta birçok önemli işlevi olan ve sağlığı destekleyen bir mineraldir. Kemik sağlığından, sindirim sağlığına kadar pek çok alanda fayda sağlar. Magnezyum eksikliği çeşitli belirtilerde kendini gösterebilir. Magnezyum eksikliği kasların düzenli çalışmasını bozabilir ve bu da kas kramplarına, spazmlara ve titremelere yol açabilir.Yorgun ve halsiz hissetmenize sebep olabilir.Magnezyum eksikliği baş ağrılarını artırır. Migren ataklarını tetikler.Uyku kalitesinde bozulmalara neden olabilir ve uykusuzluk veya kötü uyku düzeni ile ilişkili olabilir.Sindirim sistemini etkileyebilir. Magnezyum eksikliği sinir sistemini etkileyebilir ve huzursuzluk, anksiyete, depresyon ve sinirsel irritabilite gibi ruhsal sorunlara yol açabilir.Yüksek tansiyon (hipertansiyon) magnezyum eksikliği ile ilişkilidir. Magnezyum eksikliği, kan basıncının düzenlenmesini zorlaştırabilir.Bu gibi pek çok neden magnezyum eksikliğinin belirtileri olarak kabul edilir.Magnezyum eksikliğini önlemek için piyasada pek çok takviye ürün bulunur. Ancak magnezyumu besinler yoluyla da karşılayabilirsiniz&quot;Süper gıda&quot; olarak görülen eski bir tahıl hem ucuz fiyatı hem de zengin magnezyum içeriği ile özelliğiyle vücuda oldukça faydalı. Magnezyumu bazı besinler yoluyla vücudunuza yükleyebilirsiniz. Darı da en güçlü magnezyum kaynaklarından biri.Darı, önemli vitaminler (B grubu vitaminleri, özellikle niasin ve folat) ve mineraller (demir, magnezyum, fosfor) açısından zengindir. Bu besin maddeleri enerji üretimi, kemik sağlığı ve genel vücut fonksiyonları için gereklidir.Darı sindirimi son derece kolaydır, glisemik indeksi düşüktür ve tokluk hissi yaratır. Demir ve lif içeriği yüksek bir tahıl olması nedeniyle oldukça sağlıklıdır. En zengin magnezyum kaynaklarından biridir. Aynı zamanda fosfor, manganez ve demir içerir.Serotonin seviyesini artıran esansiyel bir amino asit içerir , bu da mutluluk hormonunu artırması anlamına gelir. Bu gıda güçlü bir antioksidan etkiye sahip olduğu için serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruma sağlar. Darının kan şekerini düzenleme özelliği haklı olarak yayılmıştır . İçerisindeki proteinin insülin duyarlılığını arttırdığı, kan şekeri ve trigliserit düzeylerini düşürdüğü ortaya çıktı.Darı, antioksidanlar açısından zengindir. Antioksidanlar, serbest radikallerin neden olduğu hücresel hasarı azaltarak yaşlanmayı geciktirebilir ve çeşitli hastalıklara karşı koruma sağlayabilir.Darı kolayca sindirilebilir olduğundan ve yüksek diyet lifi içeriği bağırsakları temizlediğinden mideniz üzerinde son derece iyi bir etkiye sahiptir. Darı tohumlarında çözünür lif bulunur, bu lif kötü olan yani LDL yani kolesterol düzeyini düşürmeye yardımcı olur. Çünkü bu çözünür lif midede jel benzeri bir kütle oluşturur ve kolesterolün emilmesine izin vermez. Bu etki mekanizması ateroskleroz riskini azaltabilir.Darı, çeşitli yemeklerde kullanılabilir. Pişirilmiş olarak yemeklerde, çorbalarda veya salatalarda kullanılabilir. Ayrıca darı unundan yapılan ekmek ve diğer fırın ürünleri de mevcuttur.Dengeli bir diyetin parçası olarak tüketildiğinde, genel sağlığı destekleyebilir ve çeşitli sağlık sorunlarına karşı koruyucu bir rol oynayabilir. Ancak, herhangi bir sağlık sorunu veya özel bir diyet gereksiniminiz varsa, bir sağlık profesyoneline danışmanız en iyisidir.Darı denemek istiyorsanız, pişirmeden önce tohumları iyice yıkayın. Yıkanmış darıyı üç katı kadar suyla bir tencereye alın ve üzeri kapalı olarak 15-20 dakika yumuşayıncaya kadar pişirin. Yoğurt ve meyve ile kahvaltı için mükemmel bir enerji kaynağıdır. Ana yemeğin yanında garnitür olarak yiyebilir, pilav yerine onunla yiyebilir veya herhangi bir yemeği zenginleştirebilirsiniz. Tatlı olarak denemek isterseniz kakao, vanilya veya damla çikolata ile tatlandırabilirsiniz.ÖNEMLİ! Tiroid hastalığınız varsa ya da kronik başka bir hastalığınız varsa darı tüketmeden önce mutlaka bir hekime danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JcVhuOlWNEWvmw7yK8ewFA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, ucuz, süper, gıdası, Damarda, biriken, yağı, söküyor, kan, şekerini, dengeliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>En güçlü antioksidan oymuş! Doğanın gençlik aşısı: Yaşlanmayı durduruyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/en-guclu-antioksidan-oymus-doganin-genclik-asisi-yaslanmayi-durduruyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/en-guclu-antioksidan-oymus-doganin-genclik-asisi-yaslanmayi-durduruyor</guid>
<description><![CDATA[ Hafif tatlı, çıtır çıtır ve sulu olan ahududuyu günlük diyetinize eklemek için geçerli pek çok neden var, çünkü harika besinlerin deposudurlar. Potasyum, omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar, flavonoidler gibi çeşitli besinleri barındıran ahududular, kan şekeri artışlarınızı kontrol altında tutabilen, kan basıncınızı kontrol altında tutabilen ve diyete bol miktarda lif katabilen, karşılaşabileceğiniz en besin açısından yoğun meyvelerden biridir.Ahududular, güçlü kemiklere ve parlak bir cilde yardımcı olabilen manganez açısından zengindir. Farklı renklerde gelirler ve daha koyu tonlar eklenen antioksidanlarla ilişkilidir.Siyah ahududular en fazla antioksidana sahipken, kırmızı ve altın rengi ahududular ikinci sırada gelir. Daha uzun yaşamak için diyetinize eklemeniz gereken bir meyve varsa, o da ahududu olmalıdır. İşte nedeni.Ahududu, C vitamini, kuersetin ve gallik asit gibi antioksidanların varlığı nedeniyle gezegendeki en sağlıklı meyvelerden biri olarak kabul edilir. Bu meyveyi düzenli olarak yemek sizi kansere, kalp hastalığına karşı koruyabilir ve yaşlanmayı tersine çevirebilir.Ahududu, şeker oranı düşük olduğu için diyabet dostu meyvelerden biridir. Doğal olarak tatlıdır ve tatlı isteklerini gidermek isteyen diyabet hastaları için ölçülü olarak yenmesi güvenlidir.Buna ek olarak, yüksek antioksidan seviyelerine sahip ahududular, tip 2 diyabet için bir risk faktörü olabilecek iltihabı önlemeye yardımcı olabilir.Ahududu, kan basıncını düşürmeye ve kalp fonksiyonunu korumaya yardımcı olabilen potasyum açısından zengindir. Ahudududaki omega-3 yağ asitleri ayrıca felç ve kalp sorunlarını önlemeye yardımcı olabilir.Ahududu, dışkıya hacim katarak kabızlığı önlemeye yardımcı olabilen çok yüksek lif içeriğine sahip olduğu için bağırsak sağlığınız için de harikadır.Ahududu yemek hafızanızı keskinleştirebilir ve bilişsel işlevleri geliştirebilir çünkü meyvede C ve E vitamini gibi yüksek düzeyde antioksidanlar bulunur ve bunlar nörolojik sağlık için harikalar yaratabilir.Ahududular kahvaltıdan akşam atıştırmalıklarına kadar öğünlerinizde çeşitli şekillerde yenebilir:1. Sütünüze ahududu ve badem, ceviz, kuru üzüm gibi en sevdiğiniz kuru meyveleri ekleyin ve besin açısından zengin bir smoothienin tadını çıkarın.
2. Lezzetli ve besleyici bir kahvaltı için yulaf ezmenize bol miktarda ahududu ekleyin
3. Lezzetli bir atıştırmalık için taze ahududuları granola ile birlikte yoğurda ekleyebilirsiniz
4. Gününüze enerjik bir başlangıç ​​yapmak için ahududulu krep de yapabilirsiniz ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p5Ns_QVkYUyyZUnjAlOUlA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>güçlü, antioksidan, oymuş, Doğanın, gençlik, aşısı:, Yaşlanmayı, durduruyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li uzmanlar açıkladı: Çok tatlı yemek şeker hastası yapar mı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/abdli-uzmanlar-acikladi-cok-tatli-yemek-seker-hastasi-yapar-mi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/abdli-uzmanlar-acikladi-cok-tatli-yemek-seker-hastasi-yapar-mi</guid>
<description><![CDATA[ Şekerlemelerden pastalara, şerbetli ya da sütlü tatlılara karşı koyabilmek zordur. Özellikle diyabet konusunda artan endişelerle birlikte, çok fazla tatlı tüketmenin bu kronik rahatsızlığı geliştirme riskini gerçekten artırıp artırmadığını anlamak önemlidir. Peki, Çok fazla tatlı yemek diyabet riskini artırabilir mi?İnsanların en sık sorduğu sorulardan biri, çok fazla şeker yemenin doğrudan diyabete neden olup olmadığıdır. Cevap basit bir &quot;evet&quot; veya &quot;hayır&quot;dan daha karmaşıktır.
Amerikan Diyabet Derneği&#039;ne göre, Tip 1 diyabet, vücudun bağışıklık sisteminin insülin üreten hücrelere saldırdığı bir otoimmün rahatsızlıktır ve şeker tüketiminden kaynaklanmaz. Öte yandan, daha yaygın olan Tip 2 diyabet, diyet de dahil olmak üzere yaşam tarzı faktörleriyle yakından bağlantılıdır.Şeker oranı yüksek bir diyetin, Tip 2 diyabet için önemli bir risk faktörü olan obeziteye yol açabileceğine inanılmaktadır. Aşırı şeker tüketimi, özellikle hayati organları çevreleyen viseral yağ formunda kilo alımına neden olabilir.Bu tür yağ, vücudun hücrelerinin insüline daha az tepki vermesiyle sonuçlanan ve daha yüksek kan şekeri seviyelerine ve sonunda Tip 2 diyabete yol açan bir durum olan insülin direnciyle ilişkilidir.En endişe verici şeker kaynaklarından biri şekerli içeceklerdir. Journal of Diabetes Investigations&#039;da yayınlanan araştırma, düzenli olarak şekerli içecekler tüketen kişilerin Tip 2 diyabet geliştirme riskinin önemli ölçüde daha yüksek olduğunu buldu. Çalışma, günde bir veya iki şekerli içecek tüketmenin bile riski %26&#039;ya kadar artırabileceğini vurguladı.Bunun arkasındaki sebep, şekerli içeceklerin kan şekeri seviyelerinde hızlı artışlara neden olması ve zamanla insülin direncine yol açmasıdır.
Bu içecekler çok az besin değeri sağlar veya hiç sağlamaz, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu gerekli besinleri sunmadan kilo alımına katkıda bulunur. Şekerli içecekleri sınırlamak, diyabet riskini azaltmada kritik bir adımdır.Meyve ve sebzelerde bulunan doğal şekerler ile işlenmiş gıdalarda bulunan ilave şekerler arasında ayrım yapmak önemlidir.Şekerlemeler, fırınlanmış ürünler ve tatlandırılmış tahıllardaki gibi ilave şekerler, aşırı tüketildiğinde özellikle zararlıdır. İlave şeker oranı yüksek diyetler, diyabetin öncüsü olan insülin direncinin artmasına yol açabilirİnsülin direnci, vücudun hücreleri kan şekeri seviyelerini düzenlemekten sorumlu hormon olan insüline etkili bir şekilde yanıt veremediğinde ortaya çıkar. Sonuç olarak pankreas telafi etmek için daha fazla insülin üretir, ancak zamanla bu daha yüksek kan şekeri seviyelerine ve sonunda Tip 2 diyabete yol açabilir.Aşırı şeker tüketiminin diyabet riskini artırabileceği açık olsa da, şekerin kendi başına kötü olmadığını belirtmek önemlidir. Anahtar, ölçülü olmak ve dengeli bir diyet sürdürmektir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şekerlerin günlük toplam enerji alımınızın %10&#039;undan daha azını ve ideal olarak ek sağlık yararları için %5&#039;ten daha azını oluşturmasını önermektedir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ituPSKHZyEKBdyOw8avN9w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, uzmanlar, açıkladı:, Çok, tatlı, yemek, şeker, hastası, yapar, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Saç boyalarındaki büyük tehlike! İçindeki bu madde ölüm saçıyor, iç organlara kadar yayılıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sac-boyalarindaki-buyuk-tehlike-icindeki-bu-madde-oelum-saciyor-ic-organlara-kadar-yayiliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sac-boyalarindaki-buyuk-tehlike-icindeki-bu-madde-oelum-saciyor-ic-organlara-kadar-yayiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Saçın rengini değiştirmek ya da beyaz saç tellerini kapatmak için uygulanan saç boyaları sağlığınız için ciddi bir tehdit oluşturabilir. Saç boyalarının içerisinde kimyasal bileşenler bulunur. Özellikle de bazı saç boyaları yüksek oradan oksitleyiciler içerir. Bu oksitleyiciler hızlıca saç derisinden emilerek vücudunuza yayılabilir ve bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Hatta ölüme kadar götürebilir.Saç boyası, saç rengini değiştirmek veya mevcut rengini tazelemek amacıyla kullanılan kimyasal veya doğal bir üründür.
Genellikle saçın üzerine sürülerek uygulanır ve kimyasal bileşenler yardımıyla saç telindeki pigmentleri etkiler, böylece istenilen renk elde edilir. Saç boyaları çeşitli renk seçenekleri sunar ve kalıcı, yarı kalıcı veya geçici olabilir.Kalıcı boyalar genellikle amonyak ve peroksit içerir, bu da saçın rengini kalıcı olarak değiştirir. Yarı kalıcı boyalar daha az kimyasal içerir ve rengi zamanla solarken geçici boyalar ise birkaç yıkama ile çıkar. Saç boyaları, saçın doğal rengini değiştirmek, gri saçları kapatmak veya farklı renk efektleri yaratmak için kullanılır.Saçlarınızın rengini değiştirmek ya da beyaz saç tellerini kapatmak için kullandığınız saç boyaları, yüksek oradan oksitleyiciler içeriyor. Bu oksitleyiciler hızlıca saç derisinden emilerek basit dermatit tarzı reaksiyonlardan ciddi ve yaşamı tehdit edici reaksiyonlara kadar pek çok sağlık sorununa yol açıyor.Koyu renk ve siyah boyalar daha yüksek oranda oksitleyici içerdiği için daha riskli olabiliyor. Burada en çok suçlanan madde parafenilendiamin denen kimyasal içerik oluyor.Kuaför ya da güzellik salonlarında saçlarınızı boyatırken saç diplerinde kaşıntı ve yanma hissi olabilir. Saç diplerine boya sürüldüğü anda başlayan bu yanma hissi alerjik reaksiyonlardan kaynaklı olabilir.Saç boyasının kaşıntı yapması içeriğindeki kimyasalların deri de oluşturduğu kontakt alerjik reaksiyon veya toksik alerjik reaksiyondan kaynaklanıyor. Bu nedenle alerjisi olanlar ya da hassas bir vücuda sahip olanların saç boyası gibi kimyasallardan uzak durması gerekiyor.Bazı kişilerde sadece kaşıntı bazı kişilerde kaşıntı ile birlikte kızarıklık yanma bazı kişilerde de bunlarla birlikte baş ağrısına kadar varan ve hatta tüm yüze kadar ve tüm vücuda kadar da yayılabilen ciddi reaksiyonlar ortaya çıkabilir.Saç boyaları çeşitli kimyasal maddelerin birleşimden oluşur. Eğer içeriğindeki kimyasala karşı o kişide ileri derecede bir hassasiyet varsa bazen ölümcül de olabilecek anafilaksi tarzı reaksiyonlara sebep olabilirSaç boyama işlemi sırasında herhangi bir kızarıklık, yanma, batma ve ya vücudunuzda herhangi bir değişiklik hissediyorsanız çok vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız gerekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l2hxXJC8p0ikC9fWvm-3Xw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Saç, boyalarındaki, büyük, tehlike, İçindeki, madde, ölüm, saçıyor, iç, organlara, kadar, yayılıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yemeklerin vazgeçilmez ikilisi ama bu zararını bilen yok! Meğer reflü, gastrit ve ülseri tetikliyormuş</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yemeklerin-vazgecilmez-ikilisi-ama-bu-zararini-bilen-yok-meger-reflu-gastrit-ve-ulseri-tetikliyormus</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yemeklerin-vazgecilmez-ikilisi-ama-bu-zararini-bilen-yok-meger-reflu-gastrit-ve-ulseri-tetikliyormus</guid>
<description><![CDATA[ Yemeklerin yanında iyi bir eşlikçi olarak servis edilen sarımsaklı yoğurt genellikle vücuda faydalarıyla bilinir. Çünkü hem yoğurt hem de sarımsak tek başına güçlü vitamin kaynaklarıdır. Ancak bu ikilinin bir araya gelmesi bazı sağlık sorunlarına da yol açabilir. Bu nedenle sarımsaklı yoğurt tüketirkeN  aşırIya kaçmamak önemlidir. Peki, sarımsaklı yoğurt tüketmek zararlı mı? İşte yanıtı...Hem yoğurtdun hem de sarımsağın vücuda faydaları saymakla bitmiyor. Doğal antibiyoik olarak bilinen sarımsak vücudu hastalıklara karşı koruyor.
Yoğurt en güçlü probiyotik kaynaklarından biri ve iyi bir sindirim düzenleyici. Bu ikili bir araya geldiğinde tam bir şifa deposuna dönüşüyor. Ancak sarımsaklı yoğurdun aşırı tüketimi bazı sağlık sorunlarına da yol açabiliyorHealth Benefits and Risks of Garlic: A Review of Clinical Studies&quot; (2021) isimli makalede yer alanlara göre bazı besinlerin birleşimi midenizde hassasiyet oluşturabilir.&quot; diyor. Sarımsaklı yoğurtta bu besinlerden biriAşırı sarımsaklı yoğurt tüketimi mide asidini artırabilir. Bu durum da mide de yanma, mide ekşimesi ve sindirim sistemi sorunlarına neden olabilir. Eğer kronik mide rahatsızlıklarınız reflü, gastrit veya ülser gibi sorunlarınız varsa sarımsaklı yoğurdu dikkatli tüketmek gerekiyor.Sarımsak tüketimi bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Ciltte döküntü, kaşıntı veya nefes darlığı gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Eğer sarımsaklı yoğurdun içine tuz eklenmişse, fazla tuz tüketimi tansiyon sorunlarına veya böbrek problemlerine yol açabilir.Yoğurt, laktoz içerir ve laktoz intoleransı olan kişilerde sindirim problemlerine yol açabilir. Eğer laktoz intoleransınız varsa, sarımsaklı yoğurdu tüketirken dikkatli olmalısınız veya laktozsuz alternatiflerini tercih edebilirsiniz.Sarımsaklı yoğurt, bazı kişilerde gastrit veya reflü gibi mide problemlerini tetikleyebilir. Özellikle mide rahatsızlıkları yaşayanlar için dikkatli olunmalıdır.Sarımsaklı yoğurdun tansiyon üzerindeki etkisi ile ilgili bilimsel araştırmalar sürmektedir ancak henüz kesin bir sonuca ulaşılamamıştır. Bazı araştırmalar sarımsağın tansiyonu düşürücü etkisinden dolayı sarımsaklı yoğurdun da tansiyonu düşürebileceğini öne sürmektedir.Ancak tansiyon problemleri olan kişilerin sarımsaklı yoğurt gibi besinleri tüketmeden önce doktorlarına danışmaları önerilmektedir. Çünkü her besin herkese aynı etkiyi yapmayabilir ve bazı besinler ilaçlarla etkileşime girebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PYuda4l4D0GIIvTmGZLYsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yemeklerin, vazgeçilmez, ikilisi, ama, zararını, bilen, yok, Meğer, reflü, gastrit, ülseri, tetikliyormuş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ispanakla karıştırılıyor, vücudu zehirliyor! Bitkinin köklerine dikkat: Yiyen soluğu hastanede alıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ispanakla-karistiriliyor-vucudu-zehirliyor-bitkinin-koeklerine-dikkat-yiyen-solugu-hastanede-aliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ispanakla-karistiriliyor-vucudu-zehirliyor-bitkinin-koeklerine-dikkat-yiyen-solugu-hastanede-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Eylül ayının gelmesiyle birlikte ıspanak tezgâhlarda yerini aldı. Geleneksel tıpta güzellik ve sağlık amaçlı kullanılan bir bitki olarak bilinen &quot;Güzelavrat otu&quot; ıspanakla karıştırılarak zehirlenmelere sebebiyet veriyor. Bu iki otun ayrımını yaprak için köklerine dikkat etmek gerekiyor.Güzelavrat otu, ıspanakla benzer görünümü nedeniyle yanlışlıkla tüketildiğinde ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.Geleneksel tıpta güzellik ve sağlık amaçlı kullanılan bir bitki olarak bilinen &quot;Güzelavrat otu&quot; ıspanakla karıştırılarak zehirlenmelere sebebiyet veriyor. Geçtiğimiz yıllarda bu iki bitkiyi karıştıran vatandaşlar soluğu hastanelerde almıştı.Bilimsel adı ‘Huperzia serrata’ olsa da halk arasında ‘güzelavrat otu’ olarak bilinen bitki, ıspanak ile benzer yaprak yapısına sahip olduğu için oldukça dikkat gerektiriyor. Vatandaşlar bu iki bitki arasındaki ayrımı yapmada zorluk çekebiliyor.Güzelavrat otunun yanlışlıkla tüketilmesi sonucunda mide bulantısı, kusma, baş dönmesi ve ciddi zehirlenme belirtilerine yol açabiliyor. Esnaf ve uzman görüşlerin ortak paydası ise bu tarz riskli bitkilerin kişisel toplanmasından ziyade bilinen ve güvenilir kaynaklardan temin edilmesi yönünde.Sivas’ta sebze halinde 30 yıldır esnaflık yapan Ahmet Şarkışla, “Bugünden itibaren ıspanak sezonu açıldı. Bilinçsiz toplanan ıspanakta farklı otlar olabilir. Güzelavrat otu ıspanağa benziyor ama bunun üstadı neyin ne olduğunu bilir. Bu iki otun ayrımı köklerinden belli olur. Bizim sattıklarımızda kesinlikle yabani ot olmaz ama vatandaş kendi toplarken farkında olmadan yanlış ot toplayabilir” dedi.Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tolga Karaköy ise yaptığı açıklamada, “Doğada farklı familyalardan oluşan ancak birbirine benzeyen bitkiler aynı şey zannedilerek tüketilebiliyor. Çünkü pancar zannedilerek tüketilen güzelavrat otu veya buna benzer bitkilerde zehirlenme vakaları söz konusu olabiliyor. Bu bitkiler tüketilirken uzmanlarına danışılmalı. Bununla birlikte şahsen de rast geliyorum.Vatandaşlar yol kenarında araçlarından inip bu ve buna benzer bitkileri topluyorlar. Bu o kadar sağlıksız bir durum ki. Oradan birçok araç geçiyor. Egzozdan çıkan gazlar, sürekli sürtünmeye bağlı lastik ve asfalttan sıçrayan kalıntılar yağan yağmur sularıyla birlikte yanlara doğru taşınıyor. Bu bitkiler de son derece sağlıksız bir hale geliyor. Haliyle son derece sağlıksız bir durum ortaya çıkıyor” ifadelerine yer verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lfj7uvF4mE2-uprcwS6FCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Ispanakla, karıştırılıyor, vücudu, zehirliyor, Bitkinin, köklerine, dikkat:, Yiyen, soluğu, hastanede, alıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da 150 milyon liralık kaçak ilaç ele geçirildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/istanbulda-150-milyon-liralik-kacak-ilac-ele-gecirildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/istanbulda-150-milyon-liralik-kacak-ilac-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul&#039;da, çok sayıda kaçak ilaç ele geçirilen operasyonda, 2 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Türkiye&#039;ye girişi ve satışı yasak olan ilaçların tedarik edilip, piyasaya sürüleceğini tespit etti.  Teknik ve fiziki takip yapan ekipler, kaçak ilaçların Fatih&#039;te bir ikamet adresinde depolandığını belirledi.  Ekipler, yapılan çalışmaların tamamlanmasının ardından belirlenen adrese düzenledikleri operasyonda, 2 şüpheliyi yakaladı.  Adreste yapılan aramalarda piyasa değeri 150 milyon lira olduğu değerlendirilen kanser, diyabet ve böbrek hastalıklarının tedavilerinde kullanılan 72 bin 761 kaçak ilaç ele geçirildi.  Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, adli kontrol hükümleri uygulanıp, serbest bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cC3HZ4SM20GDPIumK2rhug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, 150, milyon, liralık, kaçak, ilaç, ele, geçirildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yanlış sünnet edilen çocuk, kasığından alınan deriyle tedavi edildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yanlis-sunnet-edilen-cocuk-kasigindan-alinan-deriyle-tedavi-edildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yanlis-sunnet-edilen-cocuk-kasigindan-alinan-deriyle-tedavi-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Sünnet sırasında penisinin derisi yanlışlıkla kesilen 4 yaşındaki çocuk, Kayseri Şehir Hastanesi&#039;nde cildinden yapılan yamayla tedavi edildi.Ailesiyle Niğde&#039;de yaşayan 4 yaşındaki Mehmet&#039;in sünnet sırasında yanlışlıkla penis derisi tamamen kesildi.  Bunun üzerine çocuk, ailesi tarafından Kayseri Şehir Hastanesi&#039;ne götürüldü.  Burada kasığından alınan deri, penisine yama yapılan çocuğun hastanedeki tedavisi sürüyor.  Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi ve Ürolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Erman Dörterler, çocuğun, &quot;merdiven altı&quot; diye tabir edilen bir yerde, hekimin bulunmadığı ortamda sünnet edildiğini söyledi.  Sünnet sırasında penis derisinin tamamının kesildiğini tespit ettiklerini belirten Dörterler, şunları anlattı:  &quot;Hastamız, ileri merkez olduğu için buraya sevk edildi. Hastanın ciddi bir problemi vardı. Biz tedavilerini yaptıktan sonra ameliyata aldık. Sünnet derisi tamamen köküne kadar kesilmişti, yanlış sünnetten dolayı. Bu, çocuk için ciddi bir sorun olacaktı. Çocuğun kasık bölgesinden cilt alarak yani kabaca ciltten yama yaparak operasyonu gerçekleştirdik, gayet başarılı geçti. Cilt greftimiz tuttu.&quot; &quot;SÜNNET, CERRAHİ BİR İŞLEMDİR&quot;  Her çocuğun bu kadar şanslı olmayabileceğine dikkati çeken Dörterler, &quot;Daha ciddi problemler görüyoruz, sık sık bunlara da rastlıyoruz. Ailelere önerim, sünneti cerrahlar tarafından hastane koşullarında, ameliyathanede yaptırmaları. Toplum olarak sünnetin bir cerrahi işlem olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Henüz bu bilinç düzeyi oluşmadı. Tekrar tekrar söylüyorum, bizim başımıza gelmez demeyin. Bir kez olur ve çocuğun hayatı kararır. Herkes bu çocuk kadar şanslı olmayabilir.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n41al_xBr0eNe5wp7-y0Yw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yanlış, sünnet, edilen, çocuk, kasığından, alınan, deriyle, tedavi, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tatilde alınan kiloları vermenin 7 kuralı! Metabolizmayı harekete geçirip, hızlı yağ yakıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/tatilde-alinan-kilolari-vermenin-7-kurali-metabolizmayi-harekete-gecirip-hizli-yag-yakiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/tatilde-alinan-kilolari-vermenin-7-kurali-metabolizmayi-harekete-gecirip-hizli-yag-yakiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaz tatilinde porsiyon kontrolü yapmak ve yediklerinize dikkat etmek zor olabilir. Genellikle yaz mevsiminde diyet yapmak kolay değildir. Eğlence, seyahat, deniz ve havuz derken tüm alışkanlıklarınız birden değişebilir ve bu durumda kilo alımı kaçınılmaz olur. Ancak tatil dönüşünde eski formunuza geri kavuşmanın bir yolu var. Sadece 7 adımda aldığınız fazla kiloları kısa sürede verebilirsiniz.Tatilde aldığınız fazla kiloları geri vermek için tatil sonrasında günlük alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz gerekir. Bu 7 kurala dikkat ederek yaşamınızı değiştirebilir ve beslenmenizi düzene sokabilirsiniz.Daha fazla sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlar tüketmeye özen gösterin. İşlenmiş gıdalardan ve şekerli yiyeceklerden kaçının. Porsiyonlarınızı küçültmek, kalori alımını kontrol etmenize yardımcı olabilir. Öğünlerinizi düzenli aralıklarla ve dengeli bir şekilde tüketin.Tatilde denize, havuza girerken ya da güneşlenirken öğün atlamış olabilirsiniz. Öğün atladığınız zaman metabolizmanız yavaşlar. Tatil dönüşü kilo vermek için metabolizmayı harekete geçirmek gerekir.Bu nedenle beslenmenizi düzene sokun. Ana öğünlerde protein kaynaklı beslenin. Ara öğünleri dahi atlamayın.Tatilde güneş ışınları ve sıcak hava sebebiyle vücudunuz su kaybetmiş olabilir. Vücudunuzun ihtiyacı olan su miktarını geri kazandırmak için her gün bol miktarda su tüketmeye başlayın.Su içerek vücudunuzun nem dengesini koruyun. Günde 2-3 litre su tüketerek metabolizma hızını artırın. Ayrıca su içerek vücudunuzdaki ödem ve toksinleri de kısa sürede atabilirsiniz. Tükettiğiniz su sağlığınızı korur ve kilo vermenizi sağlar.Tatil yaparken vücudunuz hareketsiz kalmış olabilir. Egzersiz yapmaya kaldığınız yerden devam etmek için harekete geçmelisiniz. Tatilde hızlı ve düzensiz yaşamdan dolayı aldığınız kalorileri hareket ederek yakabilirsiniz.Her gün düzenli olarak egzersiz yaparak metabolizmanın daha hızlı çalışmasına yardımcı olabilir ve yağ yakabilirsiniz. Günde en az 45 dakika yürüyüş veya yaptığınız egzersizler tatil sonrası kaslarınızı çalıştırara vücudunuzun toparlanmasına yardımcı olur.Tatilde çok fazla fastfood gıdalar, atıştırmalıklar ve abur cuburlar tüketmiş olabilirsiniz. Bu yiyecekler kilo almanıza sebep olur. Vücutta yaplar depolanır. Bu beslenmeyi artık bir kenara bırakmanız gerekir. Alışkanlıklarınızı değiştirerek düzenli bir diyet listesine uymalısınız. Her gün yeterli miktarda kalori almalı ve sağlıklı beslenmelisiniz. Sağlıklı meyveler, sebzeler ve lifli gıdalardan oluşan bir program hazırlayabilirsiniz.Yeterli uyku almak, metabolizmanızı düzenler ve kilo kontrolüne yardımcı olabilir. Her gece 7-9 saat uyumaya özen gösterin.Bitki çayları zayıflama süreçlerinin en büyük yardımcılarıdır. Bitki çayı içerek metabolizmayı hızlandırabilir ve yağ yakımını destekleyebilirsiniz. Bitki çayları bağırsak hareketlerini de düzenler. Sindirimi kolaylaştırır. Vücutta biriken ödem, toksin ve zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Her gün 1 ya da 2 fincan bitki çayı tüketerek tatilde aldığınız kalorileri harcayın. Yeşil çay, nane çatı, zencefil çayı, beyaz çay, tarçın çayı vb. bitki çayları yağ yakmanızı destekler.
ÖNEMLİ! Bu birkaç basit öneri kilo vermenize yardımcı olabilir. Ancak bir uzmana danışarak kişiye özel diyet ve egzersiz planı oluşturmanız sağlığınız için önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aNaANHGnZUSTASHJTEnt_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Tatilde, alınan, kiloları, vermenin, kuralı, Metabolizmayı, harekete, geçirip, hızlı, yağ, yakıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar uyarıyor: Her lokması zehir, kanseri tetikliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyariyor-her-lokmasi-zehir-kanseri-tetikliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyariyor-her-lokmasi-zehir-kanseri-tetikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünya genelinde kanser hastalığında ciddi bir artış söz konusu. Uzmanlar bu endişe verici artışla ilgili ciddi uyarılarda bulunuyor. Kanser artışının bazı besinlerin tüketiminden kaynaklı olabileceği de söyleniyor. Yapılan son araştırmalarda sofralardan eksik olmayan ve sıklıkla tüketilen bazı besinlerin kanseri artırdığı ortaya çıktı.Kanser dünya genelinde özellikle genç kadınlar ve 30’lu yaşlardaki yetişkinler üzerinde giderek artıyor. Miami Üniversitesi Sylvester Kapsamlı Kanser Merkezi’nden Dr. Coral Olazagasti, geçmişte kanserin yaşlı nüfus hastalığı olarak görüldüğünü, ancak son yıllarda daha erken yaşlarda teşhis konduğunu ifade ediyorDünya Kanser Araştırma Fonu Beslenme Uzmanı Matthew Lambert, Daily Mail’e yaptığı açıklamada, aşırı işlenmiş gıdalar ile yüksek doymuş yağ, şeker ve tuz içeren yiyeceklerin daha az tüketilmesini önerdi. Çünkü besinlerin sıklıkla tüketimi kanseri tetikleyebilir. Lambert; kek, bisküvi, cips, şekerli içecekler, pizza ve hamburger gibi yiyeceklerin bu tür gıdalara örnek olduğunu belirtti.Araştırmalar, aşırı işlenmiş gıdaların ve işlenmiş etlerin, erken başlangıçlı bağırsak kanseri riskini artırabileceğini gösteriyor.Amerikan Klinik Onkoloji Derneği&#039;nden Profesör Charles Swanton, düşük lif ve yüksek şeker içeren diyetlerin bağırsak bakterileriyle ilişkili mutasyonlara neden olabileceğini açıkladı.Ultra işlenmiş gıdalar (UPF’ler), şeker, doymuş yağ ve tuz bakımından yüksek olup, vitamin ve lif içermiyor.UPF’ler, ABD gıda arzının yaklaşık yüzde 73’ünü oluştururken, Amerikalı yetişkinler günlük kalorilerinin yüzde 60&#039;ından fazlasını bu gıdalardan alıyor.Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, işlenmiş eti ‘kanserojen’ olarak sınıflandırdı ve kolorektal kanserle bağlantılı olduğuna dair yeterli kanıt olduğunu vurguladı.015 yılında yapılan bir araştırma, her gün kırmızı ve işlenmiş et tüketen kişilerin, haftada bir veya daha az tüketenlere göre bağırsak kanseri riskinin yüzde 40 daha fazla olduğunu ortaya koydu.Duke Üniversitesi&#039;nden Dr. Nicholas DeVito, kırmızı et ve tütsülenmiş gıdaların kanser riskini artırdığını ve yeni hastalarının çoğunun 45 yaşının altında olduğunu ifade etti.Kanser riskini azaltmak için çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri ve alışkanlıklar benimsemek mümkün. İşte bunun için birkaç pratik yöntem. SAĞLIKLI BESLENME

Bol miktarda meyve, sebze ve tam tahıl tüketin
İşlenmiş gıdalardan ve şekerli içeceklerden kaçını
Yağlı ve kırmızı etleri sınırlayın
Omega-3 yağ asitleri açısından zengin yiyecekler (örneğin, somon) tüketin.Haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapın veya 75 dakika yoğun egzersiz yapın.
Fiziksel aktivite, kanser riskini azaltabilir ve genel sağlık durumunu iyileştirebilir.Sigara ve Alkol Kullanımını Azaltma:Sigara içmeyin ve sigara dumanına maruz kalmaktan kaçının.
Alkol tüketimini sınırlayın; kadınlar için günde bir, erkekler için günde iki içkiden fazla alkol tüketmemeye çalışın.Sağlıklı bir kiloyu koruyun, aşırı kilodan kaçının.
Obezite, birçok kanser türü için risk faktörü olabilir.Güneşe maruz kalma sürenizi sınırlayın ve güneş koruyucu kullanın.
Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, cilt kanseri riskini artırabilir.Doktorunuzun önerdiği tarama testlerini düzenli olarak yaptırın. Örneğin, meme kanseri, kolon kanseri ve rahim ağzı kanseri için tarama testleri önemlidir.
Erken teşhis, birçok kanser türünde tedavi şansını artırabilir.Stres yönetimi tekniklerini öğrenin ve uygulayın. Yoga, meditasyon ve derin nefes egzersizleri gibi yöntemler yardımcı olabilir.
Kronik stresin, bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkileri olabilir.Bu yaşam tarzı değişiklikleri, genel sağlığı iyileştirebilir ve kanser riskini azaltabilir. Ancak, genetik faktörler ve diğer bireysel etmenler de rol oynayabilir, bu yüzden kişisel sağlık planınızı doktorunuzla birlikte belirlemek en iyisidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NAsyTzEkAkycXKjg3z-DFA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, uyarıyor:, Her, lokması, zehir, kanseri, tetikliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin yeşil altını tezgahta 300 liradan yerini aldı! Faydasını duyan kapış kapış alıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turkiyenin-yesil-altini-tezgahta-300-liradan-yerini-aldi-faydasini-duyan-kapis-kapis-aliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turkiyenin-yesil-altini-tezgahta-300-liradan-yerini-aldi-faydasini-duyan-kapis-kapis-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Siirt’te taze fıstık, eylül ayının başlangıcı ile tezgahlarda yerini aldı. 300 TL&#039;den alıcı bulan fıstık, sağlığa olan faydalarıyla da dikkat çekiyor. Hem besleyici hem de lezzetli bir atıştırmalık olan fıstık demir, magnezyum, çinko açısından da oldukça zengin.Siirt’te çiftçilerin en büyük gelir kaynaklarından olan taze Siirt fıstığı yeni mahsulü piyasa çıkarak, tezgahlarda yerini almaya başladı.Vatandaşların büyük rağbet gösterdiği Siirt fıstığının bu yıl ki fiyatı 300 TL’den alıcı buluyor. Siirt fıstığının kızarmış olanları toplanmaya başlarken, Eylül ayı içerisinde Siirt fıstığının hasadının tamamlanması bekleniyor.Bu yılki fıstıkların güzel olduğunu belirten kuruyemiş esnafı Ramazan Yılmaz, &quot;Tam hasadımız başlamamış. 15 Eylül&#039;de hasadımız başlıyor. Şu anki fiyatını da 300 liradan başlattık. Siirt halkımız da bu fıstığı çok seviyor. Kimisi yaş halini daha çok seviyor. Kuru halini sevmiyor fıstığın. Her zaman olmadığı için bazıları alıp da kışlık yapıp dolaplarına da koyabiliyor. Fıstıklarımızın hepsi çatlak, hepsi tek tek seçilmiş. Dalından seçerek geliyor bu fıstıklar bize’’ şeklinde konuştu.Müşteri Turan Açıkgöz ise; &quot;Bende 2 kilogram aldım. Siirt yaş fıstığını çok seviyorum. Herkese tavsiye ediyorum’’ dedi.Siirt&#039;te halk arasında Türkiye&#039;nin &quot;yeşil altını&quot; olarak da bilinen fıstık, sağlık için pek çok fayda sağlıyor. Protein, lif, vitamin zengini olan fıstık, özellikle güçlü bir B vitamini kaynağıdır. Mineraller, manganez ve çinko açısından da zengin olan fıstık kalp sağlığını destekler.Kalp sağlığı için faydalı olan tekli doymamış yağlar ve çoklu doymamış yağlar içerir. Bu yağlar kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir.Fıstıklar, özellikle E vitamini, resveratrol ve flavonoidler gibi antioksidanlar açısından zengindir. Bu bileşenler, serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltabilir ve yaşlanmayı yavaşlatabilir.Güçlü bir lif ve protein kaynağı olan fıstıklar, tokluk hissi sağlamaya yardımcı olur. Dolayısıyla kilo kontrolünde yardımcı olur.Yüksek lif kaynağı olduğu için bağırsak sağlığını da destekler. Sindirim sistemi için faydalı olan lif içerir. Lif, sindirim sisteminin düzgün çalışmasına ve bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olabilir.Fıstıklar düşük glisemik indekse sahiptir, bu da kan şekeri seviyelerinin daha dengeli kalmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, lif ve sağlıklı yağlar kan şekerinin hızlı yükselmesini engelleyebilir.UYARI! Tabii ki, fıstık tüketirken alerji riski olduğunu da unutmamak gerekir. Ayrıca, fıstıkların tuzlu veya şekerli versiyonlarından kaçınmak, sağlık açısından daha faydalı olacaktır. Bu nedenle fıstık tüketmeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışmanız önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mbxK_F-54k2lrGH3RrpyMw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, yeşil, altını, tezgahta, 300, liradan, yerini, aldı, Faydasını, duyan, kapış, kapış, alıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarından prostat kanserine 15 dakikada teşhis!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlarindan-prostat-kanserine-15-dakikada-teshis</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlarindan-prostat-kanserine-15-dakikada-teshis</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere Birmingham Aston Üniversitesi&#039;nden bilim insanları,  prostat kanserini 15 dakikada teşhis edecek yeni bir test yöntemi geliştirdi. Test, yüzde 90 doğruluk oranıyla çalışıyor.İngiltere&#039;de bilim insanları prostat kanserini 15 dakikada teşhis edecek yeni bir test yöntemi geliştirdi.Çalışma, Birmingham Aston Üniversitesi&#039;nden bilim insanları tarafından yapıldı.Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışmada testin yüzde 90 oranında doğru çalıştığı aktarıldı. Umutlandıran buluş için yakın zamanda klinik deneylerin başlayacağı söylendi. Mevcut durumda yapılan testlerde vakalardan önce kan testleri alınıyor, eğer burada değerler yüksek çıkmışsa hasta kanser testi için biyopsi gibi ileri düzey tekniklere yönlendiriliyor. Ancak burada hastaların yaklaşık yüzde 25&#039;i pozitif çıkıyor. Geri kalan yüzde 75&#039;lik kesime gereksiz işlem uygulanmış oluyor. YÜZDE 90 ORANINDA DOĞRULUK SAĞLIYORYeni yöntem ile kandaki protein yapıları test ediliyor. 15 dakikada sonuçlanan testin yüzde 90 oranında başarı sağladığı görüldü. Çalışmalarda, yeni bulunan teknikle, 10 hastanın 9&#039;unda doğru sonuç alındı.  Araştırma ekibinden Profesör Igor Meglinski, bu buluşun kanser teşhisi ve izlemesi bakımından ileriye doğru önemli bir adım olduğunu ifade etti.  Uzmanlar, çalışma sonuçlarının henüz ön hazırlık niteliğinde olduğunu ve daha fazla klinik deneye ihtiyaç olduğunu belirtti.Prostat kanseri, erkeklerde kanser ölümlerinin yüzde 10’unu oluşturuyor. PROSTAT KANSERİ NEDEN OLUR?  Prostat kanserinde en önemli risk faktörleri yaş ve aile öyküsüdür.   Yaş  Prostat kanserinin yaş ile görülme sıklığı artar. 70 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50&#039;sinde, 90 yaş üzerindekilerin de hemen hemen hepsinde mikroskobik düzeyde prostat kanseri tespit edilmektedir. Hastalığa 50 yaşından genç bireylerde sık rastlanmıyor.  Bu nedenle, erken teşhis için 50 yaşın üstündeki erkeklere prostat kanseri taraması öneriliyor.  Aile Öyküsü  Yapılan çalışmalar hastaların yaklaşık yüzde 15&#039;lik bir bölümünde diğer aile üyelerinin de prostat kanseri öyküsü olduğunu ortaya koymuştur. Prostat kanserinin oluşmasından sorumlu kimi gen grupları tanımlanmıştır.  Bunların yanı sıra, obezite ve sigara kullanımı da prostat kanseri için tanımlanan risk faktörleri arasındadır.  PROSTAT KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?  Prostat kanserinin belirtileri, hastalığın ilerlemesine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu bakımdan sinsi karaktere sahip bir hastalıktır. Özellikle erken dönemlerinde hiç belirti ve şikayet görülmeyebilir.   Prostat kanseri belirtileri ortaya çıktığında, hasta bazı tedavi şanslarını kaybedebileceğinden, düzenli doktor kontrollerinin tedavi başarısında önemi büyüktür.  Prostat kanseri belirtileri şöyle sıralanabilir:  - İdrar yapma güçlüğü - İdrar akışında kuvvet azalması - Menide ya da idrarda kan görülmesi - Boşalma esnasında ağrı - Kasık bölgesinde rahatsızlık hissi - Kemik ağrıları - Sertleşme bozukluğu.  Prostat kanserini haber veren bu belirtiler bazen iyi huylu prostat büyümesinin bir göstergesi de olabilir.    Prostat bezinin büyümesine bağlı olarak gelişen benign prostatik hiperplazinde (prostatın iyi huylu büyümesi) de benzer belirti ve şikayetler görülebilir.  Eğer prostat kanseri vücudun başka bölgelerine ve organlarına yayıldıysa, o alanla ilgili belirtiler de verebilir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LFjR3rAQ60KwNPzT_Gj2Gg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarından, prostat, kanserine, dakikada, teşhis</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlıklı vücudun sinyalleri! Organlarınızın iyi çalıştığını gösteren 10 ipucu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglikli-vucudun-sinyalleri-organlarinizin-iyi-calistigini-goesteren-10-ipucu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglikli-vucudun-sinyalleri-organlarinizin-iyi-calistigini-goesteren-10-ipucu</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı kalmak sadece iyi hissetmekten daha fazlasıdır. Vücudumuz genellikle her şeyin iyi çalıştığına dair ince sinyaller gönderir. Bu işaretleri bilmek bize sağlığımız konusunda güven verebilir ve vücudumuzu korumamıza yardımcı olabilir. İşte sağlıklı bir insan olduğumuzu gösteren 10 basit işaret.İyi sağlığın en belirgin işaretlerinden biri idrarın rengidir.Berrak veya açık sarı idrar genellikle iyi su içtiğimizi ve böbreklerimizin düzgün çalıştığını gösterir.Koyu sarı veya kehribar renkli idrar dehidratasyon veya diğer sağlık sorunlarını gösterebilir. Vücudumuzu nemli ve idrarımızı temiz tutmak için gün boyunca yeterli su içmeliyiz.Düzenli ve rahat bir bağırsak hareketi, sindirim sisteminizin düzgün çalıştığının açık bir işaretidir. Çoğu sağlıklı insan günde bir veya iki günde bir bağırsak hareketi yapar. Rahatsızlık vermeden dışkılamanın kıvamı ve kolaylığı, diyetinizin dengeli olduğunu ve sindirim sağlığınızın yerinde olduğunu gösterir.Dudaklarımız su seviyelerimiz ve beslenme durumumuz hakkında çok şey ortaya koyabilir. Kuru, çatlamış dudaklar genellikle susuzluğu veya temel vitamin ve minerallerin eksikliğini gösterir. Öte yandan, yumuşak ve nemli dudaklar genellikle vücudumuzun iyi beslendiği ve susuz kalmadığı anlamına gelir.Kadınlar için düzenli adet döngüsü üreme sağlığının önemli bir işaretidir. Aşırı ağrı veya diğer komplikasyonlardan uzak, tutarlı bir döngü, hormonal dengenin istikrarlı olduğunu ve üreme organlarının iyi çalıştığını gösterir. Düzensiz adetler, altta yatan sağlık sorunlarının bir işareti olabilir.Zaman içinde istikrarlı bir kiloyu korumak, iyi sağlığın önemli bir göstergesidir. Hızlı kilo kaybı veya artışı olsun, kilodaki dalgalanmalar metabolik bozukluklar veya duygusal stres gibi altta yatan sağlık sorunlarının işareti olabilir.
Tutarlı, sağlıklı bir kilo, vücudumuzun dengede olduğunu ve yaşam tarzımızın uzun vadeli refahı desteklediğini gösterir.Yemekten sonra minimum şişkinlik, gaz veya rahatsızlık yaşamak sağlıklı bir sindirim sistemini gösterir.
Vücudumuz yiyecekleri iyi sindiriyorsa, bu sindirim sistemimizin besinleri verimli bir şekilde emdiği ve bağırsak sağlığımızın sağlam olduğu anlamına gelir. İyi sindirim ayrıca diğer vücut fonksiyonlarını da destekleyerek genel sağlığa katkıda bulunur.Kesiklerimiz, morluklarımız veya yaralarımız hızlı iyileşiyorsa, bu bağışıklık sistemimizin güçlü olduğunun ve vücudumuzun kendini etkili bir şekilde onardığının bir işaretidir.
Yavaş iyileşme, besin eksikliklerinin, zayıf dolaşımın veya bağışıklık sistemi sorunlarının bir işareti olabilir. Sağlıklı bir vücut verimli bir şekilde iyileşir, bu da iyi sağlığın açık bir göstergesidir.Bir gece uykusundan sonra dinlenmiş ve tazelenmiş hissetmek, iyi sağlığın en iyi işaretlerinden biridir. Vücudumuzun genel sağlık için gerekli olan yeterli kaliteli uykuyu aldığını gösterir. Kötü uyku veya yorgun uyanmak stres, uyku bozuklukları veya dikkat edilmesi gereken diğer sağlık sorunlarına işaret edebilir.Sağlıklı saç ve tırnaklar genellikle iç sağlığınızın bir yansımasıdır. Kolayca kırılmadan iyi uzayan güçlü, parlak saçlar ve tırnaklar iyi beslenmenin ve genel sağlığın göstergeleridir. Kırılgan saçlar ve tırnaklar vitamin, mineral veya protein eksikliğine işaret edebilir.Birisi kolayca soğuk algınlığı veya başka bir enfeksiyona yakalanmıyorsa, bu bağışıklık sisteminin iyi çalıştığının bir işaretidir. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi patojenlerle etkili bir şekilde savaşır ve sağlıklı kalmamıza yardımcı olur. Sık sık hastalanmak zayıflamış bir bağışıklık sistemini gösterebilir ve bu da yaşam tarzı değişiklikleri veya tıbbi müdahale gerektirebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z6TVCfL5dUyHbpAu44fLCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlıklı, vücudun, sinyalleri, Organlarınızın, iyi, çalıştığını, gösteren, ipucu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Boğmaca (Pertussis) hakkında bilmeniz gereken her şey</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bogmaca-pertussis-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bogmaca-pertussis-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey</guid>
<description><![CDATA[ Boğmaca (Pertussis), solunum yollarını etkileyen ve ciddi öksürük nöbetlerine yol açan bulaşıcı bir bakteriyel enfeksiyondur. Özellikle bebekler ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için tehlikeli olabilir. Aşılar, bu hastalıktan korunmada en etkili yöntemdir. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/bogmaca-pertussis-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey-2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Boğmaca, Pertussis, hakkında, bilmeniz, gereken, her, şey</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çeneden gelen sesler ciddi sorunların habercisi olabilir!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ceneden-gelen-sesler-ciddi-sorunlarin-habercisi-olabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ceneden-gelen-sesler-ciddi-sorunlarin-habercisi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Çene ekleminden gelen sesler, ilk başta zararsız gibi görünse de, zamanla ciddi çene ve eklem rahatsızlıklarına yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/cene-ses.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Çeneden, gelen, sesler, ciddi, sorunların, habercisi, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>50 yaş ve üstüyseniz bu testleri ihmal etmeyin!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/50-yas-ve-ustuyseniz-bu-testleri-ihmal-etmeyin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/50-yas-ve-ustuyseniz-bu-testleri-ihmal-etmeyin</guid>
<description><![CDATA[ 50 yaşına geldiyseniz, sağlığınızı korumak için bazı önemli testleri ihmal etmemeniz gerekir. Erken teşhis, birçok ciddi hastalığı önleyebilir ve yaşam kalitenizi artırabilir. Bu basit taramalar, sağlıklı ve uzun bir ömür için kritik öneme sahiptir. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/50-yas-ve-ustuyseniz-bu-testleri-ihmal-etmeyin.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>yaş, üstüyseniz, testleri, ihmal, etmeyin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>En iyi Kalsiyum ve D vitamini gıdaları</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/en-iyi-kalsiyum-ve-d-vitamini-gidalari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/en-iyi-kalsiyum-ve-d-vitamini-gidalari</guid>
<description><![CDATA[ Kalsiyum ve D vitamini, kemiklerinizin ve genel sağlığınızın korunmasında kritik bir rol oynar. Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, osteoporoz ve diğer sağlık sorunlarının önlenmesine yardımcı olabilir. Sağlıklı bir yaşam için, bu besinleri yeterli miktarda tüketmek önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/kalsiyum-d-vitamini-u.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>iyi, Kalsiyum, vitamini, gıdaları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sigara içmenin göze etkileri neler?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sigara-icmenin-goeze-etkileri-neler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sigara-icmenin-goeze-etkileri-neler</guid>
<description><![CDATA[ Sigara içmenin sağlık üzerindeki tehlikeleri uzun zamandır bilinmektedir. Nikotin bağımlılığı, uzun vadeli ve sakatlayıcı sağlık etkileriyle ilişkilendirilir ve bu konuda kamu spotları yıllardır medyada yer almaktadır. Sigara içmenin etkilediği organlardan biri de gözlerdir. Göz sağlığı üzerinde sigaranın neden olduğu hastalıklar arasında glokom, katarakt ve kuru göz sendromu bulunmaktadır. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/goz-sagligi.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sigara, içmenin, göze, etkileri, neler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da maymun çiçeği vakası mı görüldü? İlk açıklama geldi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/istanbulda-maymun-cicegi-vakasi-mi-goeruldu-ilk-aciklama-geldi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/istanbulda-maymun-cicegi-vakasi-mi-goeruldu-ilk-aciklama-geldi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Beyoğlu ilçesinde bir kişinin maymun çiçeği virüsü taşıdığına dair sosyal medyada çıkan iddialara ilişkin açıklama yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/istanbulda-maymun-cicegi-vakasi-mi-goruldu-ilk-aciklama-geldi.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, maymun, çiçeği, vakası, mı, görüldü, İlk, açıklama, geldi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden &amp;quot;İstanbul’da maymun çiçeği görüldü&amp;quot; iddialarına ilişkin açıklama</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/istanbul-il-saglik-mudurlugunden-istanbulda-maymun-cicegi-goeruldu-iddialarina-iliskin-aciklama</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/istanbul-il-saglik-mudurlugunden-istanbulda-maymun-cicegi-goeruldu-iddialarina-iliskin-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada hastaneye kaldırılan kişide maymun çiçeği hastalığı olmadığının tespit edildiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.dirilispostasi.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul, İl, Sağlık, Müdürlüğü’nden, İstanbul’da, maymun, çiçeği, görüldü, iddialarına, ilişkin, açıklama</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kilo kaybı için yüksek proteinli diyet ile sağlıklı kilo verme için ipuçları</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kilo-kaybi-icin-yuksek-proteinli-diyet-ile-saglikli-kilo-verme-icin-ipuclari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kilo-kaybi-icin-yuksek-proteinli-diyet-ile-saglikli-kilo-verme-icin-ipuclari</guid>
<description><![CDATA[ Yüksek proteinli bir diyet, açlığınızı bastırmanıza yardımcı olabilir ve bu da kilo vermenizi kolaylaştırabilir. Beslenmenize biraz ekstra protein eklemeyi deneyebilirsiniz. Kendinize bir hafta verin ve proteini kademeli olarak artırın. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/yuksek-protein.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kilo, kaybı, için, yüksek, proteinli, diyet, ile, sağlıklı, kilo, verme, için, ipuçları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar uyarıyor! Kız çocukları kimyasallar nedeniyle erken ergenliğe giriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyariyor-kiz-cocuklari-kimyasallar-nedeniyle-erken-ergenlige-giriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyariyor-kiz-cocuklari-kimyasallar-nedeniyle-erken-ergenlige-giriyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de yapılan son araştırmalar, kız çocuklarının deterjan, parfüm ve kişisel bakım ürünlerinde bulunan zararlı kimyasallara maruz kalmaları nedeniyle ergenliğe daha erken girdiğini ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/kiz-cocuklari.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, uyarıyor, Kız, çocukları, kimyasallar, nedeniyle, erken, ergenliğe, giriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pakistan&amp;apos;da 6&amp;apos;ncı Maymun Çiçeği vakası tespit edildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/pakistanda-6nci-maymun-cicegi-vakasi-tespit-edildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/pakistanda-6nci-maymun-cicegi-vakasi-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Pakistan&#039;da tespit edilen Maymun Çiçeği virüsü vakalarının 6&#039;ya çıktığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/yan67.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Pakistanda, 6ncı, Maymun, Çiçeği, vakası, tespit, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Diz ağrısının üç ana nedeni! Bu belirtilere dikkat</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/diz-agrisinin-uc-ana-nedeni-bu-belirtilere-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/diz-agrisinin-uc-ana-nedeni-bu-belirtilere-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Diz ağrısı, özellikle merdiven inip çıkarken, çömelirken ya da yürürken günlük yaşamı zorlaştırabilir. Peki, diz ağrısının temel nedenleri nelerdir? ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/diz-agtilari-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Diz, ağrısının, üç, ana, nedeni, belirtilere, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahvaltıda Tüketilebilen Sağlıklı Karbonhidratlar</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kahvaltida-tuketilebilen-saglikli-karbonhidratlar</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kahvaltida-tuketilebilen-saglikli-karbonhidratlar</guid>
<description><![CDATA[ Kahvaltıda sağlıklı karbonhidratlar tüketmek, günün erken saatlerinde enerjik ve zinde kalmak için önemlidir. Bu tür karbonhidratlar, sindirimi uzun süren kompleks yapılar içerir, bu da kan şekerinin dengelenmesine ve uzun süre tok kalmaya yardımcı olur. Örneğin, tam tahıllı ekmekler ve yulaf ezmesi, yüksek lif içeriği ile sindirimi yavaşlatır ve bu sayede gün boyunca enerjik kalmanızı sağlar. […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/08/Saglikli-Karbonhidratlar-4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kahvaltıda, Tüketilebilen, Sağlıklı, Karbonhidratlar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kurutulmuş Gıdalar Sağlıklı Mıdır?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kurutulmus-gidalar-saglikli-midir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kurutulmus-gidalar-saglikli-midir</guid>
<description><![CDATA[ Kurutulmuş gıdalar, su içerikleri azaltılarak raf ömürleri uzatılan yiyeceklerdir. Bu yöntemle yiyeceklerin bozulması engellenir ve mevsim dışı yiyeceklerin yıl boyunca tüketilmesi mümkün hale gelir. Kurutma işlemi, gıdaların besin değerlerini büyük oranda korur, özellikle de lif, mineral ve vitamin açısından zengin olan sebze, meyve ve et ürünlerinde. Ancak bazı vitaminler, özellikle C vitamini gibi suda çözünür […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Kurutulmus-Gidalar-4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kurutulmuş, Gıdalar, Sağlıklı, Mıdır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Besin Mayasının Faydaları Nelerdir?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/besin-mayasinin-faydalari-nelerdir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/besin-mayasinin-faydalari-nelerdir</guid>
<description><![CDATA[ Besin mayası, besinlere lezzet ve besin değeri eklemek için kullanılan bir tür mayadır. Genellikle inaktif formda bulunan besin mayası, özellikle vegan ve vejetaryen diyetlerinde popüler bir bileşendir. Bu maya, B vitaminleri (özellikle B12), protein ve lif bakımından zengindir. Besin mayası, genellikle kahverengi, toz veya pul şeklinde bulunur ve yemeklere peynir benzeri bir tat katmak için […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Besin-Mayasi-4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Besin, Mayasının, Faydaları, Nelerdir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mango Meyvesi Tüketimi ve Yararları</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mango-meyvesi-tuketimi-ve-yararlari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mango-meyvesi-tuketimi-ve-yararlari</guid>
<description><![CDATA[ Mango, tropikal iklimlerde yetişen ve hem tat hem de besin değeri açısından zengin bir meyvedir. MANGO (Mangifera indica) adı verilen bu meyve, özellikle Güneydoğu Asya, Hindistan ve Güney Amerika gibi sıcak bölgelerde yaygın olarak yetiştirilir. Mango, parlak sarı, turuncu veya kırmızı renkte olabilir ve dış yüzeyi genellikle pürüzlüdür. İç kısmı ise tatlı, sulu ve sarımsı […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Mango-Meyvesi-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mango, Meyvesi, Tüketimi, Yararları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Neden Bitkisel İçecekleri Tercih Etmeliyiz?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/neden-bitkisel-icecekleri-tercih-etmeliyiz</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/neden-bitkisel-icecekleri-tercih-etmeliyiz</guid>
<description><![CDATA[ Bitkisel içecekler, sağlık ve beslenme açısından önemli bir rol oynar ve çeşitli sağlık faydaları sunar. Bu içecekler, genellikle bitkilerden, otlardan, meyvelerden ve sebzelerden elde edilen özler ve sıvılardan yapılır. Yeşil çay, papatya çayı, nane çayı ve zencefil suyu gibi bitkisel içecekler, yüksek antioksidan içeriği ile bilinir. Antioksidanlar, serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı azaltır ve kronik […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Bitkisel-Icecekler-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Neden, Bitkisel, İçecekleri, Tercih, Etmeliyiz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Eylül Ayının En Sağlıklı Sebzeleri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/eylul-ayinin-en-saglikli-sebzeleri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/eylul-ayinin-en-saglikli-sebzeleri</guid>
<description><![CDATA[ Mevsiminde sebze yemek, beslenme açısından büyük bir öneme sahiptir ve birçok sağlık faydası sunar. Mevsiminde tüketilen sebzeler, genellikle en yüksek besin değerine sahip olur. Sebzelerin meyve ve sebze yetiştirme dönemlerine uygun olarak doğal ortamlarında yetişmesi, vitamin, mineral ve antioksidan içeriklerinin en yüksek seviyede olmasını sağlar. Örneğin, kış aylarında bol bulunan karnabahar ve brüksel lahanası, yüksek […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Eylul-Ayi-Sebzeleri-4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Eylül, Ayının, Sağlıklı, Sebzeleri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Eylül Ayının En Faydalı Meyveleri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/eylul-ayinin-en-faydali-meyveleri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/eylul-ayinin-en-faydali-meyveleri</guid>
<description><![CDATA[ Mevsiminde meyve yemenin birçok sağlık ve beslenme açısından avantajı bulunmaktadır. Mevsiminde tüketilen meyveler, en yüksek tazelik ve besin değerine sahip olduğundan, vücudumuz için gerekli vitamin ve mineralleri en verimli şekilde sağlar. Meyveler, vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin öğeleri, antioksidanlar ve lifler açısından zengindir. Bu nedenle, mevsiminde meyve tüketimi, bağışıklık sistemini güçlendirme, enerji seviyelerini artırma ve […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Eylul-Ayi-Meyveleri-4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Eylül, Ayının, Faydalı, Meyveleri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Portakal Kabuğu Faydaları ile Şaşırtıyor!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/portakal-kabugu-faydalari-ile-sasirtiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/portakal-kabugu-faydalari-ile-sasirtiyor</guid>
<description><![CDATA[ Portakal kabuğu, genellikle meyve tüketilirken atılan bir parça olarak göz ardı edilse de, birçok sağlık yararı ve kullanım alanına sahiptir. İçeriğinde yüksek miktarda vitamin C, lif ve antioksidanlar bulunur. Özellikle vitamin C, bağışıklık sistemini destekler, cilt sağlığını iyileştirir ve genel vücut fonksiyonlarını güçlendirir. Antioksidanlar ise serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı azaltır ve yaşlanma sürecini yavaşlatır. […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Portakal-Kabugu-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Portakal, Kabuğu, Faydaları, ile, Şaşırtıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mide Yanmasını Sağlıklı Besinlerle Önleyin!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mide-yanmasini-saglikli-besinlerle-onleyin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mide-yanmasini-saglikli-besinlerle-onleyin</guid>
<description><![CDATA[ Mide yanması, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Bu durum, göğüs bölgesinde yanma hissine neden olur ve özellikle yemeklerden sonra daha sık görülür. Yanlış beslenme alışkanlıkları mide yanmasını tetikleyebilir. Aşırı yağlı, baharatlı, asitli yiyecekler ve kafein gibi mide asidini artıran besinler, mide yanmasının başlıca sebeplerindendir. Ayrıca, büyük porsiyonlarda yemek yemek ve […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Mide-Yanmasi-ve-Beslenme-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mide, Yanmasını, Sağlıklı, Besinlerle, Önleyin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yoga Diyeti Nasıl Yapılır?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yoga-diyeti-nasil-yapilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yoga-diyeti-nasil-yapilir</guid>
<description><![CDATA[ Yoga diyeti, yoga pratiği ile uyumlu ve bedenin ihtiyaçlarına uygun bir beslenme yaklaşımıdır. Bu diyet, genellikle bütünsel sağlık, enerji seviyelerini artırma ve sindirimi iyileştirme hedefleri doğrultusunda şekillendirilir. Yoga diyeti, doğal, taze ve işlenmemiş gıdaları tercih ederken, aşırı yağlı, şekerli ve işlenmiş yiyeceklerden kaçınmayı önerir. Bu beslenme biçimi, hem fiziksel hem de zihinsel dengeyi destekler ve […] ]]></description>
<enclosure url="http://blog.korayspor.com/wp-content/uploads/2024/09/Yoga-Diyeti-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yoga, Diyeti, Nasıl, Yapılır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Murzioğlu’ndan Sağlık Bakanı&amp;apos;na sağlık dosyası</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/murzioglundan-saglik-bakanina-saglik-dosyasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/murzioglundan-saglik-bakanina-saglik-dosyasi</guid>
<description><![CDATA[ Samsun TSO Başkanı Murzioğlu, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na Samsun sağlık sektörü sorunlarını ve çözüm önerilerini sundu. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202409/image_870x580_66e7165535ec8.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Murzioğlu’ndan, Sağlık, Bakanına, sağlık, dosyası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li araştırmacılar duyurdu: Hafta sonu geç uyanmak kalp krizini önler mi?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/abdli-arastirmacilar-duyurdu-hafta-sonu-gec-uyanmak-kalp-krizini-oenler-mi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/abdli-arastirmacilar-duyurdu-hafta-sonu-gec-uyanmak-kalp-krizini-oenler-mi</guid>
<description><![CDATA[ Hafta içi iş ya da okul nedeniyle erken saatlerde uyananlar genellikle cumartesi pazar günleri daha geç uyanmayı tercih ediyor. Bu şekilde hafta içi kaybettikleri uykuyu telafi ediyorlar. Uykuyla ilgili yapılan yeni bir çalışmada herkesi şaşırtan bir sonuç ortaya çıktı.  Hafta sonu geç uyanmak kalp krizini önler mi? İşte yanıtı.Aramızdan herhangi birini seçerseniz ortak bir nokta göreceksiniz; her gece önerilen 7-9 saatlik uykuyu alma mücadelesi. İster iş, ister okul veya diğer yükümlülükler nedeniyle olsun, uyku genellikle arka planda kalır ve bizi hafta sonu yorgun ve uykusuz bırakır.Kaybedilen uykuyu telafi etmek için birçok kişi Hafta Sonu Telafi Uykusu olarak bilinen şeye kendini kaptırır. Ancak hafta sonları uyumanın kalp sağlığınız üzerinde gerçekten olumlu bir etkisi olabilir mi? Son araştırmalar bunun tam da böyle olabileceğini öne sürüyor.
Uyku ile kalp sağlığı arasındaki bağlantı nedir?Uyku, kardiyovasküler sağlık da dahil olmak üzere genel sağlığın korunmasında önemli bir rol oynar. Uyku eksikliği, yüksek tansiyon, Tip 2 diyabet, obezite ve özellikle kalp hastalığı riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir.Yeterince uyumadığımızda, vücudumuz stres hormonlarının seviyelerini artırarak tepki verir ve bu da kalp hastalığına yol açtığı bilinen bir etken olan iltihaplanmaya neden olabilir.ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi&#039;nde yayınlanan bir araştırma, yetersiz uykunun vücutta iltihaplanma tepkisini tetiklediğini göstermektedir. Bu iltihaplanma, kontrol altına alınmadığı takdirde kalp krizi ve felç gibi ciddi kardiyovasküler sorunlara yol açabilir.Uyku sırasında solunumu bozan obstrüktif uyku apnesi gibi uyku bozuklukları, kalp üzerindeki baskıyı artırarak kalp yetmezliği riskini artırabilir.Sleep Health&#039;de yayınlanan bir çalışma, Hafta Sonu Telafi Uykusunun uyku yoksunluğuyla ilişkili riskleri azaltıp azaltamayacağını araştırdı. Çalışma özellikle hafta içinde altı saat veya daha az uyuyan ancak hafta sonu iki saat daha fazla uyuyarak bunu telafi eden bireylere baktı.Çalışma, bu bireylerin uyku eksikliğini telafi etmeyenlere kıyasla kardiyovasküler hastalık geliştirme riskinin daha düşük olduğunu buldu.Bulgular, hafta içi uyku eksikliğinin zararlı olduğunu, ancak hafta sonları ekstra uykuyla telafi etmenin kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.Bunun, hafta boyunca uyku eksikliğini telafi etmek için yalnızca hafta sonu uykusuna güvenmemiz gerektiği anlamına gelmediğini belirtmek önemlidir.Hafta sonu uyku eksikliğini telafi etmek faydalı olabilirken, iyi uyku hijyeninin yerini tutmaz. Ulusal Sağlık Enstitüsü, sağlıklı uykunun yalnızca yeterli süreyi değil, aynı zamanda yüksek kaliteli, onarıcı uykuyu ve tutarlı bir uyku programını da içerdiğini vurguluyor. Geceleri 7-9 saat uyumayı hedeflemek hala hedef olmalı ve genel refahı destekleyen düzenli bir uyku düzeni oluşturmaya odaklanılmalıdır.Hafta sonu telafilerle bile tutarlı kötü uyku, kalp hastalığı da dahil olmak üzere uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, ara sıra hafta sonu uyumak faydalı olsa da, hafta boyunca düzenli bir uyku programına öncelik vermek çok önemlidir.Kalp sağlığının ötesinde, hafta sonu uykunuzu telafi etmenin başka olumlu etkileri de olabilir. İyileştirilmiş ruh hali, daha iyi bilişsel işlev ve azaltılmış stres seviyeleri, yeterli uyku almanın sağladığı faydalardan sadece birkaçıdır.Uyku, vücudun kendini onarması için bir zamandır, bu yüzden bu ekstra saatler genel olarak daha iyi zihinsel ve fiziksel sağlığa katkıda bulunabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I-cXPAYyKE6Kp5-jw-6ExQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, araştırmacılar, duyurdu:, Hafta, sonu, geç, uyanmak, kalp, krizini, önler, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları noktayı koydu: En zeki çocuklar bu ayda doğuyor, yüksek başarı gösteriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-noktayi-koydu-en-zeki-cocuklar-bu-ayda-doguyor-yuksek-basari-goesteriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-noktayi-koydu-en-zeki-cocuklar-bu-ayda-doguyor-yuksek-basari-goesteriyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmada en zeki çocukların hangi ayda doğduğu açıklandı. 1 milyonun üzerinde öğrencinin verileri dikkate alınarak yapılan çalışmada yüksek zekalı çocukların hangi ayda doğdukları tespit edildi. Araştırma sonuçlarına göre en zeki çocuklar bu ayda doğuyor.Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde gerçekleştirilen bir çalışmada bilim insanları doğum ayı ve zeka arasındaki bağlantıyı inceledi.Araştırma sonuçlarına göre, bilim insanları çocukların doğum ayı ile zeka arasındaki potansiyel ilişkiyi inceleyerek dikkat çekici bir bulguya ulaştı.Yapılan çalışmalar kapsamında bu ayda doğan çocukların daha yüksek zekaya sahip olabileceği bulgusuna ulaşıldı. Bu bulgular, çocukların doğum ayının zeka gelişimi üzerinde etkili olabileceği yönünde ilginç bir perspektif sunuyor.Eylül ayında doğan çocukların, akademik başarılarıyla öne çıktıkları belirlenirken Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde gerçekleştirilen ve 1 milyon öğrencinin verilerini inceleyen bilim insanları, Eylül ayında doğan öğrencilerin, okul performanslarında diğer aylarda doğanlara göre daha başarılı olduklarını ortaya çıkardı.ABD okul şartları dikkate alınarak hazırlanan çalışma, okula başlangıç yaşını 6 olarak belirledi. Eylül ila aralık ayları arasında doğan çocukların yaz aylarında doğanlara göre daha büyük yaşlarda okula başlamasına dikkat çektiler.Araştırmacılara göre eylül ayında dünyaya gelen çocukların ders performansları, diğer aylarda doğan çocuklardan daha fazla. Belirgin olan bu fark ortaokul ve lise dönemi için geçerli sayılıyor. Ancak değişken olarak üniversitelerde de en yüksek dereceleri elde eden öğrenciler bulunuyor.Çalışmaya benzer bir şekilde yürütülen araştırmada ise sonbahar ve kış aylarında doğan çocukların diğer aylarda doğanlara göre daha uzun bir yaşam ömrüne sahip olduğu belirtildi.Ağustos ayında doğan çocuklar akademik anlamda başarısız gösterilse de, spor alanındaki en yetenekli isimlerin bu ayda doğanlar arasında yer alıyor. Spor alanında adını duyuran en yıldız oyuncuların birçoğu bu ayda dünyaya gelmiş.ABD Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu&#039;nun açıklamasına göre, ABD&#039;de çocukların okula başlama yaşı olan 6 yaş göz önünde bulundurulduğunda, Eylül ile Aralık ayları arasında doğan çocukların, yaz aylarında doğanlara göre daha büyük yaşlarda eğitime başladıkları ve bu durumun zeka seviyelerini olumlu yönde etkilediği düşünülüyor.Bu araştırmalar, doğum ayının sadece burçları ve doğum günlerini değil, aynı zamanda zeka ve yaşam süresi gibi önemli faktörleri de etkileyebileceğini gösteriyor. Sonbahar ve kış aylarında doğan insanların, ilkbahar ve yaz aylarında doğanlara göre daha uzun yaşadıkları da bu çalışmalarla destekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Am5nSuJTLUiCqE3-AKgZ_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, noktayı, koydu:, zeki, çocuklar, ayda, doğuyor, yüksek, başarı, gösteriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Göbek yağlarını eritmek için 1 bardak yetiyor! İnatçı kiloları yok eden yağ yakıcı karışım</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/goebek-yaglarini-eritmek-icin-1-bardak-yetiyor-inatci-kilolari-yok-eden-yag-yakici-karisim</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/goebek-yaglarini-eritmek-icin-1-bardak-yetiyor-inatci-kilolari-yok-eden-yag-yakici-karisim</guid>
<description><![CDATA[ Göbek yağını eritmek yaygın bir sağlık hedefidir, ancak genellikle diyet, egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerinin bir kombinasyonunu gerektirir. Kilo kaybını desteklemenin etkili ve doğal bir yolu günlük rutininize yeşil sebze suları eklemektir. Bu meyve suları yalnızca temel besinlerle dolu olmakla kalmaz, aynı zamanda vücudun detoksifikasyonuna ve metabolizmanın hızlandırılmasına yardımcı olarak inatçı göbek yağlarından kurtulma sürecini kolaylaştırır.Elma, kivi ve ıspanağın ferahlatıcı bir karışımı kilo verme yolculuğunuzda güçlü bir müttefik olabilir. Elmalar, özellikle göbek çevresindeki iç yağları azaltmaya yardımcı olan pektin olmak üzere diyet lifi açısından zengindir.Elmaları düzenli olarak tüketmek, özellikle bel çevresinde önemli yağ azalmasına yol açabilir. Öte yandan kivi, yağ oksidasyonuna yardımcı olan C Vitamini ile doludur, ıspanak ise düşük kalorili, lif açısından zengin bir sebzedir, bizi daha uzun süre tok tutar ve açlık sancılarını azaltır.Salatalık ve zencefil suyu, göbek yağları için harikalar yaratan nemlendirici ve yağ yakıcı bir kombinasyondur. Salatalıklar kalorisi son derece düşüktür ve yüksek su içeriğine sahiptir, bu da onları kilo kaybı için ideal bir bileşen yapar.Ayrıca şişkinliği azaltan antioksidanlar ve iltihap önleyici özellikler içerirler. Termojenik etkisiyle bilinen zencefil, vücudun sıcaklığını artırır ve metabolizmayı hızlandırır. Bu meyve suyu, yağ yakmaya başlamak için sabah rutinimize güçlü bir katkı olabilir.Elma ve salatalığı meyve suyunda birleştirmek sadece lezzetli olmakla kalmaz, aynı zamanda yağ yakma potansiyelini de artırır. Daha önce de belirtildiği gibi elmalar lif açısından zengindir ve tokluk hissi yaratırken, salatalıklar su sağlar ve şişkinliği daha da azaltır.Bu meyve suyu hafif ve ferahlatıcıdır ve harika bir antrenman sonrası içeceği olabilir. Lif açısından zengin diyetler, özellikle karın bölgesinde daha düşük vücut yağıyla bağlantılıdır.Kalorisi düşüktür ve vücudun detoksifikasyonuna ve toksinlerin atılmasına yardımcı olan yüksek su içeriğine sahiptir. Şişe kabağı suyu ayrıca sindirime yardımcı olan ve aşırı yemeyi önleyen lif açısından da zengindir.Kabağın vücut yağını, özellikle göbek yağını azaltmadaki faydaları, dengeli bir diyetin parçası olarak düzenli olarak tüketildiğinde ortaya çıkar.Bu yeşil meyve suyu göbek yağını hedeflemek için etkili bir kombinasyondur. Ispanak sizi tok tutan temel besinleri ve lifleri sağlarken, salatalık su sağlar ve şişkinliği azaltır. Limon suyunun eklenmesi bir doz C vitamini sağlar ve vücudun yağ yakma kapasitesini artırır.C vitamini, özellikle egzersiz sırasında vücudun yağ yakma yeteneğini artırmak için önemlidir. Bu meyve suyu detoks yapmak ve metabolizmalarını hızlandırmak isteyenler için mükemmel bir seçimdir.
ÖNEMLİ! Bu doğal yağları diyet listenize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4K1Ng3rsr0Cv67VK71DtJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Göbek, yağlarını, eritmek, için, bardak, yetiyor, İnatçı, kiloları, yok, eden, yağ, yakıcı, karışım</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Altın yılını yaşıyor! Kilosu 80 lira: Kan şekerini düzenliyor, tatlı krizlerini önlüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/altin-yilini-yasiyor-kilosu-80-lira-kan-sekerini-duzenliyor-tatli-krizlerini-oenluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/altin-yilini-yasiyor-kilosu-80-lira-kan-sekerini-duzenliyor-tatli-krizlerini-oenluyor</guid>
<description><![CDATA[ Mersin&#039;in Mut ilçesinde ilk hasatta kilosu 120 liradan alıcı bulan beyaz incirin şu an kilosunun 70 ila 80 liradan, kuru incirin kilosunun ise 450 ile 600 liradan satılması üreticiyi sevindirdi. İlçede bu yıl 30 bin ton incir rekoltesi bekleniyor. İncir vücuda çok faydalı olan meyvelerden biri. Özellikle sindirim sağlığını düzenlemede büyük bir destekçi olan incir, kan basıncını düzenlemeye de yardımcı oluyor.Türkiye&#039;nin 12 ay boyunca üretim yapılabilen merkezlerinden Mersin&#039;in Mut ilçesinde çiftçiler ülke ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Yaz ve kış her mevsim çeşitli ürünlerin hasat edildiği Mut ilçesinde başta kayısı, erik, zeytin, incir, nar, elma, kavun, karpuz ve sebze olmak üzere birçok ürün üretilerek, hem yurt içine hem de yurt dışına satılması sağlanıyor.Kayısı ve erik sezonunun tamamlanmasının ardından bugünlerde ilçede Mut beyaz incirinin hasadı devam ediyor. İlçede 4 bin 500 dekar alanda üretilen incirden bu sene 30 bin ton rekolte bekleniyor. İlçede üreticinin önemli gelir kaynaklarından biri olan beyaz incir, rengi, aroması, tadı, iriliği ve sevkiyata dayanıklılığı ile tercih edilirken, kilosunun 70 ila 80 liradan kurusunun kilosu ise 450 ile 600 lira arası alıcı bulması da üreticisinin yüzünü güldürdü.Üretici Osman Kavalcı, &quot;Bu yıl 30 bin ton rekolte bekliyoruz. Güneş doğmadan sabahın erken saatlerinde kalkıp incir topluyoruz. Sıcaklar başlamadan inciri toplamak zorundayız. Sıcağa kalırsak incirin sütü vücudumuzu yakıyor. Toplaması zor ve hasadın bitimine az bir süre kalmasına rağmen fiyatı 70 ile 80 lira olması bizi sevindiriyor. Fiyatlar geçen yıllara oranla çok çok iyi. İncirin kurusunu ise 450 ile 600 liradan satıyoruz. İncir bu yıl altın yılını yaşıyor. Emeğimizin karşılığını fazlasıyla alıyoruz. Piyasanın bu şekilde devam etmesi durumunda incirden bu yıl para kazanacağız&quot; dedi.Üretici Hacınuhlu Mahalle muhtarı Yakup ceylan ise, “Mut Hacınuhlu Mahallesinde incir üreticiliği yapıyorum. Bu yıl incir üreticinin yüzünü güldürdü. Sadece iklimsel olarak rekoltede düşüklük var. Oda bu yıla has bir şey oldu. Ama şu anda 120 lira ile başlayan fiyatlarımız 70 ile 80 lira arasında arz ve talebe göre devam ediyor. Kuru incirimizde kilosu 450-500-600 arası geçmektedir. İncir üretimi hasadının yarısına geldiğimiz hasatta fiyatlar gerçekten üreticimizin yüzünü güldürüyor” dedi.Üretici İsmail Kaplan ise, “Mut&#039;umuzun incirinin şu an rakibi yok. Şu an inciri Ankara&#039;ya, Konya&#039;ya gönderiyoruz. İncirde bu yıl Mut&#039;ta tahminin 30 bin ton rekolte olur. Oda üreticilerin yüzünü güldürdü fiyatlar iyi” dedi.İncirin vücuda pek çok faydası bulunuyor.Besleyici ve sağlık açısından pek çok faydası olan incir, yüksek miktarda A, B ve K vitaminleri içeriyor. Potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir zengini olan incir, aynı zamanda güçlü bir lif kaynağı olduğu için sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı oluyor.İncirin içindeki postasyum, kan basıncını düzenlemeye de yardımcı oluyor. Kalsiyum ve magnezyum içeriği, kemik sağlığını destekleyebilir ve osteoporoz riskini azaltabilir.İncir, serbest radikalleri nötralize eden antioksidanlar içerir, bu da hücre hasarını azaltabilir ve yaşlanma belirtilerini yavaşlatabilir.Lif açısından zengin olduğu için, uzun süre tok kalmanıza yardımcı olabilir ve aşırı yemeyi önleyebilir.İncirin düşük glisemik indeksi, kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olabilir.ÖNEMLİ! Yüksek şeker içeriği nedeniyle, diyabet hastaları ve kilo kontrolü yapmak isteyenlerin miktarına dikkat etmesi gerekebilir. Genel olarak, dengeli bir diyette ve uygun miktarda tüketildiğinde incir sağlıklı bir seçenek olabilir. Yine de inciri beslenme listenize eklemeden önce bir beslenme uzmanına danışmanız öneriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yTXc9nY1e0u_FwX90E7Wew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Altın, yılını, yaşıyor, Kilosu, lira:, Kan, şekerini, düzenliyor, tatlı, krizlerini, önlüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de şarküteri ürününden &amp;quot;listeria&amp;quot; bakterisi bulaşan 9 kişi zehirlenerek öldü</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/abdde-sarkuteri-urununden-listeria-bakterisi-bulasan-9-kisi-zehirlenerek-oeldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/abdde-sarkuteri-urununden-listeria-bakterisi-bulasan-9-kisi-zehirlenerek-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de tedarikçi firmaya ait şarküteri ürününden &quot;listeria&quot; bakterisi bulaşan 9 kişi zehirlenerek hayatını kaybetti.CNN&#039;in haberine göre, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi&#039;nin (CDC) resmi sitesinden yapılan açıklamada, ABD merkezli Boar&#039;s Head firmasına ait şarküteri ürünlerini tüketen 57&#039;den fazla kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi.  Mayıstan bu yana Boar&#039;s Head firmasına ait dilimlenmiş şarküteri ürünlerinden yiyen 9 kişinin listeria bakterisinin bulaşmasına bağlı gıda zehirlenmesinden yaşamını yitirdiği belirtildi.  Vaka sayısının şu ana kadar bildirilenlerden daha fazla olabileceğini duyuran CDC, bunun ABD&#039;de 2011 yılından beri görülen en büyük listeria salgını olduğunu vurguladı.  ÜRÜN GERİ ÇAĞRILMIŞTI  ABD&#039;nin Maryland eyaletindeki sağlık yetkililerinin yaptığı incelemede, Boar&#039;s Head firmasının ürettiği şarküteri ürününde listeria bakterisi tespit edilmişti.  Şirket, 3 milyon kilodan fazla şarküteri ürününü bakteri riski nedeniyle geri çağırmıştı. Şirketten yapılan açıklamada, geri çağrılan ürünlerin hepsinin market reyonlarından toplatıldığı bildirilmişti.  Listeria bakterisi, yüksek ateş, kusma, ishal gibi belirtilere neden oluyor. Bakteriden en çok, bağışıklık sistemi güçlü olmayan yaşlılar, hamileler, bebekler, AIDS ve şeker hastaları etkileniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f1nb-B_oqka3WSd6YWfH0g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, şarküteri, ürününden, listeria, bakterisi, bulaşan, kişi, zehirlenerek, öldü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gözlerinizdeki bu değişim kanserin habercisi olabilir! Hemen aynaya bakıp kontrol edin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/goezlerinizdeki-bu-degisim-kanserin-habercisi-olabilir-hemen-aynaya-bakip-kontrol-edin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/goezlerinizdeki-bu-degisim-kanserin-habercisi-olabilir-hemen-aynaya-bakip-kontrol-edin</guid>
<description><![CDATA[ Dünya genelinde en sık ikinci ölüm nedenlerinden biri olan kanser yaşamı ciddi anlamda tehdit ediyor. Karaciğer kanseri de en sık görülen kanser türleri arasında. Birincil karaciğer kanserinin belirtileri genellikle hastalık ilerleyene kadar ortaya çıkmıyor. Ancak gözlerinizdeki bu değişim kanserin işareti olabilir.Kanser, dünya genelinde en sık ikinci ölüm nedeni olarak biliniyor. Dünyada kalp hastalıklarından sonra görülen en sık ölüm nedeni kanser.Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2020 istatistikleri, dünyada her 5 kişiden 1&#039;nin hayatı boyunca kansere yakalandığını, her 8 erkekten 1&#039;inin ve her 11 kadından 1&#039;nin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.Karaciğer kanseri, yaşımı ciddi anlamda tehdit eden kanser türleri arasında yer alıyor. Karaciğer kanserinin genellikle sinsi olarak ilerlediği söyleniyor. Ancak bazı semptomlar karaciğer kanseri belirtisi olabiliyor.Özellikle gözlerinizde ortaya çıkan bazı değişiklikler karaciğer kanserinin habercisi olabilir. NHS&#039;ye göre birincil karaciğer kanseri nadir görülen ancak ciddi bir kanser türüdür.Bu durum, karaciğere yayılmadan önce vücudun başka bir yerinde başlayan ikincil karaciğer kanserinden farklıdır.Birincil karaciğer kanserinin belirtileri genellikle hastalık ilerleyene kadar ortaya çıkmaz, bu da erken teşhisi çok önemli hale getirir.NHS Inform&#039;a göre karaciğer kanserinin en yaygın belirtilerinden biri, gözlerinizin beyazlarının sararmaya başladığı sarılıktır.Bu belirti, cildinizin sarı görünmesine de neden olabilir, ancak bu bazı cilt tiplerinde o kadar belirgin olmayabilir.Karaciğer kanseri, başlangıçta genellikle belirgin belirtiler göstermeyebilir, bu nedenle hastalık erken evrede teşhis edilemeyebilir. Ancak, ilerledikçe çeşitli belirtiler ortaya çıkabilir.
İşte karaciğer kanserinin bazı yaygın belirtileri:Özellikle sağ üst karnınızda ağrı veya rahatsızlık hissi olabilir.
Cildin ve gözlerin sararması, karaciğer fonksiyonlarının bozulduğunu gösterir.
Açıklanamayan bir şekilde kilo kaybı yaşanabilir.
Yeme isteğinde azalma veya iştahsızlık olabilir.
Sürekli yorgunluk ve halsizlik hissi yaşanabilir.
Mide bulantısı ve kusma sık görülen belirtilerdendir.
Karın bölgesinde şişlik veya sıvı birikimi olabilir.
İdrarın koyu renkli olması ve dışkının açık renkli olması karaciğer sorunlarına işaret edebilir.
Ciltte kaşıntı hissi olabilir.Uzmanlar bu belirtilerden herhangi biri olduğunda mutlaka bir doktora danışmanız gerektiğini söylüyor.Çünkü kanserde erken tanı hayati öenm taşıyor. Bunlar &quot;daha yaygın bir rahatsızlığı&quot; gösterebilirken, her zaman kontrole kanserin erken teşhis edilmesi sayesinde hayatınızı kurtarabilir.Uzmanlar; &quot;Daha önce siroz veya hepatit C enfeksiyonu gibi karaciğeri etkilediği bilinen bir rahatsızlık teşhisi konduysa ve sağlığınız aniden kötüleşirse doktorunuza başvurmalısınız.&quot;Karaciğer kanserinin kesin nedenleri bir gizem olarak kalsa da, vakaların çoğu siroz skarlaşması ve karaciğer hasarıyla bağlantılıdır.Genellikle bunun nedeni kronik alkol kötüye kullanımı veya devam eden hepatit B veya C enfeksiyonlarıdır. Ayrıca, aşırı kilolu olmanın ve kötü beslenmenin alkolsüz yağlı karaciğer hastalığına yol açarak karaciğer kanseri riskini artırabileceğinden şüphelenilmektedir.Şanslarını azaltmak isteyenler için NHS, alkol alımını azaltmayı ve düzenli fiziksel aktiviteyle tamamlanan besleyici, dengeli bir diyete bağlı kalmayı öneriyor.Tedaviye gelince, erken teşhis karaciğer kanserini tamamen ortadan kaldırmanın anahtarı olabilir. Seçenekler arasında cerrahi rezeksiyon veya hatta karaciğer nakli olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V_Edo62G8k6oXoLNoDtJ-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Gözlerinizdeki, değişim, kanserin, habercisi, olabilir, Hemen, aynaya, bakıp, kontrol, edin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Mevsimi gelse yesek&amp;quot; denilen doğanın ecza deposu! Vücudu yeniden doğmuş gibi yapıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mevsimi-gelse-yesek-denilen-doganin-ecza-deposu-vucudu-yeniden-dogmus-gibi-yapiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mevsimi-gelse-yesek-denilen-doganin-ecza-deposu-vucudu-yeniden-dogmus-gibi-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de yetişen ve faydalarıyla dikkay çeken bir meyve var ki mayhoş tadıyla severek tüketiliyor. Hambeles olarak da bilinen bu meyve sağlık açısından da pek çok fayda sağlıyor. Salatalara yemeklere katılarak tüketilen ya da çay olarak içilen bu meyve, dağlık alanlarda ve yol kenarlarında bile yetişiyor.Sonbahar aylarıyla birlikte pazar tezgahında sıklıkla görebileceğiniz ve &quot;mevsimi gelse de yesek&quot; dediğiniz murt meyvesi sağlığa faydalarıyla dikkat çekiyor.Özellikle Akdeniz ikliminde yetişen Mersin&#039;in de gözdesi olan murt meyvesi tadı ve kokusuyla ilgi çekiyor.Murt meyvesi gibi yaprakları da vücut için adeta bir şifa kaynağı. Mevsiminde tüketilen murt meyvesi, kolesterolden, enfeksiyona kadar pek çok soruna iyi gelebiliyor.Hambeles adıyla birine ve Mersin&#039;de yetişen murt meyvesi, küçük ağaç, ağaççık ya da çalı olarak söz edilen, boyu en fazla 5 metreye kadar çıkabilen bir bitki. Akdeniz iklimini seven bu meyve Ege ve Marmara bölgelerinde kendisini gösteriyor.Murt meyvesi, antiseptik özellikler göstererek vücudunuzu mikroplardan ve enfeksiyonlardan arındırıyabiliyor. Ayrıca doğal bir balgam sökücü olduğu için kuru öksürüğa çok iyi geliyor.Mevsiminde tüketilen hambeles, kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini de en aza indiriyor.Mideyi rahatlatarak sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasına destek oluyor. Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına verdiği destek nedeniyle iştah açıcı bir etki de gösteriyor.İltihapların hızla iyileşmesine destek olduğu biliniyor, bu özelliği sayesinde akciğer iltihaplanmasından egzamaya dek birçok soruna karşı vücudumuzun yanında yer aldığı söyleniyor.Yaprakları çay gibi demlenip cilde sürüldüğünde sivilce ve akneleri hızla iyileştiriyor, cildin ışık ışıl ve pürüzsüz olmasına yardımcı oluyor.Kötü kolesterol ve şeker sorununun çözümünde de bizim yanımızda yer alıyor, kolesterol ve şekerin dengelenmesine destek oluyorHafif buruk, mayhoş diyebileceğimiz lezzeti ve içindeki bolca çekirdeği nedeniyle damakta ilginç bir tat bırakan bu meyve, ne yazık ki öyle avuç avuç yenebilecek bir şey değil. Seveni çok sevse de ölçülü bir şekilde yemekte de fayda var.Aksi halde boğazda ve dilde kaşıntı gibi şikayetler yaratabilir. Daha da önemlisi yukarıda saydığımız birçok faydalı etkisi, aşırı kullanım nedeniyle zarara dönüşebilir.Hafif buruk, mayhoş diyebileceğimiz lezzeti ve içindeki bolca çekirdeği nedeniyle damakta ilginç bir tat bırakan bu meyve, ne yazık ki öyle avuç avuç yenebilecek bir şey değil. Seveni çok sevse de ölçülü bir şekilde yemekte de fayda var.
ÖNEMLİ! Murt meyvesini tüketmeden önce mutlaka bir beslenme uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lKHSE6yH0qDuCdSPeUpqQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mevsimi, gelse, yesek, denilen, doğanın, ecza, deposu, Vücudu, yeniden, doğmuş, gibi, yapıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bebeklerde topuk kanı taraması: 5 binden fazla tanı konuldu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bebeklerde-topuk-kani-taramasi-5-binden-fazla-tani-konuldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bebeklerde-topuk-kani-taramasi-5-binden-fazla-tani-konuldu</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığınca tüm yenidoğanlar için yürütülen &quot;topuk kanı&quot; taramaları ile geçen yıl kalıtsal hastalık tanısı alan 5 binden fazla bebeğin en erken dönemde tedaviye ulaşması, sağlıklı bir geleceğe adım atması sağlandı.Türkiye&#039;de Bakanlık öncülüğünde 1987&#039;den bu yana uygulanan Yenidoğan Tarama Programı ile bebeklerde bazı kalıtsal hastalıkların en erken dönemde tanılanması ve tedavi edilmesi amaçlanıyor.  Program kapsamında halihazırda 6 genetik hastalığın taraması yapılıyor.  Erken dönemde tedavi edilmediğinde kalıcı beyin hasarı, zeka geriliği, gelişme geriliğine neden olan fenilketonüri (FKU), zihinsel yetersizliğe yol açan konjenital hipotiroidi (KHT), işitme kaybı, nörolojik bozukluklar gibi komplikasyonlarla seyreden biyotinidaz eksikliği (BE), akciğerler ve sindirim sistemini etkileyen kistik fibrozis (KF), hormon bozukluğu olan konjenital adrenal hiperplazi (KAH) ile kalıtsal ve ilerleyici kas hastalığı olan spinal musküler atrofinin (SMA) taraması yapılıyor.  Özel filtre kağıtlarına alınan birkaç damla topuk kanı örneği, hastalık tanısı konulan bebeklerin erken tedaviyle ölüm, kalıcı sakatlık, zeka geriliği, beyin hasarı gibi risklerle karşı karşıya kalmasının önüne geçiyor, sağlıklı bir geleceğe adım atmalarına imkan sağlıyor.  GEÇEN YIL 930 BİNDEN FAZLA BEBEK TARANDI  2023&#039;te program kapsamında 931 bin 882 bebek tarandı, 5 binden fazla bebek kalıtsal hastalık tanısı aldı.  Böylelikle, erken dönemde tedaviye yönlendirilen bebeklerin geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarının önüne geçildi.  &quot;TOPUK KANI&quot; TESTİ NASIL YAPILIYOR?  Yenidoğan Tarama Programı kapsamında bebeğin topuğundan alınacak birkaç damla kan, iğneyle minik bir delik açılması işlemiyle gerçekleştiriliyor. Şırınganın içerisinde kalan kan örneği, özel filtre kağıtlarına damlatılıyor.  Hastaneden taburcu edilmeden hemen önce yapılan bu testten tam doğru sonucun alınması için bebeğin yeterli miktarda beslenmiş olması gerekiyor. Bu kan örneğinde FKÜ, BE ve SMA hastalıkları inceleniyor.  İlk hafta içinde aile hekimliği birimlerinde ikinci kan örneği alınıyor ve bu örnekte de KHT, KAH, KF hastalıkları çalışılıyor ve FKU için tekrar analiz yapılıyor. Yeterli miktarda kan alınamaması, sonuçların şüpheli olması gibi durumlarda bebekten tekrar topuk kanı almak gerekebiliyor.  Test örnekleri, il sağlık müdürlüklerince Sağlık Bakanlığı&#039;nın tarama laboratuvarlarına gönderiliyor.  Test sonuçlarının normal çıkması durumunda ailelere herhangi bir bildirimde bulunulmuyor. Tarama sonucu şüpheli çıkan bebeklerde ise ailelere ulaşılıyor ve daha detaylı tetkikler için ilgili kliniklere yönlendirmeleri yapılıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qRH15WcRskihsQuWLld5vA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bebeklerde, topuk, kanı, taraması:, binden, fazla, tanı, konuldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kolajen depolarını dolduruyor! Doğal takviye: Kemikleri ve bağ dokularını güçlendiriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kolajen-depolarini-dolduruyor-dogal-takviye-kemikleri-ve-bag-dokularini-guclendiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kolajen-depolarini-dolduruyor-dogal-takviye-kemikleri-ve-bag-dokularini-guclendiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Vücutta doğal olarak bulunan protein türlerinden biri olan kolajenin sağlık için çok önemli işlevleri var. Kemik, eklem, bağ doluları için gerekli olan kolajen ihtiyacını karşılamak için son yıllarda takviye ürünlerin kullanımı popüler hale geldi. Ancak kolajeni takviye ürünler kullanmak yerine doğal yollarla da vücudunuza yükleyebilirsiniz.Kolajen cildin elastikiyetini ve sıkılığını korumaya yardımcı olur. Kemikleri ve bağ dokularını güçlendirir. Ancak yaşlandıkça vücudun kolajen üretimi azalır. Bununla birlikte kırışıklıklar, sarkmalar, eklem ağrıları, kemiklerin zayıflaması görülebilir.Vücudun kolajen ihtiyacını karşılamak için piyasada çok fazla kolajen takviyesi var. Ancak takviye ürünler yerine beslenme listesine kemik suyu ekleyerek vücudunuza kolajen depolayabilirsiniz.Kemiklerin kaynatılmasıyla hazırlanan ve besin değeri açısından zengin olan kemik suyu, düzenli tüketildiğinde eklem sağlığını destekler ve eklem ağrılarını hafifletir. Kemiklerin güçlenmesine yardımcı olur.Kemik suyu, sindirim sistemini destekleyebilecek jelatin ve amino asitler (örneğin, glutamin) içerir. Bu maddeler sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olabilir. İçinde bulunan mineraller, kalsiyum, fosfor ve magnezyum kemik ve diş sağlığını desteklemeye de yardımcı olur.Kemik suyu, toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilecek besin maddeleri içerir. Kemik suyunun bazı sağlık yararları arasında kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olabilecek bazı özellikler de bulunmaktadır.ÖNEMLİ! Kemik suyunun bu potansiyel faydalarından en iyi şekilde yararlanmak için düzenli ve dengeli bir diyetin parçası olarak tüketilmesi tavsiye edilir. Ancak, bireysel sağlık ihtiyaçlarına göre farklılık gösterebilir, bu yüzden özel sağlık durumlarınız hakkında bir sağlık profesyoneline danışmanız her zaman iyi bir fikirdir.Kemik suyunu bir içecek olarak sade olarak içebilirsiniz. Sıcak veya soğuk servis edebilirsiniz, ancak genellikle sıcak içilmesi tercih edilir.Kemik suyunu çorba, sos, güveç ve diğer yemeklerin temel sıvısı olarak kullanabilirsiniz. Özellikle sebze, et veya baklagil çorbalarında lezzet ve besin değeri artırabilir.Pilav ve makarna gibi yemekleri pişirirken su yerine kemik suyu kullanarak ekstra lezzet ve besin maddesi ekleyebilirsiniz.Kemik suyunu smoothie’ler veya soslar gibi tariflerde de kullanabilirsiniz. Özellikle soslar, yemeklerinize derinlik ve zenginlik katabilir.Kemik suyunu buz kalıplarında dondurup, ihtiyacınıza göre birer küp olarak kullanabilirsiniz. Bu, kemik suyunu pratik bir şekilde kullanmanıza yardımcı olabilir.Kemik suyunu evde hazırlayabilirsiniz. Kemikleri su, sebzeler, baharatlar ve sirke ile uzun süre (genellikle 6-24 saat) kaynatarak elde edilir. Kemik suyunun üzerinde oluşan yağ tabakasını, soğuduktan sonra çıkarabilirsiniz.Kemik suyunu buzdolabında birkaç gün saklayabilir veya dondurucuda birkaç ay boyunca muhafaza edebilirsiniz. Donmuş kemik suyu, yemek hazırlığında kolaylık sağlar.Kolajen bazı besinlerin içerisinde bol miktarda bulunur. Bu besinleri diyet ya da beslenme listesine eklemek vücudunuza kolajen depolamanıza yardımcı olur. Özellikle tavuk veya sığır kemiğinden yapılan çorbalar, kolajen açısından zengindir. Kemik suyunun içinde bulunan jelatin, kolajene dönüşebilir.Tavuk derisi, sığır kıkırdağı ve diğer benzeri dokular kolajen bakımından zengindir.Özellikle balık derisi ve kıkırdağı, kolajen içeriği yüksek olabilir.Yumurta beyazında bulunan prolin ve glisin gibi amino asitler, kolajen üretimini desteklemeye yardımcı olabilir.Soya, kolajen üretimi için gerekli amino asitleri içerir ve dolaylı yoldan kolajen sağlanmasına yardımcı olabilir.Çilek, yaban mersini gibi meyveler de C vitamini açısından zengindir ve kolajen üretimine katkı sağlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BlzQW0KgtE699dikqhtbJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kolajen, depolarını, dolduruyor, Doğal, takviye:, Kemikleri, bağ, dokularını, güçlendiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kayıp Narin 9 gündür aranıyor: Isırık izinden neden sonuç çıkmadı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kayip-narin-9-gundur-araniyor-isirik-izinden-neden-sonuc-cikmadi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kayip-narin-9-gundur-araniyor-isirik-izinden-neden-sonuc-cikmadi</guid>
<description><![CDATA[ Diyarbakır&#039;da kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran&#039;ı arama çalışmaları sürüyor ama bir sonuç yok. Narin&#039;in ağabeyi gözaltına alındı. Adli Tıp&#039;tan gelen ilk bilgiler, ağabeyin kolundaki ısırığın kime ait olduğunun tespit edilemediği yönünde. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, NTV yayınında konuya ilişkin merak edilen soruları yanıtladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Po9wcY0fpUedltG0DkoYZg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kayıp, Narin, gündür, aranıyor:, Isırık, izinden, neden, sonuç, çıkmadı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnatçı öksürüğü bitiren doğal formül! Balgamı kökünden söküp, akciğeri tertemiz yapıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/inatci-oeksurugu-bitiren-dogal-formul-balgami-koekunden-soekup-akcigeri-tertemiz-yapiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/inatci-oeksurugu-bitiren-dogal-formul-balgami-koekunden-soekup-akcigeri-tertemiz-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Mevsim geçişleri bağışıklığınıza etki edebilir ve hava sıcaklıkların değişmesiyle gribal enfeksiyonlara yakalanma riskiniz artabilir. Bağışıklığı güçlendirmek, öksürük ve balgam gibi sorunlarla mücadele edebilmek için evde bulunan doğal malzemelerle pek çok karışım hazırlayabilirsiniz. Tamamen doğal olan bu karışımlar akciğerinizi temizleyerek inatçı öksürükten kurtulmanıza yardımcı olabilir.Mevsim geçişlerinde gribal enfeksiyonlarla karşılaşmanız doğaldır. Nezle, grip, öksürük gibi sorunlarla mücadele etmek için mutfağınızda bulunan malzemelerle hazırlayacağınız doğal karışımlar ile mücadele edebilirsiniz.Bu karışımları tüketmek akciğer sağlığını iyileştirir. İnatçı öksürük ve balgamı keser.Bal ve limon, öksürükle mücadele söz konusu olduğunda klasik bir kombinasyondur. Bal, doğal antibakteriyel özellikleriyle boğazı yatıştırmaya ve öksürüğü azaltmaya yardımcı olabilir.C vitamini açısından zengin olan limon, bağışıklık sistemini güçlendirir ve mukusun parçalanmasına yardımcı olur. Bunu hazırlamak için bir bardak ılık suya bir çorba kaşığı balı yarım limon suyuyla karıştırın. Öksürüğünüzü hafifletmek ve boğazınızı yatıştırmak için bu karışımı günde iki kez için.Zencefil, ev ilaçları dünyasında bir güç merkezidir. İltihap önleyici ve antimikrobiyal özellikleri, onu özellikle enfeksiyon veya iltihaptan kaynaklanan öksürüklere karşı etkili kılar.Zencefil çayı yapmak için birkaç dilim taze zencefili yaklaşık 10 dakika suda kaynatın. Ekstra lezzet ve faydalar için biraz bal ve bir miktar limon ekleyebilirsiniz. Öksürüğü azaltmaya ve boğazınızı yatıştırmaya yardımcı olması için bu çayı günde birkaç kez yudumlayın.Güçlü iltihap önleyici ve antioksidan özellikleriyle bilinen zerdeçal, mutfakların ve ecza dolaplarının vazgeçilmezidir.
Zerdeçal sütü öksürük ve soğuk algınlığı için geleneksel bir çözümdür. Bir fincan sütü ısıtın ve bir çay kaşığı zerdeçal tozu ekleyin. Bu ılık karışımı yatmadan önce için. Zerdeçal iltihabı azaltmaya ve bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı olur.Tuzlu suyla gargara yapmak, boğaz ağrısı ve öksürük için en kolay ve en etkili çözümlerden biridir. Tuz, iltihabı azaltmaya ve bakterileri öldürmeye yardımcı olur. Tuzlu su gargarası yapmak için, bir çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suda eritin. Bu solüsyonla günde iki ila üç kez gargara yapın. Öksürüğe neden olabilecek boğazınızdaki tahrişi hafifletmeye yardımcı olabilir.Anti-inflamatuar, antibakteriyel ve antiviral etkilere sahip olduğundan öksürüğü tedavi etmek için mükemmel bir seçimdir. Fesleğen çayı hazırlamak için bir avuç taze fesleğen yaprağını kaynar suda 5-7 dakika bekletin. Bu çayı süzün ve günde bir veya iki kez için. Fesleğen çayı mukusu temizlemeye, iltihabı azaltmaya ve bağışıklık sisteminizi desteklemeye yardımcı olabilir.Sarımsak, enfeksiyonlarla savaşmaya ve öksürüğü azaltmaya yardımcı olabilecek doğal antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahiptir. Balla birleştirildiğinde güçlü bir çare oluşturur. Birkaç diş sarımsağı ezin ve balla karıştırın. Karışımın demlenmesi için birkaç saat bekletin. Bu karışımdan günde bir veya iki kez bir çay kaşığı alın. Güçlü bir tadı olabilir, ancak öksürüğü önlemedeki etkinliği onu değerli kılar.Uygun su içmeyi ve nemli bir ortamı korumak da öksürüğü yönetmede önemli bir rol oynayabilir. Boğazınızı nemli tutmak ve mukusu inceltmeye yardımcı olmak için gün boyunca bol su için. Ayrıca, odanızda bir nemlendirici kullanmak havayı nemli tutmaya, boğaz tahrişini azaltmaya ve öksürük semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir.Diyetinize yatıştırıcı ve iltihap önleyici özelliklere sahip yiyecekler ekleyin. Sıcak çorbalar, et suları ve bitki çayları rahatlama sağlayabilir ve iyileşmeye yardımcı olabilir. Öksürüğünüzü daha da kötüleştirebilecek baharatlı, kızarmış veya aşırı soğuk yiyeceklerden kaçının. Dengeli bir beslenme programını uygulayın.ÖNEMLİ! Bu doğal karışımlardan faydalanmadan önce mutlaka bir uzmana danışın ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BDxZyeMzqU-S6_PxRM5CuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İnatçı, öksürüğü, bitiren, doğal, formül, Balgamı, kökünden, söküp, akciğeri, tertemiz, yapıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Burun, çene, yanak ve alın bölgesinde çıkan sivilceye dikkat! Vücudunuzdaki bu hastalıkları ele veriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/burun-cene-yanak-ve-alin-boelgesinde-cikan-sivilceye-dikkat-vucudunuzdaki-bu-hastaliklari-ele-veriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/burun-cene-yanak-ve-alin-boelgesinde-cikan-sivilceye-dikkat-vucudunuzdaki-bu-hastaliklari-ele-veriyor</guid>
<description><![CDATA[ Sivilceler sadece dış görünümünüzle ilgili değildir. Burun, çene, alın, yanak ya da yüzünüzün herhangi bir yerinde çıkan sivilceler bazı hastalıkların habercisi olabilir.Cildimiz genellikle iç sağlığımızı yansıtan bir ayna görevi görür. Özellikle yüzdeki sivilceler, sadece kozmetik bir endişeden daha fazlası olabilir; size genel sağlığınız hakkında bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilirler.Geleneksel Çin Tıbbı  belirli yüz bölgelerini vücudun farklı organlarıyla ilişkilendirmek için uzun zamandır yüz haritalama, mien shiang veya &quot;yüz okuma&quot; olarak da bilinen uygulamayı kullanmıştır.Bilim camiası doğruluğu konusunda bölünmüş olsa da, bu fikir 3.000 yıldan uzun süredir devam etmektedir ve bu yüz ipuçlarının gözle görünenlerden daha fazlası olabileceğini düşündürmektedir. İşte yüzümüzdeki sivilcelerin yerinin altta yatan sağlık sorunlarına işaret edebileceği yol.Alın sindirim sistemiyle yakından bağlantılıdır. Bu bölgede sık sık sivilceler fark edersek, bu, huzursuz bağırsak sendromu veya kötü beslenme gibi sindirim sorunlarının bir işareti olabilir. Stres ve uyku eksikliği de alın sivilcelerine katkıda bulunabilir. Sindirim sistemindeki dengesizlikler bu bölgede cilt sorunları olarak ortaya çıkabilir.Şakakların böbrekler ve mesane ile ilişkili olduğu söylenir. Bu bölgedeki sivilceler bu organlardaki enfeksiyonları veya iltihabı vurgulayabilir.
Bazı araştırmacılar böbrek fonksiyonu ile şakak aknesi arasındaki ilişkinin tam olarak kanıtlanmadığını savunuyor. Bu organlar, belki de susuzluk veya enfeksiyon nedeniyle mücadele ettiğinde, şakaklardaki cildin sivilcelerle yanıt verebileceğine inanılıyor.Kaşların arasındaki bölgenin, detoksifikasyon için önemli bir organ olan karaciğere bağlı olduğu düşünülüyor.Buradaki sivilceler, karaciğerimizin muhtemelen diyetimizdeki toksinlerden veya duygusal stresten dolayı zorlandığını gösterebilir.Modern tıp bu görüşü tam olarak desteklemese de, TCM uygulayıcıları uzun zamandır karaciğer aşırı yüklendiğinde -ister alkol, ister yağlı yiyecekler veya toksinler olsun- bu bölgenin sivilceler için bir merkez haline gelebileceğini gözlemlemişlerdir.Göz altındaki cilt genellikle vücudun su seviyeleri ve stresi ile ilişkilendirilir. Bu bölgedeki koyu halkalar, şişkinlik veya sivilceler, vücudumuzun yeterli su almadığımızı veya önemli stres altında olduğumuzu belirtmesinin bir yolu olabilir.Bu bölgedeki kızarıklık, siyah nokta veya yağlılık, kan basıncı sorunlarının veya kolesterol dengesizliklerinin göstergesi olabilir.Yanaklardaki sivilceler genellikle mide, dalak ve solunum sistemiyle bağlantılıdır. Örneğin, yanaklardaki kızarıklık mide iltihabını gösterebilirken, sivilceler alerji veya sinüs enfeksiyonları gibi solunum sorunlarını gösterebilir.Çene ve çene hattı bölgesi hormonal ve üreme sistemleriyle yakından ilişkilidir. Adet döneminde veya yüksek stres dönemlerinde hormonal dalgalanmalar bu bölgede sivilcelere yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uXfyQ5ItCUS6CHJeNUKCSQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Burun, çene, yanak, alın, bölgesinde, çıkan, sivilceye, dikkat, Vücudunuzdaki, hastalıkları, ele, veriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>1 kaşığı kemiklere demir yüklüyor! Vücuda girdiği anda kana karışıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/1-kasigi-kemiklere-demir-yukluyor-vucuda-girdigi-anda-kana-karisiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/1-kasigi-kemiklere-demir-yukluyor-vucuda-girdigi-anda-kana-karisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılamak için sağlıklı ve dengeli beslenmelisiniz. Kalsiyum ve demir zengini besinleri tüketerek vücut direncinizi artırabilmeniz mümkün. Şeker ve diğer katkı maddeleri kullanılmadan Anadolu’da binlerce yıldır geleneksel olarak yapılan bir besin var ki demir eksiliğine iyi geliyor.Vücutta yeteri kadar demir bulunmadığında pek çok sağlık sorunu ortaya çıkabilir. Demir eksikliği yorgunluk, halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı, soluk bir cilt olarak kendini gösterebilir.Demir eksikliğini önlemek ve vücuda kalsiyum yüklemek için bazı gıdaların tüketimini artırabilirsiniz. Özellikle kış mevsimi geldiğinde mutfaklardan eksik olmayan pekmez, güçlü demir kaynaklarından biri.Anadolu’da binlerce yıldır geleneksel olarak yapılan, katkı maddesi ve şeker kullanılmadan hazırlanan pekmez , genelde şeker bakımından zengin meyve sularının kaynatılıp konsantre edilmesiyle üretilen yoğun ve tatlı bir şuruptur.Pekmez, taze üzüm ve ihraç şansı olmayan kuru üzümden üretilmekle birlikte keçiboynuzu, elma, dut, kayısı, erik, karpuz, incir ve şeker pancarından da yapılır.Yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağı olan pekmez; kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gibi mineralleri de içermektedir. Pekmezin, yapıldığı meyveye göre besin içeriği değişmektedir.Pekmez, içerdiği fenolik bileşikler sayesinde antioksidan özelliklere sahiptir. Bu özellikleriyle hücresel hasarı azaltabilir ve vücutta serbest radikallerin neden olduğu zararları önleyebilir.İçerdiği bazı vitaminler ve mineraller sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirebilir.İçerdiği doğal şekerler sayesinde hızlı enerji sağlar. Özellikle sporcular ve enerji gereksinimi fazla olan kişiler için tercih edilen bir besindir.Pekmez çok hızlı bir şekilde kana karışabiliyor. Karbonhidrattan zengin bir enerji kaynağı olan pekmez, glikoz ve fruktoz içeriği nedeniyle sindirime gerek kalmadan tüketildikten kısa bir süre sonra kana karışır.Pekmez B (B1,B2,B3) vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, magnezyum, krom, demir zenginliğiyle de yüksek düzeyde vitamin ve mineral kaynağıdırPekmez kan yapımını artırıyor. Kansızlığa iyi gelen bir besin olarak biliniyor. Süt ve süt ürünlerinden sonra, kalsiyum içeriği açısından en iyi kaynaklardan olan pekmez, kemik gelişimi ve sağlığı için çok önemlidir. Pekmez tüketimi vücut direncini de artırıyor. Hastalıklara karşı koruyucu bir etki gösteriyor.Özellikle büyüme çağındaki küçük çocukların, kilo alamayanların, iştahsızlık ve halsizlik şikayetleri olanların beslenmesinde pekmeze yer verilmelidir.Pekmez, egzama, sedef, akne ve diğer cilt hastalıklarının tedavisinde de yardımcı besin olarak kullanılmaktadır. İçeriğindeki potasyum sayesinde, tansiyonu dengeleyici özelliği bulunmaktadır. Zengin besin içeriği olan pekmezi yetişkinlerin günde 1-2 yemek kaşığı, çocukların ise 1-2 tatlı kaşığı tüketmesi önerilmektedir.ÖNEMLİ! Eğer herhangi bir sağlık probleminiz, şeker diyabet gibi kronik rahatsızlığınız varsa pekmez tüketmeye başlamadan önce mutlaka bir uzmanada danışmanız önerilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V6PfmTfotEWG385XZz_uWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>kaşığı, kemiklere, demir, yüklüyor, Vücuda, girdiği, anda, kana, karışıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bardak bardak içiliyor ama vücudu susuz bırakıyor! Herkesin yaptığı yanlış</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bardak-bardak-iciliyor-ama-vucudu-susuz-birakiyor-herkesin-yaptigi-yanlis</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bardak-bardak-iciliyor-ama-vucudu-susuz-birakiyor-herkesin-yaptigi-yanlis</guid>
<description><![CDATA[ Vücudunuz her zaman bol suya ihtiyaç duyar. Özellikle yazın sıcak havaların etkisiyle daha fazla su içmeniz gerekir. Çünkü vücudunuz daha hızlı su kaybeder. Ancak bazen su yerine sıvı ihtiyacını karşılamak için bazı içecekleri tüketmek isteyebilirsiniz. Günlük hayatta bardak bardak içilen bu içecekler, vücudunuz su ihtiyacını karşılamaz aksine daha fazla susuz kalmanıza neden olabilir.Su yaşam kaynağıdır. Sağlıklı bir vücut ve organlar için uzmanlar günde 8-10 bardak su içmeniz gerektiğini önerir. Vücudunuzun ihtiyacı kadar su içtiğinizde hem sağlığınızı korumuş olursunuz hemde susuzluk hissini giderirsiniz.Su içmediğinizde vücudunuzdaki toksinlerin atılımı da zorlaşır. Bazı kişiler günlük hayatlarında su ihtiyacını karşılamak için kahve, çay, meyve suyu gibi içeceklerden faydalandığını söyler.Ancak bu son derece yanlış. Çünkü suyun yerine tüketilen bu içecekler vücudunuzu daha çok susuz kalmasına neden olabiliyor.Kahve, içerdiği kafein nedeniyle vücudun susuz kalmasına en çok neden olan içeceklerden biridir. Ancak, bir veya iki fincan kopya sizi tamamen susuz bırakmaz. Raporlara göre, ciddi hidrasyon etkilerini yaşamak için günde yaklaşık beş fincan kahve içmeniz gerekir.Çay, kahveden daha az kafein içermesine rağmen, günde çok fazla tüketilen içecekler arasında yer alır. Sürekli çay içerseniz vücudunuzun susuz kalmasına neden olabilir.Çaydaki kafein, özellikle çok fazla miktarda tüketilirse vücudun idrar yoluyla fazladan sodyum ve su salmasına neden olabilir. Çay alımınızı sınırlayın ve bol su içtiğinizden emin olun.Bir çalışma, soğutulmuş gazlı içeceklerin tüketilmesinin tüketicinin hidrasyon algısını artırdığını buldu. Ancak bu serinleticiler aslında şeker ve kafein içermesi nedeniyle vücudun su kaybı yaşamasına sebep olur.Sağlıklı smoothie&#039;lerinizdeki yüksek protein içeriği, tatlandırıcılar, aromalı yoğurtlar veya meyve suları şeklinde eklenen herhangi bir şekerle birlikte dehidre edici etkiler üretecektir. Koyu renkli idrar ve açıklanamayan yorgunluk, dikkat edilmesi gereken dehidrasyon belirtileridir.Yüksek şeker içeriğine sahip meyve suları, vücudunuza su kaybı yaşatır. Pancar suyu yüksek oranda tüketilirse vücudunuzun sudan arınmasını sağlayabilir. Limonata, çoğu durumda kaçınılmaz olan içeceğe eklenen şeker nedeniyle nemlendirme gücünün bir kısmını da kaybeder. Kereviz suyu, bilinen bir idrar söktürücü olan amino asit asparajin açısından yüksektir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zgCGu10RBka-0YOD95muwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bardak, bardak, içiliyor, ama, vücudu, susuz, bırakıyor, Herkesin, yaptığı, yanlış</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık ocakları 30 Ağustos&amp;apos;ta (bugün) açık mı/kapalı mı? Sağlık ocakları resmi tatilde çalışıyor mu?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-ocaklari-30-agustosta-bugun-acik-mikapali-mi-saglik-ocaklari-resmi-tatilde-calisiyor-mu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-ocaklari-30-agustosta-bugun-acik-mikapali-mi-saglik-ocaklari-resmi-tatilde-calisiyor-mu</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık ocaklarının 30 Ağustos&#039;ta (bugün) açık olup olmayacağı, yaşlılar, hastalar ve ilaç yazdırmaya gidecek olan vatandaşların gündeminde yer alıyor. 30 Ağustos Zafer Bayramı resmi tatili nedeniyle sağlık ocaklarının bugün çalışıp çalışmadığı sorgulanıyor. Peki, Sağlık ocakları 30 Ağustos&#039;ta (bugün) açık mı/kapalı mı? Sağlık ocakları resmi tatilde çalışıyor mu?30 Ağustos Zafer Bayramı resmi tatili nedeniyle sağlık ocaklarının bugün açık mı yoksa kapalı mı olduğu merak ediliyor. Peki, bugün sağlık ocakları açık mı/kapalı mı? Sağlık ocakları 30 Ağustos cuma günü çalışıyor mu?  SAĞLIK OCAKLARI BUGÜN AÇIK MI?  Resmi tatillerde sağlık ocakları kapalı olacak. Aile hekimleri bu süre zarfında hizmet vermeyecek.  Buna göre; Sağlık ocakları 30 Ağustos cuma günü yani bugün kapalı olacak. Sağlık ocakları hafta sonu tatilinin de araya girmesiyle 2 Eylül Pazartesi günü yeniden mesai yapacak.SAĞLIK OCAĞI ÇALIŞMA SAATLERİ  Yurt genelinde sağlık ocakları 08.00&#039;de açılıyor, 17.00&#039;de ise kapanıyor. Sağlık ocaklarında öğle tatili arası saat 12.00 ile 13.00 arasındadır ve bu saat aralığında sağlık ocaklarında hizmet verilmez.  Hafta içi: 08.00- 17.00  Öğle arası: 12.00- 13.00  Hafta sonu: Cumartesi ve Pazar günleri kapalıdır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pe5dJ6lN3UiIqGXYg7rULA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, ocakları, Ağustosta, bugün, açık, mıkapalı, mı, Sağlık, ocakları, resmi, tatilde, çalışıyor, mu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Beyni tam kapasite çalıştıran 10 besin!  Alzheimer riskini azaltıyor, erken bunamayı önlüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/beyni-tam-kapasite-calistiran-10-besin-alzheimer-riskini-azaltiyor-erken-bunamayi-oenluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/beyni-tam-kapasite-calistiran-10-besin-alzheimer-riskini-azaltiyor-erken-bunamayi-oenluyor</guid>
<description><![CDATA[ Beyin sağlığını geliştirmek ve genç bir hafızaya sahip olmak için bazı besinlerin tüketimini artırmanız gerekir. Beyin sağlığını koruma potansiyeline sahip olan bu besinler, hafıza ve öğrenme yeteneklerini geliştirmenize yardımcı olur. Hatta içindeki anti-inflamatuaretkileri sayesinde Alzheimer hastalığının oluşum riskini azaltabilir.Beyin sağlığını geliştirmek, hafızayı güçlendirmek, unutkanlığı azaltmak için sağlıklı besinler tüketmeye ihtiyacınız var. rans yağları diyetinizden tamamen çıkararak ve bu besinleri rutininize ekleyerek beyin gelişimini destekleyebilirsiniz.SAĞLIKLI BİR BEYİN İÇİN TÜKETMENİZ GEREKENLERYüksekpolifenoliçeriği sayesinde yaban mersini, antioksidan kapasitesiyle beyin sağlığını koruma potansiyeline sahiptir.Özellikle hafıza ve öğrenme yeteneklerini iyileştirebilir ve Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatabilir.Karadut,antosiyaninlerbakımından zengin olup antioksidan özellikleriyle beyin hücrelerini koruyabilir ve bilişsel işlevleri destekleyebilir.Omega-3 yağ asitleri,polifenollerve vitamin E gibi besin öğeleri açısından zengin ceviz, beyin sağlığını korumak için önemli bir bileşendir.Bu besinlerin kombinasyonu,nörodejeneratif hastalıkların gelişimini önlemede etkili olabilir.EPA ve DHA gibi omega-3 yağ asitleri bakımından zengin somon, beyin hücre zarı sağlığını korur ve sinir iletimini iyileştirir. Böylece bilişsel işlevlerin sürdürülmesine yardımcı olabilir ve Alzheimer gibi hastalıkların gelişimini azaltabilir.Zeytinyağı,monounsaturatedyağ asitleri ve antioksidanlar bakımından zengindir. Anti-inflamatuaretkileri sayesinde beyin sağlığını destekler ve Alzheimer hastalığının oluşum riskini azaltabilir.Hindistan cevizi yağı,trigliseritlerve ketonlar açısından zengin olup beyin enerji kaynağı olarak işlev görür. Bu özelliği, bilişsel fonksiyonları artırabilir ve nörodejeneratif hastalıkların ilerlemesini yavaşlatabilir.Zerdeçal, güçlü biranti-inflamatuar olan kurkuminiçerir. Beyin sağlığını korumada etkili olabilir ve nörodejeneratif hastalıkların gelişimini azaltabilir. Karabiber ise,kurkumininemilimini artırarak etkinliğini maksimize eder.Yumurta, kolin açısından zengin bir kaynaktır ki bu da beyin sağlığı ve sinir hücresi iletimi için gereklidir. Bu nedenle, hafıza ve öğrenme yeteneklerini destekleyebilir.Ispanak, folat ve demir gibi besin öğeleri bakımından zengindir. Folat, beyin fonksiyonlarını destekleyebilirken demir, beyin sağlığı için kritik öneme sahiptir.Lahana turşusu, probiyotik bakteriler açısından zengin olup bağırsak sağlığı ile beyin sağlığı arasındaki bağlantı üzerinde olumlu etkiler sağlayabilir. Böylece bilişsel işlevlerin korunmasına katkıda bulunabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5ZO-gCWPU0y79jNIpoxlHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Beyni, tam, kapasite, çalıştıran, besin, Alzheimer, riskini, azaltıyor, erken, bunamayı, önlüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı: &amp;quot;Ülkemizde M çiçeği ile ilgili kısıtlama ihtiyacı yok&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-ulkemizde-m-cicegi-ile-ilgili-kisitlama-ihtiyaci-yok</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-ulkemizde-m-cicegi-ile-ilgili-kisitlama-ihtiyaci-yok</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, özellikle Afrika kıtasında görülen M çiçeği (mpox) vakasına Türkiye&#039;de 2024 yılında rastlanmadığını, herhangi bir kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacı bulunmadığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/08/basliksiz-4-177.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığı:, Ülkemizde, çiçeği, ile, ilgili, kısıtlama, ihtiyacı, yok</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ: &amp;quot;2024’ün başından bu yana 300 binden fazla kolera vakası kaydedildi&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-2024un-basindan-bu-yana-300-binden-fazla-kolera-vakasi-kaydedildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-2024un-basindan-bu-yana-300-binden-fazla-kolera-vakasi-kaydedildi</guid>
<description><![CDATA[ DSÖ, 2024’ün başından bu yana 300 binden fazla insanın kolera hastalığına yakalandığını, 2300’den fazlasının ise hayatını kaybettiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/08/basliksiz-3-174.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ:, 2024’ün, başından, yana, 300, binden, fazla, kolera, vakası, kaydedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kalp sıcak havaları sevmez!..</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kalp-sicak-havalari-sevmez</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kalp-sicak-havalari-sevmez</guid>
<description><![CDATA[ Eğer kalp hastalığı riski taşıyorsanız aşırı sıcaklarda dışarı çıkma konusunda her zamankinden daha fazla dikkatli ve özenli olmalısınız. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/07/basliksiz-3-134.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, sıcak, havaları, sevmez..</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Maymun çiçeği virüsü kapıda mı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-virusu-kapida-mi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-virusu-kapida-mi</guid>
<description><![CDATA[ Maymun Çiçeği Virüsü’nün gündeme gelmesiyle birlikte herkesin aklına “Benzer bir Covid-19 sorunu ile karşı karşıya mı kalacağız?” sorusunu getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/08/basliksiz-12-145.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Maymun, çiçeği, virüsü, kapıda, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yolun karanlık yüzü: &amp;quot;Trafik kazalarında kalıcı beyin hasarı&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yolun-karanlik-yuzu-trafik-kazalarinda-kalici-beyin-hasari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yolun-karanlik-yuzu-trafik-kazalarinda-kalici-beyin-hasari</guid>
<description><![CDATA[ Liv Hospital Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Çağrı Canbolat, kaza esnasında gerçekleşen kafa travmaları hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/06/basliksiz-5-125.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yolun, karanlık, yüzü:, Trafik, kazalarında, kalıcı, beyin, hasarı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ Acil Durum Komitesi, &amp;apos;maymun çiçeği&amp;apos; virüsünü görüşmek üzere acil olarak toplandı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-acil-durum-komitesi-maymun-cicegi-virusunu-goerusmek-uzere-acil-olarak-toplandi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-acil-durum-komitesi-maymun-cicegi-virusunu-goerusmek-uzere-acil-olarak-toplandi</guid>
<description><![CDATA[ DSÖ Uluslararası Sağlık Tüzüğü Acil Durum Komitesi, maymun çiçeği (mpox) virüsünün Afrika&#039;da yayılmaya başlayarak vakaların tehlikeli boyutta artmaya başlaması sebebiyle acil olarak toplandı. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/08/basliksiz-5-174.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ, Acil, Durum, Komitesi, maymun, çiçeği, virüsünü, görüşmek, üzere, acil, olarak, toplandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Baba, kızlar için &amp;apos;Güven&amp;apos; erkekler için &amp;apos;Kararlılık&amp;apos; sembolüdür&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/baba-kizlar-icin-guven-erkekler-icin-kararlilik-semboludur</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/baba-kizlar-icin-guven-erkekler-icin-kararlilik-semboludur</guid>
<description><![CDATA[ Liv Hospital Psikolog’u Belgin Arslantaş, “Baba” varlığının kızlar için &#039;Güven&#039; erkekler için ‘Kararlılık&#039; sembolü olduğunu belirtti... ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/06/basliksiz-3-118.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Baba, kızlar, için, Güven, erkekler, için, Kararlılık, sembolüdür</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Yüzdükten sonra mutlaka yüzünüzü yıkayın&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yuzdukten-sonra-mutlaka-yuzunuzu-yikayin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yuzdukten-sonra-mutlaka-yuzunuzu-yikayin</guid>
<description><![CDATA[ “Denize girerken deniz gözlüğü takıyor musunuz?” diye sorsak bu soruya çoğu kişinin verdiği cevap gibi muhtemelen sizin de cevabınız “hayır” olacaktır. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/07/basliksiz-4-139.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yüzdükten, sonra, mutlaka, yüzünüzü, yıkayın</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Akıl ve Beyin sağlığınızı koruyun!&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/akil-ve-beyin-sagliginizi-koruyun</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/akil-ve-beyin-sagliginizi-koruyun</guid>
<description><![CDATA[ Nörolojik hastalıkların farkındalığını arttırma amacıyla her yıl 22 Temmuz “Dünya Beyin Günü” olarak bir takım bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/07/basliksiz-8-143.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Akıl, Beyin, sağlığınızı, koruyun</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çoklu olarak daha hızlı kanser tespit edebilen bir test geliştirildi!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/coklu-olarak-daha-hizli-kanser-tespit-edebilen-bir-test-gelistirildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/coklu-olarak-daha-hizli-kanser-tespit-edebilen-bir-test-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ Kanserleri tespit edebilen yeni kan testi, teşhisi hızlandırabileceğini gösteriyor. Bu yeni test, İngiltere ve Galler&#039;de kanser şüphesi taşıyan semptomlarla ziyaret eden her üç kişiden kanserini ikisini doğru bir şekilde ortaya çıkardı. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/03/yapay-zeka-kanser-2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Çoklu, olarak, daha, hızlı, kanser, tespit, edebilen, bir, test, geliştirildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünya Sağlık Örgütü duyurdu: COVID&amp;amp;19 acil durumu sona erdi!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunya-saglik-orgutu-duyurdu-covid19-acil-durumu-sona-erdi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunya-saglik-orgutu-duyurdu-covid19-acil-durumu-sona-erdi</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 5 Mayıs&#039;ta COVID-19&#039;un artık küresel bir halk sağlığı acil durumu olmadığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2022/12/covid-1-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, Sağlık, Örgütü, duyurdu:, COVID&amp;19, acil, durumu, sona, erdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Binlerce insanın cilt kanserini tespit edebilecek akıllı telefon kamera teknolojisi!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/binlerce-insanin-cilt-kanserini-tespit-edebilecek-akilli-telefon-kamera-teknolojisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/binlerce-insanin-cilt-kanserini-tespit-edebilecek-akilli-telefon-kamera-teknolojisi</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir akıllı telefon merceği, benlerin veya deri lejyonlarının ayrıntılı görüntülerini yakalayıp cilt kanserlerini tespit edebilecek. Yeni teknoloji İngiltere&#039;nin NHS&#039;nin tüm bölgelerinde kullanıma sunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/06/cilt-kanseri-1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Binlerce, insanın, cilt, kanserini, tespit, edebilecek, akıllı, telefon, kamera, teknolojisi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hardvard, kalp kapakçığı için sentetik bir çözüm geliştirdi!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hardvard-kalp-kapakcigi-icin-sentetik-bir-coezum-gelistirdi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hardvard-kalp-kapakcigi-icin-sentetik-bir-coezum-gelistirdi</guid>
<description><![CDATA[ FibraValve isimli yeni sentetik kalp kapakçıkları, birden fazla ameliyat ihtiyacını ve zorlu süreci kısaltacak ortadan kaldıracak. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/06/fibravalve-2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Hardvard, kalp, kapakçığı, için, sentetik, bir, çözüm, geliştirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bu akıllı kapsül, vücut içinden hayati değerleri okuyabilecek!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bu-akilli-kapsul-vucut-icinden-hayati-degerleri-okuyabilecek</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bu-akilli-kapsul-vucut-icinden-hayati-degerleri-okuyabilecek</guid>
<description><![CDATA[ MIT araştırmacıları, hastanın sindirim sistemi içindeki kalp atışı ve solunum paternleri gibi vital işaretleri izleyebilen yenilikçi bir yutulabilir kapsül geliştirdi. &#039;Akilli kapsül&#039; olarak adlandırılan bu cihaz, aynı zamanda opioid aşırı dozu sırasında solunum depresyonu belirlemek için de kullanılabilecek potansiyele sahip. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/11/kapsul-2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>akıllı, kapsül, vücut, içinden, hayati, değerleri, okuyabilecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka ilk kez ilaç geliştirdi! Onay bekliyor...</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yapay-zeka-ilk-kez-ilac-gelistirdi-onay-bekliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yapay-zeka-ilk-kez-ilac-gelistirdi-onay-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Hong Kong merkezli bir biyoteknoloji şirketi olan Insilico Medicine, hastalarının bir anti-fibrotik küçük molekül inhibitörü olan INS018_055 ilacını almaya başladığını duyurdu. Şirket, ilacın üretken yapay zeka ile keşfedildiğini ve tasarlandığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/07/ilac-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, ilk, kez, ilaç, geliştirdi, Onay, bekliyor...</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Alzheimer&amp;apos;ı yavaşlatan yeni bir ilaç bulundu!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/alzheimeri-yavaslatan-yeni-bir-ilac-bulundu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/alzheimeri-yavaslatan-yeni-bir-ilac-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Donanemab Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatarak, hastaların günlük aktivitelerini sürdürebilmelerine olanak sağlayan yeni bir ilaç buldu. Uzmanlar bu ilacı Alzheimer ile mücadelede bir &quot;dönüm noktası&quot; olarak nitelendiriyorlar. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/07/alzheimer-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimerı, yavaşlatan, yeni, bir, ilaç, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğru spor omurga sağlığını destekliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dogru-spor-omurga-sagligini-destekliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dogru-spor-omurga-sagligini-destekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Omurga sağlığını korumak için düzenli egzersiz yapmanın önemli olduğunu belirten uzmanlar doğru sporlar ve hareketlerin, omurgayı destekleyen kasları güçlendirdiğini ve postürü iyileştirdiğini belirtti İSTANBUL 8İGFA) - Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op  Dr  Kemal Paksoy, egzersizin omurga sağlığına etkileri hakkında bilgi verdi 
Omurga sağlığını korumak ve güçlendirmek için düzenli egzersiz yapmanın son derece önemli olduğuna vurgu yapan Op  Dr  Kemal Paksoy, “Doğru sporlar ve hareketler, omurgayı destekleyen kasları güçlendirir, esnekliği artırır ve postürü iyileştirir ” dedi 
Omurga sağlığı ve postür için en ideal sporlardan birinin yüzme olduğunu dile getiren Op  Dr  Kemal Paksoy, “Yüzme, omurga üzerindeki baskıyı azaltarak kasları güçlendirir ve esnekliği artırır  Yürüyüş, omurganın doğal hareketlerini destekler ve postürü iyileştirir  Düzenli yürüyüş, omurgayı destekleyen kasları güçlendirir ve bel ağrısını hafifletebilir  Yoga, pilates ve esneme hareketleri omurganın esnekliğini artırarak kasları güçlendirip ve stresi azalttığı için omurga sağlığına fayda sağlar ” şeklinde konuştu 
EGZERSİZ ÖNCESİNDE VEYA SONRASINDA OMURGADA AĞRI HİSSEDİLİYORSA ARA VERİLMELİ
Her ne kadar egzersiz önerilse de egzersiz yaparken dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Op  Dr  Kemal Paksoy, şunları söyledi:
“Egzersize başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yapılmalı  Isınma, kasları ve eklemleri egzersize hazırlar, yaralanma riskini azaltır  Egzersiz yaparken doğru teknik çok önemli  Aksi halde omurgaya aşırı yük bindirilerek yaralanmalara yol açılabilir  Ani ve kontrolsüz hareketlerden mutlaka kaçınılmalı  Egzersizleri yavaş ve kontrollü bir şekilde yaparak omurgayı korumalıyız  Egzersiz sırasında veya sonrasında omurgada ağrı hissediliyorsa, egzersize ara verilmeli ve bir uzmana danışılması önemlidir ” 
POSTÜRE UYGUN EGZERSİZ DOĞRU OLARAK ÇALIŞILMALI
Omurgasında herhangi bir patolojik sorun olan kişilerin omurga bölgesine aşırı yük bindiren egzersizlerden kaçınması gerektiğine dikkat çeken Op  Dr  Kemal Paksoy, “Kemik erimesi tanısı olanlar darbe etkisi yapabilecek egzersizlerden, koşu, zıplama ve bükülme hareketlerinden kaçınmalıdır  Skolyozu olan kişiler de omurgayı tek taraflı zorlayan hareketler, özellikle ağırlıklı yana eğilmeler, tek el ağırlık kaldırma gibi asimetrik hareketlerden kaçınmalıdır ” uyarısında bulundu ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2024/09/agency/igf/dogru-spor-omurga-sagligini-destekliyor.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Doğru, spor, omurga, sağlığını, destekliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sütyenler meme kanserlerini tespit edebilecek!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sutyenler-meme-kanserlerini-tespit-edebilecek</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sutyenler-meme-kanserlerini-tespit-edebilecek</guid>
<description><![CDATA[ Massachusetts Institute of Technology (MIT) araştırmacıları, meme kanserini erken evrelerinde tespit edebilen ve hayat kurtarma potansiyeline sahip bir giyilebilir ultrason takip cihazı geliştirdiklerini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/07/sutyen-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sütyenler, meme, kanserlerini, tespit, edebilecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dalgıçların damarlarında gezen nadir hastalık!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dalgiclarin-damarlarinda-gezen-nadir-hastalik</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dalgiclarin-damarlarinda-gezen-nadir-hastalik</guid>
<description><![CDATA[ Uzman bir doktor, dalışa bağlı bu aşırı inflamatuar durumunun dünya çapında nadiren rapor edildiğini öne sürdü. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/07/dalgic.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Dalgıçların, damarlarında, gezen, nadir, hastalık</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Beyin çipi taktıran felçli Noland&amp;apos;ın cihazında bazı sorunlar çıktı!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/beyin-cipi-taktiran-felcli-nolandin-cihazinda-bazi-sorunlar-cikti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/beyin-cipi-taktiran-felcli-nolandin-cihazinda-bazi-sorunlar-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın nöroteknoloji girişimi Neuralink&#039;in ilk beyin implantı alıcısı olan Noland Arbaugh, ameliyat sonrası yaşadığı bir sorunla gündeme geldi. Arbaugh, boyundan aşağısı felçli olan 29 yaşındaki bir birey olarak Ocak ayında implantı aldı. Ancak, ameliyat sonrasında çipin bir kısmında yaşanan arıza, projenin önemli bir dönüm noktası olarak dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2024/05/neura.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Beyin, çipi, taktıran, felçli, Nolandın, cihazında, bazı, sorunlar, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elon Musk müjdeyi verdi: Bir kişiye daha beyin çipi takıldı!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/elon-musk-mujdeyi-verdi-bir-kisiye-daha-beyin-cipi-takildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/elon-musk-mujdeyi-verdi-bir-kisiye-daha-beyin-cipi-takildi</guid>
<description><![CDATA[ Neuralink, beyin çipini erken insan denemelerinin bir parçası olarak ikinci bir hastaya yerleştirdi. Elon Musk, Cumartesi günü podcast sunucusu Lex Fridman&#039;a yaptığı açıklamada, ameliyatın ne zaman gerçekleştirildiğini veya alıcının kim olduğunu belirtmedi. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2024/08/beyin-cipi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musk, müjdeyi, verdi:, Bir, kişiye, daha, beyin, çipi, takıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Neuralink, ikinci beyin implantı hastası hakkında bilgi verdi!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/neuralink-ikinci-beyin-implanti-hastasi-hakkinda-bilgi-verdi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/neuralink-ikinci-beyin-implanti-hastasi-hakkinda-bilgi-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın liderliğindeki Neuralink, insan beyni ile teknolojiyi birleştiren beyin implantı projelerinde önemli bir adım attı. Şirket, ilk insan denemelerindeki ikinci hasta hakkında umut verici bir güncelleme paylaştı. Neuralink, beyin implantı yerleştirilen ikinci hastasında şu ana kadar herhangi bir sorun yaşanmadığını belirtti. Bu hasta üzerinde yapılan incelemelerde, implantın beyinle olan bağlantısında herhangi bir geri çekilme gözlenmedi. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2024/08/neuralink-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Neuralink, ikinci, beyin, implantı, hastası, hakkında, bilgi, verdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları, egzamalı ciltlerdeki bakterileri ortaya çıkardı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-egzamali-ciltlerdeki-bakterileri-ortaya-cikardi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-egzamali-ciltlerdeki-bakterileri-ortaya-cikardi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanlarının yeni bir araştırması, egzamalarda kolonize olan bakteriler ve kazandığı mutasyonları ortaya çıkardı. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/04/egzama-1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, egzamalı, ciltlerdeki, bakterileri, ortaya, çıkardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları kağıt atıklarından ağrı kesici üretmeye başladı!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-kagit-atiklarindan-agri-kesici-uretmeye-basladi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bilim-insanlari-kagit-atiklarindan-agri-kesici-uretmeye-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Birleşik Krallık&#039;taki Bath Üniversitesi&#039;nden bir grup bilim insanı, çevresel atıkları azaltacak bir çözüm bulmuş olabilir. İşte detaylar... ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/02/ilac-1-2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, kağıt, atıklarından, ağrı, kesici, üretmeye, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kilo vermenin uzun süreli etkisi: Kilo alsanız bile kalbinize iyi geliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kilo-vermenin-uzun-sureli-etkisi-kilo-alsaniz-bile-kalbinize-iyi-geliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kilo-vermenin-uzun-sureli-etkisi-kilo-alsaniz-bile-kalbinize-iyi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Davranışsal kilo verme programları üzerine yapılan bir araştırmada, kilo kaybı, kardiyovasküler hastalık ve Tip 2 diyabet için risk faktörlerinin azalmasıyla kilo geri alınsa bile en az beş yıl boyunca ilişkilendirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/04/obezite-1-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kilo, vermenin, uzun, süreli, etkisi:, Kilo, alsanız, bile, kalbinize, iyi, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kalp sağlığını izleyebilen ve işi bittiğinde vücutta çözülebilen bir implant geliştiriliyor!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kalp-sagligini-izleyebilen-ve-isi-bittiginde-vucutta-coezulebilen-bir-implant-gelistiriliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kalp-sagligini-izleyebilen-ve-isi-bittiginde-vucutta-coezulebilen-bir-implant-gelistiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Geliştirilmekte olan deneysel bir implant, hasta kalp hastaları için geçici bir monitör ve kalp pili görevi görebileceği ve artık ihtiyaç kalmadığında vücutta eriyip yok olabileceği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2023/07/kalp-implant.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, sağlığını, izleyebilen, işi, bittiğinde, vücutta, çözülebilen, bir, implant, geliştiriliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanından kemoterapi tedavisi gören çocuklara hayati uyarılar</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanindan-kemoterapi-tedavisi-goeren-cocuklara-hayati-uyarilar</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanindan-kemoterapi-tedavisi-goeren-cocuklara-hayati-uyarilar</guid>
<description><![CDATA[ Kemoterapi alan çocuklar, tedavi sürecinde daha hassas bir bağışıklık sistemine sahip olduklarından özel bir bakım ve dikkat gerektirir   Prof  Dr  Zekai Avcı Kemoterapi alan çocuklarda dikkat edilmesi gereken temel noktalara dikkati çekti ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2024/09/agency/igf/uzmanindan-kemoterapi-tedavisi-goren-cocuklara-hayati-uyarilar.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanından, kemoterapi, tedavisi, gören, çocuklara, hayati, uyarılar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Göz enfeksiyonundan korunmanın 6 yolu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/goez-enfeksiyonundan-korunmanin-6-yolu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/goez-enfeksiyonundan-korunmanin-6-yolu</guid>
<description><![CDATA[ Halk arasında kırmızı göz hastalığı olarak bilinen konjonktivit hem çocuklarda hem de yetişkinlerde en sık karşılaşılan göz rahatsızlıklarından biri  Göz Hastalıkları Uzmanı Op  Dr  Burcu Usta Uslu, “Konjonktivitler zamanında ve doğru bir şekilde tedavi edilmezse şiddetlenerek kalıcı göz hasarlarına yol açabilir&quot; dedi ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2024/09/agency/igf/goz-enfeksiyonundan-korunmanin-6-yolu.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Göz, enfeksiyonundan, korunmanın, yolu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlardan bıttım sabunu tavsiyesi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlardan-bittim-sabunu-tavsiyesi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlardan-bittim-sabunu-tavsiyesi</guid>
<description><![CDATA[ Güneydoğu Anadolu’nun kadim doğal ürünlerinden biri olan bıttım sabunu, son yıllarda büyük bir ilgi görüyor  Özellikle cilt ve saç sağlığına olan faydaları bedeniyle vatandaş tarafından tercih ediliyor ]]></description>
<enclosure url="http://megabaytcom.teimg.com/crop/1280x720/megabayt-com/uploads/2024/09/agency/igf/uzmanlardan-bittim-sabunu-tavsiyesi.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlardan, bıttım, sabunu, tavsiyesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bakan Memişoğlu: Sağlık, lokomotif sektör olabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bakan-memisoglu-saglik-lokomotif-sektoer-olabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bakan-memisoglu-saglik-lokomotif-sektoer-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “Bizler, sağlık sektörünün Türkiye’nin lokomotif sektörü olabileceği inancıyla çalışıyoruz” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://turk.eco/uploads/images/202409/image_870x580_66e7165623b51.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Memişoğlu:, Sağlık, lokomotif, sektör, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ankara İl Sağlık Müdürlüğünden M çiçeğine ilişkin açıklama</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ankara-il-saglik-mudurlugunden-m-cicegine-iliskin-aciklama</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ankara-il-saglik-mudurlugunden-m-cicegine-iliskin-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, ildeki hiçbir sağlık kuruluşunda M çiçeği (mpox) hastalığı şüphesi ile karantinaya alınan hastanın bulunmadığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/m-cicegi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Ankara, İl, Sağlık, Müdürlüğünden, çiçeğine, ilişkin, açıklama</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ, M çiçeği ve Kovid&amp;amp;19 arasındaki bulaşma farkına dikkati çekti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-m-cicegi-ve-kovid19-arasindaki-bulasma-farkina-dikkati-cekti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-m-cicegi-ve-kovid19-arasindaki-bulasma-farkina-dikkati-cekti</guid>
<description><![CDATA[ DSÖ Salgın ve Pandemi Hazırlığı ve Önleme Direktörü Maria Van Kerkhove, temas yoluyla buluşan M çiçeği (mpox) virüsünün, hava yoluyla bulaşan Kovid-19 virüsü ile aynı olmadığını, bu iki hastalıkla ilgili yaşanan süreçlerin farklı olduğunu bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/m-cicegi-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ, çiçeği, Kovid&amp;19, arasındaki, bulaşma, farkına, dikkati, çekti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;İstanbul&amp;apos;da bir kişi M çiçeği şüphesiyle karantinaya alındı&amp;quot; iddiası yalanlandı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/istanbulda-bir-kisi-m-cicegi-suphesiyle-karantinaya-alindi-iddiasi-yalanlandi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/istanbulda-bir-kisi-m-cicegi-suphesiyle-karantinaya-alindi-iddiasi-yalanlandi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan, &quot;İstanbul&#039;da bir kişi, M çiçeği şüphesiyle karantinaya alındı&quot; iddiasının doğru olmadığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/07/iletisim-baskanligi-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, bir, kişi, çiçeği, şüphesiyle, karantinaya, alındı, iddiası, yalanlandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığından Batı Nil virüsü açıklaması</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligindan-bati-nil-virusu-aciklamasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligindan-bati-nil-virusu-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, Türkiye&#039;de 2010&#039;dan itibaren görülen Batı Nil virüsü enfeksiyonunun bu yıl 6 kişide tespit edildiğini, hastaların takip ve tedavilerinin sürdüğünü bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/saglik-bakanligi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığından, Batı, Nil, virüsü, açıklaması</media:keywords>
</item>

<item>
<title>GSS&amp;apos;lilerden belirlenen oranın üzerinde ilave ücret alanlara ceza</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gsslilerden-belirlenen-oranin-uzerinde-ilave-ucret-alanlara-ceza</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gsslilerden-belirlenen-oranin-uzerinde-ilave-ucret-alanlara-ceza</guid>
<description><![CDATA[ Bakan Işıkhan, Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki vatandaşlardan belirlenen oranı aşan miktarda ilave ücret alanlara, bunun 5 katı ceza uygulanacağını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/gsslilerden-belirlenen-oranin-uzerinde-ilave-ucret-alanlara-ceza.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>GSSlilerden, belirlenen, oranın, üzerinde, ilave, ücret, alanlara, ceza</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İskenderun Devlet Hastanesinde maymun çiçeği vakası tespit edildiği iddiası yalanlandı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/iskenderun-devlet-hastanesinde-maymun-cicegi-vakasi-tespit-edildigi-iddiasi-yalanlandi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/iskenderun-devlet-hastanesinde-maymun-cicegi-vakasi-tespit-edildigi-iddiasi-yalanlandi</guid>
<description><![CDATA[ İskenderun Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, &quot;İskenderun Devlet Hastanesinde maymun çiçeği vakası tespit edildi&quot; iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/saglik-bakanligi-m-cicegi-hastaligi-vakasina-turkiyede-rastlanmadi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İskenderun, Devlet, Hastanesinde, maymun, çiçeği, vakası, tespit, edildiği, iddiası, yalanlandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Araştırmaya göre, gece dış mekan ışıklarına maruz kalmak Alzheimer riskini artırabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/arastirmaya-goere-gece-dis-mekan-isiklarina-maruz-kalmak-alzheimer-riskini-artirabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/arastirmaya-goere-gece-dis-mekan-isiklarina-maruz-kalmak-alzheimer-riskini-artirabilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de yapılan bir araştırma, geceleri dış mekandaki yapay ışıklara maruz kalmanın özellikle 65 yaş altındakiler için Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırabileceğini ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/09/arastirmaya-gore-gece-dis-mekan-isiklarina-maruz-kalmak-alzheimer-riskini-artirabilir.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Araştırmaya, göre, gece, dış, mekan, ışıklarına, maruz, kalmak, Alzheimer, riskini, artırabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Araştırmacılar, insanların sesini kullanarak hipertansiyonu tespit edebildiklerini bildirdi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/arastirmacilar-insanlarin-sesini-kullanarak-hipertansiyonu-tespit-edebildiklerini-bildirdi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/arastirmacilar-insanlarin-sesini-kullanarak-hipertansiyonu-tespit-edebildiklerini-bildirdi</guid>
<description><![CDATA[ Kanada&#039;da bilim insanları, kişilere ait ses kayıtlarını kullanarak yüksek tansiyon olarak da bilinen hipertansiyon hastalığını tespit edebilen yapay zeka temelli yeni bir yöntem bulduklarını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/09/arastirmacilar-insanlarin-sesini-kullanarak-hipertansiyonu-tespit-edebildiklerini-bildirdi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Araştırmacılar, insanların, sesini, kullanarak, hipertansiyonu, tespit, edebildiklerini, bildirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Zihin egzersizleri hafif bilişsel bozukluğu olan yaşlıların hafızasını güçlendiriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/zihin-egzersizleri-hafif-bilissel-bozuklugu-olan-yaslilarin-hafizasini-guclendiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/zihin-egzersizleri-hafif-bilissel-bozuklugu-olan-yaslilarin-hafizasini-guclendiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Araştırmacılar, hafif bilişsel bozukluğu olan ve bulmaca çözmek, kitap okumak gibi zihin egzersizlerini sık yapan yaşlıların daha güçlü hafızaya sahip olduğunu, dikkat sürelerinin ve iş yapma hızlarının da daha yüksek olduğunu tespit etti. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/09/zihin-egzersizleri-hafif-bilissel-bozuklugu-olan-yaslilarin-hafizasini-guclendiriyor.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Zihin, egzersizleri, hafif, bilişsel, bozukluğu, olan, yaşlıların, hafızasını, güçlendiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: M çiçeği hastalığı şu anda ülkemizde yok</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-memisoglu-m-cicegi-hastaligi-su-anda-ulkemizde-yok</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-memisoglu-m-cicegi-hastaligi-su-anda-ulkemizde-yok</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, &quot;M çiçeği hastalığı şu anda ülkemizde yok, görülmedi. Bu konuda hastane acillerimize gelip, &#039;Ben M çiçeği mi oldum?&#039; diye soran, şüphe eden insanlarımız oluyor.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/saglik-bakani-kemal-memisoglu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanı, Memişoğlu:, çiçeği, hastalığı, şu, anda, ülkemizde, yok</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2 yaş altı çocuklarda otizm tespiti için yapay zekadan faydalanılabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/2-yas-alti-cocuklarda-otizm-tespiti-icin-yapay-zekadan-faydalanilabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/2-yas-alti-cocuklarda-otizm-tespiti-icin-yapay-zekadan-faydalanilabilir</guid>
<description><![CDATA[ Yapılan araştırmayla, yapay zeka türü olan makine öğreniminin, 2 yaş altı çocuklarda Otizm Spektrum Bozukluğu (ASD) tespitini yüzde 78,5 oranında doğru yaptığı belirlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/2-yas-alti-cocuklarda-otizm-tespiti-icin-yapay-zekadan-faydalanilabilir.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>yaş, altı, çocuklarda, otizm, tespiti, için, yapay, zekadan, faydalanılabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: Şu ana kadar M çiçeği virüsü tanısı konulmuş bir hastamız yok</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-memisoglu-su-ana-kadar-m-cicegi-virusu-tanisi-konulmus-bir-hastamiz-yok</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-memisoglu-su-ana-kadar-m-cicegi-virusu-tanisi-konulmus-bir-hastamiz-yok</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, M çiçeği (mpox) virüsüne ilişkin alarm halinde olduklarını belirterek, &quot;Şu ana kadar tanısı konulmuş bir hastamız yok. İnşallah da olmaz ama olursa da üstesinden geleceğimizi bilmenizi istiyorum.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/agency/aa/saglik-bakani-memisoglu-hatayda-konustu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanı, Memişoğlu:, Şu, ana, kadar, çiçeği, virüsü, tanısı, konulmuş, bir, hastamız, yok</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mikroplastikler inme ve kalp krizi riskini arttırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mikroplastikler-inme-ve-kalp-krizi-riskini-arttiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mikroplastikler-inme-ve-kalp-krizi-riskini-arttiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, vücuda karışan mikroplastiklerin inme ve kalp krizi riskini arttırdığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/09/mikroplastikler-inme-ve-kalp-krizi-riskini-arttiriyor.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mikroplastikler, inme, kalp, krizi, riskini, arttırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elektronik sigara akciğer ve beyin hasarına yol açıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/elektronik-sigara-akciger-ve-beyin-hasarina-yol-aciyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/elektronik-sigara-akciger-ve-beyin-hasarina-yol-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, elektronik sigaraların astım, kan damarların da daralma, kan basıncında artış, yanıklar, kanserin yanı sıra akciğer ve beyinde hasara yol açtığından, kesinlikle kullanılmaması gerektiği uyarısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/elektronik-sigara.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Elektronik, sigara, akciğer, beyin, hasarına, yol, açıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Aile hekimleri hastanelerin yükünü alırken erken teşhiste de önemli rol oynuyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/aile-hekimleri-hastanelerin-yukunu-alirken-erken-teshiste-de-oenemli-rol-oynuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/aile-hekimleri-hastanelerin-yukunu-alirken-erken-teshiste-de-oenemli-rol-oynuyor</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;da son 6 ayda 800 bin başvurunun olduğu aile sağlığı merkezleri, hastanelerin yükünü alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/agency/aa/aile-hekimleri-hastanelerin-yukunu-alirken-erken-teshiste-de-onemli-rol-oynuyor.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Aile, hekimleri, hastanelerin, yükünü, alırken, erken, teşhiste, önemli, rol, oynuyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Cami avlusunda şeker hastalığını öğrenen Celal dededen &amp;quot;sağlık taramasına katılın&amp;quot; çağrısı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cami-avlusunda-seker-hastaligini-oegrenen-celal-dededen-saglik-taramasina-katilin-cagrisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cami-avlusunda-seker-hastaligini-oegrenen-celal-dededen-saglik-taramasina-katilin-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Gölbaşı Sağlıklı Hayat Merkezi (SHM) ekiplerinin cuma namazı sonrası yaptığı sağlık taramasında &quot;tip 2&quot; diyabet hastası olduğunu öğrenen 75 yaşındaki Celal dede, herkese düzenli sağlık taraması yaptırması çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/cami-avlusunda-seker-hastaligini-ogrenen-celal-dededen-saglik-taramasina-katilin-cagrisi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Cami, avlusunda, şeker, hastalığını, öğrenen, Celal, dededen, sağlık, taramasına, katılın, çağrısı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Migrenin tetikleyicilerinden kaçınarak atakları yarı yarıya azaltmak mümkün</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/migrenin-tetikleyicilerinden-kacinarak-ataklari-yari-yariya-azaltmak-mumkun</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/migrenin-tetikleyicilerinden-kacinarak-ataklari-yari-yariya-azaltmak-mumkun</guid>
<description><![CDATA[ Başağrısı ve Ağrı Çalışmaları Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Necdet Karlı, parlak ışık, gürültü, stres, sıkıntı, kimi gıdalar, uykusuzluk, üzüntü veya bazı kadın hastalarda adet döneminin migrenin genel atak tetikleyicileri olduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/09/migrenin-tetikleyicilerinden-kacinarak-ataklari-yari-yariya-azaltmak-mumkun.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Migrenin, tetikleyicilerinden, kaçınarak, atakları, yarı, yarıya, azaltmak, mümkün</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Çocukların ağız ve diş sağlığı için paketli ürün tüketimi sınırlanmalı&amp;quot; tavsiyesi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cocuklarin-agiz-ve-dis-sagligi-icin-paketli-urun-tuketimi-sinirlanmali-tavsiyesi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cocuklarin-agiz-ve-dis-sagligi-icin-paketli-urun-tuketimi-sinirlanmali-tavsiyesi</guid>
<description><![CDATA[ Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Öztürk, çocukların dişlerinde çürüklere neden olan ve ağız sağlığını bozan paketli gıda tüketiminin sınırlanması gerektiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/09/cocuklarin-agiz-ve-dis-sagligi-icin-paketli-urun-tuketimi-sinirlanmali-tavsiyesi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Çocukların, ağız, diş, sağlığı, için, paketli, ürün, tüketimi, sınırlanmalı, tavsiyesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ Sözcüsü Harris: İnsanların yeni bir Kovid&amp;amp;19 dönemi mi yaşayacağız diye endişe etmesine gerek yok</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-soezcusu-harris-insanlarin-yeni-bir-kovid19-doenemi-mi-yasayacagiz-diye-endise-etmesine-gerek-yok</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-soezcusu-harris-insanlarin-yeni-bir-kovid19-doenemi-mi-yasayacagiz-diye-endise-etmesine-gerek-yok</guid>
<description><![CDATA[ DSÖ Sözcüsü Margaret Harris, &quot;İnsanların Kovid-19 gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu düşünerek endişelenmelerine gerek yok.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://diyanethabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/diyanethaber-com-tr/uploads/2024/08/kovid-19-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ, Sözcüsü, Harris:, İnsanların, yeni, bir, Kovid&amp;19, dönemi, yaşayacağız, diye, endişe, etmesine, gerek, yok</media:keywords>
</item>

<item>
<title>MS atağı nasıl tanınır?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ms-atagi-nasil-taninir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ms-atagi-nasil-taninir</guid>
<description><![CDATA[ Multipl skleroz (MS) atakları, belirti ve semptomsuz dönemlerin birbirini izlediği döngülerle kendini gösterir. Yorgunluk, denge kaybı ve görme sorunları gibi belirtiler, MS atağının habercisi olabilir. Atakları doğru bir şekilde tanımak, tedavi sürecini yönetmede kritik rol oynar. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/ms-atagi.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>atağı, nasıl, tanınır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çocuklarda diş fırçalama rutini ne zaman başlamalı? İşte bilmeniz gerekenler!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cocuklarda-dis-fircalama-rutini-ne-zaman-baslamali-iste-bilmeniz-gerekenler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cocuklarda-dis-fircalama-rutini-ne-zaman-baslamali-iste-bilmeniz-gerekenler</guid>
<description><![CDATA[ Çocukların ağız ve diş sağlığı, genel sağlıklarının önemli bir parçasıdır. Sağlıklı dişler ve diş etleri, sadece çocuğunuzun gülüşünü değil, aynı zamanda genel sağlığını da korur. Peki, diş fırçalama rutini ne zaman başlamalı? İşte uzmanlardan diş bakımı hakkında altın değerinde öneriler! ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/cocuklarda-dis-fircalama-rutini-ne-zaman-b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Çocuklarda, diş, fırçalama, rutini, zaman, başlamalı, İşte, bilmeniz, gerekenler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı: 12 bin 519 hekimin ataması yapıldı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-12-bin-519-hekimin-atamasi-yapildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-12-bin-519-hekimin-atamasi-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, 118. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kurasıyla 12 bin 519 hekimin atamasının gerçekleştirildiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/08/maymun-cicegi-virusu-turkiyede-goruldu-mu-saglik-bakanligindan-aciklama2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığı:, bin, 519, hekimin, ataması, yapıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyada ilk tam göz nakli yapılan hasta olağanüstü ilerleme kaydetti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyada-ilk-tam-goez-nakli-yapilan-hasta-olaganustu-ilerleme-kaydetti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyada-ilk-tam-goez-nakli-yapilan-hasta-olaganustu-ilerleme-kaydetti</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada ilk tam göz nakli yapılan emekli Amerikan askerinin bir yıl sonra önemli bir ilerleme kaydetmesi bu alanda çalışan doktorlara umut verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/mon62-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Dünyada, ilk, tam, göz, nakli, yapılan, hasta, olağanüstü, ilerleme, kaydetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Görme bozukluğu olan çocuklarda erken teşhis için ipuçları</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/goerme-bozuklugu-olan-cocuklarda-erken-teshis-icin-ipuclari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/goerme-bozuklugu-olan-cocuklarda-erken-teshis-icin-ipuclari</guid>
<description><![CDATA[ Çocukların görme yeteneğinin gelişimini takip etmek, onların sağlıklı bir şekilde büyümeleri için oldukça önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/gorme-bozuklugu-olan-cocuklarda-erken-teshis-icin-ipuclari.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Görme, bozukluğu, olan, çocuklarda, erken, teşhis, için, ipuçları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sarkopeni ve kas güçsüzlüğü: Yaşlanmanın etkileriyle nasıl mücadele edilir?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sarkopeni-ve-kas-gucsuzlugu-yaslanmanin-etkileriyle-nasil-mucadele-edilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sarkopeni-ve-kas-gucsuzlugu-yaslanmanin-etkileriyle-nasil-mucadele-edilir</guid>
<description><![CDATA[ Sarkopeni, yaşlanmaya bağlı olarak kas kütlesi ve gücünde azalma anlamına gelir. 30 yaşından itibaren her on yılda kas kütlesinin %3-5 oranında azalmasıyla başlar ve 60 yaş civarında bu süreç hızlanır. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/sarkopeni-ve-kas-gucsuzlugyaslanmanin-etkileriyle-nasil-mucadele-edilir.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sarkopeni, kas, güçsüzlüğü:, Yaşlanmanın, etkileriyle, nasıl, mücadele, edilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Karaciğer sağlığını korumak için bilmeniz gerekenler</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/karaciger-sagligini-korumak-icin-bilmeniz-gerekenler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/karaciger-sagligini-korumak-icin-bilmeniz-gerekenler</guid>
<description><![CDATA[ Karaciğer sağlığınızı korumak için doğru beslenme, düzenli egzersiz ve alkol tüketimini sınırlandırmak kritik öneme sahiptir. Ayrıca, ilaçları doğru kullanmak ve toksinlerden kaçınmak karaciğerinize zarar verme riskini azaltır. Bu basit alışkanlıklarla karaciğer hastalıklarını önleyebilir ve genel sağlığınızı iyileştirebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/karaciger-12.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Karaciğer, sağlığını, korumak, için, bilmeniz, gerekenler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Epilepsi ilacı, uyku apnesi olanlara yardımcı olabilir: Araştırma sonuçları umut verici</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/epilepsi-ilaci-uyku-apnesi-olanlara-yardimci-olabilir-arastirma-sonuclari-umut-verici</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/epilepsi-ilaci-uyku-apnesi-olanlara-yardimci-olabilir-arastirma-sonuclari-umut-verici</guid>
<description><![CDATA[ Yeni araştırmalar, eski bir epilepsi ilacının uyku apnesi semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor, ancak daha büyük çaplı çalışmalara ihtiyaç var. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/06/daha-iyi-uyku.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Epilepsi, ilacı, uyku, apnesi, olanlara, yardımcı, olabilir:, Araştırma, sonuçları, umut, verici</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hızlı kilo vermek zararlı mı? Vücuda etkileri neler?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hizli-kilo-vermek-zararli-mi-vucuda-etkileri-neler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hizli-kilo-vermek-zararli-mi-vucuda-etkileri-neler</guid>
<description><![CDATA[ Hızlı kilo verme vaatlerine kanmayın! Sağlığınızı riske atmadan kilo vermek için uzman desteği alın. Uzun vadeli sağlıklı bir yaşam için, yavaş ve istikrarlı bir şekilde kilo verin. ]]></description>
<enclosure url="http://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2024/09/hizli-kilo-vermek-zararli-mi-vucuda-etkileri-neler.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Hızlı, kilo, vermek, zararlı, mı, Vücuda, etkileri, neler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Seyahat sırasında yaşanan şişkinliğin sebebi mikrobiyom farklılığı olabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/seyahat-sirasinda-yasanan-siskinligin-sebebi-mikrobiyom-farkliligi-olabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/seyahat-sirasinda-yasanan-siskinligin-sebebi-mikrobiyom-farkliligi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Sena Nur Doğan, seyahat sırasında yaşanan şişkinlik, hazımsızlık ve sindirim sistemi değişikliğinin en büyük sebebinin mikrobiyom farklılığı olduğunu söyledi.

Seyahat etmek, bedeninizde birtakım değişikliklere yol açabilir. Yeni bir şehre ya da ülkeye gittiğinizde sadece coğrafya ve kültürler değil, sindirim sisteminiz de değişir. Farklı bölgelere yapılan gezi, tatil ve seyahatler sırasında kişilerde şişkinlik, hazımsızlık ve sindirim sistemi değişiklikleri görülebiliyor. Her bölgenin kendine özgü mikrobiyal türleri bulunurken, yaşanılan çevre bağırsak mikrobiyom yapısını büyük ölçüde etkileyebiliyor.

Coğrafi farklılıklar, ırksal çeşitlilik, yaş, cinsiyet, ilaç kullanımı ve beslenme alışkanlıkları gibi faktörlerin mikrobiyomun yapısında önemli bir rol oynadığını vurgulayan Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Sena Nur Doğan, bu faktörlerin seyahatler sırasında sindirim sistemi üzerinde farklılıklar yaşanmasına neden olduğunu açıkladı. Dyt. Sena Nur Doğan, seyahatlerin sindirim sistemi üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.

Dyt. Sena Nur Doğan, “Beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, farklı mutfak kültürleri, fiziksel aktivite düzeyindeki dalgalanmalar ve saat dilimi değişiklikleri de vücudun mikrobiyotasında geçici dengesizlikler oluşturabiliyor. Yaşanılan çevre bağırsak sistemini etkiliyor” diye konuştu.

Ulaşımın kolaylaşması ile birlikte artan seyahatlerin mikrobiyom çeşitliliğini de beraberinde getirdiğini belirten Dyt. Sena Nur Doğan, “Her ortamın, her bölgenin kendine özgü mikrobiyal türleri bulunuyor. Yaşanılan çevre bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini büyük ölçüde etkiliyor. Mikrobiyom yapısındaki coğrafi ve ırksal farklılıklar; yaş, cinsiyet, ilaç kullanımı gibi faktörler bağışıklık ve diyet yüküne de etki ediyor” ifadesini kullandı.

Şişkinlik ve hazımsızlığın en büyük sebebi

Dyt. Doğan, seyahat sırasında yaşanan şişkinlik, hazımsızlık ve sindirim sistemi değişikliğinin en büyük sebebinin mikrobiyom farklılığı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Yeni bir coğrafyada karşılaşılan mutfak kültürü gibi değişikliklerin yanı sıra azalan veya artan fiziksel aktivite ile hava basıncı etkisi insan sağlığında hissedilebilir değişikliklere sebep olabilir. Yoğun tempodan kaynaklanabilen dehidrasyon ve farklı bir saat dilimine geçildiğinde karşılaşılan sirkadyen ritminde bozulmalar bu rahatsızlıkların yaşanma nedenleri arasında yer alır. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, 5 günden az süren beslenme değişikliği bile mikrobiyotayı etkileyerek farklılıklar ortaya çıkarmasına sebep olmaktadır.&quot;

Vücudun yeni düzene alışması için zamana gerekir

“Bedeniniz ve bağırsaklarınız, yeni şartlara en hızlı şekilde uyum sağlamanız için tam gaz çalışmaya devam edecektir” ifadelerini kullanan Dyt. Sena Nur Doğan, ortalama iki haftalık bir süreçten sonra mikrobiyotanın yeni düzene adapte olmaya başladığına dair çalışmalar bulunduğunu aktardı.

Değişen hava, su ve besinlere karşı vücudun alışması için zamana ihtiyaç olduğunu kaydeden Doğan, şu önerilerde bulundu:

“Bedeniniz yeni şartlara adapte olurken yeterli su tüketmek, probiyotik gıda takviyelerinden destek almak, fiziksel aktivitenizi arttırmak, tam tahıllar, taze meyve ve sebzeler gibi lif kaynaklarını tüketmek, alışık olmadığınız farklı yağ çeşitlerinin ve paketli ürünlerin tüketimini sınırlamak bu adaptasyon sürecini olumlu yönde hızlandıracaktır.”

Bağırsak sağlığınız için seyahat edin

“Belirli patojen türlerine maruz kalmak sağlığınıza zarar verebilirken, farklı mikrop türlerine maruz kalmak bağırsaklarınızı daha sağlıklı hale getirebilir” diyen Dyt. Sena Nur Doğan, İnsanlık tarihinde avcılık ve toplayıcılıktan kırsal çifçiliğe, oradan da sanayileşmiş kent yaşamına doğru ilerledikçe, mikrobiyal çeşitliliğin bir kısmının kaybolduğunun altını çizdi.

Dyt. Doğan, “Ancak dayanıklılık oluşturan şey çeşitliliktir. Farklı coğrafyalarda bulunmak, oranın besinini, havasını, suyunu tanımak mikrobiyotanızı çeşitlendirerek dayanıklılığınızı arttıracaktır” değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/seyahat-sirasinda-yasanan-siskinligin-sebebi-mikrobiyom-farkliligi-olabilir.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Seyahat, sırasında, yaşanan, şişkinliğin, sebebi, mikrobiyom, farklılığı, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mevsim geçişlerinde gün ışığına dikkat: Depresyona sebep olabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mevsim-gecislerinde-gun-isigina-dikkat-depresyona-sebep-olabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mevsim-gecislerinde-gun-isigina-dikkat-depresyona-sebep-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ UZMAN PSİKOLOG ARZU HAMURCU, YAZ MEVSİMİNDEN KIŞ MEVSİMİNE GEÇİŞLERDE İNSANLARDA PSİKOLOJİK BELİRTİLER GÖRÜLEBİLECEĞİNİ SÖYLEYEREK, “GÜN IŞIĞININ AZALMASI HORMONLARDA DÜŞÜŞE SEBEP OLARAK DEPRESYONA SEBEP OLABİLİR” DEDİ. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/mevsim-gecislerinde-gun-isigina-dikkat-depresyona-sebep-olabilir.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Mevsim, geçişlerinde, gün, ışığına, dikkat:, Depresyona, sebep, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ankara&amp;apos;da Halk Sağlığı Haftası etkinliği düzenlendi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ankarada-halk-sagligi-haftasi-etkinligi-duzenlendi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ankarada-halk-sagligi-haftasi-etkinligi-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara İl Sağlık Müdürlüğünce her yıl 3-9 Eylül tarihleri arasında kutlanan Halk Sağlığı Haftası kapsamında, Hamamönü&#039;nde stant açıldı, vatandaşlara bilgilendirme yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/aa/ankarada-halk-sagligi-haftasi-etkinligi-duzenlendi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Ankarada, Halk, Sağlığı, Haftası, etkinliği, düzenlendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnce bağırsağından mesane yapıldı, sağlığına kavuştu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ince-bagirsagindan-mesane-yapildi-sagligina-kavustu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ince-bagirsagindan-mesane-yapildi-sagligina-kavustu</guid>
<description><![CDATA[ DİYARBAKIR’DA YAŞAYAN 61 YAŞINDAKİ HAMDULLAH KURTULUŞ, 2020 YILINDA YAKALANDIĞI MESANE TÜMÖRÜ NEDENİYLE UZUN YILLAR KANSER TEDAVİSİ GÖRDÜKTEN MEMORİAL DİYARBAKIR HASTANESİNDE SAĞLIĞINA KAVUŞTU. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/ince-bagirsagindan-mesane-yapildi-sagligina-kavustu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İnce, bağırsağından, mesane, yapıldı, sağlığına, kavuştu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kolon kanserinin görülmesi 20’li yaşlara kadar düştü</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kolon-kanserinin-goerulmesi-20li-yaslara-kadar-dustu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kolon-kanserinin-goerulmesi-20li-yaslara-kadar-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Ülkemizde görülen en sık kanserler arasında yer alan kolon kanserinin tehlikesi her geçen gün artarken İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hilmi Erdem Sümbül, “20’li yaşlarda dahi kolon kanserini görmeye başladık. Çok sinsi bir hastalık” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/kolon-kanserinin-gorulmesi-20li-yaslara-kadar-dustu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kolon, kanserinin, görülmesi, 20’li, yaşlara, kadar, düştü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kas gücü ve gelişiminde gecikme olan çocuklarınızı ihmal etmeyin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kas-gucu-ve-gelisiminde-gecikme-olan-cocuklarinizi-ihmal-etmeyin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kas-gucu-ve-gelisiminde-gecikme-olan-cocuklarinizi-ihmal-etmeyin</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Duchenne Farkındalık Günü’nde uzmanlar, aileleri bilinçlendirecek uyarılarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/kas-gucu-ve-gelisiminde-gecikme-olan-cocuklarinizi-ihmal-etmeyin.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kas, gücü, gelişiminde, gecikme, olan, çocuklarınızı, ihmal, etmeyin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Öğrenci servislerindeki tehlikeye dikkat çekti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ogrenci-servislerindeki-tehlikeye-dikkat-cekti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ogrenci-servislerindeki-tehlikeye-dikkat-cekti</guid>
<description><![CDATA[ MEDİCAL PARK KARADENİZ HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI PROF. DR. TEVFİK ÖZLÜ ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/ogrenci-servislerindeki-tehlikeye-dikkat-cekti.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Öğrenci, servislerindeki, tehlikeye, dikkat, çekti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Evde kahvaltı yapmayan çocukların beslenme çantasında olması gerekenler</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/evde-kahvalti-yapmayan-cocuklarin-beslenme-cantasinda-olmasi-gerekenler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/evde-kahvalti-yapmayan-cocuklarin-beslenme-cantasinda-olmasi-gerekenler</guid>
<description><![CDATA[ Okulların başlamasına sayılı günler kala Beslenme Uzmanı Dyt. Dilem İrkin, sabahın erken saatinde kalkıp okula giden, kahvaltı yapamayan çocuklara özel beslenme çantasında olması gerekenleri tek tek anlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/evde-kahvalti-yapmayan-cocuklar-beslenme-cantasi-kapak.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Evde, kahvaltı, yapmayan, çocukların, beslenme, çantasında, olması, gerekenler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hipertiroidide cerrahi tedavi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hipertiroidide-cerrahi-tedavi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hipertiroidide-cerrahi-tedavi</guid>
<description><![CDATA[ SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Göktürk Maralcan, hipertiroidinin tedavi edilmezse ilerleyici veya yoğun yıkıcı rahatsızlığa ve kardiyak hasara neden olabileceğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/hipertiroidide-cerrahi-tedavi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Hipertiroidide, cerrahi, tedavi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kalın bağırsak kanseri hasta doğal delik cerrahisiyle sağlığına kavuştu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kalin-bagirsak-kanseri-hasta-dogal-delik-cerrahisiyle-sagligina-kavustu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kalin-bagirsak-kanseri-hasta-dogal-delik-cerrahisiyle-sagligina-kavustu</guid>
<description><![CDATA[ KALIN BAĞIRSAK KANSERİ HASTA DOĞAL DELİK CERRAHİSİYLE SAĞLIĞINA KAVUŞTU ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/kalin-bagirsak-kanseri-hasta-dogal-delik-cerrahisiyle-sagligina-kavustu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kalın, bağırsak, kanseri, hasta, doğal, delik, cerrahisiyle, sağlığına, kavuştu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bakan Memişoğlu Sakarya&amp;apos;da trafik kazası geçiren sağlık görevlilerini ziyaret etti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bakan-memisoglu-sakaryada-trafik-kazasi-geciren-saglik-goerevlilerini-ziyaret-etti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bakan-memisoglu-sakaryada-trafik-kazasi-geciren-saglik-goerevlilerini-ziyaret-etti</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, dün hasta nakli yapan ambulansın devrilmesi sonucu yaralanan sağlık görevlilerine ziyarette bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/aa/bakan-memisoglu-sakaryada-trafik-kazasi-geciren-saglik-gorevlilerini-ziyaret-etti.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Memişoğlu, Sakaryada, trafik, kazası, geçiren, sağlık, görevlilerini, ziyaret, etti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çocuk travmatoloji alanında güncel gelişmeler</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/cocuk-travmatoloji-alaninda-guncel-gelismeler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/cocuk-travmatoloji-alaninda-guncel-gelismeler</guid>
<description><![CDATA[ Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde(OMÜ) düzenlenen ‘Pediatrik Travmaya Güncel Yaklaşım’ başlıklı konferansta, çocuk travmatoloji alanında güncel gelişmeler ele alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/cocuk-travmatoloji-alaninda-guncel-gelismeler.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Çocuk, travmatoloji, alanında, güncel, gelişmeler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden &amp;quot;M çiçeği virüsü&amp;quot; iddialarına ilişkin açıklama yapıldı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/istanbul-il-saglik-mudurlugunden-m-cicegi-virusu-iddialarina-iliskin-aciklama-yapildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/istanbul-il-saglik-mudurlugunden-m-cicegi-virusu-iddialarina-iliskin-aciklama-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, sosyal medyada M çiçeği virüsü (mpox) olduğuna ilişkin paylaşımlar yapılan yabancı uyruklu bir kişide hastalık bulunmadığının tespit edildiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/02/virus-5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul, İl, Sağlık, Müdürlüğünden, çiçeği, virüsü, iddialarına, ilişkin, açıklama, yapıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>’’Üriner sistem taş hastalığı tedavi edilmezse böbrek çürüyebilir&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uriner-sistem-tas-hastaligi-tedavi-edilmezse-boebrek-curuyebilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uriner-sistem-tas-hastaligi-tedavi-edilmezse-boebrek-curuyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Üriner sistem taşları hakkında değerlendirmelerde bulunan Medilines Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Veysel Yüzgeç, “Taş hastalığı, erkeklerde ve 30’lu yaşlarda daha sık görülür fakat yeni doğan çocukta dahi görebiliyoruz. Ciddi bir hastalıktır. Geç kalınırsa veya tedavi olunup gerekli müdahaleler yapılmazsa böbreği çürütebilir. Bu yüzden böbreğini kaybeden çok insan var” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/uriner-sistem-tas-hastaligi-tedavi-edilmezse-bobrek-curuyebilir.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>’’Üriner, sistem, taş, hastalığı, tedavi, edilmezse, böbrek, çürüyebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Erken teşhis ve tanı için ücretsiz sağlık testi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/erken-teshis-ve-tani-icin-ucretsiz-saglik-testi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/erken-teshis-ve-tani-icin-ucretsiz-saglik-testi</guid>
<description><![CDATA[ 9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında &quot;Sağlığınızı Koruyacağınız Bir Yaşama Davetlisiniz&quot; sloganıyla düzenlenen etkinlikte sağlıklı hayat merkezleri ve sunduğu hizmetler halka tanıtıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/erken-teshis-ve-tani-icin-ucretsiz-saglik-testi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Erken, teşhis, tanı, için, ücretsiz, sağlık, testi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Salgınlar aktarlara yöneltti: Doğal tedavi yöntemleri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/salginlar-aktarlara-yoeneltti-dogal-tedavi-yoentemleri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/salginlar-aktarlara-yoeneltti-dogal-tedavi-yoentemleri</guid>
<description><![CDATA[ Geçtiğimiz yıllarda boy gösteren ve tüm dünyayı etkisi alan koronavirüs Türkiye’de de 100 binin üzerinde kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/salginlar-aktarlara-yoneltti-dogal-tedavi-yontemleri.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Salgınlar, aktarlara, yöneltti:, Doğal, tedavi, yöntemleri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu Kocaeli&amp;apos;de hastane açılış töreninde konuştu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-memisoglu-kocaelide-hastane-acilis-toereninde-konustu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-memisoglu-kocaelide-hastane-acilis-toereninde-konustu</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, &quot;Aile sağlığı ve temel sağlık hizmetlerini daha iyi ve etkin hale getireceğiz. Amacımız doğru yerde ve doğru zamanda etkin tedavi hizmetleri sunmaktır.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/aa/saglik-bakani-memisoglu-kocaelide-hastane-acilis-toreninde-konustu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanı, Memişoğlu, Kocaelide, hastane, açılış, töreninde, konuştu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yağlı ve et ağırlıklı beslenen kişilerde prostat kanseri tehlikesi daha yüksek</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yagli-ve-et-agirlikli-beslenen-kisilerde-prostat-kanseri-tehlikesi-daha-yuksek</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yagli-ve-et-agirlikli-beslenen-kisilerde-prostat-kanseri-tehlikesi-daha-yuksek</guid>
<description><![CDATA[ Eskiden 80’li yaşlarda görülen prostatın artık 40’lı yaşlara kadar indiğini belirten Prof. Dr. Bülent Oktay, erkeklerin sadece bir damla kan vererek prostat kanseri olup olmadıklarını öğrenebileceklerini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/yagli-ve-et-agirlikli-beslenen-kisilerde-prostat-kanseri-tehlikesi-daha-yuksek.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yağlı, ağırlıklı, beslenen, kişilerde, prostat, kanseri, tehlikesi, daha, yüksek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanından okula uyum için velilere tavsiyeler</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanindan-okula-uyum-icin-velilere-tavsiyeler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanindan-okula-uyum-icin-velilere-tavsiyeler</guid>
<description><![CDATA[ Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Meltem Küçükdağ, yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde öğrencilerin okula uyum sürecini kolaylaştıracak önemli tavsiyelerde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/agency/iha/uzmanindan-okula-uyum-icin-velilere-tavsiyeler.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanından, okula, uyum, için, velilere, tavsiyeler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanı anlattı: Uzun süreli stresin sonucu tükenmişlik sendromu olabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-anlatti-uzun-sureli-stresin-sonucu-tukenmislik-sendromu-olabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-anlatti-uzun-sureli-stresin-sonucu-tukenmislik-sendromu-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Tükenmişlik sendromunun uzun süreli stresin bir sonucu olarak ortaya çıkan fiziksel, zihinsel ve duygusal tükenmişlik hali olduğunu söyleyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Dilek Günaydın, “Bu sendrom, bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir ve profesyonel, sosyal yaşamda çeşitli sorunlara neden olabilir&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://ittifakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ittifakgazetesi-com/uploads/2024/09/stres-tukenmislik-sendromu-kapak.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanı, anlattı:, Uzun, süreli, stresin, sonucu, tükenmişlik, sendromu, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Popüler doğum şekli: &amp;quot;Suda Doğum&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/populer-dogum-sekli-suda-dogum</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/populer-dogum-sekli-suda-dogum</guid>
<description><![CDATA[ “Suya doğum ya da suda doğum yapmaya ne dersiniz? Aslında ilk okuduğunuzda ikisinin de aynı olduğunu, arasında bir farkın olmadığını düşünmeniz normal… ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/07/basliksiz-15-110.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Popüler, doğum, şekli:, Suda, Doğum</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Aman dikkat! Güneş çarpmasın...</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/aman-dikkat-gunes-carpmasin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/aman-dikkat-gunes-carpmasin</guid>
<description><![CDATA[ Güneşin altında özellikle de güneşin dik geldiği saatlerde çocukları denizden, havuzdan, güneşe direkt maruz kalacağı açık alanlardan uzak tutmak son derece önemli. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/07/basliksiz-9-121.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Aman, dikkat, Güneş, çarpmasın...</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kurban Bayramı&amp;apos;nda sindirim sisteminizi yormayın!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kurban-bayraminda-sindirim-sisteminizi-yormayin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kurban-bayraminda-sindirim-sisteminizi-yormayin</guid>
<description><![CDATA[ Kızartma, tatlı, hamur işinin yanında Kurban Bayramı’nda sindirimi zor olan et tüketimi de artıyor... ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/06/basliksiz-2-126.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kurban, Bayramında, sindirim, sisteminizi, yormayın</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;COVID&amp;amp;19&amp;apos;un yeni varyantları Türkiye&amp;apos;de varsa da bilmiyoruz&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/covid19un-yeni-varyantlari-turkiyede-varsa-da-bilmiyoruz</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/covid19un-yeni-varyantlari-turkiyede-varsa-da-bilmiyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) COVID-19&#039;un yeni varyantları &#039;FLiRT&#039; ve &#039;LB.1&#039;in dünyada baskın hale geldiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/07/basliksiz-1-157.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>COVID&amp;19un, yeni, varyantları, Türkiyede, varsa, bilmiyoruz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Liv Hospital: 21 Haziran Dünya &amp;quot;ALS&amp;quot; günü</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/liv-hospital-21-haziran-dunya-als-gunu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/liv-hospital-21-haziran-dunya-als-gunu</guid>
<description><![CDATA[ Sinir hücrelerinin etkilenmesi sonucu ortaya çıkan ALS yani motor nöron hastalığının belirtileri hastadan hastaya değişiklik gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/06/basliksiz-7-115.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Liv, Hospital:, Haziran, Dünya, ALS, günü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>28 Temmuz Dünya Hepatit günü!..</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/28-temmuz-dunya-hepatit-gunu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/28-temmuz-dunya-hepatit-gunu</guid>
<description><![CDATA[ 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü. En temel sağlık problemlerinden biri olan viral hepatitlere dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak amacı ile her yıl 28 Temmuz;  Dünya Hepatit Günü olarak anılıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/07/basliksiz-7-148.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Temmuz, Dünya, Hepatit, günü..</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Prof. Dr. Yeşim Taşova: &amp;quot;Maymun çiçeği eski bir hastalık, Covid&amp;amp;19 gibi salgın yapması beklenmiyor&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/prof-dr-yesim-tasova-maymun-cicegi-eski-bir-hastalik-covid19-gibi-salgin-yapmasi-beklenmiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/prof-dr-yesim-tasova-maymun-cicegi-eski-bir-hastalik-covid19-gibi-salgin-yapmasi-beklenmiyor</guid>
<description><![CDATA[ Adana Çukurova Üniversitesi&#039;nden (ÇÜ) Prof. Dr. Yeşim Taşova, maymun çiçeğinin (M-Çiçeği) eski bir hastalık olduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/08/basliksiz-5-179.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Prof., Dr., Yeşim, Taşova:, Maymun, çiçeği, eski, bir, hastalık, Covid&amp;19, gibi, salgın, yapması, beklenmiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>“ALS hastaları iyi bir takiple uzun yıllar yaşayabilir!&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/als-hastalari-iyi-bir-takiple-uzun-yillar-yasayabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/als-hastalari-iyi-bir-takiple-uzun-yillar-yasayabilir</guid>
<description><![CDATA[ ALS hastalığı hakkında açıklamada bulunan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Yakup Türkel, “İyi bir hastalık takibi, zamanında beslenme ve solunum desteği ile ALS hastaları uzun yıllar yaşayabilir&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/06/basliksiz-16-77.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>“ALS, hastaları, iyi, bir, takiple, uzun, yıllar, yaşayabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;apos;İyi yaşam tarzı böbreklerimizi koruyor&amp;apos;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/iyi-yasam-tarzi-boebreklerimizi-koruyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/iyi-yasam-tarzi-boebreklerimizi-koruyor</guid>
<description><![CDATA[ Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Ecder; böbreklerimizin neden hastalandığı ve korumak için neler yapmamız gerektiğini anlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/08/basliksiz-10-165.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>İyi, yaşam, tarzı, böbreklerimizi, koruyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yaz aylarında aşık olma eğilimi artırıyor ama! Yaz aşkları kısa ömürlü oluyor!..</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yaz-aylarinda-asik-olma-egilimi-artiriyor-ama-yaz-asklari-kisa-oemurlu-oluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yaz-aylarinda-asik-olma-egilimi-artiriyor-ama-yaz-asklari-kisa-oemurlu-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, Güneş ışığına maruz kalmanın uyku düzenimizi kontrol eden melatonin üretimini düzenlediğini ve bizi daha uyanık ve enerjik hissettirdiğini ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/08/basliksiz-8-174.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Yaz, aylarında, aşık, olma, eğilimi, artırıyor, ama, Yaz, aşkları, kısa, ömürlü, oluyor..</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kotex ve Ece Vahapoğlu&amp;apos;ndan yoga etkinliği</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kotex-ve-ece-vahapoglundan-yoga-etkinligi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kotex-ve-ece-vahapoglundan-yoga-etkinligi</guid>
<description><![CDATA[ Kotex, yeni Aplikatörlü Tampon’u Ece Vahapoğlu ev sahipliğinde düzenlenen yoga etkinliğinde tanıttı... ]]></description>
<enclosure url="http://haberchannelcom.teimg.com/crop/1280x720/haberchannel-com/uploads/2024/07/basliksiz-10-130.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 13:09:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>sumenguc</dc:creator>
<media:keywords>Kotex, Ece, Vahapoğlundan, yoga, etkinliği</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığından teknoloji bağımlılığı açıklaması</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligindan-teknoloji-bagimliligi-aciklamasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligindan-teknoloji-bagimliligi-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı bebeklik ve erken çocukluk döneminde, ebeveynlerinin açıklamaları olmadan ekran aracılığıyla verilen bilginin öğrenilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Çocukların anne ve babayla sosyal etkileşimde bulunmasının çocuğun bilişsel ve motor becerilerinin, sosyal ve duygusal gelişiminin desteklenmesi açısından gerekli olduğu vurgulandı ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/09/saglik-bakanligi-stok-1753234555555.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 22:28:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığından, teknoloji, bağımlılığı, açıklaması</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pazarkule Sınır Kapısı&amp;apos;nda 42 cins hayvan ele geçirildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/pazarkule-sinir-kapisinda-42-cins-hayvan-ele-gecirildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/pazarkule-sinir-kapisinda-42-cins-hayvan-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;ye giriş yapmak üzere Pazarkule Sınır Kapısı&#039;na gelen bir otomobilde kanguru, alpaka, papağan, uçan sincap ve Patagonya marası gibi cins hayvanlar ele geçirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/cins-hayvan-aa-2274495.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 22:28:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pazarkule, Sınır, Kapısında, cins, hayvan, ele, geçirildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>AB Yüksek Temsilcisi Borrell, Gazze&amp;apos;de çocuk felci aşılaması için ateşkes çağrısı yaptı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ab-yuksek-temsilcisi-borrell-gazzede-cocuk-felci-asilamasi-icin-ateskes-cagrisi-yapti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ab-yuksek-temsilcisi-borrell-gazzede-cocuk-felci-asilamasi-icin-ateskes-cagrisi-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Gazze&#039;de çocuk felci aşılaması için 3 günlük insani ateşkes çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/thumbs-b-c-e60735fb444b3676f35fc4a6b47fcc7b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yüksek, Temsilcisi, Borrell, Gazzede, çocuk, felci, aşılaması, için, ateşkes, çağrısı, yaptı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DUS 1. dönem ek yerleştirme sonuçları açıklandı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dus-1-doenem-ek-yerlestirme-sonuclari-aciklandi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dus-1-doenem-ek-yerlestirme-sonuclari-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Diş Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2024-DUS) 1. dönem ek yerleştirme sonuçları açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/thumbs-b-c-b335cbbec468a9ede865a17e635fc088.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>DUS, dönem, yerleştirme, sonuçları, açıklandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>BM&amp;apos;den M çiçeği virüsünün Afrika&amp;apos;da mülteciler ve yerinden edilmişleri etkilememesi için dayanışma çağrısı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bmden-m-cicegi-virusunun-afrikada-multeciler-ve-yerinden-edilmisleri-etkilememesi-icin-dayanisma-cagrisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bmden-m-cicegi-virusunun-afrikada-multeciler-ve-yerinden-edilmisleri-etkilememesi-icin-dayanisma-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ BMMYK Halk Sağlığı Şefi Allen Maina, Afrika&#039;daki mülteciler ve yerinden edilmiş nüfus için M çiçeği virüsünün (mpox) etkisinden endişeli olduklarını belirterek, &quot;uluslararası dayanışma&quot; çağrısı yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/thumbs-b-c-ba1b2b6b2f0701818af3e74904e574ac.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>BMden, çiçeği, virüsünün, Afrikada, mülteciler, yerinden, edilmişleri, etkilememesi, için, dayanışma, çağrısı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu&amp;apos;ndan Ahlat Devlet Hastanesine ziyaret</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-kemal-memisoglundan-ahlat-devlet-hastanesine-ziyaret</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-kemal-memisoglundan-ahlat-devlet-hastanesine-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ahlat Devlet Hastanesine akşam yaptığı ziyarette, hekim, hemşire ve sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi.

Sağlık Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, Malazgirt Zaferi&#039;nin 953. yıl dönümü etkinlikleri nedeniyle Bitlis&#039;in Ahlat ilçesinde bulunan Bakan Memişoğlu, Ahlat Devlet Hastanesine de ziyarette bulundu.

Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#039;ndeki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı&#039;nın ardından hastaneyi ziyaret eden Memişoğlu, hekimler, hemşireler ve hastanede görevli sağlık çalışanlarıyla sohbet etti ve gösterdikleri özverili çalışmalar dolayısıyla tüm ekibe teşekkürlerini iletti. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/agency/aa/saglik-bakani-kemal-memisoglundan-ahlat-devlet-hastanesine-ziyaret.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanı, Kemal, Memişoğlundan, Ahlat, Devlet, Hastanesine, ziyaret</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Trabzon&amp;apos;da kalp hastalığı bulunan prematüre iki bebek ameliyat edildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/trabzonda-kalp-hastaligi-bulunan-premature-iki-bebek-ameliyat-edildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/trabzonda-kalp-hastaligi-bulunan-premature-iki-bebek-ameliyat-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon&#039;da doğuştan kalp hastalığı bulunan düşük doğum ağırlıklı prematüre iki bebek, İstanbul&#039;dan gelen ekip tarafından ameliyat edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/g-vrfprw-x-m-a-e-p-e-n-r.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trabzonda, kalp, hastalığı, bulunan, prematüre, iki, bebek, ameliyat, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da 4 katlı binadan 8 saatte 6 kamyon çöp çıkartıldı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/antalyada-4-katli-binadan-8-saatte-6-kamyon-coep-cikartildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/antalyada-4-katli-binadan-8-saatte-6-kamyon-coep-cikartildi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;nın Kepez ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi&#039;nde dört katlı bir binada biriktirilen çöpler, mahalle sakinlerinin şikayeti üzerine temizlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/cop-ev-2271354-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, katlı, binadan, saatte, kamyon, çöp, çıkartıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Şırnak&amp;apos;ta 13 yaşındaki hasta çocuk, ambulans uçakla Ankara&amp;apos;ya sevk edildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sirnakta-13-yasindaki-hasta-cocuk-ambulans-ucakla-ankaraya-sevk-edildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sirnakta-13-yasindaki-hasta-cocuk-ambulans-ucakla-ankaraya-sevk-edildi</guid>
<description><![CDATA[ ŞIRNAK (AA) - Şırnak&#039;ta 13 yaşındaki hasta çocuk, ambulans uçakla Ankara Bilkent Şehir Hastanesine nakledildi.

Silopi Devlet Hastanesinde tedavi gören Miskine Ö&#039;nün, tüberküloz şüphesiyle ileri tetkik ve tedavi için Ankara&#039;daki hastaneye sevk edilmesine karar verildi.

Çocuk, Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla Ankara Bilkent Şehir Hastanesine sevk edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/agency/aa/sirnakta-13-yasindaki-hasta-cocuk-ambulans-ucakla-ankaraya-sevk-edildi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şırnakta, yaşındaki, hasta, çocuk, ambulans, uçakla, Ankaraya, sevk, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;da devletin sağlık hizmetlerinden yararlananların yüzde 88&amp;apos;i memnun kaldı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/erzurumda-devletin-saglik-hizmetlerinden-yararlananlarin-yuzde-88i-memnun-kaldi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/erzurumda-devletin-saglik-hizmetlerinden-yararlananlarin-yuzde-88i-memnun-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ - İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir:
- &quot;Sağlık Bakanlığının e-Nabız verilerine göre bu yılın ilk 6 ayında yüzde 88,30 hasta memnuniyet oranı bizleri mutlu etse de daha çok çalışma konusunda şevklendiriyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/agency/aa/erzurumda-devletin-saglik-hizmetlerinden-yararlananlarin-yuzde-88i-memnun-kaldi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzurumda, devletin, sağlık, hizmetlerinden, yararlananların, yüzde, 88i, memnun, kaldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kongo&amp;apos;da yüzlerce kişi öldü!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kongoda-yuzlerce-kisi-oeldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kongoda-yuzlerce-kisi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#039;nde (KDC) M çiçeği virüsü nedeniyle yıl başından beri en az 570 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/12-6.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kongoda, yüzlerce, kişi, öldü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ: Maymun çiçeği virüsü eskisinden daha hızlı yayılıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dso-maymun-cicegi-virusu-eskisinden-daha-hizli-yayiliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dso-maymun-cicegi-virusu-eskisinden-daha-hizli-yayiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Margaret Harris, maymun çiçeği virüsünün (mpox) eskisinden daha hızlı yayıldığını ve yüksek ölüm oranına sahip olduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/maymun-cicegi-virusu-stok-trt-haber-1844074-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ:, Maymun, çiçeği, virüsü, eskisinden, daha, hızlı, yayılıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahramanmaraş&amp;apos;ta yaşlı hasta ambulans helikopterle Adana&amp;apos;ya gönderildi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kahramanmarasta-yasli-hasta-ambulans-helikopterle-adanaya-goenderildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kahramanmarasta-yasli-hasta-ambulans-helikopterle-adanaya-goenderildi</guid>
<description><![CDATA[ KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş&#039;ın Andırın ilçesinde mide kanaması geçiren 80 yaşındaki hasta, ambulans helikopterle Adana&#039;ya gönderildi.

Evinde mide ağrısı çeken 80 yaşındaki Ahmet İspir, yakınları tarafından Andırın Devlet Hastanesi&#039;ne götürüldü.

Hastanede yapılan muayenede İspir&#039;in mide kanaması geçirdiği tespit edildi. Adana Şehir Hastanesi&#039;ne sevk edilmesi kararlaştırılan hastanın durumun hayati risk teşkil etmesi üzerine bakanlıktan ambulans helikopter talep edildi.

Yaşlı hasta, ambulans helikopterle Adana Şehir Hastanesi&#039;ne sevk edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/agency/aa/kahramanmarasta-yasli-hasta-ambulans-helikopterle-adanaya-gonderildi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahramanmaraşta, yaşlı, hasta, ambulans, helikopterle, Adanaya, gönderildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanlığı: M çiçeği hastalığı vakasına Türkiye&amp;apos;de rastlanmadı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-m-cicegi-hastaligi-vakasina-turkiyede-rastlanmadi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakanligi-m-cicegi-hastaligi-vakasina-turkiyede-rastlanmadi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, özellikle Afrika kıtasında görülen M çiçeği (mpox) hastalığı vakasına Türkiye&#039;de rastlanmadığını ve henüz herhangi bir kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacının bulunmadığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/thumbs-b-c-e277eeeffe8a5ab6ed3deaac30acf924.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanlığı:, çiçeği, hastalığı, vakasına, Türkiyede, rastlanmadı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gaziantep&amp;apos;te hastaneye kurulan yürüme robotu, 9 ayda 300 hastaya umut oldu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gaziantepte-hastaneye-kurulan-yurume-robotu-9-ayda-300-hastaya-umut-oldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gaziantepte-hastaneye-kurulan-yurume-robotu-9-ayda-300-hastaya-umut-oldu</guid>
<description><![CDATA[ GAZİANTEP (AA) - Gaziantep Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde kurulan yürüme robotuyla 300 hasta sağlığına kavuştu.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, aralık ayında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümüne kurulan robot ile felç, inme, omurilik yaralanması, travmatik beyin hasarı, multiple skleroz, parkinson ile kas ve kemik hastalarına hizmet veriliyor.

Yaklaşık 9 aydır hastanede bulunan robotla yaklaşık 300 hastaya şifa dağıtıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Çiğdem Şentüre Önder, cihazın yürüme yetisini kısmen veya tamamen kaybetmiş hastalar için umut olduğunu ifade etti.

Cihazın psikolojik olarak da hastalara etkisi bulunduğunu aktaran Şentüre, &quot;Özellikle nörolojik hastalıklarda kullandığımız için hastaların beynine yeniden uyarı gönderiyoruz. Bu uyarımla beraber yürüme fonksiyonunu kazanıyor hem de sanal gerçeklikle beraber de psikolojik olarak hastaya destek oluyor. Beyne yeniden yürümeyi öğretiyor da diyebiliriz.&quot; bilgisini verdi.

Fizyoterapist Ömürcan Durak da cihazın Gaziantep&#039;in yanı sıra çevre illere de olanak sağladığını kaydetti.

Cihazı fizik tedavi sonrasında da kullandıklarını aktaran Durak, &quot;Aralık ayından bu yana aktif olarak hizmet veriyoruz ve yaklaşık 300 hastamıza tedavi uyguladık.&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/agency/aa/gaziantepte-hastaneye-kurulan-yurume-robotu-9-ayda-300-hastaya-umut-oldu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gaziantepte, hastaneye, kurulan, yürüme, robotu, ayda, 300, hastaya, umut, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kadavradan bağışlanan karaciğer doktora hayat verdi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kadavradan-bagislanan-karaciger-doktora-hayat-verdi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kadavradan-bagislanan-karaciger-doktora-hayat-verdi</guid>
<description><![CDATA[ İZMİR (AA) - İzmir&#039;de acil karaciğer nakli olması gereken doktor Atilla Özler, kadavradan gelen bağışla sağlığına kavuştu.

Özel bir hastaneden yapılan açıklamaya göre, Muğla&#039;nın Köyceğiz ilçesinde yaşayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Atilla Özler&#039;e 1,5 yıl önce karaciğer yetmezliği tanısı konuldu.

Özler&#039;in, karnında 2 ay önce sıvı birikmeye başlaması ve giderek miktarın artması üzerine karaciğer nakli olmasına karar verildi.

Kadavradan organ bekleme listesine yazılan Özler&#039;e, nakil listesinde çok sayıda hasta olması ve kısa sürede bağış çıkmasına &quot;mucize&quot; gözüyle bakılması nedeniyle eşi Seval Özler karaciğer vericisi olmak istedi. Seval Özler&#039;in bağışçı olabileceğinin belirlenmesi üzerine 3 ay içinde nakil yapılması kararlaştırıldı.

Nakil gününü bekleyen çift, &quot;kadavradan karaciğer bağışı&quot; haberi ile büyük sevinç yaşadı. Muğla&#039;dan İzmir&#039;e gelen Özler, yapılan nakil ile sağlığına kavuştu.

- Heyecandan valize kazak koymuş

Açıklamada görüşlerine yer verilen Özler, kadavradan karaciğer bağışı çıkmasını hiç beklemediklerini belirterek, &quot;Eşimden alınacak karaciğer ile nakil olmaya öyle hazırlanmıştım ki kadavradan bağış haberi geldiğinde inanamadım. Uçarak hastaneye geldik. Öyle telaşla hazırlanmışız ki, hastanede valizi açtığımızda bu cehennem sıcaklarda kışlık kazakları koyduğumuzu fark ettik.&quot; ifadelerini kullandı.

Özler, operasyondan sonra günden güne daha iyi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

&quot;Doktor olarak her gün hastaların hayata tutunması için çabalıyorum ama bu kez hayatını kaybeden hiç tanımadığım biri beni hayata bağladı. Acılı aileye minnettarlığımı iletiyor, sabır ve rahmet diliyorum. Yaşadıkça evlatlarının bir parçası da bende yaşayacak. Bir hekim olarak bu durumu biliyordum ama hasta olarak deneyimlemek çok başka. Organ bağışı çok önemli, herkesin yapması gereken bir görev.&quot;

Nakil operasyonunu yapan ekibin başındaki hastanenin Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç da kadavradan bağışların artmasını ve canlı vericili nakilleri çok zorunlu olmadıkça yapmamayı arzuladıklarını söyledi.

Geçen yıl gerçekleşen 1500 civarında naklin yüzde 90&#039;ının canlı vericili olduğunu aktaran Kılıç, &quot;Tam tersini, kadavradan bağışların yüksek olmasını istiyoruz. Hastamızın durumu iyi, daha da iyi olacak.&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/agency/aa/kadavradan-bagislanan-karaciger-doktora-hayat-verdi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kadavradan, bağışlanan, karaciğer, doktora, hayat, verdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Midedeki &amp;quot;Helicobacter pylori&amp;quot; enfeksiyonunun tedavisi mide kanseri riskini azaltıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/midedeki-helicobacter-pylori-enfeksiyonunun-tedavisi-mide-kanseri-riskini-azaltiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/midedeki-helicobacter-pylori-enfeksiyonunun-tedavisi-mide-kanseri-riskini-azaltiyor</guid>
<description><![CDATA[ ANKARA (AA) - Çinli bilim insanları, sindirim sisteminde bulunan, midede enfeksiyon ve ülsere yol açan &quot;Helicobacter pylori (H. pylori)&quot; adlı bakterinin vücuttan uzaklaştırılmasının mide kanserini önlemede fayda sağladığını tespit etti.

Science dergisinin internet sitesindeki habere göre, &quot;Helicobacter pylori&quot; tedavisinin, mide kanserine yakalanma ve kanser kaynaklı ölüm riskini azalttığı ortaya çıktı.

Bilim insanları, Çin&#039;in Şantung eyaletindeki 1000&#039;e yakın köyde 2011&#039;de başlattıkları yaklaşık 180 bin kişiden 100 bininin sindirim sisteminde, mide iltihaplarına ve ülsere neden olan &quot;H. pylori&quot; tespit etti.

Sonuçları Science dergisinde yayımlanan araştırmada, söz konusu bakteriye yönelik tedavi edilen kişilerde mide kanserine yakalanma ve ölüm riskinin azaldığı belirlendi.

Bakteri, tüm kanser kaynaklı ölümlerin de yüzde 7,7&#039;sinden de sorumlu.

- &quot;H. pylori&quot; tedavisi görenler daha az kansere yakalanıyor

10 yıldan fazla süren araştırmada, &quot;H. pylori&quot; tedavisi gören grubun mide kanserine yakalanma riskinin yüzde 13 oranında azaldığı ve bakterinin vücutlarından başarıyla uzaklaştırıldığı deneklerde ise riskteki azalmanın yüzde 19&#039;a ulaştığı tespit edildi.

Araştırmada, 100 bin enfekte deneğin bir grubuna antibiyotik ve mide asidini önleyici tedavi uygulandı, söz konusu grubun yüzde 73&#039;ünde &quot;H. pylori&quot; yok edildi.

Bir kontrol grubuna ise hiçbir tedavi uygulanmadı.

Yaklaşık 12 yıl sonra, tedavi edilen grupta 354, tedavi görmeyen grupta ise 399 mide kanseri vakası kaydedildi. Öte yandan &quot;H. pylori&quot; görülmeyen 80 bin köylünün 282&#039;si mide kanserine yakalandı.

- &quot;H. pylori&quot; tedavisi 45 yaş altında daha etkili

Araştırmada tedaviye başlandığında 45 yaş altında olan deneklerde kanserin önlenmesinde yüzde 35, mide kanseri kaynaklı ölümlerin önlenmesinde yüzde 43 başarı sağlandığı ortaya çıktı.

45 yaş üstü deneklere uygulanan antibiyotik tedavisinin kanser ve ölümleri önlemede çok etkili olmadığı kaydedildi.

Ekip, araştırma sonuçlarının, Çin geneli düşünüldüğünde tedavinin yıllık 85 bin mide kanseri vakasının önlenmesini sağlayacağını gösterdiğini açıkladı.

- Benzer araştırma Japonya&#039;da da yapıldı

Dünyada en yüksek mide kanseri oranına sahip üçüncü ülke olan Japonya&#039;da çoğu kişi, &quot;H. pylori&quot; antikor testini de içeren düzenli sağlık kontrollerinden geçiyor ve tedavi görüyor.

Japonya ulusal kanser istatistiklerine göre, 2013&#039;ten 2019&#039;a kadar 8,5 milyon kişinin &quot;H. pylori&quot; tedavisi gördüğü ve bunun mide kanseri ölümlerinin 2000&#039;li yıllardaki yıllık 50 binlerden 2020&#039;de 42 bin 300&#039;e gerilemesinin sebebi olabileceği belirtildi.

Bu verilerden yola çıkan Kitasato Üniversitesi çalışanı doktor ve sağlık ekonomisi araştırmacısı Akiko Kowada, bir modelleme çalışması yaptı.

Helicobacter dergisinde 2021&#039;de yayımlanan çalışma, söz konusu 8,5 milyon hastaya uygulanan &quot;H. pylori&quot; tedavisinin Japonya&#039;daki 284 binden fazla mide kanseri vakası ile buna bağlı 65 bin ölümü önleyip ve sağlık maliyetlerinde 3,75 milyar dolar tasarruf sağlayacağını ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/helicobacter-pylori.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Midedeki, Helicobacter, pylori, enfeksiyonunun, tedavisi, mide, kanseri, riskini, azaltıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yalova&amp;apos;da mobil aile hekimliği hizmetinde doktor hastanın ayağına gidiyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yalovada-mobil-aile-hekimligi-hizmetinde-doktor-hastanin-ayagina-gidiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yalovada-mobil-aile-hekimligi-hizmetinde-doktor-hastanin-ayagina-gidiyor</guid>
<description><![CDATA[ YALOVA (AA) - Yalova&#039;da, İl Sağlık Müdürlüğünce uygulanan mobil aile hekimliği hizmeti sayesinde belde ve köylerdeki hastalara ulaşılarak sağlık hizmetlerinden yararlanmaları sağlanıyor.

İl genelinde 33 Aile Sağlığı Merkezi ve 95 aile hekimi tarafından kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, birinci basamak tanı, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetleri sunuluyor.

Aile hekimleri, halkın sağlık merkezlerine ulaşamayacağı yerleşim birimlerinde ise haftanın belli gün ve saatlerinde bu bölgelere giderek hizmetleri yerine getiriyor.

Merkeze bağlı Sugören köyüne giden aile hekimi Dr. Mustafa Gültopu, gazetecilere, haftanın 2 günü öğleden sonraları dörder saat bu yerleşim biriminde görevlerini sürdürdüklerini söyledi.

&quot;Hasta muayenesi, rutin ilaç takipleri, onun dışında aşı nakil kaplarıyla koruyucu sağlık hizmetini yine burada veriyoruz. Burada kalıcı bir sağlık evimiz olduğu için kanser tarama uygulamalarını da vermekteyiz.&quot; diyen Gültopu, köylülerin verilen hizmetlerden memnun kaldıklarına yönelik olumlu dönüşler aldıklarını, bunun kendilerini mutlu ettiğini anlattı.

Mehmet Şahin Aile Sağlığı Merkezinde görevli Dr. Lale Sezen Pehlivan, birinci basamakta yaş, cinsiyet, sağlık problemi ayırt etmeksizin kendilerine başvuran herkese sağlık hizmeti sunduklarını dile getirdi.

Her yaş grubuna özel ayrı hizmetlerinin olduğunu bildiren Pehlivan, şunları kaydetti:

&quot;Gebe, bebek, çocuk izlemeleri, aşılarımız var. Koruyucu sağlık hizmetlerinde aşılama en önemli basamak. Yaşlı izlemlerimiz var. Yetişkin çağı aşılamalarımız söz konusu. Ergenlik çağındaki tüm çocuklarımızı takip ediyoruz, gerekli tetkikleri yapabiliyoruz. Belli yaş ve risk gruplarında kanser taramalarını yapıyoruz. Kısaca sağlığın temeli aslında aile hekimliğinden içinde geçiyor. Aile hekimi kişiyi her şeyi ile bilir. Yani akut, kronik sağlık problemlerini, sağlık geçmişini, genel durumunu bilir, daha sağlıklı bir şekilde değerlendirir.&quot;

Köylülerden Nuriye Palkan, aldıkları sağlık hizmetinden doktor ve hemşirelerden çok memnun olduklarını ifade etti.

Mobil ekibin sağlıkla ilgili tüm konularda kendilerine destek olduğunu belirten Palkan, &quot;Bundan iyisi can sağlığı. Haftada 3 gün gelinse daha fazla memnun oluruz. Acile koşacağımıza, orada sırada bekleyeceğimize buraya gelip tedavimizi oluyoruz.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/agency/aa/yalovada-mobil-aile-hekimligi-hizmetinde-doktor-hastanin-ayagina-gidiyor.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yalovada, mobil, aile, hekimliği, hizmetinde, doktor, hastanın, ayağına, gidiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Muayene sırası beklerken kalbi duran hasta doktorların müdahalesiyle kurtarıldı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/muayene-sirasi-beklerken-kalbi-duran-hasta-doktorlarin-mudahalesiyle-kurtarildi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/muayene-sirasi-beklerken-kalbi-duran-hasta-doktorlarin-mudahalesiyle-kurtarildi</guid>
<description><![CDATA[ Mersin&#039;in Silifke ilçesinde hastanede muayene sırası beklerken kalbi duran kişi doktorların kalp masajıyla hayata döndürüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/a-a-20240807-35338287-35338283-m-u-a-y-e-n-e-s-i-r-a-s-i-b-e-k-l-e-r-k-e-n-k-a-l-b-i-d-u-r-a-n-h-a-s-t-a-d-o-k-t-o-r-l-a-r-i-n-m-u-d-a-h-a-l-e-s-i-y-l-e-k-u-r-t-a-r-i-l-d-i.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muayene, sırası, beklerken, kalbi, duran, hasta, doktorların, müdahalesiyle, kurtarıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Şırnak&amp;apos;ta ambulans helikopter rahatsızlanan bebek için havalandı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sirnakta-ambulans-helikopter-rahatsizlanan-bebek-icin-havalandi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sirnakta-ambulans-helikopter-rahatsizlanan-bebek-icin-havalandi</guid>
<description><![CDATA[ Şırnak&#039;ın Silopi ilçesinde rahatsızlanan 52 günlük bebek, ambulans helikopterle Elazığ&#039;a sevk edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/a-a-20240806-35329163-35329158-s-i-r-n-a-k-t-a-a-m-b-u-l-a-n-s-h-e-l-i-k-o-p-t-e-r-r-a-h-a-t-s-i-z-l-a-n-a-n-b-e-b-e-k-i-c-i-n-h-a-v-a-l-a-n-d-i.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şırnakta, ambulans, helikopter, rahatsızlanan, bebek, için, havalandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Diyarbakır&amp;apos;da ambulans helikopter kalp krizi geçiren 72 yaşındaki hasta için havalandı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/diyarbakirda-ambulans-helikopter-kalp-krizi-geciren-72-yasindaki-hasta-icin-havalandi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/diyarbakirda-ambulans-helikopter-kalp-krizi-geciren-72-yasindaki-hasta-icin-havalandi</guid>
<description><![CDATA[ Diyarbakır&#039;da ambulans helikopter kalp krizi geçiren 72 yaşındaki hasta için havalandı ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/a-a-20240805-35322202-35322201-d-i-y-a-r-b-a-k-i-r-d-a-a-m-b-u-l-a-n-s-h-e-l-i-k-o-p-t-e-r-k-a-l-p-k-r-i-z-i-g-e-c-i-r-e-n-72-y-a-s-i-n-d-a-k-i-h-a-s-t-a-i-c-i-n-h-a-v-a-l-a-n-d-i.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Diyarbakırda, ambulans, helikopter, kalp, krizi, geçiren, yaşındaki, hasta, için, havalandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Evlilik yıl dönümlerini nikahlarının kıyıldığı hastanede kutladılar</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/evlilik-yil-doenumlerini-nikahlarinin-kiyildigi-hastanede-kutladilar</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/evlilik-yil-doenumlerini-nikahlarinin-kiyildigi-hastanede-kutladilar</guid>
<description><![CDATA[ İzmir&#039;de kemik iliği nakli öncesinde hastanede nikahlanan İlker Çamur, evliliklerinin 2. yılını eşiyle hastanede kutladı. ]]></description>
<enclosure url="http://benguturkcom.teimg.com/crop/1280x720/benguturk-com/uploads/2024/08/g-t9m-ww1-wg-a-a-m5u0.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 02:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Evlilik, yıl, dönümlerini, nikahlarının, kıyıldığı, hastanede, kutladılar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ&amp;apos;den maymun çiçeği aşısı açıklaması: Onaylanmadan satışa çıkacak</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dsoden-maymun-cicegi-asisi-aciklamasi-onaylanmadan-satisa-cikacak</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dsoden-maymun-cicegi-asisi-aciklamasi-onaylanmadan-satisa-cikacak</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), aşı uygulamalarını hızlıca başlatmak adına Gavi ve UNICEF gibi ortaklarının, onaylanmadan önce maymun çiçeği aşılarını satın alabileceğini açıkladı. DSÖ&#039;nün eylül ayında dünya genelinde halihazırda kullanılan aşılara acil durum lisansı vermesi bekleniyor. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, bağışlanan aşıların bir kısmının önümüzdeki hafta Afrika&#039;ya ulaşacağını duyurdu.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gavi ve UNICEF gibi ortaklarının, onaylanmadan önce maymun çiçeği aşılarını satın almaya başlayabileceklerini açıkladı. Bu kararın, Afrika kıtasında hızla yayılan salgınla daha etkili ve hızlı mücadele edebilmek amacıyla alındığı belirtildi.  Geleneksel olarak, düşük gelirli ülkelerin aşı satın almasına yardımcı olan Gavi gibi kuruluşlar, yalnızca DSÖ&#039;den onay aldıktan sonra aşı satın almaya başlayabilir.KURALLAR GEVŞETİLDİ  DSÖ&#039;nün onayı birkaç hafta içinde geleceği için, aciliyet halinde uygulamaların hızlıca başlaması için kurallar gevşetildi.  Danimarka&#039;nın Bavyera Nordik (BAVA.CO) şirketi tarafından üretilen iki aşı ve Japonya&#039;nın KM Biologics&#039;i dünya çapındaki düzenleyiciler tarafından onaylandı ve 2022&#039;den beri maymun çiçeği için yaygın olarak kullanılıyor.  Sadece ABD&#039;de yaklaşık 1,2 milyon kişi Bavarian Nordic&#039;in aşısını oldu. DSÖ&#039;nün eylül ayında aşılara acil durum lisansı vermesi bekleniyor.ACİL DURUM LİSANSI VERİLECEK  DSÖ, bu ayın başlarında aşı üreticilerinden onay sürecini hızlandırmak ve eylül ortasına kadar acil lisans vermek amacıyla bilgi sunmalarını istemişti.  Ancak bu hafta aşı üreticilerinden biri olan Bavarian Nordic, bu yıl daha fazla aşı üretmek kuruluşlardan derhal sipariş almaları gerektiğini söyledi.DÜŞÜK GELİRLİ ÜLKELERDE AŞILAMA  Bu durum, düşük gelirli ülkelerin Covid-19 salgını sırasında olduğu gibi, bir kez daha yüksek gelirli ülkelerden gelen güvencesiz bağışlara güvenmek zorunda kalabileceği endişelerini artırdı.  Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, bağışlanan mpox aşılarının bir kısmının önümüzdeki hafta Afrika&#039;ya ulaşacağını duyurdu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P95b_WS760yWnK3YrQ9s0w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>DSÖden, maymun, çiçeği, aşısı, açıklaması:, Onaylanmadan, satışa, çıkacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>6 soruda maymun çiçeği virüsü hakkında merak edilenler: Belirtileri nedir?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/6-soruda-maymun-cicegi-virusu-hakkinda-merak-edilenler-belirtileri-nedir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/6-soruda-maymun-cicegi-virusu-hakkinda-merak-edilenler-belirtileri-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, maymın çiçeği (mpox) hastalığına ilişkin merak edilen bazı soruları ve cevaplarını paylaştı.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı&#039;nın sosyal medya hesabından yapılan bilgilendirmede, &quot;M çiçeği testi ne zaman yaptırılmalı?&quot;, &quot;M çiçeği belirtileri nelerdir?&quot;, &quot;M çiçeği belirtileri olan kişi ne yapmalı?&quot;, &quot;M çiçeği nasıl tedavi edilir?&quot; gibi merak edilen sorulara yanıt verildi.
Hastalığa ilişkin paylaşılan sorular ve yanıtları şöyle:M çiçeği, klinik olarak daha hafif olmasına rağmen, semptomları geçmişte çiçek hastalarında görülenlere benzeyen, nadiren ölümcül olabilen, hayvandan insana bulaşan viral bir hastalıktır. İnsandan insana da bulaşabilmektedir.M çiçeği olduklarını düşünen veya M çiçeği olan biriyle yakın temaslı olan kişiler, bir sağlık kuruluşuna danışmalı ve kişiye test yapılıp yapılmamasına doktor tarafından karar verilmeli.M çiçeği genellikle ateş, solunum sistemi semptomları (boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya öksürük gibi), baş ağrısı, kas ağrıları, sırt ağrısı, büyümüş lenf nodları ve hastalığa özgü karakteristik cilt döküntüleri olarak belirti gösterir.Yeni veya açıklanamayan bir cilt döküntüsü fark edilince bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Sağlık kuruluşuna başvuruncaya ve test sonuçları çıkana kadar başkalarıyla yakın temastan (cinsel temas dahil) kaçınılmalı.Test sonucu pozitifse, temiz ve sağlam cilt görünümüne kavuşana kadar (cilt döküntüleri kabuklanıp düşerek iyileşecek) hasta kendini izole etmeye devam etmeli. Hasta, ateş, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya öksürük belirtileri ortadan kaybolana kadar izole olmaya devam etmeli.Hasta, kendini izole ederken başkalarıyla temastan kaçınmalı (cinsel temas dahil), sadece hekime görünmek için veya acil durumlar için dışarı çıkmalı, toplu taşıma araçlarını kullanmaktan kaçınmalı. Hasta, izolasyondan çıkması gerektiği durumlarda, cilt döküntülerini kapatmalı ve yüze iyi oturan bir maske takmalı.M çiçeği virüsü, cilt döküntüsü, kabuklar, vücut sıvılarına doğrudan temas yoluyla kişiden kişiye bulaşabilir. M çiçeği virüsü, uzun süreli, yakın temas, cinsel temas ile kişiden kişiye bulaşabilir.
Bazı hastalar, M çiçeği belirtileri başlamadan 1-4 gün önce de virüsü başkalarına bulaştırabilir.M çiçeği için özel olarak geliştirilmiş bir tedavi bulunmuyor ancak virüsler arasındaki genetik benzerlikler nedeniyle, çiçek hastalığını tedavi etmek için kullanılan antiviral ilaçlar, M çiçeği tedavisinde kullanılabilse de etkinliği tam olarak kanıtlanmış değil.M çiçeği, zoonotik (hayvanlar ve insanlar arasında bulaşabilen) bir hastalıktır ancak şu anda M çiçeği virüsü için evcil hayvanlar yüksek risk taşımıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XFc1vLCuskCCiwgFJWYLTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>soruda, maymun, çiçeği, virüsü, hakkında, merak, edilenler:, Belirtileri, nedir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Harvard profesörü açıkladı: Uzun yaşamın tek sırrı buymuş</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/harvard-profesoeru-acikladi-uzun-yasamin-tek-sirri-buymus</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/harvard-profesoeru-acikladi-uzun-yasamin-tek-sirri-buymus</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları uzun yaşamın sırlarıyla ilgili araştırmalarına devam ediyor. Uzun ve sağlıklı bir ömür sürmenin yolu günlük sağlıklı alışkanlıklar edinmekten geçiyor. 100 yaşına kadar yaşamak hayâl gibi görünebilir ancak Harvard Tıp Okulu&#039;ndan bir genetik profesörüne göre, insanların daha uzun yaşaması mümkün.Bilim insanları uzun yaşamın sırlarıyla ilgili araştırmalarına devam ediyor. Uzun ve sağlıklı bir ömür sürmenin yolu günlük sağlıklı alışkanlıklar edinmekten geçiyor. 100 yaşına kadar yaşamak uzun bir hayatmış gibi görünebilir ancak Harvard Tıp Okulu&#039;ndan bir genetik profesörüne göre, insanların daha uzun yaşaması mümkün.100 yaşına kadar yaşayıp uzun bir ömür sürmek artık hayâl olmaktan çıktı. Uzun yaşamın sırrı her ne kadar genetik özelliklerinize bağlı olsa da yaşam tarzı alışkanlıklarınız yaşam süreniz üzerinde oldukça etkili.Paul Glenn Yaşlılığın Biyolojik Mekanizmaları Merkezi&#039;nin yardımcı direktörü, genetik ve yaşlanma üzerine çok sayıda kitap yazmış profesör David Sinclair&#039;e göre yaşlanmak, insanların yenmesi gereken hastalıklardan bir diğeri.Ama bunu elde etmek için ilaçlara değil, rahatınızı bozmaya ihtiyacınız var.Sinclair, yaptığı açıkalamda &quot;Sözün özü, vücudunuzu konfor alanından (biz buna hormesis diyoruz) çıkarmanız gerekiyor&quot; dedi.Bugünün dünyasının sorunu, sadece rahatlamak ve beslenmek istememiz. Rahatsız hissetmek istemiyoruz ve bu da bir sürü soruna yol açıyor. Eğer vücudumuza bir şeylerin problem haline gelebileceğini sürekli söylemezsek, bedenimiz umursamıyor. Hastalığa karşı ya da yaşlanmaya karşı savaşmıyor.Sinclair&#039;in vücudun yaşlanmasıyla mücadele etmek ve nihayetinde de süreci tersine çevirmek için öğrettiği yöntemler yeni değil. Daha önce birçok kez duyuldular, ancak hepsi &quot;rahattan ödün vermeye&quot; yol açıyor.Sinclair&#039;e göre, insanların daha uzun yaşamak için yapması gereken ilk şey &quot;beslenme sıklığını azaltmak&quot;.&quot;Eğer tek bir şey söyleyecek olursam, sanırım sağlıklı yaşam süresini artırmak için yapılacak en önemli şey daha az yemek yemek olur&quot; diyen Sinclair şöyle devam ettiDaha sağlıklı bir yaşam tarzı için sonraki bariz adım da sık sık egzersiz yapmak. Sinclair ayrıca &quot;aralıklı oruç tutmayı&quot; da önererek &quot;günde bir veya iki öğün atladığını ve bunun da hayatını değiştirdiğini&quot; söylüyor.Bu tip oruçlar, yaşlanmayla mücadelede yararlı çünkü Nikotinamid Adenin Dinükleotid (NAD+) seviyelerini artırıyor ve bu da vücudun &quot;onarım genlerini&quot; daha aktif hale getiriyor. Aynı şey, kendinizi örneğin sauna gibi sıcağa ve soğuğa maruz bırakmak için de geçerli.Harvard profesörü, yeterli uykuya ek olarak et tüketimini sınırlamayı da öneriyor. Ette bulunan amino asitler, vücudumuzun savunma mekanizmalarını kapatan ve büyüme zamanının geldiğini söyleyen mTor adı verilen metabolik yolağı aktive ediyor.Sonuç olarak egzersiz, oruç ve soğuk/sıcak değişimi gibi gerilmeye neden olan aktiviteler NAD+ seviyenizi artırıyor. Bu da gen ifadelerini düzenleyen ve DNA hasarını onaran protein türü sirtuin&#039;in düzgün çalışmasını sağlıyor.Sinclair&#039;in açıklamasına göre NAD+ olmadan, genetik yapınız ne olursa olsun yaşlanma daha hızlı gerçekleşiyor: &quot;Yaşlılıkta sağlığımızın yüzde 80&#039;i yaşam tarzımızdan ve nasıl yaşadığımızdan kaynaklanıyor, sadece yüzde 20&#039;si genetik.&quot;Yaşlanmayla mücadelede etkili adımlar atarsak, Sinclair &quot;insanların 250 yaşına kadar yaşayabildiği ve 120 yaşındayken hala tenis oynamaya devam edebildiği bir dünyanın mümkün olduğuna&quot; inanıyor.Sinclair, &quot;Zekamızla bunu yapamamamız için hiçbir neden yok&quot; dedi.Sinclair şeker ve et tüketmekten kaçınarak bitki odaklı bir diyeti takip ediyor.Diyetinde pirinç, badem ve kuskus önemli bir yer kaplıyor. Profesör ayrıca ‘gece içkisi’ de tüketmiyor: “Süt ürünlerinden ve alkolden kaçınıyorum. Çok nadiren bunlardan herhangi birini yerim veya içerim ara sıra kutlama yapmak için.”Bitki bazlı bir diyetin diyabet, bunama, obezite ve yüksek tansiyon riskini azaltmak gibi yararları bulunuyor. Bitki bazlı gıdalar ayrıca kardiyovasküler hastalık olasılığını azaltmaya yardımcı olur. Harvard Health’e göre benzer şekilde fazla şeker tüketmek diyabet, obezite ve kalp problemlerine yol açabilir.DENGELİ BESLENİNÖzellikle ileri yaşta karşılaşılabilen protein-enerji beslenme bozukluğu önemli bir sağlık problemi olabilir. Beslenme alışkanlığı tamamen bireysel olmakla birlikte yaşam süresini uzattığı kanıtlanmış diyet Akdeniz tipi diyet olmalıdır.Su yaşam kaynağıdır. Vücudunuz her zaman suya ihtiyaç duyar. Araştırmalar , yeterli miktarda su içmenin kolon kanseri ve mesane kanseri riskinizi azaltabileceğini gösteriyor. Ayrıca eklemleri yağlamaya, hücreleri nemlendirmeye ve toksinleri karaciğeriniz ve böbreklerinizden atmaya yardımcı olur. Her gün 8-10 bardak su içmek sindirim sisteminin düzenli çalışmasına da yardımcı oluyor. Vücutta biriken ödem ve toksinleri kısa sürede atıyor. Ayrıca cilt sağlığını koruyor. Cildi neme doyurarak daha geç yaşlanmasına destek oluyor.,Düzenli egzersiz kemiklerinizi ve kalbinizi güçlendirir. Ayrıca egzersiz yapmak kaslarınızı da çalıştırır. Fiziksel f ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lvk6tlgS9UCIWEUzk5GZpA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Harvard, profesörü, açıkladı:, Uzun, yaşamın, tek, sırrı, buymuş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Zayıflamak isteyen Neslihan’ın şüpheli ölümü: Midesi döndü, acil ameliyata alındı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/zayiflamak-isteyen-neslihanin-supheli-oelumu-midesi-doendu-acil-ameliyata-alindi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/zayiflamak-isteyen-neslihanin-supheli-oelumu-midesi-doendu-acil-ameliyata-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Ordu’da kilo vermek için mide küçültme ameliyatı olan 26 yaşındaki Neslihan Yılmaz, işlem sonrası rahatsızlanınca iki operasyon daha geçirdi. Yılmaz, bu operasyonların ardından yaşamını yitirdi. Genç kadının ailesi, doktor ve diğer ilgililerden şikayetçi oldu. Operasyonu yapan Op. Dr. Erkan A. ise suçlamaları reddetti.Samsun’un Terme ilçesinde yaşayan Yılmaz ailesinin 3 çocuğundan, Ankara’da çağrı merkezinde çalışan 26 yaşındaki Neslihan Yılmaz, fazla kilolarından kurtulmak amacıyla Ordu’nun Fatsa ilçesinde bulunan bir özel hastanede operasyon geçirmeye karar verdi.
27 Mayıs’ta yapılan tahlillerin ardından aynı gün operasyona alınan Yılmaz, ameliyat sonrası 3 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu edildi.
Eve döndüğünde rahatsızlanan Yılmaz, yeniden hastaneye gitti.
12 ve 17 Haziran 2024 tarihlerinde her biri yaklaşık 5 saat süren ameliyatlara alındı.
Neslihan, 21 Haziran’da yaşamını yitirdi.Kızlarını kaybeden Yılmaz ailesi, operasyonu gerçekleştiren genel cerrahi uzmanı ve diğer kusuru bulunan kişilerden taksirle ölüme neden olma ve sair suçlar gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu.
“Hastane değil sanki bize kabus gibiydi. Ben hala çözemiyorum ne yaşadığımı.” diyen Neslihan’ın annesi Zübeyde Yılmaz, şunları anlattı:
“Doktora, ‘Neslihan nasıl iyi mi?’ diye sordum. ‘Çok iyi’ dedi. Bunu doktora her seferinde, her gün sordum, sürekli ‘çok iyi, çok iyi, mükemmel’ yanıtını verdi.
Biz Neslihan’la alakalı bir şey bilmiyoruz ama doktora güvendik. Bazen de hemşirelere sordum ‘Bir sıkıntı mı var’ diye, ‘Hayır ablacığım öyle bir şey olsa biz sana söyleriz, biz gülebilir miyiz’ dediler.
Neslihan’ın vefat ettiği cuma günü saat 15.00- 16.00 sıralarında hastaneye geldim.
Geldiğimde doktorun hemşiresini aradık. Hemşire bize cevap vermedi. Sonra mesaj attık. Mesaj atılınca ‘Şu an müsait değilim doktor sizle ilgilenecek’ dedi.
Doktor geldiğinde bana, ‘Neslihan çok iyi, toparlamaya çalışıyoruz. Sadece tansiyonu düşük’ dedi.
Sonra tekrar geldi gitti yanımıza, yine öyle dedi. Bu birkaç sefer tekrarlandı. Daha sonrasında benim akrabalarımdan teyzemin oğlu geldi. Yoğun bakımın kapısına vurarak kapıyı açtırdı. Doktora, ‘Kestin, biçtin, diktin, al cenazeni git mi diyorsun’ deyince öğrendim kızımın vefat ettiğini.
Doktor bana hiçbir açıklama yapmadı. ‘Kızın vefat etti’ kelimesini bile ağzından duymadım.”Kızının uygun şartlar oluşmadan ameliyata alındığını iddia eden Zübeyde Yılmaz, şöyle devam etti:
“Benim kızımın ameliyat olması baştan zaten hata. Kızımın değerleri yüksek. Ameliyat olmaya uygun değil. Zaten çocuk enfeksiyonlu, kolesterol tavan yapmış. Böyle bir hasta alınır mı? Anestezi doktoru da izin vermemiş zaten.
Nasıl aldılar ameliyata ben çözemiyorum. Hata 1; benim çocuğumu ameliyata almaması gerekiyor. Hata 2; mide dönmesi oluyor. Hata 3; midede kaçak bırakıyor. Daha nasıl bir hata yapabilir? Başka bir hata bulmanıza gerek var mı? Hata çok.”
KIZIYLA YAŞADIKLARINI ANLATTI
Hastanede geçirdiği günleri anlatan Yılmaz, “Kabusu yaşadık. Hastane değil kabus gibiydi. Ben hastanede kalmadım kabusun içindeydim. Gerçekten bir dakika uyumaz mı bir çocuk ya bir dakika dinlenmez mi? ‘Anne elimi sil’, ‘Anne yüzümü sil’, ‘Anne ayağımı sil’, ‘Anne yüzüme su dök’, bu nasıl bir hayattır? 26 gün çocuğum böyle yaşadı. Doktor dedi ki; ‘2 gün sonra çıkacaksınız. Çok mutlu gidecek Neslihan.’ Ben de hayal kuruyorum ‘Kızım sana şunu yapacağım, bunu yapacağım’ diye. Tekrar doktora soruyoruz, ‘Neslihan iki gün sonra gidecek çok mutlu gidecek’ diyor. Doktor bana hiçbir şey demedi. Neslihan hakkında kötü hiçbir şey demedi.”Neslihan Yılmaz’ın operasyonunu gerçekleştiren Op. Dr. Erkan A, yaptığı açıklamada suçlamaları reddetti.
Hastaya tüp mide ameliyatı yapıldığını anlatan Erkan A, tüm tetkiklerin ayrıntılı şekilde yapıldığını söyledi.
“Değerlerdeki yükseklikler de ameliyata engel bir durum değildi. Biz tüp mide ameliyatını yaptık. Ameliyattan sonra bir problemimiz olmadı ve 2 gün içinde hastayı taburcu ettik.” diyen Op. Dr. Erkan A, şöyle devam etti:
“Hasta eve gittikten sonra kusmalar olmuş ve biz bu durumu da çok yakından takip ettik. Bizim hasta takip hemşirelerimiz ve diyetisyenlerimiz var.
Hastayı ilk 3 gün ‘Nasılsınız’ tarzında takip ediyoruz ve bir hafta sonra kontrole çağırıyoruz. Birinci ayda üçüncü ayda da takibe çağırıyoruz. Bu hastayla alakalı bir sıkıntı bildirilmedi. 10 gün sonra kusmaları olduğu yönünde haberini aldık.
Hastayı hemen hastanemize davet ettik. Orada da bulantıları olunca tedavisini yaptık, hasta toparladı. Endoskopide de midede dönme olduğunu gördük. Ameliyattan sonra bir dönme oluşmuş. Bunun için bir endoskopik müdahalede bulunduk ancak bu şekilde de düzelmedi.
Düzelmeyince, şikayetler de artınca bu defa ameliyat kararı aldık. Ameliyattan 4 gün sonra da dikiş açılması yani bir kaçak oldu. Kaçak olduğu için mecbur içerideki sıvıyı dışarıya almak için tekrar ameliyata aldık.
Bir temizlik yaptık ve diren koyduk. Daha sonrasında takibe aldık. Bu takiplerde hastanın kan değerleri düzeliyor ancak hasta bir şekilde düzelme ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gKVnp5UtWkmObqq-s7NDRw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zayıflamak, isteyen, Neslihan’ın, şüpheli, ölümü:, Midesi, döndü, acil, ameliyata, alındı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bu vitamini içmek öldürebilir! Bir taneden ne olacak demeyin, kalp krizini tetikliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bu-vitamini-icmek-oeldurebilir-bir-taneden-ne-olacak-demeyin-kalp-krizini-tetikliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bu-vitamini-icmek-oeldurebilir-bir-taneden-ne-olacak-demeyin-kalp-krizini-tetikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bir bardak sütten bir kaşık yoğurda kadar, vücudumuzu kalsiyumla beslemenin birkaç yolu vardır, çünkü kalsiyum kemikleri sağlıklı tutmak için gerekli bir mineraldir. Vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılamak için takviye vitamin kullananlardansanız bunun bazı riskleri olabilir.Kalsiyum, kemik sağlığı, kas fonksiyonu ve sinir iletimi dahil olmak üzere çeşitli vücut fonksiyonları için gereklidir. Özellikle yaşlandıkça osteoporozu önlemeye ve güçlü kemikleri korumaya yardımcı olmak için kritik bir mineraldir.Bununla birlikte, son araştırmalar kalsiyum takviyelerinin güvenliği hakkında, özellikle de kalp krizi riskini artırma potansiyelleri ile ilgili tartışmalara yol açmıştır.Kalsiyum, insan vücudundaki en bol bulunan mineraldir ve yaklaşık yüzde 99&#039;u kemiklerde ve dişlerde depolanır. Kemik oluşumu ve bakımında önemli bir rol oynar ve osteoporoz gibi durumların önlenmesine yardımcı olur.Kemik sağlığının ötesinde, kalsiyum kas kasılmasında, kan pıhtılaşmasında ve sinir uyarılarının iletilmesinde rol oynar. Bu hayati fonksiyonlar nedeniyle, yeterli kalsiyum seviyelerini korumak genel sağlık için gereklidir.Ancak, kalsiyum veya takviyeleri kalp krizi riskinden sorumlu olabilir mi?KALSİYUM TAKVİYELERİ VE KALP KRİZİ RİSKİSon çalışmalar, kalsiyum takviyeleri ile kalp hastalığı arasındaki potansiyel bağlantı konusunda endişeleri gündeme getirmiştir. Bazı araştırmalar, yüksek dozda kalsiyum takviyesi almanın kalp krizi riskini artırabileceğini öne sürmektedir.The British Medical Journal&#039;da yayınlanan önemli bir çalışma, kalsiyum takviyesi alan kişilerin, almayanlara kıyasla kardiyovasküler olay riskinin daha yüksek olduğunu bulmuştur. Bu, aşırı kalsiyum alımının atardamarlarda plak oluşumuna katkıda bulunup bulunmayacağı ve potansiyel olarak kalp krizlerine yol açıp açmayacağı konusunda sorulara yol açmıştır.Kalsiyum takviyelerine başlamadan önce, diyetinizdeki kalsiyum alımınızı değerlendirin. Çoğu insan, süt ürünleri, yapraklı yeşillikler ve güçlendirilmiş gıdalar açısından zengin dengeli bir diyetle kalsiyum ihtiyaçlarını karşılayabilir. Herhangi bir takviye rejimine başlamadan önce her zaman bir sağlık uzmanına danışın. Bireysel ihtiyaçlarınızı değerlendirebilir, mevcut sağlık durumlarını göz önünde bulundurabilir ve uygun dozu önerebilirler.Takviyeler gerekliyse, ihtiyaçlarınıza en uygun kalsiyum türünü seçin; kalsiyum karbonat veya kalsiyum sitrat yaygın seçeneklerdir. Dozaj konusunda dikkatli olun; Önerilen günlük alım miktarı yaşa ve cinsiyete göre değişir, ancak yetişkinler için genellikle 1.000 ila 1.200 miligram arasındadır.Kalsiyum takviyeleri genellikle yemeklerle birlikte alındığında en iyi şekilde emilir. Yüksek dozlara ihtiyaç duyanlar için, emilimi artırmak ve olası yan etkileri en aza indirmek için alımı gün boyunca bölmeniz önerilir.Aşağıdaki durumlarda kalsiyum takviyelerini kendi kendinize reçete etmeyin...Doktorunuza danışmadan kalsiyum takviyeleri tüketmeyin. Kalp hastalığı veya kardiyovasküler sorunları olan kişiler kalsiyum takviyeleri konusunda özellikle dikkatli olmalıdır.
Yüksek dozlar mevcut durumları kötüleştirebilir ve kalp krizi riskini artırabilir. Böbrek hastalığı veya böbrek taşı geçmişi olanlar, bu durumları kötüleştirebileceği için aşırı kalsiyum takviyesinden kaçınmalıdır.Kalsiyum takviyeleri, kan incelticiler ve bazı antibiyotikler dahil olmak üzere belirli ilaçlarla etkileşime girebilir. İlaç kullanıyorsanız olumsuz etkileşimler olmadığından emin olmak için sağlık uzmanınıza danışın.Diyetinizle zaten yeterli kalsiyum tüketiyorsanız ve eksiklikleriniz yoksa, ek takviye gerekli olmayabilir ve potansiyel olarak sağlık risklerine yol açabilir. Zaten aşırı miktarda kalsiyum tükettiğinize ve bunun vücudunuza karşı çalıştığına dair belirtileri vücudunuz gösterir.Çok fazla kalsiyum, kabızlık, şişkinlik ve gaz gibi gastrointestinal sorunlara neden olabilir. Ciddi vakalarda, hiperkalsemi (kanda yüksek kalsiyum seviyeleri) gibi daha ciddi durumlara yol açabilir. Aşırı kalsiyum, magnezyum ve demir gibi diğer temel minerallerin emilimini engelleyerek potansiyel olarak eksikliklere ve dengesizliklere yol açabilir.Bazı çalışmalarda aşırı kalsiyum takviyesinin kardiyovasküler olay riskinin daha yüksek olmasıyla bağlantılı olduğu görülmüştür. Yüksek kalsiyum seviyeleri arteriyel plak oluşumuna katkıda bulunabilir ve kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir.Özellikle takviyelerden gelen yüksek kalsiyum alımı, ağrılı olan ve tıbbi müdahale gerektiren böbrek taşı geliştirme riskini artırabilir.Kalsiyum değilse, kemiklerinizi sağlıklı tutmanın yolu budurHarvard&#039;daki uzmanlar şunları öneriyor:Yürüme, koşma, tenis ve diğerleri gibi ağırlık taşıyan egzersizler, kemikleriniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.Güneşten ve takviyelerden yeterli D vitamini almak da kemikler ve genel sağlık için iyidir. Ispanak, pazı, kara lahana gibi yeşil yapraklı sebzelerde bulunan K vitamini de kemik sağlığı açısından önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86mAn6DXs0mF66g3OOpVVw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>vitamini, içmek, öldürebilir, Bir, taneden, olacak, demeyin, kalp, krizini, tetikliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahvaltı yapan herkesi ilgilendiriyor! Meğer yıllardır yanlış biliyormuşuz</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kahvalti-yapan-herkesi-ilgilendiriyor-meger-yillardir-yanlis-biliyormusuz</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kahvalti-yapan-herkesi-ilgilendiriyor-meger-yillardir-yanlis-biliyormusuz</guid>
<description><![CDATA[ Kahvaltı genellikle günün en önemli öğünü olarak kabul edilir ve sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için öğün atlanılmaması gerektiği söyleniyor. Ancak kahvaltıyla ilgili kimsenin bilmediği bir gerçek ortaya çıktı. Kahvaltı yapmak sağlıklı ancak kahvaltı yapmamanın da vücuda pek çok faydası olabilir.Kahvaltıyla ilgili eski bilgeliği yeniden düşünmenin zamanı geldi. Hepimiz &quot;Kahvaltı günün en önemli öğünüdür.&quot; şeklindeki eski sözü duymuşuzdur. Ancak günümüzün hızlı dünyasında, birçok insan bu geleneksel bilgeliği yeniden düşünüyor. Kahvaltının bir bireyin sağlığı üzerindeki önemi hakkında çok şey tartışılıyor.Kahvaltıyı atlamak, özellikle aralıklı oruç yoluyla, kilo yönetimi için bir strateji olarak sıklıkla öne sürülür. Bu yaklaşım, bazı kişilerin genel kalori alımını azaltmalarına ve yağ yakımını iyileştirmelerine yardımcı olabilen günün ilk öğününü geciktirmeyi içerir.Buradaki fikir, yemek yemeyi daha küçük bir zaman aralığına sıkıştırarak, kişilerin iştahlarını daha iyi kontrol edebilmeleri ve potansiyel olarak kilo verme hedeflerini destekleyebilmeleridir.Ancak, bu stratejiye dikkatli yaklaşılmalıdır çünkü etkinliği kişisel metabolizmaya ve yeme alışkanlıklarına göre değişebilir.İnsülin direnci veya tip 2 diyabeti olanlar için kahvaltıyı atlamak bazı faydalar sağlayabilir. Kahvaltıyı atlamayı da içeren aralıklı oruç, daha düşük insülin seviyelerine ve gelişmiş insülin duyarlılığına yol açabilir.Öğünler arasında daha uzun süreler bırakılarak vücut kan şekeri seviyelerini düzenlemede daha verimli hale gelebilir. Bu yaklaşım potansiyel olarak insülin direncini yönetmeye yardımcı olabilir, ancak diyet kalıplarında önemli değişiklikler yapmadan önce bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir.Kahvaltıyı atlamak yoğun bir sabah rutinini kolaylaştırabilir ve bireylerin değerli zaman kazanmasını sağlayabilir. Yoğun programları olanlar için (erken iş taahhütleri, okul koşuşturmaları veya sıkı teslim tarihleri ​​gibi) kahvaltıyı atlamak sabah stresini azaltabilir ve günlerini basitleştirebilir.Sabah yemeğinden sonra yemek hazırlamak, yemek ve temizlik yapmak zorunda kalmayarak, insanlar diğer temel görevlere daha fazla zaman ayırabilir ve sabahlarını daha verimli hale getirebilirler. Bu yaklaşım özellikle sabahın erken saatlerinde açlıkla mücadele eden veya günlerine hızlı, akıcı bir rutinle başlamayı tercih edenler için faydalı olabilir.Bazı kişiler kahvaltıyı atladıklarında zihinsel berraklık ve odaklanmanın arttığını bildiriyor. Oruç hali, beyin sağlığı ve bilişsel yeteneklerle ilişkili bir protein olan beyin kaynaklı nörotrofik faktörün (BDNF) üretimini artırarak bilişsel işlevi iyileştirebilir.ilir.Sabah yemek yemenin konsantrasyonlarını veya üretkenliklerini etkilediğini düşünenler için kahvaltıyı atlamak gün boyunca daha iyi zihinsel performansa ve daha keskin odaklanmaya yol açabilir. Bu fayda genellikle vücudun oruç haline geçmesine atfedilir ve bu da bilişsel işlevi olumlu etkileyebKahvaltıyı atlamak kişisel beslenme tercihleri ​​ve doğal açlık kalıplarıyla uyumlu olabilir. Bazı insanlar sabah aç hissetmez veya günün ilerleyen saatlerinde yemek yemeyi tercih eder. Bu kişiler için kahvaltı rutinlerinin gerekli veya keyifli bir parçası olmayabilir.Vücutlarını dinleyerek ve daha geç yemek yemeyi seçerek daha rahat ve sürdürülebilir bir yeme kalıbı yaratabilirler. Kişisel tercihler öğün zamanlamasını belirlemede önemli bir rol oynar ve bazıları için kahvaltıyı atlamak genel yaşam tarzları ve yeme alışkanlıklarıyla daha iyi uyum sağlar.Kahvaltıyı atlamak, genel sağlık için önemli olan temel besinleri kaçırmanıza neden olabilir. Kahvaltı genellikle meyveler, tam tahıllar ve süt ürünleri gibi önemli vitamin, mineral ve lif kaynakları içerir. Bu öğünü atlamak, temel besin öğelerinin eksikliğine yol açabilir ve günlük besin gereksinimlerini karşılamayı zorlaştırabilir. Dengeli bir diyet sağlamak için, kahvaltı atlanırsa diğer öğünlere besin açısından zengin yiyecekler eklemek önemlidir.Kahvaltı yapmak kan şekeri seviyelerini dengelemeye ve enerji düşüşlerini önlemeye yardımcı olur. Proteinler, sağlıklı yağlar ve kompleks karbonhidratlar içeren dengeli bir sabah yemeği kan şekeri seviyelerini sabit tutabilir ve sabah ortasında açlık sancıları olasılığını azaltabilir.Kahvaltıyı atlamak günün ilerleyen saatlerinde daha fazla istek duymanıza neden olabilir ve bu da aşırı yeme veya daha az sağlıklı yiyecek seçimleri yapmanıza neden olabilir. Kan şekeri seviyelerinin sabit tutulması, sürdürülebilir enerji ve genel metabolik sağlık için çok önemlidir.Kahvaltı, vücudun metabolizmasını harekete geçirmede rol oynar. Sabahları besleyici bir öğün tüketmek, besinlerin parçalanması ve enerji üretimi de dahil olmak üzere metabolik süreçleri hızlandırabilir. Kahvaltıyı atlamak metabolizma hızını yavaşlatabilir ve gün boyunca enerji harcamasını etkileyebilir. İyi dengelenmiş bir kahvaltı, metabolik verimliliği artırmaya yardımcı olur, daha aktif bir metabolizmayı ve genel enerji seviyelerini destekler.Düzenli olarak kahvaltıyı atlam ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FQLcqh_vX0is0oXkjdXNDw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahvaltı, yapan, herkesi, ilgilendiriyor, Meğer, yıllardır, yanlış, biliyormuşuz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Akciğer kanserine karşı aşı yolda</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/akciger-kanserine-karsi-asi-yolda</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/akciger-kanserine-karsi-asi-yolda</guid>
<description><![CDATA[ Akciğer kanseri, dünyanın en ölümcül kanser türleri arasında gösteriliyor. Covid 19&#039;a karşı mRNA tabanlı aşıyı geliştiren BioNTech firması, akciğer kanseri aşısı için de denemelere başladı. Tıbbi Onkolog Profesör Doktor Özlem Er, NTV yayınında aşıyı değerlendirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yCdeqNbuWUabht4Cg9_aUA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akciğer, kanserine, karşı, aşı, yolda</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bu videodan kısa süre sonra yaşamını yitirdi: Genç Neslihan’ın şüpheli ölümünde doktorun paylaşımı ortaya çıktı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bu-videodan-kisa-sure-sonra-yasamini-yitirdi-genc-neslihanin-supheli-oelumunde-doktorun-paylasimi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bu-videodan-kisa-sure-sonra-yasamini-yitirdi-genc-neslihanin-supheli-oelumunde-doktorun-paylasimi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Ordu’da geçirdiği mide küçültme ameliyatı sonrası rahatsızlanan, iki ameliyat daha olduktan sonra yaşamını yitiren Neslihan Yılmaz’ın operasyon sonrası çekilen videosu ortaya çıktı. Ameliyatı yapan Opr. Dr. E.A’nın kendi sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı videoda, Neslihan ile sohbet ettiği ve hastanın durumu hakkında bilgilendirmelerde bulunduğu görüldü.Samsun’un yaşayan Yılmaz ailesinin 3 çocuğundan, Ankara’da çağrı merkezinde çalışan Neslihan Yılmaz, fazla kilolarından kurtulmak için Ordu’daki özel bir hastanede ameliyat olmaya karar verdi.
27 Mayıs’ta yapılan tahlillerin ardından aynı gün operasyona alınan Yılmaz, 3 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu edildi.
Eve döndüğünde rahatsızlanan Yılmaz, yeniden hastaneye gitti.Neslihan Yılmaz, 12 ve 17 Haziran 2024 tarihlerinde her biri yaklaşık 5 saat süren 2 operasyon daha geçirdi.
Genç kadın, 21 Haziran günü yaşamını yitirdi.Kızlarını kaybeden Yılmaz ailesi, operasyonu gerçekleştiren genel cerrahi uzmanı ve diğer kusuru bulunan kişilerden taksirle ölüme neden olma gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Doktor E.A. ise üzerine atılı suçlamaları reddetti.Neslihan Yılmaz’ın ameliyat sonrası görüntüleri ortaya çıktı.
Opr. Dr. E.A’nın kendi sosyal medya hesabından paylaştığı videoda Yılmaz’ın, ameliyat sonrasındaki durumunu sorduğu ve hastanın tetkikleri hakkında bilgiler paylaştığı da görüldü.“Ankara’dan gelen Neslihan hanım mutluluk ameliyatı 1’inci gününde iş başında.” notuyla paylaşılan videoda Doktor E.A’nın hastaya telkinde bulunduğu ve yiyip içebileceği gıdalar hakkında da bilgiler paylaştığı yer aldı.Yılmaz ailesi, Doktor E.A. tarafından sosyal medya üzerinden paylaşılan videonun, Neslihan Yılmaz’ın ölümü sonrası kısa sürede dolaşımdan kaldırıldığını iddia etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e1Bo9ey_hkmmOuil_KcDgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>videodan, kısa, süre, sonra, yaşamını, yitirdi:, Genç, Neslihan’ın, şüpheli, ölümünde, doktorun, paylaşımı, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Besin değeri yüksek, vitamin deposu! Kilosu 50 liradan satılan doğal lif kaynağı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/besin-degeri-yuksek-vitamin-deposu-kilosu-50-liradan-satilan-dogal-lif-kaynagi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/besin-degeri-yuksek-vitamin-deposu-kilosu-50-liradan-satilan-dogal-lif-kaynagi</guid>
<description><![CDATA[ Batman&#039;ın Sason ilçesinde hasadına başlanan kara incir, tezgahlarda kilosu 50 liradan satışına başlandı. İncir, vücut açısından oldukça sağlıklı bir meyve. Lezzetiyle tadı damakta bırakan incir en güçlü lif kaynaklarından.Başta Batman olmak üzere Güneydoğu Anadolu bölgesinde hemen hemen her il ve ilçede bolca görülen, yöre halkı tarafından kara incir olarak adlandırılan besin değeri açısından oldukça besleyici bir meyve olan ve adeta vitamin deposu olarak bilinen incirde yılın ilk hasadının başlamasıyla çarşı pazarlarda kilo gram fiyatı 50 liradan satışa sunuluyor.Sason&#039;da kara incirin kilo gram fiyatı 50 liradan satışa sunduklarını belirten Ferzende Bilmez, “Sason kara incirinde hasat başladı.Şimdi burada hasadın tam zamanıdır. Bu incir çok vitaminlidir. Kilo gram fiyatı 50 liradan satıyoruz. Çok vitaminli olduğu için çok tüketiliyor” dedi.Lezzetiyle tad damakta bırakan incir, sağlığa olan faydalarıyla da dikkat çekiyor. İncir, güçlü bir lif kaynağı olarak biliniyor. Dolayısıtla sindirim sistemini düzenleyerek kabızlığını engelliyor.Mevsiminde tüketilen incir, hücre hasarını önlemeye de yardımcı oluyor. Bununla birlikte yaşlanma belirtilerini azaltıyor ve antioksidan ihtiyacını da karşılıyor.İncir kemik sağlığı için gerekli olan kalsiyum ve potasyum miktarı bakımından da çok zengin. Bu mineraller, kemik yoğunluğunu artırabilir ve hipertansiyonu önlemeye yardımcı olabilir.İncir, bağışıklık sistemini güçlendiren C vitamini ve kan pıhtılaşmasını düzenleyen K vitamini içerir.Doğal şeker içeriği bulunan incir güçlü bir enerji kaynağıdır, yorgunluk hissini ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir.Yüksek lif içeriği sayesinde, incir tokluk hissini artırabilir ve aşırı yemek yeme eğilimini azaltabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n2WGNpbf6U-RypwDCQl-Mw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Besin, değeri, yüksek, vitamin, deposu, Kilosu, liradan, satılan, doğal, lif, kaynağı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Midedeki toksinleri temizleyen 5 güçlü karışım! Her evde var: Sindirim sistemini düzene sokuyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/midedeki-toksinleri-temizleyen-5-guclu-karisim-her-evde-var-sindirim-sistemini-duzene-sokuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/midedeki-toksinleri-temizleyen-5-guclu-karisim-her-evde-var-sindirim-sistemini-duzene-sokuyor</guid>
<description><![CDATA[ Detoks, sağlıklı bir sindirim sistemini korumak için olmazsa olmazdır. Vücudumuz doğal olarak detoks yaparken, bazı bitkisel içecekler bu süreci destekleyerek toksinleri daha etkili bir şekilde atmanıza yardımcı olabilir. Bu bitkisel içecekler sadece midenizi temizlemek için faydalı olmakla kalmaz, aynı zamanda genel refahınızı da destekler. İşte hem hazırlaması kolay hem de midenizi detoks etmede etkili olan 5 bitkisel içecek.Zencefil ve karabiber sindirime olan faydalarıyla bilinen iki güçlü bileşendir. Zencefil, geleneksel tıpta yüzyıllardır anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleri nedeniyle kullanılmaktadır.
Sindirim enzimlerinin üretimini uyararak ve safra salgısını teşvik ederek sindirime yardımcı olur, bu da yiyeceklerin daha verimli bir şekilde parçalanmasına yardımcı olur.Öte yandan karabiber, besin emilimini artıran ve sindirime yardımcı olan bir bileşik olan piperin içerir. Zencefil ve karabiber birleştirildiğinde, sağlıklı sindirimi teşvik ederek ve iltihabı azaltarak midenizdeki toksinleri temizlemeye yardımcı olabilecek güçlü bir çay oluşturur.Journal of Ethnopharmacology&#039;de yayınlanan bir çalışma, zencefilin çeşitli sindirim sorunlarını tedavi etmedeki etkinliğini vurgulayarak bu çayı detoks için başvurulacak bir çare haline getiriyor.Karahindiba, güçlü detoks özelliklerine sahip az bilinen bir bitkidir. Doğal bir diüretik görevi görerek vücudun idrar yoluyla fazla sıvı ve toksinleri atmasına yardımcı olur.
Ek olarak, karahindiba kökü safra üretimini uyararak yağların sindirimine ve emilimine yardımcı olur. C vitamini açısından zengin olan limon, karaciğer sağlığını destekleyerek ve toksinlerin parçalanmasını destekleyerek ekstra bir detoks desteği sağlar.Karahindiba ve limon birlikte, sadece nemlendirmekle kalmayıp aynı zamanda zararlı maddeleri temizleyerek midenizi temizlemeye yardımcı olan ferahlatıcı bir buzlu çay oluşturur.Journal of Medicinal Food&#039;da yayınlanan araştırma, karahindiba özütünün detoks sürecini önemli ölçüde artırabileceğini göstermiştir; bu da bu bitkisel içeceği mide temizliği için mükemmel bir seçim haline getirir.Pancar, folat, manganez ve potasyum gibi temel besinlerle dolu bir besin deposudur. Bir antioksidan türü olan betalainlerin yüksek içeriği, karaciğer fonksiyonunu ve detoksifikasyonu desteklemede özellikle etkilidir.
Pancar suyu, karaciğerin doğal detoksifikasyon enzimlerini uyarmaya yardımcı olarak mide ve bağırsaklardan toksinlerin parçalanmasına ve atılmasına yardımcı olur.Pancar suyunun, yiyecekleri düzgün bir şekilde parçalamak için çok önemli olan mide asidinin üretimini artırarak sindirimi iyileştirdiği bulunmuştur.
Nutrition Research dergisinde yayınlanan bir çalışma, pancar suyunun düzenli tüketiminin karaciğer fonksiyonunu artırabileceğini ve detoksifikasyonu destekleyebileceğini, bu da onu midenizi temizlemek için ideal bir içecek haline getirdiğini bulmuştur.Bu yeşil detoks içeceği, her biri benzersiz detoks özelliklerine sahip ıspanak, salatalık, zencefil ve limon suyunun bir karışımıdır. Ispanak, toksinlere bağlanarak ve onları vücuttan atarak sindirim sistemini temizlemeye yardımcı olan bir bileşik olan klorofil açısından zengindir.Salatalık nemlendiricidir ve idrar yoluyla toksinlerin atılmasına yardımcı olurken, daha önce de belirtildiği gibi zencefil sindirime yardımcı olur ve iltihabı azaltır. Limon suyu ferahlatıcı bir canlılık katar ve yüksek C vitamini içeriğiyle karaciğer detoksunu destekler.Bu yeşil detoks içeceği, mideyi temizlemeye, sindirimi iyileştirmeye ve genel sağlığı desteklemeye yardımcı olan bir besin kaynağıdır.Journal of Agricultural and Food Chemistry&#039;de yayınlanan bir araştırmaya göre, bu içecekteki içerikler vücudun doğal detoks süreçlerini destekleyen temel besinleri sağlar ve bu da onu günlük rutininize mükemmel bir katkı haline getirir.Bu baharatlı çay, mideyi detoksifiye etmek için birlikte çalışan üç güçlü baharatı bir araya getiriyor: tarçın, kimyon ve rezene. Tarçın, sindirim sistemindeki iltihabı azaltmaya ve genel bağırsak sağlığını desteklemeye yardımcı olan iltihap önleyici ve antioksidan özellikleriyle bilinir. Kimyon tohumları, sindirim enzimlerinin salgılanmasını uyararak sindirime yardımcı olurken, rezene tohumları gastrointestinal sistemdeki kasları gevşetmeye yardımcı olarak şişkinliği azaltır ve daha pürüzsüz bir sindirimi destekler.Birlikte demlendiğinde, bu baharatlar sindirimi iyileştirerek ve iltihabı azaltarak mideyi temizlemeye yardımcı olan ısıtıcı bir çay oluşturur. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Dergisi&#039;nde yayınlanan bir çalışma, bu baharatların sindirim sağlığı için kullanımını destekleyerek, bu çayı midesini detoksifiye etmek isteyen herkes için mutlaka denenmesi gereken bir çay haline getiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dzdNiscHC0WA2D3x1-ZMMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Midedeki, toksinleri, temizleyen, güçlü, karışım, Her, evde, var:, Sindirim, sistemini, düzene, sokuyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sabahları tüketen keskin bir hafızaya sahip oluyor! Beyni gençleştiren besin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sabahlari-tuketen-keskin-bir-hafizaya-sahip-oluyor-beyni-genclestiren-besin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sabahlari-tuketen-keskin-bir-hafizaya-sahip-oluyor-beyni-genclestiren-besin</guid>
<description><![CDATA[ Hafızanızı güçlendirmek ve unutkanlığı önlemek için beslenmenize dikkat etmelisiniz. Bazı besinlerin düzenli tüketimi beyin gelişimi ve güçlü hafıza için çok önemli.  Bu besin sayesinde hafızanız ve zekanız çok keskin olabilir.Ceviz sağlık açısından birçok faydaya sahiptir ve günlük olarak tüketilmeye uygundur. Gıda duyarlılığınız, intoleransınız veya alerjiniz olmadığı sürece her gün ceviz yemek vücudunuza zarar vermez. Durum böyle değilse, günlük beslenmenize ceviz eklemek çok faydalı olabilir, özellikle de beslenmenizdeki besin değeri daha az olan diğer yiyeceklerin yerine cevizleri seçerseniz.Ceviz en sağlıklı atıştırmalıklar arasında yer alır. Tok tutucu özelliği sayesinde diyet listelerinin vazgeçilmezidir. Ancak cevizin faydaları bununla sınırlı değil. Düzenli olarak ceviz tüketmek vücudu daha güçlü hale getirebilir.İşte her gün ceviz yemenin faydalarıGÜNDE KAÇ CEVİZ YEMELİSİNİZ?Her gün bir avuç ceviz yemek, bu cevizin birçok faydasını elde etmenize yardımcı olabilir. Ayrıca badem gibi diğer kuruyemişlerle bir gece önceden ıslatıp, sabahları bu sağlıklı kuruyemişlerle orucunuzu açabilirsiniz. Düzenli ceviz tüketiminin sağlık açısından bazı yararları şunlardır:Ceviz, Amerikan Kalp Derneği tarafından Heart-Check Sertifikasına sahiptir, bu da kuruluşun &quot;kalp-sağlıklı gıda&quot; olma kriterlerini karşıladığı anlamına gelir.
Sodyum, doymuş yağ ve trans yağ oranları düşüktür ve A ve C vitaminleri, demir, kalsiyum, protein veya diyet lifi açısından Günlük Değerin en az %10&#039;unu içerirler. Peki cevizleri elinizin altında bulundurmaya hazır mısınız?Ceviz kalp-sağlıklı olduğundan lipid panelinizi olumlu yönde etkileyebilir, bu da vücudunuzdaki LDL kolesterolü gibi genellikle &quot;kötü kolesterolü&quot; azalttığı anlamına gelir. Circulation&#039;da yayınlanan 2021 tarihli bir araştırma, iki yıl boyunca günde yaklaşık iki porsiyon ceviz tüketen yaşlı yetişkinlerin LDL kolesterol seviyelerini düşürdüğünü ortaya çıkardı.Nutrients dergisinde yayınlanan 2020 tarihli bir çalışmada bildirilen, hem hayvan hem de insan üzerinde yapılan araştırmalar, ceviz tüketmenin beyin fonksiyonlarının yanı sıra hafıza üzerinde de olumlu etkileri olduğunu gösterdi. Her gün ceviz yemek iltihabı azaltmaya ve serbest radikalleri uzak tutmaya yardımcı olabilir; aksi halde hücrelere zarar verebilir ve zamanla Alzheimer hastalığı ve demansa yol açabilir.Daha sakin mi hissetmek istiyorsunuz? Ceviz yiyin. Nutrients dergisinde 2022 yılında yayınlanan bir araştırma, 16 hafta boyunca günde yaklaşık iki porsiyon ceviz yemenin, kişinin bildirdiği stres ve depresyon düzeylerini iyileştirdiğini ortaya çıkardı.Ayrıca bu çalışmada ceviz tüketiminin daha uzun bir uyku süresine yardımcı olduğu ve deneklerin genel zihinsel sağlığını iyileştirdiği ortaya çıktı. Ceviz, melatonin, folat, E vitamini ve polifenoller gibi nöro-destekleyici bileşikler açısından zengin olduğundan zihinsel sağlığınız için faydalıdır.Antioksidanlar dergisinde 2023 yılında yayınlanan bir inceleme, cevizlerin bağırsak sağlığınızı iyileştirebilecek bir prebiyotik görevi görme potansiyeline sahip olduğunu buldu. Bunu, mide-bağırsak sisteminizdeki faydalı mikroplar için bir &quot;besin&quot; kaynağı olarak hizmet ederek yaparlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/D9aPQWrlBkKg5FWmkdNTmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sabahları, tüketen, keskin, bir, hafızaya, sahip, oluyor, Beyni, gençleştiren, besin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>B12 eksikliğinin nedeni buymuş! Vücutta bu belirtilerle ortaya çıkıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/b12-eksikliginin-nedeni-buymus-vucutta-bu-belirtilerle-ortaya-cikiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/b12-eksikliginin-nedeni-buymus-vucutta-bu-belirtilerle-ortaya-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ B12 vitamini vücudunuzun ihtiyacı olan olmazsa olmaz vitaminler arasında yer alır. B12 vitamininin eksikliği yorgunluğa, halsizliğe sebep olabilir. Hatta başka ciddi hastalıkları da tetikleyebilir. Bazı günlük alışkanlıklar vücudunuzdaki B12 vitaminin azalmasına neden olur.B12 vitamini vücudunuzda eksik olduğunda pek çok sağlık sorunuyla karşı karşıya kalabilirsiniz. B12 eksikliği genellikle kansızlık, güçsüz hafıza ve sinir sistemi rahatsızlıklarına yol açabilir.B12 eksikliği sebebiyle vücudunuzda halsizlik, yorgunluk hissedebilirsiniz. Kansızlık, ellerde ve ayaklarda uyuşma, hafıza güçlüğü gibi belirtilerde B12 eksikliğinin belirtileri olarak kabul edilir.B12 vitamini eksikliğinin başlıca nedenlerinden biri beslenme eksikliğidir. B12 vitamini doğal olarak et, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal ürünlerde bulunur.Hayvansal ürünlerin tüketimini önleyen veya kısıtlayan vejetaryenler ve veganlar özellikle risk altındadır. Zamanla, B12 vitamini kaynaklarının eksik olduğu bir diyet eksikliğe yol açabilir.Bir kişinin beslenmesinde yeterli miktarda B12 vitamini bulunsa bile malabsorbsiyon bozuklukları bu önemli besinin emilimini engelleyebilir.Zararlı anemi, atrofik gastrit ve çölyak hastalığı gibi durumlar mideye veya ince bağırsağa zarar vererek vücudun B12 vitaminini etkili bir şekilde absorbe etme yeteneğini azaltabilir.Bu rahatsızlıklara sahip bireyler genellikle B12 seviyelerini korumak için özel tedaviye veya diyet takviyelerine ihtiyaç duyarlar.Mide asidi, B12 vitamininin yiyeceklerden salınmasında hayati bir rol oynar ve midedeki bir glikoprotein olan intrinsik faktöre bağlanmasını sağlar.Bu kompleks ince bağırsakta emilim için gereklidir. Asit reflü veya bazı ilaçların kullanımı gibi mide asidini azaltan durumlar bu süreci engelleyebilir ve B12 vitamini eksikliğine yol açabilir.Gastrointestinal cerrahi, özellikle de kilo verme prosedürleri geçiren kişiler, B12 vitamini eksikliği açısından daha yüksek risk altında olabilir. Bunun nedeni, midenin ve ince bağırsağın belirli bölümlerinin ameliyat sırasında değiştirilebilmesi veya çıkarılabilmesi ve bu durumun vücudun B12 vitaminini absorbe etme yeteneğinin azalmasıdır.Bazı ilaçlar vücudun B12 vitaminini absorbe etme yeteneğini etkileyebilir. Yaygın olarak asit reflü için reçete edilen proton pompa inhibitörleri (PPI&#039;ler) ve diyabeti yönetmek için kullanılan bir ilaç olan metformin, B12 emiliminin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bu ilaçları uzun süre kullanan kişiler potansiyel eksiklik açısından izlenmelidir ve takviye gerekebilir.Yaşlılar çeşitli faktörlerden dolayı B12 vitamini eksikliğine daha duyarlıdır.
Bireyler yaşlandıkça mide astarları incelir ve bu da asit üretiminin azalmasına neden olur. Ek olarak, birçok yaşlı yetişkin B12&#039;yi diyetlerinden absorbe etmekte zorluk çekmektedir. Yaşlı popülasyonlar için genellikle düzenli tarama ve takviye önerilir.Aşırı alkol tüketimi, B12 vitamini eksikliği riskinin artmasına neden olabilir. Alkol mide zarına zarar verebilir ve onun içsel faktör salgılama yeteneğini bozabilir. Ayrıca B12 vitamininin depolanması ve salınması için gerekli olan karaciğeri de etkileyebilir. Bu nedenle kronik alkol kötüye kullanımı eksikliği şiddetlendirebilir.B12 vitamini eksikliğinin anemi, nörolojik bozukluklar, yorgunluk, halsizlik ve bilişsel bozukluk gibi çeşitli sonuçları olabilir. Tedavi edilmezse sinir sisteminde ciddi ve geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabilir. B12 eksikliği olan hamile kadınlar hamilelikte komplikasyon yaşayabilir ve bebeklerinde gelişimsel sorunlar yaşayabilir.Bazı durumlarda genetik faktörler B12 vitamini eksikliğine katkıda bulunabilir. Konjenital pernisiyöz anemi gibi bazı kalıtsal durumlar, vücudun içsel faktör üretme veya B12 vitaminini etkili bir şekilde absorbe etme yeteneğini etkiler. Bu bireyler ömür boyu takviye gerektirebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xkBnhubT_k-FpUCccBCJAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>B12, eksikliğinin, nedeni, buymuş, Vücutta, belirtilerle, ortaya, çıkıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Saçları hızlı uzatan bitki! Macun kıvamına getirip sürmek yetiyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saclari-hizli-uzatan-bitki-macun-kivamina-getirip-surmek-yetiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saclari-hizli-uzatan-bitki-macun-kivamina-getirip-surmek-yetiyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı ve güçlü saçlara sahip olmak sandığınız kadar zor değil. Saç sağlığınız için doğanın gücünden faydalanabilirsiniz. Güçlü özellikleriyle bilinen çemen otu tohumu saç sağlığı için kullanılan doğal önerilerden biri. Eğer saçlarınızı hızlı uzatmanın yollarını arıyorsanız çemen otu iyi bir alternatif olabilir.Çemen otu, Akdeniz Bölgesi ve Güney Asya&#039;ya özgü çok yönlü bir bitkidir. Yüzyıllardır geleneksel tıpta ve mutfak alanında kullanılır. Çemen otu tohumları proteinler, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar dahil olmak üzere temel besinler açısından çok zengindir.Bu tohumlar ayrıca saç üzerindeki faydalı etkilerine katkıda bulunan flavonoidler, alkaloitler ve saponninler gibi bileşikler de içerir.Ana vatanı Orta Doğu ülkeleri olan çemen otu yetiştiriciliği zamanla Fas’tan Çin’e yayılarak Amerika’ya kadar uzanmıştır. Ülkemizde özellikle Yozgat, Tokat ve Kayseri’de yaygın olarak tüketilen çemen otu bitkisi, Hint ve Orta doğu mutfağında sıklıkla kullanılır.Çemen otu tohumları, saç köklerini besleyerek ve saç derisindeki kan dolaşımını artırarak saç büyümesini, uzamasını teşvik eder. Çemen otu tohumlarında bulunan proteinler saç gövdesini güçlendirir, saç dökülmesini azaltır ve yeni, sağlıklı saç tellerinin oluşmasına yardımcı olur.Çemen otu tohumları, kuruluk ve kabarmayı azaltmaya yardımcı olan mükemmel bakım özelliklerine sahiptir. Çemen otu tohumlarının saç maskesi veya durulama suyu olarak düzenli kullanımında saçınızı yumuşak, pürüzsüz şekillendirebilir hale getirebilirsiniz. Ayrıca saç derinize nem sağlayarak pul pul dökülmeyi ve kaşıntıyı da engelleyebilirsiniz.Çemen otu tohumları, hormonal dengesizliklerden kaynaklanan saç dökülmesini önlemeye yardımcı olabilecek hormon düzenleyici bileşikler içerir. Ek olarak tohumlar, saç derisini enfeksiyonalrdan koruyan saç derisi sorunlarına bağlı saç dökülmesi riskini azaltan antimikrobiyal özelliklere sahiptir.Çemen otu tohumlarının entifungal ve antibakteriyel özellikleri, onları keğek için etkili bir ilaç haline getirir. Çemen otu tohumu ezmesinin veya yağının düzenli olarak uygulanması saç derisindeki iltihaplanmayı, kaşıntıyı ve kepekten kaynaklanan dökülmeyi azaltmaya yardımcı olabilir.Çemen otu tohumlarını bir gece boyunca bekletin. Pürüzsüz bir macun haline gelinceye kadar öğütün.
Daha fazla beslenme için macuna bir orba kaşığı Hindistan cevizi yağı veya yoğurt ekleyin.
Macunu saç derinize ve saçınıza, köklere odaklanarak uygulayın.
Yaklaşık 30 dakika ila 1 saat kadar saçlarınızda bekletin ve ardından ılık suyla iyice durulayın.İki yemek kaşığı çemen otu tohumunu iki bardak suda 10-15 dakika kaynatın.
Karışımın soğumasını bekleyin, süzün ve çemen otu ile demlenmiş suyu şampuanlamadan sonra son durulama suyu olarak kullanın.
Çemen otunu saçınıza dökerken saç derinize hafifçe masaj yapın. Birkaç dakika bekletin ve ardından suyla durulayın.1 çorba kaşığı çemen otu tohumunu Hindistan cevizi yağı veya Zeytinyağı gibi taşıyıcı yağda ısıtın.Tohumların hafif kahverengiye dönene kadr birkaç dakika yağı demlenmesine izin verin.Yağı soğumaya bırakın, süzün ve temiz bir kapta saklayın.Çemen otu yağını saç derinize ve saçınıza masaj yaparak uygulayın. 1 saat veya gece boyunca bekletin. Ardından saçlarınızı şampuan yardımıyla arındırın.Çemen otu tohumları saç sağlığını inanılmaz faydalarla dolu doğal bir ilaçtır. Çemen otu tohumları, saç büyümesini teşvik etmekten saç dökülmesini önlemeye, kepeği yumuşatmaya ve kontrol etmeye kadar saç bakımına bütünsel bir yaklaşım sunar.
Çemen otu tohumlarını maskeler, durulamalar veya yağ tedavileri yoluyla saç bakım rutininize dahil edebilirsiniz. Böyle daha güçlü, daha sağlıklı ve daha parlak saçlara kavuşabilirsiniz.

ÖNEMLİ! Doğal bitkileri saçlarınıza uygulamadan önce mutlaka biz uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uSngp8qfIk6vBt_mgqbSWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Saçları, hızlı, uzatan, bitki, Macun, kıvamına, getirip, sürmek, yetiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>24 saatte metabolizmayı hızlandırıyor! Vücuttaki yağları parçalayan tohum</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/24-saatte-metabolizmayi-hizlandiriyor-vucuttaki-yaglari-parcalayan-tohum</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/24-saatte-metabolizmayi-hizlandiriyor-vucuttaki-yaglari-parcalayan-tohum</guid>
<description><![CDATA[ Vücudunuzdaki yağları eritmek ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek istiyorsanız diyet listenizi gözden geçirmelisiniz. Sağlıklı kilo vermenin iki altın kuralı var. Diyet ve egzersiz yapmak. Ancak bazı besinler içeriği sayesinde diyet listenize eklendiğinde daha kolay kilo vermenize yardımcı oluyor.Fazla kilolarınızdan kurtulmak sandığınız kadar zor değil. Sıkı bir diyet ve vücudunuza uygun egzersiz programıyla ideal kilonuza kavuşabilirsinizKeten tohumu diyet listelerinde yer alan en popüler ürünlerden biri. Keten tohumunun vücuda pek çok faydası bulunuyor.
Tek gövdeli ve bir yıllık bir bitki olan keten bitkisinin, gri tonlu yeşil yaprakları, mavi çiçekleri bulunuyor.1 yemek kaşığı keten tohumunda 37 kalori bulunuyor ve yaklaşık 2 gram lif içeriyor. Keten tohumu Omega-3 yağ asitleri açısında zengin bir besin olarak biliniyor. Keten tohumlarının sindirimi zor olduğu için öğütülmüş olarak tüketilmesi gerekiyor.Kilo vermek için keten tohumu tüketmek istiyorsanız öğütülmüş halde tüketmeniz gerekir. Keten tohumu bütün halde tüketildiğinde sindirilmeden bağırsaktan geçtiği için fayda sağlamayabilir.Keten tohumu bağışıklığı güçlendirir ve vücudu hastalıklardan korumak için savaşır. Keten tohumu, antioksidanlar açısından diğer besinlere oranla zengindir. Yağ asidi, Omega 3, ALA (alfa-linolenik asit), lif ve ligan içerdiğinden vücudun direncini artırarak hastalıklara karşı korunmasında önemli rol oynar.Keten tohumu sindirim sisteminin düzenli çalışmasını etki eder. Kabızlık sorununu ortadan kaldırır.
Keten tohumu bu özelliği ile kilo vermeye yardımcı olur. Yağ yakımını destekleyen keten tohumu özellikle bölgeler yağların yakımı konusunda çok başarılıdırı. Keten tohumunu kilo vermek için çeşitli yöntemlerle tüketebilirsiniz.1- Keten tohumunun zayıflatma etkisinden faydalanmak için yemeklerden önce aç karnına, 1 kaşık ezilmiş keten tohumunu ağzınızda çiğneyin. Sonrasında üzerinde bir bardak su için.2- Spordan sonra gece yatmadan önce 1 yemek kaşığı keten tohumu yemek ağrılarınızın azalmasına yardımcı olur. 3- Keten tohumunu yoğurtla karıştırarak yemek sağlıklı bir şekilde kilo vermenize yardımcı olur.Keten tohumu vücut sağlığını korumasının yanı sıra cilt sağlığı üzerinde de etkilidir. Bileşeninde cildin sarkmasını önleyerek, sıkılaşması sağlayan lignan ve antioksidanlar bulunur. Keten tohumu cildi yeniler ve gençleştirir.Keten tohumu özellikle tok tutucu özelliği sayesinde diyet listelerinin vazgeçilmezidir. Özellikle diyet listelerinde sık görülen bir besin kaynağı olan keten tohumunun içerisinde bulunan lifler su ile birleştiğinde jel kıvamına gelir. Bu da açlığı geciktirerek tokluk hissinin devam etmesini sağlar.ÖNEMLİ: Keten tohumunu zayıflamak için tüketmeden önce mutlaka bir uzmana danışmanız önerilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eoEUqKYs8EWxoiy0Vgq2iw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>saatte, metabolizmayı, hızlandırıyor, Vücuttaki, yağları, parçalayan, tohum</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ömrü uzatan 30 dakika! Her gün yapmak yetiyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/omru-uzatan-30-dakika-her-gun-yapmak-yetiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/omru-uzatan-30-dakika-her-gun-yapmak-yetiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yürüyüş, en basit ve en etkili egzersiz biçimlerinden biridir. Çoğu insan için erişilebilirdir, özel bir ekipman gerektirmez ve hemen hemen her yerde yapılabilir. Günlük 30 dakikalık yürüyüş, hem fiziksel hem de zihinsel olmak üzere çok sayıda sağlık faydasına yol açabilir. Günlük 30 dakika yürümenin vücuda nasıl fayda sağlayabileceğini burada bulabilirsiniz.Düzenli yürüyüş, kalplerimizi güçlendirmenin harika bir yoludur.American Journal of Preventive Medicine&#039;de yayınlanan bir araştırmaya göre, günde en az 30 dakika yürümek kalp hastalığı riskini %19 oranında azaltabilir.Bu aktivite kan basıncını düşürmeye, LDL kolesterolü (&quot;kötü&quot; kolesterol) azaltmaya ve genel kalp fonksiyonunu iyileştirmeye yardımcı olur.Günlük rutinimize 30 dakikalık bir yürüyüş eklemek sağlıklı bir kiloyu korumaya yardımcı olabilir veya hatta kilo kaybına katkıda bulunabilir. Yürüyüş, kilo kaybı için gerekli olan kalori açığını yaratmaya yardımcı olabilecek kalorileri yakar.Yakılan kalori miktarı kilomuza ve yürüme hızımıza bağlı olarak değişir, ancak ortalama olarak bir kişi yarım saatlik yürüyüşte yaklaşık 150 kalori yakar.Yürümek sadece vücudumuz için değil, aynı zamanda zihnimiz için de faydalıdır.  Yapılan bir araştırma, düzenli yürüyüşün depresyon ve anksiyete semptomlarını azaltabileceğini buldu. Vücudun doğal ruh hali yükselticileri olan endorfinlerin üretimini uyarır, bu da stres duygularını azaltmaya ve genel ruhsal refahı iyileştirmeye yardımcı olabilir.Düzenli yürüyüş güçlü kaslar ve kemikler oluşturmaya ve korumaya yardımcı olabilir. Özellikle bacaklar, kalçalar ve alt sırt için faydalıdır.Yürüyüş gibi ağırlık taşıyan aktiviteler kemik yoğunluğunu iyileştirmede etkilidir ve böylece osteoporoz ve kırık riskini azaltır.Yemeklerden sonra 30 dakikalık yürüyüş sindirime yardımcı olabilir. Yürüyüş, sindirim sistemimizdeki kasları uyarmaya yardımcı olur ve yiyeceklerin ve atıkların sistemimizde hareket etmesini destekler.Londra Üniversitesi&#039;nden yapılan bir araştırma, düzenli yürüyüşün şişkinlik ve kabızlık gibi sindirim sorunları riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.Yürümek bağışıklık sistemimize önemli bir destek sağlayabilir. British Journal of Sports Medicine&#039;de yayınlanan bir araştırma, düzenli olarak yürüyen kişilerin soğuk mevsimde hastalanma olasılığının daha düşük olduğunu buldu. Araştırma, günde en az 30 dakika yürüyenlerin daha az soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonu yaşadığını gösterdi.Yürümenin yaratıcı düşünmeyi ve bilişsel işlevi geliştirdiği gösterilmiştir. Stanford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, yürüyüşün yaratıcı çıktıyı ortalama %60 oranında artırabileceğini buldu. Özellikle doğal bir ortamda yürüme eylemi, zihnimizi temizlemeye ve yeni fikirleri harekete geçirmeye yardımcı olabilir.Yürümeyi günlük rutinimize eklemek daha uzun yaşamanıza yardımcı olabilir. PLOS Medicine&#039;de yayınlanan bir araştırma, günde 30 dakika yürümenin erken ölüm riskini %20&#039;ye kadar azaltabileceğini gösteriyor.
İyileştirilmiş kardiyovasküler sağlık, kilo yönetimi ve gelişmiş zihinsel refahın kümülatif faydaları daha uzun ve daha sağlıklı bir hayata katkıda bulunur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MbAxrb395EugL8Dor18luA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ömrü, uzatan, dakika, Her, gün, yapmak, yetiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kuzey Amerikalı süper meyve! Konya&amp;apos;da tek tek toplanıyor, şifa bulmak isteyenin evinden eksik olmuyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kuzey-amerikali-super-meyve-konyada-tek-tek-toplaniyor-sifa-bulmak-isteyenin-evinden-eksik-olmuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kuzey-amerikali-super-meyve-konyada-tek-tek-toplaniyor-sifa-bulmak-isteyenin-evinden-eksik-olmuyor</guid>
<description><![CDATA[ Konya&#039;da, halk arasında &#039;süper meyve&#039; olarak bilinen, ana vatanı Kuzey Amerika olan aronya meyvesinin hasadı başladı. Kansere yakalanan eşinin tedavisi sürecinde aronya ile tanışan ve sonrasında yetiştirmeye başlayan Tahsin Tosun&#039;un bahçesindeki aronya meyveleri tek tek elle toplanıyor. Aronya, vücut için oldukça faydalı bir meyve.Konya&#039;da yaşayan Tahsin Tosun, eşinin geniz kanserine yakalanmasının ardından, antioksidan açısından zengin çalı meyvesi olan aronyanın sağlığa faydalarını öğrendi.Bir süre tedavi gören Tosun&#039;un eşi tıbbi tedavisinin başarılı olmasının ardından tükettiği aronya bitkisinin de desteği ile kanseri tamamen atlattı. Tahsin Tosun&#039;un, arkadaşının önerisi üzerine Sarayönü ilçesinin Kurşunlu Mahallesi&#039;nde hububat üretimi yapılan arazi arasında, 8 dekarlık alana kurduğu bahçede yetiştirdiği aronya meyvesinin hasadına başlandı.Özenle baktığı meyvelerin hasat sezonunun başladığını ve verimden memnun olduğunu anlatan aronya üreticisi Tahsin Tosun, &quot;Rabbimin verdiğine her zaman şükrediyoruz. Hasadımız iyi, bereketli gidiyor. Şu an toplanmaya başladı.Emek veriyoruz, çalışıyoruz, üretmeye gayret gösteriyoruz inşallah neticesini de alacağız. Aronya meyvesinin hasat dönemi yeni başladı. İnşallah 1 veya 1 buçuk aylık süre zarfında taze meyve elimizde olacak. Hasadı elle yapıyoruz. Elle yaparken de genel itibariyle sap kısımlarının düzenli kesilmesi için ve dallara zarar vermemesi amacıyla makas kullanıyoruz. Hasadı biraz zor oluyor ama işimiz bu. Bir kişinin günde toplayacağı aşağı yukarı 40 kilo civarında, en hızlı toplayan 50 kilo civarında meyve toplar&quot; dedi.Konya Ovasında aronya yetiştirmenin çok uğraş gerektirdiğine dikkat çeken Tahsin Tosun, &quot;Gerek kuraklık, gerekse kıraç araziler en büyük yaşadığımız sıkıntı su tabii ki. Bunların hepsini olumlu bir şekilde bir araya getirip üretmeye gayret gösteriyoruz. Çok zorlanıyoruz tabii ki. Bir yandan da ürünümüz organik olsun istiyoruz ama Konya Ovası için çalı bitki üreticiliği tarımın geleceği açısından çok önemli. O açıdan arazinin küçüklüğüne veya büyüklüğüne bakmadan çalı yetiştiriciliği genel olarak tavsiye ettiğimiz bir durum. Aronya meyvesi bir çalı bitkisi. Kökeni Kuzey Amerika ve Kızılderililerin bol miktarda ilaç olarak kullandıkları bir meyve. Dolayısıyla bu meyveyi herhangi bir kimyevi gübre veya kimyasal ilaç kullanarak zehirlemeye kimsenin de hakkı yok.Bu meyveyi organik olarak yetiştirmek bizim organomineral gübre veya organik ilaç olarak geçen ürünleri kullanmamız anlamına gelmiyor. Bunları da kullanmadan bu meyveyi mutlak suretle yetiştirebiliriz ve yetiştiriyoruz. Nihayetinde normal yetiştiriciliğe göre çok daha fazla gayret gösteriyoruz, çok daha fazla emek veriyoruz. Üretimdeki amacımız iri meyvelere sahip olmak değil, sağlık meyvesini en sağlıklı şekilde yetiştirebilmek&quot; şeklinde konuştu.Aronya meyvesi günlük 35 gram tüketildiğinde vücut ihtiyacının karşılandığını belirten Tosun, &quot;Aronya meyvesinin tüketimi aslında gramajlıdır. Meyvenin 100 gram taze meyvenin 16 bin küsürlerde orac değeri vardır. İnsan vücudunun da günlük olarak antioksidan ihtiyacı 3 bin ila 5 bin orac değeri arasındadır. Yani günlük 35 gram bir taze aronya meyvesi tüketimi insan vücudunun bütün antioksidan ihtiyacını karşılıyor&quot; diye konuştu.Eşinin rahatsızlığı için aronya meyvesi almaya gelen Meriç Reisoğlu, &quot;Biz Konya&#039;da tedaviye başladık, tedavimize bakan hocamız tavsiye etti. Birkaç arkadaş vardı onlar da tavsiye etmişti aronya meyvesini. Bu meyveyi yetiştirenlerin Kurşunlu Mahallesinde olduğunu öğrenince biz de şifa için denemek istedik. Biz de Ilgınlıyız. Yoldan geçerken aradık, görüştük. Kış aylarında daha önceden tozunu almıştık. Şimdi de meyvesi yetişince meyveyi almaya geldik&quot; ifadelerini kullandı.Aronya bahçesinde çalışan işçilerin çavuşu Müslüme Oğuz ise &quot;Her sene böyle meyve toplamaya çağırıyorlar bizi. Ben burada çavuşluk yapıyorum. Arkadaşlara, tanıdıklara söylüyorum gelmek isteyenleri getiriyorum. Biraz sıcak oluyor ama zor olsa da ekmek paramız, harçlığımız. Bu meyveyi yetiştirmeye hevesleniyorum ama benim dikme imkanım yok. Ama dikmek isteyenlere tavsiye ederim, memnun kalıyoruz&quot; dedi.Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliklere sahip olan aronya, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara karşı direnci artırıyor. Dünya genelinde süper meyve olan aronya özellikle kanser hastaları tarafından tercih ediliyor.Aronya, kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilecek özelliklere sahip olabilir. Bu, diyabet riskini azaltabilir ve mevcut diyabet hastalarının şeker düzeylerini kontrol etmelerine yardımcı olabilir.Aronya, vücutta iltihaplanmayı azaltabilen bileşenler içerir. Bu, eklem ağrıları ve diğer inflamatuar durumları hafifletebilir.KALP SAĞLIĞINI DESTEKLERKalp sağlığını destekleyici etkileri olan polifenoller ve vitaminler içerir. Kan basıncını düşürebilir, kötü kolesterol seviyelerini azaltabilir ve damar sağlığını iyileştirebilir.Yapılan çalışmalarda aronya meyvesinin Parkinson hastalığı ve Alzheimer hastalığını önleyici etkisi olduğu kanıtlanmıştır ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ISdYL6VcjkCeeBuVwJFFIA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Amerikalı, süper, meyve, Konyada, tek, tek, toplanıyor, şifa, bulmak, isteyenin, evinden, eksik, olmuyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Unutkanlığı bitiren gizli kahraman! Adana&amp;apos;da hasat başladı: Güçlü hafızanın doğal ilacı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/unutkanligi-bitiren-gizli-kahraman-adanada-hasat-basladi-guclu-hafizanin-dogal-ilaci</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/unutkanligi-bitiren-gizli-kahraman-adanada-hasat-basladi-guclu-hafizanin-dogal-ilaci</guid>
<description><![CDATA[ Adana&#039;nın Kozan ilçesinde ceviz hasadı başladı. Omega-3 bakımından zengin olan ceviz, düzenli tüketildiğinde vücut için pek çok fayda sağlıyor. Hafızayı güçlendiren, kolesterolü dengeleyen ceviz sindirim sağlığını da iyileştiriyor.İlçeye bağlı Karanebili Mahallesi 850 rakımda geleneksel yöntemlerle ceviz hasadı başladı. Cevizler hasat edildikten sonra yeşil kabuğundan özenle ayrılıp kurutulmaya bırakılıyor. Gölgede kurutulan cevizler satış için hazır hale getiriliyor.Ceviz yetiştiricisi Gökhan Özkan, &quot;Araziler atadan, dededen kalma. Engebeli arazilerimizi buğday ve belirli meyve ağaçlarıyla değerlendirmeye çalışıyoruz. Bizim ektiğimiz cevizlerimizi toplamaya geldik. Günün ilk saatleriyle da bahçemize giderek hasada başlıyoruz. Kışlık ve satmak için ceviz kavlatma makinemiz ile kabuklarından ayırmak için bir çuvalı döküyoruz 20 dakika bekliyoruz. Kabuklarından ayrılınca kurutmaya döküyoruz. Bir hafta içerisinde kurutuyor hem kışlık hem de satılık hale getiriyoruz&quot; dedi.Geçen yıla oranla olumsuz hava şartları sebebiyle rekoltenin düştüğü görüldü.Güçlü bir omega-3 kaynağı olan ve en sağlıklı atıştırmalıkların başında gelen ceviz vücut için pek çok fayda sağlıyor.Antioksidanlar dergisinde 2023 yılında yayınlanan bir inceleme, cevizlerin bağırsak sağlığınızı iyileştirebilecek bir prebiyotik görevi görme potansiyeline sahip olduğunu buldu. Bunu, mide-bağırsak sisteminizdeki faydalı mikroplar için bir &quot;besin&quot; kaynağı olarak hizmet ederek yaparlar.Ceviz kalp-sağlıklı olduğundan lipid panelinizi olumlu yönde etkileyebilir, bu da vücudunuzdaki LDL kolesterolü gibi genellikle &quot;kötü kolesterolü&quot; azalttığı anlamına gelir. Circulation&#039;da yayınlanan 2021 tarihli bir araştırma, iki yıl boyunca günde yaklaşık iki porsiyon ceviz tüketen yaşlı yetişkinlerin LDL kolesterol seviyelerini düşürdüğünü ortaya çıkardı.Ceviz, Amerikan Kalp Derneği tarafından Heart-Check Sertifikasına sahiptir, bu da kuruluşun &quot;kalp-sağlıklı gıda&quot; olma kriterlerini karşıladığı anlamına gelir. Sodyum, doymuş yağ ve trans yağ oranları düşüktür ve A ve C vitaminleri, demir, kalsiyum, protein veya diyet lifi açısından Günlük Değerin en az %10&#039;unu içerirler. Peki cevizleri elinizin altında bulundurmaya hazır mısınız?Nutrients dergisinde yayınlanan 2020 tarihli bir çalışmada bildirilen, hem hayvan hem de insan üzerinde yapılan araştırmalar, ceviz tüketmenin beyin fonksiyonlarının yanı sıra hafıza üzerinde de olumlu etkileri olduğunu gösterdi. Her gün ceviz yemek iltihabı azaltmaya ve serbest radikalleri uzak tutmaya yardımcı olabilir; aksi halde hücrelere zarar verebilir ve zamanla Alzheimer hastalığı ve demansa yol açabilir.Daha sakin mi hissetmek istiyorsunuz? Ceviz yiyin. Nutrients dergisinde 2022 yılında yayınlanan bir araştırma, 16 hafta boyunca günde yaklaşık iki porsiyon ceviz yemenin, kişinin bildirdiği stres ve depresyon düzeylerini iyileştirdiğini ortaya çıkardı. Ayrıca bu çalışmada ceviz tüketiminin daha uzun bir uyku süresine yardımcı olduğu ve deneklerin genel zihinsel sağlığını iyileştirdiği ortaya çıktı. Ceviz, melatonin, folat, E vitamini ve polifenoller gibi nöro-destekleyici bileşikler açısından zengin olduğundan zihinsel sağlığınız için faydalıdır.Her gün bir avuç ceviz yemek, bu cevizin birçok faydasını elde etmenize yardımcı olabilir. Ayrıca badem gibi diğer kuruyemişlerle bir gece önceden ıslatıp, sabahları bu sağlıklı kuruyemişlerle güne başlayabili ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z6YiALiLEkmSCg-7nl0hLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Unutkanlığı, bitiren, gizli, kahraman, Adanada, hasat, başladı:, Güçlü, hafızanın, doğal, ilacı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çölyak hastalarının besin kaynağı! Japonlar çay olarak tüketiyor, kan şekerini dengeliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/coelyak-hastalarinin-besin-kaynagi-japonlar-cay-olarak-tuketiyor-kan-sekerini-dengeliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/coelyak-hastalarinin-besin-kaynagi-japonlar-cay-olarak-tuketiyor-kan-sekerini-dengeliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;nun İhsangazi ilçesinde, Mayıs ayında ekilen karabuğdayın hasadı başladı. Çölyak hastalarının besin kaynağı olan karabuğday, çiftçilerin yüzünü güldürüyor. Gluten hassasiyeti olan kişiler için ideal bir besin olarak bilinen karabuğday zengin içeriğiyle sağlık açısından da oldukça faydalı.Glüten içermemesi sebebiyle çölyak hastalarının ihtiyaç duyduğu karabuğdayın Kastamonu&#039;daki hasadına başlanıldı. Mayıs ayında çiftçiler tarafından Kastamonu&#039;nun İhsangazi ilçesinde toprakla buluşturulan karabuğday, biçerdöverlerle hasat ediliyor. İlçede karabuğday eken çiftçiler, rekolteden memnun olduklarını ifade ederken, un haline getirilen karabuğdayın ülke genelindeki çölyak hastalarından büyük ilgi gördüğünü kaydetti.İhsangazi ilçesinde çiftçilik yapan Yasin Ciğerci, karabuğdayı 3 yıl önce deneme amacı ile ektiklerini belirterek, “Mayıs ayında toprakla buluşturduğumuz karabuğdayın hasadını yapıyoruz. Bu buğday normal buğday gibi değil, yapısı biraz daha farklı. Kuzugiller familyasında olduğu için buğday demiyoruz. Şu an hasadını yapıyoruz. Normal buğdaydan görünüşü de çok farklı. Havaların soğuk gitmesi sebebiyle Mayıs&#039;ın ikinci haftasında yapabilmiştik. Özellikle bu karabuğdayı çölyak hastaları bize çok soruyordu, ‘nasıl temin ederiz&#039; diyorlardı. Biz de yaptığımız araştırmalardan sonra ekmeye karar verdik. Bunu taş değirmenimizde un haline getirerek Türkiye&#039;nin tüm şehirlerine gönderiyoruz&quot; dedi.Gluten içermeyen besleyici bir tahıl alternatifi olan karabuğday, sağlık açısından çok faydalı olabilir. Protein, lif, vitaminler ve mineraller bakımından zengin olan ve güçlü besin değeri sayesinde vücuda iyi gelen karabuğday gluten hassasiyeti olanlar içinde iyi bir alternatif.Gluten hassasiyeti olan kişiler için ideal bir besin olaran bilinen karabuğday, yüksek lif içeriğiyle sindirim sağlığını destekler. Bağırsakları çalıştırır. Kan şekerini dengelemeye yardımcı olur.Karabuğdayın içerdiği besinler, kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olabilir. Magnezyum ve lif içeriği, kalp hastalıkları riskini azaltabilir.Karabuğday, düşük glisemik indekse sahip olduğu için kan şekeri seviyelerini daha dengeli bir şekilde yükseltir ve düşürür.Lif içeriği sayesinde tok tutma özelliği vardır, bu da kilo kontrolüne yardımcı olabilir.İçerdiği mineraller, kemik sağlığını destekler ve kemik yoğunluğunu artırabilir.Karabuğdayı çeşitli şekillerde tüketebilirsiniz; kahvaltılarda, salatalarda, çorbalarda veya tatlılarda kullanabilirsiniz. Ayrıca, karabuğday unu ile yapılan ürünler de popülerdir.Japonya&#039;da soba çayı veya &#039;soba-cha&#039; olarak da bilinen karabuğday çayı, karabuğday bitkisinin kabuklu tohumları olan kavrulmuş karabuğday kabuğu çıkarılmış tanelerden yapılan bir çay türüdür. İsmine rağmen karabuğdayın buğdayla akrabalığı olmaması ve gluten içermemesi gluten hassasiyeti olanlar için uygun bir seçimdir.Karabuğday çayı yapmak için, kabuğu çıkarılmış taneler ilk olarak fındıksı ve kızarmış tadı ortaya çıkarmak için kavrulur. Kavurduktan sonra, kabuğu çıkarılmış taneler, hoş kokulu ve toprak tadında bir çay yapmak için sıcak suya batırılabilir.Karabuğday çayı sıcak veya soğuk olarak içilebilir ve Doğu Asya ülkelerinde, özellikle Japonya&#039;da popülerdir, ancak sağlayabileceği çeşitli sağlık yararları nedeniyle dünya çapında hızla popüler hale gelmektedir.
ÖNEMLİ! Karabuğdayı beslenmenize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışmanız önerilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k8mgHKsYfk-7q7Xyt9tViA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çölyak, hastalarının, besin, kaynağı, Japonlar, çay, olarak, tüketiyor, kan, şekerini, dengeliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İspanya&amp;apos;nın Sevilya kentinde Batı Nil virüsü: Son 1 ayda 5 kişi öldü</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ispanyanin-sevilya-kentinde-bati-nil-virusu-son-1-ayda-5-kisi-oeldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ispanyanin-sevilya-kentinde-bati-nil-virusu-son-1-ayda-5-kisi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;nın güneyindeki Sevilya kentinde, son bir ay içinde Batı Nil virüsünden ölenlerin sayısı 5&#039;e yükseldi.Endülüs özerk yönetimi Sağlık Bakanlığınca basına verilen bilgilerde, Sevilya&#039;nın Coria del Rio kasabasında iki kişinin daha Batı Nil virüsünden öldüğünün tespit edildiği, bölgede son bir ayda bu virüsten dolayı hayatını kaybedenlerin sayısının 5&#039;e çıktığı bildirildi.  Bakanlık, Sevilya&#039;nın Dos Hermanas, Los Palacios, Villafranca, Coria del Rio, Gerena ve Carmona kasabalarında şimdiye kadar 10 kişide Batı Nil virüsünün tespit edildiğini kaydedip, bunlardan 5&#039;inin öldüğü, 3&#039;ünün taburcu edildiği, 2&#039;sinin de tedavisinin sürdüğü bilgisini paylaştı.  Ölen kişilerin 4&#039;ünün 71 ile 87 yaşları arasında olduğu ifade edildi.  Endülüs özerk yönetimi, 2024 yılı boyunca Batı Nil virüsü teşhisi konulanların sayısının 40&#039;u bulduğunu duyurdu.  Özellikle sivrisinek ısırmasından bulaşan virüse karşı Sevilya&#039;dan geçen en büyük nehir olan Guadalquivir çevresinde kontrollerini sıklaştıran Endülüs özerk yönetimi, bölge halkına sivrisinekleri kovucu tedbirler alması tavsiyesinde bulunuyor.BATI NİL VİRÜSÜ NEDİR, BELİRTİLERİ BULAŞMA YOLLARI NELER?  Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu, insanlarda nörolojik hastalıklara ve ölümlere neden olabilen, insanlara sıklıkla enfekte sivrisineklerin sokması ile bulaşan viral bir hastalıktır.  Hastalığın etkeni Flaviviridae ailesinin Flaviviruscinsinde yer alan bir RNA virüsüdür. Batı Nil Virüsü (BNV)nün yaşam döngüsünde, yabani kuşlar ana konaktır. Kuşlardan kan emen sivrisinekler, hastalık etkenini insanlara, bazı memelilere (at gibi) ve yabani kuşlara taşırlar.Ancak insanlarda ve atlarda enfeksiyon düşük viremi ile seyrettiğinden bunlar diğer sivrisinekleri enfekte edemez, dolayısı ile kazara döngüye girerler ve son konak olurlar.  BATI NİL VİRÜSÜ&#039;NÜN GÖRÜLDÜĞÜ ÜLKELER  BNV ilk olarak 1937 yılında Uganda’da Batı Nil bölgesinde bir kadında izole edilmiştir. Kuşlarda (kargalar ve güvercinler), ilk defa 1953 yılında Nil Deltasında tanımlanmıştır.Hastalığa yönelik insan enfeksiyonları, dünya genelinde birçok ülkede 50 yıldan daha uzun süredir görülmektedir. Hastalık, çoğunlukla Afrika, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Batı Asya’da görülür. 2018 yılında Avrupa Bölgesinde ve komşu ülkelerinde vaka sayılarında artışlar görüldüğü bildirilmektedir. BATI NİL VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR?  Hastalık kişiden kişiye doğrudan bulaşmaz. Virüs, insanlara sivrisineklerin sokmasıyla bulaşan viral bir hastalıktır.  BATI NİL VİRÜSÜ BELİRTİLERİ  Batı Nil Virüsü Enfeksiyonun inkübasyon süresi 3-14 gündür. Hastalık belirtileri olarak ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal, cilt döküntüsü, kas titremesi ve kasılmalar, uyku hali, koma görülebilirkennadiren ölüm görülür. Nörolojik hastalık ve ölüm yaşlı hastalarda daha sık görülmektedir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ScmYqMbZ0Se6SZEJ3Otiw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İspanyanın, Sevilya, kentinde, Batı, Nil, virüsü:, Son, ayda, kişi, öldü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğada kendiliğinden yetişen Lokman Hekim&amp;apos;in mucizevi ilacı: Bunu yiyen hasta olmaz</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dogada-kendiliginden-yetisen-lokman-hekimin-mucizevi-ilaci-bunu-yiyen-hasta-olmaz</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dogada-kendiliginden-yetisen-lokman-hekimin-mucizevi-ilaci-bunu-yiyen-hasta-olmaz</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlar tarafından yüksek besin maddesi ve antioksidan içeriği nedeniyle sağlıklı bir besin olarak ifade edilen kızılcık, Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde oldukça fazla bulunuyor.  Kızılcık tüketmenin vücuda pek çok faydası bulunuyor. Doğal olarak yetilen kızılcık  marmelat, şurup ve çay formunda tüketilebiliyor.Bu günlerde yörede kızılcık hasadına başlanılırken, köylerde bununla alakalı telaşlı bir koşturmaca yaşanıyor.Toplanan kızılcığın az bir kısmı iç pazarda satılırken önemli bir bölümü vatandaşların kendi ihtiyaçları için değerlendiriliyor. Kızılcık doğal olarak yetişiyor ve hasat zamanı köy sakinlerini de bir araya getiriyor.Kızılcığın doğal bir tansiyon düzenleyicisi olması onu daha cazip bir meyve haline getiriyor. Marmelat, şurup ve çay formu olan kızılcığın faydaları saymakla bitmiyor.Kızılcıklar çeşitli türde vücut için faydalı biyoaktif bileşenler içeriyor. Bilim insanları 20. yüzyıldan bu yana kızılcığın insan sağlığı üzerinde etkilerini araştırmaya devam ediyor.Kızılcığın bilimsel çalışmalarca ispatlanmış faydaları şöyle:Lokman Hekim’in, &quot;Kızılcığın tüketildiği yerde hekime gerek yoktur&quot; diyerek önemini belirttiği bu meyve türünün geçmişi çok eskilere dayanıyor.Ancak buna rağmen pek bilinmeyen kızılcık, sonbaharın kırmızı rengi ile dikkati çeken ve faydaları saymakla bitmeyen meyveleri arasında yer alıyor.İdrar yolu enfeksiyonuna iyi gelir, kalp sağlığını korur. Kızılcık, antosiyaninler, proantosiyanidinler ve kersetin gibi kalp sağlığını korumaya yardımcı antioksidanlar içeriyor. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda kızılcık suyu veya özlerinin çeşitli kalp hastalığı risk faktörlerine karşı faydalı olduğu, HDL iyi kolesterol seviyesini artırdığı, kötü kolesterolü, yüksek tansiyonu düşürdüğü, kandaki homosistein düzeylerini azaltarak kan damarlarındaki iltihaplanma riskinizi azalttığı görüldü.Sindirim sisteminin çalışmasını destekler. Kızılcık suyunun veya kızılcıkların midede H. Pylori bakterisini engellediği ve bağırsak iltihabına karşı koruduğu tespit edildi.CRP oranını düşürür. CRP, C-Reaktif Protein demektir, vücuttaki iltihap oranını gösteren bir belirteçtir. CRP erken yaşlanmanın, kronik hastalığın ve bilişsel gerilemenin tetikleyicisi olabiliyor. Kızılcık tüketen kişilerin C-reaktif protein düzeylerinin daha düşük olduğunu gösterdi.Kan dolaşımını artırır. Kızılcığın damarlardaki esnekliği artırdığı görüldü. Bu durum kalp üzerindeki baskıyı azaltıyor ve kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor. Dolaşım sisteminin iyi olması ise enerjiyi ve bilişsel işlevi de yükseltebiliyor.Bağırsak sağlığını destekler. Kızılcık tüketmenin bağışıklık, ruh hali ve sindirim sağlığına bağlı faydalı bağırsak bakterilerinde olumlu değişimlere yol açtığı görüldü.Beyni güçlendirir. Kurutulmuş kızılcığın yaşlı yetişkinlerde bilişsel işlev ve sinirsel işlevsellik üzerindeki etkisini değerlendirildi. Yaşları 50 ile 80 arasında değişen 60 yetişkin, 12 hafta boyunca günde bir küçük fincan kızılcık tüketti. Deneme süresinden sonra araştırmacılar, plaseboya kıyasla katılımcılarda görsel epizodik hafıza ve sinirsel işlevlerde iyileşmeler ve müdahale sırasında LDL kolesterolünde önemli bir azalma gözlemledi.ÖNEMLİ! Kızılcık tüketmeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KoPeIE8wZEqSE55SjD94dw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğada, kendiliğinden, yetişen, Lokman, Hekimin, mucizevi, ilacı:, Bunu, yiyen, hasta, olmaz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kabızlığı kökten bitiren 8 mucize besin! Yoğurtla karıştırınca bağırsakları çalıştırıp temizliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kabizligi-koekten-bitiren-8-mucize-besin-yogurtla-karistirinca-bagirsaklari-calistirip-temizliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kabizligi-koekten-bitiren-8-mucize-besin-yogurtla-karistirinca-bagirsaklari-calistirip-temizliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kabızlık en sık görülen sindirim problemlerinin başında geliyor. Bağırsakların düzenli çalışmaması sağlığı olumsuz yönde etkiler. Kabızlığın arkasındaki en yaygın nedenlerden biri sıvı eksikliğidir. Çok az veya hiç lif içermeyen sağlıksız bir diyet, hareketsiz yaşam tarzı ve stres, bu bağırsak sağlığı sorununa neden olabilir.  Kabızlık, lif, sebze, meyve ve tam tahıllar açısından zengin bir diyet tüketerek tedavi edilebilir.Sindirim sistemi sorunları çok ortaya çıkar. Düzensiz ve sağlıksız beslenme, yetersiz sıvı tüketimi, stres gibi pek çok etken sindirim sağlığını bozabilir.Özellikle kabızlık en sık görülen sindirim sorunlarının başında gelir. Genellikle sağlıklısız bir beslenme programı nedeniyle ortaya çıkan kabızlığa iyi gelen pek çok gıda var. Bu besinler bağırsakları çalıştırıp, sindirim sistemini düzene sokmaya yardımcı oluyor.Bu besinler bağırsakları çalıştırıp, sindirim sistemini düzene sokmaya yardımcı oluyor. KABIZLIK SORUNUNA İYİ GELEN 8 BESİNYulaf ezmesi, dışkıyı yumuşatmaya ve geçişini kolaylaştırmaya yardımcı olabilen yüksek oranda çözünür lif içeriğine sahiptir. Bunları bir gece buzdolabında saklayabilir, pişirebilir, smoothie veya chilla gibi tuzlu ikramlar yapabilirsiniz.Journal Nutrients&#039;ta yayınlanan, bağırsak hastalığı öyküsü olmayan gönüllüler üzerinde yapılan 14 çalışmanın incelemesine göre, yulaf veya yulaf kepeği yemek dışkı ağırlığını önemli ölçüde artırmış ve kabızlığı azaltmıştır.  Ancak, yulafın bağırsak fonksiyonu üzerinde diğer tahıllarla karşılaştırıldığında belirli etkilerini destekleyecek yeterli kanıt yoktur.Yeşil sebzeler lif ve bağırsak sağlığına yararlı bakterilerle doludur ve uyumlu bir bağırsak ortamını destekler. Ispanak, Brüksel lahanası, brokoli, tatlı patates ve yeşil bezelye gibi sebzeler yemek, lif açısından zengin oldukları ve dışkıya hacim katarak sağlıklı sindirime ve bağırsak hareketine yol açtıkları için bağırsak sağlığınız için oldukça faydalı olabilir.Kanada Sindirim Sağlığı Vakfı&#039;na göre, yapraklı yeşillikler iyi bağırsak bakterilerini beslemek için gereklidir.Meyveler, sindirime iyi gelen lif ve su içerdikleri için kabızlık için faydalıdır. Kivi, üzüm, kavun, elma, armut, böğürtlen ve kuru erik gibi meyveler sindirim sağlığını artırabilir.Yapılan bir araştırma, meyve ve sebze yemenin insan bağırsağında bakteri çeşitliliği sağlamaya ve bağırsak sağlığını iyileştirmeye yardımcı olduğunu söyledi.Esmer pirinç sadece şeker yükselmelerini önlemede yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda bağırsak sağlığınızı da en iyi durumda tutabilir.Esmer pirinç, kabuğu, kepeği ve tohumu hala sağlam olduğu için kabızlığı gidermeye yardımcı olur ve bu da diyetinize bol miktarda lif ekler. Kahverengi pirinç, beyaz pirinçle karşılaştırıldığında tam tahıl ve lif açısından daha iyi bir kaynaktır.Ceviz, lif, omega-3 yağ asitleri ve antioksidanlar açısından zengin olduğu için kabızlık için bir diğer iyi yiyecek seçeneğidir; bunlar enerji sağlar, sağlıklı sindirimi destekler ve dışkıya ve bağırsak hareketlerine hacim kazandırır.Bir araştırmaya göre, günde bir buçuk ons ​​ceviz yemek bağırsak mikrobiyomunun çeşitliliğini iyileştirmiştir.Chia tohumları kabızlık tedavisi için mükemmel bir seçimdir. Islatıldığında, vücudunuza çok miktarda lif ekleyebilen jel benzeri bir kıvam kazanır.Tohumlar suyu emer, şişer ve dışkıya hacim kazandırır. Chia tohumları, diğer lezzetlerin yanı sıra shake&#039;ler, smoothieler, kahvaltılık yulaf lapasıyla yenebilir. Chia tohumunu yoğurtla karıştırara da tüketebilirsiniz.Kabızlığın arkasındaki nedenlerden biri de susuzluktur. Gün boyunca yeterli su içmediğinizde, dışkılamada zorluk yaşarsınız.Sulu kalmak çok önemlidir çünkü su sindirime yardımcı olur ve dışkınızı yumuşatarak geçişini kolaylaştırır.Baklagiller ve baklagiller zengin bir lif ve protein kaynağıdır. Kabızlık için en iyi yiyecekler arasındadır ve kabızlığı gidermeye yardımcı olur.Örneğin fasulyeler, her ikisi de gıdanın bağırsaklarda hareket etmesine yardımcı olabilen çözünür ve çözünmez lif karışımına sahiptir. Kabızlığı gidermek için en iyi fasulyeler arasında pişmiş fasulye ve börülce bulunur.ÖNEMLİ! Bu besinler bağırsaklarınızın çalışmasına yardımcı olabilir. Ancak diyet ve beslenme listenize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışmanız önelidir. . ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2n1tqUjfp02nzEgZw6y4dQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kabızlığı, kökten, bitiren, mucize, besin, Yoğurtla, karıştırınca, bağırsakları, çalıştırıp, temizliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Asansöre binmek ömrü kısaltıyor! Her gün 5 kat merdiven çıkmanın 14 faydası</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/asansoere-binmek-oemru-kisaltiyor-her-gun-5-kat-merdiven-cikmanin-14-faydasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/asansoere-binmek-oemru-kisaltiyor-her-gun-5-kat-merdiven-cikmanin-14-faydasi</guid>
<description><![CDATA[ Asansörden vazgeçip merdiven çıkmak, zindeliğinizde ve sağlığınızda büyük fark yaratabilecek küçük bir yaşam tarzı değişikliğidir. Fazla kilolarınızdan kurtulmaya çalışıyor ve başaramıyorsanız, belirli bir süre boyunca düzenli olarak yapılan bu basit egzersiz işe yarayabilir.Yeni bir araştırma, günde beşten fazla merdiven çıkan kişilerin kardiyovasküler hastalık riskinin daha düşük olabileceğini buldu.Yayınlanan bir çalışmaya göre, düzenli olarak beş kat merdiven çıkan kişilerin, merdiven çıkmayanlara kıyasla kalp ile ilgili bir sorun veya felç geçirme olasılığı %20 daha azdı..Merdiven çıkmak, bu yazıyı okurken bile, her an başlayabileceğiniz bir şeydir.
Her gün 15 dakika merdiven çıkmak bile kilo vermenize ve göbeğinizden santimler kaybetmenize yardımcı olabilir.
Diyabet riskinizi azaltabilir ve kemiklerinizi sağlıklı tutabilir. Düzenli fiziksel aktivite sizi mutlu ve enerjik bir ruh halinde tutabilir ve bu da genel yaşam kalitenizi artırabilir1. KİLO KAYBIYürümeye kıyasla merdiven çıkmak daha yoğun bir egzersiz olarak kabul edilir ve daha fazla kalori yakmaya yardımcı olabilir.
Merdiven çıkma hızını artırmak veya aynı anda birden fazla adım atmak yakılan kalori miktarını daha da artırabilir. Amerikan Egzersiz Konseyi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, merdiven çıkmak dakikada yaklaşık 8 ila 11 kalori yakabilir.Merdiven çıkmak kalp kasını güçlendiren kalp atış hızınızı artırmaya yardımcı olabilir.
Ayrıca kan basıncını ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olur. Merdiven çıkmak vücudunuzun her yerinde daha iyi kan dolaşımını teşvik ederek kan pıhtısı, ateroskleroz ve hipertansiyon riskini azaltabilir.Merdiven çıkmak, süreç mutluluk hormonları olarak bilinen endorfinlerin salınmasına yardımcı olduğu ve mutluluk ve rahatlama duygularını teşvik edebildiği için anksiyete ve depresyon semptomlarını iyileştirebilir.
Bir NCBI makalesine göre, düzenli olarak merdiven çıkmak daha iyi zihinsel sağlık ile ilişkilidir.Günlük 10 dakika merdiven çıkmak bile insülin duyarlılığınızı iyileştirebilir. Bir araştırmaya göre, evde daha fazla merdiven çıkan kişilerin hastalığa yakalanma riski daha düşüktür. 3 dakikalık bir merdiven çıkmak bile glikoz ve insülin konsantrasyonları için harikalar yaratabilir.Merdiven çıkma alışkanlığı kalp sağlığınıza büyük bir destek sağlayabilir. Kalp hastalığından ölme riskini azaltabilir.
ESC Önleyici Kardiyoloji 2024&#039;te sunulan bulgulara göre, düzenli olarak merdiven çıkan kişiler, merdiven kullanmayan kişilere kıyasla kardiyovasküler hastalıktan ölme riskini %39 oranında azaltmaktadır.Merdiven çıkmak kemiklerinize ve kaslarınıza iyi bir egzersiz sağlayabilir ve onları güçlendirmeye yardımcı olabilir.
Merdiven çıkmak, kemik yoğunluğunu ve dayanıklılığını korumaya yardımcı olabilen, osteoporoz ve osteoartrit riskini azaltan bir ağırlık taşıma egzersizi olarak kabul edilir.Özellikle hareketsiz bir yaşam tarzı süren kişiler için, merdiven çıkma süreci dayanıklılığı artırmaya yardımcı olabilir. Merdivenlerden inip çıkmak dayanıklılığınızı artırabilir ve fitness seviyenizi yükseltmeye yardımcı olabilir.İnatçı göbek yağlarından kurtulmak mı istiyorsunuz? Merdiven çıkmak, onu etkili bir şekilde kaybetmenize yardımcı olabilir. Sadece göbek yağlarından kurtulmak için iyi bir egzersiz olmakla kalmaz, aynı zamanda kalçanızı, uyluklarınızı ve baldırlarınızı sıkılaştırmaya da yardımcı olur.Merdiven çıkma, beyin fonksiyonlarını artırmakla ilişkilendirilir. Alzheimer ve bunamayı uzak tutmak istiyorsanız, bilişsel işlevi ve beyin sağlığını iyileştirmek için düzenli merdiven çıkma önerilir.
İsveç, Umea Üniversitesi Psikoloji Bölümü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, merdiven çıkmanın erkek katılımcılarda bilişsel faydalar sağladığı bulunmuştur.Merdiven çıkma, akciğer fonksiyonlarını ve kapasitesini iyileştirmek için harikalar yaratabilir. Yüksek yoğunluklu kısa süreli egzersizlerin kardiyovasküler zindeliği iyileştirdiği ve dolayısıyla akciğer sağlığını iyileştirdiği bilinmektedir.Düzenli merdiven tırmananlar, çeşitli refah yönlerini artırmaya yardımcı olduğu için uzun bir yaşamın tadını çıkarırlar.
Avrupa Kardiyoloji Derneği&#039;nin bir konferansında sunulan bulgular, egzersiz biçimi olarak merdiven tırmanan kişilerin, merdiven tırmanmayanlara kıyasla &quot;her nedene bağlı ölüm&quot; veya herhangi bir nedenden ölme riskinin %24 daha düşük olduğunu buldu. Merdiven tırmananların ayrıca kardiyovasküler hastalıktan ölme olasılığı %39 daha düşüktü.Araştırmalar, düzenli egzersiz yapan kişilerin daha iyi bir ruh sağlığı ve duygusal refaha sahip olduğunu ve daha düşük ruhsal hastalık oranlarına sahip olduğunu göstermektedir. 15 dakika merdiven çıkmak depresyon olasılığını azaltmaya yardımcı olabilir.Fiziksel aktivite ayrıca daha iyi uyku kalitesiyle ilişkilidir. Hareketsiz bir yaşam tarzı sürüyorsanız, 15 dakika merdiven çıkmak uykunuzu iyileştirmeye yardımcı olabilir.Merdiven çıkma süreci, alt vücudunuzdaki ana kas gruplarını harekete geçirir . Kalçalar, hamstringler, karın kasları, kuadrisepsler ve baldırları çalıştırır ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I8m0HPSBzUOrEO3Ud7qJLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Asansöre, binmek, ömrü, kısaltıyor, Her, gün, kat, merdiven, çıkmanın, faydası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Şifa yerine zehre dönüşmesin! Magnezyum, Kalsiyum, Probiyotik, D, C, B vitamini tüketmek için en doğru zaman buymuş</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sifa-yerine-zehre-doenusmesin-magnezyum-kalsiyum-probiyotik-d-c-b-vitamini-tuketmek-icin-en-dogru-zaman-buymus</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sifa-yerine-zehre-doenusmesin-magnezyum-kalsiyum-probiyotik-d-c-b-vitamini-tuketmek-icin-en-dogru-zaman-buymus</guid>
<description><![CDATA[ Günlük hayatın yoğunluğu nedeniyle dengeli ve sağlıklı beslenme programı oluşturamayanlar takviye ürünlerden faydalanıyor. Ancak takviye vitaminler bilinçsiz kullanıldığında vücut için son derece sağlıksız olabiliyor. Bu nedenle takviye ürünleri kullanmadan önce mutlaka bir uzman görüşü almak gerekiyor. Bunun dışında takviye ürünlerden maksimum fayda sağlayabilmek için doğru zaman diliminde tüketmek de gerekiyor. Peki, hangi vitamin ne zaman içilir?Dengeli bir beslenme programı oluşturmamak besinsel boşlukları kapatmak ve genel refahı desteklemek için diyet takviyelerine yönelirken, hapların kendileri için işe yarayıp yaramadığının farkında değildir.Takviyelerin etkinliği önemli ölçüde ne zaman tüketildiğine bağlı olabilir. Çeşitli takviyeleri almak için doğru zamanı anlamak, faydalarını artırabilir ve sağlık hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olabilir.Multivitaminler, genel refah ve besinsel boşlukları doldurmak için popüler bir seçimdir. Çoğu insan için multivitamin almak için en iyi zaman kahvaltıdır. Yiyeceklerin varlığı, A, D, E ve K gibi yağda çözünen vitaminlerin emilimini artırabilir.Multivitamininizi sabah almak, vücudunuzun gün boyunca sürekli olarak temel besinleri almasını sağlar. Aç karnına aldığınızda mide bulantısı yaşıyorsanız, kahvaltıda almak bu sorunu hafifletebilir.D vitamini kemik sağlığı, bağışıklık fonksiyonu ve genel refah için çok önemlidir. D vitamini yağda çözünen bir vitamin olduğundan, yağ içeren bir öğünle birlikte alınması en iyisidir. Birçok kişi D vitaminini öğle veya akşam yemeğiyle birlikte almayı etkili bulmaktadır. Hava koşulları nedeniyle güneş ışığına maruz kalmanın sınırlı olabileceği yerlerde, bir takviye optimum D vitamini seviyelerini korumaya yardımcı olabilir. Yemeklerle tutarlı zamanlama emilimi artırır ve takviyenizden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlar.C vitamini bağışıklık sağlığını ve cilt canlılığını destekleyen bir antioksidandır. Suda çözünür ve günün herhangi bir saatinde alınabilir. Ancak, dozu gün boyunca iki veya üç küçük doza bölmek sisteminizde sabit seviyeleri korumak için faydalı olabilir.Bazı kişiler bağışıklık fonksiyonunu artırmak ve günlük aktiviteleri desteklemek için sabah veya bir öğünle birlikte almayı tercih eder.Balık yağı takviyelerinde bulunan Omega-3 yağ asitleri kalp sağlığı, iltihabı azaltma ve beyin fonksiyonlarını iyileştirme açısından mükemmeldir. D vitamini gibi, omega-3&#039;ler de yağ içeren bir öğünle birlikte alındığında en iyi şekilde emilir.Bunları öğle veya akşam yemeğiyle birlikte tüketmek emilimi en iyi hale getirebilir ve günlük rutininize entegre etmenize yardımcı olabilir. Düzenli alım ayrıca genel kardiyovasküler sağlığı ve eklem fonksiyonunu destekleyebilir.Kalsiyum, güçlü kemikler ve dişler için gereklidir. Optimum emilim için, kalsiyum takviyeleri bir seferde 500 mg veya daha az küçük dozlarda alınmalıdır.
Birden fazla doz alıyorsanız, bunları gün boyunca aralıklı olarak almanız önerilir. Kalsiyum, emilimi iyileştirmek ve gastrointestinal rahatsızlık riskini azaltmak için yemeklerle birlikte alınabilir. D vitamini ile birlikte kullanıldığında kalsiyum emilimini ve kemik sağlığını daha da artırabilir.Demir takviyeleri, anemisi veya düşük demir seviyeleri olan kişiler için çok önemlidir. Emilimi en üst düzeye çıkarmak için demir, genellikle sabahları aç karnına alınmalıdır.
Ancak mide rahatsızlığına neden oluyorsa, az miktarda yiyecekle veya bir bardak portakal suyuyla (emilimi artırır) almak faydalı olabilir. Demiri kalsiyum veya yüksek lifli yiyeceklerle tüketmekten kaçının, çünkü bunlar emilimi engelleyebilir.Magnezyum kas fonksiyonunu, gevşemeyi ve genel sağlığı destekler. Akşamları veya yatmadan önce alınması en iyisidir, çünkü gevşemeye yardımcı olabilir ve uyku kalitesini artırabilir. Magnezyum takviyeleri yiyecekle veya yiyeceksiz alınabilir, ancak yatmadan önce alınması kas gevşemesine yardımcı olabilir ve dinlendirici bir gece uykusunu teşvik edebilir.B vitaminleri enerji üretimi ve metabolizma için çok önemlidir. En iyi sabah veya öğleden sonra erken saatlerde alınırlar. B vitaminlerini kahvaltı veya öğle yemeğiyle tüketmek enerji seviyelerini iyileştirmeye ve gün boyunca metabolik süreçleri desteklemeye yardımcı olabilir. Enerji verici bir etkiye sahip olabildiklerinden, günün geç saatlerinde alınmaları uykuyu etkileyebilir.Probiyotik alımının zamanlaması belirli ürüne göre değişebilir. Genellikle, mideden hızla geçip bağırsaklara ulaşmalarını sağlamak için probiyotikleri aç karnına, kahvaltıdan önce veya yatmadan önce almanız önerilir. Ancak, her zaman takviye etiketindeki özel talimatları izleyin.ÖNEMLİ! Takviye ürünleri beslenme rutininize eklemeden önce mutlaka bir doktora danışın. Bilinçsiz takviye ürün kullanmayın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/irEt6pmunUKJEccP3F9Plg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şifa, yerine, zehre, dönüşmesin, Magnezyum, Kalsiyum, Probiyotik, vitamini, tüketmek, için, doğru, zaman, buymuş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kalorisi düşük ama besleyici! Her mutfakta var: İltihaplanmayı bitiriyor, kan basıncını düzenliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kalorisi-dusuk-ama-besleyici-her-mutfakta-var-iltihaplanmayi-bitiriyor-kan-basincini-duzenliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kalorisi-dusuk-ama-besleyici-her-mutfakta-var-iltihaplanmayi-bitiriyor-kan-basincini-duzenliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kilo vermek ve sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için beslenme listenize bolca sebze ve meyve eklemelisiniz. Diyet yapanların en sık tükettiği sebzelerin başında salatalık geliyor. Hem düşük kalorili hem de besleyici olan salatalık vücudun su ihtiyacını da karşılıyor. Peki, salatalık gerçekten besleyici mi?Salatalık, kilo verme diyet planlarına sebze ekleme konusunda en iyi sebzedir. Her kilo verme planında bir porsiyon salatalık dilimi veya bir bardak salatalık suyu bulunmalıdır.Salatalık, harika bir dokuya sahip, atıştırmak için iyi olan ve birçok yemeğe eklenebilen su açısından zengin bir sebzedir.Pişirilebilir ve çiğ olarak da yenebilir. Salatalık bol su içeriğinin yanı sıra vücuda olan faydalarıyla da bilinir. Ancak Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert yakın zamanda Daily Telegraph&#039;ta salatalıkların sanıldığı kadar besleyici olmadığını yazdı.&quot;Salatalık, çok yüksek (yüzde 96) su içeriğine sahip ferahlatıcı bir sebzedir, bu da onu nemlendirici yapar ancak besin değeri nispeten düşüktür.
B vitaminleri, C ve K vitaminleri, bakır, fosfor, potasyum ve magnezyum gibi bazı besinleri sağlasa da, diğer birçok sebzenin besin yoğunluğundan yoksundur. Salatalıklar flavonoidler gibi bazı antioksidanlar içerir; salatalığın kabuğu da lif içerir,&quot; diye yazdıThe Express&#039;in bildirdiğine göre, salatalıkları çiğ yemeyi öneriyor ve tüketmenin en iyi yolunun bu olduğunu söylüyor.Salatalık, çeşitli sağlık yararları sunan besleyici ve nemlendirici bir sebzedir. Yaklaşık yüzde 95&#039;i sudan oluştuğu için, özellikle sıcak havalarda susuzluğu gidermek için mükemmeldir.Bu yüksek su içeriği, vücudun iyi sulanmasını sağlar, sindirimi destekler ve düzenli bağırsak hareketlerini teşvik ederek kabızlığı önlemeye yardımcı olur.Besleyici olarak, salatalıklar kalorisi düşüktür ve az miktarda da olsa temel vitamin ve minerallere sahiptir. Kemik sağlığı ve düzgün kan pıhtılaşması için çok önemli olan mütevazı miktarda K Vitamini sağlarlar.Salatalıklar, bağışıklık sistemini, cilt sağlığını ve kolajen oluşumunu destekleyen bir antioksidan olan C Vitamini içerir. Ayrıca kan basıncını düzenlemeye ve kardiyovasküler sağlığı korumaya yardımcı olan iyi bir potasyum kaynağı sunarlar.Salatalıklar ayrıca, özellikle ciltte bulunan diyet lifi içeriğiyle de dikkat çeker. Lif, dışkıya hacim katarak ve sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu destekleyerek sindirim sağlığının korunmasına yardımcı olur.Salatalıklar, oksidatif stres ve iltihapla savaşmaya yardımcı olan ve potansiyel olarak kronik hastalık riskini azaltan flavonoidler ve tanenler gibi antioksidanlar içerir.Birçok sebze kalorisi düşük ancak besin açısından yoğun olduğundan sağlıklı bir diyet için mükemmel seçimlerdir. Örneğin ıspanak, önemli miktarda demir ve kalsiyum sağlarken A, C, K vitaminleri ve folat açısından zengindir.Brokoli, bağışıklık desteğine ve sindirim sağlığına katkıda bulunan bir C vitamini, lif ve antioksidan zenginliği sunar. Karnabahar, C ve K vitaminleri ve lif açısından zengin, düşük kalorili bir başka sebzedir. Bu sebzeler, fazla kalori almadan temel besinleri sağlar ve genel sağlık ve refahı destekler. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lJgtGc2J1kGvuU0Fxeu7RQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kalorisi, düşük, ama, besleyici, Her, mutfakta, var:, İltihaplanmayı, bitiriyor, kan, basıncını, düzenliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elektronik sigaradaki tehlikelere dikkat!</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/elektronik-sigaradaki-tehlikelere-dikkat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/elektronik-sigaradaki-tehlikelere-dikkat</guid>
<description><![CDATA[ Elektronik sigaranın neden olduğu rahatsızlıkların boyutu her geçen gün artıyor. Buna bir örnek İstanbul&#039;dan geldi. Sanatçı Selen Görgüzel&#039;in kızı İlknaz Bektaş, kalp krizi geçirdi. Bektaş, elektronik sigarayı sebep olarak gösterdi. Uzmanlara göre, içeriğinin tam olarak bilinmemesi tehlikelerin başında yer alıyor. Kanserden, akciğer yetmezliğine hatta ölüme bile yol açabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YNwc7cBnUU-GpHM-YlHK0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elektronik, sigaradaki, tehlikelere, dikkat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tütünden daha az zararlı diyenlere inanmayın! Bağımlılık yaratan madde bulunuyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/tutunden-daha-az-zararli-diyenlere-inanmayin-bagimlilik-yaratan-madde-bulunuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/tutunden-daha-az-zararli-diyenlere-inanmayin-bagimlilik-yaratan-madde-bulunuyor</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemde kullanımı artan ve günden güne popülerleşen elektronik sigaralar, vücut için özellikle de akciğer sağlığı için büyük risk oluşturuyor. Genellikle geleneksel sigaraya göre daha az zararlı olduğu iddia edilen elektronik sigaralar, içinde çeşitli kimyasallar, nikotin ve tatlandırıcıları barındırıyor. Bu nedenle elektronik sigaralar en az tütün kadar tehlikeli ve zararlı. Çünkü içinde bağımlılık yaratan çeşitli maddeler bulunuyor. Peki, elektronik sigaranın zararları neler?Son dönemde popüler hale gelen ve kullanımı genç yaşlara kadar inen elektronik sigaralar sağlığı ciddi anlamda tehdit ediyor. Görüntüsüyle ve aromasıyla çok fazla talep gören elektronik sigaralar içinde farklı miktarlarda sıvı nikotin, propilen, glikol, gliserin, ve aromalı maddeler bulunduruyor. Bu zararlı kimyasallarda hem elektronik sigaraya bağımlı hale getiriyor, hem de akciğer sağlığını bitiriyor.
HABERİN VİDEOSUNA GİTElektronik sigara, bağımlılık yapan ve nikotin içeren bir sıvının ısıtılarak aerosol (Bir sıvı ya da katının gaz ortamında dağılması) üretmesiyle oluşur.Bu sıvının içinde farklı miktarlarda sıvı nikotin, propilen, glikol, gliserin, ve aromalı maddeler bulunur. Kullanan kişiler üretilen bu buharı ciğerlerine çeker. Bu sebeple elektronik sigaranın en büyük zararı akciğerlere verir.Uzmanlar elektronik sigaraların asla kullanılmaması gerektiğini ve en az tütün kadar zararlı olduğunu söylüyorElektronik sigaralar, nikotin içerebilir ve bu da bağımlılık yapabilir. Nikotin, kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.KElektronik sigaralarda kullanılan sıvılar (e-sıvılar) çeşitli kimyasal maddeler içerir. Bu kimyasalların bazıları, akciğerlerde ve diğer organlarda tahrişe neden olabilir. Özellikle propilen glikol ve gliserin gibi bileşenler, ısıtıldığında zararlı bileşenlere dönüşebilir.Elektronik sigara buharının akciğerler üzerindeki etkileri hala araştırılmaktadır. Ancak bazı çalışmalarda, e-sigara buharının akciğer dokusuna zarar verebileceği ve inflamasyona neden olabileceği görülmüştür.Gençler arasında popülerliği arttıkça, nikotin ve diğer zararlı maddelere maruziyetin çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Bu yaş grubunda nikotin bağımlılığı ve beyin gelişimi üzerindeki etkileri konusunda endişeler vardır.Dünya Sağlık Örgütü genel direktörü, ülkeleri vatandaşlarını, özellikle de çocuklarını ve gençlerini korumak için elektronik sigara konusunda sıkı önlemler uygulamaya davet etti.Elektronik sigaralar, en az 16 bin aroma çeşidiyle sosyal medya aracılığıyla çocukları hedef alıyor. Bu ürünlerden bazıları reklamlarında çizgi film karakterlerini kullanıyor ve genç neslin ilgisini çeken şık tasarımlara sahip. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AD3mM9g_xESkgqev7IuBjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tütünden, daha, zararlı, diyenlere, inanmayın, Bağımlılık, yaratan, madde, bulunuyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Suyunu sakın dökmeyin! Bu faydasını bilen yok: Akciğeri yeniliyor, organları temizliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/suyunu-sakin-doekmeyin-bu-faydasini-bilen-yok-akcigeri-yeniliyor-organlari-temizliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/suyunu-sakin-doekmeyin-bu-faydasini-bilen-yok-akcigeri-yeniliyor-organlari-temizliyor</guid>
<description><![CDATA[ Nohut herkesin mutfağında bulunan ve sıklıkla yemeği pişirilen baklagiller arasında yer alır. Nohut yemeğini pişirmek için bir gece öncesinden nohutlar su da bekletilir. Bu yöntem nohutların yumuşamasını sağlar ve daha kolay pişmesine yardımcı olur. Nohut sağlık açısından pek çok fayda sağlayan bir baklagiller. Ancak sadece nohut değil, nohutu beklettiğiniz su da vücuda inanılmaz faydalar sağlayabilir.Sindirim sistemine iyi gelen, bağırsakları çalıştıran, cilt sağlığını destekleyen ve kalp sağlığını korumaya yardımcı olan nohut, besleyici bir baklagil.Nohut pişirmeden önce bir gece öncesinden suyun içinde bekletmek gerekiyor. Genellikle nohut pişirirken beklentilen bu su dökülüyor. Ancak nohut kadar, nohutu beklettiğiniz su da şifa deposuymuş.Suda bekletilen nohtular tarafından salınan lifler, proteinler ve önemli mineralleri yemeğe dahil etmek gerekiyor. Bu suyu dökmek yerine yemeğinize eklemek sandığınızdan çok daha yararlı olabilir.Akciğeri ve vücudunuzu temizlemek için nohut suyundan faydalanabilirsiniz.
Nohut suyunun içindeki antioksidanlar ve besin maddeleri, vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur ve akciğerlerin daha temiz ve sağlıklı kalmasını destekler. Özellikle sigara içiyorsanız nohut suyu akciğerlerinizin kolay temizlenmesine yardımcı olabilir.Nohut bağırsakların dostu bir besin. Nohut suyu da bağırsak sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilir. Bağırsaklarınızın temizlenmesine ve parazitlerden arındırılmasını sağlar. Düzenli olarak nohut suyu tüketmek, bağırsaklarınızda biriken atıkların ve zararlı maddelerin temizlenmesine yardımcı olabilir.Aç karnına her sabak nohut suyu tüketmek, metabolizmanızı harekete geçirmenize yardımcı olur. Nohut suyu bu özelliğiyle yağ yakımını da destekler.
Nohut suyu, doğal yapısı gereği iştahı kontrol altında tutarak gün boyunca gereksiz kalori alımını engeller. Bu sayede, vücudunuz daha verimli bir şekilde yağ yakarken, daha uzun süre tokluk hissi yaşayabilirsiniz.Nohut suyu vücuttaki iltihabın azalmasına yardımcı olabilir.
Eklem ağrılarını azaltır ve romatizmal hastalıkları hafifletir.Özellikle eklem bölgelerindeki şişlik ve ağrıları azaltarak, hareket kabiliyetini artırabilir ve günlük yaşam kalitenizi iyileştirebilir.Nohut hem tuzlu hem de tatlı bir yapıya sahiptir. Bu sayede bağırsakları yumuşatıcı etki gösterirken aynı zamanda idrar söktürücü yönü de devreye girer.Bitkisel bir sıvı olan nohut suyu vücutta oluşan şişliklerin ve ödemlerin atılmasında da son derece önemli etkilere sahiptir.ÖNEMLİ! Eğer kronik bir rahatsızlığınız, düzenli kullandığınız ilaç ya da gebelik durumunuz söz konusuyla nohut suyunundan faydalanmadan önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1s9QIEx5HE-5BUtdmSvP9g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suyunu, sakın, dökmeyin, faydasını, bilen, yok:, Akciğeri, yeniliyor, organları, temizliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyada ekmek yerine tüketiliyor! Vücutta hastalık bırakmayan sebze: Yiyen doktor yüzü görmüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyada-ekmek-yerine-tuketiliyor-vucutta-hastalik-birakmayan-sebze-yiyen-doktor-yuzu-goermuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyada-ekmek-yerine-tuketiliyor-vucutta-hastalik-birakmayan-sebze-yiyen-doktor-yuzu-goermuyor</guid>
<description><![CDATA[ Sofranızda ve beslenme listenizde bulunan her besin vücudunuzda olumlu ya da olumsuz etki yaratır. Bazı besinler vücut sağlığını desteklerken bazıları da zamanla bağışıklığınızın düşmesine ya da kilo alımına neden olabilir. Vücuda şifa depolayan ve dünyada sıklıkla tüketilen bir sebze var ki yiyen hastalık nedir bilmiyor.Bağışıklığınızı güçlendirmek, hastalıklara karşı direnç kazanmak, sağlıklı ve uzun bir ömür için beslenme listenizi gözden geçmirmeniz gerekiyor. Sağlıklı besinleri tüketerek vücudunuzun ihtiyacı olan viamin ve mineral desteğini sağyalabilirsiniz.Dünyada ve özellikle de Güney Amerika&#039;da sıklıkla tüketilen bir sebze var ki vücuda faydalarıyla dikkat çekiyor.Görüntüsüyle patatesi andıran acı ve tatlı olmak üzere iki çeşidi bulunan ve içindeki karbonhidrat miktaryıla pek çok ülkede ekmek yerine tüketilen manyok sebzesi vücudun direncini artırıyor.Manyok bitkisini dünyada 500 milyon insan sık sık tüketiyor. Tam bir şifa kaynağı olan bu bitki vücutta hastalık bırakmıyor.
Dünyada yarım bilyar insanın temel besin kaynağı olan manyok sebzesi, kaynatılmasının ve kızartılmasının yanında zaman zaman una dönüştürülüp tüketilebiliyor.Bol C vitamini kaynaklarından biri olan manyok, içindeki manganezle serbest radikallerin normal hücreler üzerinde zarar verici etkiye neden olmasıyla oluşan oksidatif strese karşı koruyucu bir rol oynuyor. Nutrition  Metabolism dergisi, düzenli C vitamini alımının soğuk algınlığı gibi solunum yolu enfeksiyonlarına iyi geldiğini duyurdu.Manyok içindeki C vitaminiyle vücudun bağışıklığı güçlendirir. Hastalıklar karşı da korur.Cilt bakımında da kullanılan manyok kökü, bal ya da zeytinyağı ile karıştırıldığında ölü derileri soyuyor ve cilde aydınlık veriyor. Yaşlanma karşıtı olan manyok, kolajen yüklü olmasının yanı sıra cildi güneşin zararlı ışınlarına karşı da korur.Kan şekerini yükselten glisemik indeks, yorgunluğa ve diyabete neden olabiliyor. Aşırı nişasta kullanımı da kan şekeri üzerinde olumsuz etkiye neden olan faktörler arasında yer alıyor.Manyokun içerisinde bulunan nişasta oranı, diğer nişastalı sebzelere nazaran daha düşüktür.Haşlanmış patatesteki glisemik indeks oranı 78&#039;dir ve bu da vücut sağlığı için yüksek bir oran demektir. Genellikle iyi karbonhidrat sınıfında olan manyok, diğer karbonhidratlı ürünlere göre daha sağlıklı sayılır.Ancak yine diyabetiniz varsa ve zaten yeterli karbonhidratı aldığınızı düşünüyorsanız, manyok tüketirken dikkat etmekte fayda var.Amerikan Epidemiyoloji Dergisi’nde yayınlanan bir makalede, eklemlerde kızarıklık ve şişlik şeklinde kendisini gösteren artrit hastalığı için manganezin doğal bir ilaç olduğu açıklandı. Manyok sebzesi bol miktarda manganez içerdiği için vücudun bu ihtiyacını karşılar.Healthline yazarları, manyok bitkisinin kilo verme sürecinde de etkili olabileceğini savunuyor. Manyok kökünü tüketirken, aşırıya kaçmamakta fayda var. Manyokun kökleri bilinçsizce tüketildiğinde mide ağrısı, yanma, baş ağrısı gibi sonuçlar doğurabiliyor.Manyok yenmeden önce kesinlikle soyulmalı ve pişmiş şekilde tüketilmeli. Pişirmeden önce 48 ila 60 saat bekletmesi de manyokun içeriğinde toksisiteyi azaltacaktır.Manyok, ülkemizde kurak ve verimsiz arazilerde yetiştirilebilecek önemli bir enerji bitkisidir.ÖNEMLİ! Manyok bitkisi ya da sebzesini beslenme listenize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışanız önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1eRonIK-tEK5PM0f37xMDw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyada, ekmek, yerine, tüketiliyor, Vücutta, hastalık, bırakmayan, sebze:, Yiyen, doktor, yüzü, görmüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kalsiyum seviyesini zirveye çıkarıyor! Kemikleri demir gibi güçlendirmenin sırrı onda</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kalsiyum-seviyesini-zirveye-cikariyor-kemikleri-demir-gibi-guclendirmenin-sirri-onda</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kalsiyum-seviyesini-zirveye-cikariyor-kemikleri-demir-gibi-guclendirmenin-sirri-onda</guid>
<description><![CDATA[ Güçlü kemikler ve dişler için vücudunuz kalsiyuma ihtiyaç duyar. Kalsiyum eksikliği vücudunuzda çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Kas kasılmaları, kramplar, spazmlar genellikle kalsiyum eksikliğinden kaynaklanır. Vücudun kalsiyum açığını kapatmak için bazı besinleri düzenli olarak tüketmeniz gerekir.Kalsiyum vücudumuzda en çok bulunan mineraldir. Erişkin bir insanda ortalama 1-2 kg kalsiyum bulunur. Sağlıklı bir insanda kalsiyum değeri kanın 100 mililitresinde 8.8 mg ile 10.4 mg arasında tutulmalıdır.Kalsiyum insan vücudunda çok önemli bir rol oynar. Güçlü kemiklerin ve dişlerin oluşumu ve bakımı, kalp kasılmaları da dahil olmak üzere kas kasılmalarının düzenlenmesi, sinir sinyallerinin iletilmesi ve kanın pıhtılaşmasının kolaylaştırılması için gereklidir. Kalsiyum hücre sinyallemesinde, enzim fonksiyonunda ve hormon salgılanmasında rol oynar. Bu, vücut fonksiyonlarının bozulmaması için vücuttaki kalsiyum eksikliği belirtilerinin anlaşılmasını son derece önemlidir.Kalsiyum kas kasılması ve gevşemesinde önemli bir rol oynar. Kalsiyum seviyeleri düşük olduğunda kaslar istemsiz olarak kasılabilir, bu da kramplara ve spazmlara yol açabilir. Bu kramplar herhangi bir kasta meydana gelebilir ancak genellikle bacaklarda, ayaklarda ve ellerde yaşanır. Bireyler fiziksel aktivite sırasında ve hatta dinlenme sırasında krampları fark edebilirler.KARINCALAŞMA- UYUŞUKLUKHipokalsemi aynı zamanda sinir sistemini de etkileyerek el, ayak parmakları, dudaklar veya dil gibi ekstremitelerde karıncalanma hissine, uyuşukluğa veya karıncalanma hissine neden olabilir. Bu, düşük kalsiyum seviyelerinin neden olduğu sinir fonksiyonundaki bozulmalar nedeniyle oluşur.Düşük kalsiyum seviyeleri kas zayıflığına ve genel yorgunluğa katkıda bulunabilir.
Kalsiyum kas fonksiyonu için gereklidir ve seviyeleri yetersiz olduğunda kaslar en iyi şekilde performans göstermeyebilir, bu da zayıflık ve uyuşukluk hissine yol açabilir. Bireyler bir zamanlar kolay olan görevlerin artık daha zorlayıcı olduğunu görebilirler.Kalsiyum güçlü ve sağlıklı tırnakları korumak için gereklidir. Yetersiz kalsiyum seviyeleri kırılmaya, bölünmeye veya soyulmaya eğilimli kırılgan tırnaklara neden olabilir. Kırılgan tırnaklar ince, donuk veya çıkıntılı görünebilir ve olması gerektiği kadar hızlı büyümeyebilirler.Kalsiyum, dişlerin koruyucu dış tabakası olan diş minesinin hayati bir bileşenidir. Yetersiz kalsiyum alımı diş minesinin zayıflamasına yol açarak diş çürüğü, çürük ve diş hassasiyeti gibi diş sorunları riskini artırabilir. Kalsiyum eksikliği olan bireyler de diş eti hastalıklarına daha yatkın olabilir.Kalsiyum güçlü ve sağlıklı kemiklerin korunması için çok önemlidir.
Kronik kalsiyum eksikliği kemik mineral kaybına, kemiklerin zayıflamasına ve kırılgan ve kırılgan kemiklerle karakterize bir durum olan osteoporoz riskinin artmasına neden olabilir. Zamanla bu durum bireyleri özellikle kalça, omurga ve bileklerde kırıklara yatkın hale getirebilir.Kalsiyum güçlü ve sağlıklı kemiklerin korunması için çok önemlidir.
Kronik kalsiyum eksikliği kemik mineral kaybına, kemiklerin zayıflamasına ve kırılgan ve kırılgan kemiklerle karakterize bir durum olan osteoporoz riskinin artmasına neden olabilir. Zamanla bu durum bireyleri özellikle kalça, omurga ve bileklerde kırıklara yatkın hale getirebilir.Kalsiyum, kalp atışını kontrol eden elektriksel uyarıların düzenlenmesinde hayati bir rol oynar. Kalsiyum seviyeleri düşük olduğunda kardiyak aritmi olarak bilinen kalp ritminde bozulmalar meydana gelebilir.Bu anormallikler çarpıntı, düzensiz kalp atışı veya göğüste çarpıntı hissi olarak ortaya çıkabilir. Şiddetli hipokalsemi vakaları hayatı tehdit eden aritmilere bile yol açabilir.Optimum sağlık yararları sağlamak amacıyla kalsiyum tüketimini en üst düzeye çıkarmak için, diyetinize kalsiyum açısından zengin çeşitli gıdaları dahil edin. Süt, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri mükemmel kalsiyum kaynaklarıdır. Ek olarak, yapraklı yeşillikler (karalahana, ıspanak gibi), güçlendirilmiş bitki bazlı süt alternatifleri (badem veya soya sütü gibi), tofu, kemikli konserve balık (somon ve sardalya gibi) gibi süt ürünü olmayan kaynakları da dahil edin. fındık (badem gibi) ve tohumlar (chia ve susam gibi). Günlük kalsiyum ihtiyacınızı karşılamak için bu besinleri düzenli olarak tüketmeyi hedefleyinD vitamini alımı ve belirli gıdalardaki oksalat ve fitatların varlığı gibi kalsiyum emilimini etkileyen faktörleri göz önünde bulundurun. D vitamini kalsiyum emilimini artırmaya yardımcı olur, bu nedenle yeterli güneş ışığına maruz kaldığınızdan emin olun veya gerekirse D vitamini takviyesi almayı düşünün. Ayrıca oksalat ve fitat içeren gıdaların ıslatılması, pişirilmesi veya fermente edilmesi kalsiyum emilimini artırabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGX_N8RO-UK5rSzXVr88_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kalsiyum, seviyesini, zirveye, çıkarıyor, Kemikleri, demir, gibi, güçlendirmenin, sırrı, onda</media:keywords>
</item>

<item>
<title>CHP&amp;apos;den &amp;quot;topuk kanı&amp;quot; kararını veren hakim hakkında suç duyurusu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/chpden-topuk-kani-kararini-veren-hakim-hakkinda-suc-duyurusu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/chpden-topuk-kani-kararini-veren-hakim-hakkinda-suc-duyurusu</guid>
<description><![CDATA[ CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, &quot;Yenidoğan Tarama Programı&quot; kapsamında topuk kanı alınmasına ilişkin kararı veren Kars aile mahkemesi hakimi hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu&#039;na (HSK) suç duyurusunda bulundu.CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, suç duyurusu dilekçesini vermesinin ardından HSK önünde yaptığı açıklamada, yeni doğan bebeğin topuğundan alınan kanla, bazı hastalıklarla ilgili erken tanı konulduğunu söyledi.  Erken tanı neticesinde gerekli tedaviye başlanarak çocukların hayatını sağlıklı şekilde devam ettirebilmesinin sağlandığını belirten Şahbaz, şunları kaydetti:  &quot;Aksi takdirde hayatını kaybedeceği, ömrünü kısaltan ve geri dönüşümü olmayan çok büyük hasarlar oluşuyor. Sağlık Bakanlığı&#039;nın böyle bir uygulaması var. Kars aile mahkemesi hakimi, bakanlığın bu uygulamasına karşı &#039;alternatif tıp uzmanı&#039; olarak ismi geçen kişilerin iddialarını esas alarak bilim dışı, gerçek dışı ve hukuka aykırı bir karar vermiştir. Bu Anayasa Mahkemesi&#039;nin bugüne kadar verdiği kararlara da aykırıdır. Çocuğun da yüksek menfaatlerini gözetmeyen bir karardır.&quot;  Şahbaz, bunun çocukların sağlığını tehlikeye atacak karar olduğunu ifade ederek, &quot;Bu nedenle de biz, Kars aile mahkemesi hakimi hakkında bugün suç duyurusunda bulunduk. Bilimsel veriler, uzun çalışmalar sonucunda yapılan hesaplamalarla ortaya konulan sonuçlardır. Aslında &#039;alternatif tıp&#039; diye bir şey yoktur, tıp vardır. Bizim, sağlıklı bireyler, toplumlar olarak yaşamamızın temeli de tıbbi uygulamalara dayanmaktadır. Topuk taraması son derece önemlidir.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EyNy9MQztUiw2JAO6U-jVA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>CHPden, topuk, kanı, kararını, veren, hakim, hakkında, suç, duyurusu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;nın özel meyvesi Hakkari&amp;apos;de yetişti! Tadı sevilmiyor ama 7&amp;apos;den 70&amp;apos;e şifa dağıtıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/japonyanin-oezel-meyvesi-hakkaride-yetisti-tadi-sevilmiyor-ama-7den-70e-sifa-dagitiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/japonyanin-oezel-meyvesi-hakkaride-yetisti-tadi-sevilmiyor-ama-7den-70e-sifa-dagitiyor</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;nın meyvesi olan muşmula, Hakkari&#039;nin Yüksekova ilçesinde ekiminden sonra meyve vermeye başladı. Muşmula sağlık açısından da oldukça faydalı. Bu özel meyve, antioksidanlar, vitaminler ve mineraller açısından zengin bir içeriğe sahiptir.Yüksekova ilçesine 40 kilometre uzaklıkta bulunan Yeşiltaş köyünde yaşayan Hasan Soydan isimli vatandaş, Japonya meyvesi olan muşmula fidelerini internet üzerinde isteyerek bahçesine ekti. Büyük emek verdiği muşmula fideleri büyüyerek meyve vermeye başladı.Muşmula ağaçlarını yerinde inceleyen Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Emin Yiğit ve kurum mühendisleri, Soydan&#039;ın başarısını tebrik ederek, herkese örnek olacak bir çiftçi olduğunu belirtti.Açıklamalarda bulunan Yüksekova Tarım ve Orman Müdürlüğü Ziraat Teknikeri Uğur Bahadır, “Burası bin 400 rakımlı bir yer ve toprağı her şeye müsait olduğunu söyleyebilirim. Özellikle birçok bitkinin yetiştiği noktalardan biridir. Hasan amcamız bu muşmula fidelerini internet ortamında temin etmiş ve gelmesiyle bahçesine dikimini gerçekleştirmiştir. Aradan yılların geçmesiyle fideler büyüyerek meyve vermiş. Bu da bir ilk oluyor bölgede. Bunun hasadı ise kasım aylarına denk geliyor. Türkiye&#039;de ise nadir yetişebilen bir bitki. Çokta tadı güzel olan bir bitki. İnşallah Hasan amcamız burada yaşayan tüm çiftçilere örnek olacak. Bu meyve kökeni aslında Japonya. Şimdi ise Yüksekova&#039;da da en güzel şekilde yetiştirilmiş durumda” dedi.Çekirdekli, mayhoş bir tadı olan, seveninin de çok sevdiği muşmulayı tüketmek sağlık açısından faydalı. Muşmula meyvesi, halk arasında töngel, döngel, beşbıyık, ezgil gibi isimlerle de bilinir. Özellikle boğaz iltihabına çok iyi gelen bu meyvenin birçok faydası bulunuyor.Muşmula, sağlık açısından birçok fayda sağlayan besin değerleri içeren bir meyve. Bu özel meyve, antioksidanlar, vitaminler ve mineraller açısından zengin bir içeriğe sahip.Muşmula, B ve C vitaminleri bakımından çok zengindir ve yüksk lif kaynağı olduğu için bağırsak sağlığını destekler.Demir, manganez ve kalsiyum gibi önemli mineralleri içerir. Bu mineraller, kemik sağlığını desteklemeye ve enerji metabolizmasının düzenlenmesine katkı sağlayabilir.Potasyum içeriği sayesinde muşmula, kan basıncını düzenlemeye ve kalp sağlığını iyileştirmeye katkı verebilir. Vücuttaki iltihabın azalmasına yardımcı olabilir. Muşmula, düşük kalorili bir meyve olup, aynı zamanda lif, vitamin ve mineral bakımından zengin bir kaynaktır. Bu özellik, kilo kontrolü ve dengeli beslenme hedeflerine katkıda bulunabilir.C vitamini ve diğer antioksidanlar açısından zengindir. Bu antioksidanlar, serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı önler ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Muşmula meyvesi, kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilecek antioksidanlar içerir. Bu meyve, kanser hücrelerinin büyümesini engelleyebilir.ÖNEMLİ! Hamilelikte muşmula tüketimi, içerdiği oksalat nedeniyle sınırlı olmalıdır, çünkü oksalatlar böbrek taşı oluşumunu artırabilir. Ayrıca, muşmulanın yüksek lif içeriği, hamilelikte mide problemlerine yol açabilir ve şişkinlik gibi sindirim sorunlarına neden olabilir. Hamilelik sürecindeki hormonal değişiklikler, muşmulanın içerdiği lifin mide rahatsızlıklarını tetikleme olasılığını artırabilir.Bu sebeple muşmula tüketmeden önce mutlaka bir uzmana danışmanız önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wQG2UWJ0w0Cl8ZhDtKdNoA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonyanın, özel, meyvesi, Hakkaride, yetişti, Tadı, sevilmiyor, ama, 7den, 70e, şifa, dağıtıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yine hastaneye yetişemedi;  ikizleri 5 yıl sonra aynı şoförün kullandığı ambulansta doğdu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yine-hastaneye-yetisemedi-ikizleri-5-yil-sonra-ayni-sofoerun-kullandigi-ambulansta-dogdu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yine-hastaneye-yetisemedi-ikizleri-5-yil-sonra-ayni-sofoerun-kullandigi-ambulansta-dogdu</guid>
<description><![CDATA[ Mersin&#039;de 2019 yılında hastaneye götürülürken oğlunu ambulansta dünyaya getiren Nesrin Gümüş, 5 yıl sonra aynı şoförünün kullandığı ambulansta ikiz bebeklerini doğurdu.Mersin&#039;in Mezitli ilçesi Kuyuluk Mahallesi&#039;nde yaşayan 39 yaşındaki Nesrin Gümüş&#039;ün 11 Temmuz&#039;da doğum sancısı tuttu.Eşinin durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi üzerine 29 haftalık hamile kadının evine sağlık ekibi yönlendirildi.Acil tıp teknisyeni Osman Özer&#039;in kullandığı ambulansla hastaneye yetiştirilmeye çalışılan Gümüş&#039;ün erken doğum nedeniyle riskli olduğunu değerlendiren paramedik Fatma Üçüncü ve Zeynep Öztürk, aracı hızlıca doğuma hazırladı.Sancıları artan anne, sağlık ekibinin başarılı müdahalesiyle ikiz bebeklerini yolda dünyaya getirdi.Furkan ve Seher ismi verilen prematüre ikizler, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi&#039;nde kuvöze alındı.Taburcu edilen bebekleriyle buluşan Nesrin Gümüş&#039;ün, 2019&#039;da yine Özer&#039;in kullandığı ambulansla hastaneye götürülürken sağlık personelinin yardımıyla oğlu Erhan&#039;ı doğurduğu da anlaşıldı.Sağlık çalışanları Özer, Üçüncü ve Öztürk, anne Gümüş ile bebeklerini evlerinde ziyaret etti.Osman Özer, aynı annenin iki doğumuna ambulansta tanıklık etmenin şaşırtıcı olduğunu söyledi.Yardımcı olabildiği için mutlu olduğunu vurgulayan Özer, &quot;Doğum başladığında aracı durdurdum. Meslek hayatımda karşılaştığım iki doğum da aynı anneydi. İki doğumda da bebekler gözlerini ambulansta, kucağımızda açtı.&quot; dedi.Paramediklerden Fatma Üçüncü, doğuma şahitlik etmenin unutulmaz bir an olduğunu belirtti.Kendisinin de İkiz bebekleri olduğun söyleyen Üçüncü, &quot;0 an aynı duyguyu tekrar yaşadım. Onları sağlıklı görmek çok güzel duygu.&quot; dedi.Zeynep Öztürk de ilk kez ambulansta doğumla karşılaştığını, panik olan anneyi sakinleştirmeye çalıştıklarını anlattı.İkiz bebeğin kendileri için sürpriz olduğunu dile getiren Öztürk, &quot;İlk doğumu gerçekleştirdikten sonra anne &#039;İkincisi de geliyor&#039; dedikten sonra heyecanlandık. Annenin yaşı, doğum sayısı, ikiz gebelik ve erken doğum riskleri olmasına rağmen doğumu sağlıklı şekilde gerçekleştirebilmenin gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.10 çocuk annesi Nesrin Gümüş, bebeklerini kucağına aldığı için mutlu olduğunu söyledi.Ekibe teşekkür eden Gümüş, &quot;Benimle ilgilenen sağlık ekibi çok anlayışlıydı. Biraz heyecanlandığım için sakinleştirdiler. Allah razı olsun bizi ziyaret ettiler.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pwE-23H6nkepYKKzBfSblQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yine, hastaneye, yetişemedi, ikizleri, yıl, sonra, aynı, şoförün, kullandığı, ambulansta, doğdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Avusturya&amp;apos;da cerrahın 13 yaşındaki kızı ameliyata katıldı: &amp;quot;Hastanın kafasını matkapla deldi&amp;quot; iddiası</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/avusturyada-cerrahin-13-yasindaki-kizi-ameliyata-katildi-hastanin-kafasini-matkapla-deldi-iddiasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/avusturyada-cerrahin-13-yasindaki-kizi-ameliyata-katildi-hastanin-kafasini-matkapla-deldi-iddiasi</guid>
<description><![CDATA[ Avusturya&#039;nın Graz kentinde bir doktorun 13 yaşındaki kızını ameliyathaneye soktuğu ortaya çıktı. Ameliyata aktif olarak katılan çocuğun, baygın yatan hastanın kafatasında cerrahi matkap ile delik açtığı ifade ediliyor.Ocak ayında yaşanan olay isimsiz bir ihbar sayesinde ortaya çıktı. Graz Üniversite Hastanesi&#039;nde çalışan bir cerrahın, ağır yaralı bir hastanın ameliyatına, 13 yaşındaki kızını da soktuğu bildirildi.Skandalın ortaya çıkmasının arından doktor ve ameliyatta hazır bulunan bir diğer hastane çalışanının işine son verildiği açıklandı.Hasta tazminat davası açarken, hastane yönetimi ise ameliyatın sorunsuz geçtiği savunması yaptı.Hastanın avukatı &quot;müvekkilinin eğlence için kobay olarak kullanıldığını&quot; savundu.13 yaşındaki çocuğun cezai ehliyeti bulunmadığından babası hakkında soruşturma açıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NHS_BtOmM0emUp3X5zlSqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avusturyada, cerrahın, yaşındaki, kızı, ameliyata, katıldı:, Hastanın, kafasını, matkapla, deldi, iddiası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Birleşmiş Milletler&amp;apos;den maymun çiçeği virüsü için dayanışma çağrısı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/birlesmis-milletlerden-maymun-cicegi-virusu-icin-dayanisma-cagrisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/birlesmis-milletlerden-maymun-cicegi-virusu-icin-dayanisma-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ BM Halk Sağlığı Şefi Allen Maina, Afrika&#039;daki nüfus için maymun çiçeği virüsünün etkisinden endişeli olduklarını belirterek, &quot;uluslararası dayanışma&quot; çağrısı yaptı. Maina, &#039;&#039;Acil destek verilmezse, mülteciler ve yerinden edilmiş topluluklar için yıkıcı olabileceği konusunda uyarıyoruz.&#039;&#039; dedi. Ayrıca İspanya, salgınla mücadele ı̇çı̇n Afrika&#039;ya 500 bin doz mpox aşısı bağışlayacağını duyurdu.Birlşmiş Milletler (BM) maymun çiçeği virüsü (mpox, M çiçeği) hakkında yeni açıklamalarda bulundu.BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Halk Sağlığı Şefi Allen Maina, BM Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında konuştu.Afrika&#039;daki mülteciler ve yerinden edilmiş kişiler için M çiçeği virüsünün etkisinden endişe duyduklarını kaydeden Maina, bununla mücadele noktasında uluslararası dayanışma çağrısında bulundu.  Maina, &quot;Acil destek verilmezse, yakın zamanda ilan edilen M çiçeği salgınının Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile Afrika&#039;da diğer etkilenen ülkelerdeki mülteciler ve yerinden edilmiş topluluklar için yıkıcı olabileceği konusunda uyarıyoruz&quot; dedi.  Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#039;nin Güney Kivu kentinin M çiçeği virüsünden en çok etkilenen bölgelerden biri olduğunu söyleyen Maina, mülteci nüfusu arasında en az 42 şüpheli vakanın tespit edildiğini belirtti.  Maina, Kongo ve Ruanda&#039;daki mülteci nüfusları arasında da doğrulanmış şüpheli vakalar kaydedildiğini bildirdi. Maina şunları ekledi: &#039;&#039;Bu bölgelerde virüs, onlarca yıllık çatışma, zorla yerinden edilme, korkunç insan hakları ihlalleri ve uluslararası yardım eksikliği nedeniyle harap olmuş bir nüfus için zaten imkansızlıkların yaşandığı durumu daha da kötüleştirmekle tehdit ediyor.&quot;Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#039;nde 18 binden fazla M çiçeği virüsü vakası görüldüğü ve şu ana kadar 615 kişinin virüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlatan Maina, komşu ülkelerde 220&#039;yi aşkın virüsün yeni türü olan &quot;klad 1b&quot; vakası görüldüğünü de bildirdi.Öte yandan İspanya sağlık Bakanlığı, Afrı̇ka&#039;dakı̇ salgınla mücadele ı̇çı̇n 500 bin doz mpox aşısı bağışlayacağını duyurdu.ÖZEL BİR TEDAVİSİ YOKM çiçeği virüsü, fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.  İlk belirtiler, virüsü kaptıktan sonraki 5 ile 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.  Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi antiviral ilaçlarla yapılıyor. Vakaların büyük kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.  DSÖ, &quot;maymun çiçeği hastalığı (Monkeypox)&quot; ismini, 2022&#039;de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla &quot;mpox&quot; olarak değiştirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TZv0cpBovUaHcrl1U4Pz1w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Birleşmiş, Milletlerden, maymun, çiçeği, virüsü, için, dayanışma, çağrısı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sivrisinek ısırığı ile bulaşıp öldürüyor! Aşısı da yok tedavisi de...</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sivrisinek-isirigi-ile-bulasip-oelduruyor-asisi-da-yok-tedavisi-de</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sivrisinek-isirigi-ile-bulasip-oelduruyor-asisi-da-yok-tedavisi-de</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin New Hampshire eyaletinde, nadir görülen ve sivrisinek ısırığı ile bulaşan aşısı ve tedavivisi olmayan Doğu At Ensefaliti (EEEV) virüsü nedeniyle bir kişi hayatını kaybetti. 2014 yılından beri iki kişinin hayatını kaybetmesine neden olan hastalığın henüz aşısı ya da tedavisi bulanamadı.ABD’nin New Hampshire eyaleti sağlık yetkilileri dün yaptıkları açıklamada, bir vatandaşın sivrisinek ısırığı ile bulaşan EEEV virüsü nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı.Açıklamada, “Doğu At Ensefaliti Virüsü (EEEV) enfeksiyonu için pozitif test sonucu çıkan, şiddetli merkezi sinir sistemi hastalığı nedeniyle hastaneye kaldırılan ve hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Hampstead, New Hampshire&#039;dan bir yetişkini tespit etti. DHHS, bireyin ailesine ve arkadaşlarına başsağlığı diliyor. EEEV ayrıca Massachusetts ve Vermont eyaletlerinde de tespit edildi.” denildi.Yetkililer bu vakanın, 2014 yılında üç kişinin hastalığa yakalanması ve ikisinin hayatını kaybetmesinin ardından, New Hampshire&#039;da on yıldır bildirilen ilk EEEV vakası olduğunu söyledi.Açıklamada virüsün belirtileri ile ilgili olarak, “EEEV, ateş, titreme, kas ağrıları ve eklem ağrısı gibi grip benzeri semptomlara neden olabilir. EEEV ayrıca beyin ve omurilik etrafındaki zarların iltihabı (yani ensefalit ve menenjit) gibi ciddi nörolojik hastalıklara da neden olabilir. EEEV&#039;den ensefalit geliştiren tüm insanların yaklaşık üçte biri enfeksiyonlarından ölür ve diğer birçok kişi yaşam boyu fiziksel veya zihinsel etkiler yaşar. EEEV için bir aşı veya antiviral tedavi yoktur.” ifadeleri kullanıldı.Doğu At Ensefaliti, enfekte sivrisineklerden insanlara bulaşan, nadir ancak beyin iltihabına yol açabilen arbovirüs kaynaklı zoonotik bir hastalıktır.Yalnızca sivrisineklerin ısırması sonucundan insanlara bulaşaran Doğu At Ensefaliti menenjit veya ensefalit gibi ateşli bir hastalıkla birlikte nörolojik semptomlara da yol açabilmesiyle bilinir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GExmqP4lKkCy0oglSIK2nA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sivrisinek, ısırığı, ile, bulaşıp, öldürüyor, Aşısı, yok, tedavisi, de...</media:keywords>
</item>

<item>
<title>9 yaşındaki çocuk güneş panelinde yandı: 1,5 ay yoğun bakımda kaldı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/9-yasindaki-cocuk-gunes-panelinde-yandi-15-ay-yogun-bakimda-kaldi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/9-yasindaki-cocuk-gunes-panelinde-yandi-15-ay-yogun-bakimda-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ Bursa&#039;da güneş panelinin kırılmasıyla üzerine dökülen sıcak su sonucu vücudunda derin yanıklar oluşan 9 yaşındaki kız çocuğu, üç aylık tedavi sonucu sağlığına kavuştu.Mustafakemalpaşa ilçesinde gerçekleşen olayda 9 yaşındaki kız çocuğu, kardeşi ile birlikte evin çatısı bulunan güneş panelinde oyun oynadığı sırada panel camlarının kırılması sonucu üzerine dökülen sıcak suyla yandı.Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi&#039;nde yapılan ilk müdahalenin ardından Bursa Şehir Hastanesi Yanık Merkezi&#039;ne sevk edilen ve durumu ciddi olan kız, hemen yoğun bakıma alındı.45 gün kadar yoğun bakımda kalan minik hasta, günden güne iyiye gitmesi ile üç aylık tedavinin ardından sağlıklı bir şekilde taburcu oldu.Hastanın tedavisini yürüten Bursa Şehir Hastanesi Yanık Merkezi Çocuk Yanık Sorumlusu Doç. Dr. Sabriye Dayı, çocuk yanıklarında birçok etkenin olabileceğine dikkat çekti.Son dönemlerde artan sıklıkta güneş paneli yanığını da gördüklerini dile getiren Op. Dr. Dayı, &quot;Güneş panellerinin bir oyun alanı gibi kullanılması çocuğun yanmasını oldukça kolaylaştırıyor. Bu durum bu tarz vakaları da arttırmaktadır. Bu yanıklar oldukça ciddi yanıklardır. Gelen hastalarımız hep yoğun bakıma alınmakta ve yoğun bakım süreci de baya bir sancılı geçmektedir. Gelen hastalarımız, sağlıkla taburcu olabildi ama tabii ki izler, kalıcı büzüşmeler gibi sonuçları da olan bir durumla karşılaşmaktayız.&quot; dedi.&quot;AİLELER DİKKATLİ OLMALI&quot; Bu tarz çocuk yanık vakalarında artışların olmaması ve üzücü durumların yaşanmaması adına ailelere büyük bir sorumluluk düştüğünün altını çizen Op. Dr. Dayı, &quot;Ailelerin, çocuklarının oyun alanlarını dikkatlice tanımlamaları gerekmektedir. Ailelerimizden, çocukların güneş panelinde kaymalarını, o çevrede oyun oynamalarını veya güneş panelinde olan suya kolaylıkla ulaşabilmelerini önlemelerini istiyorum ve bekliyorum. Hem aileler hem çocuklar hem de bizler üzülmeyelim.Burada son muayenesini yaptığımız hastamız şükürler olsun taburcu olabildi. Gerekli bazı giysilerini giyiyor ve gerekli kremlerini kullanıyor.Gerekli fizik tedaviler önerildi ancak tabii ki yine bir yaranın iyileşmesi açısından bir süreç devam ediyor. Yani yanık olduğu gibi veya hastaneden çıktığı gibi bitmiyor, hayatına getirdiği bazı ek yükler oluyor.&quot; şeklinde konuştu.&quot;BÜYÜK ACI HİSSETTİK&quot; Yaşadıkları üzücü durumu anlatan baba ise, &quot;Köyde çatıda bulunan güneş panelinin üzerinden kaymak istemişler. Kardeşi kayabilmiş ama ablası kayamamış ve cam kırılmış. İster istemez sıcak su üzerine boşandı. Hemen Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi&#039;ne gittik. Oradan da Bursa Şehir Hastanesi Yanık Merkezi’ne sevk ettiler. Yanık merkezine geldikten hemen sonra kızım solunum cihazına bağlandı.Durumu ciddiyetini koruyordu. Aşağı yukarı 40-45 gün kadar falan kaldı. Ondan sonra bir 40-45 gün kadar da normal serviste kaldı. Şu anda taburcu olduk.&quot; ifadelerini kullandı.Bir baba olarak yaşadıkları durumdan büyük bir acı hissettiklerini belirten Yiğit, başkalarının bu acıyı çekmemesi için çocuklarını uyarmaları ve oyun alanlarının dışına çıkmaması için ikaz etmeleri gerektiğini sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8ATfdrGaUEWde4ub7Xf1Ow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, çocuk, güneş, panelinde, yandı:, 1, 5, yoğun, bakımda, kaldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Afrika Birliği: &amp;apos;&amp;apos;Maymun çiçeği salgını sadece Afrika&amp;apos;nın değil tüm dünyanın sorunu&amp;apos;&amp;apos;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/afrika-birligi-maymun-cicegi-salgini-sadece-afrikanin-degil-tum-dunyanin-sorunu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/afrika-birligi-maymun-cicegi-salgini-sadece-afrikanin-degil-tum-dunyanin-sorunu</guid>
<description><![CDATA[ Afrika Birliği Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Genel Müdürü Jean Kaseya, maymun çiçeği salgınının sadece Afrika&#039;nın değil tüm dünyanın sorunu olduğuna dikkat çekti. Kaseya, 26 Ağustos itibarıyla 13 Afrika Birliği üyesi ülkede toplam 22 bin 863 vaka görüldüğünü, 622 ölüm yaşandığını bildirdi.Afrika Birliği, düzenlediği basın toplantısında maymun çiçeği (M çiçeği, mpox) salgınıyla ilgili son gelişmeleri aktardı.Afrika Birliği Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC) Genel Müdürü Jean Kaseya, salgının yalnız Afrika&#039;nın değil tüm dünyanın sorunu olduğunu belirtti. Kaseya, &quot;M çiçeği öncelikle Afrika&#039;da ama aynı zamanda küresel olarak da önemli bir sağlık sorunudur&quot; dedi.  M çiçeği salgınını sadece Afrika&#039;nın sağlık sorunu olarak görmenin uygun olmayacağını belirten Kaseya, 26 Ağustos itibarıyla 13 Afrika Birliği (AfB) üyesi ülkede toplam 22 bin 863 vaka ve 622 ölüm tespit edildiği bilgisini paylaştı. AfB&#039;nin salgınla mücadele için çalışmaları sürdürdüğünü ifade eden Kaseya, Orta Afrika&#039;nın salgından en çok etkilenen bölge olmaya devam ettiğini sözlerine ekledi. BM ULUSLARARASI DAYANIŞMA ÇAĞRISI YAPTIBirleşmiş Milletler (BM) Halk Sağlığı Şefi Allen Maina da dün yaptığı açıklamada, Afrika&#039;daki mülteciler ve yerinden edilmiş kişiler için M çiçeği virüsünün etkisinden endişe duyduklarını ifade etmişti. Bununla mücadele noktasında uluslararası dayanışma çağrısında bulundu. Maina, &#039;&#039;Acil destek verilmezse, mülteciler ve yerinden edilmiş topluluklar için yıkıcı olabileceği konusunda uyarıyoruz&#039;&#039; dedi.Ayrıca İspanya, salgınla mücadele ı̇çı̇n Afrika&#039;ya 500 bin doz mpox aşısı bağışlayacağını duyurdu.  ÖZEL TEDAVİSİ YOKM çiçeği virüsü, fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.    İlk belirtiler, virüsü kaptıktan sonraki 5 ile 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.    Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi antiviral ilaçlarla yapılıyor. Vakaların büyük kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.    DSÖ, &quot;maymun çiçeği hastalığı (Monkeypox)&quot; ismini, 2022&#039;de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla &quot;mpox&quot; olarak değiştirmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nf7fOtP1uUKVzg6_yutLtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Afrika, Birliği:, Maymun, çiçeği, salgını, sadece, Afrikanın, değil, tüm, dünyanın, sorunu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Terör gazisi, yeni nesil diz proteziyle hayata tutundu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/teroer-gazisi-yeni-nesil-diz-proteziyle-hayata-tutundu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/teroer-gazisi-yeni-nesil-diz-proteziyle-hayata-tutundu</guid>
<description><![CDATA[ Şırnak&#039;ta mayına basarak iki bacağını kaybeden Hasan Kocamaz yeni nesil mikroişlemcili diz protezi ile artık desteksiz yürüyebiliyor. Yaralandıktan sonra 15 ameliyat geçiren Kocamaz&#039;ın şimdiki hayali Kadiköy&#039;de bir Fenerbahçe maçı seyretmek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fs3ad-rhIUiBSzeB0Z1V6A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Terör, gazisi, yeni, nesil, diz, proteziyle, hayata, tutundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elektronik sigaradaki büyük tehlike: Ölüme kadar götürüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/elektronik-sigaradaki-buyuk-tehlike-olume-kadar-goeturuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/elektronik-sigaradaki-buyuk-tehlike-olume-kadar-goeturuyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, elektronik sigaraların astım, kan damarların da daralma, kan basıncında artış, yanıklar, kanserin yanı sıra akciğer ve beyinde hasara yol açtığından, kesinlikle kullanılmaması gerektiği uyarısında bulundu.Türk Toraks Derneği Tütün Kontrol Çalışma Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Remziye Can, elektronik sigara (vaping) adı verilen elektronik nikotin sağlayıcı sistemlerin bir çeşit tütün ürünü olduğunu söyledi.  Yanma olmaksızın, pilden aldığı enerji ile ısınan atomizerin kartuş içindeki likiti buharlaştırması esasına bağlı çalışan bu tütün ürünü çeşidinin, pil, atomizer ve doldurulabilir kartuş olmak üzere üç parçadan oluştuğunu anlatan Can, bu ürünlerin endüstri tarafından “Zararı azaltılmış ürünler” denilerek piyasaya sürüldüğünü aktardı.Can, bu ürünlerin yerini 2003’den bu yana bağımlılığın devamlılığını hedef alan mevcut elektronik sigaralara bıraktığını belirterek, şu bilgileri verdi:  “Zamanla ürün çeşitliliği artan elektronik sigaralar, başlangıçta geleneksel sigara, puro veya pipo gibi tütün ürünlerine benzetilerek üretilirken, yeni nesil e-sigaralar ise kalem, USB bellek veya diğer günlük eşyaya benzer biçimde üretilmiştir. Elektronik​​​​​​​ sigaralar endüstri tarafından &#039;zararı azaltılmış ürün&#039; adı altında piyasaya sürülmüş ve kimyasal içermediklerini iddia etseler de içerisinde propilen glikol, gliserol, etilen alkol, polietilen glikol (PEG400), diasetil dietilen glikol, amino-tadalafil, rimonabant, cannabibinoid, nitrozaminler, formaldehit, asetaldehit keton, civa, tetrametilpirazi, kurşun, nikel, krom olmak üzere insan sağlığına zararlı 7000&#039;den fazla madde ve özellikle aroma verici katkı maddeleri de ihtiva etmektedir.  Elektronik sigaraların içeriğinde normal sigaradaki gibi aeropartiküller, for­maldehit, nitrozamin, metaller, karboniller, uçucu organik bileşikler ile polisiklik hidrokarbondan oluş­tuğu belirlenmiştir. Bu kimyasallar ise hücreye karşı toksik etkisi olan kansere neden olan maddelerdir. Elektronik sigaraların çalışmasını sağlayan bataryaların ısı üretmesi nedeniyle bu sıvı kimyasallar aerosol duru­muna geçmekte ve akciğer alveollerine geçişi hızlanmaktadır.”  DNA HASARINI ARTIRIYOR  Elektronik sigaralardan çıkan buharın da pasif içiciliğe neden olduğunu, hücre canlılığının azalmasına ve DNA hasarının artmasına neden olduğunun tespit edildiğinin altını çizen Can, “Elektronik sigaraların beyin gelişimi üzerine de nörotoksik etkisi olduğu bilinmektedir. Annenin elektronik sigara içmesinin çocukta davranışsal ve kognitif değişikliklere yol açabileceği gösterilmiştir.” diye konuştu.  Can, elektronik sigaranın, başta solunum ve kardiyovasküler sistemler olmak üzere karaciğer, böbrekler ve sinir sistemine zararları olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:  “Elektronik sigara kullanımının kalp atım hızı ve kan basıncında artışlara neden olduğu bildirilmiştir. Elektronik sigara bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek, zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonları riskini de arttırmaktadır. Ayrıca EVALI (e-cigarette and Vaping use Associated Lung Injury) olarak adlandırılan akut akciğer hasarı ile solunum yetmezliği ve ölüme yol açabilmektedir.”ABD&#039;de yapılan bir araştırmada elektronik sigara kullananların anksiyete ve depresyona yaka­lanma oranlarının daha yüksek olduğunun gösterildiğini aktaran Can, “Elektronik sigaraların sağlık üzerine olan olumsuz etkilerinden biri de doz aşımıdır. Elektronik sigara içen 24 yaşında bir kadının doz aşımı nedeniyle yaşamının sonlandığı bildirilmiştir. Elektronik sigaraların tercih edilme nedenlerinin başında aromaları gelmektedir. Ancak yapılan çalışmalar bu aromaların hücre genetiğini bozduğunu göstermiştir. Elektronik sigaraların olumsuz etkilerinden biri de beyin gelişimi üzerinedir ve hafıza, dikkat ve öğrenme kapasitesini azaltabilir.” dedi.  Can, nikotin ve elektronik sigaradaki yabancı ajanların, astım ve KOAH başta olmak üzere pek çok solunum sistemi rahatsızlığına neden olabildiğini söyledi.  Ayrıca elektronik sigara cihazlarının yanıklara, patlayıcı ve kimyasal yaralanmalara neden olduğunu ifade eden Can, elektronik sigara kullanımına bağlı gelişen yanıkların sıklıkla uyluk, kasık, yüz veya elde geliştiğinin rapor edildiğini bildirdi.  Can, “Yutma yoluyla veya cilt teması yoluyla elektronik sigara sıvısına maruz kalmanın da genellikle mide bulantısı, kusma, uyuşukluk ve taşikardiye neden olabildiği, hatta nöbetlere, anoksik beyin hasarına, laktik asidoza ve ölüme yol açabildiği bildirilmiştir.” dedi.  “YAĞLI KİMYASALLAR AKCİĞER DOKUSUNDA İLTİHABİ SÜRECİ UYARIYOR”  Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, bazı basın yayın organlarında yer alan, elektronik sigara kullanımına bağlı göğüs boşluğuna havanın girerek akciğere baskı oluşturmasıyla akciğerin kısmen çökmesi olarak tanımlanan &quot;pnömotoraks&quot; nedeniyle açıklamalarda bulundu.  ABD&#039;de salgın haline gelmiş yeni nesil tütün, nikotin, kenevir kullanımına bağlı görülen yeni hastalıkların görüldüğü bilgisini veren Dağlı, &quot;Bu hastalıklar, ülkemizde de görülmeye başladı ve ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EAulcuXM60eT4mRKd-tbqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 00:08:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elektronik, sigaradaki, büyük, tehlike:, Ölüme, kadar, götürüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Domatesi kahvaltıda yiyenleri bekleyen tehlike! Bu zararını duyan bir daha ağzına sürmüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/domatesi-kahvaltida-yiyenleri-bekleyen-tehlike-bu-zararini-duyan-bir-daha-agzina-surmuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/domatesi-kahvaltida-yiyenleri-bekleyen-tehlike-bu-zararini-duyan-bir-daha-agzina-surmuyor</guid>
<description><![CDATA[ Lezzetli kahvaltıların vazgeçilmezleri arasında yer alan domatesin bu zararını duyan şaşırıyor. Domates içerisinde bol miktarda vitamin barındırdığı için sağlıklı besinler arasında yer alır. Ancak domatesi aç karnına ya da sabah kahvaltılarında yemek bazı sağlık sorunlarını tetikleyebiliyor.Her öğün tükettiğiniz özellikle de kahvaltı sofraların vazgeçilmesi olan domatesin vücuda pek çok faydası bulunuyor. Güçlü bir likopen ve potasyum zengini olan domates sağlıklı besinler listesinde ilk sıralarda.Ancak domatesi çiğ olarak aç karnına yani sabah kahvaltılarında tüketmenin hiç bilinmeyen bir zararı ortaya çıktı.Her besinde olduğu gibi domatesin çiğ olarak bilinçsizce tüketimi bazı sağlık sorunlarını tetikleyebiliyor.Yemeklerin vazgeçilmezi olan domatesin faydaları kadar zararları da var. Domatesi aç karnına tüketmek mide asit seviyesini arttırır. Bu da gastrite neden olur. Bu yüzden aç karnına domates tüketmek oldukça zararlıdır.Beslenme Uzmanı Dr. Rohini Patil, “Hassas mideleri olan veya asit geri akışına eğilimli kişiler için, domateslerin doğal asitliği rahatsızlığa veya tahrişe neden olabilir. Domateslerdeki yüksek asit, mide ekşimesini tetikleyebilir veya mevcut semptomları kötüleştirebilir.Domates tükettikten sonra mide ekşimesi, hazımsızlık veya mide-bağırsak rahatsızlıkları gibi belirtiler yaşarsanız, domates tüketimini sınırlandırmak veya tamamen ortadan kaldırmak akıllıca olabilir. Daha az asidik domates çeşitlerini veya kabuğunu ve çekirdeklerini çıkarmak gibi pişirme yöntemlerini tercih etmek asitliği azaltmaya yardımcı olabilir.”Domates asitli bir besin olduğu için mide sorunlarını tetikleyebilir. Hatta Prof. Dr. Canan Karatay, domatesin içerdiği doğal şekerin, şeker hastalarının kan şekerini olumsuz etkileyebileceğini de vurguluyor. Asitli bir besin olan domates, aşırı tüketilmesi durumunda mide asitlerinin dengesini bozar.
Eğer domates yedikten sonra midenizde yanma hissediyorsanız, domatesle aranıza mesafe koymanızda fayda var.Böbrek taşına yol açan oksalat minerali, domateste yüksek miktarda bulunur. Bu da aşırı domates yemenin, böbrek taşı oluşumuna neden olduğunu gösterir.ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Departmanı&#039;na göre, ilerlemiş kronik böbrek hastalığı olan kişiler potasyum alımını sınırlamalıdır ve domatesler, potasyum açısından zengindir.Bazı insanlar böbrek taşı endişesi nedeniyle domatesten kaçınırken, sadece böbrek taşı olan kişilerde domatesten kaçınılması gerektiğini açıklığa kavuşturmak önemlidir. Domatesler, duyarlı kişilerde oksalat taşlarının oluşumuna katkıda bulunabilen oksalat adı verilen bir madde içerir. Oksalat böbrek taşınız varsa veya bunları geliştirme riski altındaysanız, domates alımınızı azaltmanız veya kişisel tavsiye için bir sağlık uzmanına danışmanız tavsiye edilebilir. Bununla birlikte, başka böbrek taşı türlerine sahipseniz veya böbrek taşınız yoksa, genellikle domatesten kaçınmanıza gerek yoktur.İrritabl bağırsak sendromundan muzdarip olanlar, fazla domates yediklerinde yanma ve şişlik problemi yaşarlar.Manipal Üniversitesi&#039;nden diyetisyen Aditi Shenai, aşırı domates tüketiminden kaynaklanan likopen yüklenmesinin ishal, mide bulantısı, mide krampları, gaz ve hatta kusmaya neden olabildiğini söyledi.&quot;Bazı kişilerin domateslere veya ilgili bitkilere alerjisi olabileceğini not etmek önemlidir. Nadir durumlarda, domates alerjisi semptomları hafif ila şiddetli arasında değişebilir ve kaşıntı, kurdeşen, şişme ve hatta anafilaksi içerebilir. Bilinen bir domates alerjiniz varsa, alerjik reaksiyonları önlemek için domates ve ilgili ürünlerden kaçınmanız önerilir. Domatesler çeşitli gıda ürünleri ve soslarda kullanıldığından içerik etiketlerini dikkatlice okuduğunuzdan emin olun” diyor Dr. Patil.Domateslerin, özellikle kanın pıhtılaşmasını yönetmek için kullanılanlar veya varfarin gibi kan incelticiler olmak üzere belirli ilaçlarla etkileşime girebilecek bileşikler içerdiğinin farkında olmak çok önemlidir. Domates, bu ilaçların etkinliğini etkileyebilen K vitamini içerir. Kan sulandırıcı ilaçlar alıyorsanız, herhangi bir potansiyel etkileşim veya olumsuz etki olmadığından emin olmak için domates tüketiminizi sağlık uzmanınızla görüşmeniz önemlidir. Uygun domates tüketimine rehberlik edebilir ve ilaç rejiminizi buna göre izleyebilirler.Bunun üzerine sağlığınıza dikkat edin ve domatesi sağlık durumunuza ve komplikasyonlarınıza göre daha da önemlisi bir uzman tarafından önerildiğinde tüketmeyi tercih edin.ÖNEMLİ! Bazı besinlerin tüketimi vücudunuzda alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Domates de bunlardan biri. Bu sebeple mutlaka bir beslenme uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fpDXXOFx3UivuEQq8a-nJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Domatesi, kahvaltıda, yiyenleri, bekleyen, tehlike, zararını, duyan, bir, daha, ağzına, sürmüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Vücudun bilgisayar gibi &amp;quot;yeniden başlat&amp;quot; tuşu var! Dizin 3 parmak altında: &amp;quot;Uzun ömür noktası</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/vucudun-bilgisayar-gibi-yeniden-baslat-tusu-var-dizin-3-parmak-altinda-uzun-oemur-noktasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/vucudun-bilgisayar-gibi-yeniden-baslat-tusu-var-dizin-3-parmak-altinda-uzun-oemur-noktasi</guid>
<description><![CDATA[ Halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, sebepsiz vücut ağrıları... Genellikle bu gibi durumlardan en az biriyle karşı karşıya kalıyor olabilirsiniz. Sağlıklı bir vücuda sahip olmak ve daha dinamik hissetmek için Çin tıbbında yaygın olarak kullanılan bir yöntem var. Zu San Li masajı olarak bilinen bu yöntem vücudu adeta yeniliyor. Zu San Li, Çin’de ‘uzun ömür noktası’, Japonya’da ise “yüz hastalığın noktası” olarak adlandırılıyor. Her gün vücudunuzdaki bu noktaya dokunduğunuzda ve düzenli olarak masaj yaptığınızda şikayetçi olduğunuz tüm hastalıklardan kurtulabilirsiniz.&quot;Zu San Li&quot;, Çin tıbbında ve akupunkturda önemli bir nokta olarak bilinir. &quot;Zu San Li,&quot; özellikle sindirim sistemi ve genel sağlığı desteklemek için kullanılan bir akupunktur noktasıdır. Bu nokta, dizin hemen altında, tibia kemiğinin önünde ve diz kapağının biraz altında yer alır.Akupunktur ve geleneksel Çin tıbbında, &quot;Zu San Li&quot; noktasına yapılan uyarıların sindirim sistemi, bağışıklık sistemi ve genel enerji seviyeleri üzerinde olumlu etkiler yarattığına inanılır. Ayrıca, genel sağlık ve yaşam süresini uzatmaya yardımcı olduğuna da inanılır. Bunun yanı sıra, bu nokta genellikle sindirim sorunları, yorgunluk ve bağışıklık problemleri gibi çeşitli sağlık sorunlarını yönetmek için kullanılır.Uzun yaşamın sırrını araştıranlar son zamanlarda Çin İmparatoru Song&#039;un uzun yaşamın sırrını öğrenmek için huzuruna getirdiği yaşlı adam Li&#039;nin anlattıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Babasından miras olarak çok değerli bir bilgi alan Zu San Li hakkında bir Japon efsanesi vardır: “uzun ömür noktası” veya “yüz hastalığın noktası”.Uzak Doğu ülkelerinde yaşayan insanlar uzun yaşamlarıyla dikkat çekiyor. Uzak Doğu&#039;nun ilginç tedavi yöntemlerinden biri de geçtiğimiz günler de tekrar gündem oldu.
Çin’de ‘uzun ömür noktası’ olarak adlandırılan Zu San Li noktası, diz kapağının biraz altında yer alıyor. Efsaneye göre Zu San Li, babasının tavsiyesine uyarak her gün bu noktaya masaj yapmış ve onlarca imparatorun doğumundan ölümüne şahit olacak kadar uzun yaşamış.Zu San Li tedavisinin hikayesi de şöyle başlamış. Çin efsanesi olarak bilinen &quot;Vücuttaki yeniden başlat&quot; tuşu, bir kez daha gündem oldu. Rivayete göre üç bin yıl önce Çin İmparatoru Song, adamlarını ülkenin en yaşlı kişisini bulmak için görevlendirir. Görevliler, 90 yaşındaki Li&#039;yi bulup, getirirler.İmparator, uzun yaşamasının sırrını sorunca, &quot;Zusanli noktasını ısıtıyorum&quot;der. Elli yıl sonra İmparator Song yerine Tang geçer. O da ülkenin en yaşlı kişisinin bulunmasını ister. En yaşlı kişiyi arayanlar, bir kez daha Li&#039;yi bulur. 140 yaşındaki Li şöyle der:&quot;Ayda bir defa, dolunay çıktığında zusanli noktasını ısıtıyorum.&quot; Siz de bu yaşlı köylü gibi yapın. Zusanli ya da &#039;yaşam enerjisi noktası&#039;, &#039;dizin üç parmak altında&#039; dizin pürüzlü derisinin sona erdiği yerdedir. Mümkünse her sabah bu noktaya masaj yapın.&quot;Spesifik noktalara parmak baskısıyla uygulanan akupresur yöntemi belirli organlarla bağlantılı meridyenlerin ve kanalların öğretilerine dayanır. Çin tıbbında vücut bir enerji sistemi olarak görülür ve masaj organların fonksiyonel aktivitelerini ve enerji akışlarını etkileyebilir.Zu San Li noktasını aktive etmek yenilenme ve iyileşme etkisi yaratabilir, yaşlanmayı önleyebilir. Çin&#039;de bu nokta “uzun ömür noktası” olarak bilinirken, Japonya&#039;da “yüz hastalığın noktası” olarak adlandırılır.Vücudumuzda Zu San Li noktası diz kapağının biraz altındadır. Bu noktayı doğru tespit edebilmek için elinizi parmaklarınız aşağıya gelecek şekilde aynı dizinizin üstüne yerleştirin. Avuç içiniz dizinizi kaplasın.Örneğin sağ eliniz sağ dizinizin üstünde olsun. Zu San Li küçük tırnağınız ile yüzük parmağınızın tırnağı arasındaki noktadır. Eğer bu şekilde doğru noktayı bulamıyorsanız yere oturup dizlerinizi kendinize çekin. Ayaklarınız hala yerde olsun. Dizinizin altında daha yüksek bir alan fark edeceksiniz, parmağınızı onun üzerine koyup hafifçe bastırın. İşte bu nokta Zu San Li noktasıdır.Zu San Li noktası bedenimizin alt yarısındaki organların çalışmasını kontrol eder. Adrenal bezleri, böbrekler, cinsel organlar, sindirim kanalının uygun bir şekilde çalışmasından sorumlu bölümlerin içinden geçen omuriliğin fonksiyonlarını yönetir.
Zu San Li noktasına masaj yaparak insan sağlığının koruyucusu rolünü üstlenen en güçlü salgı bezleri olan adrenal bezlerinizin (böbrek üstü bezleri) aktivitesini artırmış olacaksınız.Bu bezler kandaki hidrokortizon, adrenalin ve diğer önemli hormonları salgılarlar. “Uzun ömür noktası”na her gün düzenli masaj yaparsanız bedeninizdeki adrenal bezlerinin fonksiyonlarını şu şekilde normalize etmiş olursunuz:1. Kan basıncını dengeler2. İnsülin, glikoz seviyelerinin dengelenmesi3. Vücuttaki inflamasyonun azaltılması4. Bağışıklık sisteminin düzenlenmesiKan basıncının sağlıklı seviyelerde seyretmesini sağlıyor.
Kan basıncını düzenlediği için tansiyon sorunu yaşayanlara da yardımcı oluyor.
Kandaki glikoz seviyesi üzerinde olumlu etkileri olduğu söyleniyor.
Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu çeşitli hastalıklard ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ATwsQ2qrw0m9elbS1l67mw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vücudun, bilgisayar, gibi, yeniden, başlat, tuşu, var, Dizin, parmak, altında:, Uzun, ömür, noktası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Afrika’da ortaya çıktı, DSÖ acil durum ilan etti | Mehmet Ceyhan’dan el temasıyla da bulaşan virüse karşı uyarı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/afrikada-ortaya-cikti-dso-acil-durum-ilan-etti-mehmet-ceyhandan-el-temasiyla-da-bulasan-viruse-karsi-uyari</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/afrikada-ortaya-cikti-dso-acil-durum-ilan-etti-mehmet-ceyhandan-el-temasiyla-da-bulasan-viruse-karsi-uyari</guid>
<description><![CDATA[ Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan maymun çiçeği virüsü, ülke sınırlarını aşarak hızla yayıldı. Dünya Sağlık Örgütü, virüse karşı acil durum ilan etti. El teması ve ortak havlu, yatak çarşafı eşyalardan da yayılabilen virüs nedeniyle dünya genelinde 156 can kaybı var. Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hızla artış gösteren virüs nedeniyle uyarılarda bulundu. Özellikle İstanbul’un önemli bir transfer noktası olduğuna dikkat çeken Mehmet Ceyhan, “Türkiye’de, şu anda yürütülen bir aktif sürveyans çalışması yok. Hastalığı tespit edebilmek için aktif sürveyans çalışması yapmalıyız.” dedi.Dünya Sağlık Örgütü, geçen hafta yaptığı açıklamada maymun çiçeği adı verilen mpox vaka sayısında son 2 ayda büyük bir artışı yaşandığını belirterek, dünya genelinde 90 binin üzerinde vaka görüldüğünü ve 156 kişinin virüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildirdi.
DSÖ, yeni varyantın Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin sınırlarını aşmasının ardından Afrika’da uluslararası acil durum ilan etti.Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, ateş, baş ağrısı, yorgunluk, yaygın vücut ağrıları, lenf bezlerinde şişlik ve cilt lezyonları belirtileri ile ortaya çıkan hastalık için DSÖ’nün 2022’de de alarm verdiğini söyleyerek, “Afrika’dan başlayıp, sonra Avrupa’ya doğru yayılan hatta İstanbul’da da 1 vakanın olduğu bir yayılım söz konusuydu. O durum bir süre devam etti. Sonra kontrol altına alındı.” dedi.2022’deki salgındaki virüs tipinin tip 2 denilen daha hafif seyirli, ölüme çok yol açmayan; ancak deride yaygın içi dolu keseceklerin bulunduğu tipik çiçek görünümü oluşturan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Ceyhan, şöyle devam etti:
“2022’deki salgında hastaların yüzde 97’si homoseksüel erkeklerdi. Hatta o zamanlar Türkiye’de bunun zaten risk oluşturmayacağı söylendi. 2023’ün sonbaharına kadar çok önemli bir problem de olmadı.
Ancak 2023’ün Ekim ayında bu hastalığın ana vatanı Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde tip 1 dediğimiz daha tehlikeli olan, öldürücü olan, yüzde 4 civarında ölümle sonuçlanan ve daha hızlı yayılabilen tipiyle hastalığın yeniden başladığı rapor edildi.
Birkaç ay içerisinde Avrupa’ya, Amerika’ya ve birçok ülkeye yayıldı.
DSÖ, bunun üzerine geçtiğimiz ay, temmuz ayında vakaların artış hızının giderek arttığını belirterek, alarm seviyesini bir basamak yükseltti.&quot;“Amerika’da da vakalar artınca Amerika’da özellikle seyahat aşılamasında riski bir kademe yükseltti. Bütün dünyada şu anda bir korku var. Çünkü bu seferki hastalar öyle homoseksüel erkekler falan değil, herkeste görülebiliyor.
Yakın temas dediğimiz örneğin el teması, bir hastanın kullandığı ve değiştirilmeyen yatak çarşafları gibi yollarla da bulaşmanın kolaylıkla mümkün olduğu bir hastalık şeklinde şu anda.
Ortak havlu, yatak çarşafı gibi eşyalar kullanarak yayılabilen bir virüs. Belirgin bir tedavisi de yok açıkçası.”Türkiye’nin önemli bir destinasyon noktası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ceyhan, “Türkiye özellikle İstanbul, Afrikalılar için gerek kalıcı olarak gerekse de transfer şeklinde çok kullanılan bir destinasyon. İstanbul’a geliyorlar, oradan Avrupa’ya, Amerika Birleşik Devletleri’ne gidiyorlar ve çok sayıda da Afrika vatandaşı, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’de kalıyor. Nitekim hastalık da sadece Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile sınırlı kalmadı. Kongo’ya komşu ülkelerin hepsine yayıldı. Gine’de, Nijerya’da vakalar rapor edilmeye başlandı.” dedi.Virüsün şu anda yayılma aşamasında olduğunu anlatan Ceyhan, Dünya Sağlık Örgütü’nün alarm halinde olduğunu belirterek, “Özellikle Afrika’dan gelenler ve Afrika’ya gidecek olanlar için tedbirler yayımlıyor. Dünya için eğer bir vaka artışı söz konusuysa bir hastalıkta, bu salgındır. Eğer birden fazla kıtayı tutuyorsa, bir pandemidir. Bu solunum yoluyla bulaşan bir hastalık olmadığı için o kadar hızlı yayılım olmaz. Solunum yoluyla bulaşan pandemiler gibi, grip pandemisi, koronavirüs pandemisi gibi bir anda 100 binlerce, milyonlarca vakaya ulaşmaz. Ama yavaş yavaş artarak dünya için tehlike oluşturabilir.” dedi.
Prof. Dr. Ceyhan, her ülke gibi tedbirli olmak gerektiğinin altını çizerek, “Aslında aktif sürveyans yapmamız lazım. Bütün hastalıklar için aslında kilit nokta o. Şu anda Covid’e bile aktif sürveyans yapmıyoruz. Devletin şu anda yürüttüğü bir aktif sürveyans çalışması yok. DSÖ, alarm düzeyini 1 derece yükseltti. Bu bir acil durum demektir.” şeklinde konuştu.Maymun çiçeği hastalığının dünya için acil risk oluşturduğunu vurgulayan Ceyhan, “Her Afrika’dan gelene, her Afrika’ya gidene en azından muayeneye ile bir tarama yapılmalı. Şimdilik bizim bir aşı uygulamamız yok; ama en azından riskli bölgelere gidecek olanlar ki, Türkiye’de o bölgelerde, Afrika’da iş yapan ve sürekli gidip gelen insanlar ve Türk Silahlı Kuvvetleri var. Onlara uygulanmak üzere belli bir miktarda devletin aşı temin etmesi lazım.” diye konuştu.Maymun çiçeği varyantına karşı alınacak önlemleri de anlatan Prof. Dr. Ceyhan, “İnsanların özellikle el hijyenine dikkat etmesi lazım ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VNhEp66Xi0CD15jGjo8zwA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Afrika’da, ortaya, çıktı, DSÖ, acil, durum, ilan, etti, Mehmet, Ceyhan’dan, temasıyla, bulaşan, virüse, karşı, uyarı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tütün kadar zehirliymiş! Organ sağlığını bitiren besin, vücudu susuz bırakıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/tutun-kadar-zehirliymis-organ-sagligini-bitiren-besin-vucudu-susuz-birakiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/tutun-kadar-zehirliymis-organ-sagligini-bitiren-besin-vucudu-susuz-birakiyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı bir vücuda haip olabilmek için dengeli beslenmek gerekiyor. Özellikle yaz mevsiminde vücudun su ihtiyacını karşılamak ve dengelemek için beslenme düzeninde değişiklik yapılması gerekiyor. Severek tüketilen ve sofralardan eksik olmayan bazı besinler varki bunlar vücudun su kaybı yaşamasına sebep olabiliyor. İşte uzmanların &quot;tütün kadar zehirli&quot; dediği besinlerin listesi.Vücudunuz her zaman suya ihtiyaç duyar. Sağlıklı bir vücut için her gün su içmeniz şart. Özellikle de sıcak yaz günlerinde vücudun sıvı ihtiyacı daha da artıyor.Hatta tükettiğiniz bazı yiyecekler vücudun su oranını azaltıyor. Uzmanlar bu sebeple vücudun su ihtiyacını artıran bu besinlerden uzak durulması gerektiğinin altını çiziyor.Beslenme biçiminiz vücut sağlığınızı doğrudan etkiliyor. Sağlıklı bir vücut için mutlaka sağlıklı besinler tüketmeniz gerekiyor. Özellikle de yaz aylarında beslenme düzeninde değişikliğe gitmeniz öneriliyor.Yazın sıcak günlerinde vücudunuz daha çok suya ihtiyaç duyuyor. Bazı besinleri tüketmek de vücudun su oranını azaltıyor. Bu sebeple yaz aylarında su oranını azaltan bu besinlerden uzak durmak gerekiyor.Beslenme uzmanı Nick Hird, &quot;Yaz aylarında susuz kalmak, sağlığımıza sandığımızdan daha büyük zararlar verebilir. Lezzetli olduğu için tercih edilen bazı gıdalar, aşırı miktarda tüketildiğinde vücudu susuz bırakabilir&#039;&#039; dedi.Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından yayınlanan bir araştırma, bol sıvı alan yetişkinlerin kalp ve akciğer hastalığı gibi kronik hastalıklara yakalanma risklerinin daha az olduğunu ortaya koydu. Su içmeyi ihmal etmeyen bireylerin, uzun yaşama olasılıklarının da daha yüksek olduğu belirtildi.Uzmanlar; karpuz, çilek, domates, kavun ve şeftali gibi besinlerin yüzde 90 su içerdiğini ve yazın gönül rahatlığıyla tüketilebileceğini belirtti. Ayrıca bu besinlerin A vitamini, C vitamini, magnezyum ve antioksidanlar gibi hayati besinlerle dolu olduklarının da altı çizildi.Tüketilmemesi gereken besinler; işlenmiş etler, baharatlı yiyecekler ve şekerli içecekler olarak sıralandı.Nick Hird, şarküteri etlerinin susuzluğu tetikleyebileceğini söyledi. İşlenmiş etler, sodyum ve şeker bakımından yüksek olmalarının yanı sıra, sodyum nitrat gibi koruyucu maddelerle de doludur.Sodyum nitrat, eti taze tutmak ve bakteri üremesini durdurmak için kullanılan bir koruyucudur. Bu koruyucu, genellikle kendi başına zararsız olsa da, bazı araştırmalar kolorektal kanser, lösemi, lenfoma, yumurtalık kanseri ve pankreas kanseri gibi tehlikeli hastalıkalara yakalanma riskini arttırır.İşlenmiş etler yerine tavuk veya sığır eti gibi yağsız, düşük sodyumlu etleri tercih edebilirsiniz.Hird, baharatlı yemeklerin terlemeyi arttırdığını ve tükürük üreterek susamaya neden olduğunu açıkladı.Terleme, vücudun kendini serin tutma yöntemidir ancak aynı zamanda sıvı kaybına da yol açarak dehidrasyona neden olur.Nick Hird, &quot;Cips, tuzlu kuruyemiş ve çubuk kraker gibi yiyecekler çok lezzetli ama sodyum açısından oldukça yüksek gıdalar. Çok fazla tuz tüketmek, susuzluğun artmasına ve su tutulmasına yol açarak idrara çıkma yoluyla daha fazla su kaybetmenize neden olabilir&quot; dedi.Nutrients dergisinde 2022 yılında yapılan bir araştırma, yüksek tuz alımına sahip 18 ila 23 yaş arasındaki genç yetişkinlerin, susuz kalma olasılığının daha yüksek olduğunu buldu. Bu durumun, araştırmaya katılan gençlerin organlarını kuruttuğu belirtildi. Uzmanlar, cips yerine havuç veya kavrulmuş nohut yenmesini önerdi.Şeker, idrar söktürücüdür ve suyu uzaklaştıran bir maddedir. Sodyuma benzer şekilde, kan dolaşımında çok fazla şeker olduğunda kan, çevredeki hücrelerden su çekmek zorunda kalır. Diüretik etkisi, idrara çıkmanın artmasına neden olarak sizi susuz bırakır.Dehidrasyon, özellikle şeker hastaları için olumsuz sonuçlara yol açarak kan şekerini artırabilir. Cleveland Clinic&#039;e göre şekerli içecekler; baş ağrılarına, bulanık görüşe, yorgunluğa, kilo kaybına ve yavaş iyileşen yaralara zemin hazırlayabilir.Şekerli içecekler gibi alkollü içeceklerin idrar söktürücü etkileri vardır, bu da daha fazla tuvalet ihtiyacı anlamına gelir. Bu içecekler, böbrekler ve mesaneden geçen kandaki suyu azaltır ve hücreleri kurutur.Sıcak havalarda aşırı yağlı ve şekerli yiyecekler yerine su, vitamin ve mineral içeriği yüksek meyve, sebze ve tam tahıllara dayalı bir beslenme şekli daha uygundur.Balık, zeytinyağlı sebze, meyve ve salata en iyi seçimdir. Ayrıca sıcak ile birlikte terleme oranı arttığı için elektrolit dengesini sağlayacak yoğurt, ayran, cacık, maden suyu tüketimi de unutulmamalıdır.Omega-3 yağ asitlerini içeren balık haftada 2 kez tüketilmeli. Kan şekerinin hızla yükselip, hızla düşmesine sebep olan yağlı, şekerli, ağır tatlılar yerine dondurma veya sütlü tatlılar tüketilmeli.Illuminate Labs tıbbi danışman Andrea Paul, bu popüler atıştırmalık yiyeceklerin sağlığa zararını şu sözlerle açıklıyor: Düşük besin değeri, kullanılan ucuz yağ ve yüksek miktarda sodyum.Ruh Sağlığı Diyetisyeni olarak tanınan diyetisyen Angela L. Lago, “Hiç kızarmış yiyecekler yemeyin demiyorum ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jLOvWZjZqU6xOOLsKc3bfw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tütün, kadar, zehirliymiş, Organ, sağlığını, bitiren, besin, vücudu, susuz, bırakıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Erkeklerde kanser riski artışta: 2050 yılına kadar ölümler yüzde 93 artacak</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/erkeklerde-kanser-riski-artista-2050-yilina-kadar-oelumler-yuzde-93-artacak</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/erkeklerde-kanser-riski-artista-2050-yilina-kadar-oelumler-yuzde-93-artacak</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre, 2050 yılına kadar erkekler arasında kanser vakalarında yüzde 84, kanserden ölümlerdeyse yüzde 93 artış görülecek. Erkeklerdeki kanser vakaları ve ölümlerdeki artışın sebepleri arasında, obezite, toplumun giderek yaşlanması ve risk faktörlerine daha fazla maruz kalınacak olması var.Bilimsel çalışma Amerikan Kanser Derneği&#039;nin &quot;Kanser&quot; adlı bilimsel dergisinde yayımlandı.   Buna göre 2022&#039;den 2050&#039;ye gelindiğinde erkeklerdeki kanser vakaları yüzde 84, kansere bağlı ölümlerse yüzde 93 artacak.   Peki erkeklerdeki kanser vakaları ve ölümlerde görülecek bu dramatik artışın sebepleri neler?   Erkeklerin kadınlara oranla kansere yakalanma riskinin yüzde 43 daha yüksek olduğu biliniyor. Bu farkın sebebi olarak, erkeklerin kansere yol açabilen risk faktörlerine maruz kalma oranının kadınlardan daha yüksek olması gösteriliyor.   Erkekler daha fazla sigara ve alkol tüketirken, iş yerlerinde de daha fazla kanserojen maddeye maruz kalıyor.   Ayrıca erkeklerin kanserin önceden teşhis ve tanısına yönelik tedbirlere kadınlara oranla daha az dikkat ettiğine dikkat çekiliyor. EN SIK GÖRÜLEN YİNE AKCİĞER KANSERİ OLACAK  2050&#039;ye gelindiğinde en sık görülen kanser tipinin yine akciğer kanseri olacağı belirtiliyor.   Uzmanlar, sigara içmeyenlerin içenlere oranla kansere yakalanma riskinin oldukça düşük olduğuna dikkat çekiyor.   Kansere karşı savaşta başarıda en önemli adımlardan birinin erken teşhis olduğu belirtiliyor. Uzmanlar özellikle ileri yaşlardaki erkeklere gerekli kanser test ve taramalarını ihmal etmemeleri çağrısı yapıyor.  Bu yıl Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan bir başka araştırmaysa, 2050&#039;ye kadar dünya çapında kanser vakalarının yüzde 77 artacağını tahmin etmişti.  DSÖ, bu artışa nüfusun yaşlanması, hava kirliliği, tütün ürünleri ile alkol kullanımı ve obezite gibi faktörlerin neden olacağını öngörmüştü.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ml3zAnd9TkKWDtxvv_k9-Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erkeklerde, kanser, riski, artışta:, 2050, yılına, kadar, ölümler, yüzde, artacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en lezzetli gıdası! Damarları yağlandırıp tıkanmasına sebep oluyor, felç riskini artırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-lezzetli-gidasi-damarlari-yaglandirip-tikanmasina-sebep-oluyor-felc-riskini-artiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-lezzetli-gidasi-damarlari-yaglandirip-tikanmasina-sebep-oluyor-felc-riskini-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı bir vücuda sahip olmak ve hastalıklardan korunmak için dengeli bir beslenme programı oluşturmanız gerekiyor. Tadına doyum olmayan ve sofralardan eksik etmediğiniz bazı besinler zamanla vücudunuza ciddi hasarlar verebiliyor. Hatta damarların yağlanmasına, tıkanmasına, kalp ve felç riskine kadar götürebiliyor.Vücut sağlığını koruyabilmek için doğanın gücünden faydalanmak gerekir. Yediğiniz, içtiğiniz her besin vücudunuzda olumlu ya da olumsuz etki yaratabilir.Özellikle sıklıkla tüketilen ve genç yaşlı herkesin severek tükettiği patatesi aşırı ve bilinçsiz tüketmek çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.Patates en sevilen besinlerin başında geliyor. Kahvaltılarda ve akşam yemeklerinde soframızdan eksik etmediğimiz patates, bilinçsiz şekilde tüketildiğinde insan sağlığı için oldukça olumsuz sonuçlar doğuruyor.Haşlama, kızartma ve püre gibi pek çok formda tüketebildiğimiz patates, birçok insan için vazgeçilmez besinler arasında yer alıyor.Yüksek kalorisi nedeniyle zayıflamak isteyenlerin mesafeli yaklaştığı patatesin bilinen en büyük zararı ise kilo aldırması.American Journal of Clinical Nutrition&#039;ın 2007 tarihli bir araştırması, patates kızartması gibi kızarmış yiyecekler yemenin doğrudan obezite ile bağlantılı olduğunu buldu.Öncelikle patates alerjisinin de yaygın bir alerji türü olduğunu söylemekte fayda var. Patates yedikten sonra vücudunuzda kaşıntı ya da herhangi başka bir anormallik fark ediyorsanız mutlaka uzmana görünmeniz gerekiyor.Özellikle kızartılmış haliyle tercih edilen patates, bu şekilde tüketildiğinde sindirim sistemine zarar verir ve hazımsızlığa yol açar.Kızarmış patatesin en korkunç zararlarından biri de damarlarda bıraktığı hasardır. Damar sertliğine yol açan patates, uzun vadede damarları tıkamaya ve tıkamaya bağlı inmelere bile neden olabilir.Diyetisyen Johna Burdeos&#039;a göre; patatesleri kızartmak vücutta yaşlanmayı hızlandıran zararlı bileşenleri de tetikliyor.Dr. Mary Wirtz, yağda kızartılmış patateslerin hafıza bozukluğuna yol açtığını ve beyin sağlığını tehdit ettiğini söylüyor.İnsülin direnci konusunda patatesin içerdiği nişasta, diyabet hastaları için riskli olabilir.Ayrıca patates kızartmasının sıklıkla tüketilmesi, vücuttaki toksik madde miktarında da artışa neden olabilir.Patates tüketirken dikkat edilmesi gereken diğer unsurlardan biri, patatesi buzdolabında saklamamaktır, bu solanin miktarını arttırır.Ayrıca patates yeşil renkteyse ve küçülmüşsse kesinlikle tüketmemeniz gerekir.Patatesi en sağlıklı pişirme yöntemi buharda ya da fırında pişirmektir. Haşlamak, içeriğindeki C ve B vitamininin yok olmasına neden olur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4bl-meTzQ0CLni28lOYr5g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, lezzetli, gıdası, Damarları, yağlandırıp, tıkanmasına, sebep, oluyor, felç, riskini, artırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Beyaz saçlar 1 gecede özüne döndüren formül! Bu bitkinin kökleri saçları doğal rengine çeviriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/beyaz-saclar-1-gecede-oezune-doenduren-formul-bu-bitkinin-koekleri-saclari-dogal-rengine-ceviriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/beyaz-saclar-1-gecede-oezune-doenduren-formul-bu-bitkinin-koekleri-saclari-dogal-rengine-ceviriyor</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz saçlar yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olarak kabul edilir. Ancak sadece ileri yaşlarda değil genç yaşlarda saçlarınızda beyaz saç telleri görebilirsiniz. Saçların beyazlamasını tetikleyen pek çok faktör bulunur. Genetik faktörler bunun en başında yer alır. Beyaz saçlarını kapatmak isteyenler boya gibi kimyasal içeren yöntemlere başvurabilir. Ancak beyaz saçları kapatmanın doğal yolları da var.Beyaz saç telleri özellikle 30&#039;lu yaşlar itibariyle gözle görülür şekilde artmaya başlar. Yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olarak kabul edilen beyaz saç telleri erken yaşlarda da ortaya çıkabilir. Bu genellikle genetik özelliklerden kaynaklı olabilir.Saç beyazlaması zamanla saç köklerinin pigment hücrelerini kaybetmesiyle ortaya çıkmaya başlar.Düzensiz yaşam ve yetersiz beslenme, stres gibi faktörler de saçların erken beyazlamasına yol açar. Beyaz saçlardan şikayetçi olanlar genellikle bunu tamamen çözmenin yollarını arıyor.Saç boyaları ile beyaz saçlarınıza geçici olarak çözüm bulsanız da beyaz saçlar üzerinde çok etkili olan doğal yöntemler var. Beyaz saçları doğal rengine çeviren bu yöntemler sayesinde saç boyasına gerek kalmadan beyaz saçları tarihe gömebilirsiniz.Beyaz saçlar son derece can sıkıcı olabilir. Beyaz saçların en büyük sebebi genetiktir. Ancak çeşitli nedenlere bağlı olarak saçlarda beyazlar görülebilir.İnsan vücudunda cildin tamamına yayılan milyonlarca saç kökü veya küçük keseler bulunur. Folikül adı verilen bu kökler, melanin içeren pigment hücreleri üretir. Saç beyazlaması zamanla saç köklerinin pigment hücrelerini kaybetmesiyle ortaya çıkmaya başlar. Doğal süreçte vücut tarafından üretilen melanin, saç tabakasında birikir ve saçların kızıl, kahverengi, sarı veya siyah parlamasını sağlar. Yaşlandıkça, saç hücreleri daha az melanin üretir.Melanin pigmenti yeterince üretilmediğinde saçlar beyazlamaya başlar. Yani beyaz saçlar yaşlanmanın doğal bir sürecini olarak kabul edilir. Ancak sadece yaş aldıkça beyaz saçlar ortaya çıkmaz. Çok erken yaşlarda da beyaz saç telleri ile karşı karşıya kalabilirsiniz.Saçlarınızın beyazlama süreci tamamen genetiğinizle ilgilidir. Bazı insanlar gri saçları 20&#039;li yaşlarında fark ederken bazıları ise 40&#039;lı yaşlarda bile çok az beyaz saç teline sahiptir. Genellikle saçlar 30&#039;lu yaşlar itibarıyla beyazlamaya başlar.Genetik faktörlerin dışında saçların beyazlamasına sebep olan pek çok etken vardır. Stres, , hormon dalgalanmaları ve metabolik bozukluklar, düzensiz beslenme ve vitamin eksikliği de saçlarınızın erken beyazlamasına yol açar.Saç sağlığı doğrudan tükettiğiniz besinlerle ilgilidir. Vitamin ve mineral kaynağı besinler tüketerek saçların erken beyazlamasını durdurabilirsiniz.Şu anda saçın erken beyazlamasının bilinen bir tedavisi olmasa da, bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve tedaviler daha fazla beyazlamayı yavaşlatmaya veya önlemeye yardımcı olabilir.Özellikle saç boyası kullanmadan ve saçlarınıza kimyasal etkili saç boyalarını bulaştırmadan saçlarınızı doğal rengine çevirebilirsiniz.Bir macun oluşturmak için kına tozunu sıcak suyla karıştırın. Saçınıza uygulayın ve birkaç saat bekletin. Su ile durulayın. Kına saçınıza kırmızımsı-turuncu bir renk verebilir.Birkaç havucu kaynatın ve suyunu soğumaya bırakın. Saçınıza uygulayın ve bir saat bekletin. Su ile durulayın. Havuç suyu saçınıza kırmızımsı-turuncu bir renk verebilir.Birkaç pancarı kaynatın ve suyunu soğumaya bırakın. Saçınıza uygulayın ve bir saat bekletin. Su ile durulayın. Pancar suyu saçınıza kırmızımsı mor bir ton verebilir.Ravent köklerini suda kaynatın ve soğumaya bırakın. Saçınıza uygulayın ve bir saat bekletin. Su ile durulayın. Ravent saçınıza kırmızımsı kahverengi bir renk verebilir.Güçlü bir papatya çayı demleyin ve soğumaya bırakın. Saçınıza uygulayın ve bir saat bekletin. Su ile durulayın. Papatya saçınıza açık sarı bir renk verebilir.UYARI! Bu gibi doğal yöntemleri denemeden önce mutlaka bir uzmandan yardım alın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0r15LFVxcU6uYnFcmoquGw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, saçlar, gecede, özüne, döndüren, formül, bitkinin, kökleri, saçları, doğal, rengine, çeviriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>1 bardağı magnezyum deposu! Vücuda reset atıyor, enerjiyi tavan yaptırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/1-bardagi-magnezyum-deposu-vucuda-reset-atiyor-enerjiyi-tavan-yaptiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/1-bardagi-magnezyum-deposu-vucuda-reset-atiyor-enerjiyi-tavan-yaptiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaz mevsimi geldiğinde aşırı sıcaklar ve nem vücudunuzun daha hızlı bir şekilde sıvı kaybı yaşamasına neden olur. Vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak için her gün 8-10 bardak su içmeniz gerekir. Ancak hem vücudun su ihtiyacını karşılamak hem de enerji depolamak istiyorsanız bazı doğal içeceklerden de faydalanabilirsiniz. Evde bulunan bu malzemelerle hazırlayacağınız içecekler vücudun su dengesini korumanıza ve daha enerjik hissetmenize yardımcı olur.Sıcak ve nemli koşullarda, vücudun susuz kalma riski genellikle yüksektir. Vücut bu tür hava koşullarında hızla elektrolit kaybeder ve sağlık komplikasyonlarından kaçınmak için seviyelerini yenilemek önemlidir.Düzenli aralıklarla su içmek vücudun uygun şekilde susuz kalması için önemli olsa da, dehidratasyonu önleyen ve enerji seviyenizi yüksek tutan belirli yüksek elektrolitli içecekleri diyet rutininize eklemek de önemlidir.Yüksek elektrolitli içecek, sıfır kolesterol ve düşük kalorili bir içecek olduğu için kilo takibi yapanlar veya diyabet hastaları için özellikle yararlıdır.Hindistan cevizi suyu gerekli minerallere sahiptir ve egzersiz sonrası kas kramplarını da kontrol altında tutabilir. Hindistan cevizi suyu potasyum, sodyum, magnezyum ve fosfor gibi çok sayıda elektrolit içerir.Nar, önemli bir elektrolit olan potasyumun harika bir kaynağı olduğu için elektrolit seviyelerini yenilemek için tercih edeceğiniz içecektir.Potasyum ayrıca sağlıklı sinir fonksiyonu ve kalp atış hızının düzenlenmesi için de gereklidir. Ek olarak, nar güçlü antioksidanlar olan polifenoller açısından da zengindir.Pancar suyu, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi kronik sorunları uzak tutabilen zengin besinlere sahiptir.
Ayrıca, sinir ve kas fonksiyonuna yardımcı olabilen mineral ve elektrolit olan potasyum açısından da zengindir. Bunu ölçülü bir şekilde içmek elektrolit seviyelerinizi kontrol altında tutabilir.Mağazadan satın alınan spor içecekleri yerine, doğal olarak yüksek elektrolitli içeceklere güvenmek, optimum sağlığı korumaya yardımcı olabilir.Karpuzun iki ana elektroliti olan magnezyum ve potasyum, onu sporcular, fitness tutkunları ve sıcak hava dalgası koşulları sırasında ideal bir içecek haline getirir.Çiğ mango ile yapılan bu içecek sıcak ve nemli koşulların neden olduğu susuzluktan hızlı bir şekilde kurtulma sağlayabilir.
Mango suyu, sıvı dengesini korumak için önemli olan potasyum ve sodyum gibi elektrolitler açısından zengindir. Ek olarak, mango suyu ayrıca vücudun detoksifikasyonuna ve zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur.Limonlar önemli bir elektrolit olan potasyum deposudur ve susuzluğu önleyebilir. Yapımı çok basittir. Yarım limon, hızlı su alımı için tuz veya şekerle birlikte bir bardak suya sıkılabilir. Limonata ayrıca sindirime yardımcı olur ve bağışıklığı güçlendirir.Sıcak ve nemli koşullar ayrıca sizi su zehirlenmesi riskine sokabilir, bu da kısa bir süre içinde büyük miktarda su içmek anlamına gelir. Böyle havalarda aşırı susadığınızda aşırıya kaçmamak önemlidir. Suyun dışında, bu doğal elektrolit içecekleri diyetinize dahil edebilirsiniz.
ÖNEMLİ! Herhangi bir kronik hastalığınız, düzenli kullandığınız ilaç, alerjik reaksiyon ya da gebelik gibi durum söz konusuyla bu içecekleri beslenme listenize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/adTDyIw7h0S5tZD6H99kJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>bardağı, magnezyum, deposu, Vücuda, reset, atıyor, enerjiyi, tavan, yaptırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Göbek yağlarını hızlı eritmenin yolu buymuş! Diyet yapmadan iğne ipliğe çeviriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/goebek-yaglarini-hizli-eritmenin-yolu-buymus-diyet-yapmadan-igne-iplige-ceviriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/goebek-yaglarini-hizli-eritmenin-yolu-buymus-diyet-yapmadan-igne-iplige-ceviriyor</guid>
<description><![CDATA[ Göbek yağları ve fazla kilolar kalp krizi, felç ve yüksek kolesterol gibi çeşitli hastalıklara yakalanma riskinizi artırabilir. Bu sebeple göbek bölgenizdeki inatçı yağlardan kurtulmanız gerekir. Bunun için sıkı bir diyet ve egzersiz programı belirlemelisiniz. Ancak bunun için vakit bulamıyorsanız da göbek yağlarını hızlı eritmenin bir yolu var.Göbek yağlarını günlük ev işlerinizi yaparken hızlı bir şekilde eritebilmeniz mümkün. Bahçe işleri, temizlik gibi günlük aktiviteler göbek yağını etkili bir şekilde azaltmaya yardımcı olabilir. Bu işler, çeşitli kas gruplarına odaklanarak zindeliğe katkıda bulunur ve kalp krizi, felç ve yüksek kolesterol gibi sağlık risklerini önler.Ev içinde bile bir tür hareket göbek yağını ele almanıza yardımcı olabilir. Egzersiz yapmak veya vücudunuzu hareket ettirmek göbek yağını azaltmaya yardımcı olabilir.AŞIRI GÖBEK YAĞI NEDEN TEHLİKELİ?Karın yağları, karnınızın derinliklerinde bulunur ve göründüğünden daha tehlikeli olabilir. Kalbinizin, akciğerlerinizin, karaciğerinizin ve diğer organlarınızın etrafında birikir. Bir miktar viseral yağ, organlarınızı desteklemek için önemli olsa da, fazlası yüksek tansiyon, tip 2 diyabet, kalp hastalığı, bunama ve bazı kanserler gibi bir dizi kronik hastalığa yol açabilir. Uzun vadeli sağlığınız için hareket etmeye devam etmeniz ve göbek yağlarınızı eritmeniz önemlidir. İşte göbek yağlarınızı yakmanıza yardımcı olacak günlük ev işleri.Göbek yağlarıyla başa çıkmanın mutlu ve kolay bir yolunu bilmek ister misiniz? Bir bitki ebeveyni olun ve sevdiğiniz bitkilerle ilgilenerek bahçecilik hobinizi sürdürün. Yürüme ve bisiklet gibi orta ila zorlu egzersiz türlerini günde 30 dakika yapmanız önerilir.
Bahçecilik, kazma, eğilme, bitkileri sulama gibi diğer şeyleri içerir ve bu, bacaklar, kalçalar, kollar, omuzlar, sırt ve karındaki ana kas gruplarınızı çalıştırmanıza yardımcı olabilir. Bu, karındaki zorlu yağları eritmenin yanı sıra kas geliştirmeye de yardımcı olabilir.Temizlik hastasıysanız ve evinizin tertemiz olmasını seviyorsanız, paspaslama sizin için mükemmel bir göbek yağı egzersizi olabilir. Bu ev işini yaparken, çekirdek kaslarınızı çalıştırırsınız ve omuzlarınıza, trisepslerinize ve bisepslerinize iyi bir esneme ve egzersiz sağlayabilirsiniz. Bu aktiviteden maksimum faydayı elde etmek için el pozisyonunuzu sürekli değiştirmeniz önerilir.Banyonuzu temizlemek, duvarları ovmak, zemini paspaslamak, lavaboyu temizlemek, tuvaletleri temizlemek ve size çekirdek kaslarınızı çalıştırma fırsatı vermek gibi bir dizi görevi içerir. Duştan tuvalete kadar çeşitli yüzeylerdeki tüm o inatçı kir ve pisliği temizlemek, farklı kas gruplarını çalıştırmanıza yardımcı olabilir.Lancet Public Health araştırması, kısa süreli aktivitelerin kalp krizi, felç ve erken ölüm riskini nasıl azaltabileceğini göstermiştir. Paspaslama ve banyo temizliğini zaten hallettiyseniz, hafif bir egzersiz olsa da sizi aktif tutmak için uzun bir yol kat edecek olan kapı ve pencerelerinizi temizleyebilirsiniz ve bu da göbek yağını hedef alabilir.Çamaşırlarınızı yıkamak, yıkamadan kurutmaya kadar birçok adımı içerir ve bu süreç, eğildiğiniz, kaldırdığınız ve hareket ettiğiniz için bir göbek yağı egzersizi olarak da sayılır.Göbek yağından kurtulmaya kararlıysanız, evinizi rahatlıkla bir spor salonuna dönüştürebilir ve sağlıklı bir yaşama doğru ilerleyebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d1-fnZ2oQUGP1G4ztXU46w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Göbek, yağlarını, hızlı, eritmenin, yolu, buymuş, Diyet, yapmadan, iğne, ipliğe, çeviriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Agria&amp;quot; hasadı başladı! Doğanın B6 deposu: Güneş batana kadar toplanıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/agria-hasadi-basladi-doganin-b6-deposu-gunes-batana-kadar-toplaniyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/agria-hasadi-basladi-doganin-b6-deposu-gunes-batana-kadar-toplaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin önemli patates üretim merkezlerinden olan Afyonkarahisar&#039;ın Şuhut ilçesinde 15 bin dekarı sözleşmeli 40 bin dekar alanda ekili kışlık agria cinci patateste hasat başladı. Patates sağlıklı pişirme yöntemleriyle tüketildiğinde vücut için pek çok fayda sağlayabilir. Güçlü bir potasyum kaynağı olan patates, doğal enerji takviyesi yerine geçebilir.Şuhut ilçesinde ‘agria&#039; diye adlandırılan kışlık patatesin hasadı başladı. 15 bin dekarı sözleşmeli 40 bin dekar alanda ekili agria cinsi patatesin kilogram fiyatının 5 -8 TL arasında değiştiği, rekoltenin bu yıl iyi olduğu belirtildi.Patates üreticisi İbrahim Eroğlu, &quot;Bölgenin patates enerjisi ve patates çiftçisi olarak Allah&#039;a şükür verimli bir yıl geçirdik. Afetlerden uzak bir yıl geçirdik. Verimlerimiz gayet güzel. Urfalı kardeşlerimizle birlikte patates hasadımızı yapıyoruz. Günlük yaklaşık 7-8 ton civarında sevkiyatımız var. Bu sevkiyat yaklaşık 45 gün sürecek. Rabbim inşallah tüm çiftçilerimize bereketli, kazançlı bir yıl nasip eder. Patates şu anda çiftçide 5 ile 7 lira arasında satılıyor. Tabii ki bu fiyat düşük, yükselmesi için ihracat olmasını istiyoruz&quot; dedi.Patates hasadında çalışan işçilerden Sedat İnan ise, hasatta çalışmak için Şanlıurfa&#039;nın Siverek ilçesinden geldiğini kaydetti. İnan, “Şubat ayından itibaren geziyoruz, tarım işçisiyiz. Patates topluyoruz. Sabah erkenden kalkıp, güneş batana kadar çalışan insanlarız. Çok şükür, buna da şükür, Allah rızkımızı verdi. Çoluk çocuğumuzla birlikte yeri geldi karda, yeri geldi yağmurda, sıcakta ekmeğimizi çıkarmaya çalışıyoruz. Bizim yevmiye usulü çalışma şeklimiz, çalışma kapasitesine göre değişiyor. Günlük 800-1000 TL arasında değişiyor” diye konuştu.Patates doğru ve kararında tüketildiğinde oldukça faydalı bir besin. Vitamin C, potasyum, demir, B6 ve lif zengini olan patates sindirim sağlığını destekler. Bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlık gibi sorunların yaşanmasını önler.Güçlü bir potasyum kaynağı olan patates, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Dolayısıyla kalp sağlığını da destekler. Patates, serbest radikallerle savaşmaya yardımcı olabilecek antioksidanlar içerir. Özellikle mor ve kırmızı patates çeşitleri, antosiyaninler gibi güçlü antioksidanlar içerebilir.Patates, kompleks karbonhidratlar açısından zengindir ve bu nedenle enerji sağlamada etkili bir gıdadır. Özellikle sporcular ve aktif bireyler için iyi bir enerji kaynağı olabilir.Elbette, patatesin sağlık yararlarını maksimize etmek için genellikle kızartma yerine haşlama veya fırınlama gibi daha sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Ayrıca, patatesi dengeli bir diyetin parçası olarak tüketmek önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UKcMhOIbZ0CgtvRUxYaaCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Agria, hasadı, başladı, Doğanın, deposu:, Güneş, batana, kadar, toplanıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Günde 10 bin adım atma kuralı tarihe mi karışıyor? Yapılan araştırma şaşırttı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gunde-10-bin-adim-atma-kurali-tarihe-mi-karisiyor-yapilan-arastirma-sasirtti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gunde-10-bin-adim-atma-kurali-tarihe-mi-karisiyor-yapilan-arastirma-sasirtti</guid>
<description><![CDATA[ Yürüyüş yapmak vücudunuzdaki tüm kasların eşit çalışmasına yardımcı olur. Bu sebeple sağlıklı bir ömür sürmek için uzmanlar günde 35-40 dakika yürüyüş yapılması gerektiğini söyler. Hatta son yıllarda sağlıklı bir yaşam için günde 10 bin adım atılması gerektiği vurgulanıyor. 
Ancak yapılan son araştırmalarla beraber 10 bin adım kuralını değiştirdi.Yürüyüş yapmanın vücudunuza sayısız faydası bulunur. Yürüyüş yapmak ideal kiloyu korumanızı sağlar ve vücuttaki yağın azalmasını sağlar. yüksek tansiyon, felç, kanser, Kalp hastalığı ve tip 2 diyabet gibi çeşitli durumları önlemenize veya yönetmenize destek olur. Kardiyovasküler zindeliği geliştirir.Genellikle uzmanlar sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için günde 10 bin adım atmanız gerektiğinin altını çiziyor. Anak yapılan son araştırmalar bu kuralı tamamen değiştirecek.Avrupa&#039;da 220 binden fazla kişinin katıldığı geniş çaplı bir araştırmada, yaklaşık 4 bin adım atarak da sağlıklı vücuda ulaşıldığı sonucuna varıldı.Çığır açan bilimsel incelemeye katılan 227 bin sağlıklı kişinin, 3 bin 800 adım atarak erken ölüm riskini azalttığı ortaya çıktı. Sağlık uzmanlarının &#039;hareketsiz&#039; olarak tanımladığı 5 binden az adım atan kişilerin, sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.İncelemede, kalp krizi ve felç gibi kardiyovasküler hastalıklardan ölme riskinin, günde en az 2 bin 300 adım atıldığında azaldığı görüldü. Araştırmacılara göre günde 10 bin atma tavsiyesinin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor çünkü insanlar hala &#039;ne kadar çok adım atarsam o kadar çok sağlıklı olurum&#039; zihniyetine sahip. 10 bin adım atmanın elbette bir zararı yok ancak daha az adım atarak da sağlıklı bir vücuda sahip olunabilir. Bazı uzmanlar ise ideal adım sayısını 4 bin olarak açıkladı.Günümüzde insan sağlığını tehdit eden sağlık problemleri arasında obezite başı çekiyor. Kemik erimesi, kanser, kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve hipertansiyonda hareketsiz ve sağlıksız beslenmenin bir sonucu olarak sağlığımızı tehdit ediyor.Dünyadaki insanların yüzde 25’lik kısmının hareketsiz bir yaşam tarzı sürdürmesi, hastalık risklerini arttırıyor. Günlük olarak yapılan egzersizlerin ve yürüyüşler, bağışıklığımızı güçlendirdiği gibi kilo kontrolüne de destek sağlıyor. Her yaşta yaşam kalitesin yükselten bir egzersiz olan yürüyüş ise yapılması en kolay egzersizlerin başında geliyor.Düzenli olarak yapılan 30 dakikalık yürüyüşün kardiyovasküler zindeliği artırdığı, vücuttaki yağlanmayı azalttığı ve kemik sağlığına iyi geldiği biliniyor. Bunun yanında tip 2 diyabet, osteoporoz, kalp hastalığı ve bazı kanser türlerinin yaşanma riski de azalıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xCBnYS3pqUqu9rSXT9IVuw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Günde, bin, adım, atma, kuralı, tarihe, karışıyor, Yapılan, araştırma, şaşırttı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Her gün tüketince kemikleri kaya gibi güçlendiriyor! Ömrü uzatmanın 4 altın yolu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/her-gun-tuketince-kemikleri-kaya-gibi-guclendiriyor-omru-uzatmanin-4-altin-yolu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/her-gun-tuketince-kemikleri-kaya-gibi-guclendiriyor-omru-uzatmanin-4-altin-yolu</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı, genç, dinamik bir vücuda sahip olabilmek için beslenme düzenine dikkat etmek gerekiyor. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve düzenli egzersizle vücudunuzu güçlendirebilirsiniz. Bazı besinleri düzenli olarak tüketmek daha zinde hissetmenize yardımcı olabilir. İşte vücudun dayanıklılığını artıran o besinler...Bilim insanları sağlıklı ve uzun yaşam ile ilgili çeşitli araştırmalar yapıyor. Yapılan araştırmalarda uzun bir ömrün sırrının düzenli ve sağlıklı beslenmek, hareket etmek ve stresten uzak durmak olduğu söyleniyor.Özellikle bazı besinleri sofranızdan eksik etmemeniz gerekiyor. Bu besinler vücudunuzun gelişimi ve kemik sağlığınız için çok faydalı olabilir.Bağışıklığınızı güçlendirmek ve vücudunuzun direncini artırmak için her zaman vitamin ve mineral değeri yüksek besinlere ihtiyaç duyarsınız.Özellikle sebze ve meyve ağırlıklı porsiyonlarla beslendiğinizde vücudunuzun ihtiyacı olan tüm vitaminleri karşılayabilirsiniz.Çok sayıda meyve, sebze, tahıl, baklagiller ve bitki bazlı proteinler gibi yiyecekler vücut sağlığınızı korur. Daha uzun ve sağlıklı yaşamanız için vücudunuzu onarır.Su yaşam kaynağıdır. Vücudunuz her zaman suya ihtiyaç duyar. Araştırmalar , yeterli miktarda su içmenin kolon kanseri ve mesane kanseri riskinizi azaltabileceğini gösteriyor.Ayrıca eklemleri yağlamaya, hücreleri nemlendirmeye ve toksinleri karaciğeriniz ve böbreklerinizden atmaya yardımcı olur.Her gün 8-10 bardak su içmek sindirim sisteminin düzenli çalışmasına da yardımcı oluyor.Vücutta biriken ödem ve toksinleri kısa sürede atıyor. Ayrıca cilt sağlığını koruyor. Cildi neme doyurarak daha geç yaşlanmasına destek oluyor.Sağlıklı bir vücuda sahip olmanın altın yollarından biri düzenli hareket etmekten geçiyorDüzenli egzersiz kemiklerinizi ve kalbinizi güçlendirir. Ayrıca egzersiz yapmak kaslarınızı da çalıştırır.Fiziksel faaliyetlerin hücresel mitokondri sayısını da arttır. Tüm araştırmalar uzun yaşamın en büyük sırrının fiziksel aktivitede saklı olduğunu gösteriyor. Belirli bir egzersiz programına uyarak ya da her gün düzenli olarak yürüyüş yaparak vücudunuzu çalıştırabilirsiniz.Her zaman yaptığınız şeyi yapın. Yaptığınız ve yapmaktan keyif aldığınız, size “amaç” duygusu veren bir şeyi bıraktığınızda hızla yokuş aşağı gidersiniz. Zihninizi her zaman çalıştırın. Kitap okuyun, yeni yerler görün ya da bulmaca çözüm. Sevdiğiniz aktiviteler beyninizi geliştirir.Vücudunuz sağlıklı yağlara ihtiyaç duyar. Kuru yemişler, iyi yağ, lif ve protein kaynaklarıdır ve bu nedenle, bazı şekerli atıştırmalıkların vereceği şeker hücumunu ve ardından daldırmayı vermeden sizi daha uzun süre tok hissettireceklerdir.Yapılan bir araştırmada bir araştırma , en çok fındık yiyenlerin herhangi bir hastalıktan, özellikle kanser, kalp hastalığı veya solunum yolu hastalığından ölme riskinin daha düşük olduğunu bulundu.Bu sebeple beslenme listenize mutlaka sağlıklı kuruyemişleri dahil etmeniz öneriliyor. Ara öğünlerde tüketilen 5-6 adet fındık vücut direncinizi de artırıyor. ÖNEMLİ! Vücut sağlığınız için dengeli bir beslenme programı oluşturmak için mutlaka bir beslenme uzmanından yardım alın. Bazı besinler alerjiye sebep olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8CDwEaJaTEmAFtQin6wIKw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Her, gün, tüketince, kemikleri, kaya, gibi, güçlendiriyor, Ömrü, uzatmanın, altın, yolu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pazarın antioksidan kralı! Hücreleri yeniliyor, düzenli tüketince kalbi kuvvetlendiriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/pazarin-antioksidan-krali-hucreleri-yeniliyor-duzenli-tuketince-kalbi-kuvvetlendiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/pazarin-antioksidan-krali-hucreleri-yeniliyor-duzenli-tuketince-kalbi-kuvvetlendiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Erzincan’da yaz mevsiminin sonlarına yaklaşılırken çilekte ikinci kez hasat başladı. Doğadaki en güçlü antioksidan kaynaklarından biri olan çilek, kanser hücrelerinin büyümesini engellemeye yardımcı olabiliyor. Yaz meyvesi olarak bilinen çilek Erzincan’da tarladan hasat edilmesiyle birlikte satışa sunuluyor.Erzincan merkeze bağlı Tatlısu Köyü’nde çilek üretimi yapan Fikret Ateş, Mayıs ve Haziran aylarında hasadını yaptığı çilek tarlasından, Ağustos ayında ikinci hasadını gerçekleştiriyor. Çilek müdavimlerinin yoğun ilgi gösterdiği Ağustos çileği adeta yok satıyor.Büyükşehirden memleketine dönerek tarımsal üretime giren girişimcilerden biri olan Fikret Ateş, her yıl tarım alanlarını genişletiyor.
Çilekte yılda iki kez hasat yaptıklarını kaydeden Fikret Ateş, üreticilere seslenerek çileğin iyi gelir getiren bir ürün olduğunu söyledi.Erzincan’da yetişen çileğin tadı ve aromasının tüketicilerin damak zevkine hitap ettiğini, çok beğenildiğini belirten Ateş, çilek üretiminde iki yılı geride bıraktıklarını, il dışından yoğun siparişlerin geldiğini kaydetti.Ateş, Erzincan Valiliği ve Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün destekleri ile Erzincan’da ekim üretim alanlarının artırılacağını belirtti.Erzincan’da çilek üretiminde Ağustos ayında başlayan ikinci hasat döneminin Kasım ayı sonlarına kadar devam etmesi bekleniyor.Kırmızı meyveler antioksidan bakımından zengindir. Çilek de antioksidan zengini kırmızı meyvelerden biri Yüksek miktarda antioksidan içeriğiyle çilek, vücudu serbest radikallerin zararlarından koruyarak hücre hasarını önler.Çilek vitaminler bakımından da zengin bir meyve. Özellikle güçlü bir C vitamini kaynağı. Bu özelliğiyle bağışıklığı güçlendirerek vücudu hastalıklara karşı koruyor.Çilekteki antosiyaninler ve diğer fitokimyasallar, kalp hastalıkları riskini azaltabilir. Ayrıca, çileğin düzenli tüketimi, kötü kolesterolü (LDL) azaltabilir ve kalp sağlığını destekleyebilir.Lif bakımından da zengin olan çilek sindirim sağlığını destekliyor. Kabızlığı engelliyor. Bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı oluyor. Çilekteki C vitamini ve antioksidanlar, göz sağlığını koruyabilir ve yaşa bağlı göz hastalıklarının riskini azaltabilir.Çilekte bulunan bazı bileşenler, kanser hücrelerinin büyümesini engellemeye yardımcı olabilir. Ancak, bu etkilerin doğruluğunu anlamak için daha fazla araştırma gerekmektedir.Çileği taze tüketmek en iyisidir, ancak dondurulmuş çilekler de besin değerini büyük ölçüde korur. Çilekleri yıkamadan önce tüketmeyeceğiniz kadar süzmemeye özen gösterin, çünkü çilekler kir ve pestisitler için hassastır. Ayrca alerjiniz varsa çilek tüketmeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hRNdvBBy7EuhFc-TpBcsKg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pazarın, antioksidan, kralı, Hücreleri, yeniliyor, düzenli, tüketince, kalbi, kuvvetlendiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İbn&amp; Sina&amp;apos;nın şifa reçetesi! Kanı temizleyen bitki, doğal iltihap sökücü</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ibn-sinanin-sifa-recetesi-kani-temizleyen-bitki-dogal-iltihap-soekucu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ibn-sinanin-sifa-recetesi-kani-temizleyen-bitki-dogal-iltihap-soekucu</guid>
<description><![CDATA[ Doğada bulunan bazı bitkiler, vücudu temizleyerek hastalıklara karşı daha dirençli olmanıza yardımcı olur. İbn-i Sina&#039;nın reçeteleri arasında bulunan ve günümüze kadar gelen bir bitki var ki adeta vücudu yeniden doğmuş gibi yapıyor. Bu bitki dünya tıp tarihine de damga vuruyor. Çünkü İbn-i Sina&#039;nın favorisi olan bu bitki beyni çalıştırıyor, kanı temizliyor, sindirim sistemini düzenliyor.İbn-i Sina, tıp alanında özellikle &quot;el-Kanun fi&#039;t-Tıbb&quot; (Tıp Kanunu) adlı eseriyle tanınır. Bu eser, Batı tıbbının temel metinleri arasında yer alarak Ortaçağ boyunca Avrupa&#039;da da büyük etki yapmıştır.İbni Sina, Batı dünyasında Avicenna olarak bilinen, İslam dünyasının önemli filozof ve hekimlerinden biridir. İbn-i Sina özellikle doğada bulunan bazı besinlerin şifasına dikkat çeker.Dünya tıp tarihine damga vuran, günümüzde de yoğun ilgi gören İbn-i Sina’nın reçeteleri arasında bulunan ve &#039;beyni çalıştırıyor, mideye çok faydalı&#039; şeklinde anlattığı &quot;kuzu kulağı&quot; en faydalı besinler arasında yer alıyor.Kuzu kulağı, görüntüsüyle ıspanak roka ya da pazıya benzese de birçok bitkiden çok farklı. Kuzu kulağı özellikle vücut sağlığı için pek çok fayda sağlıyor.Salatalarda tüketilen, yemeği pişirilen ya da kaynatılıp içilen kuzu kulağı adeta vitamin deposu. Demir ve fosfor zengini olan kuzu kulağı, sindirim sistemini düzenliyor, beyni çalıştırıyor ve mideye fayda sağlıyor.Sağlık açısından faydalı ve oldukça zengin bir içeriğe sahip olan kuzu kulağı, tezgahlardaki yerini almaya başladı. A, B ve özellikle C vitamini bakımından güçlü bir içeriğe sahip olan kuzu kulağının, aynı zamanda demir ve fosfor yönünden de oldukça zengin olduğu biliniyor.Ekşimsi bir tadı olduğu için &quot;tırşık&quot; diye isimlendirilen bitki, salata olarak tüketildiği gibi pişirilerek de yeniyor.Kuzukulağı bitkisi genellikle görüntüsüyle ıspanak ile karıştırılır. Kuzukulağı inatçı öksürüğe iyi gelir. Soğuk algınlığı, bronşit gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarının doğal tedavisi olabilir.Kuzukulağı anti-enflamatuar özellikleri nedeniyle, bazı durumlarda ağız içi iltihapları veya diğer hafif iltihaplanmaların tedavisinde destekleyici olarak kullanılabilir.Düzenli olarak kullanıldığında idrar söktürücü özelliği sayesinde böbreklerin iyi çalışmasını sağlar. Sindirim sürecinin yavaş olmasından kaynaklı kabızlık problemini, bağırsakların yumuşamasını sağlayarak yok eder.Kuzu kulağının cilde faydası çoktur. Egzama, sedef, sivilce, akne gibi cilt problemlerinden şikayetçiyseniz kuzu kulağı bitkisi ile hemen tanışmalısınız. 1 litre suya 50 gram kuzu kulağı ekleyip 10-15 dakika kaynatın ve elde ettiğiniz suyu aralıklarla günde 3 bardak tüketin. Kuzu kulağı cildi yeniler ve onarır. Sivilce oluşumunu tamamen ortadan kaldırır.Güneşlenme sonrası cildinize aşırı yanık ve kızarıklık oluyorsa kuzu kulağı imdadınıza yetişebilir.Güneşlenme sonrasında aşırı bir yanma hissi yaşıyorsanız ya da cildinizde güneş kaynaklı lekelenmeler var ise bir miktar kuzu kulağını haşlayıp ezerek püre haline getirin. Daha sonra şikâyet ettiğiniz bölge üzerine uygulayıp bir süre bekletin.Cildi yatıştırıcı etkileri nedeniyle, hafif yanıklar, cilt tahrişleri veya küçük yaraların tedavisinde kullanılabilir.UYARI! Ancak, her bitki gibi, kuzukulağı da dikkatli kullanılmalıdır. Uzun süreli veya aşırı kullanım bazı insanlar için yan etkilere veya alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle, kullanmadan önce bir sağlık uzmanına veya doğal tedavi uzmanına danışmak önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BFbSraWOp0ySiAA8D2xnAQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İbn-, Sinanın, şifa, reçetesi, Kanı, temizleyen, bitki, doğal, iltihap, sökücü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yorgunluğu alıyor, enerji depoluyor, yağ yakıyor! Dünyanın 7 süper gücü: 1 kaşıkta 1 kutu C vitamini etkisi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yorgunlugu-aliyor-enerji-depoluyor-yag-yakiyor-dunyanin-7-super-gucu-1-kasikta-1-kutu-c-vitamini-etkisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yorgunlugu-aliyor-enerji-depoluyor-yag-yakiyor-dunyanin-7-super-gucu-1-kasikta-1-kutu-c-vitamini-etkisi</guid>
<description><![CDATA[ Mevsim geçişlerinde yorgun, halsiz ve bitkin hissediyorsanız doğanın gücünden faydalanabilirsiniz. Bazı meyveler hem vücuda enerji depoluyor hem de fazla kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı oluyor. Uzmanlar diyet listelerine bu meyveleri mutlaka ekliyor. İşte enerji deposu 7 süper meyve.Kilo kaybıyla mı mücadele ediyorsunuz? Diyetinize doğru meyveleri eklemek önemli bir fark yaratabilir.Meyveler sadece lezzetli olmakla kalmaz, aynı zamanda fazla kilolardan kurtulmanıza yardımcı olabilecek temel besin maddeleri ve liflerle de doludur.İşte kilo vermenize yardımcı olabilecek ve gün boyu kendinizi tok hissetmenizi sağlayacak en sağlıklı 7 meyve.Sağlıklı bir şekilde kilo vermek istiyorsanız meyvelerin gücünden faydalanabilirsiniz. Bazı meyveleri diyet sürecinde tüketmek daha hızlı kilo vermenize yardımcı olur.Günde bir elma fazla kiloları uzak tutar! Elmalar düşük kalorili ve yüksek liflidir, bu da onları kilo kaybı için mükemmel bir atıştırmalık seçeneği haline getirir. Yüksek lif içeriği, daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olarak aşırı yeme olasılığını azaltır.Elmalar, bağışıklığı güçlendiren ve sizi sağlıklı tutan antioksidanlar ve C vitamini açısından zengindir. Açlık isteğini frenlemek ve kilo kaybını desteklemek için sabahın ortasında veya öğleden sonra atıştırmalık olarak çıtır bir elmanın tadını çıkarın.Portakallar sadece canlandırıcı değil, aynı zamanda kilo kaybı için de inanılmaz derecede faydalıdır. C vitamini ve lifle dolu olan portakal, sindirime yardımcı olur ve tokluk hissini artırır. Portakaldaki çözünebilir lif sindirimi yavaşlatarak daha uzun süre tok kalmanızı sağlar.Üstelik portakalların kalorisi düşük ve su içeriği yüksektir, bu da onları kilo verme dostu bir atıştırmalık olarak mükemmel bir seçim haline getirir. Güne bir bardak taze sıkılmış portakal suyuyla başlayın veya kilo verme yolculuğunuzu desteklemek için gün ortası atıştırmalık olarak sulu bir portakalın tadını çıkarın.Muz, kilo kaybına yardımcı olabilecek kullanışlı ve besleyici bir meyvedir. Kan basıncını düzenlemeye ve şişkinliği azaltmaya yardımcı olan potasyum açısından zengindirler. Muz aynı zamanda tokluk hissini artıran ve kalori alımını azaltan bir tür lif olan dirençli nişastanın da iyi bir kaynağıdır.Muz hızlı bir enerji artışı sağlayarak onları antrenman öncesi ideal bir atıştırmalık haline getirir. Açlık sancılarını uzak tutmak ve kilo verme hedeflerinizi desteklemek için sabah yulaf ezmesi üzerine dilimlenmiş bir muzun tadını çıkarın veya gün ortası atıştırmalık olarak kullanın.Kilo kaybına yardımcı olabilecek canlandırıcı ve nemlendirici bir atıştırmalık mı arıyorsunuz? Karpuzdan başkasına bakmayın! Karpuzun kalorisi düşük ve su içeriği yüksektir, bu da onu ekstra kilo vermek isteyenler için mükemmel bir seçim haline getirir. Karpuzdaki yüksek su içeriği, sulu ve tok kalmanıza yardımcı olarak aşırı yeme olasılığını azaltır.Üstelik karpuz, genel sağlık ve refahı destekleyen antioksidanların yanı sıra A ve C vitaminleri açısından da zengindir. Tatlı isteğinizi gidermek ve kilo verme yolculuğunuzu desteklemek için öğle yemeği veya tatlı olarak bir kase soğutulmuş karpuz küplerinin tadını çıkarın.Nar sadece lezzetli değil aynı zamanda kilo verme konusunda da inanılmaz derecede faydalıdır. Antioksidanlar ve liflerle dolu olan nar, sindirime yardımcı olur ve tokluk hissini artırır. Nardaki yüksek lif içeriği bağırsak hareketlerini düzenlemeye ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur, bu da kilo kaybına yardımcı olabilir.Üstelik narın kalorisi düşük ve su içeriği yüksek olduğundan kilo verme dostu bir atıştırmalık olarak mükemmel bir seçimdir. Gün ortasında atıştırmalık olarak bir kase taze nar çekirdeğinin tadını çıkarın veya ekstra lezzet ve besleyicilik için salatalarınıza ekleyin.Papaya sadece lezzetli değil, aynı zamanda kilo verme konusunda da inanılmaz derecede faydalı olan tropikal bir meyvedir. Vitaminler, mineraller ve enzimlerle dolu olan papaya sindirime yardımcı olur ve sağlıklı bir metabolizmayı destekler. Papayada bulunan papain enzimi, proteinlerin parçalanmasına yardımcı olur ve sindirime yardımcı olur, şişkinliği önler ve düz bir mideyi destekler.Üstelik papayanın kalorisi düşük ve su içeriği yüksektir, bu da onu kilo verme dostu bir atıştırmalık olarak mükemmel bir seçim haline getirir. Gün ortası atıştırmalık olarak bir kase taze papaya küplerinin tadını çıkarın veya lezzetli ve besleyici bir ikram için bunları bir smoothie&#039;ye karıştırın.Limonlar sadece lezzetli olmakla kalmaz, aynı zamanda kilo verme konusunda da inanılmaz derecede faydalıdır.C vitamini ve antioksidanlarla dolu olan limon sindirime yardımcı olur ve sağlıklı bir metabolizmayı destekler. Limonlarda bulunan sitrik asit, mide sularının uyarılmasına yardımcı olur, sindirime yardımcı olur ve şişkinliği önler.Üstelik limonun kalorisi düşüktür ve günlük beslenmenize kolaylıkla dahil edilebilir. Metabolizmanızı başlatmak ve kilo vermenizi sağlamak için güne bir bardak ılık limonlu su ile başlayın. Ekstra lezzet ve besleyicilik için salatalara, ç ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1wuFLBveAUuV3FfBuceDbQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yorgunluğu, alıyor, enerji, depoluyor, yağ, yakıyor, Dünyanın, süper, gücü:, kaşıkta, kutu, vitamini, etkisi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ&amp;apos;den &amp;quot;maymun çiçeği&amp;quot; uyarısı | Maymun çiçeği nasıl bir hastalık?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dsoden-maymun-cicegi-uyarisi-maymun-cicegi-nasil-bir-hastalik</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dsoden-maymun-cicegi-uyarisi-maymun-cicegi-nasil-bir-hastalik</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü, Afrika&#039;da hızla yayılan maymun çiçeği hastalığına karşı en yüksek alarm seviyesi olan uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etti. Avrupa Birliği Afrika&#039;ya 215 bin aşı gönderme kararı aldı. Yüksek bulaşıcılık taşıyan virüs nedeniyle bu yıl 524 kişi hayatını kaybetti, 14 binden fazla da vaka var. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TZv0cpBovUaHcrl1U4Pz1w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>DSÖden, maymun, çiçeği, uyarısı, Maymun, çiçeği, nasıl, bir, hastalık</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan maymun çiçeği virüsü açıklaması</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-kemal-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/saglik-bakani-kemal-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, maymun çiçeği virüsüne ilişkin açıklama yaptı. Afrika’dan dünyaya yayılan virüsün yakından takip edildiğini söyleyen Bakan Memişoğlu, “Şu anda herhangi bir alarm durumumuz söz konusu değil.” bilgisini paylaştı.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi.  Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Memişoğlu, toplantının bir tanışma buluşması olduğunu belirterek, bakanlık tarafından yürütülen projeler ve yol haritası hakkında bilgi verdi.  Bakan Memişoğlu, buluşmada gazetecilerin sorularını da yanıtladı.O sorulardan biri Dünya Sağlık Örgütü’nün acil durum ilan ettiği maymun çiçeği virüsüne ilişkindi...Bakan Memişoğlu, maymun çiçeği ve Covid-19 ile ilgili gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi, “Ancak şu anda herhangi bir alarm durumumuz söz konusu değil.” bilgisini paylaştı.  YÖK ile işbirliği konusunda da açıklamalarda bulunan Memişoğlu, bazı branşlarla ilgili YÖK ile çalıştıklarını, istihdama göre planlamalar yapacaklarını ve insan gücü planlamasını YÖK&#039;e ileteceklerini vurguladı.  Eczanelerde ilaç temini konusundaki soruları cevaplayan Memişoğlu, eczanelerde ilaç sorununun olmadığını, konunun doğrudan ilaç markası üzerinden değil etken maddesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5AdputJ9ZU-_Sb1w4rWmmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sağlık, Bakanı, Kemal, Memişoğlu’ndan, maymun, çiçeği, virüsü, açıklaması</media:keywords>
</item>

<item>
<title>5 adımda yüzünüze gençlik aşılayın! Kusursuz bir cilt için günlük rutin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/5-adimda-yuzunuze-genclik-asilayin-kusursuz-bir-cilt-icin-gunluk-rutin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/5-adimda-yuzunuze-genclik-asilayin-kusursuz-bir-cilt-icin-gunluk-rutin</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı ve genç bir cilde sahip olabilmenin yolu günlük düzenli olarak uygulanan bakım rutinlerinden geçiyor. Basit bir cilt bakım programıyla kusursuz bir cilde sahip olabilirsiniz.Her yaşta genç görünen bir cilde sahip olmanın hayâlini kuruyorsanız cildinize iyi bakmanız gerekir.
Cilt tipinize uygun bakım ürünleriyle yapacağınız günlük rutinle cildinizi arındırabilir ve hücre yenilenmesini destekleyebilirsiniz. Cilt tipiniz kuru, hassas, karma ve yağlı olabilir. Cilt tipinizi belirledikten sonra alacağınız ürünlerle bakım yapmaya başlayabilirsiniz.Genç bir cilde sahip olmak için günlük bazı rutinlere dikkat etmelisiniz. Stresten uzak durmak, sağlıklı beslenmek, bol su içmek cilt sağlığınızı olumlu yönde etkiler. Bunların yanı sıra yapacağınız günlük cilt bakım rutiniyle her zaman kusursuz görünen bir cilde sahip olabilirmeniz mümkün.Cilt bakımına cildinizi temizleyerek başlamanız gerekir. Cildinizde biriken kir, yağ ve makyaj kalıntıları cildinizde sivilce gibi sorunların ortaya çıkmasına yol açar. Cilt problemlerinin oluşmasını önlemek için cildi derinlemesine temizlemek gerekir. Cilt temizliği yapmadan önce cilt tipinizi iyi belirlemeniz gerekir.Kuru, karma, yağlı ve hassas ciltlere özel olan hazırlanan temizleme jeli ya da köük kullanmanız gerekir. Cilt temizliğini sabah ve akşam olmak üzere ılık su yardımıyla günde 2 kez yapabilirsiniz.Cildinizi jel ve köpük yardımıyla temizledikten sonra mutlaka tonik uygulamanız gerekir. Tonikler gözenekleri derinlemesine temizler.Kir, yağ ve makyaj kalıntılarından arındırır. Ayrıca gözenekleri sıkılaştırarak genişlemesini önler. Cildinizin ihtiyacına göre piyasa bulunan tonikleri cildinize uygulayabilirsiniz. Evde cilt bakımı yaparken tonik olarak papatya çayı, gül suyu, elma sirkesi gibi doğal temizleyiciler kullanabilirsiniz.Cilt bakım rutinine serumları dahil etmek cildinizin daha sıkı ve canlı görünmesine yardımcı olur. Herkesin cilt tipi farklıdır ve kuru cilt tipine uygun olan, yağlı cilt tipine uygun olmayabilir. Yağlı, akneye meyilli bir cildiniz varsa, bu cilt tipi için harikalar yarattıkları için Salisilik asit, Retinol veya Niasinamid içeren serumları seçmeyi düşünün. Hyaluronik asit, kuru cilde sahip insanlar için harika bir aktiftir, çünkü cildin nemini çekmeye yardımcı olur ve onu dolgunlaştırır.Normal bir cilt tipiniz varsa ve sadece cilt bakımı arıyorsanız, C Vitamini veya Hyaluronik asit harika seçeneklerdir.Eğer gençseniz, basit bir temizleyici, nemlendirici ve güneş kremi rutini yeterlidir. 20&#039;li yaşların başındaysanız, Niacinamide veya Hyaluronik asit yeni başlayanlar için harika seçeneklerdir. 20&#039;li yaşların sonuna doğru artık yavaş yavaş Retinol kullanmaya geçiş yapabilirsiniz.Cilt her zaman neme ihtiyaç duyar. Cildin elastikiyetini korumak ve dış etkenlere karşı daha güçlü hale getirmek için nemlendirmeniz gerekir. Cildinizi temizledikten ve tonik işlemi uyguladıktan sonra mutlaka nemlendirici uygulamanız şart. Cilt tipinize uygun olarak belirleyeceğiniz nemlendirici kremleri her gün cildinize uygulayın.Kuru bir cildiniz varsa yağ formunda olan kremleri, yağlı bir cildiniz varsa su bazlı kremleri kullanmanız önerilir. Ayrıca her gün 2 litra su içerek cildinize nem depolayabilirsiniz.Gündüz cilt bakımı yaptıktan sonra dışarı çıkmadan önce cildinize mutlaka güneş kremi uygulamanız gerekir. UV ışınlarının zararlı etkileri ciltte hasar bırakır. Cilt güneşten korunmadığı zaman erken yaşlanır ve kırışır. Ciltte koyu lekeler oluşur.Tüm bu cilt problemlerini cildinize güneş kremi uygulayarak önleyebilirsiniz. Dışarı çıkmadan 30 dakika önce cilt tipinize uygun bir güneş kremini sürün. Gün içerisinde güneş kreminizi tazelemeyi yani yeniden sürmeyi unutmayın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVNrzMy6BEKT1koEsDwKJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>adımda, yüzünüze, gençlik, aşılayın, Kusursuz, bir, cilt, için, günlük, rutin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İngiliz araştırmacılar duyurdu! En kötü diyet: Şekeri tavan yaptırıyor, kalp krizini tetikliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ingiliz-arastirmacilar-duyurdu-en-koetu-diyet-sekeri-tavan-yaptiriyor-kalp-krizini-tetikliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ingiliz-arastirmacilar-duyurdu-en-koetu-diyet-sekeri-tavan-yaptiriyor-kalp-krizini-tetikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemin popüler diyet uygulaması keto diyetiyle ilgili yapılan bir araştırmada ortaya çıkan sonuç herkesi şaşırttı. İngiltere&#039;de yapılan araştırmada keto diyetinin kalp hastalığı, felç ve diyabet gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği ve bağırsakları bozabileceği ortaya çıktı. Uzmanlara göre keto diyeti yapmadan önce 2 kez düşünmek gerekiyor.İngiltere&#039;deki Bath Üniversitesi&#039;nden (UoB) araştırmacıların önderlik ettiği ekip, 53 sağlıklı yetişkinin 4 ila 12 hafta boyunca üç diyetten birini uygulamasını sağladı. Düşük karbonhidratlı ketojenik (keto) diyet , düşük şekerli diyet veya orta düzeyde şeker ve karbonhidrat içeren diyet.Keto diyetinin kolesterolü artırdığını, bağırsaktaki iyi bakterileri azalttığını ve vücudun şekeri tolere etme yeteneğini azalttığını, böylece vücudun enerji kaynağını glikozdan yağlara kaydırdığını buldular.Hem düşük şekerli diyet hem de keto diyeti, insanların fiziksel aktivite seviyelerini etkilemeden yağ kaybına yol açtı. Daha zayıf bir vücuda kavuşmayı uman kişilerin diyetlerinden karbonhidratları değil, ilave şekerleri kesmeleri daha iyi görünüyor.&quot;Ketojenik diyet yağ kaybı için etkilidir, ancak herkese uygun olmayabilecek çeşitli metabolik ve mikrobiyom etkileri vardır&quot; diye açıklıyor UoB&#039;den fizyolog Dylan Thompson.Keto diyetindekiler kalorilerinin yüzde 8&#039;inden azını karbonhidratlardan tükettiler. Düşük şekerli diyet, enerji alımının yüzde 5&#039;inden azını serbest şekerlerden - yiyecek ve içeceklere eklenen veya meyve suyu, şurup ve balda bulunan şekerlerden içeriyordu.Bunlar, serbest şekerin enerji alımının yaklaşık yüzde 18&#039;ine katkıda bulunduğu, orta düzeyde şeker ve karbonhidrat içeren bir kontrol diyetiyle karşılaştırıldı.Keto diyetinin dördüncü haftasında katılımcıların bağırsak mikrobiyotası çeşitliliği değişti ve Bifidobacterium&#039;un göreceli bolluğunda büyük azalmalar meydana geldi.Probiyotiklerin kahramanlarından biri olarak tanıdığınız bu bakteriler, ılımlı şeker ve karbonhidrat diyetiyle karşılaştırıldığında keto diyetinde yüzde 40 oranında azaltılmış diyet liflerine güveniyor ve bağırsak ekosistemindeki bu değişimin keto diyetinin 12. haftasında devam etmesi, diyetin bu iç kaosa neden olabileceğinin kanıtı.Keto diyetinin kolesterol üzerindeki etkisi araştırmacılar için özellikle endişe vericiydi; düşük şekerli diyet uygulayan katılımcıların toplam kolesterol konsantrasyonları çalışmanın 12. haftasında azalmıştı.Beslenme Uzmanı Aaron Hengeist, &quot;Katılımcılarımızın kanındaki yağ kütlesini azaltmasına rağmen, ketojenik diyet kandaki istenmeyen yağ seviyelerini artırdı&quot; diyor .&quot;Eğer bu durum yıllarca devam ederse, kalp hastalığı ve felç riskinin artması gibi uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir.&quot;Araştırmacılar, keto diyetinin açlık glikoz seviyelerini düşürürken aynı zamanda vücudun öğünlerden gelen karbonhidratları işleme yeteneğini de azalttığını açıklıyor .Fizyolog Javier Gonzalez, &quot;Katılımcıların bacaklarından alınan kas örneklerindeki proteinleri ölçerek, bunun muhtemelen günlük olarak daha az karbonhidrat tüketmeye yönelik bir adaptasyon tepkisi olduğunu ve kaslarda karbonhidrat depolamaya karşı insülin direncini yansıttığını düşünüyoruz&quot; diyor .Keto diyetindeki kişilerin iskelet kaslarında tip 2 diyabette de görülen PDK4 enziminin seviyeleri artmıştı . Diyet ayrıca glikoz metabolizmasında önemli rol oynayan AMPK enziminin ve GLUT4 proteininin seviyelerini de düşürdü.Gonzalez, &quot;İnsanlar ketojenik diyet uyguluyorsa bu insülin direnci mutlaka kötü bir şey değildir, ancak bu değişiklikler insanlar daha yüksek karbonhidratlı diyete geri döndüklerinde devam ederse, uzun vadede tip 2 diyabet geliştirme riskini artırabilir&quot; diyor .UYARI! Eğer kilo vermek istiyorsanız vücut sağlığınızı korumak için mutlaka bir beslenme uzmanından yardım alın. Diyet listeleri kişiye özeldir. Popüler diyet uygulamaları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l3-fzrf5yUGT42ZI-TUFGw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İngiliz, araştırmacılar, duyurdu, kötü, diyet:, Şekeri, tavan, yaptırıyor, kalp, krizini, tetikliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yıllardır yanlış biliyormuşuz! Kahveyi bu saatte tüketince etkisi inanılmaz</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/yillardir-yanlis-biliyormusuz-kahveyi-bu-saatte-tuketince-etkisi-inanilmaz</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/yillardir-yanlis-biliyormusuz-kahveyi-bu-saatte-tuketince-etkisi-inanilmaz</guid>
<description><![CDATA[ Kahve herkes tarafından sevilerek tüketilen bir içecek. Kahvenin vücut sağlığına pek çok faydası bulunuyor. Özellikle sindirim sistemi üzerinde çok etkili. Genellikle sabah güne başlarken kahve tüketilir. Ancak kahveden maksimum verim sağlamak istiyorsanız gün içinde farklı saatlerde değerlendirebilirsiniz.Kahve, birçok kişi için sadece sabah enerji verici bir içecek değil; günümüze başlamamıza veya öğleden sonraki durgunluğu atlatmamıza yardımcı olan bir ritüeldir. Peki, maksimum fayda için kahve içmek için en uygun zaman ne zamandır? Cevap sizi şaşırtabilir. Kahvemizi sabah, öğleden sonra, akşam veya hatta gece içmeyi tercih ediyor olsak da, günün her saati benzersiz faydalar ve potansiyel dezavantajlar sunar.Birçok kişi için gün, ilk fincan kahvelerini içene kadar resmi olarak başlamaz.Sabah kahve içmek uzun zamandır beyni ve vücudu uyandırmakla ilişkilendirilmiştir. Bunun nedeni, kahvedeki birincil uyarıcı olan kafeinin beyindeki adenozin reseptörlerini bloke etmesi ve bu sayede uykulu hissetmemizi engellemesidir.Sabah ayrıca, metabolizmayı ve stresi düzenlemeye yardımcı olan bir hormon olan kortizolün doğal olarak yüksek olduğu zamandır. Bu zirve zamanda kahve içmek, vücudumuzun doğal enerji seviyelerini tamamlayabilir ve günümüze başlamak için çok ihtiyaç duyduğumuz o desteği sağlayabilir.Bazı uzmanlar uyandıktan sonra ilk fincan kahvenizi içmeden önce biraz beklemenizi öneriyor. Bu, kortizol seviyelerinin dengelenmesini sağlayarak kafein etkinliğini artırabilir. Amerikan Kardiyoloji Koleji tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, özellikle günde iki ila üç fincan olmak üzere orta düzeyde kahve tüketimi, kalp hastalığı riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendiriliyor ve hatta ömrünüzü uzatabilir.Öğleden sonra içilen kahvaenin vücudu olan faydaları saymakla bitmiyor. 
Öğle saatinde enerji seviyelerimiz düşebilir ve odaklanmamız ve uyanık kalmamız zorlaşabilir.
Bir fincan kahve enerjimizi yenilememize ve bilişsel işlevimizi geliştirmemize yardımcı olabilir. Çalışmalar, öğleden sonra kahve tüketmenin zihinsel keskinliği ve üretkenliği artırabileceğini ve iş günümüzün geri kalanıyla başa çıkmamızı kolaylaştırabileceğini göstermiştirBu süre zarfında tüketilen kahve miktarına dikkat etmek önemlidir. Öğleden sonra aşırı kafein alımı, gerginliğe yol açabilir veya akşamın ilerleyen saatlerinde uyku düzenimizi bozabilir. Uzmanlar, bu olası yan etkilerden kaçınmak için öğleden sonra bir fincanla yetinmenizi öneriyor.Akşamları kahve içmek iki ucu keskin bir kılıç gibidir. Bir yandan, akşam işlerimizi veya sosyal etkinliklerimizi yapmamıza yardımcı olarak günün ilerleyen saatlerinde enerji artışı sağlayabilir. Öte yandan, günün çok geç saatlerinde tüketilen kafein uyku düzenimizi bozabilir.Vücudumuzun maddenin yarısını atması için gereken süre olan kafeinin yarı ömrü yaklaşık beş ila altı saattir. Bu, akşam geç saatlerde kahve içmenin bizi istediğimizden daha uzun süre uyanık tutabileceği anlamına gelir.Kafeine duyarlı olanlar için, akşamları az miktarda bile olsa içmek uykusuzluğa veya huzursuzluğa neden olabilir. Akşam kahvesi ritüelini seviyorsanız, kafeinsiz kahveye geçmeyi düşünün. Amerikan Kardiyoloji Koleji&#039;nin araştırması, kafeinsiz kahvenin kafeinli kahveyle aynı kardiyovasküler faydaları sağlamasa da yine de rahatlatıcı ve keyifli bir içecek olabileceğini öne sürüyor.Gece kahve içmek uzmanlar tarafından genellikle tavsiye edilmez, özellikle de uyku bozukluklarına yatkın olanlar için. Gece kahve içmek doğal uyku döngümüzü önemli ölçüde bozabilir, düşük uyku kalitesine ve uykuya dalmada zorluğa yol açabilir. Kafeinin uyarıcı etkileri birkaç saat sürebilir ve vücudumuzun gevşemesini zorlaştırır.Geç vardiyalarda çalışanlar için uyanık ve tetikte kalmak için kahve gerekli olabilir. Bu gibi durumlarda tüketilen kafein miktarını izlemek ve vücudunuzun nasıl tepki verdiğinin farkında olmak önemlidir. Bazı kişiler geceleri önemli bir uyku bozukluğu yaşamadan az miktarda kahveye tahammül edebildiklerini görebilirler, ancak bu kişiden kişiye değişir.Konu kahve içmeye geldiğinde, zamanlama her şeydir. Sabah kahvesi gününüze başlayabilir ve doğal enerji seviyenizi artırabilirken, öğleden sonra kahvesi öğle yemeğinden sonraki durgunluğu atlatmanıza yardımcı olabilir. Akşam kahvesi dikkatli tüketilmelidir ve iyi bir gece uykusu istiyorsanız gece kahvesinden genellikle kaçınılmalıdır. Sonuç olarak, kahve içmek için en iyi zaman yaşam tarzınıza, kafeine toleransınıza ve kişisel tercihlerinize bağlıdır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V7MstC-8G0SL2uvoUmkfsA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yıllardır, yanlış, biliyormuşuz, Kahveyi, saatte, tüketince, etkisi, inanılmaz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mizantropi nedir, neden olur? &amp;quot;İnsanlardan nefret etmek&amp;quot; olarak tanımlanan mizantropi belirtileri nelerdir?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mizantropi-nedir-neden-olur-insanlardan-nefret-etmek-olarak-tanimlanan-mizantropi-belirtileri-nelerdir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mizantropi-nedir-neden-olur-insanlardan-nefret-etmek-olarak-tanimlanan-mizantropi-belirtileri-nelerdir</guid>
<description><![CDATA[ Mizantropi hakkında bilgiler, sosyal medya kullanıcıları tarafından araştırılan ve merak edilen konular arasında yer almaya başladı. Eskişehir&#039;de yüzünü maskeyle gizleyip 5 kişiyi bıçaklayan saldırganla ilgili ilk teşhis mizantropi olarak açıklandı. İnsanlardan nefret etme eğilimi içinde bulunan kişilerde daha çok görülen bu rahatsızlığın ne olduğu, nedenleri ve belirtileri araştırılıyor. Peki, mizantropi nedir, neden olur? Mizantropi belirtileri nelerdir?Mizantropi hastalığının ne olduğu, Eskişehir&#039;de yaşanan olayın ardından birçok kişinin gündeminde yer alıyor. Mizantropi, insanın doğası itibarıyla kötü olduğunu düşünen kişilerde daha yaygın olarak gözükmektedir. Peki, mizantropi nedir, neden olur ve belirtileri neledir? İşte mizontropi hakkında bilgiler.Mizantropi sözlük anlamıyla &quot;insanlardan nefret etmek, ürkmek veya sevmemek&quot; anlamına gelir. Bu görüş ve düşüncelerin etkin olduğu kimselere ise mizantrop veya mizantropist denir.Mizantropi, insanlığın doğasına ve/veya eylemlerine karşı nefret beslenmesi olarak tanımlanabilir. Bir başka ifade ile mizantropi, hümanizmin tam zıttı olmasa da insanın merkeze alınmaya layık olmadığını ifade eder. Mizantropi düşüncesini benimseyen kişiler &quot;mizantrop&quot; ya da &quot;mizantropist&quot; olarak adlandırılır.Mizantropistler, insanın doğası itibarıyla kötü olduğunu düşünür. Doğası gereği kötü olan bir canlı istemsiz de olsa kötülük yapar, yaptırır veya yapılan kötülüklere göz yumar.Tarih boyunca kendi nesline ve gezegende yaşayan diğer tüm canlılara zarar veren insanoğlu, bunu kendi çıkarları ya da korkuları nedeniyle yapmaktadır.Örneğin para karşılığı bir başka insanı öldürebilen bir kişi çıkarı için; yolda bir akrep ya da yılan gördüğünde üzerine basarak öldüren kişi bu canlılardan korktuğu için öldürme yoluna gitmiştir.
Şüphesiz her iki durumun da insanlık tarihinde sayısız örneği vardır. Ancak mizantropi denince akla yalnızca katletme eylemi gelmemelidir.İnsanın yeltendiği her türlü suç, şiddet ve kötülük eylemleri bu düşüncenin ortaya çıkmasında rol almıştır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yHz6LyEYcEq7xdy6EwJ0rw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mizantropi, nedir, neden, olur, İnsanlardan, nefret, etmek, olarak, tanımlanan, mizantropi, belirtileri, nelerdir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bedava vitamin hapı! Çinlilerin &amp;quot;ölümsüzlük meyvesi&amp;quot; kanı temizliyor, vücuda B1, B2 ve B6 depoluyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bedava-vitamin-hapi-cinlilerin-oelumsuzluk-meyvesi-kani-temizliyor-vucuda-b1-b2-ve-b6-depoluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bedava-vitamin-hapi-cinlilerin-oelumsuzluk-meyvesi-kani-temizliyor-vucuda-b1-b2-ve-b6-depoluyor</guid>
<description><![CDATA[ Doğadaki pek çok meyve, sebze ve bitki vücut için şifa kaynağı olarak bilinir. Doğru tüketilen doğanın mucizesi bazı besinler vücudunuzu iyileştirir, bağışıklığınızı güçlendirir ve vücudunuza enerji depolar. Çin&#039;de ve Japonya&#039;da bol bol tüketilen Türkiye&#039;de de yetişen bir meyve var ki her bir tanesi doğal vitamin hapı yerine geçiyor.Halk arasında &quot;Çin hurması&quot; olarak da bilinen hünnap, vücut için çok faydalı. Özellikle Çinlilerin sürekli tükettiği hünnap, &quot;ölümsüzlük meyvesi&quot; olarak da tanımlanıyor. Eylül ve Ekim ayları itibarıyla pazar tezgahında, market raflarında yerini alan hünnap doğal bir şafa kaynağı.Çin&#039;de ve Japonya&#039;da &quot;hayat şurubu&quot; olarak bilinen ve sıklıkla tüketilen hünnap, sağlığa faydalarıyla dikkat çekiyor.
Türkiye&#039;de özellikle Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yetişen hünnap sindirimden, kas, kemik, diş sağlığına kadar her şeye iyi geliyor.Büyük çiçekli çalırda ve ağaçlarda büyüyen hünnap, Güney Asya&#039;ya özgü bir meyve. Çin&#039;de ve Japonya&#039;da çok popüler olan bu meyve ilaç yapımında bile kullanılıyor. Kalorisi düşük olan hünnap bol lif, vitamin ve mineral kaynağı.Mükemmel bir sağlıklı atıştırmalık olan hünnap, güçlü antioksidanların başında geliyor. Zengin C vitamini içeriği sayesinde bağışıklığı güçlendiriyor ve vücudun direncini artırıyor. Ayrıca kas kontrolünde önemli bir yeri vardır. Makul miktarda potasyum da içeriyor. Bunların yanında hünnap meyvesi, vücuda enerji sağlayan doğal şekerdir.Kalp sağlığını korumaya yardımcı olan hünnap, sinir sistemi sağlığı üzerinde de etkili. Diş, kemik ve kas sağlığını koruyan bir meyvedir. Aynı zamanda düzenli ve yeteri miktarda tüketilirse enerji santralidir.Hünnapta bulunan saponinler glukagon sentezini azaltır ve kan glukoz düzeyinin azalmasına yardımcı olur. Tokluk hissi vermesi sayesinde obeziteyi de önler. Lif içeriği yüksek olan hünnap sindirimi de düzenler, kabızlığa iyi gelir.Fazlasının vücutta reaksiyon vermesi ihtimaline karşı, meyvenin büyüklüğüne göre günde 1 ya da 3 adet hünnap meyvesi yenebilir. Ayrıca aç karnına hünnap yenmesi meyvenin faydalarını arttırmaktadır.Günlük potasyum ihtiyacınızın yüzde 5&#039;ini sağlayabileceğiniz hünnap, yüksek lif içeriği ve düşük kalorisiyle, sağlıklı bir atıştırmalıktır. Özellikle antioksidan ve bağışıklık artırıcı özelliklere sahip hünnap meyvesi C vitamini bakımından da son derece zengin.Ayrıca hünnap sirkesi kanı temizleyerek kalbe ve beyne giden oksijen miktarını artırır. Böylece kişiye daha iyi hissettirir. Nezle ve soğuk algınlığı gibi durumlarında vücut direncini artırarak hastalığın çabuk atlatılmasını da sağlar.Anavatanı olan Çin&#039;de 4 bin yıldan beri yetiştirilen ve &quot;ölümsüzlük meyvesi&quot; olarak anılan hünnabın 56 cins ve 900 türü bulunuyor.Anadolu&#039;nun yanı sıra Rusya, Hindistan, Ortadoğu, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika&#039;da da yetiştirilen hünnap, yüksek C, B1, B2 ve B6 vitaminleri, mineraller ile organik ve inorganik madde içeriği barındırıyor.
UYARI! Herhangi bir sağlık probleminiz, düzenli kullandığınız ilaç, kronik rahatsızlığınız ya da gebelik durumunuz varsa hünnap meyvesini beslenme listesinize eklemeden önce bir uzmana danışın.Hünnap çayı, hünnap meyvesinden yapılan lezzetli ve besleyici bir içecektir. Hünnap, özellikle geleneksel tıpta ve bazı kültürel diyetlerde değerlidir. İşte hünnap çayı yapmanın basit bir tarifi:Malzemeler:

1 su bardağı hünnap meyvesi (kuru veya taze)
2 su bardağı su
1-2 tatlı kaşığı bal (isteğe bağlı)
Birkaç dilim limon (isteğe bağlı)

Hazırlık:

Eğer hünnaplar kuru ise, önce bunları 10-15 dakika sıcak suda bekletin, böylece yumuşar.
Taze hünnap kullanıyorsanız, doğrayın ve çekirdeklerini çıkarın.
Bir tencereye 2 su bardağı suyu koyun ve kaynatın.
Su kaynamaya başladıktan sonra hünnapları ekleyin. Kısık ateşte 10-15 dakika demlemeye bırakın.
Demlendikten sonra çayı bir süzgeç yardımıyla süzün.
İsteğe bağlı olarak bal ekleyebilirsiniz. Ayrıca, limon dilimleri de ekleyerek lezzetini artırabilirsiniz.
Hünnap çayınız hazır. Sıcak veya ılık olarak servis yapabilirsiniz.Hünnap çayı, hem besleyici hem de rahatlatıcı bir içecek olabilir. Afiyet olsun! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vLhvxx1N90ikeEczufuYAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bedava, vitamin, hapı, Çinlilerin, ölümsüzlük, meyvesi, kanı, temizliyor, vücuda, B1, depoluyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>SON DAKİKA HABERİ: Türkiye&amp;apos;de maymun çiçeği vakası var mı, kısıtlama kararı alınacak mı? Sağlık Bakanlığı&amp;apos;ndan açıklama</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/son-dakika-haberi-turkiyede-maymun-cicegi-vakasi-var-mi-kisitlama-karari-alinacak-mi-saglik-bakanligindan-aciklama</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/son-dakika-haberi-turkiyede-maymun-cicegi-vakasi-var-mi-kisitlama-karari-alinacak-mi-saglik-bakanligindan-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı’ndan maymun çiçeği virüsüne ilişkin açıklama geldi. Türkiye’de henüz maymun çiçeği vakasına rastlanılmadığı belirtilen açıklamada, kısıtlama ve ek tedbir ihtiyacı olmadığı belirtildi. Bakanlık açıklamasında, “Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte, bilim kurulumuz ve sağlık altyapımızla süreç hassasiyetle takip edilmektedir.” denildi.Dünya Sağlık Örgütü, Afrika’da birçok ülkeye yayılan maymun çiçeği virüsü nedeniyle iki yıl içinde ikinci kez küresel halk sağlığı acil durumu ilan etti.
Sağlık Bakanlığı, acil durum ilanının ardından bir açıklama yaptı.“14 Ağustos 2024’te Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen Acil Durum Komitesi Toplantısı’nın ardından M çiçeği (mpox) hastalığının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğu açıklanmıştır.” denilen açıklamada, 2024 yılında Türkiye’de maymun çiçeği vakasına rastlanmadığı bildirildi.Türkiye’de herhangi bir kısıtlama ya da ek tedbir ihtiyacı olmadığı belirtilen açıklamada, “Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte, bilim kurulumuz ve sağlık altyapımızla süreç hassasiyetle takip edilmektedir.” denildi.Maymun çiçeği, 1970 yılında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde insanlarda ilk kez tespit edildikten sonra onlarca yıldır Afrika&#039;nın bazı bölgelerinde endemik olarak görülüyor.Virüsün daha hafif bir varyantı, 2022 yılında, büyük ölçüde cinsel temas yoluyla 100’den fazla ülkeye yayıldı ve Dünya Sağlık Örgütü&#039;nün (DSÖ) en yüksek alarm seviyesi olan küresel halk sağlığı acil durumu ilan etmesine neden olmuştu. DSÖ, 10 ay sonra sağlık krizinin kontrol altına alındığını söyleyerek acil durumu sona erdirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XFc1vLCuskCCiwgFJWYLTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>SON, DAKİKA, HABERİ:, Türkiyede, maymun, çiçeği, vakası, var, mı, kısıtlama, kararı, alınacak, mı, Sağlık, Bakanlığından, açıklama</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Her şeyin değiştiği iki yaş: 44 ve 60 yaşındakiler dikkat! Bir gecede çökmenin sırrı çözüldü</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/her-seyin-degistigi-iki-yas-44-ve-60-yasindakiler-dikkat-bir-gecede-coekmenin-sirri-coezuldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/her-seyin-degistigi-iki-yas-44-ve-60-yasindakiler-dikkat-bir-gecede-coekmenin-sirri-coezuldu</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanlarının yaptıkları son araştırma, yaşlanmaya ilişkin bilinmeyen yeni ayrıntıları ortaya çıkardı. Son araştırmayla yaşlanmanın yavaş ve sabit bir hızla ilerlemediği, 44 ve 60 yaşında gelindiğinde yaşla ilgili sorunların hızlandığı keşfedildi.The Guardian&#039;ın haberine göre, insanlarda aniden ortaya çıkan kırışıklıklar, ağrı ve sızılardaki artış ve bir gecede çökme hissinin sebebi 44 ve 60 yaşlarında yaşanan yaşlanma dalgalarından kaynaklanıyor.
Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, kas-iskelet sistemi sorunları ve kardiyovasküler hastalıklar da dahil olmak üzere yaşla ilgili sağlık sorunlarında belirli dönemlerde ani artışlar meydana geldiği tespit edildi.
Araştırmada, 25 ila 75 yaş arasındaki 108 gönüllüden yaklaşık yedi yıl boyunca birkaç ayda bir kan ve dışkı örnekleri ile deri, ağız ve burundan sürüntü örnekleri alındı.Örneklerdeki 135 bin farklı molekül (RNA, protein ve metabolit) ile mikroorganizmalar (bağırsaklar ve deride yaşayan bakteri, virüs ve mantarlar) incelendi.
Araştırılan molekül ve mikroorganizmalardaki değişimin kademeli, kronolojik bir şekilde yaşanmadığı görüldü. Büyük değişimlerin 40&#039;lı yaşların ortalarında ve 60&#039;lı yaşların başlarında meydana gelme eğiliminde olduğu tespit edildi.Başlangıçta, 40&#039;lı yaşların ortasındaki yaşlanmanın, tüm grup için sonuçları bozan kadınlardaki perimenopozal değişikliklerin bir sonucu olduğu varsayıldı. Ancak veriler, 40&#039;lı yaşların ortasındaki erkeklerde de benzer değişimlerin yaşandığını ortaya koydu.
Araştırmanın başyazarı, Singapur Nanyang Teknoloji Üniversitesi çalışanı Dr. Xiaotao Shen, 40&#039;lı yaşların ortasındaki kadınlardaki değişimlere menopozun katkıda bulunabileceğini kaydederek, “(Araştırma sonuçları) Hem erkeklerde hem de kadınlarda bu değişiklikleri etkileyen muhtemelen başka, daha önemli faktörler olduğunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
İlk değişiklik dalgasının, kardiyovasküler hastalıklarla bağlantılı moleküllerle, kafein, alkol ile lipitleri metabolize etme yeteneğinde yaşandığı, ikincinin ise bağışıklık sisteminde, karbonhidrat metabolizması ve böbrek fonksiyonlarında görüldüğü tespit edildi.
Deri ve kas yaşlanmasıyla bağlantılı moleküllerde, her iki değişim döneminde de sorunlar yaşandığı görüldü.Araştırma, yaşa bağlı pek çok hastalık riskinin kademeli olarak artmadığı, Alzheimer ve kardiyovasküler hastalık riskinin 60 yaşından sonra hızlandığına dair önceki araştırmalarla paralellik gösterdi.
Öte yandan, yaşanan bazı değişikliklerin yaşam tarzı veya davranışsal faktörlerle bağlantılı olabileceği belirtildi.
Örneğin alkol metabolizmasındaki değişimi, stresli bir dönem olan 40&#039;lı yaşlarda alkol tüketiminin artmasının tetikleyebileceği öne sürüldü.
Araştırmacılar, bulguların daha hızlı kas kaybı dönemlerinde egzersizi artırmak gibi önlemlerin sağlığı koruma konusunda yardımcı olabileceğini kaydetti.
Stanford Üniversitesi Genom Bilimi ve Kişiselleştirilmiş Tıp Merkezi direktörü ve araştırmanın kıdemli yazarı Dr. Michael Snyder, &quot;Zaman içinde yavaş yavaş değişmiyoruz. 40&#039;lı yaşların ortaları ve 60&#039;lı yaşların başlarında, hangi sınıftaki moleküllere bakarsanız bakın dramatik bir değişim olduğu ortaya çıktı. Hala sağlıklıyken yaşam tarzımızı değiştirmeye çalışmamız gerektiğine inanıyorum.&quot; değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EozaIPhBn0CC5555LJYlTA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Her, şeyin, değiştiği, iki, yaş:, yaşındakiler, dikkat, Bir, gecede, çökmenin, sırrı, çözüldü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Kultik&amp;quot; tezgahta yerini aldı! Kilosu 25 TL: Susuz yetişen doğal iltihap önleyici</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kultik-tezgahta-yerini-aldi-kilosu-25-tl-susuz-yetisen-dogal-iltihap-oenleyici</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kultik-tezgahta-yerini-aldi-kilosu-25-tl-susuz-yetisen-dogal-iltihap-oenleyici</guid>
<description><![CDATA[ Elazığ&#039;da susuz arazilerde yetişen, tadı ve şekli ile dikkat çeken &quot;Kultik&quot; kavunu tezgahlarda yerini almaya başladı. Yaz aylarının hem lezzetli hem de şifalı olan meyvesi kavun yüzde 90&#039;dan fazla su içeriyor.Elazığ’da doğal ve susuz yetişen, her bir tevekte farklı tatta ürün olan Kultik kavunu satışa çıktı. Kilosu 25 liradan satışa çıkan Kultik kavunu, susuz olarak yetiştirilmesi ile dikkat çekiyor.Kultik kavununun susuz bir alanda yetiştirildiğini ifade eden satıcılar, &#039;&#039;Kultik kavunu Kovancılar ve Karakoçan ilçelerimizden geliyor. Bizler de satışını yapıyoruz. Susuz yetiştirildiği için tadı değişik oluyor. Kilosunu 25 liradan satıyoruz. Özellikle yurt dışından gelen vatandaşlarımız fazla ilgi gösteriyor&#039;&#039; dedi.Yaz aylarının hem lezzetli hem de şifalı olan meyvesi kavun yüzde 90&#039;dan fazla su içeriyor. Sıcak yaz günlerinde serinlemek için harika bir tercih olan kavun vücudun su ihtiyacını karşılayabiliyor.Kavun içeriğinde zengin A, C ve potasyum sayesinde göz sağlığı içinde önemli. İçindeki C vitamini bağışıklığı güçlendiriyor.Kavun, likopen ve beta-karoten gibi antioksidanlar içerir. Bu bileşenler, hücrelere zarar veren serbest radikalleri nötralize etmeye yardımcı olabilir, böylece yaşlanma sürecini yavaşlatabilir ve bazı hastalıklara karşı koruma sağlayabilir.Bol miktarda lif içerir ve sindirim sistemini destekler. Lif, sindirim düzenini iyileştirmeye ve kabızlığı önlemeye yardımcı olabilir.İçerdiği vitamin C ve su miktarı sayesinde kavun, cilt sağlığını destekler. C vitamini kolajen üretimini teşvik eder, bu da cildin daha genç ve canlı görünmesine yardımcı olabilir.Kavun düşük kalori içeriği ile kilo kontrolü yapanlar için ideal bir atıştırmalık olabilir. Ayrıca tatlı ihtiyacını karşılamanın sağlıklı bir yoludur.Kavun, bazı iltihap önleyici bileşenler içerir ve vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yFObgpYd_kyHGHTFo4eePA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kultik, tezgahta, yerini, aldı, Kilosu, TL:, Susuz, yetişen, doğal, iltihap, önleyici</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Haftada 2 kez tüketince vücudu 20 yıl gençleştiriyor! Çinko, omega&amp;3, D vitamini bombası</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/haftada-2-kez-tuketince-vucudu-20-yil-genclestiriyor-cinko-omega-3-d-vitamini-bombasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/haftada-2-kez-tuketince-vucudu-20-yil-genclestiriyor-cinko-omega-3-d-vitamini-bombasi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı bir cilde ve vücuda sahip olmak için vücudunuz bazı vitaminlere ihtiyaç duyar. A, C, E, Çinko, Omega-3, Demir gibi vitaminler genç bir cilt için gereklidir. Bu vitaminler bazı besinlerde bolca bulunur. Hem ışıl ışıl görünmek hem de vücudunuzu iyileştirmek için bu besinleri diyet listenize mutlaka ekleyin.Sağlıklı, parlak bir cilt sadece dışarıdan uyguladığınız şeylerle ilgili değildir; aynı zamanda vücudunuzu içeride neyle beslediğinizle de ilgilidir.Bunu başarmak için, cilt sağlığını destekleyen temel besinler açısından zengin, dengeli bir diyet önemlidir.
Vitaminler, mineraller ve antioksidanlar, cildin yapısını korumada, hasardan korumada ve genç ışıl ışıl görünmesine yardımcı olur.İşte cildiniz için en önemli besinlerden bazılarına ve bunları diyetinize nasıl dahil edeceğinize dair bir rehber.A vitamini, cilt onarımı ve bakımı için gereklidir. Hücre yenilenmesini teşvik ederek cildin ölü hücreleri atmasına ve yenilerini üretmesine yardımcı olur; bu da cildinizin pürüzsüz ve canlı kalması için çok önemlidir.Ek olarak, A vitamini yağ üretimini azaltarak akneyle mücadeleye yardımcı olur ve ince çizgileri ve kırışıklıkları en aza indirme yeteneği nedeniyle birçok yaşlanma karşıtı ürünün temel bileşenidir. 
A vitamini zengini besinler

Tatlı patates
Havuç
Ispanak
Kara lahana
YumurtaYeterince A vitamini aldığınızdan emin olmak için, bu yiyecekleri günlük öğünlerinize dahil edin. Örneğin, ıspanaklı ve havuçlu bir salata veya kızarmış tatlı patatesin yanında A vitamini alımınızı önemli ölçüde artırabilir.C vitamini, cildi UV ışınları ve kirliliğin neden olduğu serbest radikal hasarından korumaya yardımcı olan güçlü bir antioksidandır. Ayrıca cildi sıkı ve elastik tutan kolajen sentezi için de gereklidir.Düzenli C vitamini alımı, ince çizgilerin görünümünü azaltmaya, cilt dokusunu iyileştirmeye ve cilt tonunuzu eşitlemeye yardımcı olabilir.
C vitamini kaynağı besinler

Portakal
Çilek
Kivi
Dolmalık biber
BrokoliDiyetinize bu meyve ve sebzelerden çeşitli ekleyin. Çilek ve kivi ile bir smoothie veya dolmalık biber ve brokoli ile renkli bir sote günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılamanıza yardımcı olabilir.E vitamini, cildin nem seviyelerini koruma ve oksidatif stresten koruma yeteneğiyle bilinir. Çevresel hasara karşı kapsamlı koruma sağlamak için C vitaminiyle birlikte çalışır. E vitamini ayrıca tahriş olmuş cildi yatıştırmaya ve iyileştirmeye yardımcı olabilen iltihap önleyici özelliklere sahiptir.E vitamini kaynağı besinler

Badem
Ayçiçeği çekirdeği
Ispanak
Avokado
ZeytinyağıKahvaltınıza bir avuç badem eklemek veya salatanıza biraz zeytinyağı gezdirmek, E vitamini alımınızı artırmanın kolay yollarıdır. Yemeklerinize avokado eklemek de cildinize nemlendirici bir destek sağlayabilir.Omega-3 yağ asitleri, cildi nemli ve dolgun tutan cildin lipit bariyerini korumak için çok önemlidir. Ayrıca, kızarıklığı ve tahrişi azaltmaya yardımcı olabilen güçlü iltihap önleyici özelliklere sahiptirler ve bu da onları egzama ve sedef hastalığı gibi iltihaplı cilt rahatsızlıkları olan kişiler için özellikle yararlı hale getirir.Omega-3 kaynağı besinler

Yağlı balık (somon, uskumru, sardalya)
Keten tohumları
Chia tohumları
CevizHaftada en az iki kez diyetinize yağlı balık eklemeyi deneyin veya smoothielerinize veya yulaf ezmenize keten tohumları ve chia tohumları ekleyin. Cevizler ayrıca hızlı bir omega-3 desteği için harika bir atıştırmalık seçeneğidir.Çinko, cilt iyileşmesinde ve onarımında hayati bir rol oynar. Yağ üretimini düzenleyerek ve iltihabı azaltarak akneyle savaşmaya yardımcı olur. Çinko ayrıca genel cilt sağlığını korumak ve enfeksiyonları önlemek için önemli olan bağışıklık sistemini destekler.Çinko zengini besinler
İstiridye
Sığır eti
Kabak çekirdeği
Nohut
MercimekDiyetinize çinko açısından zengin yiyecekler eklemek, özellikle akneye yatkınsanız önemlidir. Sığır eti içeren bir yemek veya kabak çekirdeğiyle kaplanmış bir salata, bu temel mineralden iyi bir doz sağlayabilir.D vitamini, güneş ışığına maruz kalındığında ciltte sentezlenir ve cilt hücrelerinin büyümesinde, onarımında ve metabolizmasında rol oynar.
Ayrıca cildin bağışıklık sistemini güçlendirerek bakteri ve diğer patojenlerle savaşmaya yardımcı olur. Ancak aşırı güneşe maruz kalma cilt hasarına yol açabileceğinden, özellikle kış aylarında diyet yoluyla yeterli D vitamini almak önemlidir.Diyetinize yumurta ve güçlendirilmiş süt gibi D vitamini açısından zengin yiyecekler eklemeyi düşünün.
Güneş ışığının sınırlı olduğu bir bölgede yaşıyorsanız, D vitamini takviyesi gerekebilir, ancak takviyeye başlamadan önce bir sağlık uzmanına danışın.C ve E vitaminlerine ek olarak, selenyum ve polifenoller gibi diğer antioksidanlar da cildi oksidatif stresten korumak için çok önemlidir. Bu antioksidanlar, serbest radikalleri nötralize ederek erken yaşlanmaya ve diğer cilt hasarlarına neden olmalarını önlemeye yardımcı olur.Antioksidan kaynağı besinler

Brezilya fındıkları (selenyum için)
Yeşil çay (polifenoller için)
Bitter çikolata
Yaban mersini
ÜzümYeşil çay  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4nF9IzZgskC0Wa5zoEiY9A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Haftada, kez, tüketince, vücudu, yıl, gençleştiriyor, Çinko, omega-3, vitamini, bombası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar uyarıyor: Yemeyin! 1 lokması bile ölümcül, her yıl 20 bin can alıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyariyor-yemeyin-1-lokmasi-bile-oelumcul-her-yil-20-bin-can-aliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyariyor-yemeyin-1-lokmasi-bile-oelumcul-her-yil-20-bin-can-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı besinler tüketmek genel sağlığınız içim önemlidir. Tükettiğiniz her besin vücudunuzda olumlu ya da olumsuz etki yaratır. Asya mutfağı dünya çapında en popüler olan mutfakların başında geliyor. Suşi&#039;den tatlı ve ekşi soslu tavuğa kadar pek çok Asya mutfağı lezzeti severek tüketiliyor. Ancak uzmanlar  Tayland&#039;a ait bir yemeğin ölümcül olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.Vücut sağlığınız için sağlıklı bir beslenme düzenine sahip olmanız gerekir. Bazı yiyecekler vücut için sağlıklı ve besleyicidir.Ancak bazıları da son derece sağlıksız olduğu için vücuda ciddi zararlar verebilir. Tayland&#039;da çiğ balıkla hazırlanan Koi pla yemeğinin içerisindeki bakteriler nedeni ile ölümcül olduğu belirtiliyor.Asya mutfağı dünya çapında en popüler olan mutfakların başında geliyor. Suşi&#039;den tatlı ve ekşi soslu tavuğa kadar pek çok Asya mutfağı lezzeti severek tüketiliyor. Ancak uzmanlar Tayland&#039;a ait bir yemeğin ölümcül olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.Yemek tutkunları, Güneydoğu Asya mutfağının, güçlü aromatik bileşenleri, tamarind (demirhindi) ve limon otu gibi malzemelerle harmanlamasıyla tanındığını bilirler.Tayland&#039;ın popüler lezzetlerinden biri olan ve Koi pla olarak bilinen bu yemek, son derece sağlıksız ve sağlığı ciddi anlamda tedhit ediyor.Koi pla olarak bilinen bu yemek kıyılmış çiğ balığın çeşitli otlar, baharatlar ve limon suyu karıştırılması ile hazırlanıyor.Yemek ülkenin en yoksul bölgelerinden biri olan Isaan&#039;da ve Khon Kaen eyaletinde oldukça popüler.Isaan bölgesi bu gıdanın çok fazla tüketilmesi nedeni ile dünyada kolanjiokarsinom karaciğer tümörünün ve safra kanalı kanserinin en çok görüldüğü yer. Kanserojen yemeğin Tayland&#039;da her yıl 20.000 kişinin ölümüne neden olduğu düşünülüyor. Tayland&#039;da servis edilen bu yemeğin ise her yıl yaklaşık 20 bin kişinin ölümüne sebep olduğu bildiriliyor.Taylandlı bir doktor, anne babasının karaciğer kanserinden ölmesinin ardından insanları ölümcül yemek konusunda uyarıyor.Her yıl milyonlarca insanın düzenli olarak tükettiği iddia edilen koi pala yemeğinin zararlı olmasının sebebi ise yemeğin yapıldığı çiğ balık türü değil.Yemekte kullanılan balığın Mekong bölgesindeki bir su kütlesinden geldiği söyleniyor. Bu su hayvanlarının yetiştirildiği sularda parazit yassı solucanlar bulunur.Tıbbi uzmanlara göre bu yassı kurtlar safra kanalı kanserine yol açabiliyor ve bu nedenle Doğu Asya&#039;nın dünyada kolanjiyokarsinom (sofra yolu kanseri) vakalarının en yüksek olduğu bölge olduğu bildiriliyor.Koi Pla ile mücadele eden kişilerden biri de, bu yemeği yedikten sonra karaciğer kanserinden anne ve babasını kaybeden Doktor Narong Khuntikeo&#039;dur.Tıp uzmanı, 2017 yılında &#039;sessiz katil&#039;e karşı çalışmalarında bilim insanları, doktorlar ve antropologlardan oluşan bir ekibi nasıl bir araya getirdiğini anlatmıştı.Kendisi ve uygulayıcı ekibi, dört yıl boyunca ultrason cihazları ve idrar test kitleri kullanarak Isaan bölgesindeki köylüleri parazit açısından test etti.Çalışmanın sonuçlarına göre, bazı topluluklardaki sakinlerin yüzde 80&#039;inin ölümcül paraziti yuttuğu tespit edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UvU37KdIj0mcDbGczyIRZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, uyarıyor:, Yemeyin, lokması, bile, ölümcül, her, yıl, bin, can, alıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de sadece burada yetişiyor! Hasat dönemi 3 ay sürüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-sadece-burada-yetisiyor-hasat-doenemi-3-ay-suruyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/turkiyede-sadece-burada-yetisiyor-hasat-doenemi-3-ay-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Şanlıurfa&#039;da ince kabuğu, güzel tadı ve aroması ile diğer patlıcanlardan ayrılan tescilli Birecik patlıcanında hasat başladı.Şanlıurfa&#039;nın Birecik ilçesinde yetiştirilen patlıcanının hasadı başladı. Türkiye&#039;de sadece Birecik ilçesine bağlı Mezra Mahallesi&#039;nde yetişen patlıcanlar, sabah erken saatlerde tarladan toplanıyor.Türkiye&#039;nin birçok iline gönderilen patlıcanlar, Şanlıurfa&#039;daki restoran ve lokantalarda patlıcan kebabına dönüşüyor. Yüzyıllardır ekilen ata tohumundan üretilen Birecik patlıcanı, ince kabuğu, lezzeti ve farklı aromasıyla büyük beğeni topluyor. Hasat dönemi yaklaşık üç ay süren Birecik patlıcanı, gastronomi şehrine yerli ve yabancı turistleri de çekiyor. İlçeye gelen turistler, patlıcan kebabının tadına bakmadan ayrılmıyor.Tarlada işçilerin patlıcan hasadına katılan Birecik Kaymakamı Mustafa Gürbüz, Şanlıurfa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy ve Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, bereketli olmasını diledi. Hasat sonrası konuşan Kaymakam Gürbüz, “Bugün ilçemizin bir ürünü olan ve 10 aylık büyük bir emeğin sonunda çiftçilerimizin toprakla buluşturduğu patlıcanlarımızın hasadı başladı. Bizleri dinleyen, bizlerin sesinin ulaştığı herkese bu patlıcanı, Birecik patlıcanını tatmak için, buradaki güzellikleri görmek için Fırat&#039;ın incisi Birecik ilçemize davet ediyoruz” dedi.TÜRES Başkanı Bingöl ise, Birecik patlıcanının ham haliyle de yenilebildiğini belirterek, tadına baktı. Türkiye&#039;nin en iyi lokantalarının camlarında ‘Birecik patlıcanı geldi&#039; yazısının yazıldığını aktaran Bingöl, en iyi patlıcanlı kebabın da Birecik&#039;te yenilebileceğini söyledi.Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy ise, “Binlerce yıldır Fırat&#039;ımızın getirdiği alüvyal topraklar bu bölgede müthiş bir verimliliğe, müthiş bir kaliteye sebep oluyor.Organik madde oranı en yüksek olan topraklarımızdan bir kısmı Birecik havzasındaki bu topraklardır. Özellikle Cumhurbaşkanımızın tarımı stratejik alan ilan etmesinden bu tarafa coğrafi işaretli ürünlerde Türkiye&#039;den müthiş bir artış oldu. Şanlıurfa&#039;da da 47 adet tarımsal ürünümüze coğrafi işaret aldık. İnşallah çok kıymetli gastronomi mutfağının uzmanlarından ve ülkemizin diğer aşçılarından ve bu işle ilgili olan üniversitelerinden destek alarak Şanlıurfa&#039;mızın lezzetlerini, yetiştirdiğimiz ürünleri dünya piyasasına ve Türkiye piyasasına, üreticiye ulaştırmak için kararlıyız” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f4EBZ44O7ki3KiHEM9KSeA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyede, sadece, burada, yetişiyor, Hasat, dönemi, sürüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li doktorlar açıkladı: Karın bölgesindeki yağları mum gibi eriten baharat</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/abdli-doktorlar-acikladi-karin-boelgesindeki-yaglari-mum-gibi-eriten-baharat</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/abdli-doktorlar-acikladi-karin-boelgesindeki-yaglari-mum-gibi-eriten-baharat</guid>
<description><![CDATA[ Karın bölgesindeki yağlardan kurtulmak kolay değil. Diyet ve spor yapmanıza rağmen istediğiniz görüntüyü elde edemiyorsanız yağ yakıcı etkisi olan besinlerden faydalanabilirsiniz. ABD&#039;li bilim insanlarının yaptığı son araştırmada Türk mutfağının vazgeçilmez baharatlarından birinin kilo vermeyi desteklediği ve ömrü uzattığı ortaya çıktı.Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için kişiye özel bir diyet programını uygulamanız gerekir. Diyet ve egzersiz sayesinde fazla kilolarından kurtulabilirsiniz.Ancak diyet ve spor yapmanıza rağmen karın bölgesindeki yağlardan kurtulmak pek kolay olmaz. Burada yağ yakıcı baharatları devreye sokarak hızlı bir şekilde fit bir görünüme sahip olabilirsiniz.Yemeklerimizde sıklıkla kullanılan ve sofralardan eksik olmayan acı biber, muhteşem yağ yakıcı özelliğiyle ortaya çıkıyor. Ayrıca acı biberi vücuda pek çok faydası bulunuyor. Hatta ömrü bile uzatıyor.ABD&#039;li bilim insanlarının yaptığı araştırmada baharatlı besinler tüketmenin özellikle de acı biber tüketmenin ömrü uzattığı ortaya çıktı.İngiliz, Çin ve Amerikalı bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırmaya göre düzenli olarak acı biber yiyen kişilerin ya da her gün acı biber tüketenlerin kanser, kalp ve solunum rahatsızlıklarına yakalanma riski yemeyenlere oranla daha az oluyor. Yani acı biber ölüm riskini azaltıyor.Oxford Üniversitesi, Çin Tıp Bilimleri Akademesi ve Harvard Halk Sağlığı Fakültesi (Harvard School of Public Health ) tarafından gerçekleştirilen bu araştırmada yaşları 30 ila 79 arasında değişen yaklaşık 500 bin Çinli’nin yeme alışkanlıkları ve sağlık durumları incelemeye alındı.Bu kişilerin beslenme alışkanlıkları tam 7 yıl boyunca detaylıca incelendi. Yapılan araştırma sonucunda Her gün veya düzenli olarak baharatlı özellikle de acılı yiyecekler tüketenlerin haftada bir kez baharatlı yiyecekler yiyenlere göre ölüm risklerinin yüzde 14 azaldığı belirlendi.Acı biberin içerisinde bulunan kapsaisin maddesinin antioksidan özelliği bulunuyor. Kapsaisin ayrıca iltihap ve obeziteyi önlemede de etkili bir madde. Kanser gibi ciddi rahatsızlıkalrın üzerinde de etkili olan kapaisin acı biberin içerisinde bol miktarda bulunuyor.
Araştırmalar, kapsaisinin enerji harcamasını ve yağ yakma oranını arttırdığını ve diyete “yağ yakıcı” şeklinde dahil edilmesinin kilo kontrolünü destekleyebileceğini gösteriyor.
Acı biberin kanıtlanmış faydasına gelin birlikte bakalım...Acı biber, içerisindeki kapsaisin maddesi sayesinde kan dolaşımını hızlandırarak kalp sağlığını korur. Ayrıca, yüksek kolesterol seviyelerinin düşürülmesine de yardımcı olur.Her gün veya günaşırı, baharatlı özellikle de acılı yiyecekler tüketenlerin haftada bir kez baharatlı yiyecekler yiyenlere göre ölüm risklerinin yüzde 14 azaldığı belirlendi.Acı biberin içerisinde yüksek miktarda C vitamini bulunuyor. Bu özelliği ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Aynı zamanda içerdiği beta-karoten de vücutta antioksidan etkisi göstererek hücrelerin zarar görmesini engelliyor. Vücudu hastalıklara karşı koruyor.Acı biber, içerisindeki kapsaisin maddesi sayesinde metabolizmayı hızlandırır. Bu da vücudun daha hızlı yağ yakmasına yardımcı olur. Diyet listesine acı biber ekleyenler daha hızlı kilo verebilir. Yağ yakıcı özelliği sayesinde sağlıklı bir şekilde zayıflayabilirler.Acı biberin içerisindeki kapsaisin maddesi, ağrı kesici özelliklere sahiptir. Bu nedenle, romatizma, artrit gibi ağrılı hastalıklarda kullanımı önerilmektedir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nZtoa-u0zUeBLZKQkPIQEQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, doktorlar, açıkladı:, Karın, bölgesindeki, yağları, mum, gibi, eriten, baharat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğanın en güçlü şeker kaynağı tezgahta yerini aldı! Günde iki porsiyon yemek tatlı krizlerini önlüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/doganin-en-guclu-seker-kaynagi-tezgahta-yerini-aldi-gunde-iki-porsiyon-yemek-tatli-krizlerini-oenluyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/doganin-en-guclu-seker-kaynagi-tezgahta-yerini-aldi-gunde-iki-porsiyon-yemek-tatli-krizlerini-oenluyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaz aylarının gözde meyvelerinden biri olan incirin vücuda faydaları saymakla bitmiyor. Özellikle Ağustos ve Eylül aylarında pazar tezgahında bolca bulunan incir sindirim problemlerine iyi gelebiliyor. Bol lif kaynağı olan incir, tatlı krizleri içinde bire bir. Doğal şeker içeriğiyle aşırı tatlı ve yeme ihtiyacını kesen incir bağışıklık sistemini güçlendirmeye de yardımcı oluyor.Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için doğanın gücünden faydalanmak önemli. Düzenli, dengeli bir beslenme programıyla vücudunuzun ihtiyacı olan vitamini karşılayabilirsiniz.Yaz mevsimi geldiğinde gözde meyvelerden biri olan incir de vücut sağlığı için iyi gelebiliyor. Doğal şeker içeriğiyle incir tatlı ve açlık krizlerini önleyebiliyor.İncir, yüzlerce minik tohumla dolu ve yenilebilir yeşil veya mor kabuklarıyla severek tüketiliyor. . Bir porsiyon incir, bir adet orta boy incire denk geliyor ve yaklaşık 60 kalori içeriyor.Bir porsiyon incirde; 2 gram diyet lifi, 175 mg potasyum, 25 gram kalsiyum, A, E vitaminleri ve sağlık için oldukça faydalı olan antioksidan maddeler bulunuyor.İncir bu zengin içerikleri sayesinde pek çok sağlık problemine karşı etkili oluyor.Yüksek lif içeriği kaynağı bulunan lif, bağırsaktaki sağlıklı bakterilerin besin kaynağı oluyor. Bol lif zengini olduğu için sindirim sağlığını iyileştirmeye yardımcı oluyor.Dışkıyı yumuşatmaya, kabızlığı azaltmaya, gaz ve şişkinlik gibi şikayetlerin giderilmesine katkı sağlıyor.Sağlıklı bir yetişkinin günde en az 25 gram diyet lifi tüketmesi gerekiyor. Günde iki porsiyon incir yenildiğinde bu miktarın yaklaşık yüzde 20’si karşılanabiliyor.Vücudumuzdaki tüm sistemlerin eksiksiz çalışması için potasyum elzem bir mineral. Bir adet incirde 175 mg potasyum yer alıyor.Potasyum mineralinin beslenme yoluyla yeterli miktarlarda alınması, damar içi basıncını azaltarak böbreklerdeki süzme hızını artırabiliyor.Bu sayede yüksek tansiyon hastalığı olarak da bilinen hipertansiyonun dengelenmesine yardımcı olabiliyor.İncir doğada bulunan güçlü antioksidan kaynaklarının başında geliyor. Kolajen eksikliğini azaltarak cilt yenilenmesine destek oluyor. Günde bir porsiyon incir daha parlak bir cilde sahip olmanıza katkı sağlar diyebiliriz.İncir zengin bir lif, bir başka deyişle posa kaynağıdır. Dolayısıyla tatlıya ihtiyaç duyduğunuzda doymuş yağ ve şeker içeren tatlılar yerine, lif ve doğal şeker içeren incirden faydalanmanız kilo verme amaçlı uyguladığınız diyetleri sürdürmenize destek verecektir.Örneğin bir adet inciri 10 adet badem veya bir bardak süt ile yerseniz, kan şekerinin dengelenmesine ve yaşanan tatlı krizlerinin hafiflemesine fayda sağlayarak diyete uyumunuzu daha da arttıracaktır. Dolayısıyla kendinizi tok hissetmenize yardımcı olacaktır.İncir kabuğunun muhteşem mor rengi, bu güzel meyvenin ne kadar çok antioksidan madde içerdiğinin bir göstergesi.Bir antioksidan çeşidi olan flavonoidlerden ‘antosiyanin’ maddesi hücrelerimizi oksidatif strese karşı adeta bir kalkan gibi koruyor.Bu nedenle inciri yeterince temizledikten sonra kabuğuyla birlikte tüketmek hücrelerimizi zararlı bileşenlerden korumaya yardımcı olarak bağışıklık sistemimizin de güçlenmesine katkı sağlıyor.İçerisinde bol miktarda kalsiyum ve magnezyum da bulunduran incir, mevsiminde taze ve düzenli tüketildiğinde kemikleri güçlendirmeye destek veriyor ve yaşa bağlı oluşan kemik erimesinin hızını yavaşlatmaya katkı sağlayabiliyor.Kabızlık problemi yaşıyorsanız, bir adet incir yedikten sonra bir bardak su içmeyi alışkanlık edinin.İncirden alacağınız posa, yeteri kadar suyla birlikte tüketildiğinde bağırsak hareketlerini artırarak kabızlık probleminin çözülmesine katkı sağlıyor. Bu sayede bağırsak hareketleriniz hızlanıyor.Kan şekerinizin yükselmemesi için incirin yanında ceviz, badem, süt veya yoğurt tüketin.İncir yüksek K vitamini içermesine bağlı olarak kan sulandıran etkiye sahip ilaçların vücutta emilmelerini önleyebiliyor.Bu nedenle kan sulandıran ilaç kullanıyorsanız inciri bir porsiyondan fazla tüketmeyin.
ÖNEMLİ! Herhangi bir sağlık probleminiz, düzenli kullandığınız ilaç, kronik rahatsızlığınız ya da gebelik durumunuz varsa incir tüketmeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BsHb7Xt36k21EEuF4E3AmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğanın, güçlü, şeker, kaynağı, tezgahta, yerini, aldı, Günde, iki, porsiyon, yemek, tatlı, krizlerini, önlüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>B12 değerlerini zirveye çıkarıyor, hafızayı zehir gibi çalıştırıyor! Her lokması unutkanlıkla savaşıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/b12-degerlerini-zirveye-cikariyor-hafizayi-zehir-gibi-calistiriyor-her-lokmasi-unutkanlikla-savasiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/b12-degerlerini-zirveye-cikariyor-hafizayi-zehir-gibi-calistiriyor-her-lokmasi-unutkanlikla-savasiyor</guid>
<description><![CDATA[ B12 vitamini eksikliği potansiyel olarak tehlikeli etkileri olan yaygın bir sağlık sorunu olmasına rağmen, sıklıkla görmezden geliniyor. Günlük küçük bir gereksinime rağmen, yetersiz B12 seviyeleri önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. B12, esas olarak hayvansal gıda kaynaklarında bulunan, uygun kan hücresi işlevi, sinir sağlığı ve diğer kritik vücut süreçleri için gereklidir. B12 vitamini bazı besinlerde bol miktarda bulunur. Bu besinleri düzenli olarak tüketmek hafızayı güçlendirir ve unutkanlıkla savaşmanıza yardımcı olur.B12 eksikliğinin birincil semptomlarından biri yorgunluktur. Günlük yaşam aktivitelerini etkileyecek kadar derin bir yorgunluk veya bitkinlik seviyesi. Diğer semptomlar arasında ekstremitelerde karıncalanma, kafa karışıklığı, hafıza kaybı, depresyon ve dengeyi koruma zorluğu gibi nörolojik sorunlar bulunur.Bu semptomlar ele alınmazsa kalıcı hale gelebilir. Sağlık hizmeti sağlayıcıları, diğer birçok durumun benzer semptomlara neden olabilmesi nedeniyle B12 eksikliğini göz ardı edebilir. Sağlıklı bir diyet ayrıca besin eksiklikleri konusunda yanlış bir güvenlik hissi verebilir.B12 vitamini ile güçlendirilmiş gıdaların yetersiz tüketimi veya doğal olarak oluşan B12 vitamininin yetersiz miktarda tüketilmesi, B12 vitamini eksikliğine neden olabilir.Sindirim bozuklukları: Çölyak hastalığı ve Crohn hastalığı gibi sindirim sistemini etkileyen durumlar, vücudunuzun B12 vitaminini emme yeteneğini engelleyebilir.Alkol kullanımı: Bu hastalık, B12 vitamini eksikliğine ve sindirim sisteminize zarar verebilir.Gastrit: B12 vitamini eksikliğinin başlıca nedenlerinden biri olan gastrit, mide astarının iltihaplanmasıdır. Hidroklorik asit, B12 vitamininin emilimi için gerekli olduğundan, B12 vitamini eksikliğine neden olabilir.Pernisiyöz anemi: Bu nadir hastalıktan muzdarip olanlar, intrinsik faktör olarak bilinen mide proteinini üretemezler. Vücudunuzun B12 ve B12 vitaminlerini emebilmesi için bir intrinsik faktöre ihtiyacı vardır. Pernisiyöz anemi hastalarında B12 vitamini eksikliği vardır.Ameliyat: Gastrik bypass (kilo vermek için kullanılan bir prosedür) gibi gastrointestinal ameliyat geçiren kişiler, B12 vitaminini emmeyi daha zor bulabilirler. Kalıtsal nedenler: Transkobalamin II eksikliği adı verilen nadir bir kalıtsal durum, vücudun B12 vitamini veya kobalamin taşımasını etkiler.B12, kan hücrelerinin, sinirlerin ve vücuttaki diğer birçok kritik sürecin düzgün çalışmasında rol oynayan temel bir besindir ve herhangi bir emilim adımındaki bozulma eksikliğe yol açabilir.B12 emilimi, yiyeceklerin tükürük ile karışmasıyla başlar, tükürükteki R-protein adı verilen bir madde B12&#039;yi mide asidinden korur. Midedeki parietal hücreler, yiyecekleri ve B12&#039;yi ayırmak için asit salgılar ve R-protein ile bağlanmasını sağlar.Ayrıca mide içeriğiyle karışan bir içsel faktör salgılarlar. Duodenumda, pankreas suları B12&#039;yi R-proteinden serbest bırakır ve onu içsel faktöre bağlayarak hücresel emilime izin verir ve sinir hücresi bakımına ve kırmızı kan hücresi oluşumuna yardımcı olur.Zayıf pankreas fonksiyonu da eksikliğe katkıda bulunur ve hastaların yaklaşık üçte birini etkiler. Ek olarak, Tip 2 diyabet için yaygın bir ilaç olan Metformin uzun zamandır B12 eksikliği ile ilişkilendirilmiştir.B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ NASIL TEŞHİS EDİLİRRutin B12 ölçümleri nadirdir, tipik iyi kontrol muayeneleri tam kan sayımı ve metabolik panel ile sınırlıdır ve B12 durumunu ölçmez. Semptomlar yaşayan ve risk faktörleri olan herkes bir doktor değerlendirmesi almalıdır. B12 eksikliğini doğrulamak veya dışlamak için uygun laboratuvar çalışmaları ve doktor konsültasyonları gereklidir.B12 vitamini, et, balık, yumurta ve süt ürünlerinde bolca bulunur. Vejetaryenler veya veganlar, bu vitaminin yetersizliğini yaşamamak için genellikle takviye almalıdırlar çünkü bu vitamin bitkisel kaynaklarda bulunmaz. Ayrıca, bazı mide ve bağırsak hastalıkları B12 emilimini etkileyebilir, bu yüzden bu tür sağlık sorunları olan kişilerin de dikkatli olması gerekebilir.Bu gıdaların çeşitliliğini diyetimize dahil etmek, B12 alımımızı önemli ölçüde artırabilir. Tavuk, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi yiyecekler bu hayati besin açısından zengindir. American Journal of Clinical Nutrition&#039;da yayınlanan bir araştırmaya göre, bu hayvansal gıdaların düzenli tüketimi vücutta yeterli B12 seviyelerini korumaya yardımcı olabilir.Güçlendirilmiş gıdalar iyi bir B12 vitamini kaynağıdır. Birçok bitki bazlı süt, kahvaltılık gevrek ve besin mayası B12 ile güçlendirilmiştir.Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından yapılan bir araştırma, düzenli olarak takviyeli gıdalar tüketen kişilerin, tüketmeyenlere kıyasla daha iyi B12 seviyelerine sahip olduğunu buldu. Takviyeli gıdaları seçerken, yeterli miktarda B12 sağladıklarından emin olmak için etiketleri dikkatlice okuyun.Karaciğer ve böbrek gibi sakatatlar inanılmaz derecede besin açısından yoğun ve özellikle B12 Vitamini açısından yüksektir. Örneğin, kuzu karaciğeri porsiyon başına günlük değerin %3000&#039;inden fazlasını sağlar. Journal o ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3DCBttlMbk-tDpvFQwXv5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>B12, değerlerini, zirveye, çıkarıyor, hafızayı, zehir, gibi, çalıştırıyor, Her, lokması, unutkanlıkla, savaşıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş lekelerini açan doğal yöntem! 15 gün her gece yapınca cilt iz, yara, lekeden eser bırakmıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gunes-lekelerini-acan-dogal-yoentem-15-gun-her-gece-yapinca-cilt-iz-yara-lekeden-eser-birakmiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gunes-lekelerini-acan-dogal-yoentem-15-gun-her-gece-yapinca-cilt-iz-yara-lekeden-eser-birakmiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaz aylarında cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden daha fazla korumak gerekir. Cildi güneş ışınlarından koruyamadığınızda cilt lekeleri artar. Cilt lekelerini tedavi etmek ve cilt tonunu eşitlemek zordur. Piyasada pek çok leke kremi olsa da istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Ancak cilt lekelerine çok iyi gelen ve yüzyıllardır güzellik alanında kullanılan bir doğal yöntem var.Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında deniz, kum, güneş derken cildinizi korumak sandığınız kadar kolay olmaz. Cilt sağlığınızı korumak için her zaman özenli ve dikkatli davranmanız gerekir.Sağlıklı, aydınlık ve lekesiz bir cilt için cildinizi her mevsim güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korumalısınız. Cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korumanın en basit yollarından biri güneş kremi kullanmak.Güneş kremleri cilt yüzeyinde üst düzey bir koruma sağlayabilir. Özellikle yaz aylarında güneş kremi kullanımını önemsemeniz gerekir ve güneş kremlerini 2 saatte 1 cildinizde tazelemelisiniz.Her şeye rağmen cildinizde güneş lekeleri varsa ve cilt tonunu eşitlemek istiyorsanız doğal yöntemlerden destek alabilirsiniz.Elma sirkesinin faydaları saymakla bitmez. Özellikle doğal cilt bakımı denildiğinde elma sirkesi çok sık kullanılır.
Pek çok cilt probleminin çözümü için kullanılan elma sirkesi, düzenli olarak cilde sürüldüğünde cilt kusurlarını ortadan kaldırır. Akne, sivilce, siyah nokta ve güneş lekeleri üzerinde muhteşem etkiler yaratır.Cilt bakımında kullanılan muhteşem bir doğal kaynak olan elma sirkesi, cildi onarır ve cilt kusurlarını giderir. Ciltte meydana gelen iltihaplanmayı önleyerek akne sorununu ortadan kaldırır.Her zaman bebek gibi pürüzsüz bir cilde sahip olmanızı sağlar. Elma sirkesinin cilde faydalarının detaylarına gelin birlikte bakalım.Cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler gözeneklerin tıkanmasına sebep olur. Tıkanmış gözeneklerde cilt problemlerini ortaya çıkarır.Elma sirkesi ile yüzünüzü sildiğinizde cildi ölü hücrelerden arındırabilirsiniz. Peeling kadar etkili olan elma sirkesi, cildi tamamen arındırır. Kusursuz ve canlı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.Sivilceler aynaya her baktığınızda canınızı sıkıyor olabilir. Zamansız ortaya çıkan akne ve sivilceler cildin kusursuz görünümünü bozar.Elma sirkesini düzenli olarak kullanarak sivilce sorununu ortadan kaldırabilirsiniz. Elma sirkesi ciltteki bakterileri önler. İltihaplanmayı ortadan kaldırır. Sivilce ve akneleri kurutarak tekrar oluşmasını engeller.Elma sirkesini suyla birlikte karıştırıp her gece yatmadan önce pamuk yardımıyla cildinize sürün. Cildinizin temiz olmasına dikkat edin. Sabah uyandığınızda cildinizi su ile durulayın. Her gece bu işlemi uyguladığınızda elma sirkenin faydalarından yararlanabilirsiniz.Cildinizde akne, sivilce ya da güneş ışınlarından kaynaklı ton eşitsizlikleri oluşabilir. Cildinizdeki koyu halkalar canınızı sıkıyorsa elma sirkesi ile cilt lekelerini açabilirsiniz. Cilt lekeleri için piyasada çok fazla profesyonel ürün bulunsa da elma sirkesinin o ürünlerden etkisi daha da fazladır.Elma sirkesi cilt lekelerini açarak cildi beyazlatır. Cilt tonunu eşitleyerek her zaman aydınlık bir cilde sahip olmanıza destek olur. Cilt lekeleri için elma sirkesi kullanmak istiyorsanız yine her gece uyumadan önce suyla karıştırarak cildinize uygulayabilirsiniz.Elma sirkesi güneş sonrasında cilt yüzeyinde oluşan koyu lekeler üzerinde de etkilidir. Düzenli kullanıldığında bu lekelerin görünümünü hafifleterek cilt tonunu eşitler.Kimse erken yaşlanmayı istemez. Cildinizde yaşlanmaya dair izlerin bulunmasını istemiyorsanız elma sirkesi kullanabilirsiniz. Bu mucizevi sirkenin sahip olduğu alfa hidroksit asitler, cildi daha taze ve canlı gösteren bileşenleri oluşturur.Böylece elma sirkesi, düzenli kullanım ile birlikte cildi zamanın izlerinden arındırarak, daha genç bir görünüme kavuşturur. Cildin kırışmasını engeller. İnce çizgilerin görünümünü azaltır. Ayrıca cildi toparlayarak sarkmasını engeller.Elma sirkesi C vitamini, kalsiyum, sodyum, potasyum ve daha birçok mineral açısından çok zengin olduğu için cilt üzerinde harika etkiler yaratır. Elma sirkesini evde çok kolay bir şekilde cildinize uygulayabilirsiniz.Öncelikle 1 çay bardağına 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ekleyin ve elde ettiğiniz sirkeli su karışımını bir pamuk ile her gece cildinize sürün. Sabah uyandığınızda cildinizi durulayın. 15 gün boyunca her gece düzenli olarak uygulayın. ÖNEMLİ! Eğer hassas ve alerjik bir cildiniz varsa elma sirkesi gibi doğal yöntemleri uygulamadan önce mutlaka bir cilt uzmanına danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0sWBNXvGokmY0NgKGYvwLg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güneş, lekelerini, açan, doğal, yöntem, gün, her, gece, yapınca, cilt, iz, yara, lekeden, eser, bırakmıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Maymun çiçeği pandemisi mi geliyor? Uzmanından açıklama</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-pandemisi-mi-geliyor-uzmanindan-aciklama</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-pandemisi-mi-geliyor-uzmanindan-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ Kongo ve komşu ülkelerde görülen maymun çiçeği virüsünün Afrika kıtasının dışına, İsveç&#039;e sıçramasının ardından Türkiye&#039;de de pandemi korkusu yayıldı. Maymun Çiçeği hastalığı nedeniyle herkesin Covid-19 da olduğu gibi bir pandemi korkusu yaşadığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, kaotik bir pandemi beklentisinin olmadığını dile getirdi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, İsveç&#039;in, Afrika bölgesi dışındaki ilk M çiçeği virüsü (mpox) vakasını doğruladığını bildirdi.
Sağlık Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamada, &quot;Özellikle Afrika kıtasında görülen M çiçeği (mpox) hastalığı vakasına Türkiye&#039;de rastlanmamıştır, henüz herhangi bir kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacı yoktur.&quot; denildi.Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Tevfik Özlü, Dünya Sağlık Örgütü’nün Maymun Çiçeği hastalığı için acil durum ilan ettiğini hatırlattı.
Özlü, dünyanın aslında bu hastalıkla yeni karşılaşmadığına dikkat çekerek “Bu virüsün 1970’den beri insanda hastalık yaptığını biliyoruz. Ama daha çok Afrika bölgesinde bu hastalığı görüyoruz. Orta Afrika ve Batı Afrika’da iki farkı varyant biliniyordu. Aslında Kongo da daha çok ölümler görülüyor ve orada ölümler fazla. Genelde hafif seyreden ve tedavi ile iyileşen bir hastalık. Ama son birkaç yıldır Afrika’nın dışında da bu vakaları görmeye başladık. Avrupa Birliği ve diğer farklı ülkelerde de görülmeye başlandı. Sanıyorum 75 üzerindeki ülkede artık bu hastalığın varlığını biliyoruz. Böyle bir durum olunca da Dünya Sağlık Örgütü acil durum ilan etti. Bu konuda artık Afrika dışındaki ülkelerin de bu hastalığı sınırlamak açısından tedbir almaları gerekiyor.” diye konuştu.Bu durumun herkesin aklına birkaç yıl önce yaşadığımız Covid pandemisini getirdiğini kaydeden Özlü, &quot;Herkeste ‘Acaba tekrar bir pandemi ile karşı karşıya kalır mıyız? Tekrar kısıtlamalar yasaklamalar başlar mı?’ diye bir korku var. Baştan söyleyeyim böyle bir beklentim yok.&quot; dedi.
Virüsün Covid-19 virüsü ile çok farklı özellikler taşıdığına dikkat çeken Özlü, &quot;Öncelikle bu hastalığın bulaşması Covid-19’a göre daha zor. Covid-19 virüsü çok kolay bulaşan bir virüstü hava yoluyla bulaşıyordu. Enfeksiyonlar ile temasla bulaşıyordu. Bu virüs daha çok temas ve yakın temas ile bulaşıyor. Daha çok bulaşma cilt döküntüleri ve bu döküntülerin içindeki sıvı ile temasla oluyor. Daha çok görülenler cinsel ilişki sırasında bulaşan vakalar. Ama tabi sadece cinsel ilişki ile bulaşmıyor. Onun dışında hastanın tenine temas etme, sarılma, kucaklaşma gibi durumlarda da bulaşabilir. Hatta hastanın elbiseleri, yattığı çarşaf, oturduğu yerden de bulaşma riski olabilir. Hasta ile çok uzun süre yakın mesafedeyseniz sohbet ettiyseniz mesafeyi koruyamadıysanız size bulaşabiliyor.” diye konuştu.
Hastalığın destek tedavileri ile iyileştiğini hatırlatan Özlü “2-4 hafta içinde tedavi ile hasta şifaya kavuşuyor. Ölüm daha çok Afrika’daki olgularda var. Yüzde 1-6 arasında ölüm bildirilmiş ama bu değişebiliyor. AB ülkelerinde ölüm vakaları çok nadir. Dünyada şuana kadar 600 civarında ölüm olduğu ortaya çıkmış. Neredeyse tamamına yakını Afrika’daki ölümler. Bu da virüsün ölümcüllüğünden ziyade oradaki sağlık hizmetlerine ulaşımı ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği ile ilgili olabilir.” şeklinde konuştu.Avrupa’da hastalık ile ilgili farklı bir varyantın çıktığı ve bunun daha ölümcül olduğu yönünde çıkan haberleri de değerlendiren Özlü “Bu varyantın daha ölümcül olduğu söyleniyor ama bu konuda kesin bir bilgi yok. Bu virüsün mutasyon geçirmesi ve mutasyonların varyanta dönüşme olasılığı çok daha düşük. DNA virüsü çünkü bu. DNA virüslerinde mutasyon olur ama bu hemen bir varyanta dönüşmeyebilir. Yeni bir varyantın oluşması çok kolay değil. Covid’de gördüğümüz gibi daha ölümcül daha tehlikeli varyantların ortaya çıkması çok gerçekçi görünmüyor.” ifadelerini kullandı.Prof. Dr. Tevfik Özlü, hastalığın belirtileri ile ilgili olarak ise “Ateş, kırgınlık, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı. Onun dışında da boyunda lenf bezlerinin şişmesi ve tabiki de ciltte döküntüler, Bu döküntüler zamanla patlayabiliyor ve iyileşirken de ciltte iz bırakabiliyor. Bu döküntüler hastalığın bulaştırıcılığından da en çok sorunlu olan bulgusu. Bir taraftan hastayı görünce tanıyorsunuz. Döküntüsü olduğu içir temas etmezsiniz. Kendinizi korursunuz. Bu açıdan bir alert veriyor çevresine. Döküntüsü olmayan hasta da bulaştırabilir ama daha sınırlı bir bulaşma olabilir. Hiç semptom olmayan hastaların bulaştırıcı olup olmadığı ile ilgili henüz bir bilgi yok. Covid’de ise hiç belirti göstermeyen bir kişi de hastalığı yayabiliyordu ama bu hastalık için bir şey diyemiyoruz.” dedi.
“Covid 19’da olduğu gibi bir kaotik pandemi beklentisi içerisinde değilim.” diyerek pandemi korkularını gideren Prof. Dr. Tevfik Özlü, şu uyarılarda bulundu:
“Bu gerçekçi gelmiyor ama bir sorun var ve bu sorun Afrika kıtasının sınırlarını aşmış durumda. Bu açıdan dikkatli olmamız gerekiyor. Salgının görüldüğü ülkelerden geliş gidişlerde hastalık varsa bunları ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c8DxVX_xAEqjsD1ZaRya6w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Maymun, çiçeği, pandemisi, geliyor, Uzmanından, açıklama</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Saç dökülmesini bitiren yöntem! Tek damlası yeni saç çıkarıyor, zayıf kökleri güçlendiriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sac-doekulmesini-bitiren-yoentem-tek-damlasi-yeni-sac-cikariyor-zayif-koekleri-guclendiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sac-doekulmesini-bitiren-yoentem-tek-damlasi-yeni-sac-cikariyor-zayif-koekleri-guclendiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Saç dökülmesi en sık yaşanan saç sorunlarının başında geliyor. Saç dökülmesini tetikleyen pek çok faktör olabiliyor ve herkes hayatının bir döneminde saç dökülmesi sorunuyla karşı karşıya kalabiliyor. Saç dökülmesinin mutlaka önlenmesi gerekiyor. Bunun içinde bir uzman desteği şart. Ancak doğal yöntemlerle de saç dökülmesini azaltabilmenin mümkün.Saç dökülmesi çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor.
Genetik faktörler, stres, yanlış saç bakım ürünlerini kullanmak, boya gibi aşırı kimyasal içeriklere maruz kalmak, yetersiz ve sağlıksız beslenme saç dökülmesinin nedenleri arasında yer alıyor.Herkes hayatının bir döneminde saç dökülmesi sorunuyla karşı karşıya kalabiliyor. Uzmanlar her gün 80-100 tel arası saç dökülmesini normal kabul ediyor. Ancak saç dökülmeniz aşırıysa mutlaka önlem almak gerekiyor.Yukarıdaki nedenlerden herhangi biri ile saç folikülü daralmaya ve saç kökleri incelmeye başlar. Bu da saç sağlığının bozulmasına yol açar.Saç kökleri incelmeye başladıktan bir süre sonra dökülür. Bu sebeğle saç köklerini iyi beslemek ve saç tellerini onarmak gerekir. Yeterli beslenme, uygun saç bakımı ve tedaviler ile bu saç dökülmesini sağlıklı bir saça dönüştürebilirsiniz.Saç dökülmesini önlemek için mutlaka bir dermatolağa danışmanız gerekiyor. Bunun dışında kendiniz de alternatif önerilerden destek alabilirsiniz.Bazı doğal yağlar saç köklerini besleyerek dökülmeyi durduruyor. Saçların daha sağlıklı uzamasına ve canlanmasına yardımcı olabiliyor.Kabak çekirdeği yağı, saç büyümesini destekleyen ve saç dökülmesini azaltan antioksidanlar, mineraller ve vitaminler açısından zengindir.Saç kalınlığını ve yoğunluğunu iyileştirmeye yardımcı olan eşsiz bir amino asit olan cucurbitin içerir. Kabak çekirdeği yağını saç köklerine uygulayarak saç dökülmesini durdurabilirsiniz.Biberiye yağı, saç büyümesini destekleyici özellikleriyle bilinir.Saç dökülmesini önlemeye, kafa derisindeki kan dolaşımını uyarmaya ve saç büyümesini desteklemeye yardımcı olan antioksidanlar içerir. Ayrıca saçların erken beyazlamasını önlemede etkili olduğuna inanılır.Argan yağı, argan ağacının yemişlerinden elde edilir ve esansiyel yağ asitleri, antioksidanlar ve E vitamini açısından zengindir.Nemlendirici ve besleyici özellikleriyle bilinir ve saç köklerini güçlendirerek saç dökülmesini azaltmaya yardımcı olabilir. ve sağlıklı saç büyümesini teşvik etmek.Çörek otu yağı yapısında çinko, demir, kalsiyum, selenyum ve magnezyum gibi mineralleri; A, C, B1 ve B6 gibi son derece önemli vitaminleri içeriyor. Çörek otu yağı içeriği sayesinde saçların güçlenmesini sağlıyor ve saç dökülmesi sorunuyla mücadele ediyor.Dökülmeye iyi gelen yağlar kategorisinde bulunan çörek otu yağı, saç dökülmesini engelliyor. Ayrıca saç diplerinde meydana gelen kuruluk ve pul pul dökülme gibi sorunları ortadan kaldırıyor.Düzenli kullanımda saç ömrünü uzatan ve harika bir gürlük sağlayan çörek otu yağı cilt üzerindeki lekelenmelerin de giderilmesine de yardımcı oluyor.Çay ağacı yağı, kafa derisi enfeksiyonlarını, kepeği ve saç dökülmesini azaltmaya yardımcı olabilecek doğal bir antiseptiktir.Saç dökülmesine neden olabilen kafa derisindeki bakteri ve mantarlarla savaşmaya yardımcı olabilecek antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu gösterilmiştir. Ayrıca kafa derisi üzerinde soğutma etkisi vardır, bu da tahrişi ve iltihaplanmayı yatıştırmaya yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KyLIj9n5kE2d7-44OlDjOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Saç, dökülmesini, bitiren, yöntem, Tek, damlası, yeni, saç, çıkarıyor, zayıf, kökleri, güçlendiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>DSÖ&amp;apos;den maymun çiçeği uyarısı: &amp;quot;Eskisinden daha hızlı yayılıyor&amp;quot;</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dsoden-maymun-cicegi-uyarisi-eskisinden-daha-hizli-yayiliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dsoden-maymun-cicegi-uyarisi-eskisinden-daha-hizli-yayiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Afrika bölgesi dışındaki ilk M çiçeği virüsü (mpox) vakası İsveç&#039;te tespit edildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, virüsten etkilenen ülkelere &quot;birlikte hareket etme&quot; çağrısı yaptı. Ghebreyesus, tüm ülkeler, gözetimi artırmaya, veri paylaşmaya ve bulaşmayı daha iyi anlamak için çalışmaya çağırdı. M çiçeği virüsü, fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Vakaların büyük bir kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, M çiçeği virüsüne dair X sosyal medya platformundan mesaj paylaştı.  İsveç&#039;te ilk M çiçeği vakasının tespit edilmesinin, etkilenen ülkelerin virüse birlikte karşı koyması gerektiğinin altını çizdiğini belirtti.  Ghebreyesus, tüm ülkelere gözetimi artırma, veri paylaşma ve bulaşmayı daha iyi anlamak için çalışma çağrısında bulundu.  Ülkeleri, aşı gibi araçları paylaşmaya ve önceki halk sağlığı acil durumlarından alınan dersleri mevcut salgını ele alırken de uygulamaya davet etti. ESKİSİNDEN DAHA HIZLI YAYILIYORDSÖ Sözcüsü Margaret Harris, M çiçeği virüsünün (mpox) eskisinden daha hızlı yayıldığını ve yüksek ölüm oranına sahip olduğunu bildirdi.  Harris, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.  &quot;M çiçeği virüsü eskisinden daha hızlı yayılıyor ve yüksek ölüm oranına sahip&quot; ifadesini kullanan Harris, bunun özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve çocuklar için daha tehlikeli olduğunu belirtti.TEMAS YOLUYLA YAYILIYOR  Harris, M çiçeği için şu anda belirli bir tedavinin olmadığını ancak destekleyici tedavilerin bu virüse yakalanan hastalar için kullanıldığını kaydetti.  M çiçeği vakalarının temas yoluyla yayıldığını dile getiren Harris, daha fazla yayılmayı önlemek için hasta kişilerin temaslarına dikkat etmesi çağrısında bulundu.  Harris, dün İsveç&#039;te ilk M çiçeği vakasının bildirilmesinin takip sisteminin işe yaradığını gösterdiğine dikkati çekerek, &quot;İsveç, tanımlanan ilk vaka konusunda şeffaf davrandı, diğer ülkeler de bu yolu izlemeli&quot; dedi. HALK SAĞLIĞI ACİL DURUMU  Ghebreyesus, M çiçeği virüsünün Afrika ve diğer bölgelerde daha fazla uluslararası yayılma potansiyeli olasılığı karşısında 14 Ağustos&#039;ta DSÖ Acil Durum Komitesi&#039;ni toplama kararı almıştı.  Toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Ghebreyesus, &quot;DSÖ Acil Durum Komitesi bugün toplandı ve bana durumun uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğu tavsiye görüşünü bildirdi. Bu tavsiyeyi kabul ettim&quot; açıklamasında bulunmuştu.  Afrika Birliği, Afrika ülkelerinde hızla yayılan M çiçeği virüsüne karşı kıta çapında halk sağlığı için acil durum ilan edildiğini belirtmişti.HEM HAYVANLARDAN HEM DE İNSANLARDAN BULAŞIYOR  M çiçeği virüsü fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor.  Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.  MAYMUN ÇİÇEĞİ BELİRTİLERİ NELER?  İlk belirtiler virüsü kaptıktan sonraki 5 ila 21 günde ortaya çıkabiliyor.  Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.  MAYMUN ÇİÇEĞİ NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?  Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi antiviral ilaçlarla yapılıyor. Vakaların büyük bir kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.  DSÖ, &quot;maymun çiçeği hastalığı (Monkeypox)&quot; ismini, 2022&#039;de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla &quot;mpox&quot; olarak değiştirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kxFfR97MmUOPc92sLn4RkQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>DSÖden, maymun, çiçeği, uyarısı:, Eskisinden, daha, hızlı, yayılıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pakistan’da ilk maymun çiçeği vakası</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/pakistanda-ilk-maymun-cicegi-vakasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/pakistanda-ilk-maymun-cicegi-vakasi</guid>
<description><![CDATA[ İsveç’te ilk vakanın tespit edilmesiyle Afrika kıtasının dışına sıçrayan maymun çiçeği virüsü, Pakistan&#039;da da görüldü. Virüs ilk olarak Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#039;nde ve komşu ülkelerde görülmüştü.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nden komşu ülkelere yayılan maymun çiçeği virüsü nedeniyle iki yıl içinde ikinci kez küresel halk sağlığı acil durumu ilan etti.Maymun çiçeği virüsü Afrika kıtasının ardından Avrupa&#039;da sıçradı ve İsveç&#039;te ilk maymun çiçeği vakası doğrulandı.İsveç’in ardından Pakistan’da da ilk maymun çiçeği vakası görüldü.3 KİŞİDE TESPİT EDİLDİ Ülkenin Khyber Pakhtunkhwa eyaletinde 3 kişide maymun çiçeği tespit edildi. Pakistan’dan yapılan açıklamada, maymun çiçeği tespit edilen kişilerin Birleşik Arap Emirlikleri’nden Pakistan’a geldiği kaydedildi.Khyber Pakhtunkhwa Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Salim Khan konuya ilişkin açıklamasında iki kişide maymun çiçeğinin doğrulandığı ancak üçüncü kişiden alınan örneklerin başkent İslamabad&#039;daki Ulusal Sağlık Enstitüsü&#039;ne gönderildiğini söyledi.Khan, üç kişinin de karantinaya alındığını sözlerine ekledi.SALGIN OCAK 2023&#039;TE BAŞLADIPakistan’da daha önce de maymun çiçeği vakaları tespit edilmiş ancak hangi varyant olduğu belirlenememişti.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, salgının başladığı 2023 Ocak ayından bu yana Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde çoğunluğu çocuk 27 bin maymun çiçeği vakası tespit edilirken bin 100 kişi de hayatını kaybetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XFc1vLCuskCCiwgFJWYLTQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pakistan’da, ilk, maymun, çiçeği, vakası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Herkes ona &amp;quot;Peygamber Danesi&amp;quot; diyor! Bağırsakların dostu, tüketen uzun yaşıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/herkes-ona-peygamber-danesi-diyor-bagirsaklarin-dostu-tuketen-uzun-yasiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/herkes-ona-peygamber-danesi-diyor-bagirsaklarin-dostu-tuketen-uzun-yasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Süt ürünleri arasında hak ettiği ilgiyi görmeyen ancak Anadolu tarihinden günümüze kadar şifası dilden dile yayılan kefir, vücut sağlığı için oldukça faydalı. Sütün fermante edilmesiyle ve kefir mayası ile oluşturan bu doğal şifa kaynağı bağırsak sağlığını düzenleyerek sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı oluyor.Halk arasında &quot;Peygamber Danesi&quot; olarak bilinen ve Anadolu&#039;da tarih boyunca sofralardan eksik olmayan kefir vücuda faydalarıyla dikkat çekiyor.Kemir mayası kullanılarak hazırlanan ve sütün fermante olmasıyla oluşturulan kefir hafif ekşi bir tada sahip. Bilimsel olarak da sağlığa faydaları olan kefir, güçlü bir bağışıklık için olmazsa olmazlar arasında yer alıyor.Kefirin içerisinde bulunan ve laktik asit denilen bir probiyotik bakterisi var. Dünyada yıllardır fermente içecekler arasında en çok tercih edilen içecek haline gelen kefir, hastalıklara karşı vücudun direncini artırıyor.Yapılan çalışmalarda, kefir mayasının 60&#039;tan fazla çeşit bakteri ve maya içerdiği belirlenmiştir. Bu da onları çok zengin ve çeşitli bir probiyotik kaynağı haline getirir. Kefir bizim damak tadımızda ekşiyi sevenler için iyi bir alternatif.Çok iyi bir probiyotik kaynağı olan kefir bağırsak sağlığını destekliyor. Sindirim sağlığını düzenleyen kefir, kabızlık gibi sorunları ortadan kaldırıyorVitamin mineraller yönünden de zengin olan kefir, bağışıklık sistemini düzenliyor. Dolayısıyla vücut direncini artırarak hastalıklara karşı koruyor.Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin olan kaynaklardan biri olan kefir, kemik sağlığını da destekliyor. Osteoporoz riskini azaltabiliyor.Hücre hasarını engellemeye yardımcı olan kefir, doğal bir antioksidan. Bu sebeple vücuttaki serbest radikallerle savaşarak genel sağlığı da iyileştiriyor. Bazı araştırmalara göre, alerji ve enflamasyon belirtilerini hafifletebilir.Sağlıklı bir şekilde kilo vermek, vücudunuzdaki ödem ve şişkinlikten kurtulmak için kefir iyi bir tercih olabilir. Çünkü kefir, düşük kalorili bir protein kaynağıdır ve tok kalmanıza yardımcı olabilir, bu da kilo kontrolüne katkıda bulunabilir.Probiyotiklerin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkileri üzerine yapılan çalışmalar, kefirin ruh halini iyileştirme ve stresle başa çıkma yeteneği sağlayabileceğini göstermektedir.Günün her saatinde ve her öğününde kefir tüketilmesi doğrudur. Ancak tüketimin dozunu ayarlamak gerekir. Ana öğün yerine ara öğünlerde önerilse de ana öğünde içecek olarak ayran ve süt yerine de tercih edilebilir. Yetişkinlerin maksimum günde 2 bardak kefir içmeleri önerilir.ÖNEMLİ! Kefiri beslenme rutininize eklemeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/z_jsPlX9MkOA_MfbdIrVWg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Herkes, ona, Peygamber, Danesi, diyor, Bağırsakların, dostu, tüketen, uzun, yaşıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünya yeni bir pandemi eşiğinde: Maymun çiçeği virüsü hakkında merak edilenler</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunya-yeni-bir-pandemi-esiginde-maymun-cicegi-virusu-hakkinda-merak-edilenler</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunya-yeni-bir-pandemi-esiginde-maymun-cicegi-virusu-hakkinda-merak-edilenler</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü&#039;nün (DSÖ) maymun çiçeği virüsünün yayılmasını &quot;uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu&quot; olarak tanımasının ardından virüsün yol açtığı hastalık merak konusu oldu. DSÖ, hastalığın hızla yayıldığını ve yüksek ölüm oranına sahip olduğunu açıkladı. Maymun çiçeği virüsü 13&#039;ü Afrika olmak üzere şu ana kadar 16 ülkede görüldü. 13 Afrika ülkesinde vaka sayısı 17 bin 541 olurken, hastalığa bağlı 517 ölüm kaydedildi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus&#039;un, &quot;DSÖ Acil Durum Komitesi bugün toplandı ve bana (M çiçeği virüsüyle ilgili) durumun uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğu tavsiye görüşünü bildirdi. Bu tavsiyeyi kabul ettim.&quot; açıklaması, birçok ülkede endişeyle karşılandı.
Afrika Birliği Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (Africa CDC) paylaştığı verilere göre, Afrika&#039;da 13 ülkede maymun çiçeği virüsü vakasına rastlandı.Bu ülkeler Güney Afrika, Kenya, Ruanda, Uganda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Kamerun, Nijerya, Fildişi Sahili, Gana ve Liberya.
Afrika CDC&#039;ye göre, 13 Afrika ülkesinde vaka sayısı 17 bin 541 olurken hastalığa bağlı 517 ölüm kayıtlara geçti. Temmuz sonu itibarıyla 2023&#039;ün aynı dönemine kıyasla vaka sayılarında yüzde 160&#039;lık bir artış görüldü.
Maymun çiçeği virüsünden kaynaklı ölümlerin yüzde 97&#039;si Kongo Demokratik Cumhuriyetinde gerçekleşti.Maymun çiçeği virüsü, şu anda Afrika kıtası dışında üç ülkede görüldü. 2024&#039;te ilk kez İsveç, Avustralya ve Pakistan&#039;da da tespit edilen Maymun çiçeği virüsünün görüldüğü toplam ülke sayısı 16 oldu.
Vaka sayıları şu ana kadar Avustralya&#039;da 93, Pakistan&#039;da 3 ve İsveç&#039;te 1 olarak açıklandı.Çeşitli ülkelerin sağlık kurumlarının paylaştığı bilgilere göre, çiçek hastalığına karşı kullanılan aşıların Maymun çiçeği virüsü için de etkin koruma sağlayabileceği ifade ediliyor.
ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri&#039;nin sitesinde, JYNNEOS aşısının M çiçeği riskini azaltmada etkili olduğu belirtiliyor. En etkili yöntem olarak 28 gün arayla iki doz uygulama tavsiye ediliyor.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu&#039;nun internet sitesinde de &quot;MVA-BN&quot; veya &quot;Modifiye Aşı Ankara-Bavarian Nordic&quot;, AB ve İngiltere&#039;de onaylı tek Maymun çiçeği virüsü aşısı olduğu ifade ediliyor. Bu aşının ABD ve İsviçre&#039;de JYNNEOS, Kanada&#039;da IMVAMUNE ismiyle pazarlandığı belirtiliyor. Aşı 18 yaş ve üstü kişiler için kullanılabiliyor.
Avustralya Sağlık Bakanlığının internet sitesinde de maymun çiçeği virüsüne karşı JYNNEOS ve ACAM2000 aşılarının kullanılabileceği belirtiliyor. ACAM2000&#039;in 12 aylıktan küçük bebekler için kullanımının uygun olmadığı aktarılıyor.
DSÖ, 9 Ağustos&#039;ta aşı üreticilerine yaptığı çağrıda acil kullanım listesine yönelik sürecin başlatıldığını duyurdu. DSÖ ayrıca iki aşının Acil Kullanım Listesi için değerlendirildiğini duyurmuştu.Afrika Birliği Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC) Genel Direktörü Jean Kaseya, dün maymun çiçeği salgınıyla mücadele için temin etmeyi planladıkları aşı dozunun 23 milyondan fazla olacağını açıkladı.
Kaseya, salgının başlamasıyla 10 milyon doz aşı temin ettiklerini, yıl sonuna kadar 23 milyon dozdan fazla aşıya ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.
Öte yandan, Avrupa Sağlık Acil Durum Hazırlık ve Müdahale İdaresi (HERA), Afrika CDC&#039;ye 215 bin doz MVA-BN aşısı bağışlandığını duyurdu.DSÖ&#039;ye göre, maymun çiçeği virüsü, Poxviridae adlı virüs ailesine ve Orthopoxvirus cinsine ait &quot;maymun çiçeği&quot; virüsünün neden olduğu viral bir hastalık.
Maymun çiçeği virüsü ilk olarak 1958&#039;de Danimarka&#039;da araştırma amaçlı kullanılan maymunlarda keşfedildi. 1970&#039;te Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#039;nde 9 aylık bir erkek çocukta görülen virüs, &quot;insanlarda bildirilen ilk mpox vakası&quot; olarak kayıtlara geçti. Virüsün o dönem yayılımı Batı ve Orta Afrika ülkeleriyle sınırlı kaldı.
Hastalığın yaygın belirtileri arasında yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklar yer alıyor.
Maymun çiçeği virüsü virüsü fare ve sincap gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor.
Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.İlk belirtiler virüsü kaptıktan 5 ila 21 gün içerisinde ortaya çıkabiliyor. Maymun çiçeği virüsü laboratuvarda doğrulaması cilt lezyon bulgusunun test edilmesiyle yapılıyor.
Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi destekleyici bakım ve antiviral ilaçlarla yapılıyor.
Çiçek hastalığı için geliştirilen ve bazı ülkelerde kullanımı onaylanan aşılar ve tedaviler, bazı durumlarda maymun çiçeği virüsü için de kullanılabiliyor.
Vakaların büyük bir kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.Maymun çiçeği virüsünün iki genetik türü bulunuyor. Bunlar &quot;Klad I ve Klad II&quot; olarak adlandırılıyor. &quot;Klad I&quot; genellikle Orta ve Doğu Afrika&#039;da gö ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Te82VJvXM02Dj1vvXc-nhg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, yeni, bir, pandemi, eşiğinde:, Maymun, çiçeği, virüsü, hakkında, merak, edilenler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kilosu 50 liradan satılan en güçlü antioksidan! Bir avuç yiyince vücuttaki iltihabı azaltıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kilosu-50-liradan-satilan-en-guclu-antioksidan-bir-avuc-yiyince-vucuttaki-iltihabi-azaltiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kilosu-50-liradan-satilan-en-guclu-antioksidan-bir-avuc-yiyince-vucuttaki-iltihabi-azaltiyor</guid>
<description><![CDATA[ Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde ilkbaharda ekimi gerçekleştiren ve bugünlerde hasadı yapılan böğürtlenin kilosu 50 TL’den satışa sunuldu. Böğürtlen doğada yetişen güçlü antioksidanların başında geliyor. Hem lezzetli hem de sağlıklı bir meyve olan böğürtlenden bu yıl adeta bereket fışkırıyor.Yüksekova ilçesinin Orman Mahallesi’nde ikamet eden Mikail Erekli isimli çiftçinin üretimini yaptığı böğürtlenden adeta bereket fışkırdı.Aylarca yaptığı bakımlar sonrası böğürtlenler siyah ve kırmızı renklere büründükten sonra toplayan Erekli, kilosunu 50 TL’den satışa sundu.Böğürtlen bahçesini ziyaret eden Yüksekova Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Emin Yiğit, Erekli’yi tebrik ederek ilçede tarımın her yere yayılması için durmadan çalışacaklarını belirtti.Üretimi büyük ölçüde başardığını belirten çiftçi Mikail Erekli, “Yıllardır çiftçilikle uğraşıyoruz. Sakarya’dan getirerek ekimini yaptığımız böğürtlenden güzel bir şekilde verim almaya başladık. Demek ki insanoğlu ne isterse başarır, biz de başardık. Artık satışına başlıyoruz, kilosu ise 50 TL’dir” dedi.Hem lezzetli hem de sağlıklı bir meyve olan böğürtlen yüksek miktarda antioksidan içeriyor. Bu özelliğiyle hücra hasarını önleyerek yaşlanma sürecini yavaşlatıyor. Zengin C vitamini kaynaklarından olan böğürtlen bağışıklık sistemini güçlendirmeye de yardımcı olıyor. Cilt sağlığını koruyorBöğürtlen, K vitamini, folat, demir ve manganez gibi önemli vitaminleri içerisinde barındırıyor. Bu besin öğeleri, kemik sağlığını destekler ve enerji seviyelerini artırır. Ayrıca güçlü bir lif kaynağı olan böğürtlen sindirim sisteminin de düzenli çalışmasına yardımcı oluyor. Vücuttaki iltihaplanmayı azaltıcı özelliği de bulunan böğürtlen kalp hastalıkları riskini azaltan antosiyaninler içerir. Bu bileşenler, kan damarlarını sağlıklı tutarak kan basıncını düzenler.Bu sağlık yararları, böğürtleni diyetinize dahil etmenin nedenlerini destekler. Böğürtleni taze olarak tüketebilir, smoothie&#039;lere ekleyebilir veya çeşitli tatlı ve yemeklerde kullanabilirsiniz. Ancak yine de böğürtleni diyetinize eklemeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışmalısınız. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P9FMu4HEjkG3PtU0GY9mwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kilosu, liradan, satılan, güçlü, antioksidan, Bir, avuç, yiyince, vücuttaki, iltihabı, azaltıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünya salgınlarla çalkalanıyor! 300 bin yeni kolera vakası</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunya-salginlarla-calkalaniyor-300-bin-yeni-kolera-vakasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunya-salginlarla-calkalaniyor-300-bin-yeni-kolera-vakasi</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2024’ün başından bu yana 300 binden fazla insanın kolera hastalığına yakalandığını, 2 bin 300’den fazlasının ise hayatını kaybettiğini duyurdu. DSÖ, aşı eksikliğine dikkat çekerek, üretimin artırılması çağrısında bulundu. Örgüt, kolerayı acil durumlar için en yüksek seviye olan 3. derece acil durum olarak sınıflandırıyor.DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhonam Ghebreyesus, 1 Ocak 2024&#039;ten 28 Temmuz 2024&#039;e kadar, beş DSÖ bölgesindeki 26 ülkeden toplam 307 bin 433 kolera vakası ve 2 bin 326 ölüm bildirildiğini açıkladı.DSÖ açıklamasına göre en yüksek rakamlar Doğu Akdeniz Bölgesi&#039;nde kaydedildi. Bunu Afrika Bölgesi, Güneydoğu Asya Bölgesi, Amerika Bölgesi ve Avrupa Bölgesi izledi. Bu süre zarfında Batı Pasifik Bölgesi&#039;nde herhangi bir salgın rapor edilmedi.ÜRETİLENİN İKİ KATI AŞI TALEP EDİLDİOcak 2023&#039;ten bu yana 18 ülke tarafından 105 milyon doz aşı talep edildi ancak bu dönemde üretilen 55 milyon doz talebi karşılmak için yeterli olmadı.Talep arzı aşmaya devam ettiğinden, kolera yanıtı kritik bir Oral Kolera Aşısı (OCV) sıkıntısından etkilenmeye devam ediyor.3. DERECE ACİL DURUM  DSÖ, koleranın küresel olarak yeniden canlanmasını Ocak 2023&#039;te DSÖ&#039;deki acil durumlar için en yüksek seviye olan 3. derece acil durum olarak sınıflandırdı.Salgınların sayısı ve coğrafi genişlemelerinin yanı sıra aşı ve diğer kaynakların yetersizliğine dayanarak, DSÖ küresel düzeydeki riski çok yüksek olarak değerlendirmeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VWsiLrlPwEqI2K8YlxSXBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, salgınlarla, çalkalanıyor, 300, bin, yeni, kolera, vakası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın altın sütü! Kıymeti bilinmiyor: Kandaki mikrobu temizliyor, şekeri dengeliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-altin-sutu-kiymeti-bilinmiyor-kandaki-mikrobu-temizliyor-sekeri-dengeliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-altin-sutu-kiymeti-bilinmiyor-kandaki-mikrobu-temizliyor-sekeri-dengeliyor</guid>
<description><![CDATA[ Vücut sağlığını korumak, organları güçlendirmek ve her yaşta zinde hissetmek için doğanın gücünden faydalanmak gerekiyor. Özellikle mutfağınızda bulunan bazı baharatlar vücudunuz için çok faydalı. İçeceklerde, salatalarda, yemeklerde kullanılan ya da bitki çayı olarak tüketilebilen bu baharatlar adeta her derde deva olabiliyor.Hastalıklara karşı kalkan görevi gören bağışıklık sistemini güçlendirmenin birçok yolu bulunuyor. Zayıflaması sonucu vücudun hastalıklara açık hale gelmesine neden olan bu sistemi güçlendirmekse, sağlıklı yaşamaya özen göstermekle mümkün oluyor.Çok az bitki, doğal ilaç alanında zencefil kadar potansiyele sahiptir. Dünya çapında mutfaklarda sıklıkla keşfedilen bu mütevazı kök, sağlığa inanılmaz derecede faydalıdır.
Modern bilim ve gelenek, düzenli zencefil tüketiminin inflamasyonu azaltmaktan kilo kaybına kadar uzanan avantajlarını desteklemektedir.Bilimsel olarak Zingiber officinale olarak bilinen zencefil, köksapı veya yeraltı sapı yaygın olarak baharat ve halk ilacı olarak kullanılan çiçekli bir bitkidir. Ana biyoaktif bileşiği gingerol, tıbbi özelliklerinin çoğundan sorumludur. Zencefil tüketmenin faydalarından bazıları şunlardır.Enflamasyon, vücudun yaralanma veya enfeksiyona karşı verdiği doğal tepkidir, ancak kronik inflamasyon çeşitli hastalıklara yol açabilir. Zencefil, artrit ve osteoartrit gibi durumlarla ilişkili semptomları hafifletmeye yardımcı olabilecek güçlü anti-inflamatuar özellikler içerir.Yüzyıllardır zencefil mide bulantısı ve hareket hastalığına çare olarak kullanılmıştır. Tıbbi uzmanlar, kanser hastalarında tedavi sonrası mide bulantısını hafifletmedeki etkinliğini, genellikle geleneksel bulantı önleyici ilaçların yan etkileri olmaksızın kabul eder.Kemoterapi gören hastalar genellikle yan etki olarak zayıflatıcı mide bulantısı yaşarlar. 2023 yılında Nutrients dergisinde yayınlanan bir araştırma, Zencefil takviyesinin kemoterapinin neden olduğu akut kusma vakalarını azaltabileceğini ve bu rahatsızlığın hafifletilmesine yardımcı olabileceğini ve halihazırda kanser tedavisinin zorluklarına katlanmakta olanlara rahatlama sağlayabileceğini öne sürüyor.Fazla kilolarınızı vermekte zorlanıyor musunuz? Zencefil aradığınız gizli içerik olabilir. Yayınlanan araştırma, zencefil takviyesinin aşırı kilolu veya obeziteli bireylerde vücut ağırlığında, bel-kalça oranında ve kalça oranında önemli azalmalara yol açabileceğini gösteriyor.Tip 2 diyabetle mücadelede zencefil iyi bir müttefik olarak ortaya çıkıyor. İran İlaç Araştırmaları Dergisi&#039;nde yapılan araştırmalar, günlük zencefil tozu tüketiminin, açlık kan şekeri düzeylerinde ve uzun süreli kan şekeri kontrolünün bir göstergesi olan HbA1c&#039;de dikkate değer azalmalara yol açabileceğini göstermiştir. Bu bulgular diyabeti ve bununla ilişkili komplikasyonları yöneten kişiler için umut vericidir.Zencefil, çeşitli şekillerde tüketilebilecek çok yönlü bir kök bitkidir. İşte zencefili tüketmenin bazı yaygın yolları:Taze zencefili doğrayarak veya rendeleyerek kullanabilirsiniz. Salatalara, çorbaya, soslara veya yemeklere ekleyebilirsiniz. Ayrıca çay yapmak için ince dilimler halinde kaynar suya ekleyebilirsiniz.Zencefil çayı oldukça popülerdir. Taze zencefil dilimlerini veya rendelenmiş zencefili kaynar suya ekleyin ve demlenmesini sağlayın. İsterseniz limon veya bal ekleyerek lezzetini artırabilirsiniz.Kurutulmuş zencefil tozu, yemeklerde baharat olarak kullanılabilir veya çay yapmak için kullanılabilir.Taze zencefili suyu sıkarak elde edebilirsiniz. Bu suyu içmek veya smoothie&#039;lere eklemek için kullanabilirsiniz.Zencefili turşu yapmak da bir seçenektir. Taze zencefil kökünü doğrayın, sirke, tuz ve şekerle karıştırın ve bir süre bekletin. Sonra turşu olarak tüketebilirsiniz.Zencefili bir kaşık şeklinde bir bardak sütün içine ekleyerek de tüketebilirsiniz. Zencefilli süt doğanın altın sütü olarak da biliniyor.Zencefil yağı, çeşitli sağlık ve kozmetik amaçlar için kullanılabilir. Masaj yağı olarak veya aromaterapi için kullanılabilir.Zencefil tozu, pişirme sırasında yemeklere veya içeceklere tat vermek için kullanılabilir.Zencefilin tüketiminde dikkat etmeniz gereken bir nokta, fazla miktarda tüketilmesi durumunda mide rahatsızlığına neden olabileceğidir. Özellikle taze zencefilin keskin tadıyla başlayın ve yavaş yavaş alışın. Ayrıca, sağlık durumunuz veya herhangi bir tıbbi durumunuz varsa, zencefili tüketmeden önce doktorunuza danışmanız önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SOS128hF0UeSE-_QoVHbYg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, altın, sütü, Kıymeti, bilinmiyor:, Kandaki, mikrobu, temizliyor, şekeri, dengeliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li uzmanlar duyurdu: Kansersavar 6 günlük alışkanlık</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/abdli-uzmanlar-duyurdu-kansersavar-6-gunluk-aliskanlik</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/abdli-uzmanlar-duyurdu-kansersavar-6-gunluk-aliskanlik</guid>
<description><![CDATA[ Kanser dünya çağında en korkulan ve en sık görülen hastalıklardan biri. Kansere yakalanma riskini azaltabilmek için günlük bazlı alışkanlıklarınızı gözden geçirebilirsiniz. Bu değişiklikler köklü değişiklikler gerektirmez, ancak zamanla büyük bir etki yaratabilecek basit ayarlamalar gerektirir. İşte sağlığımızı korumaya ve kanser riskimizi düşürmeye yardımcı olabilecek 6 günlük alışkanlık.Kanser dünya çapında en yaygın hastalıklardan biri. Kanser riskini azaltmak istiyorsanız hayatınızda bazı değişiklikler yapabilirsiniz.
İşte bunun için birkaç ipucu...Meyve ve sebzeler açısından zengin bir diyet, sürekli olarak daha düşük kanser riskiyle ilişkilendirilmiştir.Bu yiyecekler, kanser gelişimine katkıda bulunabilen iki faktör olan oksidatif stres ve inflamasyonla mücadeleye yardımcı olan temel vitaminler, mineraller ve antioksidanlarla doludur.Amerikan Kanser Derneği&#039;ne göre, her gün en az beş porsiyon meyve ve sebze tüketmek akciğer, ağız, boğaz ve mide kanserleri dahil olmak üzere kanser riskini azaltabilir.Fiziksel aktivite, genel sağlığı korumada ve kanser riskini azaltmada önemli bir rol oynar. Çalışmalar düzenli egzersizin hormonları düzenlemeye, sağlıklı bir kiloyu korumaya ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olduğunu göstermiştir; bunların hepsi kanser geliştirme olasılığını azaltabilir.Ulusal Kanser Enstitüsü yetişkinlerin meme, kolon ve endometriyal kanser riskini azaltmak için her hafta en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmasını önermektedir.Çok fazla alkol tüketimi karaciğer, meme ve yemek borusu kanserleri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerinin riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir.Alkol DNA&#039;ya zarar verebilir ve vücudun besinleri emme yeteneğini bozabilir; bunların ikisi de kansere yol açabilir. Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü kanser riskini azaltmak için kadınlar için günde bir içkiden, erkekler içinse iki içkiden fazla alkol alımını sınırlamayı önermektedir.Tütün kullanımı dünya çapında kanserin, özellikle akciğer kanserinin önde gelen nedeni olmaya devam etmektedir. Sadece sigara içmek risk oluşturmaz; pasif içiciliğe maruz kalmak da kanser geliştirme olasılığını önemli ölçüde artırabilir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), sigarayı bırakmanın ve pasif içicilikten kaçınmanın kanser riskinizi azaltabileceğini ve genel sağlığınızı iyileştirebileceğini belirtiyor.Erken teşhis, başarılı kanser tedavisi için zararlıdır ve düzenli sağlık taramaları, kanseri en tedavi edilebilir olduğu erken evrelerinde yakalayabilir.Mamografi, Pap smear ve kolonoskopi gibi rutin taramalar, sırasıyla meme, serviks ve kolon kanserlerini, ilerlemeden önce tespit edebilir. ABD Önleyici Hizmetler Görev Gücü, kanser riskini azaltmak için yaşa uygun tarama yönergelerini izlemenizi öneriyor.Cilt kanseri en yaygın kanser türlerinden biridir, ancak aynı zamanda en önlenebilir olanlardan biridir.Güneş kremi sürerek, gölge arayarak ve solaryumdan kaçınarak cildimizi güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından korumak cilt kanseri riskimizi önemli ölçüde azaltabilir.Cilt Kanseri Vakfı, SPF değeri 30 veya üzeri olan geniş spektrumlu bir güneş kremi kullanmanın ve güneşe maruz kalındığında her iki saatte bir yenilemenin önemini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SYJp098WHUKLWEx5LkoIiQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, uzmanlar, duyurdu:, Kansersavar, günlük, alışkanlık</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ölümsüzlük mümkün mü? Yeni yöntem yaşlanan beyinleri onaracak</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/olumsuzluk-mumkun-mu-yeni-yoentem-yaslanan-beyinleri-onaracak</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/olumsuzluk-mumkun-mu-yeni-yoentem-yaslanan-beyinleri-onaracak</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırma, hasarlı veya yaşlanan beyin hücrelerini insan embriyosundan alınan dokuyla değiştirerek ölümsüzlüğe ulaşmayı hedefliyor. ABD hükümeti tarafından fonlanan çalışma, hayvan deneylerinde büyük bir başarı gösterdi. Ümit verici başarılara rağmen, alandaki bazı bilim insanları, ameliyatın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getirdi.ABD Hükümeti, &quot;ölümü yenmeyi&quot; amaçlayan tamamen çılgın beyin nakli araştırmalarını finanse ediyor.  Genetikçi Dr. Jean Hebert, hasarlı veya yaşlanan beyin hücrelerini insan embriyosundan alınan dokuyla değiştirmeyi amaçlayan bir cerrahi operasyon geliştirmek için 110 milyon dolarlık Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) hibesi aldı.  Laboratuvarlarda yetiştirilen &#039;nöronal&#039; kök hücrelerle hastalıklı beyin dokusunun onarılması yöntemi, farelerde umut verici sonuçlar gösterdi. Ancak diğer uzmanlar, bu prosedürün genel kullanım için çok sert olduğuna inanıyor.  Dr. Hebert&#039;in daha resmi olarak &quot;işlevsel beyin dokusu değişimi&quot; olarak tanımlanan girişimi, geçen yıl fareler üzerinde ilk başarı belirtilerini gösterdi.  Bu denemeden elde edilen sonuçlar, hükümetin bu ay primatlar üzerinde testlere geçmek için hibe sağlamasına yol açtı. Gelecekte bir gün insan deneylerine geçilmesi bekleniyor.FARE DENEYLERİ UMUT VERDİ  Araştırma sırasında, beyin lezyonları olan laboratuvar farelerinin yaşlanan beyinlerine fare kök hücreleri enjekte edilen bir prosedür uygulandı.  Genç hücreler hızla olgunlaşarak, konak beyindeki yeni rollerini yerine getirmeye hazır, uzmanlaşmış hücrelere dönüştüler. Daha sonraki testlerde fareler üzerinde yapılan elektrot çalışmalarına dayanarak, bu hücrelerin duyusal girdilere de yanıt verdiği görüldü.  Doktor Hebert, projeyi ölümsüzlüğe ulaşma yolundaki yaşam amacının bir parçası olarak tanımladı. Bu ümit verici başarılara rağmen, alandaki bazı bilim insanları, ameliyatın uygulanabilirliği veya uzun vadeli uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getirdi ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZaC3sWbrw0usrOB-y13otg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ölümsüzlük, mümkün, mü, Yeni, yöntem, yaşlanan, beyinleri, onaracak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Acil durum ilan edilmişti! Salgın durdurulamıyor, dünya genelinde can kayıpları artıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/acil-durum-ilan-edilmisti-salgin-durdurulamiyor-dunya-genelinde-can-kayiplari-artiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/acil-durum-ilan-edilmisti-salgin-durdurulamiyor-dunya-genelinde-can-kayiplari-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Maymun çiçeği virüsü nedeniyle Afrika Birliği, acil durum ilan etti. Hızla yayılan maymun çiçeği virüsü dünya için ciddi bir tehlike oluşturabilir. DSÖ, geçtiğimiz günlerde maymun çiçeği adı verilen mpox vaka sayısında son 2 ayda büyük bir artış yaşandığını belirtmişti. Peki, maymun çiçeği virüsü Türkiye&#039;de görüldü mü, nasıl bulaşıyor?Maymun çiçeği olarak da bilinen mpox virüsü Orta ve Doğu Afrika&#039;da hızla yayılıyor. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) son durumla ilgili yaptığı açıklamada halk sağlığı açısından acil durum ilan etti.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Afrika&#039;da hızla yayılan ve vaka sayısının artmasına neden olan maymun çiçeği (mpox) virüsü nedeniyle acil bir toplantı düzenledi.Uluslararası Sağlık Tüzüğü Acil Durum Komitesi, virüsün tehlikeli boyutlara ulaşması üzerine toplandı ve uluslararası acil durum ilan edip etmeme konusunda görüşmeler yaptı.14 BİNDEN FAZLA VAKAAfrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) tarafından yapılan açıklamada, halk sağlığı açısından acil durum ilan edildiği belirtildi.DSÖ’nün açıklamasına göre, şu ana kadar 14 binden fazla vaka rapor edildi ve 524 kişi hayatını kaybetti. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, Demokratik Kongo Cumhuriyeti&#039;nde uzun yıllardır rapor edilen mpox vakalarının sayısının geçen yıl önemli ölçüde arttığını ve bu yılın başından itibaren rapor edilen vakaların geçen yılki toplamı aştığını belirtti.Özellikle 1b sınıfı mpox vakalarının tespit edilmesi ve bu vakaların cinsel ağlar aracılığıyla yayıldığının görülmesi, durumu daha da endişe verici kılıyor.Şu anda görülen salgının, virüsün yeni bir varyantıyla ilişkilendirildiği için öncekilerden daha endişe verici olduğu söyleniyor.Uzmanlar bunun şimdiye kadar gördükleri en tehlikeli varyant olduğu uyarısını yapıyor.Peki maymun çiçeği virüsü nedir, nasıl yayılıyor?Maymun çiçeği virüsü başlangıçta sadece hayvandan insana bulaşıyordu. Ancak artık insandan insana da bulabiliyor.Bu virüs Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki tropikal yağmur ormanlarında bulunan ücra köylerde daha yaygın bir şekilde görülüyor.Bu bölgelerde her yıl binlerce vaka ve yüzlerce ölüm gerçekleşiyor. Virüsten en çok 15 yaş altı çocuklar etkileniyor.Maymun çiçeği virüsü genellikle ateş, baş ağrısı, şişlikler, sırt ağrısı ve kas ağrıları olarak kendini belli ediyor. Ateş düştükten sonra, genellikle yüzde başlayıp vücudun diğer bölgelerine, en yaygın olarak da avuç içlerine ve ayak tabanlarına yayılan bir döküntü gelişebiliyor.Vücuttaki döküntüler aşırı kaşıntılı ve ağrılı olabiliyor. Döküntüler farklı aşamalardan geçebiliyor ve sonunda kabuk oluşturup dökülüyor. Bazen bu döküntüler vücutta iz bırakabiliyor. Enfeksiyon genellikle kendiliğinden iyileşiyor ve yaklaşık 14-21 gün sürüyor. Ciddi vakalarda lezyonlar tüm vücuda, özellikle de ağız, göz ve cinsel organlara yayılabiliyor.Mpox yani maymun çiçeği virisü, enfekte kişiyle yakın temas yoluyla insandan insana yayılıyor. Cinsel ilişki, cilt teması ve enfekte kişinin yakınında konuşmak veya nefes almak da buna dahil. Bu virüs solunum yoluyla, ağız yoluyla da bulabiliyor.Çarşaf ve nevresim, giysiler ve havlular gibi nesnelere dokunarak da hastalık yayılabiliyor. Ancak sağlık çalışanları ve aile üyeleri de dahil olmak üzere, semptomları olan biriyle yakın teması olan herkes virüsü kapabilir.Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hızla artış gösteren virüs nedeniyle uyarılarda bulundu. Özellikle İstanbul’un önemli bir transfer noktası olduğuna dikkat çeken Mehmet Ceyhan, “Türkiye’de, şu anda yürütülen bir aktif sürveyans çalışması yok. Hastalığı tespit edebilmek için aktif sürveyans çalışması yapmalıyız.” dedi.Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, ateş, baş ağrısı, yorgunluk, yaygın vücut ağrıları, lenf bezlerinde şişlik ve cilt lezyonları belirtileri ile ortaya çıkan hastalık için DSÖ’nün 2022’de de alarm verdiğini söyleyerek, “Afrika’dan başlayıp, sonra Avrupa’ya doğru yayılan hatta İstanbul’da da 1 vakanın olduğu bir yayılım söz konusuydu. O durum bir süre devam etti. Sonra kontrol altına alındı.” dedi.2022’deki salgındaki virüs tipinin tip 2 denilen daha hafif seyirli, ölüme çok yol açmayan; ancak deride yaygın içi dolu keseceklerin bulunduğu tipik çiçek görünümü oluşturan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Ceyhan, şöyle devam etti:“2022’deki salgında hastaların yüzde 97’si homoseksüel erkeklerdi. Hatta o zamanlar Türkiye’de bunun zaten risk oluşturmayacağı söylendi. 2023’ün sonbaharına kadar çok önemli bir problem de olmadı.Ancak 2023’ün Ekim ayında bu hastalığın ana vatanı Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde tip 1 dediğimiz daha tehlikeli olan, öldürücü olan, yüzde 4 civarında ölümle sonuçlanan ve daha hızlı yayılabilen tipiyle hastalığın yeniden başladığı rapor edildi.Birkaç ay içerisinde Avrupa’ya, Amerika’ya ve birçok ülkeye yayıldı. DSÖ, bunun üzerine geçtiğimiz ay, temmuz ayında vakaların artış hızının giderek arttığını belirterek, alarm seviyesini bir basamak yükseltt ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/obsAY7DXE0-Tg4XWeW3V0g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Acil, durum, ilan, edilmişti, Salgın, durdurulamıyor, dünya, genelinde, can, kayıpları, artıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Demir eksikliğini bitiren tescilli meyve! Kilosu 100 TL, pazarın gözdesi oldu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/demir-eksikligini-bitiren-tescilli-meyve-kilosu-100-tl-pazarin-goezdesi-oldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/demir-eksikligini-bitiren-tescilli-meyve-kilosu-100-tl-pazarin-goezdesi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Erzincan ekonomisine katlı sağlayan Üzümlü ilçesinde yetiştirilen tescilli Cimin üzümü kilosu 100 TL&#039;den tezgahtaki yerini almaya başladı.
Üzümlü ilçesi bölgesinde yetiştirilen Cimin üzümü, kendine has eşsiz tadıyla sofralık olarak talep görüyor. Cimin üzümü vücuda faydalarıyla da dikkat çekiyor.Türkiye&#039;de sayılı patentli üzümler arasında olan Cimin üzümünün hasat dönemi başladı. Erzincan&#039;ın Üzümlü bölgesinde yetişen Cimin üzümü başta Karadeniz bölgesi olmak üzere Türkiye&#039;nin birçok iline ulaştırılıyor.Üzümlü ilçesindeki yaklaşık 10 bin dekar alanda yetiştirilen ve yıllık 6 bin tonun üzerinde üzüm üretimi gerçekleştirilen ilçede hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi sebebiyle Cimin üzümünde bu yıl hasat erken başladı.Cimin üzümünün kilosu Erzincan&#039;ın Tercan ilçesinde 100 TL&#039;den tezgâhlardaki yerini aldı. Siyah rengi ve puslu yapısıyla tanınan eski adı &#039;Cimin&#039; olan Üzümlü ilçesinin güney kısımlarındaki bağlarda olgunlaşan siyah üzümün ilk ürünleri Erzincan&#039;daki tüketiciye sunuluyor. 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Cimin üzümü Erzincan ekonomisine ve tanıtımına da büyük katkı sağlıyor. Erzincan&#039;ın tescilli ürünlerinden olan Cimin üzümünde yılda yaklaşık 6 bin tonun üzerinde üretim gerçekleşiyor. Türkiye&#039;nin kendine özgü tat ve aromasıyla en iyi sofralık üzüm çeşitlerinden birisi olan Cimin üzümünde dekara yaklaşık 660 kilogram verim alınıyor.Üzüm üreticisi Cengiz Özen, Cimin üzümünün özellikle tatil için il dışından ve yurt dışından memleketlerine gelen vatandaşlardan büyük ilgi gördüğünü ifade ederek, “Cimin üzümünün ilk açılış fiyatı bu sene 100 lira civarında. İleriki günlerde daha çok yetişeceğinden fiyatı düşebilir.” dedi.Türkiye&#039;nin önemli sofralık üzüm çeşitlerinden biri olan Karaerik üzümü, 13.06.2001 tarih ve 37 tescil numarası ile Cimin üzümü olarak “Tescilli Coğrafi İşaretler” listesinde bulunuyor.Kurusunu da yaşını da bol bol tüketilmesini öneren uzmanlar siyah üzümün içerdiği demir sayesinde hastalıklara şifa olduğunu söyledi.Çekirdeğinden, kabuğuna, yaprağına, kurusuna kadar şifa deposu olan siyah üzümün faydalarının saymakla bitmediğini ifade eden uzmanlar, “Migrenden, hazımsızlığa, demir eksikliğinden, kabızlığa kadar iyi gelen siyah üzümün yumurtalıklardaki kist oluşumunu önler. Yapılan araştırmalar sonucunda siyah üzümün kadınlarda adet düzensizliği, kısırlık, düşük yapma gibi birçok soruna neden olan, yumurtalıklarda oluşan kistleri tedavi edici etkisi bulunduğu sonucuna ulaşıldı. Siyah üzüm 3 çeşit olan üzümün diğer bir çeşididir. Genel hatlarıyla sağlık açısından faydaları aynıdır fakat bazı özellikleri siyah üzümü diğerlerinden ayrı kılmaktadır. Ayrıca siyah üzümün tadı diğerlerinden biraz daha farklıdır, ekşi değildir. Özellikle cilt ve saç sağlığına ciddi anlamda katkı sağlar. Siyah üzüm kolesterol seviyesini dengeler, içerdiği mineral ve bileşenler yardımıyla insülin duyarlılığını arttırır. Siyah üzümün düzenli tüketimi konsantrasyon, hafıza ve ayrıca sözleri ve mekanları hatırlama yeteneğini geliştirmeye yardımcı olur. Siyah üzümün içerdiği vitamin ve diğer besinler kalp ve damar sağlığını korur. Düzenli olarak siyah üzüm tüketimi, başta cilt kanseri olmak üzere, kolon, prostat, mide ve bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltır. Siyah üzüm ayrıca sindirim sistemi için faydalı olduğu için kilo vermek isteyenlerin tercih edebilecekleri besin maddelerinin başında gelir. Mantar hastalıklarına karşı etkili olan siyah üzüm, güçlü bir antioksidan olarak, enfeksiyon ve bakterilerin yol açtığı iltihapları giderebilir. Siyah üzüm kabızlık ve hazımsızlığı giderir, midede bulunun asit seviyesinin sağlıklı düzeyde kalmasını sağlar.Siyah üzüm diğer üzüm çeşitlerinde olduğu gibi göz sağlığını korumak için gerekli olan besinler içerir, görme yeteneğini geliştirir. Saç ve cilt sağlığını korur, saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Cildi özellikle güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur.” bilgilerine yer verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rGkNIl9tlkm_pgEgWZj1Xg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Demir, eksikliğini, bitiren, tescilli, meyve, Kilosu, 100, TL, pazarın, gözdesi, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğanın &amp;quot;süper meyvesi&amp;quot; şifa kaynağı olarak biliniyor! Türkiye&amp;apos;de yetişiyor, yiyen doktor yüzü görmüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/doganin-super-meyvesi-sifa-kaynagi-olarak-biliniyor-turkiyede-yetisiyor-yiyen-doktor-yuzu-goermuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/doganin-super-meyvesi-sifa-kaynagi-olarak-biliniyor-turkiyede-yetisiyor-yiyen-doktor-yuzu-goermuyor</guid>
<description><![CDATA[ Gümüşhane&#039;nin Kürtün ilçesinde geçen yıllarda çiftçiler tarafından ekimi gerçekleştirilen ve şifa kaynağı olması nedeniyle &quot;süper meyve&quot; olarak adlandırılan Aronya beklenenden erken meyve verdi. Aronya içindeki vitaminler ve minerallar sayesinde hücreleri yenileyip bağışıklık sistemini güçlendiriyor.Ana vatanı Kuzey Amerika olan, içerdiği mineraller ve vitaminler sayesinde hücreleri yenileyip vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinen Aronya meyvesi Gümüşhane&#039;nin iklim ve toprak yapısının etkisiyle erken meyve verdi.Normal şartlarda 3-4 yılda verimli meyve verdiği belirtilen Aronya bitkisinin Kürtün ilçesinde 2 senede gösterdiği gelişim çiftçiyi bir taraftan mutlu ederken bir yandan da tesisleşme ve pazar noktasında istenilen seviyeye gelinememiş olması düşündürüyor.Kızılderililerin şifa niyetiyle tükettiği ve sağlık üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle “süper meyve” olarak adlandırılan Aronya meyvesinin çok yüksek bir katma değere sahip olduğunu ve kilosunun 300 TL&#039;ye kadar satılabileceğini dile getiren Kürtün Ziraat Odası Başkanı Yunus Karakaş ilçede toplamda 100 dekarlık bir alana fidanlar dikildiğini ve ilerleyen yıllarda 100 ila 150 ton arasında bir üretim beklediklerini ifade etti.Bitkinin beklenenden erken meyve vermesi nedeniyle pazar arayışı noktasında eksiklikleri olduğunu ve çözüm bulmak için çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Kürtün Ziraat Odası Başkanı Yunus Karakaş, “Aronya Kürtün&#039;e yaklaşık 3 yıl önce geldi.Burada gördüğünüz bahçe bizim örnek bahçelerimizden bir tanesi. Biz uzman arkadaşlarla yaptığımız görüşmelerde Kürtün&#039;ün bu iş için uygun bir iklim ve arazi yapısına sahip olduğunu öğrendik ve bununla ilgili bir çalışma başlattık. Daha sonra DOKAP ve Trabzon Orman Bölge Müdürlüğümüz vasıtasıyla bir proje yaptık, biz de her şekilde destek vermek suretiyle ve bahçelerimizi kurduk. Bu bitkilerin normalde 4-5 yılda meyve vermesi lazım ama Kürtün&#039;de 3 yılın ardından baya verimli bir şekilde meyve vermeye başladı.Bölgemize oldukça uygun bir meyve. Aronya katma değeri çok yüksek olan bir ürün. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmış, kansere, kolesterole ve şekere iyi geldiği tespit edilmiş bir ürün. Kürtün&#039;de yaklaşık 60 dönüm kapama bahçe, 40 dönümde açık alanda olmak üzere toplamda 100 dekar Aronya bahçemiz var. 1 dekarda yaklaşık 1 buçuk tona kadar verim elde edebiliyorsunuz. Bu da ilerleyen yıllarda 100-150 ton bir Aronyamız olacak demektir.Meyvelerimiz güzel, bahçelerimiz güzel ama yavaş yavaş pazarlama aşamasına geçtiğimiz için, bu noktada sorunlarımız var. İnşallah bunları da aşacağız. Aronyanın yaygınlaştığı Yalova ve Bursa gibi bölgelerde araştırmalarımıza göre kilosu yaklaşık 300 TL civarında satılıyor. Altyapı kurup kooperatifler kurmuşlar biz bu noktada eksiklikler yaşıyoruz. Biz 4-5 senede meyve vereceğini düşündüğümüzden aslında biraz hazırlıksız yakalandık. Kürtün&#039;ün ve Gümüşhane&#039;nin hemen hemen her yerinde yetişebilecek bir ürün. Amacımız Harşit Vadisi&#039;nde 1 milyon fidan. Bu ürünün soğutma depoları, kurutma ve paketleme gibi altyapılarla desteklenmesi gerekiyor, yoksa yazık ederiz, yazık olmasın” dedi.Çayırçukur Köyü&#039;nde 2 dönümlük arazisi üzerine Aronya meyvesi yetiştiren ve verimden memnuniyetini dile getiren Ethem Çiftçi, “Yetiştirmesini çok iyi yaptık ama pazarlama noktasında hiç yokuz. Aronya meyvesi kolesterolü aşırı derecede düşürüyor. Test etsinler baksınlar. Bunu 20 gün günde 10-15 tane yesin, ben denedim tabi ki biz doktor değiliz ama düşüyor mu düşmüyor mu görsünler. Şeker, kalp zaten bu ürünün antioksidan özelliğini çok yüksek olduğunu söylüyorlar çok iyi geliyor bu tür rahatsızlıklara.Yetiştirilmesi kesinlikle zor değil, örtü altı olursa verimi kat kat artar. Burası 2 yıllık bir bahçe ama görenler diyor ki burası en az 3-4 yıllık bu bakımla alakalı bir durum.Bahçeye diktim olsun hesabına girerseniz olmaz. Pazar sorunu çözülürse çiftçinin yüzü kesinlikle güler. Gübresini vereceksin, sulaması çok önemli. Kurak dönemlerde 3-4 günde bir su verilmesi gerekiyor ama yağışlıysa hiç suya bile ihtiyacı yok” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nw5OdYJOYE--kwzF_a-YuQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğanın, süper, meyvesi, şifa, kaynağı, olarak, biliniyor, Türkiyede, yetişiyor, yiyen, doktor, yüzü, görmüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanı açıkladı! Soğuk su içen herkesi ilgilendiriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-acikladi-soguk-su-icen-herkesi-ilgilendiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmani-acikladi-soguk-su-icen-herkesi-ilgilendiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaz aylarında vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak için bol su içmeniz gerekir. Sıcak havalarda genellikle soğuk su daha fazla tercih ediliyor. Peki, soğuk su boğaz iltihabına yol açar mı?Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, yaz sıcaklarında soğuk su içmenin boğaz iltihabına yol açmayacağını belirterek, “Tıbbi bilgilere baktığımız zaman soğuk su içmenin boğaz iltihabı yapması söz konusu değil.Çünkü boğaz iltihabı dediğimiz bademcik, faranjit gibi hastalıklar asıl olarak enfeksiyon hastalıklarıdır ve bu hastalıkların sebebi virüsler ya da bakteriler gibi mikroorganizmalardır. Yani soğuk su içtiğiniz için boğaz iltihabı olmazsınız” dedi.Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, soğuk su tüketilmesine ilişkin uyarı ve tavsiyelerde bulundu. Özlü, boğaz iltihabı ya da faranjit gibi hastalıklarda boğaz ağrısını iyileştirmek için soğuk su içilmesi ya da soğuk gıdalar tüketilmesini önerdi.Prof. Dr. Özlü, “Yaz sıcakları nedeniyle hemen hepimiz soğuk su, soğuk meşrubatlar içiyoruz. Dondurma gibi soğuk yiyecekleri tercih ediyoruz. Ama etrafımızdan bizi sık sık uyarıyorlar. ‘Aman soğuk su içme, boğaz iltihabı olursun, işte boğazına zarar verir, hasta olursun, bademcik olursun’ gibi uyarılar alıyoruz. Bunlar doğru mu? Gerçekten soğuk su bize zarar verir mi? Boğaz iltihabı yapar mı?Tıbbi bilgilere baktığımız zaman soğuk su içmenin boğaz iltihabı yapması söz konusu değil. Çünkü boğaz iltihabı dediğimiz bademcik, faranjit gibi hastalıklar asıl olarak enfeksiyon hastalıklarıdır ve bu hastalıkların sebebi virüsler ya da bakteriler gibi mikroorganizmalardır. Yani soğuk su içtiğiniz için boğaz iltihabı olmazsınız. Hatta tam tersine bu tür bademcik iltihabı ya da faranjit gibi hastalıklarda boğaz ağrısını iyileştirmek için soğuk su içilmesi ya da soğuk gıdalar tüketilmesi tavsiye de edilebilir, edilmektedir” diye konuştu.Soğuk su içmenin bir zararı olmadığını kaydeden Özlü, “Soğuk suyu içerken boğazımızı haşlamayacak şekilde içmekte fayda var. Sakin dinlenerek yudum yudum soğuk su içmede hiçbir zarar yok; soğuk su için.Yazın su için; sıcak olsun soğuk olsun fark etmez için. Ama çok aşırı sıcak ve soğuk içecekleri birdenbire aniden fazla miktarda içmek boğazınızda bir hücrelerde hasara yol açabilir. Onun dışında soğuk su içmenin tıbbi olarak hiçbir bilinen zararı yok. Su içebilirsiniz, soğuk su da içebilirsiniz” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/whZZP4YRik6tWXisTOHsQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanı, açıkladı, Soğuk, içen, herkesi, ilgilendiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pekmez, pestil ve sucuk yapımında kullanılıyor! Damar yağlanmasını önleyen besin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/pekmez-pestil-ve-sucuk-yapiminda-kullaniliyor-damar-yaglanmasini-oenleyen-besin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/pekmez-pestil-ve-sucuk-yapiminda-kullaniliyor-damar-yaglanmasini-oenleyen-besin</guid>
<description><![CDATA[ Siirt&#039;in merkez ve ilçelerindeki bağ ve bahçelerde üzüm hasadına başlandı. Üzüm yaz aylarının gözdesi sağlıklı bir meyve.  Pekmez, pestil yapımında da kullanılan üzüm vücut sağlığını iyileştiriyor.Siirt&#039;in bereketli topraklarında yetişen sinceri ve tayfi üzümlerinde hasat dönemi başladı. Hasadı yapılan üzümler genellikle meyve olarak tüketiliyor.İlerleyen günlerde sıcak havaların etkisi ile daha fazla olgunlaşması beklenen üzümler ise pekmez, pestil ve sucuk yapımında kullanılacak.Üzüm ağaçlarında verimin oldukça yüksek olduğunu belirten çiftçi Levent Başaran; üzüm hasadına başladıklarını ve şuan toplanan üzümün sadece meyve olarak tüketildiğini belirtti.Başaran; ‘&#039;Şimdiki üzümler biraz ekşidir. 15 gün sonrada toplayacağımız hasat ile hem pekmez hem de sucuk yapacağız. Çünkü o zaman daha verimli oluyor.Eylül 15&#039;inden sonra topladığımızda pekmez oranı daha yüksek çıkıyor. Şimdi yemek için tüketiyoruz, daha sonra bütün hasadı pekmez ve cevizli sucuk için toplayacağız. Verim de bu sene güzeldir beklentimizi de karşılıyor. Üzümlerimiz çeşit çeşittir.Çekirdeksiz üzümü kuru üzüm yapıyoruz. Bir de ekstra fazla kaldığı zaman pekmeze ayırıyoruz. Tayfi üzümünü ise genelde yemeklik olarak tüketiyoruz&#039;&#039; dedi.Özellikle resveratrol ve flavonoid gibi güçlü antioksidanlar içeren üzüm bu özelliğiyle yaşlanma sürecini yavaşlatabiliyor. Üzümün içindeki antioksidanlar ve potasyum, kalp sağlığını destekliyor. Damarların sağlıklı kalmasına yardımcı olup damar yağlanmasını önlüyor. Kalp hastalıkları riskini de azaltıyorÜzüm doğada bulunan güçlü lif kaynaklarından biri. Bu da sindirim sisteminin düzenli çalışmasına bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Kabızlığı engelliyor.Müthiş bir C vitamini kaynağı olan üzüm bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Hastalıklara karşı vücudun direncini artırıyor.Üzümde bulunan A vitamini ve antioksidanlar, göz sağlığını korumaya yardımcı olabilir. Bu besin maddeleri, yaşa bağlı göz hastalıkları riskini azaltabilir. Üzüm, doğal şekerler ve karbonhidratlar içerir. Bu sayede hızlı enerji sağlar ve yorgunluk hissini gidermeye yardımcı olabilir.Üzüm yüksek su içeriğine sahiptir, bu da vücudun hidratasyon seviyesini korumaya yardımcı olabilir.ÖNEMLİ! Üzümleri taze olarak tüketmenin yanı sıra, kuru üzüm gibi formlarını da sağlıklı atıştırmalık olarak kullanabilirsiniz. Ancak, her şeyde olduğu gibi, üzüm tüketiminde de dengeli olmak önemlidir, çünkü aşırı tüketimi fazla şeker alımına neden olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3KG-EZujjEuBA7aj78EvdA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pekmez, pestil, sucuk, yapımında, kullanılıyor, Damar, yağlanmasını, önleyen, besin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahveyi bu saatte içmek tığ gibi inceltiyor! Alarmınızı kurun, cayır cayır yağ yakıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kahveyi-bu-saatte-icmek-tig-gibi-inceltiyor-alarminizi-kurun-cayir-cayir-yag-yakiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kahveyi-bu-saatte-icmek-tig-gibi-inceltiyor-alarminizi-kurun-cayir-cayir-yag-yakiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kilo vermek ve hayâli kurduğunuz kusursuz fiziğe sahip olmak istiyorsanız günlük bazı alışkanlıklarına dikkat etmeniz gerekir. Yedikleriniz ve içtikleriniz kadar bu besinleri ve içecekleri hangi saatte tükettiğiniz de kilo vermek için önemli bir kural.Kilo vermek, vücudun yağ, su veya kas kütlesinden belirli bir miktarını kaybetme sürecidir. Bu genellikle kilo ölçümünde bir azalma olarak görülür.Daha dengeli bir diyet, kalorilerin azaltılması ve sağlıklı gıdaların tüketilmesi, kilo vermeye yardımcı olabilir. Genellikle, protein, lif ve sağlıklı yağlar açısından zengin gıdalar tercih edilir.Egzersiz yapmak, kalori yakmaya ve kas kütlesini artırmaya yardımcı olabilir. Bu, yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklet sürme gibi kardiyovasküler egzersizler veya ağırlık kaldırma gibi direnç egzersizlerini içerebilir.Yeterli uyku, stres yönetimi ve su tüketimi gibi yaşam tarzı değişiklikleri de kilo verme sürecini destekleyebilir.Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için mutlaka kişiye özel bir diyet ve egzersiz programını uygulamanız gerekir.Ancak günlük rutinlere dikkat etmek, beslenme düzeni ve egzersiz kilo vermeniz için yeterli olmayabilir. Çünkü yediğiniz besinler kadar bu besinleri ya da içecekleri hangi saatte tükettiğiniz de kilo verme sürecinde büyük önem taşıyor.Sebzeler en sağlıklı lif kaynaklarının başında geliyor. Sebzeleri tabağınızdaki diğer besinlerden önce tüketmek kilo verme sürecinize katkı sağlayabilir. Çünkü sebzeler kan şekerini düzenlemeye yardımcı olan lifler içerir.Diyetisyen Carolyn Williams; &quot;Sebzelerle başlayıp lifli gıdalar tüketmek daha az karbonhidrat tüketmenizi sağlayabilir.&quot;Sağlıklı bir sindirim sistemine sahip olabilmek için gece ağır yemekleri tüketmekten kaçınmanız önemlidir.Aşırı kilolu insanlardan aynı yemekleri farklı zamanlarda yemeleri istendi ve Harvard Tıp Fakültesi&#039;nden Nina Vujovic, saat 17.00&#039;de yenen bir akşam yemeğinin &quot;kalori yakma ve yağ depolama şeklimizde önemli bir fark yarattığını&quot; söyledi.Lezzetli bir kahveye kimse &quot;hayır&quot; diyemez. Özellikle kilo verme süreçlerinde iyi bir yağ yakıcı özelliği olan kahve açlığı da dengeliyor.İlk fincan kahvenizi içmek için birkaç saat bekleyin; vücudunuzdaki kortizol hormonu seviyesi düşecek ve enerjinizin düştüğünü hissedeceksiniz. Uyku uzmanı Dr. Deborah Lee, &quot;Örneğin, sabah 7&#039;de uyanıyorsanız, ilk kahvenizi 10&#039;a kadar içmezseniz, en fazla faydayı görürsünüz.&quot; dedi.Tıpkı sebzelerde olduğu gibi, birçok meyve de lif açısından zengindir, bu nedenle yemeklerden sonra değil, önce yenmeleri daha iyidir.Bu durum özellikle elmalar için geçerlidir. Yüksek lifli beslenme, ince bağırsağın ileum adı verilen bölümünde iştah azaltıcı hormon olan peptit tirozin tirozin (PYY) üretimini artırır.Egzersizin ne kadar yağ yaktığı, egzersizden önce veya sonra yemek yemenize göre değişir; ancak kadınlar için ilki, erkekler için ise ikincisinin daha etkili olduğu belirtiliyor.Yapılan bir araştırmada, spordan önce karbonhidrat içeceği içen kadınların daha iyi sonuçlar aldığı, erkeklerde ise daha sonra içenlerin daha iyi sonuçlar aldığı görüldü.Erkeklerin daha fazla kasları vardır ve bu kaslar enerji üreten karbonhidratları depolar ve zaten bu yağları sağlayan bir içecek içtilerse bu yağları yakmazlar.Surrey Üniversitesi&#039;nden Dr. Adam Collins, &quot;Erkekler hızlı egzersiz yaptıklarında [yemek yemediklerinde] daha iyi sonuç alıyorlar çünkü kaslar daha fazla yağ yakıyor.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2bw26M6FREeOOtNz62Ix_g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahveyi, saatte, içmek, tığ, gibi, inceltiyor, Alarmınızı, kurun, cayır, cayır, yağ, yakıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Maymun çiçeği virüsü hakkında bilinmeyen her şey: Maymun çiçeği virüsü (mpox) nedir, nasıl bulaşır? Maymun çiçeği virüsü belirtileri nedir, tedavisi var mı? (Maymun çiçeği rehberi)</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-virusu-hakkinda-bilinmeyen-her-sey-maymun-cicegi-virusu-mpox-nedir-nasil-bulasir-maymun-cicegi-virusu-belirtileri-nedir-tedavisi-var-mi-maymun-cicegi-rehberi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-virusu-hakkinda-bilinmeyen-her-sey-maymun-cicegi-virusu-mpox-nedir-nasil-bulasir-maymun-cicegi-virusu-belirtileri-nedir-tedavisi-var-mi-maymun-cicegi-rehberi</guid>
<description><![CDATA[ Maymun çiçeği virüsünün (mpox) nasıl bulaştığıyla ilgili araştırmalar hız kazanmaya başladı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, maymun çiçeği virüsüyle ilgili uluslararası alarm verilmesinin ardından, Sağlık Bakanlığı tarafından Maymun Çiçeği Rehberi yayımlandı. Türkiye&#039;de yaşayan birçok kişi ise maymun çiçeği virüsünün nasıl bulaştığını, belirtilerini ve tedavisinin olup olmadığını merak ediyor. Peki, maymun çiçeği virüsü (mpox) nedir, nasıl bulaşır? Maymun çiçeği hastalığı belirtileri nedir, tedavisi var mı?Maymun çiçeği virüsü, tüm Türkiye tarafından merak edilen ve araştırılan hastalık arasında yer alıyor. DSÖ, Maymun çiçeği virüsünü (mpox), &quot;Uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu&quot; olarak tanıdı ve bu hastalık hakkında dünyada uyarılar yapmaya başladı. Sağlık Bakanlığı tarafından ise maymun çiçeği virüsü hakkında bilgiler yayımlandı. Peki, Maymun çiçeği virüsü (mpox) nedir, nasıl bulaşır? Maymun çiçeği hastalığı belirtileri nedir, tedavisi var mı?M-Çiçeği, Poxviridae ailesindeki Orthopoxvirus cinsinin bir üyesi olan M-Çiçeği virüsünün (MPox) neden olduğu bir hastalıktır. Orthopoxvirus cinsinin diğer üyeleri Camelpox, Cowpox gibi diğer canlı türlerinde de görülebilen zoonotik virüslerdir. Aynı ailenin insana özgü türü olan ve genel olarak bilinen ismi ile çiçek hastalığına neden olan Variola virüsü, etkin aşılama ile 1980 yılında dünya üzerinden eradike edilmiştir.M-Çiçeği, öncelikle Orta ve Batı Afrika&#039;nın tropikal yağmur ormanlarında endemik olarak görülen ve zaman zaman dünyanın diğer bölgelerine buradan yayılan, az sayıda görülen viral bir zoonotik hastalıktır.Klinik olarak; ateş, halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, kızarıklık ve büyümüş lenf nodları ile kendini gösteren hastalık bir dizi tıbbi komplikasyona neden olabilir. Semptomları genellikle 2-4 hafta süren ve kendi kendini sınırlayan M-Çiçeği ağır vakalara da yol açabilmektedir.Orta Afrika’daki vakalarda %10 ile en yüksek fatalite oranı saptanırken, Batı Afrika’da bu oran %1 olarak saptanmıştır. 2022 yılından sonra pandemik hale gelen formuile bağışıklık sistemi normal kişilerde fatalite oranı binde 1’in altındadır.M-Çiçeği döküntüleri, 1980 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından dünya çapında eradike edildiği ilan edilen çiçek hastalığının döküntülerine benzer. M-Çiçeği, çiçek hastalığından daha az bulaşıcıdır ve daha hafif seyirli bir tabloya neden olur.Çiçek hastalığına karşı kullanılan aşılar, M-Çiçeğine karşı da belirli oranda bir koruma sağlamaktadır. Çiçek hastalığının tedavisi için geliştirilen antiviral ajanlar, M-Çiçeği tedavisi için de kullanılmaktadır.Afrika koşullarında M-Çiçeği virüsünün hayvanlardan insana bulaşı, enfekte hayvanların kan, vücut sıvıları, deri veya mukoza lezyonları ile doğrudan temas veya ısırık yoluyla meydana gelebilir. Afrika&#039;da; ip sincapları, ağaç sincapları, Gambiya keseli sıçanları, fındık fareleri, farklı maymun türleri ve diğerleri dahil olmak üzere birçok hayvanda M-Çiçeği virüsü enfeksiyonunun kanıtları bulunmuştur.Maymunlar ve insanlar tesadüfi konaklardır. MÇiçeğinin doğal rezervuarı henüz tanımlanmamıştır ancak büyük olasılıkla kemirgenler roloynamaktadır. Çiğ ve az pişmiş enfekte hayvanların etleri ve enfekte hayvanların diğer ürünlerini yemek hastalığın bulaşı için olası bir risk faktörüdür. Enfekte hayvan tarafından ısırılma, cilt bütünlüğünün bozulduğu yaralanmalar bulaş açısından risklidir.Enfeksiyonun daha yoğun olduğu Batı ve Orta Afrika’da ormanlık alanlarda veya yakınında yaşayan insanlar, enfekte hayvanlara dolaylı olarak da maruz kalabilir. İnsandan insana bulaşmada uzun süreli yakın ten tene temas önemlidir. Enfekte kişinin sekresyonları (cinsel çıktılar dahil) ile direkt temas (lezyonlarla temas edecek şekilde sarılma, masaj, cinsel temas gibi), cilt lezyonları ile bütünlüğü bozulmuş deri veya mukozalarla (göz, burun, ağız mukozaları gibi) doğrudan temas veya yakın zamanda cilt lezyonlarından kontamineolmuş nesnelerle (yatak çarşafı, havlu vb.) yakın temas diğer bulaş yollarıdır.Bu tür temas genel olarak aynı evi paylaşan kişilerde, kapalı ortamlarda çok uzun süre yakın mesafede bulunanlarda ve enfekte kişiyle kişisel koruyucu ekipman kullanmadan temas eden sağlık çalışanlarında risk oluşturur.Enfekte anneden bebeğe plasenta yoluyla geçiş vaka sunumu şeklinde bildirilmiştir.Bu durumda doğumda ve doğumdan hemen sonra yenidoğanda doğuştan M-Çiçeği bulguları olabilir.Annede aktif enfeksiyon varlığında yenidoğan bebeğe yakın temas ile de geçiş olabilir. Bugüne kadar bildirilmiş en uzun bulaşma zinciri altı-dokuz kişidir.M-Çiçeği virüsüne duyarlı çeşitli hayvan türleri tanımlanmıştır. Bunlar; ip sincapları, ağaç sincapları, Gambiya keseli sıçanları, fındık fareleri, primatlar ve diğer türlerdir. M-Çiçeği virüsünün doğal seyri bugün için net olarak tanımlanabilmiş değildir. Kesin rezervuar(lar)ı ve doğada virüs dolaşımının nasıl olduğu henüz netlik kazanmamıştır. Bununla birlikte ön planda kemirgenlerin olduğu düşünülmektedir.M-Çiçeğinin kuluçka süresi, riskli temastan s ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nf7fOtP1uUKVzg6_yutLtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Maymun, çiçeği, virüsü, hakkında, bilinmeyen, her, şey:, Maymun, çiçeği, virüsü, mpox, nedir, nasıl, bulaşır, Maymun, çiçeği, virüsü, belirtileri, nedir, tedavisi, var, mı, Maymun, çiçeği, rehberi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>En güçlü bitkisel protein kaynağı! Kötü kolesterolü düşürüyor, kalbi sağlamlaştırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/en-guclu-bitkisel-protein-kaynagi-koetu-kolesterolu-dusuruyor-kalbi-saglamlastiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/en-guclu-bitkisel-protein-kaynagi-koetu-kolesterolu-dusuruyor-kalbi-saglamlastiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı yağlar vücudunuz için gereklidir. Hem besleyici hem de doymamış yağ bakımından çok zengin olan yer fıstığının sağlığa faydaları saymakla bitmiyor. Hakkari&#039;nin Yüksekova ilçesinde ekimi yapılan yer fıstığı gündüzüne çıkarken, çiftçiler gelecek sene üretimi daha da büyütmeyi hedefliyor.İlçenin Esendere yolu üzerinde bulunan Güllüce köyünde ikamet eden Yılmaz Güneç isimli çiftçi, köyünde ilkbaharda yer fıstığı ekimine başladı.İlçede ilk kez büyük bir alanda yapılan yer fıstığı ekim alanını gezen Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen, üstün başarı gösteren Yılmaz Güneç isimli çiftçiyi tebrik ederek, tüm ilçede bunun olması için gayret göstereceklerini söylediler.Perviz Geçirgen, “Aslında bu ürün hep Çukurova gibi merkezlerde yetiştirildi. Bizde hep hayal ediyorduk bu ürünün burada ekimini yapabilir miyiz? Güllüce köyümüzde yaşayan Yılmaz Güneç tarafından bu sene yetiştirildi. Bir ilk gerçekleştirildi, demo alanı oluşturuldu. Şimdi şunu gördük, artık yer fıstığı Yüksekova&#039;da yetişebiliyor. Yüksek bir verime de yaklaştık. İnşallah ekim ayında da hasadını gerçekleştireceğiz. Tek amacımız bu ürünü tüm çiftçilerimizle buluşturmaktır” dedi.Lezzetli ve besleyici atıştırmalıklardan biri olan yer fıstığı bitkiSel protein açısından çok zengin. Bu da onu vejetaryenler ve veganlar için iyi bir protein kaynağı yapar.Doymamış yağ asitleri bakımından zengin olan yer fıstığı, kalp sağlığı için faydalıdır. Kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olur. Zengin lif kaynaklarından biri olan yer fıstığı, sindirim sistemini de rahatlatır. Bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur.Yer fıstığı, E vitamini, B vitamini kompleksi, magnezyum, fosfor, potasyum ve çinko gibi önemli vitamin ve mineralleri içerir. Serbest radikalleri nötralize eden ve hücre hasarını önleyen antioksidanlar içerir.Tok tutma özelliği sayesinde kilo yönetimine yardımcı olabilir, ancak porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir çünkü kalorisi yüksektir. Yer fıstığı, düşük glisemik indeks değerine sahip olması nedeniyle kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilir.Ancak, yer fıstığının yüksek kalorili olduğunu ve bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini unutmamak önemlidir. Dengeli bir diyetin parçası olarak ölçülü tüketilmesi tavsiye edilir. Bu sebeple yer fıstığını beslenme listenize dahil etmeden önce mutlaka bir uzmana danışmanızn önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7_lgbggCcEq9G9aTQAHe5Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>güçlü, bitkisel, protein, kaynağı, Kötü, kolesterolü, düşürüyor, kalbi, sağlamlaştırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>1 kaşığı antioksidan hazinesi! Doğanın güç tohumu olarak biliniyor, derman olmadığı dert yok</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/1-kasigi-antioksidan-hazinesi-doganin-guc-tohumu-olarak-biliniyor-derman-olmadigi-dert-yok</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/1-kasigi-antioksidan-hazinesi-doganin-guc-tohumu-olarak-biliniyor-derman-olmadigi-dert-yok</guid>
<description><![CDATA[ Küçük boyutlarıyla bilinen ancak mucizevi faydaları olan chia tohumları, besin açısından zengin lif, antioksidan ve omega-3 yağ asitleriyle dolu küçük, güç merkezleridir. Bu tohumlar, sindirim sağlığını destekledikleri, enerjiyi artırdıkları ve kilo yönetimine yardımcı oldukları için sağlıklı diyetlerde yaygın bir süper besindir.Besin açısından zengin bir süper besin olan chia tohumları, çok sayıda sağlık faydasına sahiptir ve bu da onları her diyete değerli bir katkı haline getirir.
Yüksek lif içeriği, protein bolluğu, omega-3 yağ asitleri, kemik güçlendirici mineraller ve antioksidanlarla bilinen chia tohumları, kiloyu yönetmeye, sindirim sağlığını desteklemeye ve diyabetli bireyleri desteklemeye yardımcı olur.Chia tohumları, sadece bir ons&#039;unun yaklaşık 10 gram sağladığı iyi bir diyet lifi kaynağıdır. Yüksek lif alımı, sindirim sağlığını destekler ve kilonun kontrol altında tutulmasına yardımcı olur.
Lif ayrıca kan şekeri seviyelerini kontrol etmede hayati bir rol oynar ve bu da chia tohumlarını diyabetle mücadele edenler için faydalı hale getirir.Küçük boyutlarına rağmen chia tohumları şaşırtıcı derecede yüksek protein içerir ve vücudun ihtiyaç duyduğu ancak kendi başına üretemediği dokuz temel amino asidin tamamını içerir.
Bu onları vejetaryenler ve veganlar için ideal olan eksiksiz bir protein kaynağı yapar. Protein kas onarımı, bağışıklık fonksiyonu ve sağlıklı cilt, saç ve tırnakların korunması için gereklidir.Ayrıca chia tohumları, özellikle alfa-linolenik asit (ALA) olmak üzere en iyi bitki bazlı omega-3 yağ asitleri kaynaklarından biridir. Bu sağlıklı yağlar kötü kolesterol seviyelerini düşürür, kan basıncını düşürür ve kalp hastalığı ve felç riskini azaltır.Kalsiyum, magnezyum ve fosforla dolu chia tohumları güçlü kemikleri ve dişleri destekler. Bir ons chia tohumu önerilen günlük kalsiyum alımının yaklaşık %18&#039;ini içerir. Özellikle laktoz intoleransı olanlar veya bitki bazlı diyet uygulayanlar için faydalıdır.Chia tohumları ayrıca, vücudu hücrelere zarar verebilen ve yaşlanmaya ve kanser gibi hastalıklara katkıda bulunabilen dengesiz moleküller olan serbest radikallerden korumaya yardımcı olan antioksidanlar açısından da zengindir.Chia tohumlarındaki lif, protein ve sağlıklı yağların kombinasyonu kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilir.Chia tohumlarını günlük diyetinize dahil etmek, önemli besin profilleri nedeniyle çok çeşitli sağlık yararları sunar. Sindirim sağlığını desteklemekten ve kiloyu yönetmekten kalp sağlığını ve kemik gücünü iyileştirmeye kadar, chia tohumları genel refahı artırabilen gerçek bir süper besindir. Chia tonumu beslenme listenize eklemeden önce mutlaka biz uzmana danışın.Chia tohumlarını süt (badem sütü, yulaf sütü, vb.) veya yoğurtla karıştırıp birkaç saat (genellikle 2-4 saat) buzdolabında bekletin. Tohumlar sıvıyı emerek jelimsi bir kıvama gelir ve puding gibi olur. Üzerine meyve, fındık veya bal ekleyebilirsiniz.Smoothie&#039;lerinize ekleyebilirsiniz. Tohumları önceden suda bekletmeden doğrudan smoothie&#039;ye koyabilirsiniz, ancak biraz daha fazla sıvı eklemek isteyebilirsiniz.Salatalarınıza çıtır bir dokunuş katmak için chia tohumlarını üzerine serpebilirsiniz. Ayrıca, chia tohumlarını salata soslarının içine de ekleyebilirsiniz.Yoğurt veya kefir gibi süt ürünlerine chia tohumu ekleyerek ekstra besin ve doku sağlayabilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RtUd0naplkKZAFqwv9GyeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>kaşığı, antioksidan, hazinesi, Doğanın, güç, tohumu, olarak, biliniyor, derman, olmadığı, dert, yok</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın altın baharatı! Karaciğerin güç kalkanı: Yağlanmayı bitiriyor, organları yeniliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-altin-baharati-karacigerin-guc-kalkani-yaglanmayi-bitiriyor-organlari-yeniliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-altin-baharati-karacigerin-guc-kalkani-yaglanmayi-bitiriyor-organlari-yeniliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bir dizi yaşam tarzı ve çevresel faktör karaciğer sağlığımıza zarar veriyor. Kötü beslenme seçimleri ve hareketsiz bir yaşam tarzıyla birleşen fiziksel egzersiz eksikliği, besin emiliminden ve metabolizmayı ve detoksifikasyonu desteklemekten sorumlu bu önemli organın işleyişini etkileyebilir.Karaciğer sağlığınızı desteklemek için lif, antioksidan ve sağlıklı yağlar açısından zengin yiyecekler tüketmek önemlidir.Ispanak ve kara lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, kuruyemişler ve tohumlar ve yağlı balıklar yemek karaciğer fonksiyonunuzu onarabilir ve artırabilir.Dengeli bir diyetin yanı sıra, karaciğer sağlığınız için bu bitkileri ve baharatları da diyet listenize ekleyebilirsiniz.En etkili meyvelerden biri olan amla veya amalki bütünsel sağlığı artırabilir. Amla antioksidanlar açısından zengindir ve toksinleri filtreleyerek karaciğeri hasardan korumaya yardımcı olur.Yağlı karaciğeri kontrol eden iltihap önleyici özelliklere sahiptir.Karaciğer fonksiyonu için çok önemli olan demir, bakır ve B ve E vitaminleri gibi temel besinleri içerir. Amla, sağlıksız maddeleri temizleyen doğal bir detokslayıcıdır.Neem oldukça detoksifiye edicidir ve bitkinin yaprakları veya suyu kanın arınmasına yardımcı olabilir. Karaciğer fonksiyonlarını artırarak, sağlıksız maddeleri temizleyerek, besinleri dengeleyerek ve bağışıklığı artırarak karaciğer sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur. Ayrıca cilt sağlığını iyileştirir ve enfeksiyonlarla savaşır. Çalışmalar, neem yaprağı özütü tüketmenin sıçanlarda karaciğer hasarını önleyebileceğini kanıtlıyorAltın baharat, karaciğer sağlığı da dahil olmak üzere genel sağlık için harikalar yaratabilir. Karaciğer sağlığını iyileştirmeye yardımcı olan kurkumin ve diğer yararlı maddeler içerir.Zerdeçal veya haldi safra üretimini uyarır, sindirime yardımcı olur ve vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Genel olarak sağlıklı karaciğer fonksiyonunu destekler.Mutfaklarımızda bulunan en yaygın malzemelerden ikisi olan zencefil ve sarımsak, karaciğer sağlığını iyileştirmeye yardımcı olan faydalı özelliklere sahiptir.Zencefil karaciğer sağlığını destekler ve karaciğer hastalığı riskini azaltan doğal özelliklere sahiptir.Sarımsak, karaciğer sağlığını destekleyen antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklere sahiptir.Fesleğen, karaciğeri virüslerden korumaya yardımcı olan iltihap önleyici ve antioksidan özelliklere sahiptir. Sindirimi iyileştirebilir ve vücuttaki sağlıksız maddeleri temizleyebilir. Ayrıca stresi ve kaygıyı azaltır ve ruh sağlığını güçlendirir.ÖNEMLİ! Bu baharatları ve bitkileri beslenme listenize dahil etmeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s_RldFZD7kiCxg0vwPuHQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, altın, baharatı, Karaciğerin, güç, kalkanı:, Yağlanmayı, bitiriyor, organları, yeniliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mutfağınıza asla sokmamanız gereken 7 gıda! DSÖ tüm ülkeler çağrıda bulunmuştu, zehirden bile betermiş</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/mutfaginiza-asla-sokmamaniz-gereken-7-gida-dso-tum-ulkeler-cagrida-bulunmustu-zehirden-bile-betermis</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/mutfaginiza-asla-sokmamaniz-gereken-7-gida-dso-tum-ulkeler-cagrida-bulunmustu-zehirden-bile-betermis</guid>
<description><![CDATA[ Vücut sağlığını korumanın ve hastalıklara karşı daha dirençli olmanın en kolay yolu beslenme düzenine dikkat etmekten geçiyor. Mutfağınızda bulunan her besin sağlığı olumlu ya da olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle bazı besinler var ki zamanla vücut sağlığını alt üst edebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde yaklaşık 5 milyar kişinin bu besinler sebebiyle risk altında olduğunu söylüyor.Mutfağınızda bulunan bazı besinler kalp hastalığı, şeker gibi hastalıkların artmasına sebep olabilir. Zararsız olduğunu düşündüğünüz bu besinler farkında olmadan sağlığınızı tehdit eder.İşte o zararlı gıdaların listesi...Özellikle büyük işletmelerde kullanılan hidrojenize yağlar yani sıvı yağın özel yöntemlerle katılaştırıldığı yağ çeşitleri vücuda zarar verebilmektedir.Endüstriyel trans yağların zararları da son yıllarda gündem olan bir konudur ve Dünya Sağlık Örgütü endüstriyel trans yağlarının tümüyle kullanımdan kaldırılması yönünde çalışmalar da bulunmaktadır.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde yaklaşık 5 milyar kişinin zararlı trans yağlara karşı korunmasız kaldığını, bunun kalp hastalıkları ve ölüm riskinin artmasına sebep olduğunu açıkladı.
DSÖ, 2018&#039;de endüstriyel olarak üretilen trans yağların küresel olarak ortadan kaldırılması çağrısında bulunmuştu.Kızartma yağlarının restoranlarda değiştirilmeden uzun süre kullanılması da daha zararlı hale gelmelerine neden olmaktadır.Kızartmaların en sağlıklı hali az miktarda zeytinyağı ile kısa sürede yapılan ve una bulanmamış olarak yapılan yöntemdir.Bunun dışındaki kızartmalar besinlerin hem yararlı içeriğini yok etmekte hem de zararlı hale gelmesine bile neden olabilmektedir.Beyaz şeker; şeker pancarından elde edilmektedir ve fruktoz ile glukozdan oluşmaktadır. İçinde protein, yağ, vitamin ya da mineral bulunmaz. Beslenme uzmanlarının çoğu rafine beyaz şekere vücudun hiç ihtiyacı olmadığını savunmaktadır.Yüksek oranda beyaz şeker karaciğeri gereksiz yormaktadır ve birçok hastalığa yakalanma riskini de artırır. Beyaz şekeri azalttığınızda, tahıllardan ve baklagillerden de alabileceğiniz şekeri vücudunuz sağlıklı şekilde kullanabilir ve şeker ihtiyacınız karşılanır.Yapay tatlandırıcılar içindeki özellikle en zararlı olduğu düşünülen ve üstüne araştırmalar yapılan maddeler asesülfam potasyum, monosodyum glutamat, sukraloz, aspartam ve sodyum benzonattır.Yapay tatlandırıcılardansa Hindistan cevizi şekeri, akçaağaç şurubu ve bal gibi doğal tatlandırıcılar kullanılabilir; ancak bunların da çok kullanılmasında zararlı olabileceğine dair uzman görüşleri de bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü normal şeker için ise günde 25 gramı geçmemek gerektiğini söylemektedir.Genel olarak paketli gıdaların çoğunda raf ömrünü uzatmak için eklenen zararlı maddeler bu ürünleri sağlıksız yapmaktadır.Örneğin cipslerde bulunan monosodyum glutamat sigara etkisi bile yaratabilmektedir. Hazır cipsler yerine fırında ince dilimlenmiş patateslerden ya da lavaştan doğal cipslerinizi hazırlayabilirsiniz.Tüm yağlar arasında en zararlı olanının margarin olduğu artık birçoğumuz tarafından bilinen bir gerçektir.Margarin üretiminde kullanılan trans yağ, potasyum sorbat, trans yağ, soya yağı ve gıda boyaları bu ürünü zararlı hale getirmektedir. Margarin yerine olabildiğince doğal bitkisel yağlar kullanmanız daha sağlıklıdır.Yüksek fruktozlu mısır şurubu, aspartam, phenylalanine, suklaroz, ageve, potasyum bromat, yapay aroma ve renklendiriciler, bromlu bitkisel yağ, BHA ve BHT en zararlı katkı maddeleridir.Alışveriş yaparken içindekiler bölümünü okumanız faydalı olacaktır. Şüphe duymayacağınız süt ve süt ürünleri gibi gıdalar bile paketli hale geldiklerinde zararlı olabilmektedir.Pirinç pilavına, çorbalara ve birçok yemeğe katılan bulyonun, bünyeye bıraktığı hasar göz ardı edilemeyecek kadar ciddi.Bulyonlarda Mono sodyum glutamat (MSG) isimli zararlı madde bulunuyor. Çin tuzu olarak adlandırılan bu madde uzmanlar tarafından tehlikeli olarak nitelendiriliyor. Birçok hastalığa yol açarak vücudu mahveden ürünün zararları ise gerçekten inanılmaz.Bulyonun içerdiği kimyasallardan dolayı, vücut ‘Çin Restoranı Sendromu’ adlı toplu bir reaksiyona giriyor ve düzenli olarak yemeklerde tüketildiğinde; anormal kalp atışı, nefes almada güçlük, beyin sisi ve hatta Alzheimer gibi rahatsızlıklara yol açıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/asZUYugVq0WLQ_yBUY-h9g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mutfağınıza, asla, sokmamanız, gereken, gıda, DSÖ, tüm, ülkeler, çağrıda, bulunmuştu, zehirden, bile, betermiş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sudan&amp;apos;daki kolera salgınında 22 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sudandaki-kolera-salgininda-22-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sudandaki-kolera-salgininda-22-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Sudan Sağlık Bakanı Heysem Muhammed İbrahim, yağmur mevsimin başlamasıyla yayılan kolera salgınından dolayı 22 kişinin öldüğünü belirtti.Egemenlik Konseyinden yapılan açıklamaya göre Bakan İbrahim, Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar ile görüştü.  Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan İbrahim, toplantıda ülkedeki sağlık koşullarının görüşüldüğünü aktardı.  İbrahim, Sudan&#039;ın bazı eyaletlerinde yağmur mevsiminin başlamasıyla ortaya çıkan kolera vakalarının tespit edildiğini söyledi.  Haziran ayından itibaren yayılan kolera salgınından dolayı 22 kişinin hayatını kaybettiği bilgisini paylaşan İbrahim, kolera vaka sayısının 354&#039;e ulaştığını ifade etti.  İbrahim, hastalıkla mücadelenin yanı sıra sağlıklı içme suyu sağlamak için ilgili makamlarla iletişim halinde olduklarını dile getirerek, kolera aşısı sağlamak için uluslararası toplumla iletişime geçtiklerini aktardı.  Bakan İbrahim, eyalet yetkililerine, salgınlarla mücadeleye yönelik müdahaleleri artırma ve çevre sağlığına dikkat etme çağrısında bulundu.  Savaşın sürdüğü Sudan&#039;da, sağlık sisteminin etkin bir şekilde çalışmadığı bu dönemde salgın hastalıkların yayılması, insanların hayatını daha çok zorlaştırıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VWsiLrlPwEqI2K8YlxSXBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sudandaki, kolera, salgınında, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Vücudunuzda geçmeyen şişkinlik varsa dikkat! Meğer bu hastalığın belirtisiymiş</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/vucudunuzda-gecmeyen-siskinlik-varsa-dikkat-meger-bu-hastaligin-belirtisiymis</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/vucudunuzda-gecmeyen-siskinlik-varsa-dikkat-meger-bu-hastaligin-belirtisiymis</guid>
<description><![CDATA[ Vücudunuzun çeşitli bölgelerinde şişkinlik oluşabilir. Genellikle yüz bölgesinde ödem birikir. Geçmek bilmeyen bu ödem ve şişkinliğin nedeninin aldığınız kilolar olduğunu sanıyor olabilirsiniz. Ancak bazen yediklerinize dikkat etmenize, egzersiz yapmanıza rağmen vücudunuzda rahatsız edici bir şişkinlik olabilir. Özellikle de yüz bölgesindeki anlamsız şişliğin nedenini anlamak zordur. Peki, bu şişkinliğin bazı hastalıkların habercisi olabileceğini düşündünüz mü?Vücudunuzda ve yüzünüzde oluşan şişkinlikle hayatınızın belirli bir dönemin karşı karşıya kalabilirsiniz.Vücuttaki şişkinlikler genellikle birikmiş bir ödem olarak algılanır. Hatta bazen fazla kilolardan olduğu düşünülerek umursanmız. Ancak vücudunuzda ve yüzünüğzde geçmek bilmeyen şişkinliklerin bazı ciddi sonuçları olabilir.Klinik psikolog Dr. Rajita Sinha gibi doktorlar, yüz bölgesinde meydana gelen şişkinlik gibi belirtiler, yanlış giden bir durumun işareti olabileceğini söylüyorlar.Yüzde meydana gelen farklılıklar yaşlanma ve kilo alımı ile ilgili durumlardan meydana gelse de altında farklı nedenlerde olabilir.Dr. Sinha, bu durumun ortalam bir insanda meydana gelebilmesi için stres seviyelerinin çok yüksek olması gerektiğini anlattı.Vücudumuzun hemen hemen her yerinde hormon reseptörleri bulunur. Bu nedenle kan dolaşımından, bağışıklık sistemine, kaslarınıza, saçınıza, cildinize ve tırnaklarınıza kadar her yere tutunabilir ve onları etkileyebilirler.Vücudunuz bir yaralanmaya tepki verdiğinde, kortizol hormonunu salgılar. Bu durum ise sizi hasta edebilecek bakteriler ve diğer dış faktörleri yok etmek içindir.Kronik stres de vücutta benzer etkilere neden olabilir. Kan dolaşımına düzenli olarak büyük ölçüde kortizol gönderildiğinde iltihaplanma meydana gelebilir. Bu durum ise yüz ya da vücudunuzun diğer bölgelerinde şişlik meydana gelmesini sağlar. Ancak uzmanların yaptıkları açıklamalara göre bu durum oldukça nadir görülür.Yalnızca ameliyat olan, steroid kullanan ya da altta yatan bazı sağlık sorunları yaşayan kişilerde görülür. Örneğin, Cushing hastalığı bu duruma örnek gösterilebilir. Bu hastalık sonucunda kronik şişme, kilo alımı ve yüzün yuvarlaklaşması gözlemlenebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jo_egr3-vEaudmfJL-EERw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vücudunuzda, geçmeyen, şişkinlik, varsa, dikkat, Meğer, hastalığın, belirtisiymiş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tek başına ecza deposu! Şifası yapraklarında: Akciğeri temizliyor, inatçı öksürüğü, balgamı söküp atıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/tek-basina-ecza-deposu-sifasi-yapraklarinda-akcigeri-temizliyor-inatci-oeksurugu-balgami-soekup-atiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/tek-basina-ecza-deposu-sifasi-yapraklarinda-akcigeri-temizliyor-inatci-oeksurugu-balgami-soekup-atiyor</guid>
<description><![CDATA[ Akciğer sağlığını korumak için dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzenini benimsemeniz gerekiyor. Sağlıklı akciğerler için meyve ve sebze tüketimi çok önemli. Özellikle kış ayları geldiğinde pazar tezgahında yer alan ve sıklıkla tüketilen bir meyve var ki yaprakları bile şifa deposu. Bu meyvenin yaprakları öksürüğü, balgamı kesiyor.Akciğer sağlığını korumak için günlük hayatınızda pek çok kurala dikkat etmeniz gerekiyor. Sağlıklı akciğerler için ve akciğer sağlığını korumak için sigara içmemeniz gerekiyor. Kirli ve tozlu ortamlarda da bulunmamanız, yaşadığınız alanı sürekli havalandırmanız gerekiyor.Solunum egzersizleri yapmak da akciğer sağlığını iyileştiriyor. Tüm bunların yanı sıra beslenmeniz ve beslenme düzeninizde akciğer sağlığınız için önemli.Bağışıklığı güçlendirmek, vücudu hastalıklara karşı korumak için sebze ve meyvelerin gücünden faydalanmanız gerekiyor. Özellikle akciğeri güçlendirmek, öksürük, balgam gibi hastalıklardan kurtulmak için bazı meyveleri beslenme listenize hemen eklemelisiniz.Kış mevsimi geldiğinde pazar tezgahında yerini alan ve sıklıkla tüketilen meyvelerden biri ayva.Güçlü bir şifa deposu olan ayva, akciğerleri temizlemesiyle de biliniyor. Özellikle öksürük, balgam, hırıltı gibi şikayeti olanlar bol bol ayva tüketiliyorAyva kadar ayva yaprağı da sağlık açısından oldukça faydalı. Ayva yaprakları düzenli ve doğru tüketildiğinde akciğerin doğal ilacı olabiliyor.Ayvayı tüketirken çoğunlukla kabuğu soyuluyor ve yaprakları çöpe atılıyor. Ancak ayva kadar ayvanın yaprağı da vücut için şifa kaynağı. Ayva yaprağı faydaları ile bağışıklığı güçlendiriyor, vücudu hastalıktan koruyor. Soğuk algınlığı, grip gibi problemlere karşı da çare oluyor.Düzenli tüketildiğinde kansızlık problemini ortadan kaldırıyor. Demir eksikliği yaşıyorsanız ayva yaprağının çayını hazırlayıp içebilirsiniz.Ayva yaprağı cildi iyileştirecek kadar da etkili. Ayrıca ciltte kolajen akışını da iyileştirerek kırışıkları da önlüyor.Çay olarak tüketilen ayva yaprağı, yüksek tansiyon problemi için de birebir. Kan şekerini de dengede tutan bu çay, ani acıkmaların da önüne geçiyor.Sindirim problemlerine karşı bitkisel bir çare olan ayva yaprağı çayı hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunların giderilmesinde de etkili.Ayva yaprağı çayı doğal ağrı kesici özellik gösteriyor. İlaç kullanmadan ağrıları gidermek için ayva yaprağı çayı içerek kendinizi daha güçlü hissedebilirsiniz.Antioksidan özellik gösteren ayva yaprağı vücuda zarar veren maddeleri bünyeden kolayca uzaklaştırır. Ayrıca vücuttaki iltihapları da yok eder.
Hafif ekşi tadıyla severek tüketilen ayvanın yaprağı çöpe atılamayacak kadar faydalı...

Ayva yaprağı çayı, sindirim sistemine yardımcı olabilir. Özellikle mide bulantısı ve gaz sorunlarına karşı yatıştırıcı etkileri olabilir.
Antioksidanlar açısından zengindir. Bu maddeler serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı azaltabilir ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabilir.
Ayva yaprağında bulunan bazı bileşikler anti-inflamatuar özellikler gösterebilir. Bu, iltihaplı durumların hafifletilmesine yardımcı olabilir.
Çay, bağışıklık sistemini güçlendirebilecek bazı vitaminler ve mineraller içerebilir. Bu, vücudu enfeksiyonlara karşı koruma yeteneğini artırabilir.
Ayva yaprağı çayının ağız içindeki bakterilere karşı etkili olabileceği ve ağız sağlığını destekleyebileceği düşünülmektedir.Ayva yaprağı çayının faydalarından yararlanmak isteyenler ‘Ayva yaprağı çayı nasıl yapılır?’ ‘Ayva yaprağı çayı nasıl demlenir’ gibi soruları sıklıkla arıyor. Aktarlarda da kolaylıkla bulunan ayva yaprağının çayını hazırlamak için bir demlikle su kaynatılır. İçine bir tutam ayva yaprağı eklenir. 5 dakika kısık ateşte kaynatılır ve demlenmeye bırakılır. Ilık bir şekilde isteğe bağlı olarak üzerine bir tatlı kaşığı bal eklenerek tüketilebilir.Fazla miktarda tüketilen ayva yaprağı çayı yarardan çok zarar getirebilir. Bu nedenle kronik hastalığa sahip olup ilaç kullananlar, hamilelik ve emzirme döneminde olan kadınlar, kolesterolü olanlar ve alerjik reaksiyonu bulunan kişiler ayva yaprağı çayını tüketmeden önce mutlaka bir uzmana danışmalıdır. Aksi takdirde sağlık açısından ciddi sorunlara yol açabilir.Malzemeler

4 ayva
1, 5 litre su
1 bardak şeker

Ayvaları yıkayıp çekirdeklerini çıkarıp küp küp doğruyoruz orta ateşteki geniş tencereye ilave ediyoruzÜzerine suyu ekleyip yumuşayıncaya kadar 30 dk kaynatıyoruz.Şekeri ilave edip daha sonra ılımaya bırakıyoruz ılıyınca parçalayıcı mikserle karıştıra karıştıra ayran yoğunluğuna getiriyoruz.Süzgeçten geçirip sürahiye boşaltıyoruz ve buzdolabında soğumaya bırakıyoruz.UYARI! Ayva yaprağını çay olarak tüketmeden önce ya da ayvayı beslenme listenize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kiqJL2NjXUa7sZpo2QC00g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tek, başına, ecza, deposu, Şifası, yapraklarında:, Akciğeri, temizliyor, inatçı, öksürüğü, balgamı, söküp, atıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Direnç kilolarını kırıyor, vücutta yağ depolanmasını önlüyor! Bir fincan ve 30 dakika sırrı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/direnc-kilolarini-kiriyor-vucutta-yag-depolanmasini-oenluyor-bir-fincan-ve-30-dakika-sirri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/direnc-kilolarini-kiriyor-vucutta-yag-depolanmasini-oenluyor-bir-fincan-ve-30-dakika-sirri</guid>
<description><![CDATA[ Kilo vermek ve sağlıklı bir şekilde ideal kilonuza kavuşmak için vücudunuza uygun bir diyet ve egzersiz programını uygulamalısınız. Ancak bazı bitki çayları diyet listelerine eklendiğinde kilo verme sürecinizi hızlandırabiliyor. Herkesin evinde bulunan baharat olarak da kullanılan bir ürün var ki vücutta depolanan yağlar yakmanızı kolaylaştırıyor.Sağlıklı bir şekilde kilo vermenin altın iki kuralı var. Diyert ve egzersiz. Beslenme Uzmanları tarafından hazırlanan kişiye özel bir diyet ve egzersiz programıyla hayâlini kurduğunuz vücuda sahip olabilirsiniz.Fit bir vücuda sahip olmak için gerçekleştirilen diyet ve egzersiz başlarda hızlı bir şekilde kilo vermeyi sağlayabilir. Bunun temel sebepleri beslenme düzeninde yapılan kökten değişiklik ve vücuttan atılan ödemdir.Ancak bir süre sonra kilo verme hızı yavaşlama ve hatta bir noktada durma eğilimi gösterebilir. Diyete sadık kalınmasına ve düzenli egzersiz yapılmasına rağmen gerçekleşen bu durum, direnç kilosu olarak adlandırılır.Çoğu zaman heves kırarak diyetten vazgeçmeye ve verilen kiloların geri alınmasına neden olabilen direnç kilosu, aslında çözümsüz değildir. Farklı yöntemler deneyerek direnç kilosunu kırmak ve sağlıklı bir şekilde ideal kiloya ulaşmak mümkün olabilir.Bitki çayları diyet listelerinde sıklıkla yer alır. Özellikle bazı çaylar, tek başına kilo vermenize yardımcı olmasa da diyet listesine ek olarak tüketildiğinde kilo verme sürecinizi kolaylaştırabilir.Tarçın genellikle baharat olarak tüketilse de çay olarak da çok sık tercih edilir. Yemeklere, tatlılara ve içeceklere harika bir aroma veren tarçının vücuda çok faydası bulunur. Kilo vermeyi destekleyen tarçın çayı sayesinde vücudunuzdaki yağları kısa sürede yakabilirsiniz.Tarçın çayı bağırsakları hareketlendirir.
Sindirim sistemini düzenler.
Tarçın çayı kolesterolü dengeler.
Kan şekerini dengede tutar.
Bağışıklığı güçlendirir.
Tarçın çayı mide şişkinliğine iyi gelir.
Vücuttaki iltihaplanmayı önler.
Tarçın çayı vücuttaki yağların depolanmasına engel olur.Tarçın çayı zayıflatır mı? sorusu kilo vermek isteyen herkes tarafından çok merak ediliyor. Tarçın çayı kan şekerini düzenler. İnsülin direnci gelişmesini de önler. sülin hormonunun düzenli olarak salgılanması yağ metabolizmasını da düzenleyerek yağın vücut tarafından depolanmasını önleyici etki gösterir. Tarçın çayı vücutta yağların depolanmasını engeller. Yağ yakımını daha kısa sürede gerçekleştirir. Sindirim sistemini düzenlediği için vücutta biriken ödem ve toksinleri daha kısa sürede atmanızı sağlar. Termojenik etkiye sahip olan tarçın, sindirimi esnasında vücudun ısısını artırır ve bazal metabolizma hızını artırır.Tarçın çayını zayıflamak için tüketmek istiyorsanız yemeklerde 30 dakika önce 1 fincan içmeniz önerilir. Böylece tarçın çatı iştahınızı baskılar ve fazla kalori alımını önler. Tek başına tarçın çayı içmek zayıflatmak. Kilo vermek için tarçın çayını diyet listesine ek olarak tüketmek gerekir.Tarçın çayının vücuda faydaları çok fazladır. Ancak aşırı tarçın çayı tüketmek bazı olumsuz etkiler yaratabilir. Uzun süre düzenli olarak tarçın çayı kullanımı kabızlık problemine neden olabilir. Bu sebeple tarçın çayını günde 1 fincandan fazla içmemek gerekir.Diyabet, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlığı olan hastaların doktoruna danışmadan tarçın çayı kullanmamaları önerilir. Tarçın çayının karaciğer hastalığına sahip olan kişilerde zararlı olduğuna dair araştırmalar yer almaktadır. Eğer kronik bir rahatsızlığınız, gebelik durumunuz ya da düzenli kullanmakta olduğunuz ilaçlar varsa tarçın çayı içmeden önce mutlaka bir doktora danışmanız gerekir.Zayıflatan tarçın çayını evde çok kolay bir şekilde yapabilirsiniz. Aç karnına düzenli olarak içeceğiniz bu çayı 15 gün boyunca tüketmeniz gerekir. Doğal laksatif özelliğe sahip olan tarçın boşaltım sisteminin hızlı çalışmasını sağlayarak vücudu toksinlerden arındırır.Tarçın çayı için malzemeler;

1 çubuk tarçın
2 fincan su
Bal

Tarçın çayı yapımı;

Bir cezvenin içerisinde 2 fincan suyu kaynatın.
Çubuk tarçın birkaç parçaya kırılıp içine atın.
5-6 dakika demlenmesini bekleyin.
Daha sonra içerisine bal ekleyerek afiyetle tüketin.UYARI! Tarçın çayını diyet listenize eklemeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın. Eğer kronik rahatsızlığınız, düzenli kullandığınız ilaç, alerji ya da gebelik durumunuz söz konusuyla uzmana danışmadan bitki çaylarını bilinçsizce tüketmeyin. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gweUFIHdMk6bC7p2J4Bi3Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Direnç, kilolarını, kırıyor, vücutta, yağ, depolanmasını, önlüyor, Bir, fincan, dakika, sırrı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bu 2 besin ölümden başka her derde deva! 24 saat suda bekletip tüketince kan basıncını düzenliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bu-2-besin-oelumden-baska-her-derde-deva-24-saat-suda-bekletip-tuketince-kan-basincini-duzenliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bu-2-besin-oelumden-baska-her-derde-deva-24-saat-suda-bekletip-tuketince-kan-basincini-duzenliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kuru üzüm, badem, ceviz gibi kuruyemişleri bir gece önceden suyun içinde bekleterek tüketmek günden güne popülerlik kazanıyor. Özellikle badem ve üzüm diyet listelerinin vazgeçilmezi iki popüler içecek. Bu iki süper kuruyemiş, istediğiniz faydalara bağlık olarak birlikte ya da ayrı ayrı tüketilebilir.Journal of Obesity and Metabolic Syndrome&#039;a göre  bademler aşırı yemeyi önler ve sizi daha uzun süre tok tutar. Kuru üzümler tatlı olsa da diyabet hastaları için mükemmel bir atıştırmalık olabilir. Nutrients dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre kuru üzüm alımı, glikoz ve insülin tepkisinin azalmasıyla bağlantılıdır.Badem ve kuru üzüm, besin emilimini engelleyebilecek zararlı tanenleri ortadan kaldırdığı için ıslatılarak yenildiğinde en iyisidir. Islatma ayrıca sindirim sürecini kolaylaştırır. Ayrıca yağ sindirimi için faydalı olan lipaz enzimini serbest bırakır.Journal of the Science of Food and Agriculture&#039;da yayınlanan bir araştırmaya göre bademleri en az 24 saat ıslatmak fitat seviyelerini hafifçe azaltır, ancak %5&#039;ten daha az, bu da bademleri ıslatmanın anti-besinleri tamamen ortadan kaldırmayabileceğini gösteriyor. Ancak ıslatma yine de onları daha sindirilebilir ve yumuşak hale getirmeye yardımcı olur ve fındıkların dokusunu iyileştirir.Suda bekletilmiş ya da ıslatılmış kuru üzümler, kardiyovasküler sorunları önleyen ve sindirim sağlığını iyileştiren çeşitli besinlerle zenginleştirilmiştir. Düşük ila orta glisemik indekse sahiptirler, bu da onları ölçülü olarak diyabet hastaları için ideal hale getirir.Araştırmalara göre kuru üzümler kan basıncını ve kan şekerini kontrol altında tutar. İyi bir potasyum kaynağı olarak kan basıncınızı, kolesterolünüzü ve kalp sağlığınızı korumanıza yardımcı olabilir.Bu, kuru üzüm doğal olarak tatlı olduğu için mantıksız gelebilir ancak düşük ila orta glisemik indeksli bir gıda olarak sınıflandırılır, bu da kan şekerini rafine şeker ve diğer bu tür gıdalar kadar hızlı yükseltmediği anlamına gelir.Kuru üzümler, cildimizi serbest radikallerin neden olduğu hasardan koruyan vitaminler ve antioksidanlarla doludur. Düzenli olarak ıslatılmış kuru üzüm yemenin cilt renginin iyileşmesi ve cilt parlaklığıyla bağlantılı olması şaşırtıcı değildir.Kuru üzümleri ıslatmak onları yumuşatabilir, tanenleri giderebilir ve besinleri parçalamaya yardımcı olan enzimleri harekete geçirebilir. Bu, yalnızca daha fazla besinden yararlanmanıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda sindirime de yardımcı olur.Kuruüzümler, bu yararlı bileşikleri yoğunlaştıran kurutma işlemi sayesinde diğer birçok kurutulmuş meyveden daha fazla antioksidanla doludur.
Antioksidanlar, hücreleri yaşlanma ve yaşam tarzı faktörlerinin neden olduğu hasardan korur. Kuru üzümlerdeki en güçlü antioksidanlar arasında, diyabet, osteoporoz ve kanser gibi kronik rahatsızlıkların riskini azalttığı bilinen bitki bazlı bileşikler olan fitonutrientler bulunur.CİLT SAĞLIĞIİyi bir E vitamini ve birçok güçlü antioksidan kaynağı olan ıslatılmış bademler, hücreleri doğal olarak oksidatif hasardan korur ve cilt sağlığını destekler.Islatılmış bademler, kötü kolesterol veya LDL (düşük yoğunluklu lipo-protein) seviyelerini düşürmeye yardımcı olan kalp sağlığına yararlı tekli doymamış yağlar açısından zengindir, bu da kalp hastalığı riskini ve kan basıncının düzenlenmesini azaltır.Islatılmış bademler lif ve protein açısından zengindir ve karbonhidrat açısından düşüktür, bu da onları kilo yönetimine yardımcı olabilecek harika ve doyurucu bir atıştırmalık yapar.Islatılmış bademler, güçlü ve sağlıklı kemikleri korumak için anahtar olan kalsiyum, magnezyum ve fosfor gibi zengin besinlerin iyi bir kaynağıdır.Hem ıslatılmış bademler hem de ıslatılmış kuru üzümler kalp sağlığına yararlıdır ve sindirim sağlığı için harikadır. Bunları günlük rutininize eklemek birçok kronik hastalığı uzak tutabilir.
ÖNEML! Eğer herhangi bir sağlık probleminiz, alerjiniz, kronik hastalığınız ya da gebelik durumunuz söz konusuyla bu besinleri tüketmeden önce bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0CM4gJP2TkOD1IlaJq96Rw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>besin, ölümden, başka, her, derde, deva, saat, suda, bekletip, tüketince, kan, basıncını, düzenliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>84 minerali içinde barındırıyor! Yer altındaki şifa kaynağı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/84-minerali-icinde-barindiriyor-yer-altindaki-sifa-kaynagi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/84-minerali-icinde-barindiriyor-yer-altindaki-sifa-kaynagi</guid>
<description><![CDATA[ Tunceli’nin Pülümür ilçesinde üretilen doğal kaynak tuzları, insan sağlığına yararlı 84 mineral içeriyor. 3 tuzlanın bulunduğu ilçede herhangi bir katkı maddesi içermeyen ve doğal haliyle tüketime sunulan kaynak tuzları, büyük ilgi görüyor.Tunceli’nin Pülümür ilçesinde bulunan 3 tuzladan yıllık bin tonun üzerinde kaynak tuzu üretimi gerçekleştiriliyor. Haziran ayının ilk haftasında üretime başlanan tuzlalardaki mesai, mevsime göre eylül ayı sonuna kadar devam ediyor.Yeraltındaki kaya tuzu kaynağına tatlı suyun geçmesi sonucu iyon haline gelen tuzlar, biriktirme havuzlarına akıtılıyor. Tuzlar, burada dinlendirildikten sonra küçük kristalize havuzlara geçiyor. Bu havuzlarda biriken tuz, 3-4 günde bir çekiliyor. Doğal kaynak tuzları, birlik, ikilik, beşlik, onluk ve sofralık olarak paketlendikten sonra iç piyasanın yanı sıra yurt dışına ihraç ediliyor.Pülümür ilçe merkezine 3 kilometre mesafede bulunan Hiver tuzlasının işletmeciliğini yapan ve tuz üretimi hakkında bilgi veren Mehmet Zeki Tosun, “Bu dağların altında bulunan kaya tuzu yatağından tatlı su geçerek tuzu iyon halinde bünyesine alıyor ve tuzlu su olarak on metre yerin dibinden dinlendirme havuzlarına pompalıyor.Buradan ufak kristalize havuzlara alıyoruz. 3-4 günde bir üretim yapıyoruz. Herhangi bir katkı maddesi olmadan üretildiği şekilde piyasaya sürüyoruz. Bunlar en sağlıklı tuzlardır. İlkbaharda yağış vardı iki, üç haftadır havalar düzeldi üretim şu anda güzel devam ediyor” dedi.Doğal olarak ürettikleri tuzları öncelikle bölgeye sattıklarını söyleyen Tosun, “Yurt dışına da gidiyor. Yurt dışından gelen vatandaşlarımız alıyor. Balıkesir, İstanbul ve İzmir’e yolladık. Son derece kaliteli ve beğeniliyor. En sağlıklı en doğal tuz budur. Güneş enerjisiyle doğal ortamda üretiliyor. Tahlilleri sürekli yapılıyor, çok sağlıklı. İçinde insan sağlığına yararlı 84 mineral var. Tesisleri sürekli modernize ediyoruz.Ambalajlama yaptığımız noktaya yakın yol kenarında satış noktamız var. Üretim olarak iyi bir noktadayız. İnşallah daha iyi olacak. Önümüzdeki yıl farklı ambalaj şekli ile sıvı tuz üretmeyi de planlıyoruz. Bu tuzu bulaşık makineleri için düşünüyoruz. Kendim bu tuzu normal haliyle makinede denedim ve çok güzel sonuçlar aldım&#039;&#039; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X0wD4Ac2s0y27UlYODOjfg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>minerali, içinde, barındırıyor, Yer, altındaki, şifa, kaynağı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Erciyes Dağı&amp;apos;nın eteklerinden İtalya, Amerika, Almanya&amp;apos;ya gönderiliyor! Türkiye&amp;apos;den dünyaya yayılan lezzet</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/erciyes-daginin-eteklerinden-italya-amerika-almanyaya-goenderiliyor-turkiyeden-dunyaya-yayilan-lezzet</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/erciyes-daginin-eteklerinden-italya-amerika-almanyaya-goenderiliyor-turkiyeden-dunyaya-yayilan-lezzet</guid>
<description><![CDATA[ Erciyes Dağı&#039;nın eteklerindeki Kayseri&#039;nin Yeşilhisar ilçesinde 5 bin dekar alanda hasat edilen domatesler, kurutularak 10 ülkeye ihraç ediliyor. Domates vücut sağlığı açısından da önemli bir besin. Düzenli olarak domates tüketmek pek çok sağlık sorununa iyi gelebilir.Kurutulmuş domatesleri yurt dışına ihraç eden Ömer Fatih Ergül (42), &quot;Domatesleri İtalya başta olmak üzere Amerika, Rusya, Almanya ve Yunanistan gibi ülkelere ihraç ediyoruz. Bizim domateslerimiz aroması dolayısıyla pizza devi İtalya, Amerika&#039;da ve Almanya&#039;da ilgi görüyor. Bizim domatesin özelliği tamamen doğaldır, aroması mükemmeldir. Erciyes Dağı&#039;nın eteklerinde olması, gece-gündüz sıcaklık farkından dolayı domatese güzel bir aroma veriyor&quot; dedi.Yeşilhisar ilçesinde yaklaşık 5 bin dekar alanda domates üretimi yapılıyor. İlçede yetişen domatesler, dolgunluğu ve aroması ile özellikle Avrupa&#039;daki pizza üreticileri tarafından ilgi görüyor. İlçede bulunan yaklaşık 300 dönümlük tarlalardaki sergi alanlarına serilmeye başlanan 8 bin ton domates, güneş altında doğal yöntemlerle kurutulduktan sonra ihraç ediliyor.İlçede 3 yıldan bu yana kurutmalık domates üretimi yaptıklarını belirten işletmeci Ömer Fatih Ergül, dünyaca ünlü İtalyan pizzalarının kurutmalık domateslerinin bir bölümünün Yeşilhisar&#039;da kurutulan domatesler ile karşılandığını ve 10 farklı ülkeye ihracat yapıldığını söyledi.Yeşilhisar&#039;da üretilen domateslerin aromasının farklı olduğunu söyleyen işletmeci Ergül, &quot;15 Ağustos&#039;ta hasada başladık. Eylül&#039;ün sonuna kadar hasadımız devam edecek. 10 farklı ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu ülkelerin arasında İtalya, Almanya, Rusya, Amerika ve Yunanistan gibi ülkeler de var. Domates kuruları pizzalarda çok sık tercih ediliyor. Domatesimiz doğal, aroması çok farklı. Erciyes Dağı&#039;nın eteklerinde olması, gece ve gündüz sıcaklıklarının farklı olması nedeniyle aroması çok farklı oluyor. 7 gün kurutup 8&#039;nci gün topluyoruz.Kendi soğuk hava depomuzda muhafaza edip, daha sonra ihraç ediyoruz. Bizim işletmemizin 900 dönüm domates tarlası var. Yeşilhisar&#039;da 4 bin 500- 5 bin dönüm gibi arazide domates ekimi yapılıyor. Domatesleri 300 dönüm gibi bir alanda sergileyip, kurutuyoruz. Bu sene ihracatımızı ikiye katlamayı düşünüyoruz&quot; ifadelerini kullandı.Domates, sağlığımız için birçok faydalı bileşen içeren bir sebzedir. Domates, likopen adı verilen güçlü bir antioksidan içerir. Bu özelliğiyle hücre hasarını önlemeye yardımcı olur. Kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltır. Domates, bağışıklık sistemini destekleyen, cildin sağlığını koruyan ve demirin emilimini artıran C vitamini bakımından zengindir. Sindirim sistemi sağlığını destekleyen ve bağırsak hareketlerini düzenleyen diyet lifi içerir. Bu, kabızlığı önlemeye yardımcı olabilir.Kalp sağlığını destekleyen potasyum ve folat içerir. Potasyum, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir, folat ise kalp hastalıkları riskini azaltabilir.İçerdiği C vitamini ve likopen, ciltteki serbest radikallerle savaşarak yaşlanma belirtilerini azaltabilir ve cilt görünümünü iyileştirebilir. Kemik sağlığını destekleyen K vitamini ve bazı mineraller içerir, bu da kemiklerin güçlenmesine yardımcı olabilir.Domatesin içerdiği antioksidanlar ve fitokimyasallar, iltihapları azaltabilir ve genel vücut sağlığını iyileştirebilir.ÖNEMLİ! Domatesi beslenme listenize eklemeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rqjtVYPJ4Eaee1eglaZEQg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erciyes, Dağının, eteklerinden, İtalya, Amerika, Almanyaya, gönderiliyor, Türkiyeden, dünyaya, yayılan, lezzet</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Maymun çiçeği pandemiye dönüşür mü? DSÖ&amp;apos;den aşı önerisi</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-pandemiye-doenusur-mu-dsoden-asi-oenerisi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/maymun-cicegi-pandemiye-doenusur-mu-dsoden-asi-oenerisi</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), maymun çiçeği ile mücadelede kitlesel aşılama yerine virüsün bulaştığı bölgelerde &quot;hedefli aşılama&quot; yapılması önerisinde bulundu. Maymun çiçeğinin yayılmasını durdurmanın Covid-19&#039;a göre daha kolay olduğu belirten DSÖ Sözcüsü Margaret Harrisi dünya çapında endişelere yol açan, &quot;Covid-19 gibi yeni bir süreç başlayabilir mi?&quot; sorusuna yanıt verdi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), geçtiğimiz hafta maymun çiçeği virüsünün yayılmasını &quot;uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu&quot; olarak ilan etti.
DSÖ Sözcüsü Margaret Harris, küresel mercek altında olan maymun çiçeği virüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Virüsün hızla yayılmaya başlamasının dünyanın gündemine oturduğunu kaydeden Harris, virüsün &quot;Klad 1 ve Klad 2&quot; olmak üzere iki genetik türünün olduğunu kaydetti.
Harris, geçen yıl ortaya çıkan virüsün yeni türü &quot;Klad 1b&quot; ile ilgili endişelerini dile getirirken, &quot;Bu endişelendiğimiz tür çünkü çok hızlı bulaşıyor ve özellikle çocuklar arasında oldukça yüksek bir ölüm oranına sahip&quot; diye konuştu.Esas endişenin çok hızlı yayılmasından kaynaklandığını belirten Harris, bu yıl 2023&#039;ün tamamında görülenden daha fazla vaka tespit edildiğini aktardı.
Çok hızlı yayılan virüs diğer ülkelere de sıçradı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti&#039;nde artan maymun çiçeği vakaları, daha önce hiç vaka bildirmemiş Burundi, Ruanda, Uganda ve Kenya&#039;da da görüldü.M çiçeği virüsünün yeni türü olan Klad 1b dolayısıyla daha yüksek ölüm oranlarının görüldüğünü bildiren Harris, &quot;Ölüm oranı yaklaşık yüzde 3 ve küçük çocuklar gibi gerçekten savunmasız gruplarda bundan daha yüksek. Özellikle küçük çocuklar üzerindeki etkilerinden endişe ediyoruz. Çatışmalar nedeniyle yerinden edilmiş insanlar arasında da hızla yayılıyor. Yetersiz beslenmeden muzdarip bu insanlar çok tehlikeli durumda&quot; dedi.Harris, çiçek hastalığı ve HIV enfeksiyonuna yakalanmış bireylerin maymun çiçeği virüsünü daha ağır geçirebilme olasılığına işaret ederek bu kişilerin ölüm riskinin daha fazla olduğunu söyledi.
Maymun çiçeği virüsü için belirli bir tedavi olmadığını kaydeden Harris, virüsü yenebilecek bir antiviral ilacın olmadığını ancak semptomatik tedavinin etkili olduğunu söyledi.Hastalığa yakalananların ciltlerinde döküntüler oluştuğuna değinilirken başka enfeksiyonları önlemek için kişilerin tedaviye ihtiyacı olduğu vurgulandı.
M çiçeği virüsü bulaşanlar, ateşli belirtilerle karşılaşıyor.
Uzmanlar, hastaların ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlara ihtiyaç duyacağını belirterek tıbbi tedavi almalarının ve bu süreçte kendilerini izole edebilmelerinin çok önemli olduğunu vurguluyor.DSÖ sözcüsü Harris, çiçek hastalığı için geliştirilen aşıların maymun çiçeğine karşı etkili olduğunu da belirtti.
Maymun çiçeği virüsüne sahip olduğu bilinen biriyle temas kuranlara, bu temastan sonraki 4 gün içinde bu aşıları olması öneriliyor.
Aşılanması gereken bir diğer grup da salgının olduğu bölgedeki sağlık çalışanları.
Ancak uzmanlar, maymun çiçeği virüsü için kitlesel aşılama önermiyor. Etkili bir çözüm için, virüsün bulaştığı yerlerde hedefli aşılama yapılması gerekiyor.Harris, &quot;Bu aktif bir virüs. Kimin hasta olduğunu bildiğiniz, iyi bir temas ve izolasyon önlemleri takibi yaptığınız sürece oldukça kolay bir şekilde durdurulabilir. Yani salgın nedeniyle bir kapanmaya ihtiyaç yok. İhtiyaç olan şey, tam olarak kimin hasta olduğunu bilmeniz için çok iyi bir gözetim. İyi laboratuvar teşhislerine ihtiyacınız var, böylece kimin hasta olduğunu ve virüsün nerede olduğunu ve değişip değişmediğini takip edebilirsiniz&quot; diye konuştu.Maymun çiçeğiyle ilgili insanların &quot;yeni bir Covid-19 gibi süreç başlayabilir mi?&quot; diye tedirgin olduğunu belirten Harris, &quot;İnsanların Covid-19 gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu düşünerek endişelenmelerine gerek yok. Bu çok farklı bir virüs, farklı şekilde yayılıyor&quot; dedi.
Covid-19 hava yoluyla bulaşıyor. Maymun çiçeği ise esasen çok yakın fiziksel temas yoluyla yayılıyor.
Bu yüzden fiziksel temasla ilgili yapılan her şeyi durdurmak, hava yoluyla yayılan bir şeyi durdurmaktan daha kolay.Harris, &quot;Maymun çiçeği virüsünün dünyaya yayılmasını ve bir pandemiye dönüşmesini istemiyoruz. Çünkü yine sağlık sistemleri üzerinde baskı oluşturacaktır. Maymun çiçeği virüsü, bir pandemiyi önlemek için uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan edildi&quot; diye konuştu.
Ülkelerin maymun çiçeği virüsüyle ilgili durum ve vaka raporlarında &quot;şeffaf olmalarının&quot; bu alandaki mücadeleye katkı sağlayacağı belirtildi.DSÖ&#039;ye göre, M çiçeği virüsü, Poxviridae adlı virüs ailesine ve Orthopoxvirus cinsine ait &quot;maymun çiçeği&quot; virüsünün neden olduğu viral bir hastalık.
Hastalığın yaygın belirtileri arasında yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklar yer alıyor.
Fare ve sincap gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor.
Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kul ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N2J3u84nFEqa95iXXjpKHw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Maymun, çiçeği, pandemiye, dönüşür, mü, DSÖden, aşı, önerisi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>11 soruda maymun çiçeği | Maymun çiçeğinden nasıl korunulur?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/11-soruda-maymun-cicegi-maymun-ciceginden-nasil-korunulur</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/11-soruda-maymun-cicegi-maymun-ciceginden-nasil-korunulur</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada maymun çiçeği vakaları artıyor. Sağlık Bakanlığı, henüz Türkiye&#039;de görülmeyen virüse ilişkin rehber yayımladı. İşte en çok merak edilen 11 soru ve yanıtı.. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nf7fOtP1uUKVzg6_yutLtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>soruda, maymun, çiçeği, Maymun, çiçeğinden, nasıl, korunulur</media:keywords>
</item>

<item>
<title>11 soruda maymun çiçeği rehberi: Maymun çiçeği nedir, belirtileri nelerdir? Maymun çiçeği nasıl bulaşır, ne zaman test yaptırılmalı?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/11-soruda-maymun-cicegi-rehberi-maymun-cicegi-nedir-belirtileri-nelerdir-maymun-cicegi-nasil-bulasir-ne-zaman-test-yaptirilmali</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/11-soruda-maymun-cicegi-rehberi-maymun-cicegi-nedir-belirtileri-nelerdir-maymun-cicegi-nasil-bulasir-ne-zaman-test-yaptirilmali</guid>
<description><![CDATA[ Maymun çiçeği virüsüyle ilgili, Dünya Sağlık Örgütü&#039;nün (DSÖ) uluslararası alarm vermesinin ardından, virüsün nasıl bulaştığı ve belirtileri hakkında bilgiler merak ediliyor. Sağlık Bakanlığı, maymun çiçeği virüsü ile ilgili en çok merak edilen 11 soruyu yanıtladı. Peki, maymun çiçeği nedir, belirtileri nelerdir? Maymun çiçeği nasıl bulaşır, ne zaman test yaptırılmalı? İşte 11 soruda maymun çiçeği rehberi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da bulaş riski olduğu belirtilen maymun çiçeği, tüm dünyada yaygınlaşmaya başladı. Virüse karşı, her hangi bir olumsuz durumda olduğu taktirde hazırlıklı olunması için ise Sağlık Bakanlığı tarafından rehber yayımlanmıştı.Sağlık Bakanlığı, şimdi de toplumun maymun çiçeği hakkında en çok merak ettiği konuları belirleyerek &#039;sık sorulan sorular&#039; oluşturdu ve maymun çiçeği virüsüyle ilgili 11 soruya yanıt verdi.İşte maymun çiçeği virüsüyle ilgili en çok sorulan sorular ve cevapları şöyle;Maymun çiçeği, klinik olarak daha hafif olmasına rağmen, semptomları geçmişte çiçek hastalarında görülenlere benzer ve nadiren ölümcül viral bir zoonoz (hayvanlardan insanlara bulaşan bir virüs) olmakla birlikte insandan insana da bulaşabilmektedir.1980 yılında çiçek hastalığının eradikasyonunun ilanı ve sonrasında çiçek aşısının uygulamasının durdurulması ile maymun çiçeği nadir de olsa özellikle Orta ve Batı Afrika’da görülen bir hastalık haline gelmiştir.Maymun çiçeği olduklarını düşünen veya maymun çiçeği olan biriyle yakın temas halinde olan kişilerin, bir sağlık kuruluşuna başvurması ve test yapılması gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekir.Doktorunuz test yaptırmanız gerektiğine karar verirse, örnekleri alacak ve bunları test için uygun bir laboratuvara gönderecektir.Ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve sırt ağrısı, büyümüş lenf nodları, solunum sistemi semptomları (boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya öksürük) ve hastalığa özgü karakteristik cilt döküntüleri şeklindedir.Yeni veya açıklanamayan bir cilt döküntüsü veya diğer maymun çiçeği belirtilerini fark ederseniz, bir sağlık kuruluşuna başvurun. Sağlık kuruluşuna başvurana kadar başkalarıyla yakın temastan (cinsel temas dahil) kaçının.Sağlık kuruluşuna başvurana kadar evcil hayvanlar veya diğer hayvanlarla yakın temastan kaçının. Test sonuçlarınızı bekliyorsanız, aynı önlemlere uymaya devam edin. Test sonucunuz pozitifse, cilt döküntüleriniz kabuklanıp düşerek iyileşmiş temiz ve sağlam cilt görünümü oluşana kadar kendinizi izole etmeye ve diğer önlemlere uymaya devam edin.Ateş, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya öksürüğünüz varsa kendinizi izole etmeye devam edin. Sadece hekime görünmek veya acil durumlar için dışarı çıkın. Toplu taşıma araçlarını kullanmaktan kaçının. İzolasyondan çıkmanız gerekiyorsa, cilt döküntülerinizi kapatın ve yüze iyi oturan bir maske takın.Maymun çiçeği cilt döküntüsü, kabuklar veya vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla kişiden kişiye bulaşabilir. Ayrıca uzun süreli, yakın temas veya cinsel temas (öpmek, sarılmak veya cinsel ilişki gibi) sırasında yayılabilir.
Maymun çiçeği olan bir kişi, belirtiler başladıktan itibaren cilt döküntüsü tamamen iyileşene ve iyileşmiş temiz ve sağlam cilt görünümü oluşana kadar başkalarına virüsü bulaştırabilir.
Bazı hastalar belirtileri başlamadan 1 ile 4 gün önce Maymun çiçeğini bulaştırabilir. Ancak hiç belirti göstermeyen kişilerin virüsü bulaştırdığına dair bir kanıt bulunmamaktadır.Maymun çiçeği, cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık olarak tanımlanabilir. Diğer bir ifade ile, cinsel ilişki, maymun çiçeğinin bulaşma yollarından sadece biridir.Geçmişte maymun çiçeği salgınları enfekte hayvanlarla ve hayvan ürünleriyle doğrudan temas sonucu ortaya çıkmıştır, ancak kişiden kişiye bulaşma sınırlı olmuştur. Günümüzdeki salgında, virüs esas olarak yakın temas yoluyla bulaşmaktadır.Cinsel temas sırasında lezyonlarla temas veya solunum sekresyonları ile yakın temas ile bulaş olabilir. Ancak cinsel ilişki olmaksızın maymun çiçeği olan biriyle yakın ve uzun süreli cilt temasında bulunmak da virüsün bulaşmasına neden olabilir.Maymun çiçeği olduğundan şüphelenilen bir cilt döküntüsüne sahip kişilerle yakın cilt temasından kaçının. Maymun çiçeği hastasının kullanmış olduğu eşya ve malzemelerle temastan kaçının.
Ellerinizi sık sık sabun ve suyla yıkayın veya alkol bazlı bir el antiseptiği kullanın. Özellikle yemek yemeden, yüzünüze dokunmadan önce ve tuvaleti kullandıktan sonra el hijyeni sağlayın.Maymun çiçeği olan biriyle yakın temas veya cilt temasında bulunduğunuzda bulaşma olabilir. İlk bulgular insanların yakın, devamlı cilt teması yaşadığı etkinliklerin maymun çiçeği vakalarına yol açtığını göstermektedir. Bir etkinliğe katılmayı planlıyorsanız, ne kadar yakın, kişisel, cilt teması yaşanacağını göz önünde bulundurmalısınız.Maymun çiçeği için özel olarak geliştirilmiş bir tedavi yoktur. Ancak, virüsler arasındaki genetik benzerlikler nedeniyle, çiçek hastalığını tedavi etmek için kullanılan antiviral ilaçlar maymun çiçeği tedavisinde kullanılabilse de etkinliği tam ola ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AV5llrHlN0KWAPxnlAhpvg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>soruda, maymun, çiçeği, rehberi:, Maymun, çiçeği, nedir, belirtileri, nelerdir, Maymun, çiçeği, nasıl, bulaşır, zaman, test, yaptırılmalı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğadaki en güçlü mikrop öldürücü! Damarlardaki iltihabı söküyor, vücuttaki enfeksiyonu kırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dogadaki-en-guclu-mikrop-oeldurucu-damarlardaki-iltihabi-soekuyor-vucuttaki-enfeksiyonu-kiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dogadaki-en-guclu-mikrop-oeldurucu-damarlardaki-iltihabi-soekuyor-vucuttaki-enfeksiyonu-kiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Vücut sağlığınız korumak ve bağışıklığı güçlendirmek için doğanın gücünden faydalanabilirsiniz Mutfağınızda bulunan bazı baharatlar, organlarınızın dayanıklılığını artırıp, vücudu hastalıklardan koruyabilir. Doğadaki en güçlü mikrop öldürücü olarak bilinen bu baharat, bağışıklığı güçlendirirken kilo vermeye de yardımcı oluyor.Kekik sadece sıradan bir baharat değil. Antibakteriyel özelliği bulunan kekik, bağışıklık sistemini güçlendirmeye de yardımcı oluyor. En fazla kullanılan baharatlardan biri olan kekik vücudun formda kalmasına da yardımcı oluyor.Antibakteriyel özellikleri kekiğe doğal bir antibakteriyel ajan olduğu için haklı bir ün kazandırmıştır.Kekik esansiyel yağının bileşenleri arasında çeşitli bakterilerin büyümesine karşı güçlü bir engelleyici etkiye sahip olduğu kanıtlanmış karvakrol ve timol gibi diğer bileşikler bulunur.Araştırma raporları, kekik yağının E. coli ve Salmonella gibi patojenlere karşı etkinliği hakkındadır, dolayısıyla kesinlikle enfeksiyonlarla savaşmanın bir yoludur.Bakteriyel hücre zarlarını bozarak patojenik mikropların çoğalmasını ve yayılmasını önlemeye yardımcı olur ve bu nedenle vücudun savunma mekanizmalarını desteklemeye yardımcı olmak için doğal bir yol sunar.Bu antioksidan aktivite, kişinin bağışıklığını artırmaya yardımcı olur ve dolayısıyla hastalığa karşı direncini artırır. Bunun yanı sıra kekik, bağışıklık sisteminin sağlıklı bir tepkisinde hayati rol oynayan C vitamini, A vitamini ve çinko gibi vitaminler ve diğer mineralleri içerir.”Dr. Rohini Patil&#039;e, göre “Antibakteriyel özelliklerinin yanı sıra, kekik bağışıklık sistemi için iyi bir bitkidir. Bitki, serbest radikallerin nötralizasyonuna ve bir kişinin vücudundaki oksidatif stresin azaltılmasına yardımcı olan antioksidanlar açısından zengindir.Kekik, karvakrol gibi aktif bileşenler içerdiğinden metabolizmayı artırabilir ve bu da kilo kaybına yardımcı olabilir. Bu maddeler daha iyi sindirime ve yağ düzenlemesine yardımcı olur ve her ikisi de daha etkili kalori yakımına yol açabilir. Sağlıklı bir kiloyu korumak, kekiğin şişkinliği azaltma ve sindirim sağlığını iyileştirme kapasitesiyle daha da kolaylaştırılır. Potansiyel kanser karşıtı özelliklere sahiptir.Çalışmalar, kekikte bulunan karvakrol ve timol gibi kimyasalların kanser karşıtı etkilere sahip olabileceğini öne sürmüştür. Bu maddeler apoptozis veya planlı hücre ölümü sürecine ve kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemeye yardımcı olabilir. İlk bulgular cesaret verici görünse de, kekiğin kanser önleme ve tedavisindeki etkinliğini doğrulamak için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır.Yemeğinize biraz kurutulmuş kekik serperek kekik tüketiminizi artırabilir veya kekik yağını takviye olarak alabilirsiniz. Kekik yağını dikkatli kullanın çünkü bitkisel gücü, kullanım için uygun şekilde seyreltilmesini gerektirir.Kekik, sadece aromalı bir bitkiden çok daha fazlası haline gelir. Antibakteriyel özellikleri ve bağışıklık güçlendirici faydaları, onu sağlıklı bir yaşam sürmek için çok güzel bir katkı haline getirir.
ÖNEMLİ! Beslenme listenize kekik eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J-SrlwU0xkGbvBUq-a5sxw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğadaki, güçlü, mikrop, öldürücü, Damarlardaki, iltihabı, söküyor, vücuttaki, enfeksiyonu, kırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İçindeki Omega&amp;3 balığı bile solluyor! Vitamin aşısı kadar etkili</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/icindeki-omega-3-baligi-bile-solluyor-vitamin-asisi-kadar-etkili</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/icindeki-omega-3-baligi-bile-solluyor-vitamin-asisi-kadar-etkili</guid>
<description><![CDATA[ Vücudunuzun dayanıklılığını artırmak için Omega-3&#039;e ihtiyacınız var. 1970&#039;lerde yapılan araştırmalar, Omega-3 açısından zengin balık tüketen Grönland&#039;daki Eskimolar arasında Omega-3&#039;lerin daha düşük kalp hastalığı riskinden sorumlu olduğunu ortaya çıkardı. O zamandan beri Omega-3 oldukça popüler hale geldi. Omega-3 sadece balıkta bulunmuyor. Bazı besin kaynakları da en az balık kadar içinde omega-3 barındırıyor.Omega-3 yağ asitleri, özellikle trigliserit seviyelerini düşürerek kalp sağlığına katkıda bulunabilen &quot;sağlıklı yağlar&quot; olarak kabul edilir. Yağlı balık (somon, uskumru), keten tohumu ve chia tohumu gibi omega-3 açısından zengin yiyecekleri dahil etmek, bu temel yağ asitlerinin diyet alımınızı artırmak ve kardiyovasküler refahı desteklemek için faydalı olabilir.Uzmanlara göre; &quot;Alfa-linolenik asit (ALA), diyetinizde bulunan baskın omega-3 yağ asididir. Vücudunuz öncelikle enerji için ALA&#039;yı kullanırken, biyolojik olarak aktif omega-3 formları olan EPA ve DHA&#039;ya dönüşebilir. Bu dönüşüm sürecinin verimsiz olduğunu ve ALA&#039;nın yalnızca küçük bir yüzdesinin bu aktif formlara dönüştürüldüğünü belirtmek önemlidir. Eikosapentaenoik asit (EPA), yağlı balık ve balık yağı gibi hayvansal ürünlerde bulunur ve bazı mikroalgler de EPA içerir.”Bu omega-3 yağ asidi vücudunuzda çeşitli işlevler görür ve bir kısmı dokosaheksaenoik aside (DHA) dönüşebilir. Dokosaheksaenoik asit (DHA), vücudunuzdaki en önemli omega-3 yağ asididir.Beyninizin, gözlerinizin retinasının ve vücudun diğer birçok bölümünün temel yapısal bileşenidir. Omega-3 yağ asitleri olarak bilinen bu önemli lipitlerin birçok tıbbi avantajı vardır. Trigliserit seviyelerini düşürerek, iltihabı azaltarak ve genel dolaşım işlevini artırarak kalp sağlığı için hayati önem taşırlar.Beyin sağlığına ek olarak, omega-3&#039;ler bilişsel performansı iyileştirir ve zihinsel gerileme şansını düşürebilir. Ek olarak, artrit kaynaklı iltihabı azaltarak eklem sağlığını destekler, anksiyete ve depresif semptomların yönetimine yardımcı olur ve göz sağlığını iyileştirir. Ceviz, keten tohumu ve deniz ürünleri gibi yiyeceklerde bulunan omega-3 yağ asitlerinin sık alımı genel sağlığı iyileştirebilir ve bir dizi kronik hastalığa karşı koruma sağlayabilir.EPA gibi, esas olarak yağlı balık ve balık yağı gibi hayvansal ürünlerde bulunur. Otla beslenen hayvanlardan elde edilen et, yumurta ve süt ürünleri de önemli miktarlarda içerme eğilimindedir. Vejetaryenler ve veganlar genellikle DHA&#039;dan yoksundur ve bu omega-3&#039;ten yeterli miktarda aldıklarından emin olmak için mikroalg takviyeleri almalıdır.Yaşa göre önerilen günlük ALA veya toplam omega-3 gereksinimleri:Doğumdan 12 aya kadar 0,5 gram (g) toplam omega 3
1-3 yaş için 0,7 g ALA
4-8 yaş için 0,9 g ALA
9-13 yaş için erkeklerde 1,2 g ALA ve kadınlarda
1 g14 yaş ve üzeri için erkeklerde 1,6 g ALA ve kadınlarda 1,1 g
İnsan sütü omega-3 içerir, bu nedenle IOM doğumdan 12 aya kadar önerilerini emzirilen bir çocuğun eşdeğer alımına dayandırır. Omega-3&#039;ler diyetinizden almanız gereken temel besinlerdir.Omega-3 yağ asitlerinin çok sayıda sağlık yararı sağlamasına rağmen, ölçülü olmanın anahtar olduğunu ve dengeli bir diyet sürdürmenin önemli olduğunu unutmamak önemlidir.Balık, keten tohumu, chia tohumu, ceviz ve bazı yağlar (keten tohumu yağı ve balık yağı gibi) omega-3 yağ asitlerinin iyi besin kaynaklarıdır.Belirli tıbbi rahatsızlıkları olan veya ilaç kullanan kişiler rutinlerine omega-3 takviyeleri eklemeden önce bir doktora danışmalıdır.
NOT: Omega-3 kaynaklarından faydalanmadan önce mutlaka bir uzmanada danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dfLkz3x5A0m1Ns1zTtKleQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İçindeki, Omega-3, balığı, bile, solluyor, Vitamin, aşısı, kadar, etkili</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Entübe etmek nedir, ne demek? Entübe hangi durumlarda yapılır?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/entube-etmek-nedir-ne-demek-entube-hangi-durumlarda-yapilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/entube-etmek-nedir-ne-demek-entube-hangi-durumlarda-yapilir</guid>
<description><![CDATA[ Entübe etmenin ne demek olduğu, sosyal medyada birçok kişi tarafından araştırılıyor. Evinde merdivenlerden düşerek yaralanan ve hastaneye kaldırılan Reha Muhtar&#039;ın entübe edildiği açıklandı. Açıklama ardından entübe teriminin anlamı merak edildi. Peki, entübe etmek nedir, ne demek? Entübe hangi durumlarda yapılır?Entübe, solunum yetmezliği durumunda özel cihazlarla solunum desteği sağlamak için nefes borusuna tüp (yapay solunum borusu) takma işlemidir. Entübasyon, kişinin bedeni nefes alma fonksiyonunu kendi başına yerine getiremediği koşulda uygulanır.  ENTÜBE HANGİ DURUMLARDA YAPILIR?  Acil durumlarda veya yoğun bakım ünitelerinde solunum yetmezliğindeki hastaları entübe etmek ve solunum cihazına bağlamak çoğu zaman hayati öneme sahiptir.  Ayrıca pek çok ameliyatta kas gevşetici ilaç vermek ve hastayı uyutmak gerektiği için ameliyat süresince hastanın solunum cihazına bağlanması ve bunun için entübe edilmesi gerekir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zQlGpSgh4EqOHjyyZ-coyw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Entübe, etmek, nedir, demek, Entübe, hangi, durumlarda, yapılır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li uzmanlar açıkladı! Herkes sağlıklı diye yapıyordu ama ölüm riskini yüzde 91 artırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/abdli-uzmanlar-acikladi-herkes-saglikli-diye-yapiyordu-ama-oelum-riskini-yuzde-91-artiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/abdli-uzmanlar-acikladi-herkes-saglikli-diye-yapiyordu-ama-oelum-riskini-yuzde-91-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Son zamanların popüler beslenme uygulamalarından biri olan aralıklı oruç genellikle faydalarıyla biliniyor. Ancak yapılan araştırmalar aralıklı oruç tipiyle beslenmenin pek çok zararı olabileceğini ortaya koydu. Amerikan Kalp Derneği&#039;nin yaptığı araştırmada araklı oruç yönteminde günde sadece 8 saatlik bir zaman diliminde yemek yiyen kişilerin, kardiyovasküler hastalıktan ölüm riskinin yüzde 91 daha yüksek olduğu belirtildi.Bilim insanları tarafından 20 binden fazla yetişkinin verileri üzerinde yapılan analiz araştırmasında, bir tür aralıklı oruç olan 8 saatlik zaman kısıtlamalı beslenme programını takip edenlerin, kardiyovasküler hastalıktan ölüm riskinin yüzde 91 daha yüksek olduğu belirtildi.Araştırmayla ilgili yapılan açıklamada “Tüm yiyeceklerini günde 8 saatten daha az bir süre boyunca yiyen kişilerde kardiyovasküler hastalık nedeniyle ölüm riski yüzde 91 daha yüksekti. Kalp hastalığı veya kanserle yaşayan kişilerde kardiyovasküler ölüm riskinin arttığı da görüldü. Mevcut kardiyovasküler hastalığı olan kişiler arasında, günde 8 saatten az olmamak kaydıyla 10 saatten az yemek yemenin de kalp hastalığı veya felç nedeniyle ölüm riskinin yüzde 66 daha yüksek olmasıyla ilişkili olduğu görüldü” denildi.Araştırmada ekibinden Profesör Victor Wenze Zhong “8 saatlik, zaman kısıtlamalı bir beslenme programını takip eden kişilerin kardiyovasküler hastalıktan ölme olasılığının daha yüksek olduğunu bulmak bizi şaşırttı. Her ne kadar bu tür bir diyet, potansiyel kısa vadeli faydaları nedeniyle popüler olsa da araştırmamız, günde 12-16 saatlik tipik yemek yeme süresiyle karşılaştırıldığında, daha kısa yeme süresinin daha uzun yaşamakla ilişkili olmadığını açıkça gösteriyor” dedi.Uzmanlar popüler beslenme ya da diyet uygulamaları yerine kişiye özel bir beslenme programı hazırlanması gerektiğini vurguluyor. Sağlıklı beslenmek istiyorsanız uzun süre aç kalarak zayıflamak yerine ne yediğinizi önemsemelisiniz. Genellikle beslenme uzmanları Akdeniz tipi beslenmeyi öneriyor.Uzmanlar Akdeniz tipi beslenmenin en sağlıklı beslenme biçimi olduğunu söylüyor. Bol bol sebze ve meyve, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve balık gibi yağ oranı düşük proteinler yediğini; kırmızı et, alkol ve işlenmiş gıdaları ise sınırlı miktarda tüketildiğinde kanser riskini azaltabilmeniz mümkün.Akdeniz diyetinin kalp sağlığına faydalı olduğunu da hatırlatan Dr. Landau, &quot;Araştırmalar bu şekilde beslenmekle kalp krizi ve inme riskinin azalması arasındaki bağlantıları ortaya koyuyor&quot; dedi.Araştırmanın bulguları ile ilgili konuşan yaşam tarzı tıbbı ve beslenme uzmanı Dr. David Katz, &quot;Diyet kalitesinin iyileştirilmesinin kronik hastalık ve erken ölüm riskini azaltacağı fikri uzun süredir yerleşmiştir&quot; derken, &quot;Daha az kronik hastalık ve erken ölümün daha fazla yaşam beklentisi anlamına gelmesi mantıklı&quot; şeklinde konuştu.Optimal&#039; olarak söz edilen diyet şeklinin sadece &#039;tipik&#039;ten çok daha iyi olduğunu söyleyen Katz, yemek şeklinin daha fazla geliştirilebileceğini ve daha da büyük faydalar sağlayabileceğini hissettiğini de sözlerine ekledi. Uzun yıllardır süregelen araştırmalarda, kırmızı ve işlenmiş etler koroner kalp hastalığı ve bağırsak kanseri de dahil olmak üzere önemli sağlık riskleriyle ilişkilendirilmişti.İngiltere Sağlık Bakanlığı Beslenme Bilimsel Danışma Komitesi üyesi Oxford Üniversitesi epidemiyoloğu Tim Key, &quot;İşlenmiş etin bağırsak kanserine neden olabileceğine dair önemli kanıtlar var&quot; derken, &quot;O kadar ki, Dünya Sağlık Örgütü 2015&#039;ten beri bunu kanserojen olarak sınıflandırıyor&quot; diye görüş bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_0VROa6OAEKtiaqLY-56vg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, uzmanlar, açıkladı, Herkes, sağlıklı, diye, yapıyordu, ama, ölüm, riskini, yüzde, artırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sözleşmeli Sağlık Personelinin Eş Durumu Yer Değişikliği Kurası tamamlandı: Sağlık Bakanlığı eş durumu tayin sonucu sorgulama</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/soezlesmeli-saglik-personelinin-es-durumu-yer-degisikligi-kurasi-tamamlandi-saglik-bakanligi-es-durumu-tayin-sonucu-sorgulama</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/soezlesmeli-saglik-personelinin-es-durumu-yer-degisikligi-kurasi-tamamlandi-saglik-bakanligi-es-durumu-tayin-sonucu-sorgulama</guid>
<description><![CDATA[ &quot;2024 Yılı 2. Dönem Sağlık Bakanlığı 663-45/A Sözleşmeli Sağlık Personelinin Eş Durumu Nedeniyle Yer Değişikliği Kurası&quot; ile ilgili duyuru geldi. Yapılan açıklamada; &quot;Başvuru Değerlendirme Sonuçları Entegre Kurumsal İşlem Platformu (EKİP) üzerinden ilan edilmiştir.&quot; denildi.Sağlık Bakanlığı, 2024 Yılı 2. Dönem Sağlık Bakanlığı 663-45/A Sözleşmeli Sağlık Personelinin Eş Durumu Nedeniyle Yer Değişikliği Kurası duyurusu yayımlandı. Başvuruları 26.07.2024 Cuma - 31.07.2024 tarihleri arasında alınan eş durumu tayin başvurusunun sonuçları açıklandı.YER DEĞİŞİKLİĞİ ATAMA SONUCU İÇİN TIKLAYINYapılan açıklamada; &quot;Başvuru Değerlendirme Sonuçları Entegre Kurumsal İşlem Platformu (EKİP) üzerinden ilan edilmiştir. Başvurusu ret edilenlerden itirazda bulunmak isteyenlerin 21.08.2024 ile 22.08.2024 (saat 18:00’e kadar) tarihleri arasında Entegre Kurumsal İşlem Platformuna (EKİP) giriş yaparak, itiraz işlemleri bölümünden itiraz oluşturmaları, itiraz açıklaması alanını doldurmaları ve varsa itiraza ait belgelerini sisteme yükleyerek itirazlarını kaydetmeleri gerekmektedir&quot; denildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/02lfrjRUvEatRDMTzFld9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sözleşmeli, Sağlık, Personelinin, Eş, Durumu, Yer, Değişikliği, Kurası, tamamlandı:, Sağlık, Bakanlığı, eş, durumu, tayin, sonucu, sorgulama</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Meyvelerin kraliçesi her derde deva! Mersin&amp;apos;de yetişiyor, doktorlar onu öneriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/meyvelerin-kralicesi-her-derde-deva-mersinde-yetisiyor-doktorlar-onu-oeneriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/meyvelerin-kralicesi-her-derde-deva-mersinde-yetisiyor-doktorlar-onu-oeneriyor</guid>
<description><![CDATA[ Anavatanı Güney Amerika ve Batı Hindistan olan guava meyvesinin ülkemizde bu yıl ki hasadına Mersin’in Silifke ilçesinde başlandı. Guava meyvesi sağlık açısından çok faydalı bir meyve. Güçlü bir C vitamini kaynağı olan guava bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor.İlçeye bağlı Sökün Mahallesindeki 10 dönümlük arazide 700 guava ağacı bulunduğunu ifade eden Ziraat Mühendisi Mustafa Levent, tropikal bir meyve olan guavanın özellikle orta Amerika, Yeni Zelanda, Avustralya, Hindistan ve Pakistan’da çok büyük plantasyonlarda yetiştirildiğini söyledi.Türkiye’de ilk ticari guava bahçesini kendisinin yaptığını ifade eden Levent, “700 civarında ağacım ve yaklaşık 6-7 ton civarında ürün elde ediyorum. Dünya’da ortama ağaç başına 10 kilogram hasat yapılırken, bizde bu rakam kimi zaman 100 kilograma kadar çıkıyor. Guava meyvesi dalından koparılıp yenebilen bir meyve. Hasadı çok kolay. Çünkü ağaçlarında limon gibi tikeni yok. Olgunlaştığında elle çok kolay hasat edilebilen bir meyve. Hasadı direk ambalaj kutularına yapmak gerekiyor çünkü çilek gibi de hassas bir meyve” dedi.Bu yıl kilosunu 25 TL’den pazarladığını ve satıcılara maksimum 50 TL’ye satmalarına izin verdiğini belirten Mustafa Levent, “50 TL’nin üzerinde fiyat çekenlere ürün vermiyorum. İnsanların bu meyveye kolaylıkla ulaşabilmelerini ve tadabilmelerini istiyorum. Aslında Guava bir sanayi meyvesi. Dünyada en büyük kullanım alanı meyve suyu ve reçel sanayi. Dondurmacılık ve pastacılıkta da kullanılan bir meyve. Türkiye’de de büyük dondurma firmalarına ürün verdim son derece memnun kaldılar. Böyle güzel bir meyvenin ülkemize kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum” diye konuştu.Sağlık bakımından da önemli bir meyve olduğuna vurgu yapan Levent, “Guava meyvesinde yüksek oranda doğal likopen olduğu için özellikle hastalıklarla mücadele etmekte doktorlarda tavsiye etmekte. İçeriği nedeniyle hücre yenilemeye yardımcı olduğu için gelişimi zayıf çocuklara doktorlar tarafından tavsiye ediliyor. İnternet ortamında bir çok hastalığa tavsiyesi var ama bu bir ilaç değil, bir meyve” dedi.Guava meyvesi sağlık açısından çok faydalı bir meyve. Yüksek oranda C vitamini içeren bu meyve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur, cilt sağlığını destekler ve antioksidan özelliklere sahiptir.Guava, bol miktarda lif içerir. Bu, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur, kabızlık riskini azaltır ve bağırsak hareketlerini düzenler. Güçlü antioksidanlar içerir. Bu bileşenler, serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını önler ve yaşlanma sürecini yavaşlatabilir.
KALP SAĞLIĞINI DESTEKLERKalp sağlığını destekleyen potasyum ve lif açısından zengindir. Potasyum, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir ve lif, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir.Guavanın düşük glisemik indeksi, kan şekerini düzenlemeye yardımcı olabilir. Bu, diyabet hastaları için faydalı olabilir.Guava meyvesi, cildin sağlıklı ve genç görünmesine yardımcı olabilir. C vitamini ve diğer antioksidanlar, cildin elastikiyetini artırabilir ve lekelerin görünümünü azaltabilir. Göz sağlığını destekleyen A vitamini ve antioksidanlar içerir, bu da göz hastalıklarını önlemeye yardımcı olabilir.Guava, düşük kalorili ve yüksek lifli bir meyvedir, bu da kilo kontrolüne yardımcı olabilir ve tokluk hissini artırabilir.Guava, taze olarak yenilebileceği gibi, meyve suyu, smoothie veya salatalarda da kullanılabilir. Ancak, her bireyin sağlık durumu farklıdır, bu nedenle belirli sağlık sorunlarınız varsa, diyetinize guava eklemeden önce bir sağlık profesyoneli ile görüşmek iyi bir fikir olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4iUv9IxJyUO0UtnuQEtuxg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meyvelerin, kraliçesi, her, derde, deva, Mersinde, yetişiyor, doktorlar, onu, öneriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sabah uyandığında herkes bunu yapıyor! Yüksek tansiyonun gizli sebebiymiş, felç bırakabilir</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sabah-uyandiginda-herkes-bunu-yapiyor-yuksek-tansiyonun-gizli-sebebiymis-felc-birakabilir</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sabah-uyandiginda-herkes-bunu-yapiyor-yuksek-tansiyonun-gizli-sebebiymis-felc-birakabilir</guid>
<description><![CDATA[ Her insanın sabah uyandığında belirli bir rutini vardır. Bazı insanlar güne sadece çay ya da kahve içerek başlar. Yapılan son araştırmalar sabah uyanır uyanmaz tüketilen bazı içeceklerin sağlığı ciddi anlamda tehdit ettiğini ortaya çıkardı.Sabah uyandığınızda lezzetli ve nefis kokan bir kahveye &quot;hayır&quot; diyebilmek zordur. Kahve özellikle faydalarıyla bilinen bir içecek. Yeni bir araştırma, günde dört veya daha fazla fincan kahve veya iki enerji içeceği içmenin kalp krizi veya felç riskini artırabileceği konusunda uyarıyor.1 gram kafein tüketimi baş ağrısı ile birlikte kalp çarpıntısı gibi yan etkilere neden olabilir. 5 gram kafein tüketimi solunum yetmezliğine sebebiyet vererek komaya sürükleyebilir. Günlük 10 gramdan fazla kafein ise ölümcül olabilir.Araştırmacılar, haftanın çoğu gününde 400 miligramdan fazla kafein tüketen sağlıklı kişilerin kardiyovasküler hastalığa yatkınlığını artırabileceğini buldu.Hindistan araştırmasındaki katılımcıların yaklaşık beşte biri (%19,6) her gün yaklaşık dört fincan kahve tüketiyordu. Bu miktar 10 kutu gazlı içecek veya iki enerji içeceği anlamına geliyor. Bu tür &quot;kronik&quot; kafein tüketiminin, zamanla kalp atış hızını ve kan basıncını artırarak otonom sinir sistemini önemli ölçüde etkilediği gösterildi.Aşırı kafein tüketen kişilerde pek çok hastalık tetiklenebiliyor. Yüksek tansiyon (hipertansiyon olarak da bilinir) koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, kronik böbrek hastalığı ve bunama riskinin artmasıyla ilişkilidir. Hipertansiyon zamanla kalbi zayıflatır ve kalp hastalığı için önde gelen bir risk faktörüdür.İkisi de kafein içeren çay ve kahve, dünyanın dört bir yanındaki insanların sabah rutininin ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bilim insanları, aşırı tüketildiğinde &quot;zararlı&quot; olabileceklerini söylüyor.Çalışmanın başyazarı Nency Kagathara şunları söyledi:&quot;Düzenli kafein tüketimi parasempatik sistemi bozabilir ve bu da yüksek kan basıncına ve kalp atış hızlarına yol açabilir. Çalışmamız kronik kafein tüketiminin kalp sağlığı, özellikle kalp atış hızı ve kan basıncının iyileşmesi üzerindeki etkilerini belirlemeyi amaçladı.&quot;Kronik kafein tüketimi, bir yıldan uzun süre boyunca haftada beş gün herhangi bir kafeinli içeceğin tüketilmesi olarak tanımlandı. Çalışmada çay, kahve ve gazlı içeceklere odaklanıldı.Araştırma ekibi 18 ila 45 yaş aralığındaki 92 sağlıklı kişiden oluşan bir grubu değerlendirdi.Tüm katılımcıların kan basıncı ve nabzı ölçüldü ve üç dakikalık bir adım testine tabi tutuldular. Kan basıncı ve kalp atış hızları testten 60 saniye ve beş dakika sonra ölçüldü. Her katılımcının günlük kafein alımı da kaydedildi.Bulgular, en yüksek miktarda tüketenlerin, günde 600 mg&#039;dan fazla kafein tüketen kronik kafein tüketimlerinin, adım testinden sonra beş dakikalık dinlenmeden sonra &quot;önemli&quot; şekilde yüksek kalp atış hızları ve kan basınçları vardı.Kagathara, &quot;Otonom sinir sistemi üzerindeki etkisi nedeniyle, düzenli kafein tüketimi sağlıklı bireylerde hipertansiyon ve diğer kardiyovasküler olaylara yakalanma riski yaratabilir.&quot; dedi.&quot;Bu riskler hakkında farkındalığın artırılması, herkesin kalp sağlığını iyileştirmek için hayati önem taşıyor.&quot; diye ekledi.Fiziksel aktiviteyi artırmak, besleyici bir diyet uygulamak ve diğer yaşam tarzı değişiklikleri kan basıncını düşürmeye ve kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.Düşük Sodyum: Tuz tüketimini azaltmak, tansiyonu kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir. İşlenmiş gıdalar ve hazır yiyeceklerden kaçının.Dengeli Diyet: Taze meyve, sebze, tam tahıllar ve düşük yağlı süt ürünleri tüketin. Potasyum, magnezyum ve kalsiyum açısından zengin gıdalar tansiyonu destekleyebilir.Doymuş Yağları Azaltın: Kırmızı et ve yüksek yağlı süt ürünlerinden kaçının; bunun yerine, zeytinyağı ve avokado gibi sağlıklı yağları tercih edin.Haftada en az 150 dakika orta şiddetli aerobik egzersiz veya 75 dakika yoğun egzersiz yapmaya çalışın. Yürüyüş, yüzme, bisiklet sürme gibi aktiviteler tansiyonu düşürebilir.Fazla kilolar, yüksek tansiyon riskini artırabilir. Kilo vermek, tansiyonu kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir.Meditasyon, derin nefes alma, yoga ve diğer gevşeme teknikleri stres seviyelerini yönetmeye ve tansiyonu dengelemeye yardımcı olabilir.Aşırı alkol tüketimi tansiyonu yükseltebilir. İçki tüketimini sınırlandırmak veya tamamen bırakmak faydalı olabilir.
 Sigara içmek tansiyonu artırabilir ve kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir.Paketli ve işlenmiş gıdalar genellikle yüksek miktarda tuz içerir. Evde yemek yaparken tuz miktarını azaltın.
Evde tansiyon ölçüm cihazı kullanarak tansiyonunuzu düzenli olarak kontrol edin ve doktorunuzla düzenli takipler yapın.Sağlık taramaları ve doktor ziyaretleri, yüksek tansiyonun erken teşhisi ve yönetimi açısından önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WCNTDDXBz0-GYUaJlinKqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sabah, uyandığında, herkes, bunu, yapıyor, Yüksek, tansiyonun, gizli, sebebiymiş, felç, bırakabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>11 dakikalık yürüyüşün 11 faydası! Hareketsiz yaşamın panzehiri</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/11-dakikalik-yuruyusun-11-faydasi-hareketsiz-yasamin-panzehiri</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/11-dakikalik-yuruyusun-11-faydasi-hareketsiz-yasamin-panzehiri</guid>
<description><![CDATA[ Kısa süreli yürüyüşlerin gücünü hafife almayın çünkü 11 dakikalık yürüyüş bile sizi erken ölümden ve bir dizi kronik hastalıktan koruyabilir. Alıştığımız hareketsiz yaşam tarzına karşı bir panzehir olan yürüyüş, kalp sağlığından tip 2 diyabetin yönetimine kadar birçok fiziksel sağlık faydası sağlamasının yanı sıra beyin gücünü ve yaratıcılığı da artırabilir.British Journal of Sports Medicine&#039;de yayınlanan bir araştırma, her gün en az 11 dakika yürümenin erken ölüm riskinizi neredeyse yüzde 25 oranında azaltabileceğini gösteriyor.Geniş çaplı araştırma, 30 milyondan fazla insanın sağlık verilerini analiz ederek insanların ne kadar hareket ettiği ile ne kadar uzun ve iyi yaşadıkları arasındaki korelasyonları araştırdı.
Mikro egzersiz kavramı, içinde yaşadığımız giderek daha yoğun dünyada hızla yaygınlaşıyor.
İşte 11 dakikalık yürüyüşün 11 faydasıYürüyüş, yaratıcı düşüncenin kilidini açabilir ve aksi takdirde zor olan sorunlara çözüm bulmanıza yardımcı olabilir.
Farkındalığı ve açık düşünmeyi teşvik eden kısa süreli yürüyüşler, yaratıcılığınızın serbestçe akmasına izin verme konusunda harikalar yaratabilir. Çalışmalar, dans veya bisiklet sürme gibi her türlü hareketin yaratıcılığı artırmada faydalarını göstermiştir.11 dakika yürümek güvenilir bir kilo verme yöntemi olmayabilir, ancak ek kalori yakmanıza yardımcı olur. Çok az zamanınız olduğunda tempolu yürüyüş faydalı olabilir, çünkü yürüyüşlerinizin yoğunluğunu artırarak kilo verme yolculuğunuz için daha fazla fayda elde edersiniz.Uygun bir fitness rutini oluşturamıyorsanız, günde 11 dakika yürümek bile fayda sağlayabilir. NHS UK&#039;ye göre, günde 10 dakikalık tempolu yürüyüşün birçok sağlık faydası vardır. Yürüyüş, kan dolaşımını artırmaya yardımcı olabilir, bu da organlarınıza ve kalbinize daha fazla oksijen ve besin sağlayabilir ve kalp hastalığı riskini azaltabilir.Yürümek sinir sisteminizi sakinleştirebilir ve ruh halinizi iyileştiren endorfinler salgılayabilir, bu da stresten kurtulmanıza ve günlük stres faktörlerinizden uzaklaşmanıza yardımcı olabilir.Yürüyüş, nefes almayı düzenlediği, dikkatinizi stresli bir durumdan uzaklaştırdığı ve doğayla bağlantı kurmanıza yardımcı olduğu için ruh halini iyileştirebilir, bu da rahatlamayı teşvik edebilir.Yürüyüş, kasları güçlendirdiği ve eklemlerdeki baskıyı azaltmaya ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olduğu için artrit yönetiminde faydalı olabilir. Günlük 11 dakikalık yürüyüşler dizlerinizdeki kıkırdakları sıkıştırır ve serbest bırakır, oksijen getiren ve eklemlerinizi besleyen sinovyal sıvının dolaşımına yardımcı olur.Tempolu yürüyüş ve yavaş yürüyüşün veya daha kısa süreli bile olsa yokuş yukarı yürüyüşün birleşimi inatçı yağların yakılmasına yardımcı olabilir.Tempolu bir hızda yürümek, tip 2 diyabet riskini düşürmeye yardımcı olabilir. British Journal of Sports Medicine&#039;de çevrimiçi olarak yayınlanan bir araştırmaya göre, saatte 4 km veya daha fazla hızla yürümek, tip 2 diyabet riskini önemli ölçüde azaltıyor. Diabetes care&#039;de yayınlanan başka bir çalışma, tempolu yürüyüş gibi orta düzeyde egzersizin tip 2 diyabet riskini azalttığını söylüyYürüme, uyku kalitesini, depresif semptomları, uyku verimliliğini artırabilirken, gece uyanıklığını ve ertesi gün yorgunluğunu azaltabilir. Sport Sciences for Health&#039;te yayınlanan bir çalışmada, yürüyüşün yaşlı popülasyonda ve klinik ortamlardaki hastalarda uyku kalitesinin artmasıyla bağlantılı olduğu görülmüştür.Yürümenin yeni beyin hücreleri ürettiği bilinmektedir, çünkü orta tempolu yürüyüşler beyinden türetilen nörotrofik faktör veya BDNF adı verilen bir proteinin salınımını uyarır.Yemekten sonra 11 dakika yürümek kan şekeri seviyelerini düzenleyebilir ve sindirimi artırabilir. Ayrıca asitlik ve şişkinliği gidermeye yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sqo8KcirsUStbSQE9MZnvQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>dakikalık, yürüyüşün, faydası, Hareketsiz, yaşamın, panzehiri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Magnezyum, mineral ve kalsiyum kralı! Türkiye&amp;apos;de hak ettiği ilgiyi görüyor: Faydası anne sütüyle yarışıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/magnezyum-mineral-ve-kalsiyum-krali-turkiyede-hak-ettigi-ilgiyi-goeruyor-faydasi-anne-sutuyle-yarisiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/magnezyum-mineral-ve-kalsiyum-krali-turkiyede-hak-ettigi-ilgiyi-goeruyor-faydasi-anne-sutuyle-yarisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Süt, en güçlü vitamin kaynaklarının başında geliyor. Türkiye&#039;de en fazla inek sütü tüketiliyor. İnek sütü yüksek oranda doymuş yağ içerdiği için kolesterol seviyesinin yükselmesine neden olabilir. Dünya genelinde bu sebeple inek sütü yerine tercih edilen başka bir fosfor, çinko ve kalsiyum kaynağı var.Süt içerdiği kalsiyum, fosfor, çinko, B1(tiamin), B2 (riboflavin), B6, B12 ile günlük almanız gereken vitamin ve mineral ihtiyacınızın birçoğunu almanıza yardımcı olur.Süt yetişkinlerde inme, yüksek tansiyon, tip-2 diyabet, osteoporoz, kolon kanserini önlemede ve kilo kontrolünü korumada önemli bir role sahiptiKeçi sütü dünya çapında giderek popülerlik kazanıyor. Besin açısından zengindir ve sağlık açısından birçok avantajı vardır. Keçi sütünün sindirimi ve sindirimi laktoza duyarlı kişiler için bile kolaydır.Geleneksel inek sütünü sindirmekte sorun yaşıyorsanız, bitki bazlı süte geçmeden önce farklı hayvan bazlı sütleri test etmek isteyebilirsiniz. Ya da belki tek yapmak istediğiniz, sabahları mısır gevreğinize ve kahvenize koyduğunuz şeyleri değiştirmektir.Keçi sütü, lezzeti ve sağlık açısından sağladığı avantajlar nedeniyle dünyanın en popüler sütlü içeceklerinden biridir. Ancak keçiler dünya süt arzının yalnızca yüzde 2&#039;sini pazara sağlıyor.
Keçi sütü homojenleştirilmesi gerekmediği için daha ucuzdur. Vitaminler, mineraller ve besinler açısından zengin olan bu mükemmel bir besindir. Dünya çapında inek sütünden bile daha fazla tercih edilmektedir.Keçi sütü inek sütüne benzer yağ içeriğine sahiptir ancak keçi sütündeki yağ kürecikleri inek sütündekilerden daha küçük olduğundan sindirimi daha kolaydır.
Keçi sütü midenizde lor haline gelir ancak bu lor inek sütünden yapılan lordan daha yumuşaktır. %10 lor içeren inek sütüyle karşılaştırıldığında keçi sütü yalnızca %2 lor içerir, bu da vücudun sindirimine yardımcı olur ve daha az tahrişe neden olur.Keçi sütünde bulunan iki biyoaktif madde olan yağ asitleri ve oligosakkaritler, antiinflamatuar etkiye sahip olabilir. Bu maddeler vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya ve genel olarak bağışıklık sistemi performansını artırmaya yardımcı olabilir.Bununla birlikte keçi sütü, inek sütünden fincan başına yaklaşık %12 daha az laktoz içerir ve yoğurda kültürlendiğinde daha da az laktoz elde edilir. Bu nedenle keçi sütü süt ürünleri, orta derecede laktoz duyarlılığı olan kişiler için sindirim sistemini inek sütünden daha az tahriş edebilir.Keçi sütünün inek sütünü yenmesinin bir başka yolu da, bağırsak floramızdaki iyi bakterilerin büyümesini destekleyen daha fazla &quot;prebiyotik&quot; karbonhidrat içermesidir.Bu şekerlere oligosakkaritler diyoruz. İnsan anne sütünde bulunanlarla aynı türden olan bu karbonhidratlar, bebeğin sindirim sistemindeki &quot;iyi&quot; bakterilerin sağlıklı kalmasını sağlar.Keçi sütü, inek sütünde bulunanlardan daha biyolojik olarak daha yararlı olduğu düşünülen kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller içerir. Bu, vücudun bu mineralleri daha etkili bir şekilde emip kullanmasını sağlayarak genel olarak kemik sağlığını ve besin emilimini artırır.Keçi sütü, besin değerleri açısından anne sütüne en yakın süttür. Kalsiyum ve fosfor değeri oldukça yüksektir.Üstelik, homojenize özellik taşıdığından dolayı daha küçük yağ moleküllerine sahiptir ve bu nedenle çok daha kolay sindirilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cR7mZ93RVEu4nqzFPoQXHg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:33:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Magnezyum, mineral, kalsiyum, kralı, Türkiyede, hak, ettiği, ilgiyi, görüyor:, Faydası, anne, sütüyle, yarışıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Herkes aynı hatayı yapıyor! Bu besinleri buzdolabında saklamayın, zehre dönüşüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/herkes-ayni-hatayi-yapiyor-bu-besinleri-buzdolabinda-saklamayin-zehre-doenusuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/herkes-ayni-hatayi-yapiyor-bu-besinleri-buzdolabinda-saklamayin-zehre-doenusuyor</guid>
<description><![CDATA[ Bazı sebze ve meyvelerin doğaları gereği oda sıcaklığında saklanması gerekiyor. Buzdolabına konulduğunda daha hızlı bozulabilen bu besinler sağlığı da ciddi anlamda tehdit ediyor. Tadı ve aroması bozulan besinler, içindeki vitamin ve minerali de kaybediyor. Bu sebeple bu besinlerin buzdolabında saklanmaması gerekiyor.Mutfağımızdaki birçok gıdayı buzdolabında saklıyoruz. Ancak bazı yiyeceklerin buzdolabında saklanmaması gerektiği genellikle bilinmiyor.Yanlış koşullarda saklanan gıdalar çok hızlı bir şekilde bozulabiliyor ve tüketildiğinde sağlık sorunlarına yol açabiliyor.Vücut sağlığınızı koruyabilmeniz için dengeli ve sağlıklı beslenmeniz gerekir. Ancak tükettiğiniz her besinin saklama koşullarına da çok dikkat etmeniz gerekir.Çünkü bazı besinler var ki onları asla buzdolabına koymamanız gerekiyor. Bu besinler buzdolabında saklandığında vücut için tehlikeli olabiliyor, hastalıkların sebebi olabiliyor.İşte o besinlerden bazıları...AVOKADOHenüz olgunlaşmamış yani yumuşamamış avokadoları dolaba koymamak gerekiyor. Olgunlaşmasını hızlandırmak için gazete kağıdına sarıp bekletme yöntemini deneyebilirsin. Olgunlaştıktan sonra bir süre saklamayı düşünüyorsan, daha fazla yumuşamasını önlemek için dolaba koyabilirsin.Kahveyi buzdolabında muhafaza etmek son derece yanlış. Severek tüketilen kahve buzdolabında girdiğinde zamanla tadında bozulmalar meydana geliyor. Buzdolabının soğuk ve nemi kahvenin hem lezzetini hem de görüntüsünü bozar.Sarımsak vücut için adeta bir şifa kaynağıdır. Antibakteriyel etkiye sahip sarımsak sadece 2 gün boyunca buzdolabında kaldığında bakteri üretir. Bakteri üreten sarımsak vücudunuzu zehirleyebilir.Severek tüketilen ve lezzetine doyum olmayan patatesler de buzdolabında saklandığında adeta zehir saçıyor. Buzdolabında bir günde fazla kalan patates bozulur fakat görüntüsü aynı kaldığındna fark edemeyiz. Ancak pişirilen patates bağırsak hastalıklarının yaşanmasına sebebiyet verebilir.Yıllardır herkesin yanlış bildiği bilgilerden biri domatesin bozulmaması için buzdolabıya konulması gerektiğidir. Aslında domates buzdolabıya konulunca organik yapısı soğuk havadan dolayı bozulur. Kabukları kırışan domates bakteri oluşturmaya başlar ve tüketilen bu domatesler sindirim hastalıklarına neden olur.Bal, reçel ve çikolata gibi besinleri buzdolabında saklıyorsanız büyük bir hata yapıyorsunuz demektir. Çünkü bu besinler buzdolabına girdiğinde organik özelliklerini tamamen yitiriyor. Özellikle de bal ve reçel gibi ürünlerin akışkanlığı bozuluyor.Ekmeği dolaptan daha hızlı kurutan bir şey yoktur. Soğuk hava ekmeğin katılaşmasına ve sakız gibi olmasına neden olur. Sandviçini dolapta saklamak istiyorsan o ayrı tabii ki. Bir de yeni aldığın ekmeği tazeliğini koruyarak uzun süre saklamak için nemini yitirmeden hemen buzluğa atıp şoklayabilirsin.Fıstık ezmesini dolaba koymak hem katılaşmasına neden oluyor, hem de aromasının azalmasına. Soğuk nedeniyle aroması azalınca kokuya bağlı tat duyusu da işlevini tam olarak yerine getiremiyor ve tadı da azalmış oluyor. Fıstık ezmelerinde yeterince koruyucu madde bulunduğu için dolaba koymaya zaten hiç gerek yok.Çikolataları buzdolabında saklamak yaygın bir alışkanlık olsa da çoğu çikolatanın aslında dolaba girmeye ihtiyacı yok. Hatta aksine dolabın soğukluğu çikolatanın dokusunu bozabiliyor. Oda sıcaklığında yenilen çikolata aromasını ve tadını daha iyi hissettiriyor. Şayet ortam sıcaklığı erimeye yol açmıyorsa çikolataları dışarıda saklamak en iyisi.Ketçap ve hardalın içinde koruyucu görevi gören asitler yer alıyor. Bu sebeple buzdolabında saklanmaları şart değil. Özellikle hardalın dayanma gücü yüksek, dijon, sarı veya taneli hardalı 2 ay kadar normal dolapta saklayabilirsin. Ketçabın raf ömrü 1 ay olsa da daha uzun dayandığını düşünen çok insan var. Kullanma sıklığına bağlı olarak dolapta mı dışarıda mı saklayacağına karar verebilirsin. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FHsxFbJn5kihR8ECwyVxGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Herkes, aynı, hatayı, yapıyor, besinleri, buzdolabında, saklamayın, zehre, dönüşüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>SON DAKİKA HABERİ: Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan maymun çiçeği virüsü açıklaması</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/son-dakika-haberi-saglik-bakani-kemal-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/son-dakika-haberi-saglik-bakani-kemal-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “Maymun çiçeği şu anda ülkemizde yok, görülmedi. Bu konuda hastanelere başvuran insanlarımız oluyor. Ama şu ana kadar tanı koyulmadı.” dedi. Sağlık Bakanlığı’nın gerekli önlemleri alma noktasında alarm halinde olduğunu ifade eden Bakan Memişoğlu, “Korkuya ve paniğe gerek yok.” ifadesini kullandı.Dünya Sağlık Örgütü&#039;nün en yüksek alarm seviyesi olan uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan ettiği maymun çiçeği hastalığına ilişkin endişeler artıyor.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu hastalıkla ilgili olarak açıklama yaptı.
11 soruda maymun çiçeği rehberi: Maymun çiçeği nedir, belirtileri nelerdir? Maymun çiçeği nasıl bulaşır, ne zaman test yaptırılmalı?
Maymun çiçeği iki ülkede daha görüldüMaymun çiçeği virüsünün bugüne kadar Türkiye’de görülmediğini söyleyen Bakan Memişoğlu, “Bu konuda hastanelere başvuran insanlarımız oluyor. Ama şu ana kadar tanı koyulmadı. Eğer böyle bir tanı koyarsak bildireceğiz ve izolasyonlar dahil olmak üzere gereğini yapacağız.” diye konuştu.Sağlık Bakanlığı’nın aşıdan teste neler yapacağı konusunda alarm halinde olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, “Korkuya ve paniğe gerek yok. Tedbir ve planlamalarla, yakın takiple şu andaki pozisyonumuzda devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.Maymun çiçeği virüsünün, Covid-19 gibi salgına sebebiyet vermeyeceği, olsa dahi pandemi oluşmayacağı yönünde kanaat olduğunu anlatan Bakan Memişoğlu, “Tek tük görülebilir; ama bu salgın olmaz. Şu ada ekstra bir tedbire ihtiyacımız yok.” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z-5KQZact0q5eZ29qFHkjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>SON, DAKİKA, HABERİ:, Sağlık, Bakanı, Kemal, Memişoğlu’ndan, maymun, çiçeği, virüsü, açıklaması</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Suyla karıştırınca protein deposuna dönüşüyor! Gün boyu tok tutan besin, tüketen iğne ipliğe dönüyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/suyla-karistirinca-protein-deposuna-doenusuyor-gun-boyu-tok-tutan-besin-tuketen-igne-iplige-doenuyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/suyla-karistirinca-protein-deposuna-doenusuyor-gun-boyu-tok-tutan-besin-tuketen-igne-iplige-doenuyor</guid>
<description><![CDATA[ Fazla kilolarınızdan kurtulmak ve sağlıklı bir şekilde zayıflayabilmek için bazı kurallara dikkat etmeniz gerekiyor. Özellikle bazı besinlerin tüketimini artırmak vücuttaki yağları hızlı bir şekilde yakabiliyor. Bu besinler aynı zamanda bağışıklığı güçlendirmeye de yardımcı olabiliyor.Vücudunuz için yararlı olan vitamin deposu harika besinler var. Bu besinler sağlığınızı ve bağışıklığınızı güçlendirirken kilo vermenizi de kolaylaştırıyor.Hızlı kilo vermek isteyen herkesin bu besinleri mutlaka tüketmesi gerekiyor. Yağ yakımını gerçekleştiren ve metabolizmayı harekete geçiren besinler sayesinde hedeflediğiniz kiloya daha kısa sürede ulaşabilirsiniz.Diyet ve spor yapmanıza rağmen hedeflediğini kiloya ulaşmakta zorluk çekiyorsanız yağ yakan besinlerden faydalanmanız gerekir.Metabolizmayı hızlandırarak kısa sürede zayıflamanızı sağlayan bu besinler sayesinde kusursuz bir fiziğe sahip olabilirsiniz.Kinoa kiloyu korumaya ve zayıflama sürecine destek olur. Bol protein kaynağı olan kinoa yüksek miktarda lif içerir.
Kinoa demir bakımından zengin bir besin olarak bilinir. Antioksidan özelliği sayesinde bağışıklı da güçlendirir. Kan şekerini düşürür.Kinoa tok tutucu özelliği sayesinde aç kalmadan zayıflamaya yardımcı olur. Fazla kalori alımını engeller.İhtiyacınız olan sadece kinoa ve biraz yoğurt.Elinizin altında olan bu iki malzemeyi karıştırın.Ara öğünlerinizde tüketin.Düzenli tüketimde yağ yakımına etkisini göreceksiniz.
Kinoayı 1 bardak suyla karıştırarak da tüketebilirsiniz.Aloe vera genellikle cilt sağlığı için önemlidir. Sivilce, akne, yara ya da leke sorunlarını kısa sürede giderir. Aloe vera doğru kullanıldığında kilo vermeyi de kolaylaştırır.Aloe vera kullanarak hazırlayacağınız su ile bağırsaklarınızı çalıştırabilir ve sindirim sisteminin düzene girmesini sağlayabilirsiniz. Aleo vera suyu sayesinde vücutta oluşan ödemden rahatlıkla kurtulabilirsiniz. Yağ yakımını hızlandırmak ve yağ oluşumunu engellemek için Aleo vera suyu tüketebilirsiniz. 3 bardak su ve 1 adet aloe vera bitkisinin jel kısmını blenderdan geçirin.İçerisine 1 dilim limon ekleyin ve tüketin.Zeytinyağı, yemekleri ve salataları lezzetli hale getirir. Sadece bununla da kalmaz vücudun yağ yakmasını destekleyerek zayıflamaya yardımcı olur. Vücudunuzda depolanan fazla yağları yakabilmek için doymamış sağlıklı yağlara ihtiyacınız var. Bunlardan en önemlisi de zeytinyağı.Zeytinyağı düzenli tüketildiğinde metabolizmanın hızlı çalışmasına yardımcı olur ve yağ yakımını destekler. Sindirimi kolaylaştırarak bağırsak hareketlerini düzenler.Bir kap içerisinde su kaynatın.
Yarım limonu halka halka doğrayıp robottan geçirin.
İçerisine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edin.
Bu karışımı 3 günde 1 tekrarlayın.Not: Zayıflamak ya da kilo kontrolü sağlamak için her sabah aç karnına 1 kaşık zeytinyağı tüketebilirsiniz.Yoğurt içerisindeki protein ve kalsiyum sayesinde sağlığa çok faydalı olmasının yanı sıra kilo vermeyi de destekler. Yoğurt tok tutucu özelliğe sahip olduğu için gün içerisindeki açlık krizlerini önler. Daha az kalori almanızı sağlar. Ancak tükettiğiniz yoğurdun yağsız olması gerekir. Diyet listesine eklenen yoğurt kısa sürede göbek bölgenizdeki yağları yakmanızı sağlar.Zayıflamak için her akşam uyumadan önce 1 kase yoğurdun içine 1 tatlı kaşığı pul biber ekleyin. 15 gün boyunca her akşam düzenli tüketin. Daha sonra ara verin. Kısa sürede göbek ve basen bölgesinin inceldiğini göreceksiniz.ÖNEMLİ! Bu besinleri diyet listenize eklemeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBsRDjTgCUK7Xr4J8c_j9w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suyla, karıştırınca, protein, deposuna, dönüşüyor, Gün, boyu, tok, tutan, besin, tüketen, iğne, ipliğe, dönüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş kremleri kansere neden olabilir mi? Son araştırmadan çıkan sonuç şaşırttı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/gunes-kremleri-kansere-neden-olabilir-mi-son-arastirmadan-cikan-sonuc-sasirtti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/gunes-kremleri-kansere-neden-olabilir-mi-son-arastirmadan-cikan-sonuc-sasirtti</guid>
<description><![CDATA[ Cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korumak için uzmanlar güneş kremi kullanımını öneriyor. Ancak güneş kremi seçerken son derece dikkatli olmak gerekiyor. Güneş kremiyle ilgili yapılan son araştırmalarda herkesi şaşırtan bir sonuç ortaya çıktı. Eğer güneş kreminizin içerisinde bu madde varsa kansere sebep olabilir.Güneş kremi, melanom ve skuamöz hücreli kanser gibi diğer cilt kanseri türleri için bir risk faktörü olduğu bilinen UV radyasyonundan cildimizi korumak için gereklidir.Güneş kreminin bu tür cilt kanserlerini önleme yeteneğine sahip olduğunu gösteren güçlü kanıtlar olduğunu, özellikle yüksek güneş ışığına maruz kalma ve düşük melanin pigmenti seviyelerine sahip bölgelerde ve ince ozon tabakası gibi şeyler nedeniyle daha yüksek UV maruziyeti olan bölgelerde olduğunu hatırlamak önemlidir.Ancak son araştırmalar, bazı güneş kremlerinin önemli miktarda kanserojen benzen içerdiğinin keşfedilmesinin ardından güneş kremlerinin gerçekten yarardan çok zarar verip vermediği sorusunu gündeme getirdi.Bazı güneş kremlerinin büyük miktarda benzen içerdiği haberi birçok kişiyi endişelendiriyor.Ancak bunu daha geniş bir çerçevede ele almak çok önemlidir. Benzen maddesi kansere neden olabilecek bir kimyasal olmasına rağmen, piyasadaki tüm güneş kremleri yüksek konsantrasyonlarda bileşen içermez. Çoğu güneş kremi, etkililiğini ve güvenliğini garanti altına almak için kapsamlı testlerden geçer.Güneş kremi kullanmanın avantajları, bazı ürünlerden gelen benzene maruz kalmanın olası tehlikelerinden çok daha fazladır.Cilt kanserinin başlıca nedenlerinden biri ve kanıtlanmış bir kanserojen olan güneşten gelen UV radyasyonudur.Doğru uygulandığında, düzenli olarak güneş kremi kullanımı cildinizi UV radyasyon hasarından korumak için önemli olmaya devam etmektedir.Güvenilir şirketlerden güneş kremleri seçmeniz ve herhangi bir endişeniz varsa tıp uzmanlarıyla görüşmeniz önerilir. Amaç, cildinizi kansere neden olabilecek UV ışınlarından korurken, potansiyel olarak tehlikeli kimyasallara maruz kalmanızı sınırlamaktır.Benzenin potansiyel zararı ile bilinen, gerçek UV radyasyonu riski arasında önemli bir fark vardır. Bunun yerine, seçtiğiniz güneş kreminin zararlı ürünler listesinde olmadığından emin olmak için biraz zaman ayırın.Son çalışmalar ışığında, bazı güneş kremi kimyasalları söz konusu olduğunda dikkatli olmak çok önemlidir. Bu bileşenlerden biri, olası kanserojen etkilerle ilişkilendirilen benzendir. Benzoen güneş kremlerinde bulunmamalıdır. Benzen içeren güneş kremlerinden uzak durmak ve benzen içermeyen alternatifleri seçmek en iyisidir.Güneş kremi güvenliğiyle ilgili son endişelere rağmen, güneş kremi kullanmak, ezici bir araştırma grubu tarafından desteklendiği üzere, cilt kanserine karşı kritik bir önleyici adımdır.Daha güvenli aktif bileşenlere sahip geniş spektrumlu güneş kremleri seçin, benzen içeren ürünlerden uzak durun ve tehlikeleri azaltmak için 30 veya daha yüksek SPF&#039;li güneş kremleri kullanın.Cildinizi korumak için bir güneş kremi seçerken birkaç husus dikkate alınmalıdır. İlk olarak, Güneş Koruma Faktörü (SPF) seçerken dikkatli olunmalıdır. 30 veya daha yüksek SPF&#039;li güneş kremleri, üstün UV koruması sağladıkları ve cilt kanserini önlemeye yardımcı oldukları gösterildiği için önerilir.30&#039;un altındaki SPF değerleri cilt kanserine karşı yeterli koruma sağlamayabilir, ancak güneş yanığını ve yanmayı önlemeye yardımcı olabilir. Seçiminizi yaparken, cildi UVA ve UVB radyasyonundan koruyan geniş spektrumlu güneş kremlerini tercih edin. Ayrıca, bazı kimyasal filtreler için daha güvenli ikameler olduğu düşünülen titanyum dioksit veya çinko oksit gibi bileşenlere sahip güneş kremlerini de hesaba katın.Cildinizin aşırı UV radyasyonuna maruz kalmasını en aza indirmenin, cilt kanseri geliştirme şansınızı azaltmak için hala çok önemli olduğunu unutmayın. Belirli endişeleriniz veya tıbbi rahatsızlıklarınız varsa, bir dermatologdan tavsiye almak, güneşten korunmak için size özel öneriler sunabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ATEkvTdZo0CFR_1jSZOjKA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güneş, kremleri, kansere, neden, olabilir, mi, Son, araştırmadan, çıkan, sonuç, şaşırttı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ayak mantarını kurutuyor, nasırı söküp atıyor! Uyku öncesi suyla karıştırıp sürün</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ayak-mantarini-kurutuyor-nasiri-soekup-atiyor-uyku-oencesi-suyla-karistirip-surun</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ayak-mantarini-kurutuyor-nasiri-soekup-atiyor-uyku-oencesi-suyla-karistirip-surun</guid>
<description><![CDATA[ Sıcak havalarda uzun sürek ayaklarınız ayakkabı içinde kaldığında havasızlıktan dolayı aşırı terler. Ayaklarınızı temiz tutmadığınızda mantar, nasır gibi sorunlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu durumda ayak bakımınızı ihmal etmemeniz gerekir. Ayakları temiz tutmak ve sıcak havalarda mantar riskini ortadan kaldırmak için yapabileceğiniz pek çok doğal çözüm önerisi var.Aşırı terleyen ayaklar gün içerisinde havasız kaldığında enfeksiyonlara açık hale gelir. Bakteri ve mikroplar ayaklarınızda daha kolay yayılırlar. Bakımı yapılmayan ayaklarda zamanla mantar gibi sorunlar oluşabilir.Ayak mantarını önlemek ve tedavi etmek için mutlaka bir doktora danışmanız gerekir. Ancak ayak mantarını önlemek, ayaktaki kötü kokuları gidermek için evde bulunan malzemelerle de doğal çözüm yöntemlerini deneyebilirsiniz.Ayak mantarı çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Çoğunlukla ayakta kaşıntı olarak ortaya çıkan mantar, kızarıklık, bazen de beyaz lekeler, çatlaklar şeklinde görülebilir.Ayak mantarı genellikle parmak aralarından başlar ve tüm ayağa hızlıca yayılabilir. Ayak mantarını önlemek ve mantarın yayılmasını durdurmak için piyasada pek çok ürün bulunur.Ancak ayak mantarını doğal yollarla önlemek ve sağlıklı ayaklara kavuşabilmek de mümkün.Elma sirkesi, ayak mantarını tedavi etmek için kullanılan ev yapımı bir çözüm olabilir.
Elma sirkesi, antifungal özelliklere sahip olduğu düşünülen asidik bir madde içerir ve bu nedenle bazı insanlar mantar enfeksiyonlarını hafifletmek için kullanır. Ancak, elma sirkesi tek başına ayak mantarını tamamen tedavi etmeyebilir.Elma sirkesi her alanda kullanılır. Ev temizliğinde, cilt ve saç bakımında elma sirkesi kullanabilirsiniz. Ayrıca ayak bakımı denildiğinde de elma sirkesi çok başarılıdır.Elma sirkesi A, B1, B2, B6, C ve E vitaminlerinden az miktarda içerir. Ayrıca içinde kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor vardır. Elma sirkesinin vücuda faydaları saymakla bitmez.Elma sirkesinin vücuda faydaları

Bağışıklığı güçlendirir, hastalıklardan korur.
Vücudun direncini artırır.
Vücuttaki alkalin derecesini arttırarak PH dengesini düzenler.
Vücutta biriken ödem ve toksinleri atar.
Ayak mantarını tedavi eder.
Vücuttaki bakterileri yok eder.
Kilo vermeye yardımcı olabilir.
Elma sirkesi suyla karıştırılıp içildiğinde hıçkırığı önler.
Yorgunluğu ve halsizliği giderir.
Kan şekerini dengeler.
Kalp ve damar sağlığını koruyabilir.
Metabolizmayı çalıştırır ve sindirim sistemini düzenler.Sirke asidiktir ve cildinizin pH&#039;ını yeniden dengelemek ve mantardan sorumlu mikroorganizmaları ortadan kaldırmak için mükemmeldir.Eşit miktarda beyaz sirkeyi veya elma sirkesini suyla karıştırın. Etkilenen tırnağı 30 dakika bu karışımda bekletin. Ardından iyice kurulayın. Bu yöntemş her gün uygulayın.Ayak mantarının tedavisi için genellikle antifungal kremler veya ilaçlar önerilir. Elma sirkesi kullanmayı düşünüyorsanız, bir kap suya birkaç çay kaşığı elma sirkesi ekleyip ayaklarınızı bu suda bekletmek bazı belirtileri hafifletebilir. Gece uyumadan önce elma sirkesi ve su karışımını pamuk yardımıyla mantarlı bölgelere uygulayabilisiniz. Ancak, tedaviye başlamadan önce bir doktora danışmanız en iyisidir. Mantar enfeksiyonları bazen profesyonel tedavi gerektirir ve uygun tedavi ile iyileşme süreci hızlanabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S4NaWli_ykmgy3j_aS1kyA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ayak, mantarını, kurutuyor, nasırı, söküp, atıyor, Uyku, öncesi, suyla, karıştırıp, sürün</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;un &amp;quot;cimin&amp;quot;i İtalya&amp;apos;ya rakip oldu! Demir eksikliğini bitiren şifa deposu</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/erzurumun-cimini-italyaya-rakip-oldu-demir-eksikligini-bitiren-sifa-deposu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/erzurumun-cimini-italyaya-rakip-oldu-demir-eksikligini-bitiren-sifa-deposu</guid>
<description><![CDATA[ Demir eksikliğini bitiren şifa deposu Erzincan&#039;ın coğrafi işaretli Cimin üzümü, dünyaca meşhur İtalya’nın Toskana bölgesinde yetişen üzüme rakip oldu. Kurusunu da yaşını da bol bol tüketilmesini öneren uzmanlar siyah üzümün içerdiği demir sayesinde hastalıklara şifa olduğunu  söylüyor.Erzincan ekonomisine katlı sağlayan Üzümlü ilçesinde yetiştirilen tescilli Cimin üzümü kilosu 100 TL&#039;den tezgahtaki yerini almaya başladı. Üzümlü ilçesi bölgesinde yetiştirilen Cimin üzümü, kendine has eşsiz tadıyla sofralık olarak talep görüyor. Cimin üzümü vücuda faydalarıyla da dikkat çekiyor.Türkiye&#039;de sayılı patentli üzümler arasında olan Cimin üzümünün hasat dönemi başladı. Erzincan&#039;ın Üzümlü bölgesinde yetişen Cimin üzümü başta Karadeniz bölgesi olmak üzere Türkiye&#039;nin birçok iline ulaştırılıyor.Üzümlü ilçesindeki yaklaşık 10 bin dekar alanda yetiştirilen ve yıllık 6 bin tonun üzerinde üzüm üretimi gerçekleştirilen ilçede hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi sebebiyle Cimin üzümünde bu yıl hasat erken başladı.Cimin üzümünün kilosu Erzincan&#039;da 100 TL&#039;den tezgâhlardaki yerini aldı. Siyah rengi ve puslu yapısıyla tanınan eski adı &#039;Cimin&#039; olan Üzümlü ilçesinin güney kısımlarındaki bağlarda olgunlaşan siyah üzümün ilk ürünleri Erzincan&#039;daki tüketiciye sunuluyor. 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Cimin üzümü Erzincan ekonomisine ve tanıtımına da büyük katkı sağlıyor.Erzincan&#039;ın tescilli ürünlerinden olan Cimin üzümünde yılda yaklaşık 6 bin tonun üzerinde üretim gerçekleşiyor. Türkiye&#039;nin kendine özgü tat ve aromasıyla en iyi sofralık üzüm çeşitlerinden birisi olan Cimin üzümünde dekara yaklaşık 660 kilogram verim alınıyor.Türkiye&#039;nin önemli sofralık üzüm çeşitlerinden biri olan Karaerik üzümü, 13.06.2001 tarih ve 37 tescil numarası ile Cimin üzümü olarak “Tescilli Coğrafi İşaretler” listesinde bulunuyor.Kurusunu da yaşını da bol bol tüketilmesini öneren uzmanlar siyah üzümün içerdiği demir sayesinde hastalıklara şifa olduğunu belirtti.Çekirdeğinden, kabuğuna, yaprağına, kurusuna kadar şifa deposu olan siyah üzümün faydalarının saymakla bitmediğini ifade eden uzmanlar şu bilgilere yer verdi:“Migrenden, hazımsızlığa, demir eksikliğinden, kabızlığa kadar iyi gelen siyah üzümün yumurtalıklardaki kist oluşumunu önler. Yapılan araştırmalar sonucunda siyah üzümün kadınlarda adet düzensizliği, kısırlık, düşük yapma gibi birçok soruna neden olan, yumurtalıklarda oluşan kistleri tedavi edici etkisi bulunduğu sonucuna ulaşıldı. Siyah üzüm 3 çeşit olan üzümün diğer bir çeşididir. Genel hatlarıyla sağlık açısından faydaları aynıdır fakat bazı özellikleri siyah üzümü diğerlerinden ayrı kılmaktadır. Ayrıca siyah üzümün tadı diğerlerinden biraz daha farklıdır, ekşi değildir. Özellikle cilt ve saç sağlığına ciddi anlamda katkı sağlar.Siyah üzüm kolesterol seviyesini dengeler, içerdiği mineral ve bileşenler yardımıyla insülin duyarlılığını arttırır. Siyah üzümün düzenli tüketimi konsantrasyon, hafıza ve ayrıca sözleri ve mekanları hatırlama yeteneğini geliştirmeye yardımcı olur. Siyah üzümün içerdiği vitamin ve diğer besinler kalp ve damar sağlığını korur. Düzenli olarak siyah üzüm tüketimi, başta cilt kanseri olmak üzere, kolon, prostat, mide ve bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltır. Siyah üzüm ayrıca sindirim sistemi için faydalı olduğu için kilo vermek isteyenlerin tercih edebilecekleri besin maddelerinin başında gelir. Mantar hastalıklarına karşı etkili olan siyah üzüm, güçlü bir antioksidan olarak, enfeksiyon ve bakterilerin yol açtığı iltihapları giderebilir. Siyah üzüm kabızlık ve hazımsızlığı giderir, midede bulunun asit seviyesinin sağlıklı düzeyde kalmasını sağlar.Siyah üzüm diğer üzüm çeşitlerinde olduğu gibi göz sağlığını korumak için gerekli olan besinler içerir, görme yeteneğini geliştirir. Saç ve cilt sağlığını korur, saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Cildi özellikle güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur.”İTALYA&#039;NIN ÜZÜMÜNE RAKİP OLDU
Öte yandan demir eksikliğini bitiren şifa deposu Erzincan&#039;ın coğrafi işaretli Cimin üzümü, dünyaca meşhur İtalya’nın Toskana bölgesinde yetişen üzüme rakip oldu.
Erzincan Valiliğinin sosyal medya hesaplarında Cimin üzümünün ününe değinilerek ‘Her masada varız, dedik. İşte kanıtı.’ notuyla paylaşılan videoda Cimin üzümü dünyaca meşhur İtalya’da yetişen üzüme rakip gösterildi. Kısa sürede oldukça beğeni gören video da senaryo gereği Erzincan - İtalya hattı üzüm kurgusu üzerinden işlendi.
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’da kendi sosyal medya hesabından Cimin üzümünü, “Çocukların ellerinde salkım salkım umut var, Anadolu&#039;nun bereketi onların gülüşünde yeşeriyor.Toprağın bağrından kopan bu üzüm taneleri, geleceğe uzanan bir köprü gibi; her bir salkım, emeğin ve sevginin meyvesi.İşte bu mümbit topraklarda çocukların gülüşüyle salkımlaşan her üzüm tanesi, yarına bereket dolu bir müjde oluyor.” notuyla paylaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IXZkm0MkUE61uwceBfKD4w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzurumun, cimini, İtalyaya, rakip, oldu, Demir, eksikliğini, bitiren, şifa, deposu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ankara’da maymun çiçeği virüsü vakası var mı? İl Sağlık Müdürlüğü açıklama yaptı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/ankarada-maymun-cicegi-virusu-vakasi-var-mi-il-saglik-mudurlugu-aciklama-yapti</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/ankarada-maymun-cicegi-virusu-vakasi-var-mi-il-saglik-mudurlugu-aciklama-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, kentte maymun çiçeği virüsü (mpox) vakası görüldüğü yönündeki iddialar üzerine açıklama yaptı. Açıklamada, “Ankara’daki hiçbir sağlık tesisimizde maymun çiçeği hastalığı şüphesi ile karantinaya alınan hastamız bulunmamaktadır.” denildi.Ankara’da maymun çiçeği virüsü (mpox) vakası görüldüğüne yönelik iddialara Ankara İl Sağlık Müdürlüğü’nden açıklama geldi.Açıklamada, “Ankara’daki hiçbir sağlık tesisimizde maymun çiçeği (mpox) hastalığı şüphesi ile karantinaya alınan hastamız bulunmamaktadır. Bu tür iddialar, gereksiz bir panik ortamı yaratmaya yönelik asılsız bilgilerdir.” denildi.İl Sağlık Müdürlüğü’nün açıklamasında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun açıklamaları hatırlatıldı.  Açıklamada, “Maymun çiçeği hastalığı ile ilgili bilgilendirmeler, Sayın Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve bakanlığımızın ilgili birimleri tarafından şeffaf bir şekilde ve sıklıkla yapılmakta olup, halkımızın doğru bilgilere ulaşması amacıyla gereken tüm adımlar atılmaktadır. Vatandaşlarımızın, resmi açıklamaları dikkate alarak bu tür söylentilere itibar etmemeleri önem arz etmektedir.” ifadeleri kullanıldı.DMM DE AÇIKLAMA YAPTI  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de iddialara ilişkin açıklama yaptı.  Açıklamada, Ankara&#039;daki herhangi bir sağlık tesisinde M çiçeği (mpox) hastalığı şüphesi ile karantinaya alınan hasta bulunmadığı belirtildi.  Gerekli bilgilendirmelerin, Sağlık Bakanlığının ilgili birimlerince şeffaf bir şekilde yapıldığı ifade edilen açıklamada, kamuoyunu manipüle etmeye yönelik asılsız iddialara itibar edilmemesi istendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0_oWYIK7-0WJ7Te9yXBjJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ankara’da, maymun, çiçeği, virüsü, vakası, var, mı, İl, Sağlık, Müdürlüğü, açıklama, yaptı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li doktor gençliğin sırrını verdi! Vücudun ve beynin yaşlanmasını 8 yıl yavaşlatıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/abdli-doktor-gencligin-sirrini-verdi-vucudun-ve-beynin-yaslanmasini-8-yil-yavaslatiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/abdli-doktor-gencligin-sirrini-verdi-vucudun-ve-beynin-yaslanmasini-8-yil-yavaslatiyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları uzun yıllardır genç kalmanın sırrını açıklıyor. Yaşlanmak ve yaş almak doğal bir süreç. Ancak erken yaşlanmayı engellemek günlük alışkanlıklarınıza bağlı olabilir. Amerikalı Doktor Mark Hyman&#039;a göre genç kalmak için yapılması gereken çok önemli bir şey var.Her yaşta genç kalmak ve dinamik bir vücuda sahip olmak herkesin hayâli. Ancak bunun için günlük alışkanlıklarınıza dikkat etmeniz gerekir.Stres, yetersiz beslenme, düzensiz uyku ve hareket eksikliği vücudu hızlı yaşlandıran etkenlerin başında geliyor.Genç kalmak için sağlıklı yaşam önerilerini benimsemek gerekiyor. Amerikalı Doktor Mark Hyman, geç yaşlanmak için yapılması gerekenleri sıraladı.Amerikalı Doktor Mark Hyman&#039;a göre genç kalmak için yapılması gereken en önemli şey, sabah 6&#039;da uyanmaya gayret etmek.Uyandıktan sonra 20 dakikalık meditasyon yapan doktor, kaslarını korumak ve geliştirmek için 30 dakikalık bir kuvvet antremanını da ihmal etmiyor.Daha sonra soğuk bir duş alan Hyman, kahvaltıda yaban mersini, protein tozu, kabak ve chia tohumlu bir karışım tüketiyor.Yaban mersini enflamasyonu azaltan, kan basıncını iyileştiren ve bilişsel gerilemeyi geciktiren antioksidanlarla dolu bir besindir. Chia tohumları ise kalp sağlığına iyi gelen yağ asitleri içerir.Tokluk hissi veren kabak ise kalorisinin düşük olması nedeniyle kilo almayı engeller. Protein tozu ise kasların büyümesini ve bakımını sağlar. Hyman, hiçbir takviyenin, bu besinlerin yerini tutamayacağını söyledi.Kas kütlesi, 30&#039;lu yaşlara ulaştıktan sonra her on yılda bir, yaklaşık yüzde 3 ila 8 oranında düşer. 50&#039;li yaşlardaysa bu durum yüzde 15&#039;i bulur.Birçok araştırma, ağırlık kaldıran yaşlı insanların erken ölüm riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. Sabah uyandıktan sonra yapılan meditasyon ise stres hormonlarının seviyelerini azaltarak yaşlanmayı yavaşlatır.2020&#039;de Budist rahipler göz önüne alınarak yapılan bir araştırmasda, her sabah meditasyon yapmanın, beyin yaşlanmasını 8 yıla kadar yavaşlattığını kanıtlandı. Düzenli meditasyonun yalnızca beyinde değil, hücrelerde de yaşlanma belirtilerini yavaşlattığı ortaya çıktı.Soğuk duşun ise vücuttaki iltihabı azaltarak ve dolayısıyla hücre hasarını da azaltarak yaşlanmayı yavaşlattığına dair birtakım işaretler görüldü. Bitki bazlı besinler tüketmeye özen gösteren Dr. Hyman, et içermeyen beslenme şeklinin iltihap riskini azalttığını söylüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0e0-M2W35EShcURVcP2boA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, doktor, gençliğin, sırrını, verdi, Vücudun, beynin, yaşlanmasını, yıl, yavaşlatıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Düşük karbonhidrata sahip 5 tahıl! Kilonuzu yönetiyor, kan şekeri seviyesini koruyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dusuk-karbonhidrata-sahip-5-tahil-kilonuzu-yoenetiyor-kan-sekeri-seviyesini-koruyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dusuk-karbonhidrata-sahip-5-tahil-kilonuzu-yoenetiyor-kan-sekeri-seviyesini-koruyor</guid>
<description><![CDATA[ Kilo vermek isteyenler genellikle diyet listelerinde karbonhidrat içeren besinlere yer vermez. Ancak gün boyu enerjini korumak ve daha dinç hissetmek için bazı düşük karbonhidrata sahip tahılları tüketebilirsiniz.Kilo vermek için diyet yapan kişiler genellikle karbonhidratı düşük ve vücutlarına gün boyunca enerji sağlayan tahılları tüketirler.Dengeli bir diyet uygulamak için karbonhidrat alımını izleyen kişiler için uygun tahılları seçmek oldukça önemli olabilir.Bu 5 tahıl, besin açısından zengin ve karbonhidrat açısından düşük oldukları için sağlık bilincine sahip olanlar için harika seçeneklerdir.Doğru nedenlerle popülerlik kazanan ve ünlülerin favorilerinden biri olan kinoa, daha az karbonhidrat içerir ve besin açısından zengindir.Ayrıca, dokuz temel amino asidin hepsini içerdiği için eksiksiz bir proteindir. Kinoa ayrıca, kan şekeri seviyelerini dengeleyen ve sindirime yardımcı olan yüksek lif içeriğine sahiptir.İnci darısı yüksek lif içeriğine ve düşük karbonhidrat içeriğine sahiptir. 100 gramda sadece 23 gram karbonhidrat ile, sağladıkları enerjiden ödün vermeden karbonhidratları azaltmaya çalışan kişiler için harika bir seçimdir.Arpa, kilo kontrolü yapanlar için harika bir tahıldır ve cevizli aroması ve çiğnenebilir dokusu nedeniyle değerlidir. Özellikle kalp sağlığını iyileştirdiği ve kan şekeri seviyelerini kontrol altında tuttuğu bilinen beta-glukan olmak üzere diyet lifi açısından zengindir ve diğer birçok tahıldan daha düşük karbonhidrat içeriğine sahiptir.Güney Hindistan mutfağında sıklıkla kullanılan besin açısından yoğun bir tahıl olan ragi, 100 gramda sadece yaklaşık 27 gram karbonhidrat içerdiği ve kalsiyum ve demir açısından zengin olduğu için besleyici olan düşük karbonhidratlı bir seçenektir.
Bu tahıl glütensizdir, daha az karbonhidrat içerir ve fosfor ve magnezyum gibi önemli minerallerle doludur. Düşük karbonhidratlı bir diyete esnek bir ektir çünkü kolayca sindirilir ve pilav veya yulaf lapası gibi çeşitli şekillerde hazırlanabilir.Karabuğday gerçekten bir tohumdur ve ismine rağmen buğdayla hiçbir benzerliği yoktur. Düşük karbonhidratlı bir diyet uygulayan herkes için harika bir seçenektir çünkü minimum karbonhidrat içerir ve lif açısından daha yüksektir, iyi miktarda protein içerir ve yaşlanmayı tersine çeviren ve vücudunuza fayda sağlayan antioksidanlara sahiptir.Bu tahılları diyetinize ekleyerek daha az karbonhidrat yiyebilir ve yine de çok çeşitli lezzetli ve besleyici yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz.Bu tahıllar, amacınız kan şekeri seviyelerini korumak, kilonuzu yönetmek veya sadece daha iyi beslenmek olsun, eklenen karbonhidratlar olmadan çok sayıda fayda sağlar.ÖNEMLİ! Diyet listenize bu tahılları eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9uM27G8BYkmftc5K_pctSQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Düşük, karbonhidrata, sahip, tahıl, Kilonuzu, yönetiyor, kan, şekeri, seviyesini, koruyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar uyarıyor: “Vakalar iki şehirde yoğunlaştı! Yaşlılarda beyne yerleşiyor, maymun çiçeği virüsünden daha büyük bir tehdit”</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyariyor-vakalar-iki-sehirde-yogunlasti-yaslilarda-beyne-yerlesiyor-maymun-cicegi-virusunden-daha-buyuk-bir-tehdit</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/uzmanlar-uyariyor-vakalar-iki-sehirde-yogunlasti-yaslilarda-beyne-yerlesiyor-maymun-cicegi-virusunden-daha-buyuk-bir-tehdit</guid>
<description><![CDATA[ Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, sivrisineklerden bulaşan ve Batı Nil ateşine yol açan salgının, Türkiye’de yayılmaya başladığını söyledi. Vakaların Marmara Bölgesi’nde yoğunlaştığını anlatan Prof. Dr. Şimşek, virüsün beyne yerleşme riski nedeniyle yaşlılarda ölümcül olabildiğine işaret etti. Şu anda maymun çiçeği (mpox) değil bu enfeksiyonun toplum açısından daha önemli olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Yavuz, ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin işbirliği ile sivrisinekle mücadeleye ağırlık verileceğini de vurguladı.Türkiye’de ilk kez 2010 yılında ortaya çıkan ve en son 2019’da salgın yapan Batı Nil virüsüne bağlı olguların, Marmara bölgesinde özellikle baraj gölleri ve durgun suların çok olduğu yerlerde yeniden ortaya çıktığını kaydeden KLİMİK Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz açıklamalarda bulundu.Prof. Dr. Yavuz, Bursa ve İstanbul gibi illerden vakaların bildirildiğine işaret ederek hastalığın virüsü taşıyan kuşlarla temas eden Culex türü sivrisineklere, onlardan da insanlara bulaştığını belirtti.
YAŞLILARDA BEYNE YERLEŞİYOR
Virüsün, özellikle yaşlı nüfusta, merkezi sinir sistemini tutarak menenjite yol açabildiğini kaydeden Prof. Dr. Yavuz, bildirilen vakaların da hastaneye yatış gerektiren ağır olgular olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Yavuz, şöyle devam etti:
“Yüzde 80, hastalığı hafif geçiriyor. Ancak yaşlılar ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde ağır ve ölümcül olabiliyor. Yerel yönetimler ve ilgili bakanlıkların işbirliğiyle Afrika’dan gelen kuşların göç yolları üzerindeki il ve ilçelerimiz başta olmak üzere, sivrisinekle mücadelede daha aktif önlemler almalıyız. Özellikle durgun sularda hızla üreyebilen bu virüs, Culex türü sivrisineklerin de hızla çoğalabildiği alanlar. Bu nedenle kapalı çiftlikler ve yazlıklar da dahil, havuzlar, bidonlar, lastik içleri gibi su birikintisi yaratacak her türlü kaynağın ilaçlanması veya kurutulması gerekli. Kişisel olarak da sinek kovucular veya cibinlik, sineklik gibi önlemler alınabilir.”Batı Nil ateşinin, şu anda maymun çiçeği (mpox) virüsünden daha büyük tehlike olduğuna dikkat çeken Yavuz, “Toplumda, M çiçeğinden daha fazla sıkıntı yaşıyoruz. Bu virüsün önemli bir özelliği, genelde semptomsuz seyretmekle birlikte olguların bir grubunda ateşli bir hastalık, bir grubunda da merkezi sinir sistemi dediğimiz beyni ya da omuriliği etkileyebiliyor. İşte bunlarda biraz ölümcül olabiliyor.” ifadelerini kullandı.
Yavuz şunları söyledi:
“Yaptığı pikler açısından çok öngörülebilir bir virüs değil açıkçası. Belli dönemlerde daha çok vaka oluyor. Mesela yıllarca hiç görmüyorsunuz. Ardından birden vaka sayıları artıyor. 2010 yılında Türkiye&#039;de en büyük salgınını yapmıştı. Daha çok Ege bölgesindeydi. 2019’dan beri böyle bir artış görmemiştik. Vaka sayılarında belirgin bir artış var şu anda. Esas olarak Marmara bölgesinde yoğunlaşıyor vakalar. İstanbul dahil olmak üzere Bursa, o bölgeler…
Genelde gölü olan, barajı olan, durgun su kaynağı olan ilçelerde daha çok görüyoruz. İstanbul&#039;da Avrupa Yakası ağırlıkta. Bizim, hastanelerde gördüğümüz en ağır ve en nadir görülen formdaki hastalar oluyor. Dolayısıyla en ağır formundan 10 vaka görüyorsanız, en az bin-bin 500 olabilir hafif vakalar da.”Hastalığın çocuklar ve erişkinler için çok büyük risk taşımadığını, sivrisineklerin virüs bulaştırdığı kişilerin yüzde 80’inin belirti bile vermeden hastalığı geçirebildiğini anlatan Prof. Dr. Yavuz, yaşlılardaki riske vurgu yaparak şu bilgileri verdi:
“Yaşlılarda yüzde 10’u aşan bir ölüm riski var. Virüs bulaşan kişilerin yüzde 80&#039;inde hiçbir belirti olmuyor. Virüsü alan kişilerin yüzde 20&#039;sindeyse semptomlar ortaya çıkabiliyor. Semptomatik olanların yüzde 90’ında ateşli bir hastalık oluyor. Ateş, kırıklık, halsizlik oluyor. Yaz aylarında ateşli hastalık olduğu zaman zaten aslında aklımıza geliyor. Kas, eklem ağrıları, bazılarında da döküntü olabilir. Yani vücutta üst bölgelerde özellikle, döküntü olabilir. Kendi kendine aslında bir hafta 10 gün içinde geçen bir hastalık. Ancak virüsü alanların yüzde 1-2’lik bir grubunda, semptom gösterenlerin de yüzde 10-20 kadarında, beyin ya da medulla spinalis dediğimiz omuriliği tutan bir enfeksiyon gelişebiliyor. İşte bizim korktuğumuz bu oluyor.”
“AĞIR HASTALARDA FELCE BİLE NEDEN OLABİLİYOR”
Merkezi sinir sistemi tutulumları olduğunda beyin zarı iltihabı, beynin dokusunu tutan ensefalit ve hatta felç dahi görülebildiğini belirten Prof. Dr. Yavuz, “Baş ağrısı, bilinç değişikliği, kişilik değişiklikleri, dengesizlik, hareketlerde yavaşlama, Parkinson gibi bir tablo (çünkü Parkinson&#039;un etkilediği bölgeleri tutan bir virüs bu), ellerde titreme olabiliyor. Bu sivrisinekler eskiden beri ülkemizde var olan sivrisinekler. Culex dediğimiz tür aracılığıyla bulaşıyor. Sivrisinekler de bu virüsü kuşlardan alıyorlar. Hem Türkiye, hem İstanbul, kuş göç yolları üzerinde. Sürekli bir kuş girişi oluyor. Kuş girişi demek, virüsün de girişi olduğu anlamına geliyor. Sivrisinekler, bunu atlara da b ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qUqJ0IZ94U2eRr_FPAURRQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, uyarıyor:, “Vakalar, iki, şehirde, yoğunlaştı, Yaşlılarda, beyne, yerleşiyor, maymun, çiçeği, virüsünden, daha, büyük, bir, tehdit”</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Rusya ve Orta Doğu ülkelerine gönderiliyor! Bahçede kilosu 12 lira, bağırsakları çok hızlı çalıştırıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/rusya-ve-orta-dogu-ulkelerine-goenderiliyor-bahcede-kilosu-12-lira-bagirsaklari-cok-hizli-calistiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/rusya-ve-orta-dogu-ulkelerine-goenderiliyor-bahcede-kilosu-12-lira-bagirsaklari-cok-hizli-calistiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de yaş sebze meyve ihracatında ilk sıralarda yer alan şeftalide verim, üreticilerin yüzünü güldürüyor. Mersin&#039;de 60 bin dekar alana ekilen şeftaliden, bu yıl 350 bin ton rekolte bekleniyor. Şeftalinin vücuda pek çok faydası bulunuyor. Sindirim dostu olan şeftali bağırsakların çalışmasına yardımcı oluyor.Mersin&#039;in yaylalarında üretimi yapılan yerli şeftalinin hasat dönemi başlarken, üreticiler şeftalinin kalitesi ile rekoltesinden memnun olduklarını söylüyor. Mersin&#039;de 60 bin dekar alana ekilen şeftaliden, bu yıl 350 bin ton rekolte bekleniyor. Hasat edilen sofralık şeftali bahçede kilosu 12 liradan alıcı bulurken, meyve suyu yapılacak şeftali 8 liradan satılıyor.Akdeniz Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#039;nin mayıs ayı verilerine göre, Türkiye&#039;de yaş sebze meyve ihracatında ilk sırada yer alan şeftalinin hasadını yerinde inceleyen Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz, &quot;Mersin, şeftali üretiminde öncü bir il olarak öne çıkıyor. Hem erken hem de geç hasat dönemlerine sahip olması, Mersin&#039;in şeftali üretim kapasitesini artırıyor. Özellikle sera bölgesinde başlayan üretim, Tepeköy gibi yaylalarda geçici dediğimiz şeftali hasadı ile devam ediyor. Üreticilerin verimlilik ve kalite konusunda gösterdiği titizlik, Mersin şeftalilerinin hem iç piyasada hem de ihracatta büyük talep görmesine neden oluyor. İhracatta yaşanan yüzde 33&#039;lük artış, özellikle döviz girdisini artırarak ülke ekonomisine de önemli katkılarda bulunuyor&quot; dedi.Mezitli ilçesine bağlı Tepeköy Mahallesi&#039;nde şeftali üreticisi Mehmet Ali Kurt, verimden memnun oldukları söyledi. Yerli şeftali cinsinin hasadına başladıklarını kaydeden Kurt, &quot;Yaklaşık 2 aydır şeftali topluyoruz. Şimdi yerli dediğimiz, ürettiğimiz bir cinsi topluyoruz. Bu da verimde en güçlüdür. Dönüme yaklaşık 10 ton verebilecek kapasitede bir üründür. Aroması meyve suyunda en tutulandır. Yüzde 13 şeker oranına sahiptir. Rusya ve Orta Doğu ülkelerine ihraç ediliyor&quot; diye konuştu.Şeftalinin vücuda pek çok faydası bulunuyor. A VE C VİTAMİNİ DEPOSUMevsiminde tüketilen şeftalinin vücuda olan faydaları da dikkat çekiyor. Şeftali, günlük A vitamini ihtiyacınızın %6&#039;sını ve günlük C vitamini ihtiyacınızın %15&#039;ini karşılar. Bir orta boy şeftali ayrıca günlük %2 veya daha fazla E ve K vitamini, folat, demir, potasyum, magnezyum, fosfor, manganez, çinko ve bakır içerir.Şeftalideki lif, kabızlığı önleyerek ve sağlıklı sindirimi destekleyerek, kan şekeri seviyelerinin yönetilmesine yardımcı olru. Bağırsaklardaki faydalı bakterileri besler.Şeftali meyvesi tüketmek yüksek tansiyon ve artan kolesterol seviyeleri gibi kalp hastalıkları geliştirme riskini azaltabililir. Kalp damarlarının tıkanmasını engeller.Şeftalinin içinde bulunan C vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. İçindeki antioksidanlar, hücrede oluşan hasarlarla savaşarak, yaşlanmaya ve kansere karşı koruyucu olabilir. Haftada en az iki porsiyon şeftali tüketmek menopoz sonrası kadınları, meme kanseri türlerinden koruyabilir.Demir, vücudun hemoglobin (protein) yapması için gereklidir. Hemoglobin, vücutta bulunan tüm hücrelere sağlıklı oksijen taşınmasını sağlamaktadır. Bu sebeple günlük olarak yeterli miktarda demir açısından zengin gıdaları tüketmek önemli olmaktadır. Orta boyutta şeftali meyvesi 0.3 mg demir içermektedir. Şeftali tüketmek, vücuttaki demir seviyelerini iyileştirmeye yardımcı olmaktadır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aqC-lNKEHkS4kWQQxcTo-A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, Orta, Doğu, ülkelerine, gönderiliyor, Bahçede, kilosu, lira, bağırsakları, çok, hızlı, çalıştırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sivrisinek ısırığı deyip geçmeyin! Acil durum ilan edilmişti: Ölümcül hastalığı tetikliyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/sivrisinek-isirigi-deyip-gecmeyin-acil-durum-ilan-edilmisti-olumcul-hastaligi-tetikliyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/sivrisinek-isirigi-deyip-gecmeyin-acil-durum-ilan-edilmisti-olumcul-hastaligi-tetikliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sivrisinek ısırıkları, kaşıntılı, kırmızı kabarıklıklar olarak kendini gösteriyor. Bir sivrisinek ısırdığında, kanın pıhtılaşmasını önlemek için antikoagülan içeren tükürük enjekte eder ve bağışıklık tepkisini tetikler. Bu tepki, vücut histamin salgıladığında kaşıntıya ve şişmeye neden olur.Sivrisinek ısırıkları sıtma, dang humması ve Zika virüsü gibi hastalıkları bulaştırabilir ve bu da onları önemli bir sağlık sorunu haline getirir.Çoğu ısırık zararsız olsa da, kaşıma ikincil enfeksiyonlara yol açabilir.Sivrisinek ısırıkları genellikle ciltte kaşıntılı şişliklere neden olur. Sürekli kaşıma cilt bariyerini aşabilir ve ikincil enfeksiyon riskini artırabilir.Kaşıntıyı en aza indirmek için antihistaminikler kullanın, iltihabı azaltmak için buz uygulayın ve etkilenen bölgeyi kaşımaktan kaçının.Bazı kişilerde sivrisinek ısırıklarına yanıt olarak kurdeşen gelişir. Sürekli kaşıma cilt hasarına ve potansiyel enfeksiyona yol açabilir. Kurdeşenleri kontrol altına almak için antihistaminikler ve topikal kaşıntı önleyici losyonlar kullanın. Etkilenen bölgeyi temiz tutun ve kaşımaktan kaçının.Isırık bölgesi kızarır, şişer ve iltihapla ağrırsa, bu ikincil bir bakteriyel enfeksiyon belirtisi olabilir.Enfeksiyon riskini azaltmak için antiseptik merhemler uygulayın ve enfeksiyon belirtileri gelişirse tıbbi yardım alın.Sık kaşıma cilde zarar verebilir, bakteriler için bir giriş noktası oluşturabilir ve enfeksiyonlara yol açabilir.
Kaşıma isteğini azaltmak için kaşıntı önleyici tedaviler kullanın ve cilt hasarını en aza indirmek için tırnaklarınızı kesin.Sivrisinekler, kızarıklık ve şişlik gibi döküntü ve cilt semptomlarına neden olabilen dang humması vektörleridir.
Uzun kollu giysiler giyerek, kovucu kullanarak ve sivrisinek geçirmez ortamlarda kalarak kendinizi sivrisinek ısırıklarından koruyun. Dang humması virüsü, insanlara sivrisinekler aracılığıyla bulaşır. Hastalık, kuluçka döneminden sonra genellikle hafif ateşe sebep olurken, bazı vakalarda ölümcül olabiliyor.ABD sağlık yetkilileri (CDC), dün yayınladıkları halk sağlığı uyarısında bu yılın ilk yarısında 50 eyalette geçen yılın aynı noktasına göre üç kat daha fazla Dang humması vakası görüldüğünü vurguladı.CDC, küresel dang vakalarında bu yıl içinde kayıtlara geçen en yüksek vaka sayısı olduğunun altını çizerek “2024 yılında, Amerika kıtasındaki ülkeler rekor sayıda dang vakası bildirerek, tek bir yılda kaydedilen en yüksek sayıyı aşmıştır. 1 Ocak - 24 Haziran 2024 tarihleri arasında, Amerika kıtasındaki ülkeler 9,7 milyondan fazla dang vakası bildirmiştir; bu sayı 2023 yılının tamamında bildirilen vaka sayısının (4,6 milyon vaka) iki katıdır” denildi.Chikungunya, özellikle burun üzerinde döküntü ve pigmentasyon değişikliklerine neden olabilir. Döküntü bazen kaşındığında ikincil enfeksiyonlara yol açabilir. Chikungunya riskini azaltmak için kovucular ve koruyucu giysiler gibi sivrisinek kontrol önlemleri uygulayın.Sivrisinekler tarafından bulaşan sıtma, ateş ve kızarıklığa neden olabilir ve kaşınmadan kaynaklanan ikincil enfeksiyonlara yol açabilir.Sivrisinek ağları, kovucular kullanarak ve sağlık yetkilileri tarafından öneriliyorsa sıtma önleyici ilaçlar alarak sıtmayı önleyin.Uzun kollu giysiler giyin ve açıkta kalan cildinize sivrisinek kovucu uygulayın.
Sivrisinek spreyleri kullanın ve sivrisinek aktivitesinin yüksek olduğu alanlardan kaçının.
Cilt reaksiyonları meydana geldiğinde, semptomları hafifletmek için antihistaminikler ve buz kullanın.
Enfeksiyonlar veya şiddetli semptomlar için tıbbi yardım alın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JQ8c0OEYiUy14fUu5NsNUQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sivrisinek, ısırığı, deyip, geçmeyin, Acil, durum, ilan, edilmişti:, Ölümcül, hastalığı, tetikliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en süper meyvesi! Ölümden başka her şeyin çaresi ondaymış</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-super-meyvesi-olumden-baska-her-seyin-caresi-ondaymis</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-en-super-meyvesi-olumden-baska-her-seyin-caresi-ondaymis</guid>
<description><![CDATA[ Erzincan’da 3 yıl önce dikilen aronyalar büyüdü, hasat edilmeye başladı. Dünyada &quot;süper meyve&quot; olarak bilinen aronya&#039;ya özellikle kanser hastaları yoğun ilgi gösteriyor. Aronya, C Vitamini ve antioksidan kaynağı olarak vücut için oldukça şifalı.Dünya genelinde süper meyve olarak meyve reyonlarının aranan meyvesi haline gelen özellikle kanser hastalarının yoğun olarak tükettiği meyve Erzincan’da hasat edilmeye başladı.Dünyada aronya meyvesi süper meyve olarak da biliniyor. Aronya insan sağlığı açısından birçok fayda sağlıyor.Aronya, C Vitamini ve antioksidan kaynağı olarak gösteriliyor. Aynı zamanda mineral, lif bakımından ve antioksidan içeriği bakımından zengin kültür meyvelerinden biri olarak gösteriliyor.Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliklere sahip olan aronya, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara karşı direnci artırıyor. Dünya genelinde süper meyve olan aronya özellikle kanser hastaları tarafından tercih ediliyorErzincan’da merkeze bağlı Bahçeliköy’de aronya yetiştiriciliği yapan Güven Bilyay, hasada başlamanın mutluluğunu yaşıyor. Aronya meyvesinin tanıtımını sağlamak için emek veren Güven Bilyay, aronyanın Erzincan’da yetiştiricilik açısından son derece uygun bir tür olduğunu kaydetti.4 dekarlık alanda kurduğu aronya bahçesinde hasada başlayan Bilyay, tüm dünyanın tükettiği aronyanın Türkiye’de de tüketiminin giderek arttığını söyledi. Aronyanın sağladığı faydaların saymakla bitmeyeceğini belirten üretici Bilyay, bu yıl hasat sezonunun başladığını ve elde ettikleri rekoltenin sevindirici olduğunu belirtti. Hasat ettikleri ilk ürünlerle Erzincan’daki talepleri karşıladıklarını ifade eden Bilyay, perakende satışta aronyanın kilogram fiyatının 200 TL olduğunu aktardı.Üretilen ürünlerin şu anda Erzincan’da yoğun talep gördüğünü ve hasat edilen ürünlerin tamamının iç piyasada tüketildiğini belirten Bilyay, &quot;Şimdilik kent içinden gelen talepleri karşılamakta zorlanıyoruz. Üretim fazlamız ortaya çıkarsa başka kentlere de göndereceğiz” diye konuştu.Aronya, kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilecek özelliklere sahip olabilir. Bu, diyabet riskini azaltabilir ve mevcut diyabet hastalarının şeker düzeylerini kontrol etmelerine yardımcı olabilir.Aronya, vücutta iltihaplanmayı azaltabilen bileşenler içerir. Bu, eklem ağrıları ve diğer inflamatuar durumları hafifletebilir.KALP SAĞLIĞINI DESTEKLERKalp sağlığını destekleyici etkileri olan polifenoller ve vitaminler içerir. Kan basıncını düşürebilir, kötü kolesterol seviyelerini azaltabilir ve damar sağlığını iyileştirebilir.Yapılan çalışmalarda aronya meyvesinin Parkinson hastalığı ve Alzheimer hastalığını önleyici etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Öte yandan bu şifa deposu meyvenin düzenli kullanıldığında, damar tıkanıklığı riskini minimuma düşürdüğü yapılan çalışmalarda ispatlanmıştır. Söz konusu başka çalışmalarda ise günlük beslenmesine aronya meyvesini dahil eden kişilerde kolesterol düzeyinin dengelendiği görülmüştür. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y_I_Rp7kh0KMmUctUkgdIg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, süper, meyvesi, Ölümden, başka, her, şeyin, çaresi, ondaymış</media:keywords>
</item>

<item>
<title>BM açıkladı: M çiçeği virüsü, 20 yaş altında en çok hangi ülkede görüldü?</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bm-acikladi-m-cicegi-virusu-20-yas-altinda-en-cok-hangi-ulkede-goeruldu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bm-acikladi-m-cicegi-virusu-20-yas-altinda-en-cok-hangi-ulkede-goeruldu</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), M çiçeği virüsünün (mpox) 20 yaş altında en çok Afrika ülkesi Burundi&#039;de tespit edildiğini açıkladı.BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında, M çiçeği virüsünün dünyaya yayılmasına yönelik endişeleri paylaştı.  Dujarric, &quot;Savunmasız topluluklar, Doğu ve Güney Afrika&#039;daki genişleyen mpox salgınının en kötü etkileriyle karşı karşıya.&quot; dedi.  &quot;UNICEF, Burundi&#039;nin şu anda 20 yaş altı çocuklarda ve ergenlerde bölgenin en yüksek mpox enfeksiyon sayısını bildirdi.&quot; ifadesini kullanan Dujarric, Burundi&#039;deki çocuklarda bu salgının hızlı artmasının, kızamık salgınıyla eş zamanlı ortaya çıkmasıyla bağlantılı olduğunu söyledi.  M çiçeği virüsünün en çok görüldüğü 5 ülkenin (Burundi, Ruanda, Uganda, Kenya ve Güney Afrika Cumhuriyeti) Afrika&#039;da olduğunu hatırlatan Sözcü, salgının yeni varyantının Güney Afrika Cumhuriyeti hariç hepsinde tespit edildiğini vurguladı.M ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ  M çiçeği virüsü, fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.  İlk belirtiler virüsü kaptıktan sonraki 5 ila 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.  Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi antiviral ilaçlarla yapılıyor. Vakaların büyük kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.  DSÖ, &quot;maymun çiçeği hastalığı (Monkeypox)&quot; ismini, 2022&#039;de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla &quot;mpox&quot; olarak değiştirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0_oWYIK7-0WJ7Te9yXBjJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>açıkladı:, çiçeği, virüsü, yaş, altında, çok, hangi, ülkede, görüldü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kandaki iltihabı temizliyor, vücuda reset atıyor! Kendiliğinden yetişen bitki doğal mikrop öldürücü</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kandaki-iltihabi-temizliyor-vucuda-reset-atiyor-kendiliginden-yetisen-bitki-dogal-mikrop-oeldurucu</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kandaki-iltihabi-temizliyor-vucuda-reset-atiyor-kendiliginden-yetisen-bitki-dogal-mikrop-oeldurucu</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı bir vücuda sahip olmanın yolu doğru beslenmekten geçiyor. Doğada kendiliğinden yetişen bazı bitkiler vücut sağlığı için doğal ilaç görevi görüyor. Anadolu saparnası, merucen, zimilaçi gıcırdak dikeni, kuşevin, öz dikeni, diken ucu, kırçan gibi isimleriyle de bilinen melocan bitkisi vücudu yenilene doğal bitkiler arasında yer alıyor&quot;Diken ucu&quot; adıyla Türk mutfağında özellikle de Karadeniz mutfağında sıklıkla yer alan melocan bitkisi afif acı bir tadı olan, iri ve dikensi yapraklara sahip bir bitkidir.Genellikle çiçekleri ve yaprakları kullanılan bu bitki turşu ve konserve olarak da tüketildiği gibi soğanla kavrularak, süzme yoğurt üzerine içine kırmızı, kara biber ve sumak ile saf zeytinyağı ile kavrularak da sofralarda yerini alıyor.Her bölgede doğada kendiliğinden yetişen yöresel bitkiler vardır. Bölgede yaşayan insanlar bunların çoğundan yemek yaparlar. Melocan da bunlardan biridir. Dikenucu da denilen Melocan bazı yörelerde &#039;çoban katığı&#039; da denilir çünkü çiğ olarak da yenilir.Dikenin taze uçları kopartılarak iki türlü yemeği yapılır. Bunlardan birisi kavurmasıdır. Toplanan Melocan haşlandıktan sonra tereğaı ve soğanla kavrulup yenilir.Bir başka yemeği ise turşudur. Haşlanan Melocan biraz bekletildikten sonra kalıntuz, acı biber ve soğan ezmesiyle karıştırılıp birkaç gün bekletildikten sonra ya olduğu gibi tüketilir ya da yine tereyağı ve soğanla kavrularak tüketilir.Yine bazı kaynaklarda sağlık açısından terlemeye, cilt hastalıklarına, romatizmaya iyi geldiği, kanı temizlediği, frengiyi tedavi ettiği, böbrek rahatsızlıklarının tedavisinde kullanıldığı bilgisine yer verilmektedir.Yörede yaşayanlar bunları pek bilmeseler de mevsimi geldiğinde doğada yetiştiği yerlerden toplayarak yemek olarak sofralarına getiremeden edemezler. Dolayısıyla, bilmeden de olsa sağlıklarına katkı sağlamış olurlarAyrıca, iç organların düzenli çalışmasını düzenleyerek sağlıklı bir fonksiyon sağlar.Deri hastalıklarında yaygın olarak kullanılan bu bitki, romatizma ve böbrek rahatsızlıklarında rahatlatıcı olarak kullanılır.Ancak, diken otu olarak bilinen melocan otu, aşırı tüketildiğinde ishale neden olabilen tükürük artışına yol açabilir.Geçmişte, melocan otunun frengi hastalığının tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.
ÖNEMLİ! Bu bütkileri beslenme listenize eklemeden önce mutlaka bir uzmana danışın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ntHQ_tzxoECcUwax3jZSjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kandaki, iltihabı, temizliyor, vücuda, reset, atıyor, Kendiliğinden, yetişen, bitki, doğal, mikrop, öldürücü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Boyunuzu 5 cm uzatın! 1 ay boyunca her gün yapmak duruşunuzu bile değiştiriyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/boyunuzu-5-cm-uzatin-1-ay-boyunca-her-gun-yapmak-durusunuzu-bile-degistiriyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/boyunuzu-5-cm-uzatin-1-ay-boyunca-her-gun-yapmak-durusunuzu-bile-degistiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Duruş bozukluğu zamanla vücudunuzun görünümünün değişmesine sebep olur. Duruşunuz vücudunuzun dengesi için önemlidir. Uzmanlara göre kambur durmak vücudunuzu 5 cm daha kısa gösterir. Her gün belirli egzersizleri yaparak duruş bozukluğunuzu düzeltebilmeniz mümkün.Sağlıklı bir vücuda sahip olmak ve dayanıklılığınızı artırmak için spor yapmanız şart. Spor sadece bu iki faydasıyla sınırlı değildir. Özellikle duruş bozukluğunuz varsa günlük egzersizler sayesinde bunu düzeltebilmeniz mümkün.Uzmanlara göre eğer duruş bozukluğunuz varsa ve kambur duruyorsanız bu boyunuzu 5 cm daha kısa gösterir. Her gün bu egzersizleri yaparak duruş bozukluğunu düzeltebilir ve 5 cm&#039;i geri kazanabilirsiniz.
İşte kaybettiğiniz 5 cm&#039;i geri kazanabilmek için ipuçları.Her gün düzenli olarak yürüyüş yapmak tüm kaslarınızı çalıştırmanıza yardımcı olur. Uzmanlar her gün yapılan 45 dakikalık yürüyüşlerin vücut için önemli olduğunu söylüyor. Yürüyüş yapmak ayrıca stresi de azaltıyor.Şınavlar öncelikle göğüs, kol ve bacakları hedef alır, ancak aynı zamanda vücuttaki kasları çalıştırmanızı da gerektirir. Bu egzersizi yapmak için önce ellerinizi omuz genişliğinin hemen dışında olacak şekilde dört ayak üzerinde durun. Şimdi, her iki bacağınızı da sırtınızla hizalanacak şekilde uzatın.
Dirseklerinizin 90 derecelik açılar oluşturmasını sağlayarak yere doğru inin. Şimdi, kendinizi en tepeye geri çekin. Antrenman boyunca merkez bölgenizi meşgul tutun. Mümkün olduğu kadar çok tekrarlayın ve her hafta tekrarlarınızı ve setlerinizi artırın.Bu egzersize ilk olarak esneme hareketi ile başlayın. Ayağı kaldın ve ayak parmaklarınıza dokunabilmek için eğilin.
Dizlerinizi hafif bir şekilde bükün, bacak ve sırt bölgesindeki kasların gerilimini serbest bırakın. Bu esneme hareketini 30 saniye ve bir dakika arasında ve iki tekrar halinde yapabilirsiniz.Sırt ve karın bölgesindeki gerilimi azaltmak ve dikkati nefese verebilmek için kedi- inek esnemesini yapmanız önerilir. Bu hareket kuyruk kemiğini harekete geçirerek omurga hareketliliğine yardımcı olacaktır. Diz ve elleriniz üzerinde durun. Nefes alırken yukarı bakın ve sırtınızın hafif bir şekilde bükün.Çenenizi göğsünüze doğru çekin ve sırtınızı serbest bırakın. Bu egzersizi rahat ettiğiniz sürece yapabilirsiniz.Bir başka esneme hareketi ise ayakta duran kedi- inek pozisyonudur. Ellerinizi belin biraz alt kısmına koyun ve ayaklarınızı hafif aralık bırakın.Nefes alışverişi yaparken kendinizi rahat hissetmeniz oldukça önemlidir. Bu hareketi dilediğiniz kadar tekrar edebilirsiniz.Ayaklarınızı kalça genişliğinde açın ve dik durun. Ellerinizi arkanızdan birleştirin. Çenenizi yukarı kaldırın ve sırtınızı düz tutarak gerdirmeye odaklanın. 30 saniye ile 1 dakika arasında bu hareketi tamamlayabilirsiniz. Bu hareket göğüs bölgesinde olan kasların rahatlamasına yardımcı olacaktır.Bu egzersizi tamamlamak için en az 30 saniye olacak şekilde plank yapabilirsiniz.Plank yapmanız merkez bölgenizi harekete geçirerek vücudunuzun bütün kaslarını çalıştırmanıza yardımcı olur.Vücut ağırlığı ile yapılan en etkili egzersizlerden biri olan squat, çok yönlü bir harekettir, Kalça, karın, uyluk ve sırt kaslarının aynı anda çalışmasını sağlar.
Başlangıç için günde 8’erli 3 set squat yapmanız yeterlidir. Kaslarınız geliştikçe hem set sayısını hem de miktarını artırabilirsiniz. Sıkı karın ve kalça kasları ile şekilli bacaklara sahip olmanızı sağlayan squat hareketini düzenli yapın.Karın, kalça, bel ve bacak kaslarını güçlendiren yan bacak hareketi, antrenmana yeni başlayanlar için oldukça etkilidir. Hareketi yaparken bacak, kalça ve karın kaslarınızı sıkmanız önemlidir. 8’erli 3 set uygulamanız yeterlidir. İnce bir bel ve şekilli bacaklara sahip olmanızı sağlayan yan bacak kaldırma için yapmanız gerekenler şöyleYere yan olarak uzanın. Bacaklarınızı birbirinin üstüne yerleştirin.
Üstteki bacağınızı 45 derece açı yapacak şekilde yukarıya doğru yavaşça kaldırın ve yavaşça indirin.
Parmak uçlarınız ileriyi gösterecek şekilde hareketi 8 kez tekrarlayın. Daha sonra parmak uçlarını kendinize çekerek hareketi 8 kez daha tekrarlayın.
Hareketi diğer tarafınızda da tekrarlayın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xq3ae5Be-U-0Bay9U4EJbA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Boyunuzu, uzatın, boyunca, her, gün, yapmak, duruşunuzu, bile, değiştiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kanser resmen &amp;quot;geliyorum&amp;quot; diyor! Genç yaşlara kadar indi, 5 belirti varsa doktora koşun</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/kanser-resmen-geliyorum-diyor-genc-yaslara-kadar-indi-5-belirti-varsa-doktora-kosun</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/kanser-resmen-geliyorum-diyor-genc-yaslara-kadar-indi-5-belirti-varsa-doktora-kosun</guid>
<description><![CDATA[ Kanser dünyadaki başlıca ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Yapılan son araştırmalarda kalın bağırsak kanseri vakalarında ciddi artış yaşandığı açıklandı. Kalın bağırsak kanseri genellikle 50 yaş üzeri kişilerde görülüyor ancak artık kalın bağırsak kanseri 50 yaş altı kişiler içinde ciddi bir risk.Daily Mail&#039;de yer alan bir habere göre kolon kanseri hastalarındaki artış doktorların dikkatini çekiyor. Kalın bağırsak ve rektumu etkileyen bir kanser türü olan kolon kanseri sıklıkla 50 yaş üzeri kişilerde görülüyordu. Ancak yayınlanan son bir araştırmaya göre 40, 30 hatta 20 yaşında kişilerde kolon kanseri görülme sıklığı son 30 yılda yüzde 50 arttı.Son yıllarda, halk sağlığı alanında endişe verici bir eğilim ortaya çıktı. Giderek daha fazla sayıda genç yetişkine kolon kanseri teşhisi konuyor.Geleneksel olarak yaşlı yetişkinleri etkileyen bir hastalık olarak kabul edilen 50 yaş altı kişilerdeki vaka artışı, tıp camiasını daha fazla farkındalık ve dikkat çağrısında bulunmaya yöneltti. Bu artışın kesin nedenleri henüz net olmasa da, erken teşhis ve tedavi için uyarı işaretlerini anlamak çok önemlidir.Kolon kanserinin en endişe verici ve açıklayıcı belirtilerinden biri dışkıda kan bulunmasıdır. Bu, sindirim sisteminde kanama olduğunu gösteren parlak kırmızı kan veya daha koyu, katran benzeri dışkı olarak görünebilir.Dışkıda kan bazen hemoroid veya küçük gastrointestinal sorunlarla karıştırılabilir, ancak asla göz ardı edilmemelidir. Kanama küçük görünse bile, durumu değerlendirebilecek ve nedeni belirlemek için kolonoskopi gibi uygun testleri önerebilecek bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir. Erken teşhis hayat kurtarıcı olabilir, çünkü kanser ilerlemeden önce tedaviye olanak tanır.Bağırsak alışkanlıklarında ani bir değişiklik, özellikle de son zamanlarda kabızlık başlangıcı, kolon kanseri belirtisi olabilir. Kabızlık yaygın bir durum olsa da ve genellikle diyet, stres veya dehidratasyondan kaynaklansa da, devam eden veya kötüleşen bir durum, bir tümörün neden olduğu kolon tıkanıklığına işaret ediyor olabilir.Bu, özellikle kabızlığa karın ağrısı veya dışkıda kan gibi diğer semptomlar eşlik ediyorsa endişe vericidir. Açıklanamayan kabızlık yaşayan genç yetişkinler, özellikle de normal bağırsak düzenlerinden saptığında, ciddi durumları ekarte etmek için tıbbi yardım almalıdır.Kırmızı kan hücrelerinin eksikliğiyle karakterize olan anemi, özellikle açıklanamadığında kolon kanserini işaret edebilen başka bir semptomdur. Bu durum genellikle tümörden kaynaklanan kronik kan kaybı nedeniyle gelişir ve hemen görünmeyebilir. Anemi semptomları arasında yorgunluk, halsizlik, nefes darlığı ve soluk cilt bulunur.Genç bir yetişkinde ağır adet kanaması veya yetersiz beslenme gibi açık bir neden olmaksızın anemi görülürse, gastrointestinal kanamanın olası bir altta yatan sorun olarak değerlendirilmesi önemlidir. Kan testi ve görüntüleme gibi tanı testleri, aneminin kaynağını belirlemeye ve kolon kanserinin bir faktör olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilirİstem dışı kilo kaybı, kolon kanseri de dahil olmak üzere birçok kanser türü için kırmızı bayraktır. Genç bir yetişkin diyetini veya egzersiz alışkanlıklarını değiştirmeden önemli miktarda kilo verirse, daha fazla araştırma yapmak önemlidir.Kanser hücreleri vücudun metabolizmasını değiştirebilir ve kişi normal yemek yediğinde bile kilo kaybına yol açabilir. Ek olarak, kolondaki bir tümör kişinin kendini çabuk tok hissetmesine veya iştahını kaybetmesine neden olarak kilo kaybına katkıda bulunabilir. Kiloda ani veya açıklanamayan değişiklikler, özellikle karın ağrısı veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler gibi diğer semptomlarla birlikteyse, bir sağlık uzmanıyla görüşülmelidir.Kalıcı veya açıklanamayan karın ağrısı, kolon kanserinin yaygın bir belirtisidir. Bu ağrı hafif rahatsızlıktan şiddetli kramplara kadar değişebilir ve şişkinlik, gaz veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler gibi diğer sindirim sorunlarıyla ilişkili olabilir.
Ağrı genellikle bağırsağı tıkayan bir tümörden veya kanserin yakındaki dokulara yayılmasından kaynaklanır. Özellikle diğer uyarı işaretleri ile birleştiğinde yeni veya kötüleşen karın ağrısı yaşayan genç yetişkinler bunu önemsiz bir sorun olarak görmezden gelmemelidir. Tıbbi değerlendirme almak erken tanıya ve daha iyi bir prognoza yol açabilir.Genç yetişkinlerde kolon kanserinin artışı dikkat gerektiren büyüyen bir endişedir. Bu semptomlar daha az ciddi durumlarla ilişkilendirilebilse de asla göz ardı edilmemelidir. Farkındalık ve erken teşhis, kolon kanserine karşı mücadelede anahtardır ve bu uyarı işaretlerini anlamak önemli bir fark yaratabilir. Siz veya tanıdığınız biri bu semptomlardan herhangi birini yaşıyorsa derhal bir sağlık uzmanına danışın. Erken müdahale sonuçları önemli ölçüde iyileştirebilir ve hayat kurtarabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/34nhAWHQMkqkBq1NFx91cw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, resmen, geliyorum, diyor, Genç, yaşlara, kadar, indi, belirti, varsa, doktora, koşun</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın ilk akciğer kanseri aşısı: Türkiye dahil 7 ülkede denemeleri başladı</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-ilk-akciger-kanseri-asisi-turkiye-dahil-7-ulkede-denemeleri-basladi</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/dunyanin-ilk-akciger-kanseri-asisi-turkiye-dahil-7-ulkede-denemeleri-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın ilk mRNA akciğer kanseri aşısı, Türkiye&#039;nin de dahil olduğu 7 ülkedeki hastalar üzerinde denenmeye başladı. Uzmanlar, bu aşının binlerce hayatı kurtarma potansiyelini &quot;çığır açıcı&quot; olarak nitelendiriyor.Akciğer kanseri, her yıl yaklaşık 1,8 milyon ölüme neden olarak, dünyadaki en yaygın kanser ölüm sebebi olarak biliniyor.  Özellikle, tümörlerin yayıldığı ileri evrelerde hayatta kalma oranları oldukça düşük.  Şimdi ise uzmanlar, vücudu kanser hücrelerini bulup öldürmesi ve bunların bir daha geri gelmesini engellemesi için talimat veren yeni bir aşıyı test ediyor.  BNT116 olarak bilinen ve BioNTech tarafından üretilen bu aşı, akciğer kanserinin en yaygın türü olan küçük hücreli olmayan akciğer kanserini (KHDAK) tedavi etmek üzere tasarlandı.  TÜRKİYE DAHİL YEDİ ÜLKEDE ARAŞTIRMALAR BAŞLATILDI   Faz 1 klinik deneme, BNT116&#039;nın insanlardaki ilk çalışması olup, İngiltere, ABD, Almanya, Macaristan, Polonya, İspanya ve Türkiye dahil olmak üzere yedi ülkede 34 araştırma merkezinde başlatıldı.  Genel olarak, cerrahi veya radyoterapi öncesi erken evreden ileri evre hastalık veya nükseden kanser vakalarına kadar, yaklaşık 130 hasta bu denemeye dahil edilecek.  Aşı, Covid-19 aşılarına benzer şekilde mRNA (mesajcı RNA) kullanıyor ve bağışıklık sistemine KHDAK’ten alınan tümör belirteçlerini sunarak, bu belirteçleri ifade eden kanser hücreleriyle savaşması için vücudu hazırlıyor.  Bu yöntemle, sağlıklı hücrelere zarar vermeden, kişinin bağışıklık tepkisini güçlendirmek hedefleniyor, bu da kemoterapinin aksine daha güvenli bir tedavi süreci sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MdOs7dymwkmk64NzY8h2-A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, ilk, akciğer, kanseri, aşısı:, Türkiye, dahil, ülkede, denemeleri, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hızlı kilo kaybına yol açan 8 saat kuralı! 6 adımda yaşam tarzınızı değiştirin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/hizli-kilo-kaybina-yol-acan-8-saat-kurali-6-adimda-yasam-tarzinizi-degistirin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/hizli-kilo-kaybina-yol-acan-8-saat-kurali-6-adimda-yasam-tarzinizi-degistirin</guid>
<description><![CDATA[ Hızlı ve etkili bir şekilde kilo vermek yaygın bir hedeftir, ancak buna doğru stratejilerle yaklaşmak önemlidir. Çarpıcı diyetler ve aşırı egzersiz rutinleri kısa vadeli sonuçlar sunabilir, ancak genellikle tükenmişliğe ve sağlık sorunlarına yol açar. Bunun yerine, sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklikleri benimsemek, o fazla kiloları daha verimli ve güvenli bir şekilde atmamıza yardımcı olabilir. İşte kilo verme yolculuğumuzu hızlandırabilecek 6 yaşam tarzı değişikliği...Kilo vermeye başlamanın en etkili yollarından biri protein alımımızı artırmaktır. Proteinin yüksek bir termal etkisi vardır, yani vücudumuz onu sindirirken yağlara veya karbonhidratlara kıyasla daha fazla kalori yakar. &quot;American Journal of Clinical Nutrition&quot;da yayınlanan araştırma, günlük kalorilerinin %30&#039;u kadar protein alımını artıran kişilerin, başka hiçbir besin grubunu kasıtlı olarak kısıtlamadan 12 hafta boyunca ortalama 5 kilo verdiğini buldu.Aralıklı oruç (IF), kilo vermedeki basitliği ve etkinliği nedeniyle popülerlik kazanmıştır. Bu yeme düzeni, yeme ve oruç dönemleri arasında dönüşümlü olarak ilerlemeyi içerir. Yeme penceremizi kısıtlamak doğal olarak daha az kalori tüketmemize yol açabilir ve vücudumuz enerji için depolanmış yağları kullanmaya teşvik edilir.Uyku, açlığı ve metabolizmayı kontrol eden hormonları düzenlemede önemli bir rol oynar. Kötü uyku, açlık ve tokluktan sorumlu hormonlar olan ghrelin ve leptin arasındaki dengeyi bozarak artan isteklere ve aşırı yemeye yol açabilir. Her gece düzenli olarak 7-8 saat kaliteli uyku almak, bu hormonları düzenlemeye ve kilo verme çabalarını desteklemeye yardımcı olabilir.Kardiyo kalori yakmak için harika olsa da, güç antrenmanı kas inşa etmek için çok önemlidir ve bu da dinlenme metabolizma hızımızı artırabilir. Ne kadar çok kas kütlesine sahipsek, vücudumuz dinlenme halinde o kadar çok kalori yakar ve bu da hızlı kilo vermeyi kolaylaştırır.&quot;Journal of Applied Physiology&quot;de yayınlanan bir çalışma, kalori açığı varken direnç antrenmanı yapan bireylerin sadece aerobik egzersiz yapanlara kıyasla daha fazla kas koruduğunu ve daha fazla yağ kaybettiğini gösterdi.Eklenmiş şeker ve rafine karbonhidrat alımımızı azaltmak kilo kaybını hızlandırmanın güçlü bir yoludur.Bu yiyecekler kan şekeri seviyelerinde ani artışlara ve ardından açlık ve isteklere yol açan düşüşlere neden olabilir. Sebzeler, meyveler bol lif içeren gıdaları beslenme listesine eklemek sağlıklı bir program oluşturmanıza yardımcı olur.Resmi egzersiz seansları önemli olsa da, gün boyunca aktif kalmak kalori yakımımızı önemli ölçüde artırabilir.Egzersiz Dışı Aktivite Termojenezi (NEAT) olarak bilinen bu kavram, yürüme, ayakta durma ve hatta kıpırdanma gibi egzersiz dışında yaptığımız tüm fiziksel aktiviteleri içerir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i67p-nrTlUeZMjcLpnBsTw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hızlı, kilo, kaybına, yol, açan, saat, kuralı, adımda, yaşam, tarzınızı, değiştirin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>24 saat tok tutuyor, tatlı krizlerini engelliyor! Diyet yapanların listesinde</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/24-saat-tok-tutuyor-tatli-krizlerini-engelliyor-diyet-yapanlarin-listesinde</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/24-saat-tok-tutuyor-tatli-krizlerini-engelliyor-diyet-yapanlarin-listesinde</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için doğru ve dengeli beslenmeyi önemsemelisiniz. Açlık ve tatlı krizlerini engellemek için diyet listenizde bu meyvelere yer verebilirsiniz. Doğal şeker içeriğiyle kan şekerini dengede tutan bu meyveler aynı zamanda bol lif kaynağı. Sindirim sistemini çalıştırarak bağırsak hareketlerini düzenleye 5 mucize meyve.Diyet listeleri genellikle kişiye özeldir. Her diyet her vücuda uymaz.Bu sebeple vücudunuza en uygun diyet programını uygulamanız önerilir.Özellikle diyet listenize bazı meyveleri ekleyerek daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde kilo verebilirsiniz.
Mideyi tok tutan bu meyveler fazla kalori alımını engelliyor. Bu meyveleri tüketmek 24 saat boyunca tokluk hissi sağlayabilir. Ancak bu meyveleri diyet listenize eklemeden önce mutlaka bir beslenme uzmanına danışın.Elma, ülkemizde sıkça yetişen bir meyvedir. Elma bolluğu yaşarken, bu zenginlikten de faydalanmak gerekir. Diyet listenize elma ekleyerek ara öğünlerde tüketebilirsiniz. Elmanın yapısında lif ve su bolca bulunur.Daha az acıkmanızı ise bu özelliği ile sağlar. Kilo vermek için de iyi bir seçimdir. Yağ yakıcı özelliği vardır.Elma kan şekerinin aniden yükselmesini ve düşmesini önler. Kan şekerini ideal dengede tutar ve ağır tatlıları yeme isteğinizi bastırır.Bedenin toksinlerden arınmasına yardımcı olan enfes bir yaz meyvesi.... İçeriğindeki vitamin, mineral ve yüksek miktardaki antioksidanlar sayesinde sağlığınıza sağlık katar.
Sakinleştirici etkisi ile stres azaltmaya yardımcı olur. Sindirim sistemine olan yardımcı etkisi ise tam bir bonus diyebiliriz.
Dilerseniz ara öğünlerinizde 10-15 tane taze çilek tüketebilirsiniz. Tok kalmanıza ve şeker ihtiyacınızı karşılamanıza da yardımcı olmuş olur.İncir uzun süre tok tutar ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Bağırsak hareketlerini düzenlediği için kabılığı önler. 1 adet büyük boy incir sadece 55 kaloridir.
Üstelik içeriğindeki faydalı besin elementleri ile daha sağlıklı olmanıza da yardımcı olur. Aynı zamanda yenilen gıdaların yağ olarak depolanmasını önlemeye de destek olur. Ara öğününüzde bir adet büyük boy inciri rahatlıkla tüketebilirsiniz.Armut düzenli tüketiliğinde bağışıklığı kuvettlendirerek hastalıklara karşı korur. Yüksek tansiyon ve kolesterol seviyelerini düzenleyen armut müthiş bir C vitami kaynağıdır. Armut sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayarak vücutta biriken ödem ve toksinlerin atılımını kolaylaştırır.Armut gün boyu tok hissetmenizi sağlar. Kan şekerini dengeleyen armut ani tatlı krizlerini engeller. Metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını destekler.Kayısı hem kilo vermenizi destekler hem de cilt sağlığını korur. Kayısı tüketerek kırışıklıkları engelleyip erken yaşlanmayı önleyebilirsiniz. Kayısı içerisinde bol miktarda E ve C vitamini barındırır. Bu vitaminler kayısının güçlü bir antioksidan olmasını sağlar.Kayısı lifli yapısı sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Kilo kontroloine yardımcı olan kayısı açlık krizlerini yatıştırır. Doyurucu özelliği olan kayısıyı kuru olarak da tüketebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ol64ouCEmEKfjLO9RTtIbA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>saat, tok, tutuyor, tatlı, krizlerini, engelliyor, Diyet, yapanların, listesinde</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Vücudun filtresini ilaç gibi temizliyor! Kimse sevmiyor ama böbreklerdeki zehri dışarı atıyor</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/vucudun-filtresini-ilac-gibi-temizliyor-kimse-sevmiyor-ama-boebreklerdeki-zehri-disari-atiyor</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/vucudun-filtresini-ilac-gibi-temizliyor-kimse-sevmiyor-ama-boebreklerdeki-zehri-disari-atiyor</guid>
<description><![CDATA[ Böbrekler vücut sağlığınız için önemlidir. Çünkü böbrekleriniz vücudunuzdaki zararlı maddeleri arındıran bir filtre görevi görür. Bu nedenle de böbreklerinizin sağlığını korumanız gerekir. Bunun için günlük alışkanlıklarınızı değiştirip, düzenli bir beslenme programı oluşturmalısınız. Doğadaki bazı besinler böbrekleri temizleme konusunda adeta bir ilaç görevi görüyor.Böbrek, vücudun temel organlarından biridir ve esas olarak iki ana işlevi vardır: atıkların ve fazla sıvıların idrar yoluyla dışarı atılması ile kanın kimyasal dengesinin korunması.Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için böbrek sağlığını da önemsemeniz gerekir. Sağlıklı böbrekler için günlük tükettiğiniz su miktarı önemlidir.Günlük olarak yeterli miktarda su içmek böbreklerin temizlenmesine ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur.Genel bir kılavuz olarak, günde 8-10 bardak su içmek iyi bir hedeftir, ancak bu miktar kişisel ihtiyaçlara göre değişebilir.Böbrek sağlığı için su içmek kadar sağlıklı ve dengeli beslenmek de büyük önem taşıyor. Özellikle bazı besinler böbrekteki atıkları daha kolay süzmenize yardımcı olabiliyor.Yüksek su içeriği sayesinde böbreklerin temizlenmesine yardımcı olur ve idrar üretimini artırır. Ayrıca, karpuzun potasyum ve likopen gibi besin maddeleri de böbrek sağlığı için faydalıdır.Kereviz, idrar söktürücü özelliklere sahip olup böbreklerin toksinleri atmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, düşük potasyum içeriği nedeniyle böbrek hastaları için uygun olabilir.Bu yoğun ve besleyici sebze, lif, C ve K vitaminleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca düşük potasyum ve sodyum içeriği nedeniyle böbrekler daha iyi sindirebilir. Bununla birlikte, salatalardan ana yemeğe kadar çeşitli tarifleri deneyerek onu farklı şekillerde tüketebilirsiniz.Yaban mersini, böbrekler için en iyi yiyeceklerden biridir. Bu meyve antioksidanlar ve C vitamini açısından zengindir ve iltihaplanmayı azaltarak kemik sağlığını destekler. Bu sayede böbreklerinizi tamamen yenileyebilir.Ispanak veya pazı gibi koyu yeşil yapraklara sahip sebzeler, temel vitamin ve minerallerin yanı sıra bağışıklığı güçlendiren birçok fayda da sunar. Makul düzeyde potasyum sunan bu besinleri tüketirken özellikle böbreklerle ilgili sıkıntılarınız mevcutsa, doktorunuza danışmanız önemlidir.Antioksidanlar ve sağlıklı yağ asitleri açısından zengin olan zeytinyağı, genel sağlığı iyileştirir. Harvard Üniversitesi&#039;nde yapılan bir araştırmaya göre; zeytinyağı, kolesterol seviyelerini ve kardiyovasküler hastalık, bunama ve bazı kanser türleri risklerini azaltabilir.Karnabahar, yüksek lif içeriğine ve yüksek miktarda C, B6, B9 ve K vitaminine sahiptir. Ayrıca vücudun belirli toksinlerden kurtulmasını sağlayan bileşikler içerir.
Bu bileşenlerin yardımıyla böbrekler işlevlerini daha kolay gerçekleştirebilir. Bununla birlikte, içeriğindeki fosfor ve potasyum nedeniyle, uzun süreli böbrek sorunları olan kişilerin tüketim miktarını kontrol etmeleri çok önemlidir.Nar, antioksidanlar ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olup böbreklerin sağlığını destekleyebilir. Ayrıca, idrar yollarındaki toksinlerin temizlenmesine yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LMZ6jPBSB0ePzOhi2treAQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vücudun, filtresini, ilaç, gibi, temizliyor, Kimse, sevmiyor, ama, böbreklerdeki, zehri, dışarı, atıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bakan Işıkhan, vatandaşlara uyardı: Fazladan ücret ödemeyin</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/bakan-isikhan-vatandaslara-uyardi-fazladan-ucret-oedemeyin</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/bakan-isikhan-vatandaslara-uyardi-fazladan-ucret-oedemeyin</guid>
<description><![CDATA[ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, sağlık hizmetlerinde talep edilen ilave ücretin yasal sınırlar içinde olması gerektiğini belirtti.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Genel Sağlık Sigortalı vatandaşların sağlık hizmeti alırken talep edilen ilave ücretin yasal sınırlar içinde olması gerektiğine vurgu yaptı.   Işıkhan, konuya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu&#039;nun (SGK) hassasiyetle hareket ettiğini ve tespit edilen usulsüzlüklere cezai işlem uygulandığını dile getirdi.   Bakan Işıkhan, SGK ile anlaşmalı özel sağlık hizmet sunucuları tarafından alınan ilave ücretin SUT kapsamını aşması durumunda vatandaşların şikayet başvurularını Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlükleri, ALO 170 ve CiMER üzerinden yapmalarını talep ettiklerini belirterek, “Bakanlık olarak konuyu hassasiyetle takip ediyoruz” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O23a1blsv0-ZkI7SjHb90A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Işıkhan, vatandaşlara, uyardı:, Fazladan, ücret, ödemeyin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İstanbul Havalimanı’nda maymun çiçeği virüsü alarmı: 12 ülkeden gelen uçaklara yakın takip</title>
<link>https://www.suhaberajansi.com/istanbul-havalimaninda-maymun-cicegi-virusu-alarmi-12-ulkeden-gelen-ucaklara-yakin-takip</link>
<guid>https://www.suhaberajansi.com/istanbul-havalimaninda-maymun-cicegi-virusu-alarmi-12-ulkeden-gelen-ucaklara-yakin-takip</guid>
<description><![CDATA[ Afrika ülkelerinden dünyaya yayılan maymun çiçeği (mpox) virüsü nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda alarm verildi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile çevresindeki 11 Afrika ülkesinden İstanbul’a yapılan uçuşlar yakın takibe alındı. Ekipler, havalimanına inen uçakların kapısına kadar gidip sorgulama yapıyor. Uçuş ekibinden seyahat süresince bir hastalığı olan döküntülü, ateşli bir yolcunun olup olmadığı sorgulanıyor.Maymun çiçeği (mpox) virüsünün sık görüldüğü Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile çevresindeki 11 Afrika ülkesinden İstanbul’a yapılan uçuşlar, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü ekiplerince yakın takibe alındı.
Uzmanlar uyarıyor: “Vakalar iki şehirde yoğunlaştı! Yaşlılarda beyne yerleşiyor, maymun çiçeği virüsünden daha büyük bir tehdit”Özellikle Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde hızla yayılması ve ölümlere yol açması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu ilan edilen maymun çiçeği virüsü, Afrika kıtasında ayrıca Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo, Kamerun, Gana, Liberya, Nijerya, Ruanda, Kenya, Fildişi Sahili ve Güney Afrika’da görüldü.Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından, İstanbul Havalimanı’nda virüse karşı bazı önlemler alındı.
Özellikle hastalığın yoğun görüldüğü Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile çevresindeki 11 ülkeden gelen uçaklar ve Türkiye&#039;ye giriş yapan yolcular yakından izleniyor.Havalimanındaki önlemlere ilişkin soruları yanıtlayan Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Başhekimi Dr. Aykut Yener Kavak, DSÖ’nün hastalığı küresel acil durum ilan etmesinin ardından uçuşları izlemeye aldıklarını söyledi.
İstanbul Havalimanı’nda 7/24 görev yapan sağlık ekibi olduğunu ve tüm denetimlerin titizlikle yapıldığını vurgulayan Kavak, şöyle konuştu:
“Demokratik Kongo’dan gelen uçakların kapısına kadar gidip sorgulama yapıyoruz. Seyahat süresince herhangi bir hastalığı olan, döküntülü, ateşli bir yolcunun olup olmadığını sorguluyoruz. Onun dışında çevre 11 ülkenin uçuşlarını da online takip ediyoruz. Herhangi bir şüpheli durum olması durumunda da bu uçaklarda gerekli kontroller yapılıyor. İstanbul Havalimanı’nda şu ana kadar herhangi bir maymun çiçeği vakasına rastlamadık. Zaman zaman olası olduğu düşünülen şüpheli yolcular gündemimize geldi ve bu yolcular incelendi. Bu yolcuların hiçbirinde maymun çiçeği olduğunu düşünmediğimiz için seyahatlerine izin verdik.”Teşhiste en büyük kriterin döküntü olduğunu dile getiren Kavak, “Geçmişini sorguluyoruz. O bölgeden seyahat var mı ya da o bölgede daha önce bulunmuş mu? Ateş bulgusu var mı, enfeksiyon var mı? Bir de lenf bezlerinde şişme bu hastalığın belirtisi. Bu tip şüpheli vakaları izole alanlarımızda bekletiyoruz, daha sonra sağlık ekiplerimiz muayenelerini yapıyor.” dedi.
Kavak, bu yönde belirtileri bulunan hastaların, şüphelenilmesi halinde sağlık ekiplerince daha önceden belirlenmiş hastaneye sevk edileceğini bildirdi.
Sahada çalışan personelden de konuya ilişkin yoğun soru aldıklarını anlatan Kavak, İstanbul Havalimanı&#039;nda tüm havacılık paydaşlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda hastalıkla ilgili bilgilendirme yaptıklarını söyledi.Kavak, bilimsel verilerle değerlendirildiğinde hastalığın şu an için salgına dönüşme ihtimali bulunmadığına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:
“Zaten Dünya Sağlık Örgütü de bunu açıkladı. Solunum yoluyla da bulaşmadığı için biraz daha rahatız. Korunmanın en önemli yolu yakın temastan kaçınmak ve bu tür lezyonları olan kişilere çıplak elle dokunmamak. İmmün sistemi zayıf olanların risk altında olduğu yayımlandı. Vakalar 2 ile 4 hafta içinde kendiliğinden iyileşiyor. Çiçek aşısının yüzde 95 koruyucu olduğunu Prof. Dr. Ateş Kara hocamız toplantıda ifade etti. O bölgede monkeypox aşısı da var. O bölgede aşılamanın hızlandığını da duyuyoruz.”Havalimanı ve uçaklarda maske takma, eldiven giyme benzeri önlem zorunluluğu bulunmadığını dile getiren Kavak, bu konuda sosyal medyada ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu kaydetti.
Sadece temizlik personelinin tuvalet gibi yerlerde eldiven kullanmasını tavsiye ettiklerini belirten Kavak, “Hava yolu şirketleri personelinin, uçağa binerken yolculara dikkat etmelerini istiyoruz. Böyle bir sorunu olan yolcu olması halinde yerel otoriteleri bilgilendirmelerini istiyoruz. Seyahat sırasında benzer semptomları olan hasta olması halinde hava trafik kontrol kulesine bilgi vermelerini talep ediyoruz. Havalimanı personelinin lezyonu olan hastaları gördüğünde bizlere iletmelerini istiyoruz.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/89bTRUgkgEmruudX9Tc63w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 14:32:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul, Havalimanı’nda, maymun, çiçeği, virüsü, alarmı:, ülkeden, gelen, uçaklara, yakın, takip</media:keywords>
</item>

</channel>
</rss>