İş Bankası 98 yaşında
Türkiye İş Bankası, 98 yılı geride bıraktı. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “26 Ağustos 2024’te 100. yılımızda her kesimde karşılığı olan bankacılık hizmetini yaratabilmeyi ve yolu İş Bankası ile kesişen herkese ‘Benim Bankam’ dedirtebilmeyi arzu ediyoruz” dedi. Aran, yerel ve küresel ekonomiye yönelik önemli değerlendirmeler de yaptı.Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “26 Ağustos 2024’te 100. yılımızda her kesimde karşılığı olan bankacılık hizmetini yaratabilmeyi ve yolu İş Bankası ile kesişen herkese ‘Benim Bankam’ dedirtebilmeyi arzu ediyoruz” dedi. Bankanın 98. kuruluş yıldönümü vesilesiyle açıklama yapan Aran, “Kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımla sürdürülebilir değer yaratan geleceğin bankası olmak” vizyonlarının kendilerine ilham verdiğini ve 100. yıldan sonra da neler yapmaları gerektiği konusunda yol gösterdiğini söyledi.Aran, şöyle devam etti: “Biz de tarımdan sanayiye, turizmden ihracata tüm sektörlerde çiftçiye, sanayiciye, esnafa, memura, işçiye, tüccara dokunan, onlar için değer yaratan, anlam ifade eden, onların hayatında bir yer kaplayan ve samimiyetle ‘Benim Bankam’ dedikleri bir banka olma hedefiyle hareket ediyoruz. 26 Ağustos 2024’te 100. yılımızda her kesimde karşılığı olan bankacılık hizmetini yaratabilmeyi ve yolu İş Bankası ile kesişen herkese ‘Benim Bankam’ dedirtebilmeyi arzu ediyoruz. Bu konuda emin adımlarla ilerliyoruz.”Ekonomik zorluklara rağmen ilk 6 ayda finansal açıdan son derece güzel sonuçlar elde ettiklerini vurgulayan Aran, “Ben bunun özündeki güzellikleri daha fazla önemsiyorum. Benim için kıymetli olan hisse değerimize yansıyan, hisse değerimizi artıran performansımız… Yatırımcılar, hisse senedi değerlemesi yapan analistler, neyin gerçek performanstan neyin ekonomik ortamdan kaynaklı olduğunu ayıklayıp hakkını vererek hissenize teveccüh gösteriyorlarsa asıl kıymetli olan budur” diye konuştu. Bankanın yılın ilk yarısında aktif büyüklüğünü 1,15 trilyon TL’ye yükselttiğini ve “Türkiye’nin en büyük özel bankası” olmaya devam ettiğini hatırlatan Aran, bu dönemde 652,1 milyar TL nakdi kredi, 223,9 milyar TL gayrinakdi kredi olmak üzere ekonomiye toplam 876 milyar TL düzeyinde kaynak sağladıklarını vurguladı. Aran, tasarruf sahipleri açısından “güven”le özdeşleşen bir marka olarak, 737,2 milyar TL seviyesine yükselttikleri toplam mevduat hacmi ile bu konuda da özel bankalar arasındaki birinciliği sürdürdüklerini ifade etti. Hakan Aran, tüm faaliyetlerin neticesinde bankanın özkaynak büyüklüğünün 124,8 milyar TL’ye ulaştığına ve sermaye yeterlilik oranının %20,9 olduğuna değinerek, “Özkaynak büyüklüğümüz ve sermaye yeterliliğimiz toplumdan aldığımızı topluma verme, paylaşma, ülkemize katkı sunma yönündeki yaklaşımımızın sürdürülebilirliği açısından bizim için çok kıymetli. Başarılı sonuçlarımızda her alanda benimsediğimiz dengeli, sağduyulu ve kısa dönem getirilere odaklanmak yerine, uzun vadeyi esas alan vizyonumuzun önemli payı olduğuna inanıyorum ” dedi. Türkiye’de ticaretle uğraşan herkesin bilançosunun iyi olduğu bir dönemden geçildiğini aktaran Aran, “Herkes yılsonu hedeflerini yukarı yönlü revize etti. Sektörde kredilerin batmadığı, kredilerin ve nakit akışının döndüğü, ticaretle uğraşanların işlerinin iyi gittiği, para kazandığı bir dönemde bankalar da bundan nasibini alıyor” diye konuştu. Aran, aktif kalitesi ve sorunlu alacaklar oranında öngörülenden daha iyi bir performans sergilendiğini de söyledi. Yeni nesil bankacılık ve dijitalleşmeye dair de değerlendirmelerde bulunan Aran, geleceğin bankacılığının mobil üzerinden yapılacağını, cep telefonlarının mobil cüzdan haline geleceğini 2000’li yılların başında öngördüklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “İş Bankası’nı bugün dijital bankacılıkta bir numara yapan, İşCep’i İşCep yapan o günkü vizyonumuzdu. Zamanından önce konuşulan ve o sırada insanlarda karşılığı olmayan bazı öngörüler, bunu düşünen kuruma 20 yıl sonra çok şey kazandırır. O nedenle ben bu tür ‘zamansız’ konularda, ‘neler yapabileceğini düşün, fazla abartma, ilk adımları at’ stratejisini önemli buluyorum. Bazı şeyleri zamanından önce düşünmek, hayal etmek çok şey kazandırır. Teknolojiyi doğru ve yerinde kullanmak önemli… Yoksa küçük küçük uygulamalar çöplüğüne dönme riski olur. Bundan da uzak durmakta fayda var.“ Hakan Aran, sürdürülebilirlik konusuyla ilgili olarak da son derece yaşamsal olan bu konuyu stratejik öncelikleri arasında en tepeye koyarak ilerlediklerini söyleyerek, “Burada özellikle hepimizin aklında kalması gereken şu; yaşadığımız bu dünyayı atalarımızdan miras değil çocuklarımızdan, gelecekten ödünç olarak aldık. Çocuklarımızın, torunlarımızın yüzüne bakarken gururla ‘ben senin için bunu yaptım ve o emanete iyi baktım’ diyebilmek için adımları çok sağlam atmamız gerekiyor. İnsanlar, şu anda sürdürülebilirlik başlığı altına giren her konuda ne denmek istendiğini ve konunun geldiği boyutun ciddiyetini çok iyi anlıyorlar” diye konuştu. Sürdürülebilirlik başlığı altında yaptıklarına değinen Aran, bu yıl Birleşmiş M
Türkiye İş Bankası, 98 yılı geride bıraktı. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “26 Ağustos 2024’te 100. yılımızda her kesimde karşılığı olan bankacılık hizmetini yaratabilmeyi ve yolu İş Bankası ile kesişen herkese ‘Benim Bankam’ dedirtebilmeyi arzu ediyoruz” dedi. Aran, yerel ve küresel ekonomiye yönelik önemli değerlendirmeler de yaptı.Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “26 Ağustos 2024’te 100. yılımızda her kesimde karşılığı olan bankacılık hizmetini yaratabilmeyi ve yolu İş Bankası ile kesişen herkese ‘Benim Bankam’ dedirtebilmeyi arzu ediyoruz” dedi. Bankanın 98. kuruluş yıldönümü vesilesiyle açıklama yapan Aran, “Kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımla sürdürülebilir değer yaratan geleceğin bankası olmak” vizyonlarının kendilerine ilham verdiğini ve 100. yıldan sonra da neler yapmaları gerektiği konusunda yol gösterdiğini söyledi.Aran, şöyle devam etti: “Biz de tarımdan sanayiye, turizmden ihracata tüm sektörlerde çiftçiye, sanayiciye, esnafa, memura, işçiye, tüccara dokunan, onlar için değer yaratan, anlam ifade eden, onların hayatında bir yer kaplayan ve samimiyetle ‘Benim Bankam’ dedikleri bir banka olma hedefiyle hareket ediyoruz. 26 Ağustos 2024’te 100. yılımızda her kesimde karşılığı olan bankacılık hizmetini yaratabilmeyi ve yolu İş Bankası ile kesişen herkese ‘Benim Bankam’ dedirtebilmeyi arzu ediyoruz. Bu konuda emin adımlarla ilerliyoruz.”Ekonomik zorluklara rağmen ilk 6 ayda finansal açıdan son derece güzel sonuçlar elde ettiklerini vurgulayan Aran, “Ben bunun özündeki güzellikleri daha fazla önemsiyorum. Benim için kıymetli olan hisse değerimize yansıyan, hisse değerimizi artıran performansımız… Yatırımcılar, hisse senedi değerlemesi yapan analistler, neyin gerçek performanstan neyin ekonomik ortamdan kaynaklı olduğunu ayıklayıp hakkını vererek hissenize teveccüh gösteriyorlarsa asıl kıymetli olan budur” diye konuştu. Bankanın yılın ilk yarısında aktif büyüklüğünü 1,15 trilyon TL’ye yükselttiğini ve “Türkiye’nin en büyük özel bankası” olmaya devam ettiğini hatırlatan Aran, bu dönemde 652,1 milyar TL nakdi kredi, 223,9 milyar TL gayrinakdi kredi olmak üzere ekonomiye toplam 876 milyar TL düzeyinde kaynak sağladıklarını vurguladı. Aran, tasarruf sahipleri açısından “güven”le özdeşleşen bir marka olarak, 737,2 milyar TL seviyesine yükselttikleri toplam mevduat hacmi ile bu konuda da özel bankalar arasındaki birinciliği sürdürdüklerini ifade etti. Hakan Aran, tüm faaliyetlerin neticesinde bankanın özkaynak büyüklüğünün 124,8 milyar TL’ye ulaştığına ve sermaye yeterlilik oranının %20,9 olduğuna değinerek, “Özkaynak büyüklüğümüz ve sermaye yeterliliğimiz toplumdan aldığımızı topluma verme, paylaşma, ülkemize katkı sunma yönündeki yaklaşımımızın sürdürülebilirliği açısından bizim için çok kıymetli. Başarılı sonuçlarımızda her alanda benimsediğimiz dengeli, sağduyulu ve kısa dönem getirilere odaklanmak yerine, uzun vadeyi esas alan vizyonumuzun önemli payı olduğuna inanıyorum ” dedi. Türkiye’de ticaretle uğraşan herkesin bilançosunun iyi olduğu bir dönemden geçildiğini aktaran Aran, “Herkes yılsonu hedeflerini yukarı yönlü revize etti. Sektörde kredilerin batmadığı, kredilerin ve nakit akışının döndüğü, ticaretle uğraşanların işlerinin iyi gittiği, para kazandığı bir dönemde bankalar da bundan nasibini alıyor” diye konuştu. Aran, aktif kalitesi ve sorunlu alacaklar oranında öngörülenden daha iyi bir performans sergilendiğini de söyledi. Yeni nesil bankacılık ve dijitalleşmeye dair de değerlendirmelerde bulunan Aran, geleceğin bankacılığının mobil üzerinden yapılacağını, cep telefonlarının mobil cüzdan haline geleceğini 2000’li yılların başında öngördüklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “İş Bankası’nı bugün dijital bankacılıkta bir numara yapan, İşCep’i İşCep yapan o günkü vizyonumuzdu. Zamanından önce konuşulan ve o sırada insanlarda karşılığı olmayan bazı öngörüler, bunu düşünen kuruma 20 yıl sonra çok şey kazandırır. O nedenle ben bu tür ‘zamansız’ konularda, ‘neler yapabileceğini düşün, fazla abartma, ilk adımları at’ stratejisini önemli buluyorum. Bazı şeyleri zamanından önce düşünmek, hayal etmek çok şey kazandırır. Teknolojiyi doğru ve yerinde kullanmak önemli… Yoksa küçük küçük uygulamalar çöplüğüne dönme riski olur. Bundan da uzak durmakta fayda var.“ Hakan Aran, sürdürülebilirlik konusuyla ilgili olarak da son derece yaşamsal olan bu konuyu stratejik öncelikleri arasında en tepeye koyarak ilerlediklerini söyleyerek, “Burada özellikle hepimizin aklında kalması gereken şu; yaşadığımız bu dünyayı atalarımızdan miras değil çocuklarımızdan, gelecekten ödünç olarak aldık. Çocuklarımızın, torunlarımızın yüzüne bakarken gururla ‘ben senin için bunu yaptım ve o emanete iyi baktım’ diyebilmek için adımları çok sağlam atmamız gerekiyor. İnsanlar, şu anda sürdürülebilirlik başlığı altına giren her konuda ne denmek istendiğini ve konunun geldiği boyutun ciddiyetini çok iyi anlıyorlar” diye konuştu. Sürdürülebilirlik başlığı altında yaptıklarına değinen Aran, bu yıl Birleşmiş M





